CHP-MHP-BDP koalisyonu

efruz

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
14 Ağu 2009
Mesajlar
5,168
Beğeniler
732
Puanları
0
#1
TBMM’de, 12 Eylül Darbe Anayasası’nı cansiperâne bir şekilde savunma konusunda yeni bir koalisyon kuruldu: CHP-MHP-BDP Koalisyonu... Bu üç parti, 12 Eylül Darbe Anayasası’nın değişmemesi için gecelerini gündüzlerine katıp ‘kahramanca’ savaştılar ve sonunda Anayasa Reform Paketi’ni delmeye muvaffak oldular... Paketin 8. maddesinin reddedilmesiyle, siyasî partiler, gene 12 Eylül Cuntası’nın istediği gibi kolayca kapatılacak. CHP-MHP-BDP Koalisyonu, artık kına yakabilir ve zaferlerini kutlayabilir.
***
CHP’nin, antidemokratik bir siyasî parti olarak 1982 Darbe Anayasası’nı savunmasını normal karşılıyoruz. Bu tutum, 87 yıllık eski bir faşizan partiye yakışmıştır. Ayrıca, jüristokrasiyi güdümünde bulunduran CHP’nin, kendi ideolojisi istikametindeki yargı mekanizmasından da çekinmesi sözkonusu değildir. CHP, bilâkis rakiplerini ortadan kaldırmaya çalışan jüristokrasiye çok şey borçludur. Zaten bu sebepledir ki, Anayasa Paketi’ndeki üç konuya şiddetle itiraz etmekte ve yargısal tekelciliğe dayanan jüristokratik despotizmini devam ettirmeye çalışmaktadır.
Lâkin, bu ‘darbesever’ ve ‘statükocu’ koalisyon içerisinde MHP’nin ve BDP’nin ne aradığını anlamak mümkün değildir. Sırf siyaset oyunu oynamak, AK Parti’ye karşı olmak ya da taleplerinin karşılanmamasına tepki göstermek için CHP ile koalisyona girmenin ve aynı safta görünmeye razı olmanın en ufak mantıklı bir tarafı var mıdır?...
***
Türkiye’nin içinde bulunduğu gerilim ve kutuplaşma, aslında MHP’nin hızla oylarını arttıracak bir konjonktür oluşturmaktadır. Normal şartlarda MHP oyunun yüzde 20’nin üzerine çıkması ve MHP’nin Ana Muhalefet Partisi olması kolaylıkla mümkündür. MHP’nin 2007 seçimlerinden sonraki uyumlu tutumu, cumhurbaşkanlığı seçimi ve başörtüsü yasağındaki politikası, ona puan kazandırmıştır.
Ancak, geçen yıldan itibaren MHP’nin taktik değiştirmesi ve özellikle TBMM’deki hırçın ve uzlaşmaz tutumu, kamuoyunda olumsuz bir intiba uyandırmıştır. MHP’nin ‘demokratik açılım’ konusundaki menfî tavrını anlıyor ve Türkiye’nin bütünlüğü çerçevesinde bu tavrın ayrılıkçı eğilimler karşısında fren mekanizması oluşturduğunu görüyoruz. Lâkin bu tavrın ‘toptan retçi’ olumsuz bir politikaya dönüşmesi, ülke için de MHP için de doğru olmayacaktır.
2002 Genel Seçimlerinde MHP’nin barajın altında kalmasını, Ecevit ile demokratik sol koalisyon ile izah edenler çoğunluktadır. Hâl böyleyken, özellikle son Anayasa Paketi’nde MHP’nin, CHP’nin ‘kanadının altında’ya da en azından paralelinde görünmesi, ona ciddî şekilde zarar verecektir.
Diğer taraftan, MHP’nin, 2007 İlkbaharı’nda ANAP ve DYP’nin içine düştüğü durumu da iyi değerlendirmesi; 1982 Anayasası’nı istemeyen ve değişimden yana olan halkın nabzını iyi tutması gerekirdi.
CHP-MHP-BDP Koalisyonu’nun en önemli siyasî neticelerinden biri de artık CHP ve MHP’nin, AK Parti-BDP işbirliğinden söz etmelerinin imkânsız hâle gelmesi ve bu iddiayı bundan böyle tabanda kullanamayacak olmalarıdır.
***
CHP-MHP-BDP Koalisyonu’nundaki asıl yaman çelişki ise BDP’nin koalisyondaki durumudur. Bir yandan militarizme ve 12 Eylül Anayasası’na karşı olduğunu tekrarlayıp duran; Diyarbakır Cezaevi’ndeki işkenceleri her fırsatta gündeme getiren; hiç sıkılmadan demokrasiden, özgürlükten, barıştan bahseden BDP’liler, Anayasa Reformu Paketi konusunda CHP ile MHP’nin yanında yer alarak âdeta kendilerini inkâr etmişlerdir.
Hele ikide bir partileri kapatılan ve daha birkaç ay önce DTP’nin yerine BDP’yi kurmak zorunda kalan bu Apo’nun bendelerinin, Anayasa Paketi’nin siyasî partilerin kapatılmasını zorlaştıran maddesine karşı çıkarken düştükleri çelişkili durumu ifade etmek için kelime seçmekte zorlanıyoruz.
***
Lâkin bu ‘Şer Cephesi’ amacına ulaşamayacaktır. Zira suyu tersine akıtamazsınız. Koalisyonun bu haksız ve etik olmayan saldırıları, referandum oylamasında halkımızın önceden şuurlanmasına ve kabul oyu konusunda büyük bir çoğunlukla temayülünün artmasına sebep olmuştur.



Hasan Celal güzel
 
Üst