Din Düşmanları ve Mücahidlerin Hakkında M.Fethullah GÜLEN Hocaefendinin Beyanatı | Sayfa 3 | ihvan forum – Özgür Düşünce ve Paylaşım Platformu!

Din Düşmanları ve Mücahidlerin Hakkında M.Fethullah GÜLEN Hocaefendinin Beyanatı

kilicarslan

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
14 Mar 2013
Mesajlar
4,054
Puanları
48
bugün 28 Şubat, bu süreçte ikna odalarını kuran ve başınızı açın baskılarına karşı ilk başlarını açanlar kimlerdi ?
 

kilicarslan

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
14 Mar 2013
Mesajlar
4,054
Puanları
48
değerlerinden birbir taviz veren günün birinde değersiz kalır.
 

KAFKAS

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
3 Nis 2014
Mesajlar
5,945
Puanları
83
Eğer Hocaefendi ve biz siyonist yanlısı ve israil taraftarı ve mossad ajanı isek Rabbim en kısa zamanda belamızı versin ve evlatlarımıza ailemize ve akrabalarımıza ve secdiklerimize Filistinli kardeşlerimizin yaşadığı zulmün ve işkencenin acı ve elemlerini muzaaf derecede yaşatsın yok eğer biz ve Muhterem Hocaefendi öyle olmadığımız halde sırf kin ve garazdan dolayı temcid pilavı gibi aynı meşum iftiralara maruz kalıyorsak aynısını o meşum müfterilerimize tez zamanda yaşatsın.Amin elfu elfi Amin.
Ya RUS RULETİ oynayın ya da silahşörler gibi düello edin 2 si de sarmadı şahıs bazında ........ yapın ağzımı açıp tek laf söylemem !!!Her koyun kendi bacağından asılır!!
evlatlarımıza ailemize ve akrabalarımıza ve secdiklerimize.................. elemlerini muzaaf derecede yaşatsın


Bu ne demek !!Kim nasıl aşılamışsa fena dadandınız bu söyleme!!!Kendi veya karşı tarafın FARKETMEZ !!!!Evlattan aileden ,akrabadan ,çoluk çocuktan ne istiyorsunuz ????


ÇOK CANIM SIKILDI İLLA Kİ BİRİLERİYLE DEDİĞİNİZİ YAPMA İHTİYACI HASIL OLDU ,KENDİ ŞAHSIMI VE KARŞIMDA Kİ NİN ŞAHSINI ORTAYA KOYARIM.7 CEDDİ KARIŞTIRMAM!!!!


SON SÖZ!!!!!!!!!!!!!!!


Afyon hapishanesinde Bediüzzaman Hazretlerine işkence ettiren Afyon Sav*cısına beddua edeceği anda 3 yaşındaki çocuğunu görüp bedduadan vaz*geç*me hadisesinde, o anda orada bulunan Sabri Halıcı Ağabeyimiz o vakıayı şöy*le anlatmıştır:

“Kışın en şiddetli zamanında Bediüzzaman Hazretlerini camları kırık bü*yük bir koğuşa koyarlar. Dışarıda dondurucu soğuk ve kar, koğuşun içi de çok soğuk. Yer ıslak, beton bir sandalye, bir battaniye de vermemişler. Üstad abdest almış, abdest aldığı su donmuş. Gezinmiş gezinmiş oturacak yer yok. İçeriye girdiğim zaman yorulmuş, ayakları üzerine çömelmiş vaziyette gör*düm. Üstad dedi ki: ‘Savcı burada soğukta donayım öleyim diye bu işkenceyi ba*na yaptırıyor. Artık canıma tak etti. Ona beddua edeceğim.’ Beddua için eli*ni kaldırırken koğuşun dışında Savcının oturduğu lojmanın penceresinde 3 ya*şındaki kız çocuğu göründü. Üstad sordu: ‘Bu çocuk kimin?’ Cevaben, ‘Sav*cının çocuğudur’ deyince, Üstad ellerini indirdi, ‘Bu çocuk babama bir şey oldu deyip ağlamasın diye ben de bedduadan vazgeçtim’ dediler.



Üstad polislere, “Kardeşlerim, ben 28 senedir hapis, işkence, sürgün ve hakaret gördüm, çok tahrik ettiler, hiddete getirip bir hadise çıkarmak istedi*ler. O hadisede masumlar da zarar görebilir. Halbuki bir kimsenin hatasından dolayı başkasına zarar verilemez. Bu hüküm Allah’ın kat’î bir emridir. Bir hadise çıkarsak, o hadisede masumlar ve mazlumlar da zarar görebilirler. Halbuki Kur’an tutan bir el bir masuma zarar veremez. Onun için biz 28 se*nedir zulüm ve işkence gördüğümüz halde, emniyet ve asayişi bozacak, ma*sumlara da zarar verecek bir harekete sebebiyet vermedik. Yoksa benim fe*dai talebelerim var. Eğer onlara emir etsem, kendilerini feda ederler, buradan geçeriz, fakat iş büyür. Masum ve mazlumlar da zarar görebilirler. Buna hiç*bir hakkımız yok. Cenab-ı Hak da masumlara zarar vermeyin diye kat’î em*rediyor. Onun için Ankara’ya girmeyeceğiz, fakat sizin için de iyi olmaya*cak” diyor ve geri dönüyorlar. Polisler onları Polatlı’ya kadar takip ediyorlar.
 

elcevaz13

Profesör
İhvan Üyesi
Katılım
17 Şub 2008
Mesajlar
1,472
Puanları
38
Yaş
37
Web sitesi
www.herkul.org
Fazla laf israfa girer lafı uzatmadan Amin diyin sizde rahat edin bizde sonra neticeyi hep beraber bekleyelim.Amin diyemiyorsanız bari iftiradan ve gıybetten vazgeçin.İftira ve gıybet bir şahsa müteveccih olsa helallik istersin ama bir cemaate veya topluluğa müteveccih olursa ve onlardan da bir kısmı dar-ı bekaya irtihal etmişse nasıl helallik alınır.Elbette böyle bir muhavelede bulunmak istemezdim ama ikaz ve ihtar işini yapamazsa son nokta ancak muhaveleyle neticeyi Rabbimize havale etmekle koyulur vesselam.Zira hüküm Allah'ındır.
 

elcevaz13

Profesör
İhvan Üyesi
Katılım
17 Şub 2008
Mesajlar
1,472
Puanları
38
Yaş
37
Web sitesi
www.herkul.org
[video]http://m.youtube.com/watch?v=Iwl9v3S_x98[/video]
 

KAFKAS

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
3 Nis 2014
Mesajlar
5,945
Puanları
83
FETHULLAH GÜLEN BU DURUMA DÜŞMEMELİYDİ VE KENDİ DEVLETİNİ AMERİKA GİBİ MÜSLÜMANLARI KATLEDEN BİR DEVLETE ŞİKAYET ETMEMELİYDİ.
ŞİKAYET ETTİKLERİ ARASINDA, İSLAM'DAN TAVİZ VERMEYEN CUMHURBAŞKANIMIZA TERÖRİST DİYECEK KADAR ALÇALAN KONGRE ÜYELERİ DE VAR.
KAHREDİCİ BİR MANZARA! BU NASIL AKIL TUTULMASI YARABBİ!



PROF.AHMET AKGÜNDÜZ






Fethullah Gulen: Turkey’s Eroding Democracy
The core tenets of a functioning democracy — the rule of law, respect for individual freedoms — are also the most basic of Islamic values.
NYTİMES.COM|EKLEYEN: FETHULLAH GULEN




 

KAFKAS

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
3 Nis 2014
Mesajlar
5,945
Puanları
83
fuatavni mahlasini kullanan sahtekar ve yalancinin ortaya çikarilmasi türkiye için önemlidir. Bu hainin asil dosyasi haşirde açilacaktir.
kardeşinize "türkiye'de savaş hukuku var; gülen örgütü aleyhinde delil uydurabilirsiniz" fetvasini verdi diyerek iftira atan bu sahtekar ve bunun sözlerini dinleyenlere kur'an'in tabiriyle كذاب اشر diyorum.


Prof. Ahmet Akgündüz
 

elcevaz13

Profesör
İhvan Üyesi
Katılım
17 Şub 2008
Mesajlar
1,472
Puanları
38
Yaş
37
Web sitesi
www.herkul.org
fuatavni mahlasini kullanan sahtekar ve yalancinin ortaya çikarilmasi türkiye için önemlidir. Bu hainin asil dosyasi haşirde açilacaktir.
kardeşinize "türkiye'de savaş hukuku var; gülen örgütü aleyhinde delil uydurabilirsiniz" fetvasini verdi diyerek iftira atan bu sahtekar ve bunun sözlerini dinleyenlere kur'an'in tabiriyle كذاب اشر diyorum.


Prof. Ahmet Akgündüz

Akgündüz'ün mesajında Ali İmran Suresi 140. ayette geçen "Biz bu günleri insanlar arasında döndürür durdururuz" kısmını paylaştı.
 

elcevaz13

Profesör
İhvan Üyesi
Katılım
17 Şub 2008
Mesajlar
1,472
Puanları
38
Yaş
37
Web sitesi
www.herkul.org
fuatavni mahlasini kullanan sahtekar ve yalancinin ortaya çikarilmasi türkiye için önemlidir. Bu hainin asil dosyasi haşirde açilacaktir.
kardeşinize "türkiye'de savaş hukuku var; gülen örgütü aleyhinde delil uydurabilirsiniz" fetvasini verdi diyerek iftira atan bu sahtekar ve bunun sözlerini dinleyenlere kur'an'in tabiriyle كذاب اشر diyorum.


Prof. Ahmet Akgündüz
Rotterdam İslam Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akgündüz'ün yolsuzluk tevili kamuoyunu şaşkına çevirdi.
Akgündüz kendi Facebook sayfasından paylaştığı yazısında AK Parti’nin yaptığı yolsuzluklara kılıf biçerken, büyük bir gafa imza attı. Akgündüz 'Milletin malının sadece yüzde 20'sini yemişler' deyince sosyal medya karıştı. Akgündüz, "Eski hükümetler, milletin malının yüzde 80'ini yiyorlar ve kalan yüzde 20 ise yol parasına bile yetmiyordu. Tayyip Bey'in hükümetleri ve bürokratları ise, yüzde 20'ini yediler; ancak yüzde 80'ini millete harcadılar." ifadelerini kullandı. Akgündüz'ün bu ifadeleri sosyal medyada "Yüzde 20 çalma serbest fetvası mı?" sorularını akıllara getirdi.
700 bin liralık saat rüşvetini doğru bulmadı!Akgündüz Facebook hesabında yazdığı yazının devamında, ortaya çıkan bütün yolsuzlukları kabul eden ifadeler kullandı. Eski Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan’ın, İranlı İşadamı Reza ‘dan 700 bin liralık kol saatini rüşvet olarak aldığını da doğruladı. Akgündüz şu ifadeleri kullandı: "Biz 700.000 TL'lik saati ahlaksızca koluna takanları, belediyeye 90 bin TL'ye mal olan daireleri, 58 bin TL'ye kendi yandaşlarına seçim malzemesi olarak peşkeş çeken belediye başkanını ve cami yapılmak üzere askeriye bile ikna edilerek alınan arsaya ticari bina yapıp yakınlarına vermek isteyen gafilleri, bu hükümetin günahkâr zerreleri olarak görüyoruz."
AK Parti'nin içinde yolsuzluk yapanları ‘zerre’ görürken, evdeki paraları sıfırlama ve Şehrizar’dan 6 lüks daire olma gibi kamuoyuna yansıyan konulara değinmeyen Akgündüz, bütün bunların Başbakan Erdoğan'ı kirletmediğini savundu. "Bu günahkârların Tayyip Beyi kirletmediğini düşünüyor ve Ak Partinin bağırsaklarını temizlemesi gerektiğini her fırsatta hatırlatıyoruz. Beytülmala hıyanet etmeyen Tayyip Beyi cumhurbaşkanı olarak görmek istiyoruz ve dua ediyoruz." ifadelerini kullandı.
http://www.zaman.com.tr/gundem_ak-parti-yuzde-80-yemedi-ki-yuzde-20-yedi_2228354.html
 

elcevaz13

Profesör
İhvan Üyesi
Katılım
17 Şub 2008
Mesajlar
1,472
Puanları
38
Yaş
37
Web sitesi
www.herkul.org
FETHULLAH GÜLEN BU DURUMA DÜŞMEMELİYDİ VE KENDİ DEVLETİNİ AMERİKA GİBİ MÜSLÜMANLARI KATLEDEN BİR DEVLETE ŞİKAYET ETMEMELİYDİ.
ŞİKAYET ETTİKLERİ ARASINDA, İSLAM'DAN TAVİZ VERMEYEN CUMHURBAŞKANIMIZA TERÖRİST DİYECEK KADAR ALÇALAN KONGRE ÜYELERİ DE VAR.
KAHREDİCİ BİR MANZARA! BU NASIL AKIL TUTULMASI YARABBİ!



PROF.AHMET AKGÜNDÜZ






Fethullah Gulen: Turkey’s Eroding Democracy
The core tenets of a functioning democracy — the rule of law, respect for individual freedoms — are also the most basic of Islamic values.
NYTİMES.COM|EKLEYEN: FETHULLAH GULEN




Hey gidi günler...Ahmet Akgündüz hocanin M.Fethullah Gülen Hocaefendi hakkindaki tespitleri

Manviyat Kahramani
M. Fethullah Gülen Hocaefendi

Fethullah Hocaefendi ile alakali bazi tespitlerde bulunmak lazim, tipki Kirkinci hocamda oldugu gibi..

1)
Fethullah Hocaefendi iyi bir Islam alimidir. Icazet de almistir. Hocalari arasinda Kirkinci hocam da vardir. Sark medreselerinde okumak itibariyla iyi bir yol izlemistir.

2) Hoca Efendi, Fikih, Usul-i Fikih ve Kelam ilminden ziyade,
Tefsir ve Hadis ilimlerinde dahi denebilecek kadar yüksek mertebeye sahiptir. Bir defa, Hafiz-il Kur’an’dir. Ikincisi, herhalde kücük büyük okumadigi hadis kitabi kalmamistir. O noktada müthis bir zirvedir. Bunun yaninda, sahabe hayati konusunda Türkiye’de- dünyada diyemem, cünkü yanlis olur- büyük bir alimdir. Bunu tamamen Islami ilimler nokta-i nazaridan degerlendiriyorum.

3) Hoca Efendi, tipki Abdülkahir Cürcani gibi, tipki Islam tarihinde bir kisim Arap edebiyatcilari gibi üslub-u müzeyyen sahibidir. Üslub-u ali bazen var. Bir Hitap Cicekleri bunun en güzel delilidir.
Mesela, Kikinici Hocamda üslub-u ali ve üslub-u mücerred vardir.
Risale-i Nur, yüzde yetmis üslub-u alidir.Üslub-u müzeyyen hemen hemen yoktur. Geriye kalan üslub-u mücerreddir. Böyle bir mukayese yapmis olayim.

4)
Burasi önmeli bir nokta, Hoca efendi iyi bi Nur talebesidir.
Risale-i Nur’a vukufiyet itibariyle Kirkinci Hocamla her zaman kiyaslamak zordur. Bakin, bir hadiste ve tefsirde zirvesi, üslub-u müzeyyendeki zirvesi, Ilahi asktaki zirvesi ayri...Bu ayri bir meseledir.

5)
Benim kanaatim, Hocaefendi cok farkli bir seklide ehl-i velayettir.
Acikca bir velidir, onda süphem yok. Herkes hakkinda bunu söyleyemezsiniz. Ama Hocaefendi velidir, veliyullahtir.


Fakat su önemli noktayi da biliyorsunuz; Ahirzamanda her dönemdeki ferdiyet makamina sahip olan insan üstaddir. Hoca efendiyi eger üstadin bir talebesi olarak kabul ederseniz, derecesi yüksektir. Ona müstakil bir sahsiyet verirseniz derecesi cok düser. Bu kelimem kanaatimin temelidir.

Nerede oldugunu ben tespit edemem. Ama en az bir kutub gibidir. Ferdiyet makamina sahip Risale-i Nur’un sahs-i manevisine bagli bir kutub gibidir. Bence Kirkinci Hocam da bir kutuptur.
Ben ikisine de kutub nazariyla bakiyorum.

Acaba her ferdiyet makamina sahip Kutb-u Azam’in cevresindeki iki imamdan birileri mi derseniz. Endiselerim var. Onu diyemem...Sahsi kanaatim budur...

6)
Bir kisim cevrelerin iddia ettigi gibi Hoca efendi- hasa- ne Hiristiyanlarin bir aletidir, ne CIA ve Amerika ile bir alakasi vardir. O itham edenlerin tahmin edemeyecegi kadar yüksek seviyede bir iman derecesine sahiptir. Ve kesinlikle bu ithamlar dogru degildir. Bu tür ithamlari gülerek karsiliyorum..

7) Yaptigi hizmetler- elbette her hizmette hatalar da olacaktir- bütün dünyada Islam’in yayilmasi noktasindan mühim bir devredir, mühim bir tabakadir, mühim bir merhaledir.

8) Hoca Efendi cok mütevazi bir insandir..

9) Bir tek nokta var, onu söylemekte eger beis görmezseniz söylerim. Benim Hoca Efendi ile ilgili bir tek endisem var, onu söyleyeyim. Bir zamanlar Imam Zühri var idi.. Cok meshur bir tabiidir, büyük bir muhaddistir. Öyle büyük bir muhaddis ki, her söyledigi söz Peygambere aittir seklinde bir kabul ortaya cikmisti. Bundan istifade eden bir takim kötü niyetli kimseler onun namina hadis uydurmaya basladilar.
Ben, Hocaefendinin bu noktaya gelmemesi icin dua ediyorum. Onun adini kullanarak bazi ifrat ve tefrite gidenler oluyor.
Ben bu noktada kimseyi itham etmek istemem. Ama hissediyorum..
Ben bunu Hocaefendiyi cok sevdigim ve makamini takdir ettigim icin söylüyorum. Hocaefendinin cok dikkat etmesi lazim ve ediyor da.

- Insan sevdigi hakkinda endise eder..

- Evet..Endise ediyorum. Acaba Imam Zühri gibi olur mu? Cünkü Islam alimleri bir zaman Imam Zühri’nin naklettigi bütün hadisleri mevzu kabul etmisler, belli bir yastan sonra..Cünkü cevresini öyle bir grub almis ki, hakikat mi, degil mi flulasmis..

Hoca efendi de her an buna muhatap ve maruzdur. Allah onu korusun..Örnek olarak da kendimi söyleyeyim. Ben her zaman kendisine ciddi manada ulasamiyorum. Bazen benim namima yanlis bilgiler gidiyor..
Benim hic kimseye tenezzülüm yoktur.. Benim, üstad disinda kimseye eyvallahim da yoktur. Böyle bir sahsiyetim var. Üstad ayri.. ama hepsine hürmetim var..

Kisaca Hoca Efendi hakkinda kanaatim budur..

Son olarak sunu da özellikle ifade edeyim; Hoca efendi hakkinda da ifrat ve tefrit yapmamak lazim.
Mesela Latif Erdogan’in Kücük Dünyam adli kitabindaki Hoca efendiyi hic tasvip etmiyorum.

- Neden?

- Ifrat ve tefritlerle dolu..”Mübalaga zemm-i zimnidir” Orada Hoca efendi zemmedilmistir. Hoca efendinin buna ihtiyaci yok. Hic keramet sahibi de olmayabilir. Hocaefendinin yaptigi hizmetler yetmez mi?
..Ölcülü olmak lazim...

-Hocam, Hoca Efendi bazen bazi kanaat önderleri tarafindan bilip bilmeden tenkit de ediliyor. Bu konuda da kanaatlerinizi alsak..

- Bu konuda kanaatim sudur; Bir defa, Bediüzzaman hazretlerinin Islam’in kaynaklarina göre tespit ettigi bir düstur var. Ben o düsturu herkes hakkinda uygularim. Nedir o düstur? “Hicbir zaman, maneviyat reislerini cürütmemek.” Bu cok mühim..

Kim olursa olsun, cevresinde dindar bir cemaat varsa ve manen ondan istifade ettiklerini iddia ediyorlarsa, o bizatihi benim sahsima küfretse bile ben onun aleyhine konusmam..

2- Bediüzzaman hazretleri Münazarat’ta enteresan bir tespitte bulunuyor; “Müstebih (binbirine benzeyen) agaclari birbirinden ayiran meyveleredir.”
Hadise budur.

Simdi, biliyorsun ben köylü adamim.. Bir yalanci armut var, bir de sahih armut. Yani, meyve veren armut. Baharda iki armut agacini gezen adam, cahilse, kesin yalanci armudu tercih eder. Cünkü dallari, budaklari ve yapraklari inanilmaz sekilde güzeldir. Ama meyve zamani geldiginde biri meyve vermez. Digeri baharda gecen sene cok meyve verdigi icin eli ayagi kiriktir. Görünüsü perisandir. Ama meyve zamani gidersen elleri doludur.
Bu misal gibi,
Hocaefendinin makamina meyvelerine bakin..
Bütün dünyada, Afrika’nin en ücra köselerine kadar gidip, yasantilari ile Islam’in güzelligini gösteren farkli farkli meyveler..


O tenkit edenler de desin ki, “ben de su kadar insanin imanina vesile oldum” Biz ona da dua ederiz.

3-
Bu insafsiz tenkitleri yapanlarin bazilarini sahsi kanaatim karanlikli bir kisim noktalar finanse ve tahrik ediyor. Allah onlari da bizi de korusun..


Kaynak:
“Tabular yikiliyor 4”
Prof. Dr. Ahmed Akgündüz
Osmanli Arastirmalari Vakfi OSAV
ISBN 978-975-7268-14-3
Istanbul, Mart 2009
 

Darul_Beka

Profesör
İhvan Üyesi
Katılım
17 Kas 2013
Mesajlar
2,165
Puanları
63
elcevaz13
senin kendine ait cümlen bir fikrin yok mu
kopyala yapıştır olmuyor böyle
hadi basit bir soru
başörtüsü düşmanı ecevite fetullah neden şefaatçi oldu bunun dinde yeri nedir aynı anda erbakanı dışladı
öyle yok kopyala yapıştır sorulara da cevap verecen burası bülten yeri değil forum
 

elcevaz13

Profesör
İhvan Üyesi
Katılım
17 Şub 2008
Mesajlar
1,472
Puanları
38
Yaş
37
Web sitesi
www.herkul.org
elcevaz13
senin kendine ait cümlen bir fikrin yok mu
kopyala yapıştır olmuyor böyle
hadi basit bir soru
başörtüsü düşmanı ecevite fetullah neden şefaatçi oldu bunun dinde yeri nedir aynı anda erbakanı dışladı
öyle yok kopyala yapıştır sorulara da cevap verecen burası bülten yeri değil forum
Merhum Bülent Ecevit’in –makamı cennet olsun– yapılan bu hizmetlerle alâkalı şöyle bir mülâhazası vardı: “Osmanlı Devleti, dünya muvazenesinde muvazene unsuru olan büyük bir devletti. Bütün devletlere sözünü geçirecek bir konumu vardı. Fakat o dönemde bile bu ölçüde bir açılım olmamıştı.”
http://www.herkul.org/kirik-testi/teveccuh-kredisi/
-Referandumda “EVET” denmesini desteklememiz, o işi yapan insanları takdir değil, o işin kendisini takdir meselesidir; kim yaparsa yapsın, yapılan güzel bir işi takdirdir. Bunu Rahmetlik Bülent Ecevit yapmış olabilir, bunu Süleyman Demirel Bey yapmış olabilir, bunu İsmet Sezgin Bey yapmış olabilir, bunu Tayyip Erdoğan yapmış olabilir, bunu Turgut Özal yapmış olabilir, bunu Devlet Bey yapmış olabilir, bunu Deniz Bey de yapmış olabilir. Güzelliği milletimiz adına kim yapmış ve milletimize ileriye doğru bir adımı kim attırmışsa, biz o ayağın altına başımızı kaldırım taşı gibi koymaya âmâdeyiz. Bütün dünya biliyor ki, yeryüzünde dikili bir taşımız yok ve bundan başka da hiçbir sevdamız olmadı. (35:00)
23.08.2010
http://www.herkul.org/bamteli/gonul-dili-ramazan-ve-referandum/
Soru: 3) Okullarda din derslerinin mecburi sayılması konusundaki gayretinden dolayı 12 Eylül Darbesi’nin lideri Kenan Evren’e “cennetlik” dediğiniz ve bu sözünüzle darbeyi övmüş olduğunuz iddia ediliyor. Meselenin aslını lutfeder misiniz? (31:35)
-Güzellik, hayır ve iyilik adına, ister harekete, ister size, ister müslümanlığa ve isterse de ülkemizin istikbal ve ikbaline hizmet etmiş herkesi (kim olursa olsun) takdir eder ve hayırla anarım. Merhum Turgut Özal’ın iyiliklerini görmezlikten gelemem. Bülent Ecevit Bey’e “makamı Cennet olsun” diyorum; sözden anlayanlar bunun ne demek olduğunu bilirler. (32:00)

-Hazreti Üstad diyor ki; “Her mü’minin her sıfatı mü’min olmadığı gibi; her kâfirin her sıfatı da kâfir değildir.” (Yanlış anlaşılmasın) Ben kimseye kafir demiyorum. 12 Eylül bir kötülüktür; fakat o darbeyi gerçekleştiren ve kötülük yapan bir insanın da iyi yanları olabilir; ben güzel bulduğum bir davranışı takdir ettim. (33:38)

-Kenan Evren mekteplerde seçmeli olan din ve ahlak derslerini mecburi hale getirdiğinden dolayı, bir röportajda dedim ki; “Eğer bunu gönlünden gelerek samimiyetle yaptıysa, Allah bu yüzden onu affeder.” Bugün de şu ya da bu partiden birileri yine ülkemizin istikbali ve ikbali adına olumlu şeyler söyler ve yaparlarsa, ben onlar için de Firdevsî gibi bir destan yazarım. Bu, hakkın hatırınadır; hakkın hatırı ise âlidir. (33:56)
http://www.herkul.org/bamteli/kuvvetin-cilginligi-ve-referandum-firsati/
Arkadan Sayın Bülent Ecevit geliyor. Kritik bir dönem, Şubat rüzgarlarının estiği bir dönemde geliyor bu insan. Kendisine üst üste brifingler veriliyor. Şimdiye kadar gelmiş devlet adamları içinde çok vardır öyle, hepsini takdirle yad ederiz; fakat o, hakikaten onurlu hareketleri karşısında saygı duyacağımız tavırlar sergilemiştir. Kendisine anlatılan şeylerin pek çoğu karşısında elinin tersiyle itip “Ben bunlarla tatmin olmadım, doğru değil bunlar. Osmanlı döneminde bile yapılmayan şeyler yapılıyor” demiştir. Biz bunları görmezlikten gelirsek nankörlük olur. Şimdi o, devletin başındaki bir insan, aynı zamanda sosyal-demokrat kültürle yetişmiş bir insan. Orayı da biliyor, burayı da biliyor, şurayı da biliyor bu insan. Şimdi bu insan bu mevzuyu sezemeyecek, kendisine alternatifi sezemeyecek de siz kalkıp arkadan arkaya tuhaf tuhaf iddialarda bulunacaksınız; insaf edin, utanın!
Bu Hareket Devlete Alternatif mi?Herkul |
14/11/2005. | KIRIK TESTI
http://www.herkul.org/kirik-testi/bu-hareket-devlete-alternatif-mi-2/
Tarihe not düşme olarak telakki edin isterseniz bunu; bütün takdir hislerimle ifade edeyim ki o günlerin Başbakanı Bülent Ecevit Bey, yiğitçe göğsünü gerdi, bülendâvâz sesi ile meselenin karşısına çıktı ve “Ben buna inanmıyorum” “Bu isnatlardan hiçbir şey anlamadım” dedi, her defasında yiğitçe tepkisini ortaya koydu. Onun bu tavrını tarih her zaman takdirle yad edecektir.
Evet, o bir fırtınaydı ama o gün bugün hiç dinmedi. O günden bugüne, tıpkı eskiden yaptıkları gibi bir kaç defa öldürdüler beni. Her defasında hakikat ortaya çıkınca da alabildiğine pişkin tavırlarla “Bu adam da dokuz canlıymış” dediler. Gördüğünüz gibi onların öldü demeleri ile siz ölmüyorsunuz. Şunun bilinmesini isterim: benim hastalıklarım var ama ölümden de endişe etmiyorum. Ölümü bayram sevinci sayıyorum. Asıl Allah’a inanmayanlar ölümden korksunlar. Ben Allah’a ve Peygamberimiz’e kavuşacağım günü onlara inat hasretle bekliyorum. Ölüm bana verilebilecek en büyük müjdedir, yolda bulunmuş bir incidir diyorum.
http://www.herkul.org/kirik-testi/iftiralar-komplolar/
Soru: Merhum Turgut Özal’ı ve en son da sayın Bülent Ecevit’i desteklediğiniz iddia edilmişti. Onların dindar kesimden de oy almalarını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Cevap: Bir insanı takdir etmek ve ona saygı duymakla onun siyasi destekçisi olmak farklı farklı şeylerdir. Merhum Turgut Bey takdir ettiğim ve saygı duyduğum bir insandı. Fakat, benim ona oy verilmesi için tavsiyelerde bulunduğum iddiası doğru değildir. Bu meseledeki sır milletimizin vefasında ve basiretinde gizlidir. Turgut Bey, hayatı boyunca yüksek gayeler arkasında koşmuş, hep ufuklu yaşamıştı. Büyük bir düşünce ve devlet adamıydı. Eğitim adına yapılagelen hayırlı faaliyetlerin de sürekli destekçisi olmuştu. Onu bu şekilde tanıyan halkımız da bir vefa duygusuyla ona destek çıkmıştı.
Sayın Bülent Bey’e oy verilmesi hususunda da kat’iyen bir tavsiye ve teşvikte bulunmadım. Zaten, sayın Ecevit’in böyle bir talep ve beklentisi olmadı.
Münasebetlerinde oy almayı hedef edinmedi. Bülent Bey dürüstlüğün sembolü oldu. Dün farklı bugün farklı konuşmadı. Solu, Türkiye gerçeklerine göre yeniden şekillendirdi; “din”iyle “ulusal değerleri”yle barışık bir sol kültür oluşturmaya çalıştı. Onun içindir ki, her dindarı mürteci görmedi. Solun, samimi dindarlarla barışık olabileceğini gösterdi. Basiretli Türk halkı da, dürüst ve tutarlı tavrının karşılığı olarak onu destekledi. O, kendisine yöneltilen bütün tenkitlere rağmen, özellikle yurtdışındaki kültür elçilerimiz olan fedakar öğretmenlere ve eğitim faliyetlerine sahip çıkarak halkın gönlüne taht kurdu. Zannediyorum, seçimlerden sonra ayrılacak olmasaydı bu halk yine onu desteklerdi.
Milletimiz samimi gayretleri hiçbir zaman karşılıksız bırakmadı. Kim vefalı ve hasbi davranmışsa halk da ona karşı aynı vefa ve samimiyetle muamelede bulundu.
http://www.herkul.org/kirik-testi/hangi-parti/
Bu iktibaslardan hasıl olan şudur ki Hocaefendiyi böyle bir düşünceye sevkeden yurt dışında ki okulların şimdide olduğu gibi kapatılmaya ve engellenmeye çalışıldığı bir dönemde sevk-i ilahiyle Ecevitin sahip çıkmasıdır yoksa Hocaefendi haşa İslamın ve İslamiyetin aleyhinde yaptıklarından dolayı Ecevit hakkında bu düşünceye sahip değildir.
 

Darul_Beka

Profesör
İhvan Üyesi
Katılım
17 Kas 2013
Mesajlar
2,165
Puanları
63
sözün bittiği noktadayız korkunç bir şey bu cümleye bak "Merhum Bülent Ecevit’in –makamı cennet olsun– "
elcevaz13 yine kopyala yapıştır yapmışsın
kendi cümlelerinle islama açık tavır almış başörtüsü düşmanı birine şefaatçi olmak aynı zamanda islam için çalışan erbakana tavır almak
bunu islam açısından bir açıkla
kendi cümlelerinle
 

elcevaz13

Profesör
İhvan Üyesi
Katılım
17 Şub 2008
Mesajlar
1,472
Puanları
38
Yaş
37
Web sitesi
www.herkul.org
sözün bittiği noktadayız korkunç bir şey bu cümleye bak "Merhum Bülent Ecevit’in –makamı cennet olsun– "
elcevaz13 yine kopyala yapıştır yapmışsın
kendi cümlelerinle islama açık tavır almış başörtüsü düşmanı birine şefaatçi olmak aynı zamanda islam için çalışan erbakana tavır almak
bunu islam açısından bir açıkla
kendi cümlelerinle
Muhterem yazının tamamını okuyabilirsen...
İkinci mesele ile ilgili şunları bilmekte fayda var:
Fethullah Gülen'in hareketle ilgili sorguladığı ve “Keşke farklı davransaydık” dediği bir şey duydunuz mu?
Mesela şu var, Yalçın Doğan'a televizyonda verdiği söyleşide Erbakan için “Hükümeti bırakmalı, ülkeyi daha fazla germemeli” gibi ifadeleri olmuştu. Bu konuda “Acaba böyle söylemem gerekir miydi?” diye sorguladığına şahit oldum.
Neden?
“Bu açıklamalar bana düşer miydi?” manasında. “Evet benim niyetim onları küçük görmek, zarar vermek değildi” ama nihayetinde karşı tarafı üzdüğünü düşündüğü için kendini sorguluyordu.
http://www.haber7.com/guncel/haber/519705-fethullah-gulenin-erbakan-pismanligi

Darbelerde gördüğümüzden on kat fazla zulüm var28 Şubat’ın en önemli mağdurlarından birisiniz. Tarihin görmediği bir medya lincinin akabinde hakkınızda dava açıldı ve 8 yıl yargılandınız. Varlıklarını size karşıtlık üzerine bina eden bir grup,28 şubat’a destek verdiğinizi iddia ederek yeni mağduriyetlere kapı açmaya çalışıyor. Bugün de aynı şeyi tekrar yaşıyorum hissine kapılıyor musunuz?
Bu türlü bir cendereyi defalarca yaşadık. 12 Mart Muhtırası’nda ‘devlete sızmak’ suçlamasıyla 6 buçuk ay hapis... 163. madde o günlerde, rahmetli Özal kaldırıncaya kadar bir giyotin gibi Müslümanların başındaydı. 12 Eylül’de (1980) 6 sene bir şakî gibi takip edildim. Baskınlar yapıldı. Arkadaşlarımız taciz edildi. Bir açıdan baktığımızda darbe ve tarassut altında yaşamak bir hayat tarzı haline geldi. Şu an gördüğümüz şey askerî darbelerde gördüğümüzden 10 kat daha fazladır...
Her şeye rağmen müşteki değilim. Bu defa sivillerin eliyle, aynı kıbleye yöneldiğimizi düşündüğümüz insanlar tarafından benzer bir muameleye uğruyoruz. Bunun ekstra acısı olmadığını söylemek hilâf-ı vaki beyan olur. Ama “Bu da geçer ya Hû” deyip sabretmekten başka bir şey elimizden gelmiyor.
28 Şubat’ta daha büyük antidemokratik hadiselerin zuhur etmemesi için çırpındımSizin 28 Şubat döneminin başbakanı Necmettin Erbakan ve hükümetin süreci yönetmesiyle ilgili eleştirileriniz hatırlatılıyor. Ve darbeye destek verdiğiniz iddia ediliyor...
Refah Partisi’nin seçimlerden birinci çıkmasıyla birlikte Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) içinde bir hareketlenme olduğu hemen herkesin şahit olduğu bir husustu. Bulutlar toplanmaya başlamıştı ama henüz fırtınaya dönüşmemişti. Ankara’da rahmetli Yavuz Gökmen ve Fehmi (Koru) Bey’i hatırlıyorum. Fatih (Çekirge) Bey vardı. O arkadaşlarla da bu his ve duyumlarımı paylaştım. Çok haksız ve seviyesiz tepkilere muhatap oldum. Halbuki başkaları da vardı tehlikeyi gören. Susurluk Skandalı’yla birlikte oluşan toplumsal tepkiyi kendi hesabına değerlendirenler darbeyi fiiliyata koyduğunda iş işten geçmişti. Susurluk’la ilgili MİT’in hazırladığı rapora son anda fakirin ismini eklemişlerdi. Bunun kimlerin eliyle yapıldığını sonraları duysam da mü’minleri tân etmedim, içime gömdüm. Sonra 28 Şubat yaşandı. Ve o malum bildirinin ikinci maddesi, okulların Tevhid-i Tedrisat çerçevesinde devletleştirilmesini talep ediyordu. Gerilimin had safhaya çıktığı o dönemde milletimiz adına en az zararla kurtulmanın yollarını ararken birçok insan gibi erken bir seçimin çare olabileceğini telaffuz ettim. Yeni bir seçim kanunu ile erken seçime gidilmesi gerektiğini dile getirdim. Bunu sadece fakir söylemedi; Korkut Özal başta olmak üzere birçok isim de aynı kanaati ifade etti. Hatta o gün hükümeti destekleyenlerden de böyle düşünen ve manşet atanlar vardı. Arşivlere girilirse kimin ne söyleyip yazdığı görülür.
Şu husus da vardı. Ülkede oluşan darbe havasını o günün Çalışma Bakanı rahmetli Necati Çelik Bey’e anlattım. Şahitlerim de var. Alaeddin Kaya Bey ve Melih Nural Bey o görüşmede beraberdiler. “Hükümeti bertaraf etmeyi planlıyorlar...” dedim. Anti-demokratik bir hadisenin zuhur etmemesi için çırpınıyordum. Necati Bey endişelerimi heyecanla dinledi, kalktı gitti. Rahmetli Erbakan Hoca’ya durumu nakletmiş. Fakat oradan ‘hadisenin önüne geçelim’ şeklinde bir yaklaşım sergilenmedi.
Tansu (Çiller) Hanım’a da yaklaşan tehlikeyi anlatmaya çalıştım, olumsuz gelişmeleri naklettim. Tansu Hanım, “Hocam, itidalli olalım” deyince üzüldüm. Teferruata girmedim. Kimseye bir şey anlatamadığımı görünce, günümüzde yakın coğrafyamızda yaşanan hadiselere benzer bir hadisenin önüne geçebilmek için bir şeyler söyleme ihtiyacı hissettim.
“Erken seçim” oyunları bozabilirdiKimseye ‘beceremediniz’ demek haddim değil. Herkese, hele de milleti temsil konumunda olanlara belli bir hürmeti muhafaza ettiğime herkes şahittir. O gün Hz. Ebubekir ve Ömer bin Abdülaziz gibi büyük kametlerden örnekler vererek idareden çekilmenin zül olarak addedilemeyeceğini anlatmaya çalıştım. Eğer sine-i millete dönmek daha büyük badireleri önleyecekse -ki bu 27 Mayıs için, 12 Eylül için de söylenebilir- tercih edilmeli. Nitekim 27 Nisan Muhtırası’ndan sonra AK Parti hükümeti, bir hafta içinde erken seçim kararı alarak bu badireyi atlatmıştı. 28 Şubat’a benzer usullerle devrilmeye çalışılan iktidar, sine-i millete dönerek, sandığı ortaya getirerek oyunu bozmuştu. Benim de söylediğim buydu: “Seçim kanununu değiştirerek ülkeyi erken seçime götürün.”
Şunu arz etmede fayda mülâhaza ediyorum. O günkü Susurluk Raporu’na ve 28 Şubat Bildirisi’ne iyi bakılırsa, cuntanın öncelikli hedeflerinden birinin bu Hareket olduğu görülür. Sonra yaşadıklarımız, niyetin tahakkuk ettirilmesiydi. Bunun aksini iddia etmek insafa sığmaz, hakikate de münafi.
http://www.zaman.com.tr/gundem_fethullah-gulen-hocaefendi-yakistiramadim_2205399.html
 

Darul_Beka

Profesör
İhvan Üyesi
Katılım
17 Kas 2013
Mesajlar
2,165
Puanları
63
sözün bittiği noktadayız korkunç bir şey bu cümleye bak "Merhum Bülent Ecevit’in –makamı cennet olsun– "
elcevaz13 yine kopyala yapıştır yapmışsın
kendi cümlelerinle islama açık tavır almış başörtüsü düşmanı birine şefaatçi olmak aynı zamanda islam için çalışan erbakana tavır almak
bunu islam açısından bir açıkla
kendi cümlelerinle
elcevaz
niye inat ediyorsun
kendi cümlelerinle fetullahın bu tavrının islama hatta insanlığa sığıp sığmadığını
anlat
hala alıntı yapıyon
 

Muminaga

Yeni
İhvan Üyesi
Katılım
19 Ara 2006
Mesajlar
8,208
Puanları
0
elcevaz değil, elkopya zahir
adamda bi genişlik bi genişlik
fetoya ve paralel örgüte değilde, hakka hakkaniyete doğruluğa bu derece bağlı olsaydı Allah'ın sevdiği kulu olurdu....
 

elcevaz13

Profesör
İhvan Üyesi
Katılım
17 Şub 2008
Mesajlar
1,472
Puanları
38
Yaş
37
Web sitesi
www.herkul.org
elcevaz
niye inat ediyorsun
kendi cümlelerinle fetullahın bu tavrının islama hatta insanlığa sığıp sığmadığını
anlat
hala alıntı yapıyon
Muhterem kardeşim evvela Hocaefendiyi en azından nüfustaki kayıtlı ismiyle hitab ettiğiniz için teşekkür ederim.En azından bazıları gibi kasr-ı isimle içinde lafzullah bulunmasına rağmen tahkir ve tezyife gitmiyorsunuz.
Saniyen Hocaefendinin Ecevite ve Kenan Evrene karşı söylemiş olduğu müsbet ifadeler her ne kadar onların birçok yanlışları olsa da sevk-i ilahiyle bazı müsbet gelişmelere vesile olmalarındandır yoksa menfi tavırlarına ve yaptıkları yanlışlara destek olmak için değildir.
Salisen Merhum Erbakan Hocaya karşı ve partisine karşı, geçmişte tamamen Ülkemize ve Müslümanlara karşı faydalı olacağı mülahazasıyla bizzat veya dolaylı yollardan bazı tavsiyelerde bulunmuş ve bazı yanlış olduğunu mülahaza ettiği durumlara tenkidleri olmuştur amma asla şahsı veya bir topluluğun şahs-ı manevisini hedef alan bir kin ve adavetle değil.Bilakis onlarada hayır getireceği ümidiyle yapmıştır ve daha sonrada bu ifadelerinin bir kesim tarafından yanlış anlaşılmış olabileceğinden dolayı pişmanlıklarını bildrimiştir vesselam.
 

bi husben

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
7 Mar 2007
Mesajlar
5,664
Puanları
83
muhterem kardeşim evvela hocaefendiyi en azından nüfustaki kayıtlı ismiyle hitab ettiğiniz için teşekkür ederim.en azından bazıları gibi kasr-ı isimle içinde lafzullah bulunmasına rağmen tahkir ve tezyife gitmiyorsunuz.
Saniyen hocaefendinin ecevite ve kenan evrene karşı söylemiş olduğu müsbet ifadeler her ne kadar onların birçok yanlışları olsa da sevk-i ilahiyle bazı müsbet gelişmelere vesile olmalarındandır yoksa menfi tavırlarına ve yaptıkları yanlışlara destek olmak için değildir.
Salisen merhum erbakan hocaya karşı ve partisine karşı, geçmişte tamamen ülkemize ve müslümanlara karşı faydalı olacağı mülahazasıyla bizzat veya dolaylı yollardan bazı tavsiyelerde bulunmuş ve bazı yanlış olduğunu mülahaza ettiği durumlara tenkidleri olmuştur amma asla şahsı veya bir topluluğun şahs-ı manevisini hedef alan bir kin ve adavetle değil.bilakis onlarada hayır getireceği ümidiyle yapmıştır ve daha sonrada bu ifadelerinin bir kesim tarafından yanlış anlaşılmış olabileceğinden dolayı pişmanlıklarını bildrimiştir vesselam.
kistas isim olsaidi azi nesin evliya olmasi lazimdi o yüzen fottoşu övüp durmayin ondan fethullah değil ancak fethuşşeytan olur
 

elcevaz13

Profesör
İhvan Üyesi
Katılım
17 Şub 2008
Mesajlar
1,472
Puanları
38
Yaş
37
Web sitesi
www.herkul.org
kistas isim olsaidi azi nesin evliya olmasi lazimdi o yüzen fottoşu övüp durmayin ondan fethullah değil ancak fethuşşeytan olur
Kıstas elbette isim değil amma o ismin içinde lafzullah var en azından lafzullaha hürmet edilmesi lazımken bu kadar ikaz ve ihtara rağmen muannidane ve ifratkarane devam etmek şeytanın başarısını göstermek için herhalde.İnad şeytanın işidir ve inatlı insan inadından dolayı meleği şeytan şeytanı melek görür.Bakışlar parelel olunca bulanır ve hedefi yanlış görür.
 
Üst