Değişmeyen ilke ADALET

Kaptan

Mecra Yazarı
İhvan Üyesi
Katılım
9 Ocak 2012
Mesajlar
14,830
Puanları
113
MISIR VALİSİ VE HAZRETİ ÖMER

Hazreti Ömer'e (Allah ondan razı olsun) Mısır valisinin halkın dertleriyle ilgilenmediğini, malikanesine kapandığını, etrafını duvarlarla çevirdiğini, oğlunun halka zulüm ve eziyet ettiğini, kapısına muhafızlar koyduğunu söyleyip şikayet ettiler. Ömer müfettişler gönderip işi araştırdı ve doğru olduğunu öğrendi. Valiyi çağırttırdı.

Sen dedi çobandın. Biz sende biraz yetenek görüp valiliğe tayin ettik fakat emanete hıyanet ettin. Sonra durdu seni dedi yine çobanlığa gönderiyorum, abanı ve sopanı al, beytülmale ait koyunlara çobanlık yapacaksın.

Vali Ömer'in korkusundan ufaldı, küçüldü. Alnından terler aktı, sarardı, konuşamaz hale geldi. Çünkü Ömer'in her dediğini yaptığını biliyordu.

O anda orada bulunan hazreti Ömer'in çocukluk ve gençlik arkadaşı Saad İbn Ebi Vakkas bu durumu temaşa ediyordu. Valiye acıdı ve onun lehine bu kadar fazla dedi ya Ömer..

Hazreti Ömer;

-Ey Saad hatırlıyorsun birlikte ticaret için İran'a gitmiştik. Malımızı sattığımız adam paramızı vermemiş. Ortada kalmıştık. Bunu görenler hükümdara söyleyin dediler. Umut etmiyorduk ama söyledik. Hükümdar o kişiyi çağırdı. Bu mu dedi, evet dedik. Çıkardı hakkımızı verdi ve dedi bunun cezasını şehirden çıkarken göreceksiniz. Ve biz şehrin kapısından çıkarken o adamın cesedinin asılı olduğunu gördük ve o adam hükümdarın oğluydu.

Fakat hazreti Ömer o esnada adamın çok büyük pişmanlık duyduğunu, karşısında adeta eridiğini görünce: hadi git dedi. Bir daha şikayet gelirse asan ile aban burada hazır duruyor.

Agah olun. O zaman öyleydi, şimdi başkadır diyemezsiniz. Adalet kıyamete kadar değişmeyen bir ilkedir ve ülkenin huzuru, saadeti, selameti ve güvenliği için bütün devirler boyunca gereklidir ve geçerlidir.
Elbette hazreti Ömer'in o zamanki kıyafetini giymek gerekmez. O dinden değildir.

Şunu da söyleyelim. Ömer sadece öfkeli ve sert bir adam değildi. Doğru olan sözü kimden dinlerse kabul ederdi. Birgün halka vaaz etti ve aşırı mehir verilmesini yasakladı. Arkadan bir kadın. Dur ya Ömer dedi. Kuran mehirde bir sınır koymamışken sen ne hakla bir sınır getiriyorsun.
O büyük zat durdu, düşündü ve haklısın dedi. Minbere doğru yürürken ağzında mırıldanıyor ve sürekli tekrarlıyordu: ey Ömer halktan bir kadın bile Kuranı senden daha iyi anlıyor.

Cuma Özüsan
 

ilke

Paylaşımcı
İhvan Üyesi
Katılım
6 Kas 2017
Mesajlar
655
Puanları
43
Bizim bu ülkemizde ADALET sadece parti isimlerine (Adalet Partisi, Adalet ve Kalkınma Partisi gibi) verilen bir ad olarak düşünülüyor !
 
Üst