Ey nebiler nebisi ümmet peygamberi | ihvan forum – Özgür Düşünce ve Paylaşım Platformu!

Ey nebiler nebisi ümmet peygamberi

reyyan

Üye
İhvan Üyesi
Katılım
11 Kas 2006
Mesajlar
124
Puanları
0
Ey nebiler nebisi ümmet peygamberi
hayalin,yüce sevdan yaktı yürekleri
bilirdik,bizi düşünür uyumazdın geceleri
alnın secdede RABBE dua ederdin


bir çocuk yetim mi kalmış kimsesizdin
dinsize bile affolunur diye dua ederdin
seni sevdiğimizden çok sen bizi sevdin
alnın secdede RABBE dua ederdin


ey kalplerin sevgilisi rahmet peygamberi
döşeğin hasırdı,yastığın belki taş
sevebilsek senin bizi sevdiğin gibi
sana aşık olmayan bizler olsun taş


çok konforlu yaşıyoruz çok rahat
yaylı döşeklerde kuştüyü yastıklarda
yünlü battaniye ve senin hayalinden uzak
bir hasır bir taş sen yaşamadın rahat


biliriz dünya nimetinde yoktu gözün
bizleri gördüğünde içini kaplıyordur hüzün
ümmetin artık dünya nimetine düşkün
senin hayalinden uzak rahat yatak

eğer ki izin verseydi yüce RAB
biliriz bizim yerimize çekerdin azap
kurtuluş için refah için din getirdin
alnın secdede RABBE dua ederdin

09.06.2006, 09:56
NurSima
Haziran 2006 den itibaren kayıtlı
katkıları: 5
NurSima ist offline

Gül Efendim Sayfa başına git

Gül Efendim

Sonsuz selam, sonsuz salat, sonsuz muhabbet ve ihtiram sana.

Elimin müjdesi, dilimin muştusu,
Gönlümün hakikat ruhu, ufkumun kahramanı, dünyamın zimamdarı,
Hilkaten fatiham, Nübüvveten hatimem, ezelen ve ebeden Efendim.
Varoluş varlığım, gül çağında gül ıtırım,
Gül Efendim

Canların cananı, güllerin gülistanı,
Sonsuzluk aşkımın nur-u ummanı, gönül dünyamın mihveri,
Hayat eksenimin odağı, en mühim nokta-i nazarım,
Her halükarda başvuru kaynağım, rehberi furkanım,
Yegane sığınağım, barınağım ve limanım,
Gül Efendim

Tesellim, bahar iklimim,
Hayatıma hayat sunan biricik modelim,
ınsanlığın iftihar tablosu Hazreti Peygamberim,
Âlemlere rahmet olarak gönderilen,
ınsanlığa armağan olarak vazifelendirilen,
ılâhi ikramım, canım, cananım,
ınsanlığa, insanlığı ve imanı soluklayan muhbir-i sadıkım
Gül Efendim

Teri gül kokan, gönlü gül kokan, ömrü gül kokan,
Gül Efendim

Tebliğden önce temsil gücüm,
Korkutmayan, ürkütmeyen, nefret ettirmeyen, sevdirenim,
Zorlaştırmayan, kolaylaştıran, iyilikle, güzellikle davrananım,
ınsanlık âlemine nümune-i imtisalim,
Muhabbetiyle, hoşgörüsüyle, yaklaşımıyla,
Eşsiz özellik ve güzelliğiyle yaşayan Kur’ân’ım,
Gül Efendim

Başlara baş, kalplere ilaç, ruhlara ışık ve ufuk,
Rengime renk, çizgime çizgi, ölçüme ölçü,
Renk, renk, huy, huy, çizgi, çizgi, yol, yol izdüşümler halinde,
ıçimde, metafizik yönümde yaşayanım,
Gül Efendim

Ahengim, rengim, özümde biçimlenen irfanım,
Hayat seyrimin fethi, damarlarında dolaşan imanım.
Kafa, kalp ve ruh bütünlüğümde şekillenen Sultanım,
Beni nice ümitlerle hülyalandıran hayalim, gerçeğim,
Düşüm, gülüşüm.
Gül Efendim

Gecelerimin ışığı dolunayım, gül baharım,
Nazenin fidanlarımın üstünde çiçek çiçek açıverenim,
şafak serinliğimi, bakış derinliğimi dupduru sularıyla yıkayanım,
Kutlu zaman dilimim, ölümsüz bahar atmosferim,
Sevgi oymağımda sevincim, sevgilim,
Hiç başımı yastığımdan kaldırmadan, gözümü kırpmadan,
Asırlarca sürüp gitmesini istediğim tatlı rüyam,
Misk-i anberim, solmayan boyam,
Dimağımda elvan elvan lezzetim, izzetim, şerefim,
Gül Efendim

Ahmedim, Mahmudum, Muhammedim,
Halık-ı Yezdanımdan, Sultan-ı Müeyyedim.
Gül Efendim

Hayatımın siyeri, vasfımın şemaili,
Yakınlığına yakınlığımın ifadesi hilyem,
şanına layık mi’racım, namına layık mesnevim,
Terennümlerim üzerine bestelenmiş ilahim,
Kağıt kağıt, kalem kalem, kitap kitap, söze layık, kelama layık,
Aşkım, vecdim, muhabbetim,
Gül Efendim

Gönlümün gülü, sinemin sünbülü,
Yüreğimin bülbülü, derdimin dermanı, ruhumun fermanı,
Nazlı ve nazenin gözbebeğim, nur-u dilaram,
Andelib-i Zişanım, sevda iklimim, güzel kokan mevsimim,
Rahman ve Rahimin kudretiyle, ıbrahimce, Ahmedi nefesli yarim,
Gül Efendim

Güneşim, yıldızım, ışığım,
Medine’deki nurum, ak kalbime Banu Cihanım,
Güçsüzlüğümün gücü, çaresizliğimin çaresi, şanım,
Gül Efendim

Sonsuz selam, sonsuz salat, sonsuz muhabbet ve ihtiram sana
Gül Efendim

Senin olmadığın yıllarda,
Çölün ortasında alevler almış başını gidiyordu.
Küfürler kavurarak, har vurup harman savuruyordu.
Gündüzler anlamını yitirmişti.
Geceler büsbütün yalanları solukluyordu.
Dalga dalgaydı nefesler, kısılmıştı, titrek titrekti sesler
Gündüzler de, geceler de hiç yaşanma imkanına erişemediler,
Yetimdi sözcükler ve sevgiler, acılar besteliyordu yürekler
Cahilce işleniyordu cinayetler, kızlarını diri diri toprağa gömüyorlardı babalar.
Cinnet karargahına dönmüştü kalpler, hırpalanmıştı bünyeler,
Hor hakir görülüyordu, insandan bile sayılmıyordu kadınlar,
Çarmıha geriliyordu masum ve narin kelebekler,
Hayat hakkını bulamıyordu bebekler, körpeler
Güçsüzlerin gücünü emerek güçleniyordu güçlüler,
Dünyaya dünya olduğunu hissettirmediler,
Özleminle dolup taşıyordu özlem yüklüler,
Senin olmadığın yıllarda, zamanlarda,
Gül Efendim

Ah keşke ne olur hep aşkınla oturup aşkınla kalkabilsem,
Ruhların yükselişleri gibi ufuklarında dolaşabilsem,
Ne yapıp edip de taa iç dünyalarına derinlemesine akabilsem,
Mecnun gibi arkandan yorulmadan koşabilsem,
ıçime bir kor gibi düşerek, ocaklar gibi yanabilsem,
Sensiz geçen her türlü acılardan ah bir kurtulabilsem
Gül Efendim


Yine karanlıklar bastı, ışıklar kesildi, ipler gerildi,
Bulutlar üstümüze karargah kurdu, çıkmaz sokaklar çoğaldı,
Yollar çatallandı, insanlar yoruldu, daraldı, bunaldı,
Varlık içinde yokluk çektiriliyor can taşıyanlara,
ımdat çığlıkları dağlar boyunca dalgalandı,
Kara çizgiler belirdi kara bahtımızda,
Yitirdik kendimizi, senin aşkını yitirdik.
Tuzakların esaretinde inlemekte kulaklarımız.
Feri kesildi gözlerimizin, tesiri kalmadı sözlerimizin,
Divanelere döndüğümüz muhakkak, yaya kaldığımız muhakkak.
Kendimizi unuttuğumuz muhakkak, Seni bilmez olduğumuz muhakkak.
Gül Efendim

Sana her zamankinden daha muhtacız Efendim,
Uyandır gaflet uykularından bizleri Efendim,
Yeniden içime, gönlüme, metafiziğime doğ Sen
Ey Sevgili..
Gül Efendim

Öyle bir doğuşla doğ ki, öyle bir gelişle gel ki,
Öyle bir sarışla sar ki; dünyam başkalaşsın, gönlüm yenilensin,
Ufkumda ısı ve ışık yüklü güneşler doğsun.
Gecelere renk veren aylar semalarımı kaplasın,
Yıldızlar saf saf etrafımda dizilsin, hakikatler sezilsin.
Bilinmesi gerekenler bilinsin, derilmesi gereken güller derilsin.
Gül Efendim



Gel ey aşk ikliminin Sultanı,
Gel ey güzellik şahikalarımın dolunayı,
Gel ey vefa ve safa göklerinin hilali, cemali,
Gel ey güzellikler ordusunun hakanı, varlık aleminin özü, kemali.
Gel, gel de dağıt şu zulmeti. ıkram et, yitirdiğimiz cenneti.
Deriver içimize layık gülleri, sünbülleri,
ıtiverme ne olur elinin tersiyle bizleri.
Aklımıza sun akılları, basiretleri,
Gül Efendim

Gel, kine kilitlenenlerin kilidini kırmak için,
Nefrete odaklananların nefretini ortadan kaldırmak için,
Düşmanlığa sadık kalanların, zavallı ruhların,
Boyunlarındaki zincirleri çözüp açmak için,
Gül Efendim

Gel, Senin sevginle sevgilerimizi, Senin merhametinle merhametimizi,
Senin şefkatinle şefkatimizi, Senin sinenle sinelerimizi,
Senin muhabbetinle muhabbetimizi,
Senin hoşgörünle hoşgörümüzü
Coştur Efendim, bizleri koştur Efendim
Gül Efendim

ıçimize bir gül, gönlüzüme bir gül, özümüze bir gül,
Gül Efendim


Sonsuz selam, sonsuz salat, sonsuz muhabbet ve ihtiram sana
Gül Efendim

09.06.2006, 09:55
« Bir önceki konu | Bir sonraki konu »
Yeni Konu oluştur Cevap ver
İstenen yere git:
 
Üst