• Reklamsız versiyon için ÜYE OL

Dul kadının oğulları

Azimli

Ordinaryus
İhvan Üyesi
Katılım
6 Nis 2008
Mesajlar
2,408
Beğeniler
252
Puanları
0
#1
yazarıMustafa Yılmaz
HORAMHEB
Masonluk tarihi.Hiram usta efsanesi ile başlamıştı.Hiram usta Süleyman Mmabedi'nin mimarıydı.Tevrat'a göre;sur ülkesinden 'dul kadınını oğlu'ydu . Mısır'daki adı Horamheb'ti.
Mısır'daki ''yaşamevi''denen tapınakta yetişmişti.Piramitler bu tapınağa bağlı taş ustaları tarafından yapılmıştı.
Kral Süleyman (Süleyman Peygamber) tek tanrı inancını simgeleyen görkemli bir tapınak yaptırmak isteyince,mimarlarıyla ünlü Mısır'dan genç ve hırslı Horamheb uygun görülmüştü.

horemheb (hiram) , tunç işinde ve mimarlıkta yetenekliydi.

Süleyman Tapınağı'nın yapımı sırasında büyük bir güce sahip olmuştu. Tapınağın yapımında tam 20 bin işci çalışıyordu.Hiram,bu işcileri üç dereceye ayırmıştı;çırak, kalfa, usta. Her bir dereceye mimarlığın sırlarıyla birlikte,gizli kelimeler öğretmişti.bu sayede çırakları- kalfaları- ustalardan ayırabiliyordu. Hiram,işciler arasında kurduğu bu yapı ile sahip olduğu gücü dahada artırmıştı. Bir el işaretiyle , 20 bin işçi aynı anda çalışmaya başlıyor, yine bir el işaretiyle bir anda durabiliyordu.
 

Azimli

Ordinaryus
İhvan Üyesi
Katılım
6 Nis 2008
Mesajlar
2,408
Beğeniler
252
Puanları
0
#2
9 ustanın yemini

Sipakülatif masonluğun temelini oluşturan efsaneye göre Hiram Usta ,Mabed'in bitimine doğru , bir gece tapınağın içinde gezerken ,ustaların kelamını öğrenmek isteyen üç kalfa tarafından üç darbe ile öldürüldü. Kalfalar, mabedin üç kapısına saklanmıştı önce mabedin güney kapısında saklanan kalfa yolunu kesti. Elinde, bir çekül tutuyordu.Hiram' dan ustaların gizli kelamını söylemesini istedi. kalfa, çekül'ü Hiram'ın sağ şakağına vurdu.

sendeleyen Hiram usta, kurtulmak için batı kapısına yöneldi. bu sefer ikinci kalfa yolunu kesti. O da gizli kelamı istedi.Hiram direndi ikinci kalfanın elinde tesfiye vardı.gizli kelamı öğrenemeyince o da sol şakağına bir darbe indirdi.

Hiram usta Doğu kapısına yöneldi. Ama burada da onu üçüncü kalfa bekliyordu.
O da aynı sırrı isteyip,alamayınca elindeki çekici , Hiramın alnına vurdu.Hiram usta orada öldü.Ustaların öfkesinden korkan kalfalar, cesedi gizli bir yere gömdüler, mezarının başına da akasya ektiler.

Hiram'ın Süleyman Mabedin'de çalışan 9 ustası vardı. Ustalar o sabah Hiram'ın öldürüldüğünü anladılar. Mezarını akasya ağacından buldular.

Ve mezarının başında Hiram'ın adını sonsuza kadar yaşatmak ve yaptıkları her esere o nun sembollerini yerleştirmek üzere and içtiler.

9 usta 9 ayrı yöne dağıldı.

o günden bu yana Masonlar, yaptıkları her esere bazen açık bazen gizli Masonik sembollerini yerleştirdiler.

bu bir çeşit imzaydı.
 

ihvan23

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
17 Ağu 2009
Mesajlar
3,539
Beğeniler
220
Puanları
0
#3
Besle kargayı oysun gözünü ..misaliiii..günümüze uygun
 

Azimli

Ordinaryus
İhvan Üyesi
Katılım
6 Nis 2008
Mesajlar
2,408
Beğeniler
252
Puanları
0
#4
2007 ve 7' nin gizemi

9 ustası süleyman tapınağı'nın mimarı hiram'ın mezarı başında yemin etmişti.
o'nun adını sonsuza kadar yaşatacak ve yaptıkları her esere onun sembollerini yerleştireceklerdi. Bu nedenle masonluk sembollere,anlamını sadece masonların bildiği garip işaretlere en fazla önem veren ezoterik örgütlerden biri oldu

Masonik sembolleri sadece Hiram Usta'nın mezarı başında edilen kadim yemine sadakatle açıklamak mümkün değil. Bu garip sembol ve işaretlerin bunun çok daha ötesinde anlamları vardı.Mesela bir haberleşme aracı olarak kullanılıyordu. Masonik hiyerarşide, bir mason sadece kendi dercesinde olan masonları tanıyor ve sadece o dereceye ait sembol ve işaretleri biliyorlardı.

Bu sayede bir birleriyle haberleşebiliyorlardı. örneğin masonik yayın organı; '' Şakül gibi'' isimli dergide; '' Bir masonun hiç dilini bilmediği bir memlekette ; masonik sembollerle kendini tanıtabileceği'' vurgulanıyordu.

Ama bu garip sembollerin haberleşmeden öte bir işlevi daha vardı;
Güç Gösterisi;masonlar bu semboller ve işaretlerle, bulundukları yerdeki hakimiyetlerini vurguluyor, ifadeyle adeta ''güç gösterisinde''bulunuyorlardı.

bu sembollerin kökeni, Muharref Tevrat'a Hiram Usta'nın yetiştiği Eski Mısır'a ve mimarı olduğu Süleyman Tapınağı'na dayanıyordu.
Bu sembollerin en önemlilerinden biri de ''7 Kollu Şamdan'' dı.
Muharref Tevrat' a göre Moşe (Musa) Sina Dağı'na çıktığında Tanrı (!) O na som altından bir şamdan yapmasını emretmiş ve şamdanın kollarını altın çekiçle işlemesini istemişti.
7 kollu şamdanın ibrani dilindeki adı Menora'ydı.Menora'nın bir çok sembolik anlamı vardı.

Yahudi inancına göre Tanrı, evreni 7 günde yaratmıştı.Menora'nın 7 kolu, yaradılışın 7 gününü simgeliyordu.

En eski masonik belge sayılan Regius'ta ''oklid'' ''7kadim ilme'' sahip'' 7 bilginlerin'' üstadı olarak nitelendiriliyordu.
Sületman Tapınağı'na 7 basamakla çıkılıyordu.

7 kollu şamdan, mason localarının vazgeçilmez unsurlarından biriydi. Nitekim masonik yayın organı Çırak-Kalfa- Usta isimli dergide; ''şamdanlar, Mason Mabedindeki kutsal ateştir. Mabet, sembolik olarak, alevlerle aydınlatılmalıdır. Usta derecesinde 7 kollu şamdan bulunması şarttır'' deniliyordu.

Hür Masonların en üst yönetim organı olan '' süpreme Konsül'' 7 üyeden oluşuyordu.
7 kollu şamdan hiç sönmeyecek kutsal ateşi simgeliyor ve tapınak 7 kollu şamdan'la aydınlatılıyordu.
 

Azimli

Ordinaryus
İhvan Üyesi
Katılım
6 Nis 2008
Mesajlar
2,408
Beğeniler
252
Puanları
0
#5
Paşabahçe cam Ürünleri 2007'de özel bir koleksiyon çıkardı.
Koleksiyonun adı;''Varoluşun simgesi 7'' idi
Koleksiyonun tanıtım cümleleride en az koleksiyonun adı kadar ilginçti:
Paşabahçe koleksiyonu;
'' Varoluşun sırları ve bu sırlara vakıf olanlar...''
'' Bilgelerden miras kalan farkındalık; 7' deki gizem'' sloganlarıylatanıtılıyordu.
Dahada ilginci;koleksiyonun içinde yer alan cam ürünlerden birisi de 7 kollu şamdanın işlendiği cam kaseydi!
 

manifesto

Yasaklı
İhvan Üyesi
Katılım
23 Ara 2006
Mesajlar
0
Beğeniler
334
Puanları
0
#6
Kitabı medyada çok işittim
Doğrusu fırsat bulursam alıcam
işler yoğun
saol azimli
 

Azimli

Ordinaryus
İhvan Üyesi
Katılım
6 Nis 2008
Mesajlar
2,408
Beğeniler
252
Puanları
0
#7
Ağca neden Mavi’den vazgeçmiyor?

Sincan cezaevinden "Mavi" kazağıyla çıktı.

Sonra üzerini değiştirdi.

"Mavi Gömlek", "Mavi Kıravat" "Mavi Ceket", "Mavi Pantolon" giydi.

Ağca Mavi'den vazgeçemiyor.

1979 yılında İpekçi'nin katili olarak yakalandığında da üzerinde "mavi" kazak vardı.
1981 yılında San Pietro meydanında Papa'yı vurduğunda da üzerinde "mavi" kazak vardı.

Peki ne olabilir bu mavi kazağın sırrı?
Bakın bundan yaklaşık 4 yıl önce, 2006 yılında tam da bu konuda ne yazmışız. Birlikte okuyalım:

"Masonluk başta olmak üzere bir çok gizemli örgütte sayılar ve renkler bir mesaj unsuru olarak kullanılmış, renklere ve sayılara sadece bilenlerin anladığı gizemli anlamlar yüklenmiştir. Bunların en önemlilerinden biri de "Mavi"dir.
Mesela Masonlukta Mavi Loca'lar vardır. İlk Üç Derece'nin mensuplarına aynı zamanda "Mavi Loca" mensupları denir.

Mavi aynı zamanda Hristiyan dünyasının kutsal rengidir. Meryem Ana'nın rengi olarak bilinir. Meryem ana ve İsa ikonlarında Meryem Ana hep "mavi renkle" sembolize edilir. Avrupa Birliği Bayrağı'nın renginin mavi olması bundandır. AB Bayrağındaki mavi zemin Meryem Ana'nın Kutsal Pelerini'ni temsil etmektedir."

Yani Mavi, Masonlar için de, Katolikler için de önemli bir renk.

Ağca, Mavi'yi bir mesaj unsuru olarak kullanıyor olabilir mi, bilmiyoruz.

Belki de sadece maviyi çok beğendiği içindir.

Ama ne garip ki Ağca'nın tahliye edildiği gün gazete ve haber portallarına "şok bir iddia" yansıdı. İddiaya göre; "Ağca'ya vur emrini Mason Locası vermişti!" Taha Kıvanç'a dayandırılan iddiaya göre; "İpekçi, kendisinin de içinde bulunduğu mason localarından birinin Türkiye'ye yapılan silah kaçakçılığını organize ettiğini öğrenmiş ve bu yüzden öldürülmüştü!"

Anlaşılan bu işler oldukça karışık. Bu yüzden siz deniz mavisinde kalın efendim..
 

Azimli

Ordinaryus
İhvan Üyesi
Katılım
6 Nis 2008
Mesajlar
2,408
Beğeniler
252
Puanları
0
#9
caddelerin adını bile masonlar koyuyor

Elbette hiç bir şey tesadüf eğildi!
Örneğin Türkiye Hür ve Kabul Edilmiş!Masonlar Büyük Locası , Mithatpaşa Caddesi ile Tuna Caddesi'nin kesiştiği noktadaydı.

Caddeye adını veren Mithat Paşa da masondu.

Ayrıca Silistre , Vidin ve Niş'in birleştirilmesiyle oluşturulan Tuna Vilayeti'nin başına getirilmiş ve Tuna Valisi olmuştu!
Bu kadarla da sınırlı değildi.Mithatpaşa Caddesini kesen iki ana bulvardan birinin adı ''Meşrutiyet'' diğerinin adı ise ''Ziya Gökalp''ti(!)

Ziya Gökalp'de tıpkı Mithat Paşa gibi ünlü bir masondu ve Meşrutiyet Masonların övünç kaynağıydı.

Cumhuriyet,Osmanlı'nın reddiyesi üzerine kurulmuştu. Ama Atatürk'ün başkenti Ankara, Osmanlı bakiyesi isimlerle doluydu.Ve hepsinin ortak özelliği masonik bir bağlantısının olmasıydı.

sadece Ankaramı! İstanbul'daki mason mahfili de , yine masonların en çok sevdiği iki kelime''Nur'' ve ''Ziya'' dan mülhem; Nur'u Ziya Sokaktaydı!
 

Azimli

Ordinaryus
İhvan Üyesi
Katılım
6 Nis 2008
Mesajlar
2,408
Beğeniler
252
Puanları
0
#10
yazarıMustafa Yılmaz
HORAMHEB
Masonluk tarihi.Hiram usta efsanesi ile başlamıştı.Hiram usta Süleyman Mmabedi'nin mimarıydı.Tevrat'a göre;sur ülkesinden 'dul kadınını oğlu'ydu . Mısır'daki adı Horamheb'ti.
Mısır'daki ''yaşamevi''denen tapınakta yetişmişti.Piramitler bu tapınağa bağlı taş ustaları tarafından yapılmıştı.
Kral Süleyman (Süleyman Peygamber) tek tanrı inancını simgeleyen görkemli bir tapınak yaptırmak isteyince,mimarlarıyla ünlü Mısır'dan genç ve hırslı Horamheb uygun görülmüştü.

horemheb (hiram) , tunç işinde ve mimarlıkta yetenekliydi.

Süleyman Tapınağı'nın yapımı sırasında büyük bir güce sahip olmuştu. Tapınağın yapımında tam 20 bin işci çalışıyordu.Hiram,bu işcileri üç dereceye ayırmıştı;çırak, kalfa, usta. Her bir dereceye mimarlığın sırlarıyla birlikte,gizli kelimeler öğretmişti.bu sayede çırakları- kalfaları- ustalardan ayırabiliyordu. Hiram,işciler arasında kurduğu bu yapı ile sahip olduğu gücü dahada artırmıştı. Bir el işaretiyle , 20 bin işçi aynı anda çalışmaya başlıyor, yine bir el işaretiyle bir anda durabiliyordu.
Gelinen noktada baktığımız zaman ,fetö terör örgütünün aynı metodu kullandığını görüyoruz
 

Azimli

Ordinaryus
İhvan Üyesi
Katılım
6 Nis 2008
Mesajlar
2,408
Beğeniler
252
Puanları
0
#11
Sincan cezaevinden "Mavi" kazağıyla çıktı.

Sonra üzerini değiştirdi.

"Mavi Gömlek", "Mavi Kıravat" "Mavi Ceket", "Mavi Pantolon" giydi.

Ağca Mavi'den vazgeçemiyor.

1979 yılında İpekçi'nin katili olarak yakalandığında da üzerinde "mavi" kazak vardı.
1981 yılında San Pietro meydanında Papa'yı vurduğunda da üzerinde "mavi" kazak vardı.

Peki ne olabilir bu mavi kazağın sırrı?
Bakın bundan yaklaşık 4 yıl önce, 2006 yılında tam da bu konuda ne yazmışız. Birlikte okuyalım:

"Masonluk başta olmak üzere bir çok gizemli örgütte sayılar ve renkler bir mesaj unsuru olarak kullanılmış, renklere ve sayılara sadece bilenlerin anladığı gizemli anlamlar yüklenmiştir. Bunların en önemlilerinden biri de "Mavi"dir.
Mesela Masonlukta Mavi Loca'lar vardır. İlk Üç Derece'nin mensuplarına aynı zamanda "Mavi Loca" mensupları denir.

Mavi aynı zamanda Hristiyan dünyasının kutsal rengidir. Meryem Ana'nın rengi olarak bilinir. Meryem ana ve İsa ikonlarında Meryem Ana hep "mavi renkle" sembolize edilir. Avrupa Birliği Bayrağı'nın renginin mavi olması bundandır. AB Bayrağındaki mavi zemin Meryem Ana'nın Kutsal Pelerini'ni temsil etmektedir."

Yani Mavi, Masonlar için de, Katolikler için de önemli bir renk.

Ağca, Mavi'yi bir mesaj unsuru olarak kullanıyor olabilir mi, bilmiyoruz.

Belki de sadece maviyi çok beğendiği içindir.

Ama ne garip ki Ağca'nın tahliye edildiği gün gazete ve haber portallarına "şok bir iddia" yansıdı. İddiaya göre; "Ağca'ya vur emrini Mason Locası vermişti!" Taha Kıvanç'a dayandırılan iddiaya göre; "İpekçi, kendisinin de içinde bulunduğu mason localarından birinin Türkiye'ye yapılan silah kaçakçılığını organize ettiğini öğrenmiş ve bu yüzden öldürülmüştü!"

Anlaşılan bu işler oldukça karışık. Bu yüzden siz deniz mavisinde kalın efendim..
Ne tesadüf fetö de son günlerde mavi giyiyor
 
Üst