Dİnde Reformcularin Amaci Ne?

  • Konbuyu başlatan KOCAYUSUF-1
  • Başlangıç tarihi
K

KOCAYUSUF-1

Misafir
#1
:DİNDE REFORMCULAR VE BİD'AT:

REFORM: Islah,yenilik,bozulmuş bir şeyi eski doğru haline getirmek,demektir.
Dinde reform olmaz.Dinde reform yapmak,dinin aslını,özünü bozmaktır.Reformcu-
ların,yenilik dedikleri aslında dinde bid’atttır.Dinde bid’at demek;Ashab-kiram
zamanından ve tabi’in zamanından sonra,ortaya çıkan dinde yapılan eklemeler ve
çıkarmalar yani ibadette,itikâdda yapılan değişiklerdir.
Âdetlerde yapılan değişiklikler,bu bid’atin dışında kalmaktadır.Mesela,yemekte
içmekte,binek ve taşıma vasıtalarında,binalarda yapılan yenilikleri,değişiklikleri
dinimiz reddetmez.
Hadis-i Şeriflerde kötü olduğu(Bid’at-i Seyyie)bildirilen dindeki bid’atlardır.
Yani dinde reformlardır.Bunlar ibadetlere yardımcı değildirler.Hepsi ibadetleri
değiştirmekte,bozmaktadırlar.

BİD’AT İLE İLGİLİ HADİSLER: “Bir bid’at küfre yol açmasa bile bunu ortaya çıka-
ranın orucu,haccı,umresi,cihadı,tevbesi ve hiçbir iyiliği kabul olmaz.Bu kimsenin,
yağdan kıl çıkar gibi, müslümanlıktan çıkması kolay olur.” (İBNİ MÂCE)

“Bir ümmet peygamberlerinin vefatından sonra,dinde bid’at çıkarırsa buna
benzer bir sünneti kaybeder.”

“Bid’at sahibi,bid’atinden vazgeçmedikçe Allahü teâlâ onun hiçbir ibadetini
kabul etmez.” (İBNİ MÂCE)

Bir insan,bir işi,Rabbinin izin verdiğini düşünmeden,kendi görüşü ile yaparsa,
O’na kulluk yapmamış,müslümanlığın icabını yerine getirmemiş olur.Bu iş,
itikadda,inanmakta ise ve inanılması lazım olduğu sözbirliği ile bildirilmiş olan
şeylerden ise,bu inanışı(Küfre sebep olan bid’at) olur.Bu bid’at insanı dinden
çıkartır.
Dinde reformcuların,ilimleri gırtlaktan yukarıda ve kafanın içinde kalmış,İblis’in
İlmi gibi kalbe inmemiştir.Bunlar,sadece mevki ve menfaat düşünürler.Dini dünya-
ya bağlı,madde kulları ve Hz.Muhammed(S.A.V)’in buyurduğu gibi küçük şirk olan
şehvet-i hafi(gizli şehvet)sahipleridirler.Sadece halkı başına toplamaktan zevk
alırlar.Riyâkârdırlar;ne yapsalar,gösteriş için yaparlar.Bunlar felâhı(mutluluğu
saadeti)felakete çeviren hased ehlidir.

“Kıyamet günü kendi günahlarını tamamen yüklendikten başka,saptırdıkları
İnsanların günahlarından bir kısmınıda yükleneceklerdir.”
(NAHL S. 25.AYET)

“Alimlerimizden doğru yoldan sapanlar için,bunda biraz Yahudileşme var.
Abidlerimizden(ibadet edenler) ölçüyü kaçıranlar için ise bunda biraz
Hristiyanlaşma var, derdik.” (Süfyan b. Uyeyne) (Sahabe)


Dinde reformcular,reenkarnasyonu(tenasühü,ruh göçü,yeniden bedenlenme),

3 vakit namazı,faizi,Türkçe ezanı ve ibadeti savunuyorlar.Geleneksel Fıkıh’a,
Kelam ilmine, Tasavvuf’a,tarikatlara,mezar ziyaretlerine,sakala,sarığa,tesettüre
karşıdırlar. Başı açık namaz kılınır,Kur’an-ı Kerim okunur diyorlar.Hadislerin
çoğuna inanmıyorlar. Ölülerin arkasından Fatiha,Yasin ve dua okunmaz diyorlar.
Bunlar kendi görüşlerini benimsemeyenleri şirkle suçluyorlar.Müşrik diyorlar.
Sık sık gizli şirkten bahsediyorlar.Tevhid dinini,savunuyoruz diyorlar.Evrim teori
siyle,yaratılış inancını birleştiren reformcular da var.

YABANCI DİNDE REFORMCULAR:

Cemaleddin Afgani(Efgani): Mısır’da mason locası başkanlığı yapmış.

Muhammed Abduh: Mısır,İngiliz sömürgesiyken,İngilizler tarafından Kahire
müftülüğüne atanmış.

M.Reşit Rıza: M.Abuh’un çömezi.

Mustafa Meraği: Mısırlı, Tefsir-i Meraği’nin yazarı.
Mustafa Meraği diyorki: “Arap olmıyanın,Kur’an tercümesi ile namaz kılması caiz
ve hatta daha iyi olur.” Ayrıca “Fıkıh dinden değildir” der.

Halbuki,Kur’an da fıkıh(İslam Hukuku) öğrenmek, emrediliyor.(TEVBE S. 122. A.)

“Allah kimin hayrını murad ederse onu dinde fakih(İslam Hukukçusu)kılar.
(HADİS-İ ŞERİF) (BUHARİ)

Muhammed Esed: Cinlerin varlığını inkâr ediyor.


YERLİ DİNDE REFORMCULAR:

Prof.Dr.Süleyman Ateş: 3 vakit namazı ve tenasühü savunuyor.

Prof.Dr.Zekeriya Beyaz: Tavuktan kurban olacağını iddia ediyor.”Bayanlarda
ezan okuyabilir” diyor.

Av.Kezban Hatemi: Kurban kesilmesine karşı.Ayrıca Evrim teorisiyle,yaratılış
inancını birleştiriyor.

Prof.Dr.Yaşar Nuri Öztürk: Türkçe ezanı ve ibadeti savunuyor.”Başı açık namaz
kılınır ve ibadet edilir.” diyor. “Ölülerin arkasından Fatiha,Yasin ve dua okunmaz”
diyor. Tesettüre karşı. Tenasühü de savunuyor.

Prof.Dr.Mualla Selçuk: “Başı açık namaz kılınır” diyor.
 

Bedrin_Aslanı

Profesör
İhvan Üyesi
Katılım
20 Haz 2006
Mesajlar
1,792
Beğeniler
3
Puanları
0
#2
KOCAYUSUF-1' Alıntı:
:DİNDE REFORMCULAR VE BİD'AT:

REFORM: Islah,yenilik,bozulmuş bir şeyi eski doğru haline getirmek,demektir.
Dinde reform olmaz.Dinde reform yapmak,dinin aslını,özünü bozmaktır.Reformcu-
.
Kardeş bakma günümüzde başka çaremiz yok başka türlü bu işi yapmamızın imkanı yok diyerek bid'at lere başvuruyorlar. Allah C.C akıl fikir versin. Ne diyelim.
 
S

SaLtan

Misafir
#3
sizin mantıgınız alabiliyormu her fıkıh kitapnın söylediği bidat değildir diye.mesal kelime özünden turevine bakarsan camilerde minare yapılmasıda bidat.peygamberimi zdöneminde minare varmıydı.yada islami sanatsal faaliyetlerde bidat oluyor.şiir yazmak,mevlid,tezhip v.s
 
M

Murat Sâki

Misafir
#4
Prof.Dr.Mualla Selçuk: “Başı açık namaz kılınır” diyor.
yazıklar olsun birde bu insan ankara ilahiyat fakültesi dekanı gerçektede nasıl dekan olduğunu merak ediyorum
 

Bedrin_Aslanı

Profesör
İhvan Üyesi
Katılım
20 Haz 2006
Mesajlar
1,792
Beğeniler
3
Puanları
0
#5
SaLtan' Alıntı:
sizin mantıgınız alabiliyormu her fıkıh kitapnın söylediği bidat değildir diye.mesal kelime özünden turevine bakarsan camilerde minare yapılmasıda bidat.peygamberimi zdöneminde minare varmıydı.yada islami sanatsal faaliyetlerde bidat oluyor.şiir yazmak,mevlid,tezhip v.s
Mevlid in bid'at olmadığını kim söylediki. ?
 
S

SaLtan

Misafir
#6
peygamberimiz sallallahü aleyhi ve sellem bidat sahibi olanlara yani peygamberimizin zamanında ve onun dört halifesi zamanlarında bulunmayıp da, dinde sonradan meydana çıkarı­lan, uydurulan sözleri, yazıları usul ve işleri, ibadet olarak yapanlara ve yaptıranlara hürmet eden, dirilerini ve ölülerini medh eden, bunları büyük bilen, din-i islamı yıkmağa, dünyadan kaldırmaya yardım etmiş olur..
peygamber efendimiz bununla ilgili şöyle demiş:
din adına sonradan uydurulan herşey bidattır, her bidat dalalettir, her delalet sapıklıktır, her sapıklık atestedir.
islamda reform türküsü çalanlara selam ederim
 

Mihenk

Asistan
İhvan Üyesi
Katılım
7 Ara 2006
Mesajlar
338
Beğeniler
0
Puanları
0
#7
Dinde Reform Üzerine

MGK eski Genel Sekreteri emekli Orgeneral Tuncer Kılınç, dinde reform yapılması ve din dilinin Türkçe’ye çevrilmesi gerektiğini söyledi. Kılınç, dinin toplum hayatında “sosyal faaliyet” olarak yer almasını istedi.

Can Dündar’ın NTV’de sunduğu “Onuncu yılında 28 Şubat” konulu “Neden” programına katılan emekli Orgeneral Tuncer Kılınç şunları söyledi: “Dinin sosyal hayatta önemli bir yeri olduğunu ama dinin her şey demek olmadığını bir defa insanlarımıza anlatmamız lazım. Türkiye'nin sıkıntısı temelde diliyle, dinin dili ayrı. Türk insanı her ne kadar İslamiyet’te ruhban sınıfı yok ise de adeta dil nedeniyle bir ruhban sınıfı doğmuştur. İslamiyet’in en kutsal tarafı en yüce tarafı arada kulla tanrı arasında bir başka insanın olmamasıdır ama gelin görün ki Türkiye’de dilimiz başka, dinimizin dili başka, biz o dinin gereklerini veya içeriğini çok iyi anlayamadığımız için arada birileri insanlarımıza yardımcı oluyor.

“İrticanın kökeninde bu yatıyor. Her ne olursa olsun Türkiye öncelikle dinde reform yapmak mecburiyeti ve kendi ana diliyle eğitim yaptığı gibi dini vecibelerini kendi diliyle yapması lazım. Aksi halde biz giderek Araplaşıyoruz, özümüzü kaybediyoruz. Biz kendimizi kaybediyoruz. Türk türklüğünü yaşayamıyor. Bu bakımdan bir defa dinin rütüelleriyle, ibadetiyle, vecibeleri neyse bunu kendi dilimizle kendi yüreğimizle, beynimizle anlayarak yapmamız lazım.

“Bunu anlamadan, etmeden bir takım dualar ediyorsunuz, bir takım ritüeller icra ediliyor, içeriğini bilmiyorsunuz. Ne dediğinizi bilmiyorsunuz, adeta işte böyle ezberletilmiş bir plak gibi kendi kendinize bir şeyler söylüyorsunuz. Türkiye'nin bundan kurtulması lazım. Bundan kurtulduğu zaman gerçek dinini başkalarının eline kalmayacak şekilde arada hacı, hoca, tarikat reisi falan filan gibi unsurlar olmadığı zaman din daha sade, herkesin kolayca anlayabileceği bir şey olacaktır, sosyal faaliyet olacaktır.

28 Şubat’ın ilelebet yaşayacağını ileri süren Kılınç, Demokrat Parti’nin ortaya çıkışını da “gerçek karşı devrim” olduğunu sözlerine ekleyerek, “Bir devrimle bir düzen değiştirmişsiniz o devrimin bir karşı devrimi başlamış. Gerçek karşı devrim 46’dan itibaren başlamıştır” dedi.
 
U

ummuhan

Misafir
#8
28 Şubat’ın ilelebet yaşayacağını ileri süren Kılınç, Demokrat Parti’nin ortaya çıkışını da “gerçek karşı devrim” olduğunu sözlerine ekleyerek, “Bir devrimle bir düzen değiştirmişsiniz o devrimin bir karşı devrimi başlamış. Gerçek karşı devrim 46’dan itibaren başlamıştır” dedi.


:))) ilelebet mi yaşayacakmış.... Tarihe bakın en sağlam direkli devletlerde (osamanlı hariç... ) 100 yılı bulan örnekler yok denecek sayıdadır... 28 şubat devlet de değil.... bir çamurdu ama bence izi de kalmayacak....
 

real.ist

Doçent
İhvan Üyesi
Katılım
13 Ara 2006
Mesajlar
500
Beğeniler
4
Puanları
0
#9
MGK eski Genel Sekreteri emekli Orgeneral Tuncer Kılınç, dinde reform yapılması ve din dilinin Türkçe’ye çevrilmesi gerektiğini söyledi. Kılınç, dinin toplum hayatında “sosyal faaliyet” olarak yer almasını istedi.


Türkiye öncelikle dinde reform yapmak mecburiyeti ve kendi ana diliyle eğitim yaptığı gibi dini vecibelerini kendi diliyle yapması lazım. Aksi halde biz giderek Araplaşıyoruz, özümüzü kaybediyoruz.

.
28 şubatta kainatı ben yarattım edasıyla geziyor, masaya vurdumu her emrin yapılıyordu, niye bu dediklerini o zaman yapamadın. o halde şimdide yapamayacaksın.
 

Mihenk

Asistan
İhvan Üyesi
Katılım
7 Ara 2006
Mesajlar
338
Beğeniler
0
Puanları
0
#10
"Hedefteki Darwin"den, Yaş Günü'ndeki Tezkere'ye...

MGK eski Genel Sekreteri emekli Org. Tuncer Kılınç 28 Şubat sürecinin devam ettiğini iddia ediyor...
Paşa, günümüzde olup bitenden de haliyle rahatsız. Bunu ifade ederken aynen şöyle diyor: "Belediyelerden gelen haberler, ders kitaplarındaki uygulamalar, kadrolaşma, Darwin'in hedef seçilmesi..." (Vatan'daki röportaj)

Tamer Korkmaz

İşte bu sonuncusunda tam anlamıyla koptum!

Demek ki, 28 Şubat'çı takım günümüzde egemen olsaydı ardından tankları falan yürütseydi, 'Askeri Müdahalenin Kökeni' adını verecekleri muhtıralarına Tuncer Paşa'nın özel talebiyle yazacakları cümle belliydi: "Darwin'in dinci akımlar tarafından hedef seçilmesi laik rejimimizi tehlikeye atmıştır: Evrim teorisine karşı çıkanlar görüldükleri yerde yağlı kazığa oturtulacaktır!"

Yağlı kazık? Askerlerin 28 Şubat sürecinde İçişleri Bakanı Akşener'e "Söyleyin o kadına, gelirsek bakanlığın önünde avenesiyle birlikte yağlı kazığa oturturuz" diye haber yolladıkları ortaya çıkmıştı ya, o hesap...
 
M

Murat Sâki

Misafir
#11
Dinde Reform Üzerine

-“Şu muhakkak ki,karış karış arşın sizden öncekilerin yollarına uyacaksınız.Hatta bir kertenkele deliğinden girse sizde gireceksiniz.

Sahabe:

-“(Bu ümmetin arkalarından gideceği ‘öncekiler’) Hıristiyanlar ve Yahudiler-mi? ey Allah’ın Rasulü” diye sorduğunda:

-“Ya kim olacak” diye cevap vermiştir.

(Buhari,Müslim,Ahmed b.Hanbel gibi hadis imamları hadis-e sahih demiştir.Ayrıntılı bilgi isteyenler olursa sayfa no vs. verebilirim.)

Esirgeyen ve bağışlayan Allah'ın adıyla.

“Madem ki Batı ülkeleri Hıristiyanlık’ta reform yaparak bugünkü medeniyet seviyesine ulaştılar,öyleyse biz de islâm’da reform yapmalıyız” zihniyeti,beyni ve kalbi Batılı değerleri benimseme virüsünce tahrip edilmiş modern Müslüman aydınlar,ilim adamları ve siyaset erbabı hemen her seviyede dile getirildi ve uygulamaya çalışıldı.

“Dinde reform”dan anladıkları ise,dinin hayat ve hareket alanın mümkün olduğunca kısıtlanması bireylerin vicdanlarına ve camilere hapsedilmek suretiyle hayattan dışlanmasıydı.

Göremedik.Batıda Paris Üniversitesi,Notre Dame kilisesine bağlı okulların birleşmesiyle oluşmuş,Oxford Üniversitesi de Paris Üniversitesi model alınarak kurulmuş,bilahare Oxford hocalarının kurduğu Üniversite Papalığın onayıyla tesis edilmiş,Sorbanne Üniversitesi bir İlahiyatçı olan Sorbanne tarafından kurulmuştur.

Hesap edemedik.Kilise ve onun din anlayışı İslam ve onun kaynakları arasın da hiçbir benzer yan yoktu ve birinin diğerine benzetmeye çalışmak gece ile gündüzü birbirine kıyaslamaya çalışmaktan farksızdı.

Düşünemedik.Protestanlığın reforma ettiği Hıristiyanlık,birey ve toplum üzerinde en acımasız uygulamalarını sürdürürken,kan ve gözyaşı ile ayakta duruyorken,aynı zaman dilimin de İslâm coğrafyasın da Müslüman ilim ve devlet adamlarının alın terinden,göz nurundan,ihlâs ve samimiyetinden yükselen muhteşem bir medeniyet insanlığın yüz akı bir dünya kuruyordu.

Akıl edemedik.Gasbetmeden,sömürmeden,ezmeden ve tuğyana sapmadan “Batılı gibi” kalkınmak,ilerlemek ve yükselmek mümkün değildir.Batı tarzı kalkınmanın adının “zulüm” olduğunu düşünemedik.

Belki fark ettiniz “din’de reform” düşüncesi bu yazıda bireysellik kazandı.Her ne kadar İslam-i bir toplum olarak karşı çıksak da dimağımızın en nadide yerlerinde bu düşünce biz istememiş olsa bile yer edinmiştir.


-Bu konuda düşünceleriniz nedir merak etmekteyim.-

Saygılarımla.
 

zebih

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
22 Ara 2006
Mesajlar
4,032
Beğeniler
98
Puanları
48
#13
materyalizm bağlantılı bir metod. isevilikte denendi, başarılı olundu. islamda denemeleri tabi ki kaçınılmaz.

bu hususta mevzuyu da kapsayan eski bir müstakil makalemiz var. bulabilirsem aktarmak isterim.

selametle
 
M

Murat Sâki

Misafir
#14
materyalizm bağlantılı bir metod. isevilikte denendi, başarılı olundu. islamda denemeleri tabi ki kaçınılmaz.

bu hususta mevzuyu da kapsayan eski bir müstakil makalemiz var. bulabilirsem aktarmak isterim.

selametle
Evet güzel bir noktaya değinmişsiniz.Örneğin reform ve rönesans hareketlerinin ilk başladığı anlardan itibaren Yaratıcı'nın bir çok yönü ile bir sorgulama sürecida ardı sıra başlamış oldu.Nitekim çok tanrılı ve batıl dinlerde Yaratıcı sorgulanamaz bazı yasaları varsayılmıştır.Ama bahsettiğimiz gibi reform süreci içinde İnsanın kıt aklının eremediği bir çok konu hakkında yanlış mantık yürütülmeye başlanmıştır.Ve bunun şu anki adıda ateizm'dir.Tabi bu reform düşüncesinin en son gelebileceği noktadır.

Bu raddede bu konuyu okuyan kardeşlerin ciddi anlamda ne düşündüklerini merak etmekteyim.Bu yazdıklarım iddialı bir poetika denemesi değildir.Sadece "dinde reform"un sizin dimağınızda uyandırdığı düşünceleri öğrenmek adına yazılmış bir yazıdır.Lütfen ben yazmasamda olur demeyin.

Ayrıca Hak-Dilaram abi makalenizi incelemek isterim inşÂllah fırsatım olunca.

Saygılarımla...
 

Hasan

Kardeşiniz
İhvan Üyesi
Katılım
9 Eki 2006
Mesajlar
6,112
Beğeniler
279
Puanları
0
Yaş
47
#15
Elbette ki batı medeniyetleri kalkınma evrelerinin içnde kendilerine ayak bağı olan din mefhumunu pasifleştirdiler çünkü yapılması gereken sömürü hareketine ters gelen dini ahlak kaideleri önlerinde vicdani engeller oluşturuyordu.Önce dini bozdular ve sömürü aracı olarak kullandılar sonra bozulan ama sömürüden nemalanan din(ruhban sınıfı)palazlanıp siyasi ve ekonomik güç haline geldi kendi içlerinde bu mücadeleyi istemediklerinden dini pasifize edip aslen dinsizleştirdiler.Önü açılan ve heryolu mubah gören materyalistler tüm kaynakları kendilerine göre kutsal olan amaçları sayesinde kullanıp semirdiler veÖnlerindeki enbüyük engel olarak gördükleri islamı darp ederek yenemeyeceklerini bildiklerinden zaten üzerimize oynayan sionist odakları beslediler sionistler le batılılar birbirini besleyerek emperyalist bi şekilde semirdiler.
Tabbi bunu gören aklı evvel aydınımsı kesimimiz yeni atılım hareketinin aynı batı medeniyetlerinin ki gibi dinde reform hareketinden geçeceği gibi hatalı ve dış maksatlı bir tezi geliştirdiler ,bu oyun uzn yıllar sistematik olarak beslendi yeni nesillere ekonomik ve kültürel zehirleme kampanyalarıyla desteklendi,ama maya hala tutmuş değil çünkü bu dinin özü bozulmadı ve gerçek medeniyetin topluma islam ahlakı ile inşaa edileceği alenen ortaya çıktı,çünkü başkasının kanıyla beslenen batı madeniyetleri toplumsal olarak din faziletinden mahrum olduğu için bu gelişimi kaldıramadı ve kendi adlarına oluşturdukları insan eksenli tüm sistemler dinden yoksun olduğu ve ayakları sömürge kanı içinde olduğu için uzun vadede netice vermedi 2 tane büyük cihan harbi bunun ispatıdır .Şimdilerde böyle çaplı savaşları kaldıramayacağını bilen bu medeniyetler islam toplumunu kendine benzetme suretiyle yavaşça çatırdayan sistemlerine yeni kaynak alanları arıyorlar tabii bu hengameden yararlanıp palazlanan sionizm daha cüretkerane davranıyor çünkü onların amacı sömürmek değil tahakküm altına almak.SELAMETLE.

Not: daha yazcam ama okuması zor olur konunun ilersinde inşaallah.
 

agbi

Yasaklı
İhvan Üyesi
Katılım
2 Kas 2006
Mesajlar
26
Beğeniler
382
Puanları
0
#16
DİNDE REFORM ????? BEN GÜLÜYORUM VE İÇİN İÇİN AĞLIYORUM.

İSLAMİYET BUGÜNE DEĞİL YARINA HATTA SONSUZA KADAR OLACAK HERŞEYDEN HABER ETMİŞTİR.


YETERKİ BİZ KURANI KERİM İ DÜZ YAZI OLARAK OKUMAYALIM.

SOSYAL EŞİTLİKMİ KURAN DA VAR.

İLİM Mİ ODA VAR.

TIP MI ODA VAR.

OLMUYANI BANA GÖSTERİN.

YETERKİ TEFEKKÜR EDELİM KURAN I DÜZ YAZI OLARAK OKUMAYAN TEFEKKÜR LE OKUYAN KİŞİ VE MİLLETLER HEM DÜNYEVİ HEM AHİRET YAŞAMLARINDA DÜNYEVİ DEYİMLE EN ÜST SEVİYEDE OLUR.


BENİM AVAM DÜŞÜNCEM DİNİMİZ İSLAMİYET ZATEN KENDİ BİR REFORM DUR.ÖYLE BİR REFORM Kİ SONSUZA KADAR.
 
U

ummuhan

Misafir
#17
s.a

Reform! Daha iyi, daha düzgün hale getirmek için yapılan değişiklik, ıslahat manalarını içerir.
Dinde reform denilince halihazırdaki dini yetersiz görüp, birtakım yönlerini değiştirme anlaşılır. Bu durum İslâm için söz konusu edilince, dinin ana kaynakları Kur’an ve sünneti yetersiz görüp beşerî sistemi ilahî sisteme tercih etme ve Kur’an ve sünneti tahrif etme anlaşılır. İslâm dinini bozarak, Yahudi ve Hristiyanlar Tevrat ve İncil’i nasıl amacından saptırıp tahrif ettilerse, Kur'an’da reform adı altında bazı değişiklikler yaparak müminlerin hatta bütün insanlığın muhtaç olduğu ilâhî sistemin programını hayattan silmek ancak art niyetli insanların yapabileceği bir iştir. İslam’da hiç kimseye, makamı, mevkisi ne olursa olsun, böyle bir yetki verilmemiştir.
 

fakiri

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
14 Ocak 2007
Mesajlar
15,971
Beğeniler
353
Puanları
0
#18



Kardeşler,
Kur'ân-ı Kerim'in nüzûlü Maide sûresinin 3. ayetindeki, "Bugün size, dininizi kemale erdirdim, size olan nimetimi tamamladım ve size din olarak İslâm'ı seçtim." kavl'i şerifinin nazil olmasıyla tamamlanmıştır.
Bu sebeple İslâm Dini bugüne kadar Martin Luther'lere ihityaç duymadıpğı gibi, kıyamete kadar da böyle bir ihtiyacı hiçbir zaman duymayacaktır.
Reformistlerin asıl amacı müslüman mahallelerinde saltangoz satmaktır.
 

Mihenk

Asistan
İhvan Üyesi
Katılım
7 Ara 2006
Mesajlar
338
Beğeniler
0
Puanları
0
#19
Kılınç, “Maymundan geldik” demekte ısrar ediyor
MGK eski Genel Sekreteri Tuncer Kılınç’nın “Darwin'i desteklemek, bilimi desteklemektir. Bu da, TSK'nın mantığına aykırı bir unsur değildir” diyerek insanların atasının maymun olduğunu öne süren evrim teorisine sahip çıkması, 28 Şubat sürecinin neye hizmet ettiğini bütün çıplaklığıyla gözler önüne serdi. Vakit’e konuşan 12 Eylül Askeri Savcısı ve ANAP eski Bitlis Milletvekili Faik Tarımcıoğlu, BBP Genel Başkan Yardımcısı Dr. Selçuk Özdağ ve TİMAV Onursal Başkanı Mehmet Emin Parlaktürk, 28 Şubat sürecinin gerçekleşmesinde İslâm dinini tamamen dışlayan Darwinci zihniyetin etkili olduğunu söyledi.
 

agbi

Yasaklı
İhvan Üyesi
Katılım
2 Kas 2006
Mesajlar
26
Beğeniler
382
Puanları
0
#20
:eek:fftp:

Maymundan geldik diyenler çok zalim niye maymun kardeşlerini ormanda yalnız bırakıyorlar.

:eek:fftp:

Özür dilerim aklıma gelmişti

BUGÜN DİNDE REFORM İSTEYENLER 28 ŞUBATI SAVUNANLARIN BİR SERVETLERİNİ ARAŞTIRMAK GEREK.

İSLAMİYET ZATEN BİZLERE NASIL BİR SOSYAL OLUŞUMDA YAŞACAĞIMIZI BELİRTMİŞTİR.

KURAN BUGÜNE KADAR DÜNYADA OLUŞAN EN BÜYÜK REFORM DUR.

DİNDE REFORM U SAVUNANLAR MAKAM MADDE VB.RANT GELİRLERİ İÇİN TOPLUMUN HUZURUNU BOZMAK İSTEYENLERDİR.
 

HTML

Üst