Ekmel Bey'in yabancı dilleri

Verda

Gales
Yönetici
Süper Moderatör
Katılım
9 Nis 2010
Mesajlar
10,920
Beğeniler
997
Puanları
113
#1
Hilal Kaplan..

Dindar kimliğimiz olduğunu söyleyip, İsrail ile Filistin arasında taraf tutmamalı, Gazzeliler kadın-çocuk demeden katledilirken susmalıyız.


Osmanlı geçmişimizle övünüp, Suriyeliler, SCUD füzeleri, varil bombaları altında yanarak can verirken, açıkhava hapishanelerinde açlıktan ölürken, kadınlara her gün cani çeteler tecavüz ederken onlara kapılarımızı kapamalıyız.


Mısır'da seçilmiş iktidarı devirip yüzlerce kişiyi Ramazan'ın ortasında katleden, yine yüzlerce kişi hakkında da idam kararı veren rejime 'darbe rejimi' demeyip onlarla iyi geçinmeye bakmalıyız.


Başörtüsünün Allah'ın emrinden ziyade gelenek olduğunu savunmalıyız.


Her ortamda Atatürkçü olduğumuzu ve Türklüğümüzle gurur duyduğumuzu belirtmeliyiz. Aynı anda hem Devlet Bahçeli'ye hem de Selahattin Demirtaş'a güller dağıtmasını bilmeliyiz.

Olur olmadık her yerde zafer işareti yaparak, bizi aday gösteren bozkurtların gözüne sokmalıyız.

Hrant Dink'in katledilmesinin ardından 'Hoş gidişler ola', Erdoğan için 'Asılacak adamsın ulan', Kürt meselesi için 'Şeyh Said'i Atatürk asmıştı, kalan itleri biz asacağız' manşetleriyle bilinen TürkSolu dergisinin reklamını yapmalıyız.


Hayatının çoğunu yurt dışında geçirip, ilk defa 27 yaşında ayak bastığı ülkeyi yönetmeye talip olan Ekmeleddin İhsanoğlu'nun şimdiye kadarki performansından bölümler izlediniz.

Peki, Ekmel Bey'e niye oy vermeliyiz?

Çünkü Ekmel Bey tam dört yabancı dil biliyor.


Cengiz Çandar bunu şöyle dile getirmişti:


'Mükemmel Arapçasının yanı sıra son derece iyi bir İngilizce, Almanca da dahil dört yabancı dil bilir (...) İhsanoğlu'nun Doğu-Batı dillerine ve iki kültüre vukufiyeti ile Türkçe'yi en kaba ve argo haliyle bilmekten gayrı herhangi bir dile ve kültüre hakimiyeti olmayan ama 'belagat ustası' olan bir cumhurbaşkanı tipinden daha uygun olabileceği de aklımdan geçmedi değil.'

Hâlbuki aynı Çandar, daha geçen sene Ak Parti dönemindeki diplomatlara binaen şöyle yazmıştı:

'Bu giderek yavanlaşan, Arap değil, Suudi hiçliğinin en boktan şekline bürünen formasyonsuz, kültürsüz, görgüsüz, bilgisiz...'

Ve gün geldi, oğlunun düğününde Suudi bakanları ağırlayacak, onların desteklediği Mısır darbesine sesini çıkarmayacak kadar Suudi hiçliğinin en gözde adamı olan İhsanoğlu, Çandar'ın favori adayı oluverdi.

İlkokul mezunu Fethullah Gülen'i övmelere doyamayan Ahmet Turan Alkan da Başbakan Erdoğan'ı yabancı dil üzerinden aşağılayan bir yazı kâleme aldı geçenlerde. Şöyle demiş:

'Bir kere dil bilmez! Çok mu lâzım kardeşim, dil de bilmeyiversin; onca tercüman ne güne duruyor diyeceksiniz. Lakin azizim öyle 'vatizdiz, itize buk' seviyesinde şeylerle milli temsil ayıp kaçıyor bu çağda. Lisan bilmezsin, bilmediğini bilirsin, ona göre davranırsın. Hayır, bu hem bilmiyor, hem de bilir gibi muhatabı ile tarzanca iletişim kurmaya kalkışıyor. E, olmaz tabii. Bunlar fevkalâde nâkıs puanlar mîrim!'

Erdoğan, yabancı dil bilmiyor olabilir. Ama sizin gazetelerinizde, televizyonlarınızda 'Gazzeli militanlar, Filistinli teröristler' ifadeleri geçerken, o bildiği iki kelime İsrail Cumhurbaşkanı'nı susturarak küresel düzenin efendilerinin toplantısında onlara ağzının payını vermeye yetmişti.


Erdoğan, yabancı dil bilmiyor olabilir ama bildikleri ülkesini her zeminde vakarla temsil etmeye yetti. (İngilizce bilen Ecevit'in, ABD Başkanı Clinton karşısındaki el pençe divan duruşunu dün gibi hatırlıyoruz, değil mi?)


Erdoğan, yabancı dil bilmiyor olabilir ama başa geldiğinden beri memleketin yüzyıllık çetrefil sorunları başta olmak üzere nerdeyse tüm meselelerini çözüm yoluna soktu.

Bir zamanlar başta Doğan medya olmak üzere bize Kemâl Derviş'in bildiği yabancı dilleri sıralar, övünürlerdi. Sonuç ortada.

Sanırım Ak Parti düşmanı yazarlar hâlâ cumhurbaşkanını halkın seçeceğini ve aday için önemli olanın yabancı dil bilmekten çok halkın dilini bilmek olduğunu anlayamadılar. Ziyanı yok, bir aya kalmaz anlarlar.

Y.ş
 

HTML

Üst