• Reklamsız versiyon için ÜYE OL

Cuma namazı kılmaya kaç kadın geldi?

cahid

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
18 Ağu 2009
Mesajlar
5,083
Beğeniler
1,096
Puanları
0
#1
Diyanet İşleri Başkanlığı, yeni bir proje kapsamında geçen hafta ilk kez kadınları, Zeytinburnu Şeyhülislam İbn-i Kemal Camii'ne, cuma namazı kılmaya çağırdı.


Cuma namazı kılmaya kaç kadın geldi? İlahiyatçılar ve aydınlar ne düşünüyor?
İşte yanıtlar...


Günlerden cuma... Zeytinburnu Merkezefendi Mahallesi’nde öğlen sala verilirken esnaf camiye gitmek için dükkanlarını kapatıyor. Tuhafiyeci Ayşe Teyze dükkanı kapatmaya hazırlanırken karşı apartmanın penceresinden bakan Hatice Teyze’ye ‘Cuma’ya gelecek misin?’ diye sesleniyor. 60 yaşındaki Ahmet Amca, eşi Meryem hanımla cuma namazına yetişmek için hızlı adımlar atıyor. “Cuma namazı kadınlara farz değil camide ne işleri var?” demeyin çünkü Diyanet İşleri Başkanlığı’nın bu hafta başlattığı ‘Kadınların Camilerdeki Yerini Artırmak Projesi’ ile beraber artık kadınları cuma namazlarında göreceğiz. Aslında kadınların camide cuma namazı kılması yeni bir şey değil. Eyüp, Süleymaniye ve Sultanahmet gibi büyük camilerde kadınlar da namazlara katılabiliyor. Ancak küçük camilerde özel yer tahsis edilmediği için kadınlar bu haklarından çoğu kez mahrum kalıyor. Diyanet İşleri Başkanlığı, bir buçuk ay önce İstanbul’daki imamlara seminer verdi, camilerde kadınların cuma namazı kılması için gerekli düzenlemeleri yapmalarını istedi. Bu kararı ilk uygulayan Zeytinburnu’ndaki Şeyhülislam İbn-i Kemal Camii oldu. Caminin 18 yıldır imamlığını yapan Ahmet Olgun ile buluştuk, kadınların cuma namazı kılmasını ve cemaatin tepkisini konuştuk.

Sırada bayram namazı var
Cuma namazının kadınlara yasak olmadığını, hatta Hz. Muhammed döneminde kadınların bayram namazını kıldıklarını belirten Olgun bazı şahsi yorumlar yüzünden bunun zaman içinde değiştiğini söylüyor: “Ancak ataerkil bir toplumda yaşadığımız için camiler inşa edilirken kadınlar düşünülmemiş. Peygamberimiz zamanında kılınan bu namazlar bazı kişilerin şahsi yorumları yüzünden sadece erkeklerin ibadeti haline dönüştü. Yeni neslin ahlaki ve dini bilgilerden yoksun olması sebebiyle bu proje ortaya çıktı. Çünkü erkekler bir şekilde gelip camiden bilgileniyorlar ancak kadınlar bundan yoksun kalıyor. Diyanet İşleri Başkanlığı da bunun farkına vardı ve projenin hemen uygulanması gerektiğini bize iletti. Artık cuma vakti camide yer kalmasa bile erkekler dışarı çıkacak, kadınlar onlara ayrılan yerde namaz kılabilecek.


Evde otursunlar!

Olgun’a göre gerekli altyapı hazırlandığı takdirde kadınların yakında bayram namazını bile camilerde kılınabileceği görüşünde: “Peygamberimiz zamanında cuma ve bayram namazları halkın görüşüp fikir alışverişinde bulundukları yerlerdi. Bu toplantılara kadınlar da iştirak ederdi. Cuma namazı gibi bayram namazının kılınmasında da hiçbir sakınca yok. Bugün Mekke ve Medine’de bile bu namazlara kadınlar katılıyor.”


İmam Ahmet Olgun’un anlattığına göre bu projeyi destekleyenlerin yanı sıra gereksiz görenler de var: “Kimi ‘Kadınlar çok konuşur, çocuklar gürültü yapar’ diyor, kimi de ‘Kadınların yeri evi, orada namaz kılsın, dışarıya çıkmasın.’ Din açısından mantığı kabul edilemeyecek düşünceler bunlar. İnsanlar bazı yanlış söylemlerle yetişmiş, bazı fikirleri söküp atmak çok zor. Onların zamanla kabulleneceklerine inanıyorum. Bazıları da ‘Cuma namazı kadınlara farz değil, neden boşuna kılıyorlar’ diyor. Fıkıh kitaplarına göre kadınlarcuma namazını kılarsa öğlen namazının farzı yerine geçiyor. Ayrıca hutbe de dinleyebilirler, hiçbir kısıtlama yok. Bilgi hem kadına hem erkeğe farz, bu konuda ayrım yapılmamış. Ayrıca ‘Kadınlar camiye gelemez’ diye bir hadis de yok.”


Erkekler eşlerine izin vermeli


İmam Ahmet Olgun, Diyanet İşleri’nin projesini öğrenen mahalledeki kadınların çok mutlu olduğunu söylüyor. Bazılarının eşinden çekindiğini belirten Olgun, erkekleri sağduyulu olmaya çağırıyor: “Eşlerine izin vermeleri gerekiyor çünkü kadınlar, evde öğretici konumunda. Erkeklere camiye kendilerine farz olan namazı kılmaya geliyor ve hocanın sohbetini dinlemeden işinin başına dönüyor. Ama kadınlar oturup hocayı dinliyor. Öğrendiklerini evine gidip evlatlarına anlatıyor. Siz o kadının camiye gitmesine izin vermezseniz nasıl olacak bu?”

Olgun, kadınları camiye davet ediyor ama projenin uygulanmaya başlandığı geçen cuma günü Şeyhülislam İbn-i Kemal Camii’indeydik. Kadın cemaate rastlayamadık. Olgun, bu duruma biraz üzülmüş: “Biz kadınları camiye çağırmıyoruz, sadece onlara yer açtık. Bizim görevimiz imkan sağlamak ve tebliğ etmek. Gönül isterdi ki gelip cuma namazını kılsınlar. İnşallah önümüzdeki haftalarda gelirler.”


Peki cemaat ne düşünüyor?

58 yaşındaki Hacı Halil Boğur “Kadınların camilere gidip ilim irfan öğrenmesinden yanayım. Gelinimle yaşıyorum ona sürekli camiye gitmesini söylüyorum. Ancak kendisi gitmek istiyor, keşke onu ikna edebilsem” diyor.


Mustafa Hakyemez ise kadınların camiye gelmemelerin büyük bir kayıp olmayacağı görüşünde: “Sonuçta niyet önemliyse oturup ibadet etsinler. Evdeki sorumlulukları daha fazla. Amaç sevap almaksa eşine ve çocuğuna hizmet ederek de sevap alabilir. Boşuna camilere gitmesinler.”


Yıllar önce ben de katıldım

Dr. Ümit Meriç (Sosyolog, yazar): “Asr-ı saadet döneminde bunun örnekleri var. Altın çağımız olduğu için örnek almalıyız. Dolayısıyla kadınların cuma namazı kılmasında bir mahsur görmüyorum. Fakat kadınların haklarını iyi kullanmaları lazım. Maalesef zaman zaman camilerde fazla konuşmalara şahit oluyorum. Çocukla camiye gitmek, uyumak, oturmak caizdir ama huzur-u rabbül aleminde bulunulduğunu ve bilhassa o maksat için orada bulunulduğunu da unutmamak lazım. Şahsen seneler önce Fatih Camii’nde cuma namazlarına katılırdım.”


Projeye konu olmamalı


Sibel Eraslan (Star Gazetesi köşe yazarı): “Mekke, Medine, Mısır ve hatta Avrupa’da kadınların cuma namazı kıldıklarını görüyoruz. Fakat Türkiye’de böyle bir gelenek olduğunu çoğu kişi bilmiyor. Cemaatin de bilmediğinden dolayı tedirgin olduğunu düşünüyorum ama bilseler bu tür örneklerin yaygın olduğunu, herhalde daha olumlu davranırlar. Bunların bir proje kapsamında tanıtılması ve başlatılmasını doğru bulmuyorum. Çünkü insanlar proje kapsamında değil kendi istedikleri için camilere gitmeli. Namaz hiçbir zaman projenin konusu olamaz, yani namaz tamamen kullukla ilgili. Allah ile kul arasında bir ibadettir. Yani bir proje bağlamında cuma namazı gündeme getirilemez. Bu namazın ve kulluk hakikatini zedeleyici bir harekettir. Cuma namazı kulların hem hakkı hem görevi.”


Ortam uygunsa kılabilirler

Prof. Dr. Hayrettin Karaman (İlahiyatçı, yazar): “Kadınların cuma namazı kılmasında bir mahsur yok, uygun ortam varsa kılınabilir. Peygamberimiz zamanında isteyen kadınlar beş vakit namazı da cuma ve bayram namazlarını da camide cemaatle kılardı. Hatta kadınlar namazlardan sonra Peygamberimizle konuşmak, onun ilminden yararlanmak istemişler, erkeklerden fırsat bulamadıkları için şikayette bulunmuşlar. Peygamberimiz de onlara özel sohbet oluşturmuş.”


Dini görevde bir fark yok

Prof. Dr. Süleyman Ateş (İlahiyatçı): “İslam sadece erkeklerin değil kadınların da dinidir. Dini görevler bakımından kadınların ve erkeklerin farkı yok. Sanılanın aksine cuma namazı sadece erkeklere değil kadınlara da farz kılınmıştır. Artık farz değilmiş gibi davranılıyor. Kadınların camilere gelmesi uygun bir davranıştır.”

Fatma Karaman/STAR
 

cahid

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
18 Ağu 2009
Mesajlar
5,083
Beğeniler
1,096
Puanları
0
#2
Dini görevde bir fark yok

Prof. Dr. Süleyman Ateş (İlahiyatçı): “İslam sadece erkeklerin değil kadınların da dinidir. Dini görevler bakımından kadınların ve erkeklerin farkı yok. Sanılanın aksine cuma namazı sadece erkeklere değil kadınlara da farz kılınmıştır. Artık farz değilmiş gibi davranılıyor. Kadınların camilere gelmesi uygun bir davranıştır.”
İlginç Süleyman Ateş bunu hangi delile göre iddia ediyor merak ediyorum açıkçası...

Kadınların cuma ve bayram namazlarına katılmalarına yönelik ihvanların görüşleri nedir?
 
Üst