Eğer Hayata Bir Kitap Olarak Gelmiş Olsaydınız...

Admin

Admin
Yönetici
Katılım
15 Şub 2007
Mesajlar
328
Puanları
63
Eğer Hayata Bir Kitap Olarak Gelmiş Olsaydınız, Hangi Yazarın Kitabı Olurdunuz, Neden?


Bir sahafın rafında bekleşen kalplerin gerçekliği üzerine de kafa yorulabilir pekâlâ, kitaplar da yeni insanlar doğurabilir. Okuduğunuz her kitabın ardında ruhunuzda sarsılan bir şeyler olmuyorsa, dönüp bakmalı insan kendine, önce ruhuna sonra yazılanlara.

Madem okuduklarım sarsmadı beni ben bir kitap olsaydım insanı neresinden tutardım acaba diye düşündüm. Dünyaya bir insan olarak değil bir kitap olarak gelseydim hangi kalemin elinden çıkmak isterdim, hangi kitap olmayı arzulardım, niçin dedim? Kendimdeki cevaplar fazla çetrefilli olduğundan edebiyatımızın önde gelen kalemlerinin zihnini kurcalamak istedim biraz ve Kitap Haber okurları için sordum, onlar da kırmayıp yanıtladılar, katkıda bulunan her isme ayrı ayrı teşekkürü borç bilirim.

Abdullah Harmancı:

Ben Küçük Prens kitabı olmayı tercih ederdim. Sebebi malum. Kitabın her satırından hikmet fışkırıyor. İnanç fışkırıyor. Sevimlilik fışkırıyor. Hüzün fışkırıyor. Acı fışkırıyor. Diğergamlık fışkırıyor. Endişe fışkırıyor. Yabancılaşma eleştirisi, hırs eleştirisi, hız eleştirisi, yetişkin eleştirisi, kibir eleştirisi fışkırıyor. Kitap serapa bir incelik ve zarafet içeriyor. Asalet içeriyor. Küçük Prens kitabı olmak ve dünyaya değerli endişeler serpmek isterdim.

Adige Batur

Monte Cristo Kontu olurdum. Çünkü haklı olduğum konularda gösterişli intikamlar akmak isterdim:)
Tabi bunun yanında romandaki macera, atmosfer, haklı mücadele ve sabır beni küçük yaşlarımda çok etkilemişti ve bu etki hep sürdü.

Ahmet Edip Başaran:

Eğer mümkün olsaydı hangi kitap olmak isterdim? İan Dallas’ın Gariplerin Kitabı olmak isterdim ben. Çünkü insan hikâyesi olandır ve Gariplerin Kitabı bu hikâyeyi enfes anlatır. Yolu, yolcuyu ve yoldaki arayışı böylesine güzel anlatan başka bir kitap okumadım desem yeridir. Arayış dedim, bütün sebepleri var eden en güzel sebeplerden biridir arayış. Ve insan baştan ayağa serapa bir arayıştır…

Eyyüp Akyüz:

İmrendiğim, gıpta ettiğim, yazarı olmak isterdim dediğim o kadar çok kitap var ki... Yazarı olmak istediğim kitapların, kendisi olmayı da isterdim elbette. Suç ve Ceza, Küçük Prens, Körlük, Don Kişot, Gösteri Peygamberi, Âmâk-ı Hayal, Cesur Yeni Dünya, Reis Bey gibi kitaplardan biri olmak isterdim mesela.

Gülşen Gazel:

“İçimdeki şu zalim şüpheyi kaldır, ya sen gel beni oraya aldır” diyen İsmet Özel’in “Erbain”i olarak dünyaya gelmek isterdim. Altı çizilen satırlarım, şiir tutkunlarının parmakları arasında yıpranan sayfalarım, zamana karşı dimdik, ama aşkın karşısında boynu bükük dizelerim olsun isterdim.

Handan Acar Yıldız:

Wolfgang Borchert'in Ama Fareler Uyur Gece isimli kitabı olmayı çok isterdim. Çünkü Borchert, insanlık tarihini ve korkunç savaşları, insanın kıyıcılığını, elini ve dilini hiç kana bulamadan anlatır.

Hüseyin Akın:
Hayata kitap olarak gelmiş olsaydım Yunus Emre Divanı olmak isterdim. Millet beni söyler gibi okusun diye. Hafızada kalmak için. Hatırını hatıraya dönüştürmek için şiirin.

Nergihan Yeşilyurt
“Divan şiirinin son gözde temsilcisi Şeyh Galib, Galata Mevlevihanesi civarında dünyaya gelir. Asıl adı Mehmed Es’ad olan Şeyh Galib şiirlerini 24 yaşında Divan haline getirir. Bu kadar genç yaşta Divan sahibi olan Rûmî’nin öğrencisi, bundan iki yıl kadar sonra da hem o günün hem de bugünün zirve eserlerinden biri olan Hüsn ü Aşk’ı kaleme alır. Galib’teki “zirve”nin açılımını yerli-yabancı akademisyen ve araştırmacılar tarafından Hüsn ü Aşk hakkında yazılan makalelerde bulmak mümkün. Bizi asıl ilgilendiren, Galib’te bu denli baş döndürücü hayâl ve mazmunun aynı derecede ütopik hikâyesi ile birleşince elde edilen sarhoşluğun günümüz dünyasınca nasıl sadece Divan şiiri sevdalıları ile akademik camia arasında kalmış olduğu mevzusudur”

Necip Tosun

Hayata bir kitap olarak gelmiş olsaydım, Virginia Woolf’un Dalgalar’ı olmak isterdim.Yıllar önce Wirginia Woolf’un, “Dalgalar” adlı romanını okuduğumda, “Tamam, işte bu!” demiştim. Ama “Bu”nun ne olduğunu, ne anlama geldiğini tam olarak bilmiyordum.

Rabia Gelincik:

Bu soruyla karşılaştığımda çok zorlandığımı belirtmeliyim. Zihnime pek çok yazar, kitaplarıyla akın etti. Daha önce böyle bir soruyu kendime hiç sormamıştım, çünkü birini diğerinden ayıramayacak denli özümsediğim yazarlarım var benim. Onun için mensubiyetlerimizi bir kenara bırakarak, sorunun gerçekliğini baz alarak vereceğim bu sorunuza cevabımı. Ferîdüddin Attâr’ın, Mantıku’t-Tayr’ı olarak vücûd bulmak isterdim.

Recep Garip

Kaşgarlı Mahmut’un Dîvânü Lugati't-Türk olmak isterdim. Çünkü Türkün bütün boyları, ağızları, ağıtları, hafızları burada bulunuyor. Her kelimede, her sözcükte, her cümlede benim biriktirdiklerimden yola çıkılarak anlamlar yüklenirdi.
Bir de Cemil Meriç’in “Bu Ülke”si olmak isterdim. “Bu ülke” yani bizim sınırsız büyük insanlık coğrafyasındaki varlığımızın adıdır. “Kamusun namus” olduğu inancıyla yaşayan Büyük Cihan Devleti Türkiye’nin elden ele, dilden dile dolaştırdığı, okumalardan okumalara,, fasıllardan fasıllara geçildiği, dönüp dönüp okundukça kıymetlendiği “Bu Ülke” olmak isterdim.

Suavi Kemal Yazgıç

Hayata bir kitap olarak gelmiş olsaydım Güray Süngü'nün kitabı olarak gelmek isterdim. Çünkü iyi bir kitap olmak için iyi bir yazarın elinden çıkmak gerekiyor. Güray Süngü'nün yazdığı 500-600 sayfalık bir roman olmak isterdim. Böylece hem okurun elinde uzun süre kalmış hem de aradan zaman geçince yeniden dönüp okumak isteyeceği bir kitap olurdum.

Tuba Dere

Bu soruya cevap verebilmek için sevdiğim yazarları ve kitapları şöyle bir gözden geçirmem gerek tabii. Çok sevdiğim yazarlar, kitaplar arasından bir tanesine karar verebilmek ne mümkün? Her birinin bambaşka izleri var bende. Hiçbiri için bir diğerinden vaz geçemem. Ama yazılmış bir kitap olsam hangisi olurdum acaba derken… Kitaplığımda o takıldı gözüme. Zaten hep elime yakın bir yerde durur. O,
Kemal Varol’un Haw romanı.
(...)

Tugay Kaban

Hayata bir kitap olarak gelmeyi değil, fakat bir kitap hayata ben olmak için gelecek olsaydı, o kitap muhakkak, benim yazmak için ömrümü vereceğim kitap olurdu.

Yavuz Akengin:

Soruyu görür görmez aklıma Dostoyevski ve Orhan Pamuk isimleri ard arda geldi. Ya Pamuk’un ‘Kara Kitap’ı ya da Dostoyevski’nin ‘Suç ve Ceza’sı olurdum, diye düşündüm. Hayata “bir kitap” olarak geleceğim için de sayı teke inmek zorundaydı. İşte o zaman ‘Suç ve Ceza’ olmak istediğimi anladım. ‘Kara Kitap’tan vazgeçmek zor geldi ama ‘Suç ve Ceza’nın yeri başka, çok başka.
(...)

Zeynep Arkan:

Robert Musil'in Niteliksiz Adam'ı. Çünkü niteliğin insanda muhatabın yüklediği ve anlamlandırdığı, yeniden ve yeniden ispata ihtiyaç duyulan bir unsur olması sebebiyle kitabın kahramanı Ulrich bu sıfatı alır. (...)

Gülnaz Eliaçık - 29.03.2017

Tamamı için: http://www.kitaphaber.com.tr/eger-hayata-bir-kitap-olarak-gelmis-olsaydiniz-hangi-yazarin-kitabi-olurdunuz-neden-k2724.html
 

Büşra

'ana hura!!
İhvan Üyesi
Katılım
18 Ağu 2007
Mesajlar
22,925
Puanları
113
Allahın kelamı ,hayat kitabımız olmak isterdim =)

aslında herkesin hayatıyla vahye bakış açısı arasında bir orantı olduğunu düşünüyorum
uzaklaştıkça düştüğü yaklaştıkça kazandığı bir serüven yolu hayat ...
 

Kulabdullah006

Üye
İhvan Üyesi
Katılım
13 Kas 2019
Mesajlar
67
Puanları
8
Eğer Hayata Bir Kitap Olarak Gelmiş Olsaydınız, Hangi Yazarın Kitabı Olurdunuz, Neden?

İslam Kültürü'nün Garbı Medeni(ye) leştirmesi

Belki bizde medenileşirdik.
 

Kulabdullah006

Üye
İhvan Üyesi
Katılım
13 Kas 2019
Mesajlar
67
Puanları
8
Her kitap okuyan veya yazan dürüst değildir. İradesini çıkarı için satanların en çirkinlerinin bunların arasından çıkması dikkat çekicidir.
Muhammed Onuk’tan alıntı
 

Ekli dosyalar

Üst