• Reklamsız versiyon için ÜYE OL

Faizin Girdiği Evler Allah’a ve Rasûlüne Savaş Açılmış Cephelerdir

nefahtü

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
21 Haz 2013
Mesajlar
5,117
Beğeniler
334
Puanları
0
#1
Yönetimin Fransız laiklik hukukuna göre, ticaretin Alman borçlar hukukuna göre, evliliğin İsviçre medeni hukukuna göre, yargının İtalyan ceza hukukuna göre tanzim edildiği bir düzende Kur’an’a göre yaşama mücadelesi veren Müslümanlarız.


Bu saydığımız alanları inancımıza göre tanzim edememe konusunda birçoğumuz sayfalarca mazeret sunabiliriz. Ama yönetiminin de, ekonomisinin de, düzeninin de bize ait olduğu evlerimizin inancımıza göre tanzim edilememesi hususunda maalesef hiçbir mazeretimiz söz konusu olmaz.


“Ey iman edenler, Allah’tan korkun ve eğer gerçekten Mü’minlerseniz, faizden uzak durun. Şayet böyle yapmazsanız, Allah’a ve Resulüne karşı savaş açtığınızı bilin.” (Bakara:278/279) ayetiyle Allah’ımızın kendisine karşı bir savaş ilanı olarak nitelendirdiği faiz belasına karşı hiç olmazsa evlerimizi, ocaklarımızı, ailemizi ve çocuklarımızı muhafaza etmek, Kur’an’a göre yaşama iddiasında olan Müslümanlar olarak üzerimizdeki en büyük farzlardandır. Aksi takdirde faizin girdiği her ev, adeta Allah’a ve Rasûlüne savaş açılmış bir cephe gibi olacaktır.

Şuurlu Müslümanlar olarak Efendimizin, “Öyle bir zaman gelecek ki, faiz yemeyen kalmayacak. Yemeyene de tozu bulaşacak.” (Ebu Dâvud) hadisiyle bizi asırlar öncesinden uyardığı faizin, hemen hemen her eve ve her keseye girdiği şu zamanlarda faiz tozunun bile giremediği evler inşa edebilmek için gayret edeceğiz.

Abdullaziz Kıranşal Milli Gazete


Yuvamızı kurarken düğün ve gelinlik masrafları, salon kiraları, yeni mobilyalar ve ihtiyaçlar gibi mazeretlerle Allah’ın ve Peygamber’in (s.a.s) ismi ile başladığımız nikâhımızı banka kapılarında, kredi kuyruklarında faiz bulaştırarak kirletmeyeceğiz.


Nişan ve düğün için gerekli takıları satın alırken altının taksitle alındığı takdirde faiz olduğunu bilen Müslümanlar olarak kesinlikle böyle bir işe tenezzül etmeyeceğiz.


Daha geniş ve konforlu bir evde oturmak, daha lüks ve gösterişli bir arabaya binmek için faizhanelerin sıfır faiz ve dosya masrafı aldatmacasına kapılarak evlerimize ve ailemizi taşıdığımız bineklerimize asla kredi adı altında pazarlanan faizi bulaştırmayacağız.


Faizli bankaların kredi kartlarını kullanmaktan uzak duracağız. Faize düşürmesek bile bu kartlarla faiz döngüsüne bir şekilde destek olduğumuzu da unutmayacağız. Büyük faiz tehlikesi olan banka promosyonlarına, BESLER’e asla tamah etmeyeceğiz.


Maaşlarımızı, yatırımlarımızı, kullanmadığımız birikimlerimizi kesinlikle faizli bankalarda bekletmeyeceğiz. Elektrik, su, cep telefonu ve diğer faturalarımızı ihmalkârlık yaparak faize düşürmenin, ileride binlerce kez pişman olacağımız bir hata olduğunun bilincinde olacağız.


Faizhanelerin bayram kredisi, kurban kredisi, Ramazan kredisi, hac kredisi gibi tuzaklarına düşerek Allah için yaptığımız ibadetlerimize faizi ortak etmeyeceğiz.


Çeşitli zaruretlerle davalık ve mahkemelik olursak fırsatçılık yaparak gecikme faizlerine kesinlikle el uzatmayacağız. Zarar tazmini ve hak ettiğimiz değer dışında aldığımız her şeyin cehennem ateşi olarak bize geri döneceğini bileceğiz.


Sahibi olduğumuz evlerimizi, iş yerlerimizi, araçlarımızı, geliri garantiye almak ve daha çok kazanmak için asla faizhanelere kiraya vermeyeceğiz. Efendimiz’in (s.a.s) faizi alana da verene de aracılık yapana da lanet okuduğunu hatırlayarak faizli krediler için birilerine kefil ve referans olup başkasının dünyası için kendi ahiretimiz yakmayacağız.


Ve ne kadar hassas davranırsak davranalım faizsiz bir ekonomik sistem kurmadıkça bu beladan asla kurtulamayacağımızı unutmayacağız. İşte bu yüzden var gücümüzle faizsiz bir ekonomik sistemin kurulması için gayret edip yöneticilerimizi uyaracağız.
 

Büşra

'ana hura!!
Yönetici
Süper Moderatör
Katılım
18 Ağu 2007
Mesajlar
21,777
Beğeniler
2,729
Puanları
113
#2
İlk paragraf müthiş...
Sistem komple bozuk
Çözüm bulmak için önce kabul etmek lazım
 

adams77

Kanalizasyoncu
İhvan Üyesi
Katılım
14 Haz 2013
Mesajlar
23,156
Beğeniler
592
Puanları
113
#3
Yönetimin Fransız laiklik hukukuna göre, ticaretin Alman borçlar hukukuna göre, evliliğin İsviçre medeni hukukuna göre, yargının İtalyan ceza hukukuna göre tanzim edildiği bir düzende Kur’an’a göre yaşama mücadelesi veren Müslümanlarız.
Yönetimin arabistan hukukuna göre, ticaretin İran borçlar hukukuna göre, evliliğin Endonezya medeni hukukuna göre, yargının Mısır ceza hukukuna göre tanzim edildiği bir düzende Kur’an’a göre yaşama mücadelesi verseniz bile FAİZ Kitaba uygun doğru olarak tanımlamadıktan sonra değişen bir şey olur mu?

Arapça isim kişiyi müslüman yapmıyor malesef
 

adams77

Kanalizasyoncu
İhvan Üyesi
Katılım
14 Haz 2013
Mesajlar
23,156
Beğeniler
592
Puanları
113
#4
Bu saydığımız alanları inancımıza göre tanzim edememe konusunda birçoğumuz sayfalarca mazeret sunabiliriz. Ama yönetiminin de, ekonomisinin de, düzeninin de bize ait olduğu evlerimizin inancımıza göre tanzim edilememesi hususunda maalesef hiçbir mazeretimiz söz konusu olmaz.
Mazaret ?

İki alan bir birinden bağımsız değil ki!!
 

nefahtü

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
21 Haz 2013
Mesajlar
5,117
Beğeniler
334
Puanları
0
#6
Yönetimin arabistan hukukuna göre, ticaretin İran borçlar hukukuna göre, evliliğin Endonezya medeni hukukuna göre, yargının Mısır ceza hukukuna göre tanzim edildiği bir düzende Kur’an’a göre yaşama mücadelesi verseniz bile FAİZ Kitaba uygun doğru olarak tanımlamadıktan sonra değişen bir şey olur mu?

Arapça isim kişiyi müslüman yapmıyor malesef
Hiç farketmez ancak bazen isimler daha iyi anlatabiliyor.
 

nefahtü

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
21 Haz 2013
Mesajlar
5,117
Beğeniler
334
Puanları
0
#7
Mazaret ?

İki alan bir birinden bağımsız değil ki!!

Sayın adams tabi ki farklı değil bunu anlamak için sizin gibi idraklı olmak gerekiyor.
İşte insanlar yazıyorlar biz de bazılarını beğeniyor ve paylaşıyoruz yoksa birebir her cümle üzerinde konuşsak neler daha çıkar.
 
Üst