Fikr-i milliyet islamiyete hadim olmalı

Risale-i Nur Talebesi

Diyar-ı Bekirli
Katılım
30 Haz 2006
Mesajlar
1,460
Tepkime puanı
11
Puanları
0
--------------------------------------------------------------------------------

ÂYET-İ KERİME MEÂLİ



İzzet sahibi Rabbin, onların yakıştırdıklarından münezzehtir. Bütün peygamberlere selâm olsun.

Sâffât Sûresi: 180-181






HADİS-İ ŞERİF MEÂLİ



Mütevazi olmadıkça zâhid olamazsın.


Câmiü's-Sağîr, c: 3, 3875






Fikr-i milliyet İslâmiyete hâdim olmalı



Müsbet milliyet, hayat-ı içtimaiyenin ihtiyac-ı dahilîsinden ileri geliyor. Teâvüne, tesanüde sebeptir; menfaatli bir kuvvet temin eder, uhuvvet-i İslâmiyeyi daha ziyade teyid edecek bir vasıta olur.

Şu müsbet fikr-i milliyet, İslâmiyete hâdim olmalı, kale olmalı, zırhı olmalı; yerine geçmemeli. Çünkü İslâmiyetin verdiği uhuvvet içinde bin uhuvvet var; âlem-i bekada ve âlem-i berzahta o uhuvvet bâki kalıyor. Onun için, uhuvvet-i milliye ne kadar da kavî olsa, onun bir perdesi hükmüne geçebilir. Yoksa onu onun yerine ikame etmek, aynı kalenin taşlarını kalenin içindeki elmas hazinesinin yerine koyup, o elmasları dışarı atmak nevinden ahmakane bir cinayettir.

İşte, ey ehl-i Kur’ân olan şu vatanın evlâtları! Altı yüz sene değil, belki Abbasîler zamanından beri, bin senedir Kur’ân-ı Hakîmin bayraktarı olarak bütün cihana karşı meydan okuyup Kur’ân’ı ilân etmişsiniz. Milliyetinizi Kur’ân’a ve İslâmiyete kal’a yaptınız. Bütün dünyayı susturdunuz, müthiş tehâcümâtı def ettiniz. Tâ “Allah öyle bir topluluk getirecektir ki, Allah onları sever, onlar da Allah’ı sever. Onlar mü’minlere karşı alçak gönüllü, kâfirlere karşı izzet sahibidirler ve Allah yolunda cihad ederler” (Mâide Sûresi, 5:54.) âyetine güzel bir mâsadak oldunuz. Şimdi Avrupa’nın ve frenk-meşrep münafıkların desiselerine uyup şu âyetin evvelindeki hitaba mâsadak olmaktan çekinmelisiniz ve korkmalısınız.

Câ-yı Dikkat Bir Hâl: Türk milleti anâsır-ı İslâmiye içinde en kesretli olduğu halde, dünyanın her tarafında olan Türkler ise Müslümandır. Sair unsurlar gibi müslim ve gayr-ı müslim olarak iki kısma inkısam etmemiştir. Nerede Türk taifesi varsa Müslümandır. Müslümanlıktan çıkan veya Müslüman olmayan Türkler, Türklükten dahi çıkmışlardır (Macarlar gibi). Halbuki, küçük unsurlarda dahi hem müslim ve hem de gayr-ı müslim var. Ey Türk kardeş! Bilhassa sen dikkat et. Senin milliyetin İslâmiyetle imtizaç etmiş; ondan kabil-i tefrik değil. Tefrik etsen, mahvsın. Bütün senin mazideki mefâhirin İslâmiyet defterine geçmiş. Bu mefâhir, zemin yüzünde hiçbir kuvvetle silinmediği halde, sen şeytanların vesveseleriyle, desiseleriyle o mefâhiri kalbinden silme.

Mektubat, 26. Mektub, 3. Mebhas, 4. Mesele, s. 311-12


Lügatçe:


müsbet fikr-i milliyet: Olumlu, faydalı milliyetçilik fikri; maddî ve manevî açılardan millet ve ülkesinin çıkarlarını herşeyin üstünde tutma anlayışı.

hayat-ı içtimaiye: Sosyal hayat.

ihtiyac-ı dahilî: İç ihtiyaç.

teâvün: Yardımlaşma.

tesanüd: Dayanışma.

uhuvvet-i İslâmiye: İslâm kardeşliği.

fikr-i milliyet: Milliyetçilik fikri.

hâdim: Hizmet eden.

uhuvvet: Kardeşlik.

âlem-i beka: Sonsuzluk âlemi, ahiret.

âlem-i berzah: Kabir âlemi.

uhuvvet-i milliye: Aynı milletten, ırktan olmanın meydana getirdiği kardeşlik.

kavî: Kuvvetli.

kal’a: Kale.

tehâcümât: Hücumlar.

frenk-meşrep: Avrupalılar gibi yaşamak isteyen.

mâsadak: Doğrulayıcı.

câ-yı dikkat: Dikkat edilecek nokta.

anâsır-ı İslâmiye: Müslüman unsurlar, milletler.

kesretli: Çok, bol.

imtizaç etmek: Kaynaşmak, birleşmek, karışmak.

kabil-i tefrik: Ayrılması mümkün.

mefâhir: İftihar edilecek, övünülecek şeyler.
 
Üst