Ğaşiye Suresi'ndeki İşaretler (3. Bölüm)

ŞAKİROĞLU

Asistan
İhvan Üyesi
Katılım
16 Nis 2013
Mesajlar
219
Beğeniler
1
Puanları
18
Yaş
68
Web sitesi
www.hikayeler.net
#1
1'nci ve 2'nci bölümlerde, bulduğumuz işaretleri dikkate verdik. Üçüncü bölümde uyarı sorularına -biraz- kültürel bilgilendirme olacak.

''Efelâyenzuruune ilâ'l ibil? Keyfe hulikat?'' Yani, deveye bakmıyorlar mı nasıl yaratılmış?

''Ve ilâ's-semâi?.. Keyfe rufiat?'' Yani, semaya (bakmıyorlar mı) nasıl yükseltilmiş?

''Ve ilâ'l-cibâli?.. Keyfe nusibet?'' Yani, dağlara (bakmıyorlar mı) nasıl kat kat edilip dikilmiş?

''Ve ilâ'l-arzı?.. Keyfe sutihat?'' Yani, yeryüzüne (bakmıyorlar mı) nasıl yayılmış ve düzletilmiş?

''Efelâyenzuruune?'' uyarı sorusuyla, dört ayetteki dört unsura bakılmasını istiyor ayetler. Öyleyse bakmaya çalışalım:

Onyedincisi: deveye, nasıl yaratıldığına bakmıyorlar mı? sorusu ilginç. Mekke'nin en önemli canlısı deve olduğundan ve özellikle seyahatlerde kullanıldığından oranın insanları mutlaka bakıyorlardır deveye. O bakmayla yemini, suyunu ve temizliğini sağlıyorlardır. Lakin ayetteki 'lâ yenzuruune'' kelimesi, hayvanın yeminin suyunun karşılanması için bakılması değil, tefekkür edilmesi için bakılması anlamındadır. 'Nasıl yaratılmış?' sorusunun sebebi, oranın insanlarının, zihinlerini yaratıcı kudret yerine batıl inançlara açmış olmalarıdır.

Günümüzde ''efelâyenzuruune'' uyarı sorusu, hikmet edinmek isteyenlere, belki devenin biyolojik gelişimini incelemeye, belki anatomik yapısını öğrenmeye teşvik içerir.

Aslında, başka hayvanlara da deveye bakıldığı gibi bakılabilir. Biyoloji ve anatomi bilimi, deveye ve diğer hayvanlara bakmayı ve tefekkür etmeyi kolaylaştırır.

Onsekizincisi: Bakılması istenen sema yani gök. Gündüzün havadaki bulutlar sebebiyle, geceleyin de ışıldayan yıldızlar sebebiyle, insanlar göğe hep bakıyorlar. Lakin istenen, göğün nasıl bir şey olduğun bilinmesidir ve tefekkür edilmesidir.

Ayette verilen ilk bilgi, ''Keyfe rufiat'' kelimesiyle göğün yüzeyden uzaya doğru yükseltilmiş olduğudur. Buna günümüzde 'atmosfer' (hava tabakası) deniyor. Yapısı, gaz kütlesidir. Bu gazların en önemlileri, azot, oksijen, helyum ve hidrojendir. Bu yükseklikten uzaya doğru varlığının 30 bin metreyi bulduğu tahmin edilmektedir.
Atmosferin yaşamı mümkün kılan ilk bölümü, yerden yukarı 8 bin metredir. (Bkz: Atmosfer Nedir? Özellikleri ve Katmanları Nelerdir? | Bilgihanem)

Uyarı sorusu, 'nasıl yükseltilmiş' tir.

Kimya ve fizik bilimine vakıf olunduğunda, göğün (semanın) nasıl yükseltildiğinin işaretleri bulunabilir.

Ondokuzuncusu: Bu ayette 'cibal' sözcüğüyle dağlar işaret ediliyor: ''Bakmıyorlar mı?..''

O günün insanlarının dağlara bakıp bakmadıklarını bilmiyoruz. Ya da kaç insan dağlara bakıp tefekkür etmiştir, onu da bilmiyoruz. Günümüzde ayete kendimizi muhatap edersek, gösterilen dağlara bakmaya çalışırız.

Sorulan şu: Nasıl dikilmiş?

O zamanda, bu uyarı sorusuna muhatap olanların, ya seyyah olduklarından ya da seyyahları dinlediklerinden, Akdeniz'in kuzey tarafındaki yanardağlardan haberleri olmuştur. Dünyanın bir kabuğu olduğu, kabuk altında da eriyiklerin bulunduğu o eriyiklerin zamanla yerüstüne çıktığı Romalılardan öğrenilmiştir.

Demek ki bu bilgiler o zaman için yetersiz kalmış. Ayet, dağların oluşumunun ve yükseltilişinin daha detaylı bilinmesini teşvik ediyor.

Günümüzde dağların nasıl oluştuğunu ve yükseldiğini inceleyen bilim dalı var: orojeni.

Orojeni bilim dalı dağların; deprem, yanardağ patlaması, yerkürenin farklı bölgelerinin sıkışması faktörleriyle milyonlarca yıllık süreçte oluştuğunu belirtmektedir. Bkz: Dağlar Nasıl Oluşmuştur? | PekBilgili

Yirmincisi: 'Arz' sözcüğü, yerkürenin -yüksek dağ bölgeleri hariç- kara bölümüne verilen addır. İnsanlık yaşamı bu bölümde sürer. 'Keyfe sutihat', düzlenen... ova ve yayla haline gelen yeryüzü bölümünün nasıl o hale geldiğinin araştırılmasını ister.

İleriki yüzyılın insanları incelemişler ve öğrenmişler...

''Bakmıyorlar mı yere nasıl oluşturulmuş ve düzlenmiş?'' sorusunun bugün görünen cevabı şu: İç kuvvetler, erozyon ve depolanma sonucu. Bkz: Türkçe Bilgi: Jeomorfoloji

Lakin insanlardan istenen, nasıl oluştuğu değil nasıl oluşturulduğu. Jeomorfoloji bilim dalından nasiplenenler, sorunun cevabını bulacaklardır.

İbrahim Faik Bayav / ŞAKİROĞLU
(09.11.2018 10:35)
 

HTML

Üst