Dostum "Böyle yaz" dedi

m-angel

Nam-ı diğer TÜRBEDAR
İhvan Üyesi
Katılım
20 Eyl 2007
Mesajlar
1,629
Beğeniler
260
Puanları
0
Yaş
49
#1
Programa gitmek üzere hazırlık yaparken arayan dost, "Ne anlatacağına karar verdin mi?" diye sordu ve ekledi: "İstersen birlikte yazalım senaryoyu..."

Geçmişte eş zamanlı politik gerilim romanları okuduğumuz, polisiye filmlerin kasetlerini değiş-tokuş ettiğimiz dost, cevabımı bile beklemeden kendi senaryosunu yazmaya başladı:

"En etkili skandal kaset nedir? 'Hiç ortalığa düşmeden sonuç alan kaset' değil mi? Deniz Baykal'ı hedef alan kaset de internet sitesine en son düşmüş olmalı... Önce kendisine böyle bir 'malın' varlığından söz etmiş ve istedikleri gibi davranmasını istemişlerdir... 'Ben Ergenekonun avukatıyım' dediği günlere kadar mı gitmeli, yoksa eşiği anayasa değişikliği süreciyle mi sınırlamalı? Ha, ne dersin?"

"Neden anayasa değişikliği süreci?" diye sordum.

"Sorunun cevabını sen benden daha iyi biliyorsun" dedi dostum ve ekledi: "Anayasa değişikliğiyle Türkiye farklı bir ülkeye dönüşecek... Bunu ne pahasına olursak olsun durdurmayı hayat-memat meselesi olarak görenler var. Hadi buna kolaylık olsun diye 'Odak var' diyeyim. İşte o odak CHP'nin Meclis performansından hiç memnun kalmadı. Beklentisi, Ak Parti Grubu üzerinde daha ağır baskı kurularak üç maddenin üçünün de düşmesinin sağlanmasıydı. Bu gerçekleşmedi..."

Tereddüdümü fark edince senaryonun devamı şöyle geldi: "CHP'ye yakın kaynaklar Deniz Bey'in arkadaşlarının internet sitesine konulmadan önce kasetten haberdar olduklarını yazdılar. Etraftan araştır bakalım, haberi ilk aldıkları an ile görüntülerin internet sitesine düştüğü an arasında geçen saatlerde ne olmuş?"

Aklıma bir tek CHP'nin geçmemesi için muazzam çaba gösterdiği üç maddeden ikisinin 330'un üzerinde oy alarak geçmesi gerçeği geldi. "Doğru" dedi dostum. "Çok doğru. Kasetin bir bölümünün tam da değişiklik paketinin tümünün oylanacağı sırada internete konulması, ayrıca altına 'Devamı gelecek' notu düşülmesi dikkatini çekmiş olmalı. 'Ne yap, yap, bu maddenin geçmesini önle' mesajıydı o. Ancak iş işten geçmişti ve kendisinden sonuç alması beklenenler çaresizlik içindeydiler..."

Anayasa değişikliği paketi nasıl olsa geçti. Dostum, kasetin internet sitesine konulmasını anayasa değişikliğiyle birebir ilintilendiriyor, oysa şantaja maruz kalan bundan sonra ne yapabilir ki?

"Hiç de öyle değil" dedi dostum, "Tam tersine, değişiklik sürecinin tamamlanması öncesinde yapılması gereken pek çok müdahale var. Önce Anayasa Mahkemesi'ne müracaat için gerekli olan 110 imzanın bulunması... Anayasa Mahkemesi üzerinde baskı uygulanıp istenen türden kararın çıkartılmaya çalışılması... (Dostum, "Bu arada, benzer türden 'belaltı komploları' ruhumuz bile duymadan o dönemde mahkeme üyelerine de uygulanabilir" uyarısını yaptı). Halkoylamasına gidildiğinde, halkın 'Hayır' oyu vermesinin sağlanması..."

Meclis'te sonuç alamayan Baykal'ın sürecin bundan sonraki evrelerinde de başarısız olacağına 'komplocular'ın inandığı düşüncesinde dostum; kara bir lekeyle onu siyasetten uğurlamaya çalıştıkları görüşünde...

"Ya kasete rağmen ayakta kalırsa?" soruma şu cevabı verdi: "Kasette gördüklerimizin gerçeği yansıttığı varsayımıyla konuştuğumuzu unutmayalım. CHP seçmeninin yarıdan fazlası kadınlardan oluşuyor. Kadınlar her şeyi affetmeye hazırdır, ama 'sadakatsizlik' konusunda acımasız olacaklarına kalıbımı basarım. Eşi affetse, parti tabanı affetmeyecektir. İlişkinin karşı tarafının evli, çocuklu bir kadın olduğunu da hatırla. Sekreterken milletvekili yapıldığını da..."

Anlaşılan, dostum, kasetin beklenen sonucu alacağına inanıyor...

Peki de, böyle bir tezgâhı kim kurar, 'komplo' yoluna kim başvurur: Siyasi rakibi olan başka partiler? Geçmişte ayağına bastığı partisinden birileri? Halen çıkarlarını zedelediği, önlerini kestiği, milletvekili yapmadığı hırslılar?

"Hayır" dedi dostum... CHP içinde, yanında, yakınında yer alanların böylesine büyük çaplı ve hassas planlanmış bir 'komplo' içerisinde yer alacaklarına inanmıyor: "Anayasa değişiklikleri CHP'nin parti olarak aleyhine değil ki? Ne yani, HSYK veya Anayasa Mahkemesi'nin yapısı değişti diye CHP bir şey mi kaybedecek? Tersine, değişiklikler siyaseti ve siyasileri güçlendirecek; CHP'yi de..."

Sözlerini şöyle bitirdi dostum: "Sana bile tuhaf gelebilir, ama ben Baykal'a 'kaset komplosu' kuranların anayasa değişirse bir daha borusunun ötmeyeceğinden emin bir 'odak' olduğu konusunda kesin inançlıyım. CHP'nin lider kadrosu yeni öğrenmiş olsa bile Deniz Baykal'ın hayli uzun zamandır odak tarafından yönlendirildiğini sanıyorum. Çıkış yolu da, bunu bu denli açık bir biçimde kamuoyuyla paylaşmaktır diye düşünüyorum." Bana "Dostsunuz, ona 'full disclosure yap' de, o anlar" da dedi...

Böyle bir olayı galiba bir romanda okumuş...
Taha Kıvanç
 
Üst