Çok yaşama arzusu | ihvan forum – Özgür Düşünce ve Paylaşım Platformu!

Çok yaşama arzusu

bulut_bey79

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
28 Eki 2006
Mesajlar
12,118
Puanları
0
Web sitesi
3422unitedstates.spaces.live.com
Kötü huylardan biri de, “Tûl-i emel”dir. Tûl-i emel zevk ve safâ sürmek için çok yaşamayı istemektir. İbâdet yapmak için, çok yaşamayı istemek, tûl-i emel olmaz. Tûl-i emel sâhibleri, dünyaya çok düşkündürler, ibâdetleri vaktinde yapmazlar. Tevbe etmeyi terk ederler. Kalbleri katı olur. Ölümü hâtırlamazlar. Vaaz ve nasîhatten ibret almazlar.
Hadîs-i şerifte, “Lezzetlere son veren şeyi çok hâtırlayınız” buyuruldu. Yine, hadîs-i şerifte, “Ölümden sonra olacak şeyleri bildiğiniz gibi, hayvanlar da bilselerdi, yemek için semiz hayvan bulamazdınız” buyuruldu.
Tûl-i emel sâhibi, hep dünya mâlına ve mevkiine kavuşmak için ömrünü harcar. Âhireti unutur. Yalnız zevk ve safâsını düşünür. Çoluk çocuğunun bir senelik gıdasını hâzırlamak, uzun emel olmaz. Hadîs-i şerifte, “İnsanların en iyisi ömrü uzun ve ameli güzel olan kimsedir” ve “İnsanların en kötüsü, ömrü uzun, ameli kötü olandır” buyuruldu.
Tûl-i emelin sebepleri, dünya zevklerine düşkün olmak ve ölümü unutmak ve sıhhatine, gençliğine aldanmaktır. Tûl-i emel hastalığından kurtulmak için, bu sebepleri yok etmek lâzımdır. Ölümün her an geleceğini düşünmelidir. Sağlığın, gençliğin ölüme mani olmadıklarını unutmamalıdır.
Tûl-i emel sâhibi olmanın zararlarını ve ölümü hâtırlamanın faydalarını öğrenmelidir. Hadîs-i şerifte, “Ölümü çok hâtırlayınız. Onu hâtırlamak, insanı günah işlemekten korur ve âhirete zararlı olan şeylerden sakınmaya sebep olur” buyuruldu.
Eshâb-ı kirâmdan Bera bin Âzib hazretleri diyor ki:
Bir cenâzeyi götürdük. Resûlullah kabir başına oturdu. Ağlamaya başladı. Mübârek gözyaşları toprağa damladı. Sonra, “Ey kardeşlerim! Hepiniz buna hâzırlanınız” buyurdu.
Ömer bin Abdül’azîz, bir âlimi görünce, nasîhat istedi. O da, şimdi halîfesin, istediğin gibi emredersin. Yarın öleceksin, dedi. Biraz daha söyle deyince, Âdem aleyhisselâma kadar, bütün dedelerin ölümü tattı. Şimdi sıra sana geldi, dedi. Halîfe, uzun zaman ağladı...
Hikmetler
Mehmet Oruç
 

_Berceste_

bir tutam delilik...
İhvan Üyesi
Katılım
21 Eyl 2010
Mesajlar
6,799
Puanları
0
ALLAH razi olsun
Kalpler yanliz ALLAHi anmakla huzura kavusur.
 

bulut_bey79

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
28 Eki 2006
Mesajlar
12,118
Puanları
0
Web sitesi
3422unitedstates.spaces.live.com
Ölümü düşünmenin faydası

Kötü bir huy olan çok yaşama arzusu, dünyaya düşkünlük ancak ölümü düşünmekle, dünyanın geçici olduğunu düşünmekle zararsız hâle getirilir. Hadîs-i şerifte, “İnsanlara vâiz olarak ölüm yetişir. Zenginlik isteyene, kaza ve kadere iman etmek yetişir” ve “İnsanların en akllısı, ölümü çok hâtırlayandır. Ölümü çok hâtırlayan insana, dünyada şeref, âhirette yüksek dereceler nasîb olur” ve “Allahü teâlâdan hayâ ediniz. Başkalarına kalacak olan şeyleri toplamakla vaktinizi kaybetmeyiniz. Kavuşamayacağınız şeyleri ele geçirmek için uğraşmayınız. İhtiyacınızdan fazla binâlar yapmakla hayatınızı harcamayınız” ve “Evlerinizi haram malzeme ile yapmayınız. Dîninizin ve dünyanızın harâb olmasına sebep olur” buyuruldu.
Yine Efendimiz, çok sevdiği Üsâme bin Zeyd’in bir ay sonra ödemek üzere yüz altına bir köle satın aldığını işitince, “Siz buna hayret etmediniz mi? Üsâme tûl-i emel sâhibi olmuş” buyurdu.
Bir hadîs-i şerifte, “Cennete gitmek isteyen, uzun emel sâhibi olmasın. Dünya işleri ile uğraşması ölümü unutturmasın. Haram işlemekte Allahtan hayâ etsin” buyurdu.
Haram olan lezzetlerin içinde yaşamak için uzun emel sâhibi olmak haramdır. Mubahlarla lezzetlenmek için tûl-i emel sâhibi olmak, haram değil ise de, iyi değildir. Çok yaşamayı değil, sıhhat ve âfiyet ile yaşamayı istemelidir.
Çok yaşama arzusu insanı dünyaya düşkün kılar. Yaptıklarını Allah için değil, zevk safa içinde yaşayabilmek için yapar. Allah için yapılmayan şeylerden de insana bir fayda gelmez.
Allahü teâlâ, “Benim şerîkim yoktur. Başkasını bana şerîk eden, sevaplarını ondan istesin. İbâdetlerinizi ihlâs ile yapınız! Allah, ihlâs ile yapılan işleri kabûl eder” buyurmaktadır.
Hadis-i şerifte, “Allahü teâlânın birliğine iman edenden ve namazı ve zekâtı ihlâs ile yapandan Allahü teâlâ râzı olur” buyuruldu. Başka bir hadîs-i şerifte de, “Başkalarına gösteriş için namazını güzel kılan, yalnız olduğu zaman böyle kılmayan, Allahü teâlâyı tahkîr etmiş olur” buyuruldu.


 

bulut_bey79

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
28 Eki 2006
Mesajlar
12,118
Puanları
0
Web sitesi
3422unitedstates.spaces.live.com
Kötü düşüncelerin kaynağı

Kalb hastalıklarından birisi de “tama”dır. Dünya lezzetlerini haram yollardan aramaya “tama” denir. Tama’ın en kötüsü, insanlardan beklemektir. Kibre, ucba sebep olan “nâfile” ibâdetleri ve âhıreti unutturan “mubah”ları yapmak da tama’ olur. Tama’ın zıddına, aksine “tefvîz” denir. Tefvîz, helâl ve faydalı şeyleri kazanmaya çalışıp da, bunlara kavuşmayı Allahü teâlâdan beklemektir.
Şeytan, riyâyı ihlâs olarak ve tama’ı tefvîz olarak göstererek, insanı aldatmaya çalışır. Allahü teâlâ, herkesin kalbine bir melek vazîfelendirmiştir. Bu melek, insana iyi düşünceler ilhâm eder. Şeytan da, insanın kalbine kötü düşünceler, vesveseler getirir.
Helâl yiyen kimse, ilhâm ile vesveseyi birbirinden ayırır. Haram yiyenler ayıramaz. İnsanın nefsi de, kalbine kötü düşünceler getirir. Vesvese, duâ ederek, zikir ederek azalır ve yok olur. Nefs ise, ancak kuvvetli “mücâhede” ile azalır, yok olur. Şeytan, köpek gibidir. Köpek kovalayınca kaçar ise de, başka taraftan yine gelir. Nefs, kaplan gibidir. Saldırması, ancak öldürmekle biter.
İnsanın nefsi dâimâ zararlı şeyler ister. Şeytan ise, çok hayırlı işe mani olmak için, az hayırlı olan şeyde vesvese verir. Büyük günaha sürüklemek için, küçük hayır yapmayı da vesvese eder. İnsan, şeytanın bir vesvesesine uymazsa, bundan vazgeçer. Başka vesveseye başlar. Şeytanın vesvesesi olan hayırlı iş, insana tatlı gelir ve acele ile yapmak ister. Bunun için, hadîs-i şerifte, “Acele etmek, şeytandandır. Beş şey bundan müstesnâdır: Kızını evlendirmek, borcunu ödemek, cenâze hizmetlerini çabuk yapmak, misâfiri doyurmak, günah yapınca hemen tevbe etmek” buyuruldu.
İnsan, vesveseyi yapmamak için mücadele etmeli, çalışmalıdır. Nefse uyan kimse vesveselere tâbi olur. Nefsin isteklerine uymayan vesveseden kurtulur. Bir hadîs-i şerifte, “Şeytan, kalbe vesvese verir. Allahın ismi zikredilince, söylenince kaçar. Söylenmezse vesveselerine devam eder” buyuruldu.


 
Üst