Birileri Dünyadan GİTMEK mi dedi ???.. :) | ihvan forum – Özgür Düşünce ve Paylaşım Platformu!

Birileri Dünyadan GİTMEK mi dedi ???.. :)

elbiss

Ordinaryus
İhvan Üyesi
Katılım
21 Kas 2013
Mesajlar
2,514
Puanları
0


Hayatımız ve Yaşamımız gözlerimizi açıp hayat ve yaşam bulduğumuz Dünya yaşamı içerisinde geçti...

Tüm yaşantı alanımız çerçevesi içerisinde kimi zaman görerek kimi zaman ise yaşayarak öğrendik ve uyguladık...

Zamanımız içerisinde bir çok istek ve hayallerimiz oldu ...ki bu süreçler içerisinde bir çoğumuz istek ve hayallerine kavuşurken aslında bir çoğumuzda istek ve hayallerinin dışında yaşamını şekillendirdi ve şekillendirmeye devam etti....

Yaşadığımız hayat çerçevesi içerisinde birbirinden çok değerli insanlar tanırken bazı zamanlar ise bize zorluklar yaşatan insanlarıda tanır hale geldik...

Yaşam alanımız o kadar çeşitlenip şekillenirken aslında Dünyanın bize sunduğu diğer canlı yaşam türlerini ve nimetlerinide tanır hale geldik...

Bazı zamanlar sevgiyi insanlardan arayıp bulurken bazı zamanlarda ise sevgiyi dünyanın kendisinde ve canlı yaşam türlerinde bulduk...

Samimi diyarlar ararken bazen samimilerin yanı başımızda olduğunu farkedemeden yaşar halde olduk bazı zamanlar ise samimileri farkedip yeterli duyarlılığı nede olsa varlar diyerekten veremedik...

İşin özü hayat ve yaşamımız Dünya da bir şekilde acısıyla ,tatlısıyla,hüznüyle ve mutluluğuyla geçti ve geçmeye yaşayan adına devam ediyor...



Dünyamız adına bu değerleri bilebiliyorken

Acaba Dünyanın dışında neler olabiliyor düşünebildik mi ?...

Yada düşünürken ne kadar hayatımıza aktarıp yansıtabiliyoruz ?...

Gerçekler ve doğrular çoğu zaman kişilerin düşüncelerine göre değişiklik göstrebiliyor elbet fakat esas gerçekliklere verilen yanıtlar çoğu zaman aynı...

esas gerçeklikler derken...

Dünyanın varlığı yada uzayın sonsuz varlığı bununla birlikte muhteşem matematiksel hesaplamalar ve gezegen konumlandırmaları vssss diyebiliriz....

Çoğu zaman Büyüklerimiz GİTMEK ten söz eder....ve bu söz ile BİLİM adına çalışmalar yaparlar....aslında BİLİM adına İNSANLIK için güzel bir etmen....

Fakat çoğu zaman bende düşünürüm...

Acaba gitsek İNSANLIK olarak Dünyadan başka bir gezegen bulabilirmiyiz diye??..

Eğer olurda bulursak bu gezegende yaşayabilirmiyiz diye...?..

Açarım UZAY haritasını gözümün önünde canlandırırım...

Neptün...mars...jupiter diye sıralarım...

sonrasında yok bu olmaz...hayır buda olmaz diye başlarım elemeye sonrasında bakarım ki....

elediklerimden sonra elimde hiçbirşey kalmadı....gidemiyoruz derim...

ama sonrasında Düşüncem der ki....

yaa dur hemen pes etme ...

Uzayda binlerce gezegen var bunu detaylı araştırırsam bulabilirim....diye...

ama bu uzaydaki gezenler binlerce değil ki derim TİRİLYON larca...

nereye bakabilirim hangisini araştırabilirim...sonrasında hepsine bakmaya ömrüm yetmez ne benim nede tüm insanlığın hele ki Dünyanın 7 milyar yıllık bir ömrünün 5.5 milyarını harcamışken...fakat bu bizlerin hesabı belki yanlıştır 3 milyar ekstramız olabilir diyerek konuyu ele alır düşünürüm...

AMA kocaman bir ifade ile derim ki...

Yaaa kocaman ekstra 3 milyarımız olsa ne olur ki derim....

Çünkü insan rahat durmuyor ki ...Dünyanın ömrüne 3 milyar yıl eklense artı 1.5 milyarda olsa etti 4.5 milyor ömrümüz var desek...bu Dünya ömrünün 5.5 milyar geçen yıllarını düşündüğümde...

Aslında derim ki...

Bugüne kadar birbirimize İNSANLIK olarak neler sunabildik ki derim....

Yani kalan 4.5 milyar yıl sonunda bir yaşanabilir DÜNYA bulsak ne olacak ki...

Gideceğimiz yerlere acıyı..zulmü ve hüznü yine götüreceğiz...

Anladım ki mesele gitmekte yada ayrılmakta değil...

Mesele Birbirimizi İNSANLIK olarak anlayabilmekte ve sevebilmekte...

ama derim ki...

İnsan çıkarları için herşeyi ezip yıkıp geçebiliyor hele işin içinde TÜCCAR lık varsa PARA gibi büyük bir kazanım varsa iş çok derim....



Bu konuda neden ALLAH biz insanları sadece DÜNYA da yaşamımızı istedi diye sorarım kendime?...çok cevap bulabiliriz..

ALLAH bizim yeni gezegenler arayacağımızı bilmiyor mu ki derim?...

ALLAH bizle ilgili herşeyi çok iyi biliyor hemde herşeyi...

Dünya gezegenlerinin aralarının her genişleme ile açılması ve genişlemesi aslında bizleri uzak tutmak için diye düşünüyorum....

Peki neden uzak tutuluyoruz....neden UZAY başlı başına ayrı bir sistem üzerine tasarlanmış....

Yani sadece DÜNYA olabilirmiydi??...

olabilirdi...ama neden UZAY oluşturulmuş....

Aklıma gelen ilk şey....

Dünyada yalnız olduğunuzu hissetmeyin diye gökyüzünü ışıklandırıp sizlere aydınlık ve esenlik kıldık diye....Burada her düşünen için bir ŞÜKÜR kapısı açtık diye...denir...

ALLAH bizler için İNSANLAR için kocaman UZAY ı oluştururken bizleri nimetiyle boğuyor diyebiliriz...

Fakat UZAY göründüğü kadar sessiz mi??..

Hayır...

Her gün şekillenen bir KÜP biçimi var...



KÜP filmini izleyenler demek istediğimi anlayabilir kanısındayım...

her gün sonunda kaydırılan ve genişleyen evren fakat sistematiğini koruyan bir yapı var....

Uzay da öyle bir kristal tanecikleri var ki...

Bu taneciklerin metalle buluşacağı yerler anında donabiliyor ve parçalanabiliyor...

Uzayda gezinen ÖYLE meteorlar var ki her an çarpışma tehlikesi an meselesi...

Uzayda ÖYLE ölü ve karanlık noktalar var ki her an ışıktan yoksunsunuz...

Uzay ÖYLE soğuk ve havasız ki dışarda kalmanız İMKANSIZ...

Uzay o kadar fazla bilinmezlikleri barındırıyor ki saniyeler içierisinde karşınıza ne tür zorluklar geleceğini bilemez olursunuz...

Uzayda ÖYLE anlık çıkan kara delikler var ki size ne yapacağı ve nereye götüreceği belirsiz.....

Uzay bu kadar bilinmezlikleri taşırken yolculukta harita belli değilken yolculuk nereye olabilir ki....

Bildiğimiz gözlerimizi açıp yaşam sürdüğümüz tek bir EVREN DÜNYA varken yolculuk nereye olabilir ki....

Yoksa Mavi Gezegen mi buranın adı....

Duyamadım...?...

Bilmem kaç milyon Kilometre uzaklığa mı yolculuk?....

Yolculuğa çıkan kaç insan ulaşacak ...hiç kimse...

sonrasında ....doğanlar mı ...hayır onlarda ulaşamaz...

Çünkü ulaşılamaması için her günün sonun UZAY genişliyor ...sizler her gün bir yol katettiğinizi düşüneceksiniz ama hergün katettiğiniz kadar yol size iki kat daha fazla uzayacak...

sonunda yiyecek seralarınız güneşten uzaklaşınca bozulacak....ürün vermeyecek...sonralarında ise MARS cazibeli gözükecek huniler içinde ama DÜNYA gibi mi olacak?...

Hayır ...

Dünya gibi hiçbirşey güzel olamaz...

MARS a çarpan meteor taşlarını unuttuk değil mi?...



Aslında MARS ın yüzeylerine çarpan meteor oyuklarını görsek unutmayabilirdik...

GERÇEK manada söylemek gerekirse....

Dünya çok eşsiz ve güzel oluşturulmuş...o kadar değerli ki bir eşi ve benzeri bulunamıyor...

Ki zaten ALLAH biz insanlara söylüyor...

Şöyle bir bakın hadi deneyin bir eşini ve benzerini yapabilecekmisiniz diye??...Hiç düşünmüyormusunuz size sunduklarımızı diye...

Aslında..

Her başarılı insanın ardında bir DÜŞÜNCE yapısı yok mu??...

Hele insanın düşüncesini olumlu kullanıp değerlendirdikleri anlar başarıların en güzeli değil mi?....

Düşünelim o zaman???..

neden sadece Dünya yaşıyoruz??..

Çünkü ALLAH bizim burada nimetlerden faydalanmamızı isterken ŞÜKRET memizi istiyor....

Diğer gezegenlerin oluşturulması aslında sadece bir yansımaydı?...

Yansıma mı??...

Nedir bu yansıma...

Gerçek esaslığını ALLAH bilir ama UZAY daki gezegenler şekilsel ve sistematik şemasal olarak DÜNYA nın aynısı sadece boyutsal ve işlevsel özellikleri farklı...

bu düşünüldüğünde gerçekliğin yansımalarını görüyor olacağız...

Yani aslında tek bir gerçek var o da DÜNYA diğer gezegenler ise YANSIMA.....

Sadece amaç için birer OBJE ler gibi...

Buradaki amaç...

Gökyüzünün bize ışık olması ve şükür için sunulup hizmet etmesii...

eğer yukarıdaki amaç biliniyor ise YANSIMA nın kendilerini görebiliyoruz demektir...

peki gerçekte yaşanabilir bir YENİ DÜNYA varmıdır?...

Varsa nasıl TRİLYONLARCA uzak bir gezegene seyahat yapılabilinir?...

Dünyanın bugün ki...Teknolojisi yeterli mi??..

Aslında bu konu üzerine çok soru kalıpları ve cevapları oluşturabiliriz...

ama mesele GERÇEĞE ulaşmak ise gerçek için FELSEFE den yola çıkıp KURAM oluşturmamız gerekir...

KURAMIMIZ YANSIMA olsun..

Bir ışığın bir AYNA merçeğe çarparak yansıyarak diğer bir kareye gitmesi sonrasında o kareden diğer bir kareye çarpması gibi vb ilerliyor....

Fakat her çarpan karede görüntü süzmeleri değişiyor ve farklı yapısallıklar kendini gösteriyor...

şimdi bu KURAMI FELSEFE ile birleştirdiğimizde...

Uzayda ki gezegenlerin aslında Doğru bir mercek süzmesi ile birleştiğini görebiliyor olmamız gerekir diye düşünüyorum...

Yani dünyanın verdiği ilk IŞIK diğer gezegenlere çarpan MERCEKLERE YANSIMA oluyor...

Aslında Dünyanın dışında gördüğümüz gezegenler gerçek mi??...yoksa gerçeğin yansımalarımı....

Aynı merceklere çarpan ışığın başka bir yerde farklı görüntüde olması gibi....

Denilecek ki....diğer gezegenlerde gezildi ve farklı durumlar var...??..

Evet güzel bir dinleyicinin güzel bir sorusu diyebilirim (eğer bu soru aklınızdan geçtiyse)

Söylediğim üzere...

Tek bir gerçek ve yaşanabilir bir DÜNYA yı düşünelim....sonrasında bu dünyanın çarptığı alanları düşünelim...sizce hangisi sizin için gerçek dersem....

Sizler bana DÜNYA daha gerçek ve yaşanabilir diyeceksiniz...

Neden Dünya??..

Çok güzel bir soru daha...

Çünkü Dünyada yaşayabiliyor ve hayat bulabiliyorsunuz hatta çoğalabiliyorsunuz ama diğerlerinde bunu yapamadık ve yapamayızda...

Çünkü diğerleri YANSIMA olduğu için gerçeklerin kendileri değil...yani hangisine giderseniz gidin mutlaka bir eksiği olacaktır...(ta bi bu benim düşüncem....)..

Bugüne kadar UZAY daki gezegenlerin dizilimlerine bakmadıysanız iyi bakın iyi gözlemleyin derim ne demek istediğimi anlayacağınız kanaatindeyim...

Belki söylediklerim gerçek bir kanaat olmayabilir yada gerçeğin kendiside olmayabilir ama Düşünmek para ile değil ya en azından YANSIMA ile ilgili belkide farklı bir BİLİM bulunabilinir bilinmez...

Düşünüyorum da....

Yansımaların birbirine çarpma yolunu takip ettiğimizde belkide uzayda bir yol ve harita bulunabilinir...aynı küp filminde olduğu gibi...

Uzayda bir HARİTA olabilmesi çok önemli...

Eğer ilk doğrunun ilk doğru yansımalarını takip edebilirsek belkide sonda saklı bir yaşayan EVREN bulunabilinir bilinmez...

Fakat o kadar yansıma var ki EVREN de hangi yansıma yolu izlenecek...

Yada yansımanın ilk çıkış adresleri nasıl bulunacak gibi pek çok sorular beraberinde getiriyor???...

Yani bugün o pek çok soruların hepsini sormaya kalksam ve yanıtlar aramaya çalışsam SAYFALAR ve METİN ler bitmez sanırım....ki bu kadar sahifeleri okuyacak SABIRLI insan dünyada az bulunur...

Mesele yazmak değil...

Mesele doğru soruları bulabilmek ve doğru yanıtlar alabilmekte olsa gerek...

ALLAH ın GİZEM leri sunması çok özel insanlık için kılıyor...

Bence ALLAH ın sanatı o kadar güzel ki bilmediğimiz çok gizemleri beraberinde gizli....

Belkide GİZEM leri aramamız istenmiş olabilir...kim bilir günün birinde gizemler bulmamız için gizlenmişte olabilir...

Olağanüstü bir bilim kurgu oldu değil mi....?

Kendim bilim kurgu hayranıyım ama hayatın gerçeklerin bilinmeyen ve halen öğrenemediğimiz çok bilimsel saklı gerçekleri var....

ALLAH Dünya oluşturulduğundan beri İNSAN lığa hiçbirşeyi saklamadı.....aksine düşünüp arayışlar bulup öğrenmemizi bulmamızı istedi....

Düşünüyorum da....???

Yeni gezegenler bulsak orya neler götürebiliriz??...

yada yeni gezegenlerde yaşam ve hayat nasıl olabilir????..

İşin açıkçası acı ve hüznü yeni gezegenlere götüreceğimiz oldukça aşikar bununla birlikte hırs ve bencillikte oraya gidecek...

Yani işin özü esas gerçek yansımayı bulabilmekte diye düşünüyorum....

Bu gerçek yansımanında İNSANIN gerçek kendi özünü ve kimliğini bulabilmesinde diye düşünüyorum...

Yani İNSANLIK olarak birbirimize ALLAH için inanmayı ve sevmeyi başarabilmeliyiz diye düşünüyorum sonrasında ise yardımlaşma ve dayanışma diye düşünüyorum...

bana diyeceksiniz ki yansımaya tekrar dönelim???...

Peki dönelim derim...

sonrasında bana soracaksınız ki :) ?...

Yansımada GÜNEŞ VE AY ne durumda ve farklılıkta....

Hepimiz ortaokul yıllarında YANSIMA DENEYLERİ yapmışızdır hatta ben size 7/C sınıfında YANSIMA deneyi yapan youtube dan bir arkadaşımızı buldum bakıp izleyebilirsiniz...


işte bu deneylerde yansımanın esaslıklarını öğrendik değil mi??...

hayır diye olmaz sanırım....genelde evet çıkar....

o zaman bu yansımayı düşündüğümüzde bizler için önemli olan neydi ?...

IŞIK VE SAYDAM bir yapı sonrasında vurması ve yayılması için kapalı bir düzenek ....

yayılması ne işe yarayacak...?

Aydınlatacak...

hadi PUZZLE ları birlikte birleştirelim...

Bizim ışığımız GÜNEŞ...
Saydam geçirğen yapımız DÜNYA...
Yayılmasını sağlayan etrafı aydınlatan AY ....

Güneşten gelen ışık dünyaya çarpıp ay ile ışıl yayılıyor desek ve dünya ile yayılmalar etrafa dağılıyor desek

Her dağılma farklı bir Dünya benzerini oluşturacak ama yayılımın yakınlığına göre boyutlarda ve ebatlarda değişiklik gösterecek fakat işin kısmı iç yaşam atmosferinde olacak yayılmaların sunacağı bozulmalar ile iç yapısallık dünyanın bozuk hali gibi gözükecek bu hali durumu anlatabilmek çok zor çünkü benim düşünceme yakın düşünebilmeniz gerekmekte yoksa ne kadar anlatsam anlaşılması zor...

diyeceksiniz kiii.....

hadi yansıma bir iki bilemedin binlerce oldu....ama trilyonlarca nasıl oluyor yani yansımanın bir gücü olmal...neticede güneş belli mesafeye kadar yansıyabilir??..

evet bu da harika bir dinleyicinin ve okuyucunun sorusu diyebilirim :)....ta bi bu soru aklınıza geldiyse....

burada şu kavram aklıma geliyor...

UZAY ın KARA bir PERDE ile kaplanır olması....

Yani sizler hiç düşündünüz mü ??..

Neden uzay KARA bir PERDE ile kaplı???...

Aslında ben hayatımda çok kez düşünüyorum....

Yani ALLAH isteseydi...UZAY MAVİ gökyüzü renginde olabilir ama ÖYLE olmamış KARA renkte olmuş.....

Bunada 7/C sınıfındaki yukarıdaki deneye baktığımızda görebiliriz diye düşünüyorum....

Yukarıdaki deneyde KARANLIK YANSIMA için çok büyük etken...eğer UZAY mavi renk olsaydı yansıma açık renkte çok uzaklara olması çok zordu ama karanlıkta oldukça etkili bir yapıda YANSIMA daha fazla olabilir....her birinin çarpması ile....

Bir yerlerde mi okudum tam bilemiyorum ama 7 GEZEGEN den bahsediliyor bu yedi gzegende YEDİ ADEM nesilinden bahsediliyor ve biz adem neslinin 6 cı kuşağındaki olduğumuz söyleniyor yani bizden sonra başka bir gezegende 7.ci adem nesli belkide yaşıyor ve bizden sonra son bulacak ama diğer tüm nesillerin akibeti sonla bitmiş...7.ci nesilde son YOK OLUŞ ile bitecek...

yani 7 kıyamet gibi...

elbette bu gerçek dışı ama ele alıp akılda düşüncede kenarda tutabilmek önemli...

Buradan şu neticeyi bulabiliriz kesin olmasada....

7 farklı yansımanın birleştiği bir BÜYÜK ÇEMBER DAİRE...



Uzayda Dünyada herşey çember yaşam dairesi üzerine değil mi???..

O halde...

Çember daireleri bulabilmek yansımaların bittiği yerlerde olabilir mi???..

Yani bu biten yerler bize harita olabilir mi??.

Peki bu harita bulunsa ve izlense karşımıza bitmiş gezegen çıkabilir mi??..

olası daire içinde....

o zaman bulmamız gereken tek bir daire ve harita yolu var 7.Adem neslinin yaşadığı Dünya... :)

O yüzden dedim ya doğru yansıma ve dogru harita yolu önemli diye :)...

Bunu bulabilmek İMKANSIZ...Olup olmadığı bile belli değil çünkü yazılan herşey gerçek olmayabilir...sadece birer TEORİ den ibarette olabilir...fakat düşünmek güzeldir...en azından UFKU geliştirebilir insan adına...

Bu kadar TEORİ ler üzerine çok şey daha üstüne eklenebilir...

Belki okuyanlar adına keyif verici bir yazı bana kalsa çok çok düşündüklerimi yazarım fakat bu kadarı yeterli...

Gerçek şu ki....

ALLAH TRİLYON KARE kadar var ve GERÇEK tir...Bu gerçeklerden hiç ayrılmayalım derim ...

Çünkü ...

ALLAH o kadar muhteşem tasarımların ve sanatların sahibi ki bizler sadece görebildiğimiz kadarıyla İNSANLIK olarak görebiliriz fakat göremediğimiz çok çok çok şeyler var...

Yani ALLAH hükmün ve hikmetin hatta gücün TEK sahibi ve Hakimidir o yüzden bizler İNSANLAR olarak acizdir...ALLAH dilemedikçe ve istemedikçe hiçbir daim bize yeni şeyler vermez....

ALLAH isterse ve OL derse herşey olur...

Bugün burada yazdıklarım aklınızı karıştırmasın sadece DÜŞÜNMENİZ için yazdım belki farklı bir TEORİ alanları bulunabilinir ve düşünülebilinir diye düşünüyorum...

Çünkü Dünyada uzun zmandır YENİ BİR TEORİ açmayalı çok zaman olmuş :)...Bunlar SADECE teoridiri gerçekle ilgisi olmasada düşünmek ve üretebilmek güzeldir..

Sohbet sohbeti açarmış...işte düşüncede düşünceyi açmış olsun diyelim..

Okuyanlarada ayrıca Teşekkür Ederim..

Böyle..
 

elbiss

Ordinaryus
İhvan Üyesi
Katılım
21 Kas 2013
Mesajlar
2,514
Puanları
0
Bizzat kendi klavyemden çıkan yazılardır alıntı filan değildir alıntı aldığım yerler olursa söylüyorum zaten :)....bu yazıların daha fazlasınıda yazabilirdim ama size göre oldukça uzun bir yazı olduğu için okurken sizleri fazla sıkmak istemedim....yoksa normalde bana göre çok kısa bir yazı :) çünkü uzun yazılarımı sizler görmediniz :)..

İşin espirisi bir tarafa..

Her daim söylediğimi söylemek istiyorum...

Yazılarda herhangi bir metinsel hata ve anlam bozuklukları vss var ise söylemeniz yada site yöneticilerini belirtmeniz dahilinde online olayım yada olmayayım ben düzenleyeyim yada başkası düzenlesin sorun değil önemli olan sevgi muhabbet ve SOHBET olsun ötesini düşünmek dahi istemiyorum...

Böyle.
 

elbiss

Ordinaryus
İhvan Üyesi
Katılım
21 Kas 2013
Mesajlar
2,514
Puanları
0
Konuyla ilgili Gitme fikrin nedir diye sormuş olacağınızı düşünerekten size şu yanıtı verebilirdim??...

Ben gözlerimi bu Güzel Dünyada açtım belki dünyanın kendisi çok muhteşem her anıyla ama bazen insanlar olarak çok zorluklarıda olabiliyor yinede bu eşşsiz dünyanın tek yaratıcısı ALLAH onun sundukları harika diyebilirim...

eee haliyle bu dünyada gözlerimi açtığım için eğer bu dünya yok oluyor ve kıyamet anını yaşıyorsa ve ben halen bu dünyada isem burada kalmam benim için en güzeli....çünkü bu dünya benim vatanım hemde her bir karesi.....yani ben vatanımı sadece tek bir kara parçası olarak sizler gibi belirlemedim yada insan ayırmadım....dünya benim için tek vatan .....ve haliyle dünyada yaşayan her insanda benim vatanımın eşssiz kardeşleri....

Hayat dediğin nedir ki...

bir anlık nefes e bağlı ...işte o bizden bedende ayrılınca dünyaların zengini olabilsen ne olacak ki??*...

Maksat ne kadar güzellik yaratıcıya sunabildiğimizde hoş çok başarılı biri değilimdir de ALLAH bilir ama yinede bu Dünyayı terketmek aklımın ucundan geçmez....Çünkü ben DÜNYAYI SEVİYORUM.... :) Sizlerde seversiniz inşallah....

ama şunu eklemek isterim..

Gitmek ve arayışlara yollar eklemek isteyenlere karışamam kendi tercihleri bize saygı düşer...bizde onu sunarız.. :) ÜTOPİK gibi yazılar diye düşünseniz bile..."Bazen Gerçekler Büyük Hayaller ile Başlıyormuş" hayatımda bunu çok iyi öğrendim...ama ne kadar çok iyi bilemem :)

Böyle.
 

Ebu Computer

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
11 Haz 2013
Mesajlar
22,828
Puanları
113
Bildiğiniz gibi Mars'a gidecek 24 kişi projesi var, projenin adı Mars One.

Dünya genelinde 200.000 kişi başvurmuştu elemeler sonucu 100 kişiye düştü.

Yakın zamanda da gidecek olan 24 kişi açıklanacak.

Ayrıntılı bilgi: http://www.mars-one.com/

http://www.teknolojioku.com/haber/bir-daha-geri-donmemek-uzere-marsa-gidecekler-26083.html

İşin ilginç yanı benim bir arkadaşımda başvurdu. Eğer çıksa idi hanımını, çocuğunu ve annesini her şeyi geride bırakıp Mars'a gidecekti.

200.000 kişiden elemeler yapılıp kazananlar açıklanınca listeye 3 Türk girdi ama arkadaşımız giremedi.

Bir nevi ölüme yolculuk.


Ben gitsem canım yiyecek bir şeyler çeker duramam.

Mars'da Sultanahmet köftecisi de olmaz, künefe filanda bulunmaz.

Selam ve dua ile...
 

elbiss

Ordinaryus
İhvan Üyesi
Katılım
21 Kas 2013
Mesajlar
2,514
Puanları
0
Bu konuyu sana nasıl açabilirim yada anlatabilirim bilemem oldukça uzun bir konu ama kısa anlatmaya çalışacağım sadece senin için.. bu konulara ilgin olacağını düşündüğüm için biraz vaktini almak istiyorum.....

Herşey çok uzun zaman önce insanın uzayı keşfetmesi ile başladı ....aslında keşifler başlarken insanların bitmek bilmeyen sorularına cevaplar aranmaya başladı....bununla birlikte UZAY için büyük yarış trendleri başladı...

Bu yarışlar o kadar fazla zaman içerisinde hızlandı ki zaman zaman savaş eşiğine kadar devletler kendilerini getirdiler ama kılpayı döndüler...

bu süreçler içerisinde farklı dünya teknolojileri geliştikçe daha modern envanterler kullandılar tam ilerlemenin eşiğine geleceklerdi ki Dünya savaşları çıktı ve belli süre görecelide olsa uzay serüveni çok gerilerde kaldı fakat aksamadı....

Sonrasında ise Dünya savaşları bittikten sonra daha radikal arayışlar içerisine girdiler..bu arayışlar içerisinde artık gezegenlere inmek yeni yerini alıyordu...yani eskiden olduğu gibi AY a inip bayrak asmak pek ilgi çekici değildi...

işte yeni bulunan yerlere araçlar indirip toprakları havaları su yapıları vss incelendi...yaşanabilir durumları süreçleri bakıldı...bu aşamadan sonra farklı fikirler bugünlerin çağında elde ettiler....

MARS herşey adına uygun bir gezegen olduğu gibi aslında Dünyaya benzerliği ilede yakınlık gösteriyordu....hatta bazı rivayetlere insan ırkı daha önceden marsta yaşıyordu fakat olası kötü senaryolardan sonra insan ırkı dünyaya gitmek durumunda kaldı....

yani bir zamanlar mavi gökyüzü olduğu inanılan mars belli kıyamet felaketinden sonra havası solunamayan bir kızıl gezegen haline geldi söylenir...ta bi bunlar rivayet yada bilim kurgu senaryoları işte...insan bazen ÖYLE hayal kurar ki kendisi hayal kurduğunu bilse dahi kendi bile inanır :)

işte MARS ın uygunluğu KOLONİ için uygundu dediler ve proje geliştirdiler fakat bundan önce İnsan DNA sını uzaya göndermeyi düşündüler ve yaptılar....

http://www.samsunkenthaber.com/haber/teknoloji/bilim-adamlari-insan-dna'sini-uzaya-gonderecek/33948.html

Yukarıdaki siteden okuyabilirsin....

Bu DNA ları uzaya gönderebilmek ÇİP düşündüler hatta bunlara kamera düşündüler....sinyal alıcıda...gelişim süreci takip edilecekti...etmişlerdirde...

buradaki amaçları...

DNA Çiplerinin herhangi bir gezegene inip toprakla birleşmesi halinde Evrimleşme geçirerek o dünyanın yaşam koşullarına göre yeni bir insan neslinin oluşmasını sağlamak idi...yani düşünceye göre evrimleşen dna lar o gezegenin ortam yaşam koşullarına göre hayat bulacaklardı...

Bu DNA Çiplerinin birde KARA DELİK lere salınması planlanıyordu bunu başarabildiler mi bilemem....

işte bu aşamalar da planları dahilinde idi...fakat bu DNA Çiplerinin İnsan ırkını yaşatabilme garantisi aslında hiç yok gibiydi....

İşte bu aşamadan sonra neden MARS ta bir yaşam alanı kurmayalım dediler ve ÖYLE yapmışlar... :)

aslında Mars tan önce çok gezegene baktılar ama bir çoğu ölü gezegendi MARS hem yakın hemde elverişli idi...atmosferik düzen anlamında...

işte bu aşamadan sonra MEKİK ler ile bir yaşam koridoru kurup güneş enerji panelleri ile enerji elde edip ihtiyaçları karşılayabilirlerdi....

fakat çok mükemmel bir koşulda olsa MARS kolonisi DÜNYAYA bağımlı olacaktı ...çünkü SU yoktu.....su hem içme hemde duş için çok önemli....işte bu tedariği dünyadan karşılayabileceklerini düşündüler...

yeni bir kaynak mars ta bulabileceklerini sanmam....

çok çok çok ötelerde mavi bir gezegen buldular ama dünyadan çok çok çok uzakta hatta bulunan bu mavi gezegenin dünyaya benzer bir sistemi olduğunuda buldular ama uzayda seyahat dünyadaki seyahate benzemiyordu :)...ki mavi gezegene gidebilmeleri çok zor....çünkü her günün sonunda genişleyen bir uzay var...fakat uzayın zamanı dünyanın zamanından farklı ne kadar farklı bilemem....

bilinen birşey ne kadar yol katetsende yakınındakiler dışında ulaşım sürecin artıyor yani x bir gezegen daha önce gönderdiğin roket 3 yılda gidiyor ise belkide 1 sene sonra ardından göndereceğin aynı x gezegene roket 4 yılda gidecek gibi çünkü uzay genişleyen büyük bir balon ....

kaldı ki bu balonun içerisinde çok tehlikelerde var...yukarıdaki yazılarım belki sadece ufak anları.....bilinmez...

işte tüm bu yazılardan sonra şuna getireceğim yazıları...

Uzayda koloni kurma kavramı olaki dünyaya birşey olursa MARS taki insan kolonisi yaşasın diye...bununla birlikte bu insanlar MARS ta bulunan yeni enerji kaynağını çıkarabilmek içinde görev alabilirler.....

Yani marsta bulunan yeni enerji kaynagı dünyanın yeni enerji kaynağı olacak bu kaynak kullanılıp satılacak....yani işin içinde yine TÜCCARLIK seziyorum :) Biz insanların şu PARA hırsı hiç bitmez yani...

Oradaki kolonilerin 6 bölüme ayrılması 6 ana kaynak için hazırlanan bölgeler olabilir....geri dönebilmeleri MARS tan çok zor çünkü oradan kaldırabilecekleri bir MEKİK olmayacak.....sonraki zamanlarda mekik parçalar halinde oluşturulabilinir ama yakıt nasıl temin ederler bilemem...benim düşüncem ta bi....

geri dönüşü olmayan bir yol dediklerine göre geri dönebilmeleri için onlardan yapmaları istenen görevler olabilir özellikle yeni enerji kaynağı çıkarımı için bilemem...

MARS ta yaşamak Dünyaya benzemez....orada sabır çok önemli ki 1 yıl kalabilirlerse iyidir sanırım ....

söylediğin üzere sultan ahmet .....vb durumlar hayal olur...

Arkadaşının bu çılgınlıgı göze alabilmesi onun adına harika bir durum fakat bizler adına ÇILGINCA bir karar diyebilirim....İnsanın kaybedecek birşeyi olmasa bile bu dünya bırakılmaz...en azından nefes olarak ayrılasıya kadar...nefes bitince ayrılıcaz zaten dünyadan...

MARS ta yaşayacak koloninin evlerini çizecektim ki hatta kağıda çizdim ama linki görünce tam düşündüğüm gördüğüm etmeni yapmışlar...



Bu etmen nasıl dersen...?..

iki insan için 2 kompartman....1 erkek 1 kız bunlar çoğalmaları adına....1 kompartman yaşam alanı diğer kompartman sera alanları olacak kendileri yetiştirecek yiyecek ...

bu kompartmanların üstleri güneş enerji panelleri ile dizayn edilmiş olacak ...bu paneller günlük enerjileri ve seraları için önemli...zaten kullanım ve yaşam için 9 yıllık bir eğitim süreçleri var belki bu süre 5 yılda olabilir bilemem...

6 kişilik bir koloni için 12 mekik yuvaları kullanılacak belk ekstra bir tanesi depo birtaneside revir olabilir bilemem sadece öngörülerim....

yukarıda yazdıklarımın hepsi sadece öngürülerim ki şu ana kadar öngörülerimde hayatımda çok fazla yanılmadım...

Dünyaya su ile bağımlı olacak olan bu insanların yaşamları dünya var olduğu sürece olacak...fakat ben diyorum ki bu insanlar orada en fazla 2 yıl dayanabilirler...ve sonrasındaki sinir katsayıları bozulmuş bilim kurgu hallerine dönecekler bilemem...
------------------

Yukarıya çizgi çektim...

bir rivayete göre Mars ve benzeri gezegenlerin yaşam alanları bizlere ait değil.....rivayetlere göre bu tür bazı gezegenlerin 3 harflilere ait olabilecekleri...gerçek esas değil elbet ama hayatımızda ve yaşantımızda yalnız değiliz...

Benim hayal dünyam oldukça geniş olduğu için beni yanlış anlamanı yada yukarıda yazdığım tüm yazıları gerçek gibi görmeni istemiyorum sadece teoriyi ve öngörüleri sana söylemeye çalıştım.....

--------------

Yine bir çizgi çektim...

Yaratılan herşey boyutlu olarak bize gözüküyor fakat boyutu bir an düşüncenden çıkarıp tek yapıda düşünüp görmeni isteyeceğim o zaman küp ün sadece kare halde olduğunu göreceksin....

işte bu gördüğün tüm gezegenler aslında bizlerin algılayıp ama göremediklerimiz...

nedir bu olgu dersen??..

aslında bizler gezegen görüyoruz ama gördüğümüz gezegenler bir yansıma deneyi gibi yansımalar....gerçekten ayırt edemezsin....hatta gezebilirsinde fakat yansıma içinde yaşayamazsın gibi...

imkanları elverişli hale dünyadan getirip yani gerçek etmenden getirip yansımada oluşturabilir ve yaşayabilirsin ama yansımadan birşey kullanamaz yada birşey oluşturduğunda yaşayamazsın....

bu durumu ne kadar izah edebilirim bilemem benim gibi düşünebilirsen beni anlayacağını umuyorum...aksine birşey yapamam..

gerçek olan dünyada herşeyi kullanabilirsin ama gerçek olan dünyadan birşeyi yansımaya taşırsan onu korumazsan yaşatamazsın....
---------------

Yine çizgi çektim...

ALLAH ÖYLE güzel sistem oluşturmuş ki güzel insan....bu sistemi görebilmemiz çok önemli.....

Bazı zamanlar günlerce neden UZAY KARA PERDE ile kaplı diye düşünürüm....düşünmeyi ben çok seven bir insanım düşünmek beni yormuyor beni yoran cevaplarıma doğru yanıtlar bulma adına farklılıklar oluşturmam beni yoruyor....

yormak bitkinlik vermiyor aksine her yeni farklı cevapla yeni ufuklar aramaktan keyif alıyorum ....

ALLAH gerçek manada oldukça var...onu sevmemek olmaz.....ona değer vermemek olmaz...

hayatımda tek bir puntom kalacak ise onuda ALLAH yazarak kullanmak isterim....çünkü sevilmeye değer TEK rabbimiz...ŞÜKÜR olsun...

O yüzden DÜNYA gibi GERÇEK VE GÜZEL olan YANSIMADAN uzak bir yapıyı Yok olsa içinde olsam dahi terketmeyi ASLA düşünmem....eğer ALLAH benim burada doğup yaşamamı istediyse onun isteği benim için ONUR vericidir..Başkasını bilemem...

Selam ve Dua ile güzel insan...

Böyle.
 

elbiss

Ordinaryus
İhvan Üyesi
Katılım
21 Kas 2013
Mesajlar
2,514
Puanları
0
Konuya son yazımı yazıp konuyla ilgili akışımı bitirmek istiyorum izninizle nasipse inşallah...

Yukarıda yazdığım Kendim ile ilgili Yorgunluk hususu hakkında gelen eleştirilere şu yanıtı vermek istiyorum İZNİNİZLE ta bi.....

Yanlış anlaşıldığım için kusura kalmayın fakat düşünmek başlı başına ortaya çıkan neticelerin doğruluğu demek olmuyor.....eğer bir düşünceyi paylaşmak ve doğru net akıcı bir şekilde iletmek istiyor iseniz o düşünce ürünlerinizi ELEK ten geçirmek durumundasınız...

Fakat bu ELEK sürecinin ANLIK ve TAZE yazılarda olabilmesi çok zor oluyor ...Bazen yazılarınızda o kadar fazla alanı ve duyarlılığı düşünmek durumunda oluyorsunuz ki.....hadi yazayım geçeyim de olsun bitsin le bu işler olmuyor...En azından bende ÖYLE değil..Başkasını bilemem..

Yazarken insanların ve bir çok yere hitap edeceklerin hassasiyetlerini ezip geçmemeniz gerekmekte bununla birlikte aileden aldığınız saygıyı kaybetmediğiniz gibi bunu yazılarınızda da sunup gösterebilmeniz gerekmekte....

Yani yukarıda Uzaydan Mars tan vb enerji yeni kaynaklarından bahsederken aslında bu alanlar içinde özenli yazılar yazmak durumundasınız....ve yazarken düşünüp üretirken de konuları bazen siz seçmiyor ve akışı bazen siz kontrol edemiyorsunuz anlık gelişim sürecinde ortaya bir meyva bir ürün çıktığında özü son haznesinde siz okuyorsunuz fakat sürecin ilerleyişinde özenli yazılar ekleyebiliyorsunuz işte bu özenli yazıların eklem süreçleri size düşünmede oldukça fazla zorluk etki ediyor...

yani ekstra bir ürünün ifadesi için 2 düşünür etmeni anlık süreçlerde oluşturuyorsunuz....devamında düşünceyle bitmiyor herşey düşünürken düşündüklerinizi hayal edip yaşayabilmeniz gerekiyor ..yazılar yazarken geniş hayal dünyanızda görüp yaşayıp aktarım süreci yapamazsanız, işin samimiyetinden ve ciddiyetinden uzak kalıyorsunuz...

Bazen hayalden gördüklerinin yansımalarını düşünce ile birleştirip yazabiliyor insan....düşünün işte bir anda sadece bir kaç sayfalık yazı aktarımı için çalıştırdığınız işlem fonksiyonlarını....

bu durumu şuna benzetebilirim....

bir açık bilgisayarınızda...

film açık--video açık--internet açık--cd rıder kullanımda....flash bellek kullanımda....hhd disk kullanımda..oyun açık....kolluk yüklü ..müzik açık vss gibi...

yani bir bilgisayarda tüm fonksiyonlar olmasada yarısını açık vaziyette kullanıyorsunuz bu bilgisayarınızı yormaz mı :) ?....

Elbette yorar.. bu akış sürecine hiçbir bilgisayar yorulmazlık yapamaz...işlem görür ama yorulur....

Bak yine bir FELSEFE den ürün çıkarttık :)...

İşte bana dönecek olursak...

Sizlerin gördüğü bu yazılar belki size sadece yazı gelebilir ama bu ürünü çıkarmak iyi -kötü bilemem beni bazen yoruyor...fakat yormasının beni yıldırmadığını aksine keyif aldığımı belirtmiştim...Yazılarda Mükemmel değilim aksine berbatım AMA berbat olmam beni kendime güzel kılıyor size nasıl gözüküyor bilemem...

Eğer bu konuda sizlerle anlaştıysak son söz şunu söyleyebilirim....

Düşünmek kolay olabilseydi bugün herkes Sokrates olabilirdi ahan buda konuyla ilgili son Felsefem olsun :)

Sokrates in FELSEFESİ..(Okumak isteyen bakabilir) (Ünlü DUAYENİ HATIRLAMA ADINA)

http://dusundurensozler.blogspot.com/2007/12/100-soruda-felsefe_4155.html

Böyle.
 

elbiss

Ordinaryus
İhvan Üyesi
Katılım
21 Kas 2013
Mesajlar
2,514
Puanları
0
KONU: Dünyanın Karelere Bölünmesi Teorisi..
ANLATIM : Düşünsel ve kuramsal olup doğruluğu belli olmayan sadece fikir ürün sunumudur...(okumak isteyen okusun).



Normalde bitirdiğim konuları bir daha dokunup canlandırmıyorum çok istisna durumlarda ve büyük ihtimal şuan ki yazılarım nasipse bu konuya son yazı inşallah....

Bu konu içerisinde neler bahsetmem gerektiğini düşündüğümde aslında anlatılacak çok seçeneklerim olduğunu farkettim...konuyu işlerken hazır google resimleri kullanmak istedim çünkü var olanları nasıl verimli bir dönüşümde düşüncede geliştirebildiğimizi sizle birlikte bende görmek istedim

Yazacağım yazılar tamamen düşünceden doğal teoriler yada farklı düşünce fikirler diyelim...katılırsınız katılmazsınız bilemem....konuyu işlerken google a Dünyanın karelere bölünmesi yazdım ve karşıma çıkan görselleri harmanlayıp kurgulayıp yazmak istedim :) herkesin hayatında ilgi alanı düşünce yapıları farklıdır benim için düşünebilmeye çalışmak doğru yanlış bakmadan keyif verici hem jimnastik adına güzel bir antrenman performansı :) belki level seviyesi düşükte olsa en azından deneyebilmekte iyidir..


şimdi yukarıda bir çalışma kağıdı var işte bu çalışma kağıdı tamamen konu için görsellerden alındı yani ben filan hazırlamadım ...şimdi bu kağıdın üzerindeki şekiller üzerinden düşünüp iyi kötü birşeyler üretelim bakalım uzay ve evren ile ilgili ne çıkarabiliriz...

Aslında herşey çocukluk yıllarıma dayanmakta çocukken çok düşünür ve çok şeyin cevabını aramaya çalışırdım işte cevaplar içerisinde benim için eşssiz aranması gereken yanıtta uzay ve evren ilişkisi ve dizilimleri..

bundan yaklaşık bir yıl evvel çok değerli güzel agabeyimle dünyanın şekillenmesi üzerine konuşma yapmıştık hatta bu konuşmalar içerisinde görmek ile görebilmek arasında ufak bir kaç deney yapmıştık ama aklımda kalan ve çok hoşuma giden en güzel deney...

arakadaşım üzerinde denediğimiz görebilmek ile ilgili ufak bir deney idi...bu deneyde arkadaşıma çok kısa bir soru soruldu....

yukarıya tavana baktıgında ne görüyorsun diye..

arkadaşım ve ben cevabın çok basit olabildiğini düşünerek hemen konuya düşünmeden cevap verdik...

dedik bunda ne var ki...yukarıda tavan var diye... :)

aslında cevap doğru değildi bizde şaşırdık nasıl olur dedik düşünün dendi düşündük ama cevap yine aynıydı....

fakat doğru yanıt değildi....bşze dendi ki bazen yanıt detayların içinde görülmediğinde gizli olabiliyor diye....

sonrasında yukarıda tavandan önce arkadaşımızın gözlüklerinin camı olduğunu sonrasında ise hava ve tavanın olduğuydu...

bu detayı atlayabilmiştik yani bazen detay görülmeyebilir ...işte ufak bir anıdan sonra yazacaklarım detayların olmadığı sadece düşünce olduğudur çünkü düşünce en doğru fikre ancak tam anlamda fikir tartışması olduğunda doğruya yakın olabiliyordu yani tek başına bir düşünce yapısı sadece ilk görülen haliyle üzerine yeni eklenen olmazsa oluyor...

işte yukrıdaki şekle baktığımızda dünyanın altının ve üstünün aynı şekildeki gibi kabuk şeklinde ayrıldığını düşünsek devamında ortada olan oval bölümün bizlerin yaşam alanları olduğunu düşünsek bu bu objenin tek kalan oval orta kısmını 3D boyuttan kurtarı tekil halde tek boyuta kadar açabilsek sizce yaşadığımız dünyanın tek boyutlu haliyle aslında aynı kare içerisinde düz bir şekilde koloni halde olabileceğimizi düşünebilirmiyiz acaba?..

cevap tam net olmasda fikirler arasında olabilir...



peki yukarıdaki oyundan alınmış resmin petek şeklindeki bölümlenmiş her bir alanın yaşam karesi peteği içerisinde başlı başına yaşam mücadelesi verdiğini düşünsek ve bu tüm şekilleri bir arya getirdiğimizi hayal etsek ve onu 3 boyutlu katlasak bize dünyanın şekline benzer dünya içerisinde ayrı bir baloncuk sizce oluşturmaz mı?

yani tek büyük köpük balon içerisinde ayrı orta değerde ikinci farklı bir köpük balon olmaz mı...köğük balondan kastım sabun+suyun karıştırılıp bir pipet ile oluşturulması...

peki neden dünya için iki köpük oluşturulmuş olabilir?

bu konuda pek çok cevap bulunabilinir ama genel manada benim aklımdan ilk köpük balonun biz insanlar için çok önemli koruyucu bir zar olduğunu düşünüyorum işte tam bu noktada yaşamın canlı olduğu ikinci köpük balonuda hücre ceperine benzetiyorum...çünkü biz hücrenin içinde su dolu halde gıda ile yaşıyoruz...

insan vücudundan ilerleyerek konuyu anlatmak isterim...

hücre canlılığı için sıvı ve gıda takviyesi önemli diye düşünüyorum eğer yanlış bilmiyorsam yanlışsam düzeltin lütfen....

içte bu hücre içerisinde milyonlarca ufacık mikro organizmalar var işte bu organizmalarda birer ufak küçük hücreler işte bunlarda büyük ikinci hücre içerisindeki su ve gıda ile besleniyorlar yani organizma dediğim şeylerde insanlar yaşayan canlı türleri ise aslında hücrenin işçileri diye düşünüyorum...

ilk balon olanda ikinci balonu koruduğu gibi ona gıda ve sıvı temini sağlamada görevli...oluşan bu yoğunlaşan bulutlar ise aslında ilk baloncugun kendi köpüğü...yani yoğunlaşma alanı...ta bi bu yazdıklarım birer teori ve hayal ürünüdür yani kesin doğruluk payı yoktur sadece farklı bir düşünce ve fikir diyelim doğru yanlış ona ben birşey asla diyemem



şimdi birazda düşüncelerimizi uzay üzerinde yoğunlaştıralım ...yukarıdaki şekil google dan alınmış herhangi bir grafik resmi...neyi anlatıyor bilemem...

ben hazır resimlerden farklı fikirler düşünceler oluşturalım istediğim için elde olan şablonlardan farklı yapısallık oluşturalım istiyorum..

bu şekil üzerinden sizi ve düşüncenizi biraz yormak istiyorum ....ta bi sizde isterseniz...istemezseniz yazıları bundan sonra okumayın derim...

yukarıdaki şekilde noktalar ve yatay yada pararel çizilmiş bir çizgi var değil mi?

işte şimdi sizden isteyeceğim...

nokta olan herşeyi uzaydaki trilyondan fazla olan herbir noktanın yıldız olmasını düşünmenizi istiyorum...

işte şeklin tam orta noktasına doğru olan noktalardan dünyamızdaki sisteme yakın olan noktalara isim vermenizi istiyorum hani aynı düzen dizilimde gibi...

ve bu noktalara isim verin ..

güneş-ay-dünya-neptün-mars gibi...

dikkat ettiğinizde bir çoğunun karmakarışık düzeni olduğunu göreceksiniz neticede uzay da çok yıldız var şimd bu sistem şekli yukarıda petek bölmeleri kare çeklinde çizgisel bölmenizi isteyeceğim fakat bu bölmeyi öyle yapacaksınız ki ilk yatay çizgilerde yıldızlar gelecek sonrasında dikey çizgiler çizdiğinizde de aynı hizalara karışık yıldızlaın den geldiğini göreceksiniz yani kare şeklinde çizdiğimiz her bir alan den gelen yıldızlar topluluğu aslında bizlere bir bölge yani vilayetteki galaxi yıldızlar topluluğunu verecek yani bu dizilim sistemi ile aslında UZAYDA BİR HARİTA yapmış olacağız ve her bir alan kendi yaşam bölgesi olacak ve her bir alana denk gelen yıldızlar isimlendirilecek bölelikle uzayın tamamı mümkün haritada olamasada en azından kendi sınırlarımıza kadar minicik harita yapabiliriz...

bahsettiğim kare çizim aşağıdaki şekle benziyor..



en doğru şekli anlatımlara göre bulabilmeye çalıştım umarım olabilmiştir.....

şeklin altındaki başlangıç ilk kare oluşturduğumuz sonrasında yatay dikey pararel çizdiğimiz 3 adım...bir anlatıma bu kadar hazır güzel şekil bulunabilir...:)

sanırım çok şanslıyım...

devamında şeklin üstüdeki diyagramda 2.adımda ufak karelere bölünmüş kutucuklar var işte bu ktucukları uzayı haya ederk düşünmenizi isteyeceğim ve bu ktucukları aşağı uç kısımdan tutup aşağıya kadar uzatmanızı isteyeceğim..

işte bu uzatmada bizim uzayın zamanla genişlemesi olsun her genişlemede uzaydaki kare alanlar uzayacak....

işte sisteme yıldız düşmeyen alanlarda bizim boş alanlar olacak yani bu alanlara kara delik diyebiliriz...

işte tüm sistemi boyutlandırıp 3d yada 4d yaptığımızda aslında büyük bir embriyo içinde olacağımızı farkedeceğiz.....

işte bu noktadan sonrasını size kara deliklerle ilgili anlatımlrada partlı söz verdiğim UZAY TEORİLERİ adlı konuda kara delikler üzerinden başlayıp tam embriyo oluşumunun olduğu son noktaları anlatmayı düşünüyorum....ama epey zaman sonra....

okursunuz okumazsınız size kalmış ta bi ..ben yazar geçerim...

sabırla okudğunuz için Teşekkür Ederim..

Böyle.
 

elbiss

Ordinaryus
İhvan Üyesi
Katılım
21 Kas 2013
Mesajlar
2,514
Puanları
0
Eski konularımdan olan ve sonrasına bırakıp bir gün geri döneceğimi ve son partını anlatacağımı ifade etmiştim....iyi ki de sonrasına bıraktım...

Geçen zaman ve süreç içerisinde bir çok değerlendirmelerim bunun ışığında bir çok bilgi değişimlerim oldu zaten yazıları yazmaya başladığımda sizlerde yazıların ve sunuşların farklılıklarını görüp okuyabileceksiniz kanaatindeyim....

Yani yakın bir süreç içerisinde herhangi bir değişiklik olmazsa nasipse inşallah eski konumlarından 3 konu işleyeceğimin içerisinde yarım kalan konularımdan tamamlanacak olan bir tanesi bu konu olacak

Yani önümde ilk işleyeceğim bu konu olacak ....

Bunun bilgisini önceden haber vermek istedim belki konuyu okumayanlar var ise okuyabilme fırsatları daha fazla olsun istedim çünkü ben konuya yazıları bitirdim mi yada yarım bıraktım mı tekrar okunması için aktiflemiyorum...

Yani bu konuya yazacağım yazım son partı olacak ve bundan sonra değişiklikler olsa bile en azından bu konu başlığı altında olmayacak bu konu adına son partı işleyip konuyu bir daha şahsım olarak aktiflememe adına tamamlamak bitirmek istiyorum...işimi yarım bırakmayı sevmem :) o yüzden rabbim nasip ederse bu konuyu önüme aldım ve yakın bir süreçte işleyip bitirmeyi düşünüyorum yinede nasipse inşallah diyelim..

Böylesi.
 

elbiss

Ordinaryus
İhvan Üyesi
Katılım
21 Kas 2013
Mesajlar
2,514
Puanları
0
Sonun Başlangıcı : İnsanlığın Dünyadan Kaçışı (Yeni Türkçe Uzay Belgeseli)




İzlediğim bu videoda patlama ile ilgili bir ilerleme gemisi düşünüldüğünü gördüğümde aslında ilk başlarda çok hoşuma gitmemişti ama sonrasında bir kaç ekleme ile bu gemiyi ilerleyebilir olabileceğini düşündüm...

Aslında anlatacağım konu öncesinde pek detaylar vermem fakat bu son partta sunacağım yazılar öncesinde sizlere bir kaç detay vermek istiyorum...

Öncelikle uygun bir zaman diliminde Videodan esinlenerek sunacağım yazılarda şunları yazmayı hedef planlarım içerisine son part adına aldım diyebilirim...

Satılacak biletlerin durumları ve geçerlilikleri...
Organizasyon süreçleri..
hareket kalkış ve toplama yöntemleri..
tasarlanan uzay aracının modernize gelişmiş hali..
uzayda haritalandırma yöntemlerini...
Yenilebilir enerji oluşturma yöntemlerini...
Son olarak Videoda sorulan sorulara kendimce cevaplar aramaya çalışacağımın yanıtlarını sunumlamak istiyorum...

Devamında

vsss bir çok yazı ve akış süreçlerini anlatmak istiyorum......

Anlayacağınız üzere son part yazım konunun başlığına göre tamda istenilen bir düzeyde olacak...Aslında sunacağım yazılarda sizlere paralarınız heba olmasın diye yardım etmek isteyişimin olabildiğince küçük bir emaresi olacak kim bilir yazılacaklar mükemmel bir netice olmayacak belki ama çılgınca bir yazı olmasının yanı sıra çılgın bir dev organizasyonu bünyesinde oluşturacak tıpkı 2012 kıyamet filmi kadar çılgınca :)

Bekleye durun yazıları yazdığımda görsel resimlerle süslediğimde beğenebileceğinizi umut ediyorum...

Böyle.
 

elbiss

Ordinaryus
İhvan Üyesi
Katılım
21 Kas 2013
Mesajlar
2,514
Puanları
0
Tahmini olarak 7 ila 9 saat sürecek konunun son çalışmasını bugün sunmayı umut ediyordum fakat Yaşanılan üzüntülü durumdan ötürü konuyu CUMA gününe kadar yazmamayı kendimce karar almış durumdayım...Bu bir sessiz Protesto olacaktır...

Bu konuyla ilgili çok güzel bir komsept hazırlamayı düşündüğüm gibi Sizlerin oluşturmayı düşündüğünüz uzay gemi projesini anlatırken akabinde kendim modernize edip farklılaştırıp daha farklı bir teori ve komsept ile detaylandırılmış bir sunum yapmak istiyorum ama bu sunumu CUMA gününe kadar ertelemiş durumdayım aksi bir durum olmadıkça nasipse inşallah CUMA günü SUNUMU VE KONSEPT yeni çalışmalarımı sunmak istiyorum bu konuda ki Fikrimi görmeden adımlarınızı geride tutma temennisini iletebilirim çünkü oldukça güzel bir Konsept olacağı kanaatindeyim nasipse inşallah ta bi...

Umarım sunumu ve konsepti sunduğumuzda sizede hoş gelir diyelim..

Böyle.
 

elbiss

Ordinaryus
İhvan Üyesi
Katılım
21 Kas 2013
Mesajlar
2,514
Puanları
0
Bazen kendi kendinize verdiğiniz sözlerinizi tutamadığınız anlarınız olabilir böyle anları yaşayabilirsiniz hayatımda çok sıkça yaşadığım bir durum değil genel manada bugüne kadar verdiğim bir çok sözü zamanında hatta bir çok zaman zamanından önce sözlerimi tuttuğum olmuştur....

Fakat bu zaman diliminde bu sözü tutamadığım için sizlerden AFFINIZA SIĞINARAK ÖZÜR DİLİYORUM....

Hayatımda mazeretlere bugüne kadar hiç sığınan biri değilim o yüzden bu konu üzerine verdiğim sözden ötürü mazeret üretmek istemiyorum...Bu konu için sözlerime tutarlı davranamadığım için tek HATALI benim diyorum...

Fakat konuyu en uygun bir zamanda SON PARTI yazarak işleyip bitirmek istiyorum....Sonrasında bu konunun Güncelleme yeni bir isim başlığında yeni konu açımı olacak onun adınıda ileride değişiklik olmazsa burada bu sitede halen varsam onun adıda UZAYDA YAŞAM olacak (Epey zaman sonra çünkü öncesinde anlatmayı sunumlamayı düşündüğüm epey bir farklı anlatımlı konularım devamında kendi ait ürettiğim projelerim ve çeşitli yazılarım var)....uzaydaki yaşama dair anlatım ve gelişen süreçler olacak vbb çok geniş yazım ve açım ile olacak.......

Bu son part ile ilgili madde madde olarak bahsettiğinim yazılar içerisinde HARİTALANDIRMA MANTIĞINI size sunumlamayacağım

Onun dışında madde madde olarak sıraladıklarımı sözüm gereği açıklayacağım beğenirsiniz beğenmezsiniz bilemem.. ...Bu sunumda ki Haritalandırma Mantığını sunumlamayarak sessiz tepki ve PROTESTO amaçlı bende SIR olarak kalacak....İnsanlığa ve Mahsum yaşam hayatına dönük oluşan son olaylardan sonra Bu SIR ı SIR olarak saklayacağım...

Evet uzayda bir yerlerde Yaşanabilir dünyadan daha büyük güneşi olan bir gezegen var diye düşünüyorum hayat durumu nedir ne değildir bilemem ama bir güneşi ve yörüngesi var...gerçekte doğrumu değil mi bilemem...gördüğüm rüya oldukça iyidi..gerçek gibiydi..ama bu HARİTALANDIRMAYI tozlu rafa kaldırdım kim bilir belki bir gün neden olmasın diye açık kapıda bıraktım...

HARİTALANDIRMA mantığı sizi tam adrese götüremesede en azından bir UFUK açacaktı kanaatindeyim neyse yazıları fazla uzatmak istemiyorum...

İşin esası bu şekilde hatamdan ve kusurlarımdan ötürü sözümü tutamadığım ve sözümü geçte olsa tutacağımı söylemek istediğimi bilmenizi istiyorum...

Affınıza sığınarak ÖZÜRLERİMİ iletiyorum..

Böyle.
 

elbiss

Ordinaryus
İhvan Üyesi
Katılım
21 Kas 2013
Mesajlar
2,514
Puanları
0
ORİON PROJESİ Yazıları ile ilgili AÇIKLAMA..



Yukarıda Resimde gördüğünüz Uzay Mekiğini yazmaya başlayıp Projelerle anlattığımda nasıl Devasa Bir UZAY YOLCU TAŞIMA ARACI na çevirdiğimi aşama aşama görebileceğiniz gibi

Yukarıdaki üst yazılarda Sözüm gereği olan...

**Satılacak biletlerin durumları ve geçerlilikleri...
**Organizasyon süreçleri..
**Hareket kalkış ve toplama yöntemleri..
**Tasarlanan uzay aracının modernize gelişmiş hali..
**Yenilebilir enerji oluşturma yöntemlerini...
**Son olarak Videoda sorulan sorulara kendimce cevaplar aramaya çalışacağımın yanıtlarını sunumlamak istiyorum...

Yazıları ve aşama aşama hayal edebildiğim kadar Tüm süreçleri size Organizasyonlu bir biçimde Anlatmayı hedefliyorum...Proje aşamalarımın bir çoğunu bitirdim diyebilirim...Bu aşamada 1-2 Projem kaldı ....

Konu içerisine Görsel Resim proje olarak Tasarladığım tam anlamıyla birleşmeli 11 Adet Proje(sayı düşer artar birşey diyemem ama 9 tanesi hazır) olacak ve bizzati kendim hayal gücümle emek ve çaba vererek oluşturduğum eserler olacak Bu eserlerin benden kendi elimden çıktığını bilebilmeniz adına Altlarına (Hiç hoşlanmasamda) Elbiss imzasını koymayı uygun gördüm...

Projenin bir çoğunda NASA ismini kullandım(Umarım İsim konusunda Beni HOŞ karşılarlar) Neticede Esas ana fikir sahipleri onlar bizde karınca kadarıyla olabildiği kadarıyla diyelim Bende karşılıksız herhangi bir hak talep etmeden Farklı görüş ve hayal bakışı açısıyla kendi Fikir ve Düşüncelerimi HATTA yazılarımı sunarak Projeye katkılarımızı sunmak istedim umarım epey süre çaba ve emek vererek zamandan ve hayat yaşantımdan feragat ettiğim proje ve sunumlar hatta yazılar sizlere UFAK ta olsa Farklı fikir görüş ve Bakış açısı hatta düşünce verebilir diye düşünceleri kendi bünyemde barındırmaktayım...

Umarım sunacaklarım elde tutulur birşeyler azda olsa barındırır diyelim...

Yazıları ve projeleri hazırlayıp huzurunuza sunmak hem yorucu hemde çok zahmetli oldukça fazla çalışkan olmanız gereken ve fazla zaman ayırmanız gereken hele ki karşılıksız ise daha fazla özen göstermek durumunda oluyorsunuz...

Projenin Tasarım aşamalarında olsaydım...Bu kadar fazla harcadığım zamanı Projede daha fazla anlatarak istediğim noktaları ekleyerek daha geniş bir ekiple bir çok aşamalarını ilerletme sağlayabilirdim ama Sosyal Sanal ağda iseniz ve sevdiğiniz şeyler için çaba veriyorsanız nerede olduğunuzun pek bir önemi yok önemli olan sevdiğiniz ve yaparken keyif ve haz aldığınız şeylerle uğraşabilmek çok güzel...

Kendime Tasarımcı diye isimlendirirken çok keyif alıyorum Çünkü Sistem oluşturmak ve Tasarlamaktan hem keyif alıyorum hemde dünyalar benim olmuş kadar mutlu oluyorum...

İnanın demek isterim ki önüme Trilyonlar derecesinde Paralar koysanız paradan aldığım haz ve mutluluk çok az olur ama Tasarım ve Sistem oluştururken aldığım haz dünyaların tüm servetinden çok daha büyük çokşu ve ruhuma güzellikler hatta heyecanlar katıyor...Tasarlamayı Sistem oluşturmayı Seviyorum arkadaş....Benim alanım bu...Ben bu alanda daha bir hazlı ve mutlu oluyorum içimden gelen bir durum...

Sözlerim içerisinde olan ...

**
Uzayda haritalandırma yöntemleri Mantığını...

Anlatmamayı kendimce karar aldım ve bu karar bende SIR olarak kalacak....Mükemmel bir yöntem olmayabilirdi belki ama hiç olmamasındansa ortada bir fikir ve düşünce olabilmesi oldukça hoş ve güzel olurdu....Bu SIR ı ömrü hayatım içerisinde saklayacağım ama belki bir gün çok uzun zaman sonra unutmadıysam neden olmasın diyerekten açık kapıda bıraktım...

Bu Mantığı neden anlatmadığıma gelirsek??

İnsanların Dünya hayatında birbirilerine zarar vermesinden birbirlerine karşı nefret ve öfkeyle savaş yapmasından anlamsız ve nedensiz hesaplaşmalar üzerinden mahsum gariban insanların ölmesinden hiç hoşnut olmuyorum....

Başka bir gezegene götürebilecek bir Dünya yı ve İNSAN ırkını tam manasıyla Güzel bir şekilde inşaa etmeden Farklı gezegene gitmemiz Sorunların çözülmeden ilerlemesi demek olur ki o gezegene de Güç ve Savaş tan başka birşey götüremeyeceğimizi inanıyorum ve gördüm...

Ön sezilerimde kolay kolay yanılmam....

Peki bu Gemiyi neden sunuyorsun derseniz??...

Bazen kadere inanır insan bazen kader üzerine yapması gerekenler olur insanın işte bu gaye ile ufak bir çabamı ve gayretimi paylaşım olarak iyi kötü demeden sunumlamak yada sunmak istedim

Neden mi???

Siz güzel insanlığa güzelliklere barışa sevgiye huzura bolluğa ve feraha hatta vicdana hatta merhamete dair halen ufakta olsa UMUT larım olduğu için....Siz İnsanlığın tümünü din dil ırk ayırmadan çok seviyorum....Belki aranızdan bir çoğunuz beni sevmeyebilir ama ben hepinizi iyide olsanız kötüde olsanız seviyorum...

Çünkü şuna inanıyorum...

Bir gün herkes hatalı olabilir ama bir gün herkes doğru güzel adaletli ve yaşama değer veren olabilir diyerekten...

projeleri hazırlarken...farklı saat ve dilimlerde

Toplam olarak 9 saatimi verdim.....

Yazıları yazarkende...

Yaklaşık toplam olarak 6 saatimi veriyor olacağım...(En zoruda yazıları doğru bir şekilde birleştirip yazmak olacak :( yazmak anlatmaktan çok zor ve zahmet isteyen bir durum..)

Toplamda hayatımdan farklı saat ve dilimlerden benden 15 saat akıyor ve geçiyor olacak..

Bu 15 saat dilimi içerisinde yaşantım adına neler yapmazdım değil mi??(İbadetlerimi aksatmamaya özen gösterdim ta bi)

Ama hayat bazen bir seçim sunar ya o seçimi seçersin yada seçmezsin diye...

Bense kendimce doğru olan güzel olan birşey için bir seçim yapmak istedim...sizce doğrudur yada değildir orasını sizlere bırakıyorum...

Ama İNSANLIĞA inanıyorum ki...

Bir gün DÜNYA yaşanabilir bir DÜNYA olabilir diye....Umarım her İNSAN dünyanın daha yaşanabilir bir Dünya olabilmesi için İNSANLIK adına elinden karınca kadarıyla ne gelirse yapar ve çabalar ve hatta sunumlar inşallah diyelim...

İşte bu inanç ve gaye ile benim ufak karınca kadar çalışmalarımı SUNUMU yaptığımda okuyacak görecek ve farkedeceksiniz umudundayım....Rabbimiz ALLAH a verdiği her nimet ve güzellik için sonsuz ŞÜKÜRLER OLSUN....İnşallah sizlerde hayatınızda bolca ŞÜKÜR VE DUA ediyorsunuzdur....

ALLAH tan başka İNSANLIK olarak gidecek yardım isteyecek başka bir kapımız yok BOLCA ŞÜKÜR diyelim...ŞÜKÜR OLSUN....

Nimeti veren O alanda O ...O neyi ister ve dilerse mutlaka HAYIR vardır diyelim....

Projeleri sunacağım zamanı açıkça söylemem gerekirse...???

ALLAH nasip eder herhangi bir aksilik olmazsa CUMARTESİ gece yarısından sonra PAZAR sabah 09:00 a kadar Yazıları ve Projeleri ve SUNUMUN bir çok detaylarını alabileceksiniz kanaatini söyleyebilirim...Nasipse İNŞALLAH ta bi..

ALLAH nasip ederse Kendi kendime verdiğim bu SÖZÜMÜ herhangi bir aksilik olmazsa TUTMAYI UMUT ediyorum...

NOT:Proje olur olmaz güzeldir değildir vsss Ben bunlara bakmıyorum yada herhangi bir karşılık beklemiyorum ben sadece Sevdiğim hoşladığım hayal ettiğim uğraşılarımı sizlere sunmak isterim (Ama esasen benim açımdan oldukça güzel ve şaşırtıcı duruyor)esas bu yani başka bir neden aramayın isterim....

Konu çok fazla uzadı rahatsızlığınızın farkındayım konuyu bitirdikten sonra bu konuyu daha güncellemeyeceğim bu konuda gönlünüz Ferah olsun isterim....

Bu konunun yeni versiyonu DEVAM niteliğinde ki olan yazılar çok zaman sonra halen burada bu sitede isem .Uzaydaki Yaşama Dair anlatım ve gelişen süreçler olacak vbb...Bu konuda çok geniş yazım açım ve içerik ile olacak diye düşünüyorum.......

Saygılarımla..

Böyle.
 

elbiss

Ordinaryus
İhvan Üyesi
Katılım
21 Kas 2013
Mesajlar
2,514
Puanları
0
Konuyu bilmeyenler okumayanlar var ise okuyabilirler devamında mazareti sevmem ama şunu söyleyebilirim 1-2 saat uyuyayım dedim 22 den 00 aa kadar çok yorgundum birde üstüne saatler 1 saat ileri alınmış 05.00 gibi uyandım şöyle bir sabah duşu aldıktan sonra insanı dinç tutar ilk işim 05.22 gibi buraya gelmek oldu....(Yorgun bir yapıyla yazı yazmak yada proje sunmak hoşuma gitmiyor Vücut dinç ve sağlıklı olmalı ki ortaya çıkacak eser de bir o kadar güzel ve sağlıklı olsun diye düşünüyorum)

Sözlerimden yaklaşık olarak bir 3-4 saatlik bir kayıp var....Sabahın 9 una yazıları yetiştirebilirsem sözlerimi tutmuş olabilirim olaki yetiştiremezsen sözlerimde ki saat dilimim biraz sarkmış olabilir ki sarkmalar normaldir önemli olan sözün tutulabilmesidir Zaten ben söz vermişsem mutlaka altına girebileceğim ve tutabileceğim bir sözdür yoksa kolay kolay söz veren biri değilim..

Herneyse....

Sabah ezanında belli bir dilim ara vermek zorundayım onun devamında yazıları yazmaya devam edicem...birde projeye 1-2 ilave yapıcam oda zamanımı alabilir...o laki yazılar 09.00 a yetişmezse ki öyle gözüküyor öğleden sonra 13..00 kadar kesinlikle yayınlanmış olur....

Zaten burada sitede online ikonum yeşil ve açık size gözükeceği için bu sefer sözünü tutmayacak diye düşünmeyin yazıları burada yazıyor olacağım başka bir formatta yada programda değil ..Burada olduğumu bilmeniz sizlerede bana güvenenlerede içlerine ferahlık serper kanaatindeyim..

Böylesi.
 

elbiss

Ordinaryus
İhvan Üyesi
Katılım
21 Kas 2013
Mesajlar
2,514
Puanları
0
Çooook uzun bir yazı olacak baştan söyleyeyim :) anlatmak ile anlatılanları yazıya aktarmak çok farklı şeyler oluyor..
 

elbiss

Ordinaryus
İhvan Üyesi
Katılım
21 Kas 2013
Mesajlar
2,514
Puanları
0
Yazılar fazlasıyla uzuyor ki :( daha projeyi anlatmaya ve yazılarını yazmaya geçemedim bile hatta daha SUNUM u bile tam anlamıyla bitiremedim..(Söylediğim üzere içinden ayıklayarak ilerlemesem 200 sayfalık bir yazı kesinlikle olabilir...o yüzden beni fazlasıyla yoran bir konu iş anlatmayla olsa bile yaklaşık 3-4 saatlik bir konu bile diyebiliriz) şimdi biraz ufak bir ara vermem gerekiyor mümkün olabildiğince en kısa sürede bitirebilmeye özen göstericem diye düşünüyorum ki 4 saat daha bir akış süreç gibi gözüküyor....

Biraz Proje üzerinde değişiklikler yaparken zaman kaybettim devamında sabah biraz uykum olduğunu uykum az olduğunu farkettim 2 saatte öyle uyumak zorunda kaldım...o yüzden gecikmeler olması doğal... :)

Bu konu kolay bir konu değil çok ağır bir konu olduğu gibi bir çok manada konuya ve yazılara hakim olup süreci iyi işletebilmeniz akabinde vermek istediklerinizi proje öncesinde iyi lanse edip ortaya projeyi sunduğunuzda iyi bir açıklayıcı olması gerekiyor...

Yani sadece Görsel çizim ve Proje has yazılar ile Konunun son beklenilen ATIŞ ını yapmak istemiyorum....

Bir çok manada konunun beklenileni fazlasıyla karşılayabilen olmasının yanı sıra son PART anlamında hakim olabilmesini istiyorum...

Konuyu bitirince yazıları ve hatalarımı düzenleyebilme fırsatımın bugün olabilmesi çok zor olacak ama ilerleyen süreçlerde sizler anlamadığınız husus ve noktalarda belirtebilir ve söyleyebilirseniz açıklamaktan yada anlamaktan mutluluk duyarım...

Bu konuyu işlerken ve anlatırken bu kadar kapsamlı hiç hayal etmemiştim rahatlıkla açıklıkla diyebilirim....hani öyle yazarım geçerim dedim ama sanırım bu konu kendime dair bir çok yazıya zaman ayırma süreçlerini ve bir çok akışta rekor kırdırabilecek diyebilirim...

Bu konunun çok zaman sonra halen bu sitedeysem daha geniş kapsamlı bir halini UZAYDA YAŞAM adı altında anlatmak ve ilerletmek istiyorum diye bir hayalim olduğunu şimdiden söyleyebilirim..

Biliyorum konu ve yazılar çok uzadı ve artık sizleri sıktı diye düşnüyorum :) Bende yazarken çok yoruldum ve zamanımdan yaşantımdan bir çok husus ve noktada fedakarlık yaptım....

Biraz daha sabredin :) Konuyu bitirdiğimde Konu SON PARTI ile beklenileni karşılayabileceğini umut ederek Bitecek ama bitmesi gelişim sekmesini tamamladı anlamını taşımasın gelişmede ve üretmede sınır yoktur diyerekten şu aşamada yazıları sonlandırmak istiyorum ...Biraz moladan (20 dk)sonra neden olduğunu sormayın....

Akışa ve yazılara konuyu tamamlamak üzere kaldığım yerden devam etmek istiyorum...

Böyle..
 

elbiss

Ordinaryus
İhvan Üyesi
Katılım
21 Kas 2013
Mesajlar
2,514
Puanları
0
ORİON PROJESİ ÖNCESİ SUNUM



PART 1

(PART 2 de Tam anlamıyla Proje ile ilgili ve açıklamalar ile ilgili olacak...)


Bundan seneler öncesi bir zaman diliminde İnsanlık ulaşımlarının büyük bir bölümünü develer üzerine yaygınlaştırmış ve hatta develer üzerinden bir ticaret ağı genişetip oluşturmuş ve geçtiği yollarda Kervan Ticareti diye isimlendirilmişti...

Kervanların durduğu ortak merkezler ise Ticaretin Merkezi olmuştu....

Zaman yeni yapısallığımızı ve envanter seçenek havuzlarımızı her devirde ve yüzyılda farklı şekilde işletip ilerlettiği için her yüzyılın ilk başında yeni yapısallıklar ve envanter seçeneklerini farklı şekilde insanlık görmeye başladı...

İnsanlık tarihinin gelişim aşama ve seçenekleri bir çok süreci beraberinde getirirken akabinde bir çok entrikalarıda yüzyıl içerisinde getirmekteydi....

Zamanın ve devrinin insanları insan geni olarak her daim daha iyisini arama daha güzelini sunma akabinde sürekli yenilenme ve üretme isteği zamanlarının en iyi süreçlerini ve sebeplerini oluşturur olmuşlardır...

Hangi zamanın diliminde insanlık olarak yaşarsak yaşayalım o zaman dilimleri eğer yeni yüzyılın basamak eşiklerinin orta bölümünde değilsek yani yeni yüzyılın başındaysak o devrin yada zamanının gelişim aşamalarını akabinde ilk doğum sancılarını görebilir olucağız..Sancılar yer dönem içerisinde bulgularla yada düşünsel teorilerle yada farklı fikirsel metodlarla vb bir çok etmenle kendini yeni yüzyılın basamak eşiklerinde gösterir olacaktır....

İşte böyle zaman dilimlerinde eski zamanın insanlarının yaşadığı süreçlere bakıp değerlendirme yaparsak...

O zamanların insanları yeni bir teknoloji ağına ilk kez girmeden evvel ulaşımlarını ve aktarmalarını artık develerden alıp atlara akabinde bu atları üzerlerine yada arkalarına ilave ederek daha fazla insan taşıması sağlanmış olup o zamanın gelişim sekmesinde atlı arabalar diye nitelendirerek dönemin tek insandan 5 hatta yeri geldi 6 insan taşımına kadar ulaşım sağlayacak bir envanter ve gereç listelerinden sadece birileri olmuştur...

Dönem ve süreçler zaman içerisinde o kadar fazla hal ve değişim almış ki....bu ilk zamanların çıkan fikirleri yani atlı araba mantıkları savunma sanayinde kendine farklı bir rol aldırmış ve bu rol fikri çeşitlendirilerek dönem içerisinde meydan harplerinde akabinde ise meydan harplerine lojistik destek anlamında topların çekimi vb süreçlerde atların o dönem içerisinde yaygın olarak kullanılması devamında atların zırh sanatı işlenerek meydanlarda boy göstermesi o dönemin krallıkları ve iktidarları anlamında oldukça fazla bir güç sunumu kendini gösterir oluyordu....

Sadece yukarıdak, anlatılan bu ufak süreçlerde insanlığın gelişime verdiği değer ve akabinde gelişme için hangi süreç olursa olsun bir şekilde fikirden düşünceden ve anlatım sunumlarından oldukça fazla etkilenir ve bu etkilenme insanlığın yeni başlangıçlar adına yeni şekillenmeleri meydana getirmekteydi...

Ta bi ki her gelişim her sunum yada her özgür düşünce ve fikir ürünü insanlığa sadece ulaşım yada harp sanati anlamında katkılar değil yada zırhlanma ile güç sunumu değil ir çok manada aradan sıyrılmış sadece fikirleriyle ve düşünceleriyle insanlığa yararına ve katkısına değerler katabilmek için çaba sarfedilmiştir...

İnsanlığın faydasına sunulacak teknoloji ağı ise...

Zaman ilerlediği ve gelişip sunumlar sergilediği süreçlerde....

İlk Otomobilin üretimi akabinde gelişen sanayi değirmenleri bununla birlikte merdaneli çamaşır sıkma aparatları akaibnde elektirik akabinde eve su taşıma yöntemleri akabinde baraj teknolojileri akabinde çanak çömleklerin bardak dönüşümlerii akabinde buharlı trenler akabinde tek atarlı silah sektörü akabinde yeni mimari ev sunumları akabinde yeni gelişim sanaayi pazar ağları akabinde sat teknolojisi vb gibi akla yararlı faydalı ve azda olsa zararlı etmenlerle insanlık teknolojileri daha ilk aşamalarında kendini gösterdiğinde bu süreçlerde

Zaman dahada ileriye ilerlediğinde bizim şuan ki zaman az gerisi bir zamanda yani 80 li yılların dilimlerinde.....ülkeden ülkeye göre değişim sekmeleri farklı olsada o dönemler içerisinde ve teknoloji ağında renkli televizyonlar akabinde bu renkli televizyonlar yanlışım yoksa 1900 lü ve sonraki ilerleme yıllarda ilk teknoloji tasarımını siyah beyaz televizyon sunarken ses konusunda ki ilerlememe durumu o zamanlarda çok sorun oluşturmuyor aksine siyah beyaz televizyonlarda kendisine çok büyük katkı ve kitle bulan charlie chaplin aslında o dönemlerin içerisinde oldukça etken ve başarılı oluyordu...


The Masquerader (1914)

Bu zamanın dilimlerinde charlie chaplin teknolojiyi çok iyi kullanıyor ve ses olmamasına rağmen büyük kitlelerden oldukça fazla destek ve hayranlık alıyordu hatta bu zamanların dilimlerinde dahi charlie chaplin dünyanın tanındığı her ülkesinde insanlar tarafından görünmek bilinmek ve dokunmak isteyen bir ünlü aktördü...

Evet bazı zaman dönem ve süreçlerde dünya tarhine çok farklı dokunmalar yaparak bazı insanlar insanların çoğundan önde olurlar ve bu öndelik aslında onların hayranlıklarıyla değil aksine dönem içerisinde öyle bir fikir ve öyle bir düşünce dokunuşu ortaya atıp sunmuşlardır ki neredeyse bütün dünyanın teknoloji gelişimini bir çok manada etkilemiş ve değiştirmişlerdir...

Bu dokunuşlar sadece insanlığın gelişimine dönük ufak ama önemli bir sekte olmuşlardı....

Bazı dokunuşlar edebiyat anlamında bazıları fizik anlamında bazıları teknoloji aydınlatma anlamında vsss gibi bir çok noktada kendi özverileri ve çabaları ile insanlığa faydalı ve yararlı olabilecek etmenleri sunmuşlardır....

İşte bu süreçlere imza atmış isimlere bakacak olursak...kısaca söylemek gerekirse...

Albert Eınsteın....Edison..Vıctor hugo gibi vss insanların kendi öz zaman ve değerlerinden fedakarlık yapıp bir çok aşamada zorluk ve güçlüklere rağmen dünyaya ve geleceğe bu zamanın gerisinde gibi dursalarda aslında bu zamanların oluşum akımlarını fikirlerini ve düşüncelerini oluşturmuşlardı....

Yani dönemin insanları yenilik ve gelişim bize geliyor diye oturup beklememişler aksine daha fazla düşünüp daha fazla çalışıp daha fazla üretmeye çaba göstermişler....

Emek olmadan çaba ve gayret olmadan yenilik ve gelişim anlamında bir çok etmeni başaramaz ve ilerletemezsiniz....Başarmak için birileri üretecek dememek dünyanın gelişimi adına oldukça önem arzetmektedir...

Fakat gelişi güzel sadece kazanım için bir çok insanlığın kaderide unutulmamalıdır...Yani yapılacak eser insanlığın faydasına ve gelecek yaşamları adına oluşturulabilmesi ve savaş sanaayinden ziyade insanlığa faydalar verecek bulgular ve envanterler oluşturabilmek çok önemli bir konu....

Bu fayda esasiyetlerinde insanlığın sizlerden beklediği ve gelecek yüzyıllarda bilim insanlarından istediği etmen ise insanlığın kelleşme sorununundaki dökülme sıkıntılarının giderilebilmesi yada en azından arka kök hücreden 3 yada 5 adet saç alıp bu saçları kronlama yöntemi ile birden bir 500 adet bir saç oluşumu teknolojisini oluşturmak halklar arasında bu sorunları yaşayıp kabullenememe gibi durumlarda devamında bu sorunların bazı insanlarda büyüyüp akabinde sosyal travmalar sosyal depresip ataklar akabinde sosyal sıkıntılar gibi bir çok etmenleri beraberinde getirmektedir....

Eğer gelişim aşama ve süreçleri birileri yapacak diye beklenilirse o zaman devrin bir üst devre gelişmesi için sizin alanınızda yada sahanızda olması çok zordur....

Hayat ilk önce yaşama adına görme ile başlar fakat bu görme süreci çok önemlidir çünkü görme süreci beraberinde farketmeyi hissetmeyi devamında ise uzaktakini tahmin etme süreçlerini size iletir...Bunun akabimnde bu süreçlerde görmenin bir ilerisi olan öğrenme süreçleri insanlara aktarılır....

İşte bu süreçler insanın birbirleri ile karışılıklı ilişkileri devamında diyalogları insanlığa gerek kendi başlarına gereksede çoğu zaman ekip ile ortak bir düşünce oluşumu olur akabinde bu düşünceler beraberinde DENEME VE YANILMA yöntemi ile DENEY gibi süreçler ile elde edilecek bulguların en doğrusunu en özelini ve en isabetlisini oluşturmaya çalışırlar

Neden en isabetlisini oluşturmaya çalışıyorlar dedik??


İşin cevabı gayet basit...

Çünkü ortada oluşturulan aşama her nekadar fikir katılmış gibi gözüksede bu aşama sadec düşünsel ürünlerin Deneme ve yanılma yöntemi ile en doğrusuna yaklaşabilmeye çalışmaktır...Yoksa genel manada bulunan olgular yada geliştirilmek istenen teknoloji aslında tam aşamasını sağlamamamıştır bunu ilk süreçlerde beklemek hem mantıksız hemde anlamsızdır...

İlk süreçler fedakarlığı ve gelişim sektöründeki arızaları onarmayı düşünceden daha öte fazlasıyla ÖZVERİ ve ÇABA isteyen bir durum....

Düşünsenize...

Hiç olmayan birşeyi Bilim adına fayda ve basamak süreçlerini işlerken bu süreçlerde sadece kendinizle değil etrafınızda size engel olacaklarınızlada uğraşır olacaksınız...Sayın Albert ilk sunumlarını yaparken haç kişiye karşı çoğu zaman teorileri anlamında mücadele verdi...

Sayın ALbert Eınsteın ın kısa ve anlamlı sözleri halen kullaklarımda ve aklımda....yaşadığı zorlukları ve aslında süreçleri kısa ama öz bir şekilde anlatıyordu...

Sayın Albert diyordu ki...

Eğer ben teorilerimi gerçekleştirmemiş olsaydım Fransızlar beni koyu bir ALMAN MİLLİYETÇİSİ olmakla suçlayacaklardı....Akabinde Eğer ben teorilerimi gerçekleştirmemiş olsaydım ALMANYA beni Yahudi olmakla suçlayacaktı....Ne yazık ki ben tüm beklentileri boşa çıkardım ve teorilerimi gerçekleştirip ortaya sundum dedi...

Aslında bu yukarıdaki sözler Albert dönem ve süreçlerde ne türlü zorluklardan geçtiği akabinde hangi çabaları gögüleyip mücadele verdiğini devamında ise bu mücadele esnasında aslında Sayın ALBERT sadece kendisiyle yada çalışmalarıyla değil bir çok süreçte mücadele vermekteydi....

İşte bu aşamalar düşüncenin sadece tekil başarılar sağlamadığı kendisini gösterir olmaktaydi...

Sayın ALbert bunun gayet farkında hatta Albert gibi Yetenekli ve Kabiliyetli olanlarda hatta bilim insanlarıda bunların oldukça farkındaydı....

Bu tarz bilgi ve kabiliyet anlamında üstün yetenekli insanlar teorilerini sunumlarını ilk aşamalarını gerçekleştirirken orada bırakmazlar çünkü onlar için hiçbir zaman bitti diye bir nokta yoktur....

Yani bugün büyük bir gemi inşaa edilmiş olsun ....işte bu gemi büyük bir törenle sizin huzurunuza sunulmuş olsun...o ana gördüğünüz noktalar sizin esere baktığınız noktalardır...Ama Sayın Albert ve Benzeri üstün akıl bilgi anlamında yetenekleri insanların o eserde gizlediği yani sistemini özel kıldığı önemli ama çok anlamında vuruşları ve noktaları olur (Burada sakın tanrıcılık oluyor akımını karıştırmayın çünkü bu tarz insanlar dini eğitimini iyi almşlardır ve ALLAH a karşı bağlılıkları oldukça iyidir ve kendileri kul olarak kabul ederler ARADA istisnalar çıksada geneli bağlamamak gerekir)

Neden bu vuruşlar yada noktalar eserde gözükmez??

Bu vuruşlar ve noktalar aslında sistemi özel kılan ve anlamlı bir şekilde hayat bulduran noktalardır...Bu noktalar size saklamak için değildir...Bu gözükmeyen eserdeki noktalar aslında Deneme ve Yanılma yöntemi ile buguları en iyi hale getirebilmeye çalıştıkları noktalardır....yani onların gözünde sundukları şeyler hiçbir zaman tam değildir...

Evet sundukları çalışabilir iyi olabilir hatta mükemmele yakın olabilirde ama onlar her zaman yeni fikirle yeni eklemeyle daha daha daha diye üretirler çünkü onlar üretmek için doğmuş özel nadir ve her yüzyıl öncesi çıkan insanlardır....

Bir çoğu geçmişlerinde zorlu şartlarda olmuşlar ve hayat çabalamışlardır yani bir çoğu okuyarak bilim insanı değildir Okumak sadece ezberin verdiği meyvalardır ama okumadan da birşeyler olmayabilir çünkü bilgiye ulaşabilmek onu elde edebilmek akabinde görerek aydınlatabilmek ve aydınlatabildiğine IŞIK verebilmek işte o eseri canlandırmak demektir....

Yani bugün büyük bir Profesör olabilirsiniz hatta ününüzde sistem gereği vardır ama görme yetisi ve bu kabiliyet her insanda yoktur Yukarıda da söylediğimiz üzere özel insanlar seçilmiş ve her yüzyılın gelişmesine dönük çabalar içindir...

Kendimize hiç sordukmu acaba ...

Neden her yüzyıl başlarında ufak bir sancıları akabinde ise gelişim çılgınlıklarını görebliyoruz...??Bu soruyu sorabiliyor yada görebiliyormuyuz acaba??

Soruya yanıt vermek gerekirse...

Sancı demek dönemin üretimi başlıyor demektir...şöyle misal vererek ilerleyelim isterim izniniz olursa ta bi....

İlk telefon üretim sektörü başladığında hepimiz hatırlarız yada biliriz....



Nokıa nın 5110 telsiz kadar ağır ve çubuğu uzun olan bir telefon...Hatta bu telefonlar içerisinde Snake adında çok güzel yılan merdiven oyunu vardı....Yeni nesil yeni versiyonunu bilmekte ki oynayan varmıdır bilemem....bu telefondan da önce telefonlar mutlaka vardır...fakat benim aklımda kalan ve Nokıa nın patlama yaptığı dönem ve süreçlerde aslında çok realite bir gerçeklik kavramlar ile önde gidiyorlar ve oldukça dev bir markaydı...

Nokıa tarihsel yüzyılın gelişim basamağının ağını göremedi yada farkedemedi yada görmek yada farketmek istemedi bazen bu seçeneklerde olabiliyor işte bu seçeneklerinin olmasının esas teması markaya aşırı özgüven ve aşırı değer yükleme akaibnde zamanın ihtiyaçlarını kavrayamama....

Yani Nokıa Dokunmatik ağa çok geç geçti bununla birlikte Bir çok şirket Androıd e geçerken Nokıa Symbian den vazgeçmedi çünkü kendi sistemiydi...Symbian üzerine kurulan baskılar ve bu baskıları karşılayamama akabinde büyük alıcısı olan müşterilerine hitap edememe devamında teknolojisini geliştirememe symbianı androıd den daha iyi hale getirmek için ARGE ye çalışma ve destek sağlayamama vb bir çok süreç Nokıa zamanla yavaşa yavaş sahneden hisselerini satarak almıştı..halen var fakat aslen hisseleri satılmış bir durum vaziyette...

İşte görebilmek akabinde Fikir sunabilmek ve müşterilerden gelen fikirlere düşüncelere değer katabilmek onları dinleyebilmek çağı ve zamanı okuyabilmek akabinde zamanın gereklilik ve ihtiyaçlarını belirleyebilmek ve buna göre envanterlerini çeşitlendirebilmek gerekir...

Bunlar birer süreçtir bunlar birer zamanın gereklilikleri ve çoğu zaman ihtiyaçlarıdır....

Şöyle bir Misal verelim...

Siz 3 günlük bir yola çıkıyorsunuz bu yol aracınızla olsun ama çıktığınız yolda elinizde harita olsa dahi hatta konaklamaları gösterse dahi yolda başınıza neler gelebileceğini yada hangi aksiliklerle uğraşabileceğinizi bilemezsiniz...

İşte bu aşamada 3 günlük bir yol düşünebilen bir insan için oldukça uzun bir yoldur...

Bu yolda misal ben olsam ne alırdım...
1-öncelikle paramı idare etmeyi öğrenirdi...buda yanınıza birşey almak demektir...
2-aracıma bagajına battaniye ve yastık koyardım
3-bagaja mini buzdolabi koyardım...adı tam neydi unuttum kusurumu bağışlayın
4-12 li su 500 lik alırdım 6 sı arka koltukta diğer 6 sı bajada olurdu....
5-yanıma yolluk yani yeme içme alırdım ama beni sürüşte rahatsız etmeyecek olanlardan seçim yapardım....

vsss kişiden kişiye göre bakış ve görüş açısı değişir ve bir çok şey eklenir yada eklenmez ....

Burada maksat size aşılamak istediğim yada anlatmak istediğim husus.....

Gideceğiniz yol eğer daha önce hiç gitmediğiniz bir yolsa ve hayatınızda ilk kez gitmesini istediğiniz bir yolsa o zaman o yolda neler olabileceğini bilemezsiniz yani siz yola çıktığınızda aslında yolculuğa değil bilinmezliğe doğru yola çıktınız...

Yani bilmiyorsunuz ama bildiğiniz birşey var ...

O da kendiniz fakat kendinizi ne kadar tanıdığınızla alakalı bir durum....

Sadece kendinizi tanımak yola çıkarken yeter mi??

Yetmez neden çünkü yolda yanlız değilsin ki...seninle birlikte o yola giden çok insan var ve bir çok insan yolda uyuyabiliyor yada yolda fenalaşabiliyor yada yolda yardım isteyebiliyor yada otostop çekebiliyorlar vss...

ama hepsi tüm süreçler içerisinde bilmen gereken mi??

Hayır bilmen gerekmiyor ama ne gerekiyor..

İnanman gerekiyor...
Kendini azda olsa tanıman gerekiyor..
Yolu bitirebileceğine umutla bakman gerekiyor (ama bitiremeyebilirsin fakat bunu düşünmekle umut yok oldu demek değildir)
Süreçte ve daimlikle kararlı ve azimli olman gerekiyor...
En önemlisi ise Odaklanmalı yol ve süreç boyunca en iyi ve en güzel hatta en doğru şekilde yapabilmen çok önemli...

işte bu esasiyetler insanı ve insanlığı bir süreçe devamında ise yeni başlangıçlara taşıayabilir...

işte Saynın Albert eserlerini ortaya sunduğu eserlerin özel dokunuşlarını aslında ortaya dökmemişti...Çünkü Sayın Albert burada çalışacak fikir üretecek düşünce geliştirecek ve sürekli deneme ve yanılma yöntemi ile daha iyisini daha üst versiyonunu ve daha iyi dinamik teorilerini ortaya sunacaktı...

Çünkü o ve onlarda biliyorlardı ki...

Sayın Albert daha iyisini sunabilir daha iyi geliştirebilir daha fazla çeşitlendirebilir diye....karşıdan gelen bu umut ve inanç aslında Albert ve benzerleri için Motivasyon anlamında iyi bir reçete ama yükler anlamında ve beklentiler anlamında ise oldukça fazla yük demekti...

Fakat onlar daha yollarına çıktıklarında aslında bir çok şeyi hesap etmişlerdi zaten....Elbette göremedikleri hissedemedikleri algılayamadıkları şeyler olmuştur ama bilinen birşey vardı ALbert düşüncesini fikriyle harmanlıyor ama deniyor ve kendi sunduğunu sürekli değiştiriyordu....

Bu değişimi örneklemek gerekirse....İzniniz olursa inşallah...

Otomobil sanayi sektörünü bilirsiniz...Bu sektörde birden fazla marka var.....(yan sanayileri dahil etmiyorum sadece markalar misal Ferrari...Misal Porshe Misal Subaru...vss diğer a sından z sine bütün markalar)

Hiç düşündünüz mü bu markalar neden bu kadar fazla yada neden hepsinin kalitesi birbirinden çok farklı???

Yani isteseler her Marka aynı değerde aynı farklılıkta ve aynı süreçte olamaz mı???

Düşündüğümüzde yada değer yargıları yüklediğimizde olabilir diyebiliyoruz değilmi??

Sonrasında ise diyoruz ki...

Ya her MARKA nın kendine göre bir Potansiyel Müşteri var ve Alıcı seçenekleri var diye??

Acaba gerçekte öyle mi??

Yoksa gerçekte Yaratıcı bir Zekanın yada Tasarımcının envanterine sahip olamadıkları için mi ?? Yoksa Maliyeti yüksek olduğu için mi?? yoksa maliyet yüksek değip eldeki imkanları düşük maliyete dönüştüremedikleri için mi?? yoksa tek tarz müşteriye özel hitap etmek için mi??? yoksa alanında ve sınıfında tek ve özel olabilmek için mi?? yoksa genel manada az kazanayım ama sürümden daha fazla kar marjı elde edeyim mi diye??? yoksa gelişmiş teknoloji ağı kullanarak kaliteli ama az üretim maliyeti ile sürümden olmasada maliyetten fazla kazanmak mı????

Buna benzer akla hayale gelebilecek bir çok soru hatta bir çok basamak ve seçeneklerde sorup genişletebilir açabilir ve irdeleyerek çeşitlendirebiliriz...

Anlaşıldı ki soru sormada yada cevaplar aramada hiç sınır yok sınır sadece sizlerin HAYALLERİ bittiği noktaya kadar ulaşır....

Anlaşıldı ki...sorularla cevaplar arayarak bir çok çözümü bulmuş gibi olsakta aslında nihayi ortak bir noktaya asla gelemeyiz...

Buradaki işte yukarıdaki yazılarda anlattığımız esaslar işte dokunucuların o sunduğu makinalar değil esas olan tasarımcının eserlerinde dokunuş olarak bıraktığı sizlere gözükmeyen ama onun için önem arzeden noktalar o tasarımcının ileride daha iyisi için çalışabileceğine dair kendine has eserleri ve yetenekleridir...

Çünkü hiçbir tasarımcı yada geliştirici evet oldu bitti demez...daha iyisi için uğraşır imkan olduğunda daha iyisi için çabalar ve hedef olduğunda ise daha iyi sunumları fikirleri düşünceleri üreterek daim etmeye çalışır ve özen gösterir....

Yani geçmişten bu yana gelişen otomobil sanaayi kolu aslında gelişen yeni nesil tasarımcıların yeni farklı fikir düşünce ve ortak sunumları ile ki bunlar birer çoğu zaman tek fikirden tasarımcıdan gelsede çoğu zaman ortak fikir ile daha iyisi için üretim sağlanılır..

Neden ilk araçlar üretildiğinde kazanım sağlanıldığında o araçlar o sınıfla 2016 lı yıllara kendisini taşmadı ??

Bunu düşünmek gerekir ama düşünürken fikir üretebilmek ve hayal edebilmek gerekir...

Neticede ilk zamanların araçları ihtiyaçları gidermek için oluşturulmadı mı??

Evet gayet o amaçla üretildi...

Kurmalı otomobilleri bilirmisiniz...???

Bilmeyenler için gooogledan resim aratıp aşağıya sundum...(tam anlamıyla bulamasamda fazla vakit harcamayayım diye bulduğum ilk kareyi paylaşmak
istedim...)



Bu yukarıdaki ilk kare resim Otomobillerin ilk şekillenme aşamaları ve süreçleri ...Bu süreci ve şekilleri gördüğümüzde ve günümüz 2016 lı tarihlerinin araçları yani otomobilleri ile kıyasladığımızda bir çok şey eksik diyeceksiniz....bunları duyar gibiyim :)

Mesele ben eksiklikleri söz etmek istemiyorum benim sizlere getirmek istediğim husus nokta şu olacak:

Dönemin bu aracı ihtiyacı görüyordu ve pek alada iyi kötü işlevsellik sağlıyordu tıpkı dönemin Develerinin ve AT larının sağladığı katkılar gibi...

Fakat Zaman ve Süreç öyle birşey ki öyle bir hal alır ki...aslında çok hızlıdır ama bizler zamanı ve süreci anlık gibi görür o süreçte olağan gibi yaşarız...

Aslında zaman ve süreç ASLA anlık değildir....Çok hızlı ilerler ve çok hızlı hayata atılır...

Hayata atılması birer seçenek değil aksine zamanın ihtiyaçlarının gereksinim karşılanmalarıdır...

Bu ihtiyaç ve gereksinimler neye göre belirlenir..?

Zamanın fikirlerine düşüncelerine ve akımlarına göre şekiller oluşturur işte GELİŞİMİN ve TASARIMIN önemi burada kendini fazlasıyla gösterir oluyor olmasını görmemek imkansız..

Esasa dönüp yazıları saptırmadan konuyu işleyelim çünkü yazacak anlatacak o kadar çok şey var ki elimden geldiğince olabildiğince yazıları kısmaya özen gösteriyorum yoksa genel manada yazmaya çalışsam sanırım koca bir 200 sayfalık kitap çıkarabilirim diye düşünüyorum...

Hatta hayatımda ilk kez beni bu kadar zorlayan bir süreç çünkü anlatacak çok şey var ama bu çok şeyi okumayı bırakın hepsini bir arada toparlayabilmek akabinde ise doğru akıcı ve sıkmadan yazılar oluşturabilmek çok zahmetli ve zor iş hele ki daha projeyi anlatmaya geçmedim bile yani projeyi anlatırken daha bundan daha fazlasını görüyor olacaksınız....

Herneyse konuya dönelim..

Hep beraber okurken yazıları kendi bünyemizde kendi fikir ve düşüncelerimizde değerlendirdik iyi kötü aşamaları gördük iyi kötü yazara yani bendenize bu süreç e kadar olumlu yada olumsuz bir çok şeyler aktardınız ve hatta yorumlamalar yaptınız ve hatta bir çok eleştiriler dile getirdiniz...

Hatta okuyanlar arasında bazılarınız bunları neden bahsetti anlattı diyenlerde olabilir...

Eğer hayatımızda yada yaşantımız içerisinde DÜnyada gerçekleşen akım zaman ve süreçleri bilmezsek yada anlayıp kavrayamazsak sunacağım proje yada onun verdikleri size yazıdan ibaret yada görsel çizimden ibaret olur...

Aşamalar ve zamanın akımları ve gelişim süreçleri öyle yavaş değildir hızlıdır ama bir çok şeyi zamanın gereklilikleri die sunumlar....işte bizlerin bu sunumları okuma amaçlı değil iyi kötü hatalar olabilir doğrusunu bizlerde araştırabilmeliyiz...yani tek düşünceye bağlı kalmamalıyız aksine farklı düşüncelere de ulaşabilmeli ve hatta mümkünse Fikirler ile benden birşey olmaz demeden çeşitlendirebilmeliyiz..bunlar yazı gibi gözüksede hayatımızda bilinmesi gereken çok önemli ve anlamlı konular...

Yazılara bu kısa açıklayıcı bilgiden sonra hadi hep birlikte dönüş yapalım....

Yukarıda gördüğümüz otomobil o çağın ihtiyaçlarını karşılama adına bir fikirden bir düşünceden ortaya çıkmış olabilir akabinde bu fikir deneme ve yanılma ile çeşitlendirilmil ve bir çok süzgeçten geçmiş olabilir akabinde tek kişinin verdiği ilk akıl ile ortaya bir çok aklın girmesiyle ürün deneme ve yanılma ile bir çok aşamada geliştirilmiş ve ortaya ilk haliyle yukarıda görülen sunulmuş olabilir...

Hani aşamaları süreçleri gelişim sekmelerini hatta denemelerde ki yanılma paylarını hatalarını vsss görüp bilemediğimiz için sadece akıl yürütüp olabilir yapılabilir gibi seçenekleri yazılara dahil ediyoruz çünkü bir aşamanın bitmiş hali önümüze önemli olan o aşamanın bitmiş hali değil o aşamaya gelesiye kadar ki işlediği süreçlerdir...

İşte bu süreçler hayır olamaz imkansız değil aksine olabilir yada neden olmasın seçeneklerini bizlere hatırlatmalıdır...O yüzden kesin bir ön yargı yada yargılayıcı bir dil Dünyada hiçbir gelişim sektesini ilerletemez....

İlerlemek ve Üretmek için olabilir neden olmasın gibi önemli ama can alıcı noktaları unutmamak gerekir....Tasarımcı eğer inanmazsa eğer olabilir neden olmaz demezse ortaya sağlıklı bir ürün sunabilmesi çok zor olur...

Tasarımcının hayalleri ve ona dair heyecanları çok önemlidir...

Eğer bir tasarımcı hayalini ortaya koyduğu eserde sunumlayamazsa ortada bir eser değil metal yığını yada kullandığı envanterden başka birşey bulamaz....

Tasarımcı Steve Jobs un dediği gibi dokunuşlarını ürettiği yada sunumladığı eserlere hissettirebilmeli ...işte o zaman tasarımcı Duygularını hazlarını ve heyecanını eserine yansıtmış olur(Şunu asla karıştırmayın istiyorum...Bizler faniyiz ve geçici duraklardayız Yani esas ESER SAHİBİ ve TEK olan ALLAH tır....yani bu konuda karıştırıma olsun asla istemem....))(Esas eser sahibi olan ALLAH eserlerine öyle büyük öyle muhteşen öyle harika dokunuşlar yapmış ki bir benzerini insanoğlu ASLA yapamaz ama insan üretirser çalışırsa dünyada kendine çapına göre ALLAH ın dilemesi ve istemesiyle yeni teknolojiler ve gelişimler ekler yada oluşturabilirler)

O yüzden Yüğce yaratıcı ALLAH insanlığa her yeni yüzyıl başlarında yeni bür yükseliş ve hep bir üstte yeni bir sunum ama dini değerler maneviyatlar ve inançlar değişmeden insanlığa her yeni yüzyıl başında yüksek teknolojiler ve bir üstü daha iyisi görmeleri ve kullanmaları adına zamanın insanlarına sunmuştur..

İnsanlarda gelişim için ALLAH tan gelen eserler ve yardımlar ile her yeni yüzyıl başlarından yeni yükselişler sağlamışlardır...bu yükselişler öncesinde çoğu zaman yıkımlar olmuştur bu esasa girmek istemiyorum çünkü konu daha fazla uzar yani sadece yükselişlerden önceki yıkımlara girersek o zaman orada anlatabileceğim bir o kadar buraya kadar yazdığım yazılarda olur....o zaman ben yerimden hiç kalmamayım bütün hatta hayatım boyunca tek işim yazmak olsun...

Ona ne beden nede mekan imkan verebilir...kaldı ki şu aşamaya kadar parmaklarım epey yoruldu...ama umarım ortaya değer çıkabilir bir eser olur...

Yazıları ve içeriği bozmadan yazılara geri dönmek gerekirse ...İzniniz olursa inşallah..

Steve Jobs eserlerinde ki ince dokunuşlarını belgeselinde anlatırken aslında birşey steve jobs da göreiblmeniz gerekir...eğer bunu göremediyseniz ben sizlere onun yaratıcılık anlamındaki insanlığa sunduğu göremediğiniz yanı kendimce görerek doğru yanlış bilemem kararı size ait olsun söylemek isterim...

Gözlerinde konuşurken yada anlatırken yada diğer youtube videolarında panel konuşmalarına baktığınızda o gözlerinde parıltılar olduğunu göreceksiniz...İşte bu parıltılar aslında konuşurken yada anlatırken hayal anlamında yada gerekse kurgu ve yeni eser oluşturma anlamında sunacağı diğer eserleri gözlerinde düşünüyor ve tasarlıyor olması diye düşünüyorum...

Çünkü bu tarz insanlar aynı anda bir çok işi yapabiliyorlar..

mesela panelde konuşma yaparken panel esnasında gördüğü bir izlem yada gözlemleme aslında yi projesi için aradığı bir etmen oluyor....yani panel konuşmasını yaparken aslında o size konuşuyor sizler o eseri yani steve jobs u dinliyor ve konuşmalarını duyuyorsunuz ama steve jobs aynı anda aynı zamanda yeni eserini gözlerinde ve hayallerinde canlandıryor puzzle gibi birleştiriyor siliyor ekliyor vsss gibi bir çok şeyi yapıyor...

Sizler sadece onu görüyor ve duyuyorsunuz hani yukarıda sizlere söyledim ya....

Eser ortaya çıktığında sizlere gözüktüğünde sizler sadece görmek istediğiniz Noktaları yada ana temaları alırsınız fakat işin esasında bu ortaya çıkan eser bazen insanın sunumlarıyla yaptığı bizzati kendi kişiliği ve gerçek realitesi ortada olur bazense bu eserler kişinin önünde olur kişiden ziyade sunduğu eserler daha bir ön planda olur....

İşte tasarımcısının vermek istediği esas gaye ve ana nokta hatları sadece kişinin kendi bilir devamında ortak fikirle geliştirir ama ana fikir ana esas ve ana gaye kişinin sizlere göstermediği nokta ve hususlarda gelişim ve ilerleme sağlaması amacıyla her daim geliştirme ve daha iyisini sunma adına Tasarımcı için bitmiş değildir...

Tasarım esnasında kişiler bazen ayrılıklar yaşar ve bu süreçlerde kişilerin ayrıldığı şirketlerde yeri ya dolar yada eksikliği fazlasıyla hissedilir olur...Steve Jobs un beklenmedik ayrılışı yerinin dolmayacak anlamını taşımaz ama eksikliği şirkete kattığı değerler ve farklı fikir ve görüş açıları bir aynısına benzer bulunamadığı süreçlerde fazlasıyla şirket içerisinde hissettirir olacağı gibi şirket ürünlerini kullanan Potansiyel Müşterilerde de bu HAZ VE HEYECAN eksikliği fazlasıyla hissedilir olur...

Bir Tasarımcı heyecanını devamında Dinamiğini ve Çoşkusunu yansıtamazsa yada işlediği ürüne yansıtamazsa ortada bir eser olsa dahi o eserin realite gerçek bir rakip karşısında direnebilmesi yada canlı tutulabilmesi çoğu zaman çok zor olmaktadır....

İşte bu süreçleri anlattım çünkü bu ufak ama görülmesini istediğim detaylar benim için Projeyi işlemeden önce çok önemli oldukça değerli süreçler...

Bu süreçleri bilmeden ilerlemek yada bilgiye haz olmadan süreçleri sadece projeye ve yazılara bakarak işlemek bana göre hem mantıksız hemde içerik anlamında yersiz olabilir kanaatindeyim...

İşte bu ince ufak ama önemli detaydan sonra yukarıda yarım bıraktığım Otomobil sektöründek MARKA farklılaşmasına İzniniz olursa devam etmek istiyorum...

Molanın ardından yazılara kaldığımız yerden devam edelim İzniniz olursa İnşallah...

Epey yukarıdaki yazılada bahsetmiştik otomobiller ile ilgili neden birden fazla MARKA olduğuna dair Bu soruları birden fazla sorduğumuzu hatta üzerine düştüğümüzde kişiden kişiye göre değişiklik gösterip soru sayısını artabileceğini yada düşebileceğine yakın tezleri söylemiştik

Konunun ve yazıların içeriğini Bütünleştirerek toparlayarak ilerlemek gerekirse...

MARKA olmak ve MARKA ya hakim bir konsept ve akabinde SUNUM lar gerçekleştirebilmek her firmanın potansiyel beklentisinin yanı sıra Yüksek ideal hedefleri arasında yer almaktadır...

Fakat her Firma yada Şirket sahip olduğu elindeki ilk hazineden nimetleri toplamaya başlar devamında ise sahip olduğu bu zamana kadar ilerlettiği MARKA olmadan evvel nesilden nesile bozmadan güçlendirerek aktardığı birer MARKA öncesi DENEYİM ve SÜREÇLERİ elde eder ve zaman içerisinde MARKALAŞMA adına sahiplenici YÜKLENİCİ birincil değerler olur...

Bu değerler zamanla kendini İLKELER ve VİZYON lar anlamında gösterir....Artık önlerinde MARKA olabilmek için FAZLA bir SÜREÇ kalmamıştır.....

MARKA olabilmek için DENEYİM TECRÜBE POTANSİYEL İNSAN KAYNAĞI ve ŞİRKETİN VİZYONU PRENSİPLERİ ve HEDEF leri artık hat safhadadır fakat bir ŞİRKET için olmazsa olmaz en temel esas ve netice hatta gaye ise KALİTE ve KALİTE MEMNUNİYETİ dir....

Bu memnuniyet esasına dayalı olarak verilen sözlerin ZAMANIN da ve EN HATASIZ bir biçimde sunumlanarak POTANSİYEL MÜŞTERİ ve MÜŞTERİ KİTLELERİNE ulaşabilmeleri ise ayrı bir önem ve hassasiyet taşımaktadır...

Karşı tarafa yani potansiyel müşteri odaklarına yada kitlelerine hassasiyet ile yaklaşım bununla birlikte iç dinamiklerin çoşkusu heyecanı aile ve birey anlamdaki yetkinlik kabiliyet ve gereksinimleri Şirketlerin yada Firmaların büyümeleri anlamında oldukça önem arzeden durumlardır...

Bu esas vurgu ve hareket ile yola çıkıldığında MARKA olma ve MARKALAŞMA değeri ve önemi birbiri ardınca gelen YENİLİK VE İDEALİST düşünceler ile kendi basamak ve sınıflarında kendi kitlelerini ve potansiyel sınıf alanlarında RAKİP lerini belirleyici kavram ve nitelikte olmaktadırlar....

Bugünlerin Dünyasında hatta geçmişlerinde Dünyasında dahi sürekli arayabilmek aradığını geliştirebilmek ve daha KONFORLU ve RAHAT bir SUNUM şekli sunma adına arayışlar geçmişten günümüze kadar devam etmektedir...

Yukarıda üretilen ilk aracın resimleri hep birlikte yazıları okurken görmüş olduk....

İşte gelişim arayışı ve daha iyisini zamanın ihtiyaç ve gereksinimlerine göre sunumlayabilmek ve elde tutulur realite bir gerçeklik oluşturabilme adına....

Zaman adına Tasarımcılar tamam bu oldu bitti bundan daha iyisi dememişler oldukları yerlerde kalmamışlar aksine daha iyisi daha konforlusu ve rahat olabileni nasıl üretebiliriz diyerekten hani yukarıda bahsettim ya ileride gelişim aşaması için bırakılan sizlere gözükmeyen ama Tasarımcıların eserlerinde bildiği noktalar ileride yeni teknolojiler geldikçe gelişmesi adına Püf noktaları bırakılarak eser size o anda kalıdğı haliyle gözükürken aslında Tasarımcılar o haliyle bırakmayacakları gibi ilk eserleri ortaya çıktıktan sonra üzerlerine zihinlerinde hafızalarında bilgilerinde ve hayal güçlerinde olanları ve sonradan kendilerini zamana göre yetiştirerek ilerleterek ortaya daha iyisini nasıl sunabilirim çalışmalarına ilk eser ortaya çıktıktan sonra bile durmamışlar çalışmalarına ve üretmeye devam etmişlerdir...

Demek oluyor ki...

Bugünlerin 2016 sında üretilen her sektör eserlerini bugünlerde bırakmamışlar aksine çalışmalarına daima hızla daha büyük çoşku ve heyecanla devam etmişler...

Gerçek bir tasarımcı hayalini gerçekleştirip ortaya sunduktan sonraki RANDUMANLI halini gördüğünde eserinin oluşmasından büyük bir HAZ aldığı gibi asluında daha iyisi ve YENİSİ için daha büyük ÖZVERİ ve HEYECAN ile çalışmaya devam etmiştir...

Tasarımcıların en büyük hazı sadece ESER oluşturabilmek değil eserlerinin yanında SİSTEM oluşturabilmek ve SİSTEMİ CANLANDIRABİLMEK te tasarımcıların hayal dünyaları adına oldukça bir heyecan ve HAZ diyebiliriz...

Tasarımcıların HAZ ve HEYECAN ları onlara farklı bir göz ile bakabilmeyi akabinde ise farklı bir sanat ile konuyu ele alıp günün üretilenlerinide göz ardı etmeden onlara FARKLI BİR UFUK açısı vermektedir....

Her Tasarımcsı Görülemeyini görecek anlamını taşımaz...Steve Jobs un söylediği gibi Eğer bir Tasarımcı hayallerinin yanı sıra eserine DUYGU larını aktarabiliyorsa ve bu aktarılan Duyguları Potansiyel Kullanıcılarına ulaştırabiliyorsa o tasarımcı güzel bir yoldadır diye...

Eğer bir tasarımcı Kar marjı güderek bir sistem yada eser yada ürün ortaya koyarsa Steve Jobs un en çok yakındığı eleştirilerden birini alır...

Hiçbir Tasarım ürünü olan eser KAR MARJI güdülerek yapılmamalıdır Bu düşünce insana uzun soluklu rakipleri bol bir süreçte kazanım kısa vadede versede UZUN vadede geniş ve bol rakip potansiyelli ortamda çok fazla kazanım değerler anlamında sağlayamacaktır kanaatiii...

Bazen Tasarımcı yorumlarken yada eseri anlatırken aslında süzgeç konuşmaları içerisinde tasarımcıyı ve eserini bir çok noktada eleştirisel düzeyde olacaktır...

Tasarımcıların kendini Eleştirisel düzeylere alabildiği gibi kendi yaptığını sürekli daha iyisi için beğenmiyor olması da oldukça önemli bir konu ...İlk eseri beğenmeyen sen olmalısın ki ikincisi üçüncüsü hatta 25. sine kadar sürekli daha iyisi için çalışman adına ortada elde tutulur hedefin olmasıdır...

Tasarımcıların hedefi gayesi ve sunduklarının amacı nihayeti olmalarını isterler....sadece ortaya bir ürün koymakla o ürünün pastadan toplanacak kar marjı onları ilgilendirmeyen husustur...onların ilgilendiği sunulan eserin İNSANLIĞA ne denli katkı ve faydalar sağlayabildiği akabinde ise bu katkıların sunulan eserlerde ne denli en hatasız şekilde müşterilere ulaşabildiğidir...




Yukarıdaki resimde gördüğünüz üzere YÜKSEK MARKA DEĞERE sahip bir FİRMA olan FERRARİ nin 488 gtb Modelini görmekteyiz...Bu Model her sınıfın alım gücüne hitap etmesede Potansiyel Müşterilerine ve bir çok insanın hayalini sunduğu kitleye hitap edebilmekte...

Özel ve Güncel üretimleriyle Kullanıcılarına ÖZEL hissiyatı veren ve bu değeri aşılayan FERRARİ nasıl ise IPHONE da STEVE JOBS tasarımlarıyla ÖZEL hissiyatı vermekteydi...

Bu hissiyat daim olup ÖZEL bir DİZAYNER ve TASARIMCI ile ilerledikten sonra Bu ÖZEL kavramlarını korudukları gibi alanlarıda ki bir çok RAKİP lerinden de önde olacaklar...

Fakat firma ilkeleri prensipleri geniş servis ağları kullanım kolaylıkları vbb bir çok etmende ÖZEL kavramı için olmazsa olmaz değerler arasında yer almaktadır...

FERRARİ nin vb Konsept Markaların alanlarında LİDER ve ÖZEL kitlelere hitap edebilmesi nasıl önem arzediyorsa AÇ bünyesel yapıda iç dinamikleride o şekilde canlandırıyor olması gayet beklenen bir durum...

Dünya ve Zaman ve beraberinde gelişen her yüzyıl başlarında ki gelişim teknoloji sekte düzeyler 2016 lı yıllarda bu süreçleri işlerken ilk otomobilin sunduğu resimlere baktığımızda ve sonrasında ilk benzinli araçlara baktığımız ve sonrasında 2016 Ferrrari 488 gtb ye baktığımızda aralarında ne kadar farklısal yapısallıklar ve değişkenlikler olduğunu görebilmek güç olmasa gerek....

Fakat hangi dönem olursa olsun her dönemde konseprt dizayn ve konfor farklıda olsa her dönem için üretilen araçlar o dönemlerin en iyileri en mükemmelleri devamında en modernleri idi ta ki yenisi üretilmesi adına çaba devam edesiye kadar dönem içinde iyi olanlar arasındaydı....

Eğer tamam aracı bulduk denseydi çalışılmasaydı teknoloji geliştirilmeseydi...bugün ilk yukarıda sunduğumuz resmin ötesinin ilerisinde hiç olamayacaktık....

Olduğumuz yerde İNSANLIK olarak olan şeylerle kalacaktık ki bu kalma gelecekte Hızlı trenleri devamında UÇAK ları vb bir çok teknolojiyi ulaşım anlamında bizlere sunmamak demek olacaktı....

Sadece yerimizde gelişmeden üretmemekle kalmakla bunlar mı olmayacaktı......???


Hayır....Televizyonlar ..Bulaşık makineleri ...çamaşır makineleri...saç kurutma makineleri...mp4 ler...cep telefonları ...oyun konsolları...sinema teknolojileri (3d)vss gibi akla hayale gelmeyecek herşeyin bu zamanda 2016 larda olmayacağını hayal etmemizi düşündüğümüzde ne kadar kötü olurdu değil mi??

Demeki ...

Üretmek Çalışmak ve daha iyisi için Sürekli ÇALIŞMAK HAYAL ETMEK çok önemliymiş...

Önemli olan olanı değil OLMAYANI ÜRETEBİLMEK .....olan bir şekilde bir kaç değişiklik ile piyasaya sunulabilinir ama olmayanı üretmek işte YENİLİK VE TEKNOLOJİ gelişimi anlamında önemli olanlardır....

Misal yeni nesil televizyonlara bakalım...



Dünyanın ilk yeni nesil tv si olan CURVED UHD TV 2016 lı yıllarda alanında dizaynında ve tasarımında bir çok dokunuşları ve eserleri hatta konforları sergilerken kullanım rahatlığı ve yeni nesil üretim teknolojileri ile daha şimdiden RAKİP yarışı anlamında adım sekte öndeler ama burada kalırlarsa ilerlemezlerse yada üretmezlerse daimi olamazlar yada belli süre düşüşler yaşarlar...

Eğer dünya hayal gücü ve tasarım bilgi tecrübeleri ile gelişimlerini arttırmasaydı 2016 lı yıllarda belkide siyah-beyaz teknoloji tv ler izleyecektik...

Yeni Nesil araçlara söz açıp göz atmışken Şuanların zamanlarında daha fazla dünya genelinde yaygın olmayan ama PETROLÜN gelecek ÇAĞI göz önüne alındığında yeni kaynaklar olmazsa diyerekten....Petrol ömrünün en fazla 2085 li yıllarda biteceği varsayımlanarak şimdi ki zaman teknolojilerinde ABD ve bazı ülkelerde yaygınlaşmaya başlayarak ilerleyen ELEKTİRİKLİ OTOMOBİLLER gündemde 2016 lı yıllarda YENİ YÜZYIL başlangıçları anlamında kendilerini piyasada isim ve gereksede araçlar olarak boy göstermektedirler...

ELEKTİRİKLİ ARAÇLARA BAKMAK GEREKİRSE...



Kim derdi ki 1900 lü yıllarda gelecekte Benzinli sonrasında Elektirikli araçlar üretilecek diye...??

Yada o zamanların devrinde olmayanı daha otomobil sektörü yeni yeni gelişirken kim hayal edebilirdi ki....

Kimse hayal edemezdi....

Çünkü olmayan birşeyi üretmeninde bir sınırı ve limiti vardır...İnsan beyni ve zihni 100 yıl ötesini yani ilerisini göremez görebilmesi ve hayal edip oluşturabilmesi için sanayinin ve teknolojinin gelişmesi bununla birlikte ihtiyaçlarında iyi bir şekilde belirlenebilmesi oldukça önem arzeden bir durum o yüzden


Yani yeni üretimler ve yeni nesil teknolojiler için
Dünyanında zaman ve süreç içerisinde mesafe katetmesi bununla birlikte zamanın gereklilik ve ihtiyaçlarını sunumlaması gerekir ki işte hiç olunmayan ama zamanın ihtiyacı olan yaa olabilecek olan bir eser yada ürün ortaya çıkabilsin...

Dünyada zaman hızla akıp giderken İLK EV ler aklımıza gelmekte...



Yukarıdaki resimde iki kareyi görebilmeniz gerekir ilk evler oluşması ve devam süreci anlamında....???

İlk insanların evinin Mağralarda olduğu söz edilir bahsedilir anlatılır ve bulgular deliller ortaya konulur hani ilk başlarda yazıları yazarken süreçleri anlatırken söylemiştik ya görmediğimiz bilmediğimiz durumlar hakkında net şeyler söyleyemesekte bazen kanıtlarla bazen delil ve bulgularla o dönemler için yaşam ve yaşayış tarzlarına dair bak bunlar olabilir işte evleri magara olabilir burada yaşayabilirler diyebiliyoruz....

Bir çok manada deliller olsada zamanı en iyi anlayabilmemiz için zamanın bizzati kendi içinde olmamız gerekiyor yoksa gerçek manada zamanının süreçlerini anlayamayız ama işte bu devrede İNSANA yardımcı olan HAYAL gücü akla geliyor işte bu HAYAL gücü bize gelecekte ki yaşama dair yeni ev şekillendirmelerini zamana yayarak sunumluyor işte ikinci resim olan şimdiki zaman evlerimiz Mimari tasarım ve süreçleri bizlere verirken aslında insanlığın TAŞTAN ÇIKAN BİR MEDENİYET inşaa ettiğinide ifade ediyor biz insanlığa...

Taş devrinden Mağara yaşantısından Yine bir Beton olan ama SÜSLEME SANATI VE BOYA SANATI bol işlenmiş olan bir ESER altında kimi zaman DEKOR ile Kimi zaman zevke göre DİZAYN ve KONSEPT ile Kimi zaman ise Sadece KİRPEÇ ev ile EV olsunda CANDAN olsun mantığıyla oluşa gelmiş bir çok yapı ve TASARIM şekilleri...

Demek oluyor ki...

Aslında biz İNSANLIK farkına varmadan ZAMAN ve SÜREÇ ile birlikte bir çok manada bir çok sebep ve sonuçla hem yenileniyor hem gelişiyor hemde üretiyoruz....hemde çok hızlı çok akıcı ve çok realite yaşam akışı süreçleri ile birlikte beraber...

Dünyada yaşam zaman o kadar fazla hızlı ilerliyor ve gidiyor ki zaman içerisinde farkedemiyor ve hatta göremiyoruz bile.....

Görebildiklerimiz ise tamam bu evler güzel daha iyisi olamaz diyoruz sonrasında yüksek mimari yapılara denk geliyor 5 katlı binalardan daha farklı rezidanslara denk geliyoruz onlarada bir bakalım göz atalım...



Sonrasında farkediyoruz ki aslında Üretimde Yeni nesil sunumlarda hiç sınır yokmuş diye...Zamanla daha iyileri daha modernleri derken karşımıza....

AKILLI EVLER TEKNOLOJİLERİ geliyor.....hadi onada birlikte bakalım....






İnsanoğlu Mağaran çıktığında hatta daha gerilere gidelim İlk insanlar olan HZ ADEM VE HZ HAVVA dan bu yana yola çıktıklarından bu yana yazılardan anlattığımız üzere ilk ulaşım araçları olan develerden atlara sonrasında faytonlara sonrasında tekerlekli kurmalı araçlara sonrasında ilk benzinli araçlara sonrasında dizelli sonrasında fosil yakıtlı çevreci araçlara sonrasında ise bu zamanlarda 2016 lı yıllarda ise Elektirikli araçlara kimbilir sonrasında ki zamanlarda hangi değişik ulaşım araçlarına bu zamanlarda gözüken görünen birşey var Elektirikli araçlardan sonra hayal gibi gözüken ama sanki yakın olabilecekmiş gibi olan Uçan araçlar teknolojisi...

Belki bu zamanlarda Teknoloji ve envantet tam hazır gözükmesee hayallere girebilmesi hayallerde yer edinebilmeside oldukça önem arzeden bir durum....

İşte o zamanların bu zamanlarına doğru ulaşm araçları çeşitlilik gösterirken...

Eksi zamanların mağara yaşantısı sonrasında göçebe çadır ev yaşantısı sonrasında çamurdan ev yapma yaşantısı kimi zamanda buzullarda ev yapma yaşantısı...

akabinde bu zamanların taş evleri beton evleri ahsaşp evleri vsss derken bu zamanlarda yükselen geleceğe dair gelişim gösteren yüksek binalar ve içerisinde neredeyse bir mahalleden fazla nüfüs barındıran ve daire şeklinde ev konforunu sunan hatta yükske yaşam standartları adı altında Rezidanslar özel daireler hatta özel kral daireleri gibi lüks yaşam koşulları ahla hayale sığamayacak derecede AKILLI EVLER konseptleri gelecek zamana şimdiden ışık verirken 2016 lı yıllarda bu süreçleri insanlığa fazlasıyla sunuyor olabildiğini görebilmek ne kadar hoş ve güzel....

Gördüğümüz üzere Dünya tarihi ve yaşamı ilerlediği gibi teknoloji alanında gelecek yüzyıl anlamında şimdilerde biz insanlığa ROBOTIC ÇAĞ dönemini hayal edip anımsatıp yakından hissetirirken akabinde HOLOGRAM TEKNOLOJİSİ nin GELECEK anlamında büyük bir SEKTE ve SİNEMA SEKTÖRÜNDE 5D gözlük HOLOGRAM TEKNOLOJİSİ ile FARKLI HEYECAN ve DEĞERLER katabileceğini görebilmek GÜÇ olmasa gerek....

Hayal gücünün Ve ÜRETİMİN sınırı yoktur derler fakat Dünyada oluşan her tasarım ne yazık ki bazı anlarda İNSANLIK yararından öte ZARARINA dönük olarak kullanılmıştır....

Hiçbir tasarımcı ZARARLI ürün üretmek istemez Bazen ürün kullanım aracının ötesinde kötü niyetle İNSANLIK dışı için kullanıldığında ÜRÜN insanlığa HİZMET ten ziyade ZARAR vermeye başlar....

O yüzden İnsanlığa faydalı ve yararına olumlu değerler katabilecek ürünler üretebilmek esas olmalıdır diye düşünüyorum...

Bu aşamaya kadar bir çok süreçleri anlatır olduk Bu süreçler içerisinde bir çok noktalara değindik....

Bu Süreçleri İnsanlığın ZAMANLA gelişim süreçlerini ilerleme aşamalarını anlatmak istedim ve bu duyguyu hissettirmek istedim çünkü sunacağum PROJE de bu aşamaları bilmeniz benim için oldukça önem arzediyor...

Buraya kadar olan kısımda PROJEYİ yazmadan ve sunmadan evvel bilmenizi özellikle istediğim hussusları aktarmak istedim....

Bu hususlardan sonra nihayet artık SUNUMU bitirmiş oluyorum....Aslında bitmedi ama ben kendim yarıda kesip bitirmek istedim....daha fazla uzun yazıları okuma anlamında yormak istemedim...

Fakat ben yoruldum birde başka bir sözüm daha var yazıları yetiştiremedim...ama Sizler en azından bu yazıları okurken ben Başka sözümü tutmak için evden ayrılacağım eve geç gelirim geldiğimde PROJEYİ yazar Konuyu bitiririm...part 2 PROJE bölümü olacak ve konu bitecek ALLAH ın izniyle nasipse inşallah...

Bugün bir şekilde PROJEYİ bitireceğim....O kadar fazla zamanı kullandım ki.....

Yetiştiremedim...Bitiremedim ...Tamamlayamadım...

Söylediğim üzere çok detaylı uzun bir konu diye yetiştirememem bitirememem doğal...

İsteseydim Direkt Projeyi sunabilirdim ama o haliyle sadece bakıp okumayla bitecekti....Ben bu durumu sevmiyorum....

Birşeyler için ön aşamalarını ön düşünme süreçlerini bilebilmek gerek tıpkı ilk otomobilin üretiminden 2016 yılında olan FERARİ nin koforuna kadar olan sürece kadar aşamaları bilebilmek önemli diye düşünüyorum....

Yazıları Büyük bir içtenlikle ve Sabırla Okuyanlara Teşekkür Ediyorum...

NOT..
PROJE DE BİR BU KADAR ŞEKİLDE YAZI OLABİLİR AMA MOLA VERDİM FAKAT BUGÜN GECE YARISINDAN SONRA DAHİ BİLE OLSA PROJEYİ TAMAMLAYACAĞIM ...ŞUAN ÇOK YORULDUM DİNLENMEM GEREKİYOR BAŞKA İŞLERİMDE VAR....

Bu yazı epey okuma adına İŞTAH açıcı diyebilirim...PROJEYİ de PART 2 de sunacağım nasipse inşallah..

Böyle.



 

elbiss

Ordinaryus
İhvan Üyesi
Katılım
21 Kas 2013
Mesajlar
2,514
Puanları
0
Proje yi PART 2 de sunucam beğenirmisiniz Beğenmezmisiniz bilemem ama epey biraz sizleri bekletmem gerekiyor çünkü ben yoruldum :) Konuyu bitiricem ama bugün ama gece yarısından sonra fakat bu PROJE ve konu bitecek oke sözümün ilk part ını tuttuk en azından geriye son ikinci partı kaldı.....

Kaldı ki PART 1 yazıları kıstığım hali ....Kısmadığım halini düşünmek bile insanı okurken yorabilir hoş okumayı sevmeyeni seven için ilaç gibi gelebilir diye düşünüyorum....Başta yazmadan evvel söylediydim ÇOOK UZUN YAZI olacak diye :) ki bu daha PART 1 birde son part PART 2 bir bu kadar daha anlatılacak...nasipse inşallah.

Böyle.
 

elbiss

Ordinaryus
İhvan Üyesi
Katılım
21 Kas 2013
Mesajlar
2,514
Puanları
0
NOT..

Dün gece yarısı kendi kendimize vermiş olduğumuz sözümüzün proje etabını tamamlamak üzere gece yarısı siteye girmek istediysemde siteye giriş yapamadım sabaha karşı denemem tekrar oldu olmayınca az çok birşeyler yazayım dedim ve en azından proje kısmının ön girişini yazabildim geri kalan kısmını ise yarın yani bu gece yarısı yazmak üzere bıraktım ki iyi ki dün siteye girememişim :) çünkü projeye bugün çok güzel bir fikir aklıma geldi ve bu ekleme Proje için oldukça güzel olacak o yüzden 1-2 ekleme projeye yaptıktan sonra yarım kalan SONPART 3 ün 2 sini bu gece yarısı ALLAH izin verirse tamamlayacağım....Böylelikle sözümüzü ALLAH nasip ederse tutmuş olacağız...

Son part yazılarından sonra konuyu bu konu üzerine tamamlayacağım ama ben Proje üzerinde çalışmalarıma akabinde ise eklemelerime yer yer aklıma geldikçe sizler göremesenizde devam edeceğim yani burada bu proje benim adıma bitmiş olmayacak çok uzun zaman sonra halen bu sitedeysem UZAYDA YAŞAM adlı yeni güncel bir konuda eklemeler ile Projenin değişmiş ve gelişmiş hali ile sizlere sunumlamaya nasipse devam edicem....

Bugün sizlere sunup göreceğiniz Proje ilk bir kaç deneme ve yanılma haliyle oluşmuş yapısını görmüş olacaksınız ama akabinde sonraki süreçlerde daha eklemeli ve değişmeli haliyle karşınıza çıkabilir diyerekten açık kapıyı bırakıyorum...Bu konuya son yazıları proje ile birlikte yazdıktan sonra aktifleme düşünmüyorum....sizleri bu konu adına daha fazla sıkmaya hakkım yok...Kusurumu bağışlarsınız inşallah..

Hadi hayırlısı..

Öyle.
 

elbiss

Ordinaryus
İhvan Üyesi
Katılım
21 Kas 2013
Mesajlar
2,514
Puanları
0
ORİON PROJESİ ve ÇALIŞMA MANTIK ESASLARI..

Bölüm..1 BAŞLANGIÇ



Orıon Projesini okumadan evvel Yukarıda yazmış olduğum
Orıon Projesi Sunumu nu okumanızı tavsiye edebilirim...

Orıon Projesi Sunumunu okuduktan sonra aşağıda sizlere bahsetmek istediğim yazılara geçebiliriz......

İnsanların uzay ile ilgili merakları aslında daha önceki yıllarda başladığı gibi akabinde Ülkelerin uzay ile yarışları çeşitli zaman ve süreçlerde birbiri ardınca gelmiş olmakla birlikte bir çok süreç ve zamanda bu yarış bazen aksaklıklara bazense yerini maddi olanaklara bıraktığı süreçlerde bile insanlık ve ülkelerin uzaya bakışı ve merağı bununla birlikte farklı gezegen arayışları birbiri ardınca gelmiş olmakla birlikte çeşitsel dönem ve süreçlerde uzay yarışı ve hayat bulma seçeneklerini arama süreçleri farklısallık göstersede bu yarış gerek kapalı gereksede açık bir şekilde hayatın çeşitli dönemlerinde devam etmiştir..

İnsanların Kıyamete yakın bir süreçte uzay gemisini inşaa edip insan ırkını yaşatma ve daimliğini yaşanabilir bir gezegende oluşturma adına verdikleri çabalar ve işledikleri süreçler dönemler içerisinde aksama olsada belli zaman ve süreçler içerisinde insanlık aramaya ve hayalini kurduğu ve kurğuladığı umutlar ile yeni yaşam adına süreçler oluşturmuştur...

İnsanlık projeler kapsamında ülke bazında uzaya dna cipleri gönderme seçeneklerini düşünmüş bununla birlikte karadelik içerisine kamera takılı bir araç gönderip karadeliklerin aslında birer boyut geçişleri olduğu varsayımları ile yeni yapısal uzun uzay yolculuklarının kısabileceği teorilerini de beraberinde getirmiştir....

Uzayın aydınlık yüzeyleri yani güneşin vurduğu ve ısıttığı yüzeyler yaşamsal ve tekniksel anlamda ilerlemeler sağlayacağı gibi aslında uzayın ve derinliklerinin özellikle Karanlık yüzeylerinin düşünüldüğü kadar hiç kolay olmadığı akabinde aydınlığın olmadığı bölgelerde soğukluk düzeyinin çok daha fazla olduğu bununla birlikte uzayda dolaşan bir çok cismin yada parçalanmış göktaşlarının olabileceği olgular beraberinde ufak ama sert bir cismin çarpması sonucu oluşabilecek gemideki sızıntılar yada zararların aslında uzayda yolculuk yapacak devasa bir geminin bir çok seçeneklerde bir çok zorluklara gebe kalabilmesi durumları uzay yolculuğu esnasında göz ardı edilemeyecek bir düzeyde olması aslında uzak ve uzun bir yolculuğun ne kadar zorlu ve çetin geçebileceğini biz insanlara yansıtmakta olduğunu görebilmek güç olmasa gerek...

Uzay ve yaşam süreci beraberinde inşaa yapısı bir çok seçenekleri zamanın teknoloji ağında insanlara olanaklar sağlasada bazı çevre bilim insanları tarafından uzayda gemi inşasının bu zaman dilimlerinde zor olabilecğei olguları ve teknoloji ağının dolaşım seçeneklerinde insanlığın yaşaması ve daimliği anlamında bir gemi envanterinde zor olabileceği olgular bir çok panellerde ve söyleşilerde dile getirilsede bazı çevreler ve kısımlar tarafında uzayda bir geminin inşaa edilmesinin en kısa sürede olabilmesinin insan ırkının ve geleceğinin daimliği açısından çok önemli olduğu vurgulandığı gibi akabinde 1000 yılda bir çıktığı bahsedilen görülmesi yaklaşmadığı sürece oldukça zor olan Nebula yıldızının dünyaya yakın bir zaman ve süreç dilimlerinde çarpabileceği durumları aslında insan ırkının yaşayabilmesi adına oldukça önem arzeden durumlar olmuştur...

Uzayda inşaa edilecek geminin yapısı özellikleri ve kendi kendine yeterlilik durumları çok önem arzetmesiyle birlikte Uzay serüveninde kendi kendine yetebilir bir enerji sisteminin olması bununla birlikte bu enerji sistemiyle Geminin güneşten uzaklaşıldığında kendi kendine bir sahte güneş oluşturmasıyla yiyecek ve sıvı takviyesinin sağlanabilmesi oldukça önem arzeden ve insan yaşamı adına hayati değer taşıyan etmenler arasında yer almakta...

Fakat bu yeterlilikler sağlandığı halde uzayda ki geminin yaşam şeklinin manyetik alan içerisinde yer çekimi etkisi konuşulur olduğunda Yer çekiminin gemi yaşamı ve pisikolojisi açısından oldukça önem arzeden durumlar içerisinde konuşma ve süreçlerde ve gemi oluşumunda önem arzeden durumlar olmuştur....

Geminin uzay yolculuğunda karada ki gibi bir yolda hareket edilemeyeceği yada otobanda ki gibi rahat bir dünya sürüş keyfinin olamayacağı varsayımları aslında inşaa edilecek geminin daha güvenli daha donanımlı ve daha kapsamlı inşaa edilebilmesi ve önceden maket bir yapı ile deneme ve yanılma yöntemiyle bir çok kere test edilebilmesi oldukça önem arzeden durumlar arasında yer almaktadır..

Aslında Gemi üzerine yapılan her kaygı yada her eleştiri daha iyiye ve daha moderne ve daha güvenliğe dair önlem almalara ve daha iyiye nasıl ulaşabiliriz sorularına dönük cevaplar bulmaya çalışmak aslında oluşturulacak teknoloji gelişiminin hiber yüksek ağının gelecek sunum seçeneklerine kapılar aralaması ve bu aralanan kapıların zamanla ve süreçle içerisinde güvenlik ve çeşitsel manada yüksek donanım teçhizatlarının oluşumuna katkılar sağlamaktadır...

Anlatılan rivayetlere göre....

Hitler aslında çok önce zamanlarda Bilim insanlarının sunmuş olduğu envanterler ile uzaya yolculuk yapılmasını sağlamış ve uzaya yapılan yolculuğun ilk noktasının AY ın karanlık yüzeyi olduğu bahsedilmiştir...

Uzayın karanlık yüzeyinin dünyayı geçtiği süreçlerde dahi dünya üzerinde görülmemesi aslında karanlık yüzeyde devasa bir askeri üstlenme ve tesis kurulumu ve dünyadan habersiz bağımsız bir şekilde gelişim sağlanılması ve olanakların gizli ve doğrusal olarak yapılabilmesi geleceğin tek hükümdarlığı anlamında hayalleri kapsamaktaydı...

Hatta köklü söylenilen rivayetler olsada...

Hitler aslında savaş esnasında inşaa ettiği Ayın karanlık yüzeyine gittiği ve orada ömrünün kalan yıllarını yaşadığı devamında dünyadaki gibi dönüşün olmaması aslında hitleri uzayda epey zaman yaşlandırmadığı gibi burada yaşamının kalan yıllarını koloni kurma bununla birlikte İnsan kronlama deneylerinin yapılması geleceğin askeri envanterlerini oluşturmuş olmasıydı...

Ta bi bu süreçler kulaktan kulağa ve sonrasında youtube videolara sonrasında bazı söyleşi forumlarına bazense felsefe forumlarına kaynaklar ve ilhamlar sunmuştur...

Esas olan bulguların yada bilgilerin doğruluğundan ziyade esas olan düşünülen mantığın aslında insanlığın gerçekleştirmesi durumunda ileri düzeyde uzayda yaşanabilir bir koloni oluşturmaları insanlık açısında zararlı olsada orada yaşanılmaz bir gezegende yaşanabilir bir ortam oluşturabilmeleri teknoloji gelişiminde oldukça ilginçler katmaktadır diye düşünmek sanırım yanlış olmaz....

Elbette anlatılan her rivayet gerçeği yansıtmaz...fakat yansıtmaması kötü emelle dahilinde olduğu için oldukça güzel ama varsayımlar gerçek olduğu durum o halede insanlar bir çok soruları beraberinde sorar ki anlatımların rivayet olabilmesi mantığı aslında sorulan sorulara cevap vermekten çok daha güzel ve anlamlı duruyor...

Esasen benim sadece bu alanda ki rivayetlere dair okudğum bilgiler ve sahip olmaya özen göstererek incelediğim videolar neticesinde bu rivayeti sizlere anlatmak istedim yoksa genel manada işine esasını bende bilemem ama hiç yoktan diyerekten bilgileri bulguları inceleyebilmek ve fikir sahibi olabilmek devamında süreçler içerisinde işlenen rivayet nakışlarını görebilmeye çalıştım işte bu çalışma esaslarımı sizlere paylaşarak iyi kötü sizlerin inanmadan ama bak bu rivayetide duymuştum demeniz ve akılda yer edinebilmesi adına sizlere Proje öncesi sunumlar içerisinde sunmak istedim...

Hitlerin Ay ın karanlık yüzeyinde ki koloni inşaası fikri mantıklı durmasa dahi ve rivayetten öteye gidemese dahi bunu düşünebilmek ve irdeleyebilmek her seçeneği düşünebilmek oluşturulabilecek bir geminin inşaası için ufak bir akımdan belkide büyük kocaman bir bilgiye kazanmamızı sağlamış olabiliriz kanaatindeyim..

İyi bir araştırmacı olmak istiyorsanız...

Bilgiler rivayet dahi olsa o bilgileri kendi bünyenizde kendi yapısallıklarınızda sorular sorarak ve cevaplar arayarak envanterleri çeşitlendirebilmeniz ve bunu çoğu zaman kağıtlara döküm halinde aktarıp devamında notlar tutabilmeniz akabinde ise eklenen ve açığa çıkan cevaplar ile oluşan kendi neticelerinizi başkalarının bulguları ile karşılaştırabilmeniz devamında ise bu karşılaştırmaları nihayi duruma varmak istediğiniz sonuca yakın bir süreçte neleri kazanabileceğinizi akabinde ise doğru yanlış bilgi bulgu ve rivayetler olabileceği için buradan neleri kaybedebileceğinizi bilebilmeniz bununla birlikte bütünsel anlamda ve nihayi gaye sonucu şekillendirirken fikirsel ve düşünsel anlamda neleri kazanabileceğinizi ortaya çıkarabilmeniz ve bu anı başarıya dönüştürerek azda olsa meyvalar alabilmeniz geleceğin şekillenmesi ve kordinesi anlamında görülmeyen ama gelecekte görülmesi arzu edilen fikirlerin şekil alıp düşünce ile biçimlenmesi yeni yüzyılların gelecek nesil teknolojilerini oluşturabileceği gibi farklısal yapısallıkları ve beraberinde ise farklı görülemeyen ama gün yüzüne çıkarılacak yeni nesil araçları çıkarabilme neticeleri zaman ve süreç içerisinde kendini gösterir olacaktır..
İnsanlık bütünsel ve değersel anlamda ne zaman tam anlamıyla İNSANLIK için çalışmaya başlamıştır işte bu esas ve gayeler insanlığın Yeni Nesil araç ve kullanım çeşitliklerini sağlamıştır...

Bu süreçler bir çok zaman ve dilimlerde kendini zaman ve süreç olarak dünyanın tamamladığı anlarda işte ortaya İNSANLIK anlamında yararlı ve faydalı akımlar düşünceler ve fikirler çıkarmıştır...

İşte bu fikirler zamanla çeşitlenmiş ve zamanın gelecek yeni nesil araçlarına daha farklı sunumlar gerçekleştirmiştir...
Yani sizler olmayan birşeyi üretirken aslında olabilecek birşeyi hayal ettiğinizin zaman içerisinde farkına varamazsınız ta ki zaman ve süreç anı sizi o yere yada klasmana yaklaştırır işte o süreç ve klasmanda sizler akımın sunduğu nimetlerin olanaklarını sunumladığınızda aslında birgün şunu söyler olacaksınız..

Yaa aslında ben gerçekte bunu hayal hiç etmemiştim ama hayal edip gerçeğe sunumladığımda aslında ortaya elde tutulur ana bir fikrin küçük bir dalını oluşturdu diyebileceksiniz...

Hayatta herşey çalışma çabalama ve üretme ile alakalı bir durumdur....Üretmeden çabalamadan gaye ve emek sarfetmeden yeni birşeyler üretebilmek yada yeni nesil araçlara şekiller verebilmek onu zaman içerisinde değiştirebilmek oldukça hayalden daha zor bir durumdur...
İşte bu süreçler aslında yazıldıkça yazılır uzarda uzar bu konu üzerine yazılar üzerinde bir çok felsefeler düşünceler akımlar fikirler olgular hatta yapısallıklar bile geliştirilebilir maksat doğruya ve en güzele yaklaşabilmeye en yakın alanada kadar deneme ve yanılma süreçlerinde ki başarı oranının mümkün olabildiğince en yakın max düzeye ulaştırabilmektir...

İşte bu aşamalardan sonra şimdi sistemi ve Projeyi sizlere anlatmak istiyorum...

Proje için olmazsa olmazımız olan durumlar ...

1- Olası kıyamet senaryosunda gidilebilecek noktalar
2-Bu noktalara gelecek biletli insanların haberdar edilebilmesi
3-Belirlenen noktalara gelen insanların en hızlı bir şekilde nakillerinin uzay gemisine sağlanabilmesi...

Olası kıyamet senaryasunda yada buna yakın kaos esnasında yapılacak esaslar ve düzenlemeler dönemleri içerisinde şekil ve farklılık olarak esasları değişebilir fakat Sistem Temalı bir Düzenek Konusu İşleneceği için Sistemin ve Temanın ana Fikri ve Düşüncesinin bilinebilir olabilmesi akabinde ise akış ve süreşlerde kişilerin bilgilendirilebilmesi bununla birlikte Yıl içerisinde tek sefer dahi olsa buluşma yerinin ulaşımının sağlanması yönünde tatbikatların yapılabilmesi ve devamında 2 yılda bir teorik uygulamarın uzay yolculukları esnasında testlerin yapılabilmesi uygunluk durum ve koşulların belirlenebilmesi oldukça önem arzeden bir durumdur...

Uzayda yaşam ve yaşama hakkı durumları aslında bir çok sağlık sorunlarınıda sağlık açısından ele almaktadır...Genel manada Uzayda uzun bir yolculuk yaşamı için bireylerin yüksek tansiyon ve yüksek şeker dozunda olmaması gibi bir çok yüksek sağlık sorunlarınında olmaması ve biletlerin satışının temini açısından oldukça önemli....İSTİSNA durumlar olabilir mi olabilir neticede Para parayı açabilir ama şöyle bir sorunu kişi kabul etmek zorunda olacak oda yukarıda yani uzun bir uzay yolculuğunda herhangi bir sağlık sorununda kendisine var olan sağlık techizatlarının dışında başka bir ekipman bunulabilmesinin zor oalbileceğidir....

Bununla birlikte hastalanan insanların yüksek hasta doz ve belirti durumları önceden hazırlanmış tehlike esaslarına dayalı olarak kapalı bir hücrede karantina altında olabilmesi uzun bir uzay yaşamı altında oldukça önem arzeden bir durum...çünkü uzayda hastalanan insanı sağlık açısından eldeki techizatlar dışında hastanaye götürme imkanı olamayacağı için kişinin diğer yolculara grip ve yüksek dozaj ateşleri olan hastaların hastalıkları bulaşıcı yönden olanları bulaştırmama adına karantina odasında kontrollü şekilde kilitli tutulabilmesi çok önemli....

Önceden belirlenmil ve seçilmiş olan yüksek dereceli doktorların hazırladıkları olan uzay yaşamı esnasında ki sağlık kuralları uzay bileti alan yolculara taktim edileceği gibi yolculuk esnasında ki yeme içme uyuma gibi aşamaları bununla birlikte sağlık süreçleri ve karantina gibi vb bir çok kuralları içeren uzuncana metni imzalamak zorunda olacaklar....Çünkü uzayda gemide kurallar uzay gemisinin düzeni ve sağlıklı işleyişi adına oldukça önem arzeden bir durum...

Yani uzay gemisinde uzay doktorları olabileceği gibi (3 doktor bence yeterli) (5 özel güvenlik ELEMMANI da bence yeterli) özel güvenlik elemanları ilede uzaydaki geminin düzeni ve işleyişi adına oldukça önem arzeden bir durum olacaktır....

Bunlar hayal edilebilen ve kurgulanan süreçler fakat UZAYDA UZUN YAŞAM VE İLERLEME adına olmazsa olmaz küçük gibi gözüksede oldukça önemli kavramlar....

Uzay gemisi aktif halde olmasa dahi Uzay gemisi aktif hale gelesiye kadar UZAY da inşaa edilip TURİSTİK amaçlı UZAY OTELİ mantığı altında belli kontejan aşılmamak kaydıyla çünkü her an UZAY GEMİSİ ÖZEL BİLETLİ MÜŞTERİLERİNE hazır olabilmesi gerekir....o yüzden belirli kontejan aşılmamak kaydıyla ile UZAY GEMİSİ gerçek manada kullanılacağı ana kadar UZAY da TURİSTİK amaçlı OTEL maksatlı kullanılabilir böylelikle geminin ilk ana kullanımıyla birlikte ortaya çıkacak yada çıkabilecek bir çok sorunlar denenerek bizzati insanların kullanımını sağlayarak daha etkin ve daha radikal çözümler oluşturmuş olabilmek daha akıcı olabilir kanaatindeyim....

Uzayda yaşam hiç yaşamadım ama hayal edebildiğim kadarıyla Dünya gibi olmasa gerek hatta barındırdığı zorluklar ve süreçleri düşündüğümüzde orada Pisikolojik anlamda Travmalar uzun yolculuklar esnasında olabilir işte bu aşamada yolculara Psikolojik destek verecek bir TERAPİ UZMANI nda olması bence oldukça önemli diye düşünüyorum...

Neticede uzayda olacak insanlar hayat alanlarını ve yaşamlarını yeni bir gezegen yaşanabilir bir gezegen bulasıya kadar eğer tam anlamıyla gemi donanımı sağlam ise hayatlarının bir çok bölümünü UZAY gemisinde geçirecekler....

uzayda yaşam için oluşturulacak olan manyetik dönme ile etki sağlanarak yer çekimi kazanabilmek dünyadaymışız etkisini versede zeminin belli noktaları kapalı hazne içerisinde dünyadan kumla döşenebilmesi kanımca insana dünyadaki genlerin bozulmamasına dönük katkı sağlayabilir diye düşünüyorum ama bu kum uzun uzay süreci boyunca zamanla uzay içerisinde Zararlı Bakteri oluşturabilir düşüncesinide düşünmüyor değilim ki....eğer bu kum uzay yaşamı süresi içerisinde Zararlı bakteri oluşturursa bu bakteri Uzay gemisi içerisine havalandırma kanalları ile yada bazı vida delikleri arasından bile sarsıntı halinde insanlara bulaşabilmesi ve insanların hastalıklı olup gemi yaşamını tehlikeye atması uzun bir yolculuğun kısa sürede bitmesine neden olabilir kaygılarını oldukça fazla taşıyorum çünkü bir uzay gemisi için sağlık uzun bir yolculuk adına oldukça önemli değil hayati noktalar taşıyan bir durum diye oldukça vurgulamak isterim...

İzlediğim videolarda uzayda yaşam adlı yada orion projeleri ile ilgili içeriklerde ne yazık ki sadece gemi üzerine yoğunlaşılmış yani gemiyi inşaa etmek sorun değil sorun olan o gemiyi uzun vadeli bir şekilde ayakta tutabilmektir ama sadece gemiyi değil insanlarıda ayakta tutabilmek devamında uzayda yeni bebek oluşumunu sağlayabilmekte çok önemli....

yani bugün uzay gemisi yolculuğu olsa ve yolculuk yapan insanların yaşları 20 yaşında kadınlı erkekli olsa o insanlar uzayda yeni bir gezegen arayışlarında olacakları için o insanlar 70 li yaşlara haliyle gelecek ve yeni gezegen uzayda ki bulma ve zaman süreci ile haliyle göremeden göçecekler eğer uzayda yeni bir bebek oluşumu olmazda ve buna dönük alt zemin hazırlanmazsa bu yolculuk en fazla 70 ila 90 yıl sürer ki bu süreç uzay için oldukça az bir zaman dilimidir...

Yani uzay zaman dilimini düşünürsek öyle bir uzay gemisi inşaa etmelisiniz ki ve öyle bir dayanıklı uzay gemisi inşaa etmelisiniz ki...

Bugün kü aklınızla değil o gemiyi 300 ila 500 yıl dayanabilecek şekilde güçlendirmeli ve inşaa etmelisiniz...

Yani bugün gemiyi yapıp hadi gidelim demekle bu işler olmaz....geminin en fazla 500 yıl yada hiç diyelim 300 yıl dayanabilecek mukavvemeti olabilmesi oldukça önemli...

Çünkü uzaydan bir yerden bir yere hareket etmek dünyadaki kara yolundan bir yerden bir yere hareket etmek kadar kolay bir iş değil.....

O yüzden Uzay gemisinin inşasının önemini özellikle vurgulamak istiyorum çünkü bu detaya hiç dikkat çekilmediği gibi farklı bir gözle bakış açısı dahi sağlanılmamış....Buradaki hususa dikkat edilmesi gerektiğini özellikle vurgulamak isterim...

Bununla birlikte uzayda uzun yaşam adına yolculuğa çıkacak insanların yanlarına takı ve benzeri bir çok metali geride bırakmaları gerekiyor çünkü uzun bir yolculuk esnasında bu takılar zamanla uzay içerisinde etkileşime girecek ve bu bıraktıkları yer çekimi olmayan gemideki partikeller zamanla bakteriye dönebilir bununla birlikte bu oluşan bakterilerde zaman içerisinde hava yada vss durumlarla uzay gemisindeki insanlara sağlık sorunları oluşturabilir...

o yüzden uzaya takı süs eşyası vss gibi hatta boyanmış vazolar saatler vss gibi durumlar asla alınmamalıdır ve bu durumlar sandık içerisinde yada kapalı ahşap kutular içerisinde olsa dahi asla alınmamalıdır çünkü ufak sarsıntılar ve devamında büyük sarsıntılar gemi içerisinde bir çok sağlık sorunlarına sebebiyet verebilir o yüzden mümkün olduğunca gemi içerisine dünyaya ait olan kimyasal boya katkıları olan hiçbir envanter buna dolaplar camlar vss dahil alınmamlıdır..

300 ila 500 yıllık bir yolculuktan bahsediyorsak kimyasal kullanımların uğradıkları ergimeler ve donma süreçleri farklısallıklar gösterebilir...Bu yüzden bu esaslarında kurallara tabi olmadığını gördüğümde bu kurallarıda ta bi olan hale getirebilmeniz ve geçerli duruma sunabilmeniz çok önemli diye düşünüyorum....

Bununla birlikte uzayda yaşayacak insanların normal dünyadaki elbiselerinin alınmaması oldukça önemli....buna her manda her koşulda uyum sağlanılabilmesi çok önemli....

Çünkü normal elbiseler uzayda pişik yapabilir ki bu pişik dünyada ufak bir sorun olsada uzayda çok büyük bir sorun olacaktır çünkü uzayın hava koşulları dünyadaki gibi değildir....o yüzden uzun bir yolculuk için özel tasarlanmış konforlu ve rahat olan uzay giysisinin olabilmesi çok önemli bir konu....

Bununla birlikte uzay gemisi içerisinde yer çekimi oluşturduğumuzda ve buna uygun bir sera odaları hazırladığımızda burada yiyeceklerin oluşumu bununla birlikte aynı MARS filmindeki gibi sera etkisinin verdiği terleme yöntemi ile suyun elde edilebilmesi ve döngü halinde sağlanaım ve kazanım yapılabilmesi suyun daimliği ve uzun uzay yaşamı adına oldukça öne arzeen bir durum diye söyleyebilirim...

Uzay yaşamı için bir çok şey düşünülmesi ve en küçük detay bile oldukça iyi hesaplanabilmesi gerekiyor....

Uzay gemisini kurarken uzayda yapılacak geminin ana büyük iskeleti oluşturulduktan sonra uzaya fırlatılacak uzay mekiklerinin puzzle şekilde yaprak gülü halinde açılıp uzay gemisi iskeletine çekildiğinde birleşeceği noktaya getirilip uzay mekiği birleştirilir böylelikle uzay mekiği parça parça birleştrilerek yaklaşık 3 ila 5 yıl içerisinde bir süreçte detaylı ve hassas bir şekilde tamamlanır....

Bu uzay mekiğinin puzzle şekilde birleştirilip uzay gemisi haline gelme süreci dahi detaylı bir şekilde 1 yıl düşünülerek en kötü ve en uzun 300 yıl dayanabilecek şekilde tasarlanabilmesi ve dizayn edilebilmesi çok önemli...

Bununla birlikte uzayda uzay gemisinde uzun süre yolculuk yapacak ve uzayda yolculuk esnasında doğacak bebekler büyüyecek ve sonrasında ise onların kuşakları büyüyecek bu eğitimli aktarılacak ama şu bilinmesi gerekir ki uzun yolculuk esnasında dünyada yaptığınız yada yediğiniz bir çok şeyleri yapamayacaksınız bu durumlar biletli yolculara alıştırılmalı eğitilmeli ve sunumlanmalıdır....

Mesela...

Dünyadayken denize gidip yüzmeyi yada havuza gidip yüzmeyi yada tenis oynamayı yada futbol maçı oynamayı vss sevebilirsiniz işte bunları uzayda yapamazsınız....yada Dünyadayken et tavuk vss gibi pişirmeli ürünleri sevebilirsiniz ama bunu uzayda yapamazsınız...

uzayda yiyecekleriniz sadece sebze ve buğday ürünleri olacak buna insanların alışabilmesi çok önemli...

Uzaya kimyasal kaplamalı abajurlar panjurlar süs eşyaları lambalar vss götüremezsiniz bunlar uzun yaşam adına tehlikeli araçlar olurlar....uzaya yürüyüş bandı götüremezsiniz uzun süreç adına tehklike barındırır diye düşünüyorum....300 yıllık süreçte korumasız bir ışık aydınlatıcı bile uzay gemisinde sorun oluşturur bununla birlikte uzay gemisine konulacak camların kimyasal yapılarını salmaması adına ayrı bir kaplama yapılabilemsi çok önemli diye düşünüyorum...

O yüzden uzaydaki insanlara yolculuk süresi içerisinde yer çekimi oluşturulmuş bir gemi sunulsa dahi uzay gemisinde ki insanlar özel hazırlanmış giysilerini giydikleri gibi yüzlerinede özel maskeli kask kıyafetle kapalı şekilde giyebilmeleri çok önemli diye düşünüyorum...

Uzayda gemide yatarken yada uyurlarken normal bildiğiniz çekyat yada kanepeler olmamalı aksine kapalı olabilecek şekilde uyku küvezleri olmalı misal bu küveze örnek yaratık filmindeki uyku küvezini söyleyebilir ve örnek sunabilirim...

işin esasında sadece gemiyi üretebilmek olsaydı o zaman bu yolculuk çok zor olmazdı...gemiyi yapardın inşaa ederdin birde geminin arka kısmına yüksek hızlandırıcı takardın gemi ilerler giderdi....ama bu durumun öyle sanıldığı gibi kolay olabileceğini ben ASLA düşünmüyorum....

Uzya yolculuğu uzun zaman ve süreçler içerisinde oldukça zorlu ve çetin olacak diye düşünüyorum....Çünkü uzay gemisi güneşten ayrıldıkça gemi soğumaya başlayacak çünkü uzayın karanlık yüzeyleri oldukça soguk olacak bununla birlikte uzayda başıboş dolacak meteor taşları ufak taneli bile olsa süratlerini bilemediğiniz ve hesap edemediğiniz için süratinin hızının fazla olması birde siz sürat ekleyip ilerlediğinizde o ufak meteor taşı ucu birde sivriyse uzay geminizin belli yerine çarpması halinde o yerin belli noktasını bışak gibi keser kanaati içerisindeyim...

O yüzden geminin iç ısılının yanı sıra uzay gemisi öyle bir iç ve dış kaplama olmalı ve proje esaslarında sağlanılmalı ki o gemi için ekstra ısınma gücü sağlamadan geminin içinin ve dışının orantılı bir düzeyde insan yaşamı için oluşturulabilmesi oldukça önemli diye düşünüyorum...

Gemiyi içli ve dışlı uzay yolculuğunda ısıtmak yeter mi hayır.....çünkü gemi bazen öyle bir sıcak yere gelecek ki size artık ısı değil soguk hava gerekecek....

işte bu aşamada geminin soğutucu üretme vazifesi olan bir büyük soğutma kabini olabilmesi ve bu kabinin buz oluşumunda olması gemiyi bazı durumlarda içli ve dışlı doğutmak durumunda kalırsanız kullanmak zorunda olacaksınzı o yüzden geminin iç ve dış tasarımıda sıcaklık ve soğukluk anlamında projede düşünülüp fikirsel anlamda geliştirilip üretilebilmesi oldukça önemli diye düşünüyorum....

Yani işin esasında gemi içerisine ve dışarısına öyle bir dizayn ve tasarım gerçekleştirmeli ve sunmalısınız ki gemide bir nevi KLİMA olmalıdır diye düşünüyorum....

Aslında UZAY GEMİSİ ile ilgili bir çok detay önceden düşünülmeli ve deneme ve yanılma yöntemi ile bir çok kereler denenmeli kanaatindeyim...

UZAY GEMİSİ ile ışık hızında yol alabilmek kulağa ve akla hoş gelsede bana hiç hoş gelmeyen bir durum çünkü uzayda küçük topçuklar halinde atom parçacıkları patlatmanız hem gemi üzerinde zaman sonra aşınmalar ve zararlar sunabileceği gibi akabinde dönen çember eğer bu patlama esnasında dönerse dönme esnasında dönme çarklarının yüksek hızlarda zarar görebileceği kanaatindeyim...

Bu atom parçacıkları sistemi olan orion projesini özel kılan sistem önceden denenmeli maket halinde test edilmeli ve zararları ile faydaları görsel bilgisayarda oluşturulabilmeli kanaatindeyim....çünkü bir yerin kısa vadede hasar görmesi o yerin uzun vadede size fayda veremeyeceği gibi zaman içerisinde yolculuğun ve yaşamların kısa sürmesine sebebiyet verebilir...

Orion projesinde ki arka bölümdeki atom parçacıkları zorda olmadıkça kullanılmamalı ve bu parçacıklar fazla yüklenilmemeli kanaatindeyim katılırmısınız bilemem..

Uzayda yüksek hızda yol aldığınızda şunu hayal etmenizi ive düşünmenizi stiyorum..???

Hedeflenen yüksek hızla ilerlemeniz yada ışık hızında ilerlemeniz esnasında karşınıza bir meteor taşı çıktığında ne yapacaksınız hiçbirşey yapamazsınız o halde çarpışma ve beraberinde gelecek olan parçalanmayı kabullenmiş olursunuz o zaman uzay gemisi daha yola çıkmadan çok zaman içerisinde parçalanmış demektir...

Sizin Orion Projesi ile düşündüklerinizi görebiliyor ve anlayabiliyorum...

Çünkü sizler şunu düşünüp hayal ediyorsunuz ve sonrasında Fikri üretiyorsunuz???

Yüksek hızda ilerlemek akabinde ise dönen çemberler vasıtası ile kendi alanında bir akım oluşturarak bir karadelik oluşturup uzun yolculuğa karadelik oluşturma mantığı ve yapısallığı ile uzun yolculuğu kısaltmayı hedefliyorsunuz....tıpkı cern deneyinde atom parçacıkları ile deneme ve yanılma yöntemi ile uzay gemisinde oluşturmayı düşünüyorsunuz..

Fakat bu durum bana göre büyük İNTİHAR dan başka birşey değildir diye düşünüyorum...Karadeliğin geçiş kapısı olduğu dahi bilinmiyorken UZAY GEMİSİ için bu etmeni düşünebilmek çok anlamsız bununla birlikte yüksek hızla yol almak ve uzay gemisi içerisinde ki yolculara emniyet kemeri taktırmamak bile bir intihar olur çünkü hepsi yapışırlar...ve şiddetli çarparak patlarlar... :) bunları nasıl düşünüp fikir üretemezsiniz anlamış değilim....

Hadi bunları geçelim...

Uzayda ışık hızıyla yol almak Dünyada karada aracınızla otobanda yüksek hızla yol almaya benzemez .....Önünüze karanlık bölgede bir meteor çıkabilir ve parçalanabilirsiniz....bununla birlikte yolunuzu yükske hızla rotanızdan saptırabilmeniz doğal bir durum olacak çünkü yüksek hızda hiçbir kaptan GEMİSİNİ kontrol edemez...

Hızınız süzülmeli ve olağan bir hızda olmalı....hızını çok arttığında yani olağan hızınızı geçtiğinizde öndeki ateşleyici roketler ile hızınızı yavaşlatabilmeniz çok önemli diye düşnüyorum...

Çünkü bir KAPTAN için SEYİR çok önemli bir durumdur....SEYİR için ise DONANIMLARIN güvenirliği ve korunaklılığıda ve sağlamlılığıda daim olabilmesi adına oldukça önemli diye düşünüyorum....

O yüzden ışık hızıyla ilerlemeyi bu teknoloji ile ve bu zamanın envanter ve süreçleri ile düşünemezsiniz o yüzden zamanın ve anın sürecine ve teknolojisine göre projeyi şekillendirlmelisiniz fikri ve düşüncesini sizlere iletebilirim...

O halde Uzayın karanlık noktalarını göremeyeceğiniz için bu uzayın karanlık yüzeylerini görebilmek için UZAY GEMİSİ nin kokpit bölümünün dizaynının ısıl algıcılar ile birde saydam görüşler ile donatılabilmesi devamında uzun ışık sağlayacak Far sistemi ile donatılabilmesi ve ön bölümünün aydınlatım sağlayabilmesi oldukça önemli bir durum ve konum diye düşünüyorum ve bu Fikri ve Düşünceyi gemiyi oluştururken asla göz ardı etmeyin diyerekten özellikle vurgulamak istiyorum.....

Bu konu üzerinde çok şey yazılır söylediğim üzere yazmayı kısmasam oldukça fazla yazılar çıkabileceği gibi ortaya oldukça güzel bir kitap çıkar kanaatindeyim...Yazıları burada Uzayda Yaşam ve süreç adına olan kısımları kesmek istiyorum çünkü bunları ekledikçe daha fazla farklı fikir görüş ve temaları ekleyebilirim ama ilk aşamada bu önemli vurguladığım noktaların bilinebilmesi Uzay gemisi nin inşaası anlamında oldukça katkı fikirsel ve düşünsel anlamda sağlayabileceği kanaatindeyim...

Bu tarz işlemeleri ve anlatımları çok zaman sonra UZAYDA YAŞAM adlı konuda detaylı bir şekilde ele almak istiyorum devamında ise orada da projenin değiştirilmiş ve daha iyi bir modernize halinide sizlere sunmak istiyorum eğer halen bu sitede isem ve halen yazıyor isem nasipse inşallah neden olmasın diyelim...

Devamı Aşağıda
 

elbiss

Ordinaryus
İhvan Üyesi
Katılım
21 Kas 2013
Mesajlar
2,514
Puanları
0
ORİON PROJESİ ve ÇALIŞMA MANTIK ESASLARI..

BÖLÜM 1 DEN BAŞLAYINIZ

Bölüm..2

Orıon Projesini okumadan evvel Yukarıda Bölüm 1 in Üstünde yazmış olduğum Orıon Projesi Sunumu nu okumanızı tavsiye edebilirim...

Yavaş yavaş Projeye girelim isterim....

Çünkü anlatmamız gereken en öne çıkan bir kaç detayı sunduk diyebilirim özellikle sunum anlamında düşündüğümüzde orada bir çok detayı anlatılacaklar hususunda işledik diyebilirim....

Umarım verilenler yazılanlar ufak bir fikirsel yada düşünsel anlamda olsa dahi katkı verebilir inşallah diyelim...

Gelelim Proje aşamalarının İLK BASAMAĞI olacak olan

BİLET MODELİ SİSTEMİ.....

Yazılarımdan iyi-Kötü beni tanıyanlar bilir Bir çok Proje bu siteye sunarken yada oluştururken projelerimde ilk öncelik verdiğim detaylar genel manada GÜVENLİK KONSEPTİ olmuştur çünkü GÜVENLİK PROJELERİM de esas olan durumlardır ve benim için Projelerimde olmazsa olmaz durumlardır....

Projelerimde en yakın GÜVENLİK KONSEPTİ adına örnek vermem gereken konuyu söylemem sizlere iletmem gerekirse ...

Bu sitede yakın bir süreç ve zaman içerisinde sunumlama yaptığım
AKILLI KOMBİ FERAHE Projesi gelmektedir ve Bu projeyi daha sonra geliştirmeyi umut ediyorum demiştim....İşte bu Projede GÜVENLİK KONSEPT leri üzerinde oldukça fazla yoğunlaşmıştım....

işte bu aşamada
UZAY GEMİSİ ile ilgili aslında yoğunlaşacağım bir çok GÜVENLİK noktaları var fakat bir kısmını yukarıdaki yazılarda olabildğince açmaya anlatmaya özen gösterdim fakat detaylı bir şekilde yazılar daha fazla uzamasın diye açmak istemedim o detayı UZAYDA YAŞAM adlı yeni güncel konuda anlatmayı umut ediyorum.....

Bu aşamaya kadar bir çok yazılarımızı iyi-kötü anlatmaya çalıştık fakat benim için UZAY GEMİSİ adına oldukça yoğunlaştığım ve önem verdiğim husus BİLET MODELİ sistemi üzerinde olacak...




İşte yukarıda sizlere sunduğum bu resimdeki model aslında birer BİLET MODEL sistemi olarak tasarladığım ve dizayn edip düşündüğüm devamında özel olarak kişiye has olabilecek bir görüntü ve donanım ile sizlere taktim etmek istedim...

Bu model ve dizayn fikir hayali ile aslında YÜKSEK GÜVENLİK elde etmek istedim....

Sistemin üzerinde ki donanımları görüyorsunuz...

Bu donanımlara şöyle bir bakarsak...

ÖZEL ŞİFRELENMİŞ sistem ve KOD ile Üzerinde USB devamında ÇİP(7 Haneli Kullanıcı Şifreli olacak) devamında ise PARMAK İZİ sistemi bulunmakta işte bu sistemler size özel bilet sunumu yaparken USB içerisinde şahsi bilgileriniz olacak bu bilgiler Toplanma alanından UZAY MEKİĞİNE binmeniz için önem arzeden durum olacak...Devamında ÇİP içerisinde ise ÖDEME miktarınız ve bu miktara göre size ayrılan numaralanmış oda size ait olacak devamında ise bu kart olaki ikincil kişilere geçerse üzerinde yeni tanımlama yapılmamışsa (yani kişinin ölümü dahilinde yetkili merkez dahilinde devir teslim yani miras durumu işlenmemişse)...işte bu parmak izi kart sistemi sayesinde Bilet ve Bilet sahibinin güvenliğini sağlamış olacaksınız.....



Biletin yani Kredi kartı donanımının bozulmadan saklanabilmesi için özel kap tasarlanmalı (Yukarıdaki resimde örnek sunmaya çalıştım umarım olabilmiştir) ve her 2 yılda bir uzayda yaşam adına yapılacak MERKEZ ÜSSE test aşamalarına gelirken Biletin yenilenmesi ve yeni Numaralar kartlar verilmesi oldukça önemli bir durum.....Bununla birlikte güncel veri ve databanklarında tutulması oldukça önem arzeden durumlar olacaktır diye düşünüyorum...

Böylelikle bilet sistemi modelini bitirmiş oluyoruz...

BİLET SİSTEMİ MODELİNDEN ÖNCE ŞUNU BİLMENİZİ ÖZELLİKLE İSTİYORUM....

ABD--KANADA--ALMANYA --KAZAKİSTAN---RUSYA--HİNDİSTAN--ÇİN (Ülkeler değişiklik gösterebilir size kalmış ben sadece misal vermek istedim.)(Her ülkede MERKEZ üsler kurulmalı ve Kordinasyon merkez irtibat çalışanları ve eğitmenleri olmalı ki Biletliler uzaya en iyi şekilde eğitimli yetiştirilmiş düzeyde gelebilsin)

(Bu sıralanan ülkeler Uzaya Mekik fırlatmaya hazır olan sistemleri hazır olan ülkeler bu konuda yanlış anlaşılmak istemem...Benim bildiklerim bu ülkeler ama bilmediklerim varsa eklerseniz sevirim diyebilirim..)

Ülkelere Uzaya hazır fırlatılacak UZAY mekiklerin inşaa edilmesi gerekiyor çünkü olası acil durumlarda bu hazır mekikler yolcuları hızlı bir şekilde bilet sistemi modeli ve merkezler aracılığı ile uzaya hızlı bir şekilde aktarabilmek ve uzay aracına ulaştırabilmektir...

Bu UZAY GEMİSİNİN konumu uzaya MEKİK fırlatacak ve insan taşıyacak mekiklerin Merkez ülkelere en uygun ve en yakın şekilde tutulabilmesi ve en önemlisi ise en uygun konumda olabilmesi çok önem arzeden bir durum diye düşünüyorum....

Uzay mekiği hazır ve korunaklı tutulacak ve özel askeri bölgede olacak devamında ise her 5 ylda bir hazır tutulan uzay mekiklerin yenileri ile yenilenmesi kaydıyla sistemleri yakıtsız halde bekletilecek ACİL durumda ise en kısa sürede YAKIT ikmali yapılıp Biletli yolcular Merkez birleşme noktası olan yerlerde buluşturulacaklar devamında Haberleşme sistemi olan ve Biletli Müşterilerilere verilecek olan sistem ile erkek ve kadın için özel olarak oluşturulan sistemle Biletli müşteriler önceden kendilerine belirlenmiş olan askeri bölgedeki üsselere gelip detaylı bir hazırlıktan sonra uzaya uzay gemisine gitmek için mekiklerden fırlatılacaklar...ve sonrasında uzay mekiği uzay gemisine en yakın şekilde profesyonel mekik içerisindeki pilot sayesinde yolcuları ile birlikte uzay mekiği uzay gemisine birleşecek yolcularını ve aktarımını yaptıktan sonra uzay mekiği uzaya salınacak ....çünkü uzay gemisine ekstra yük yüklenmemesi uzayda ilerlemesi adına oldukça önem arzeden bir durum diye düşşünüyorum...

BİLETLİ MÜŞTERİLERİN MERKEZ ÜSLE HABERLEŞME CİHAZLARI SİSTEMİ...




Yukarıdaki resimde bayan ve erkek olmak üzere 2 farklı şekilde cihazlar görmekteyiz...

İşte bu cihazlar Biletli Müşterilerin yada yolcuların önceden belirlenmiş askeri üsslere gidebilmeleri güvenlik açısından ulaşabilmeleri adına oldukça önemli bir durum...

İşte bu güvenlik esaslarını sağladıktan sonra mekiklerine profesyonel pilot ile binip hareket edebilmelerini sağlayacaktır...

Sistem üzerinde bazı tuşları görmekteyiz...devamında ise Dokunmatik bir ekran sistemi görmekteyiz...

İşte bu sistem ve tuşlar sizlere özel haberleşme ağını ve bilgilerini sağlayacak bir nevi sizleri düzenli bir şekilde organize etmeyi gizli şekilde sağlayacaktır....

Fonksiyonel tuşlar zaman içerisinde değişkenlik gösterebilir olsada sistemin ana tema ve fikrini bilebilmeniz sizlere organizasyon ve birleşim aşamalarında katkı sağlayacak devamında düzeni oluşturacak kanaatindeyim...

Sistemi kısaca anlatmak gerekirse...

Bayan-Erkek çok farketmiyor sistemin ikiside aynı sadece göz hoşnutluğu olsun ve kişiye ayrıcalıklar tanısında istediğim için Bayanlara Yeşil renk Erkeklere ise Mavi renk tasarlamak istedim Buradaki esas maksat organizasyonu özel bir şekilde düzenli yapabilmeyi sağlamak diye düşünüyorum....

sistmein sağında olan durum ....siyah renkte olan yeri bahsediyorum...

o kısım sürekli beyaz ışık yanacak yani o ışığın beyaz renk yanması sistem tarafından size sinyal iletiliyor anlamını taşıyacak fakat yanan bu beyaz ışık aydınlatıcı derecede olmayacak sadece gözler görülür bakıldığında olacak çünkü ne sizi ışığın yormasını istiyorum nede cebinizde ışık parıldamasının gözükmesini istiyorum işin açıkçası tüm ışık renk düzenekleri bu şekilde diye söyleyebilirim...

Çünkü bu cihazı evinizde sürekli tutup kontrol etmeniz gerekebileceği gibi gerektiğinde yanınızda da taşıdığınızda cebinize sığabilecek şekilde olması çok önemli bir durum diye düşünüyorum...çünkü hernan haberleşemeye hazırlıklı olmalısınız test aşaması olabilir yada deneme süreçleri vss olabilir merkezden çağrılıp iletişim içerisinde hazırlıkları yapmanız gerekebilir...

sol tarafta SMS yazan kısım ise Dokunmatik ve kapalı vaziyette olan ekrana size dair merkezden mesaj geldiğini hafif yeşil ışık ile gösterir olacak....bu sms ışığının yandığını gördüğünüzde hemen dokunmatik ekrana tıklıyor olacaksınız devamında size özel gelen mesajı okuyor olacaksınız çünkü sizi uzaya alışma adına teste çağırabilirler yada yeni güvenlik bilgilerinin gelişme aşamalarını sunabilirler yada yeni cihaz verebilirler vsss gibi durumlar için yada yeni kurallar ve bilgiler için sizleri haberdar ederlerişte bu bilgileri alabilmeniz ve okuyabilmeniz hatta haberdar olabilmeniz için sms ışığını koymak istedim böylelikle ışığı görür görmez kapalı konumda olan dokunmatik ekranı açıp gelen maili okuyabileceksiniz....maili okuyabilmek için sistem üzerinde tanımladığınız kendi şifrelerinizle tanımladığınız maili merkezle paylaşıp aktifleştirmeniz gerekiyor yoksa geelen mailleri göremez ve mail size gelmeyeceği için yeni konular hakkında haberiniz olamayacağı gibi bilgilendirme aşamalarınızda malesef olamayacaktır o yüzden merkeze tanımlı mail olmalı size ait şifrelenme olmalı ve mail hem sizin tarafınızdan hemde bağlı bulunduğunuz merkez mekik fırlatma üstünden aktifleşitirilmeniz gerekmektedir...

ortada mavi ışık olan yani ışık buton durumu ise ACİL durum ışığıdır bu ışık yandığında MAİL size gelmiş olacaktır ve gelen mail ile ne yapmanız gerekenler nereye ulaşmanız gerekenler söylenecektir eğer herhangi bir değişiklik yoksa yeriniz önceden belirlenen yerler toplanma adına olacaktır....

Eğer ola ki mavi olan ACİL IŞIK LAMBASI YANIYORSA ve size mail gelmediyse önceden tatbikat ve toplanma anlamında neler yaptıysanız aynısını yapmak durumundasınız bu durum sizi uzay mekiğine taşıyacaktır...

Yukarıda kırmızı ışık olan yani ışık butpnu size cihazınızın şarjı bitmek üzere olduğunu hatırlatır olacaktır böyle durumlarda cep cihazınızı şarja koymalı ve sürekli şarjı tam olabilecek düzeyde tutmalısınız....

Bu cihaz içerisinde dokunmatik ekranda gideceğiniz konumu gösterir haritada olacak yani merkez olaki toplanma adına yer değiştirirse ve o toplanma alanına kendinizin ulaşımı ile gelmesini isterse bilin ki o ulaşım noktasına geldiğinizde sizleri helikopter ile alıp merkez uzay fırlatma mekiğine götürecekler demektir ki bunun esas temel sebebi de GÜVENLİK KAYGILARIN dan ötürüdür diye....

Bu cihazlar 2 yılda bir yada 5 yılda bir değişip yenileri ile fonksiyenel tanımlarının eğitimleri verilip Müşterilere sunulması oldukça önem arzeden bir durum....

Bu cihazlar sadece özel anları kullananlara değil Uzay GEMİSİ kullanılmadığı anlarda UZAY OTELİ olarak kullanılacağı durumlarda OTEL müşterilerine de verilebilir ve kullandılabilinir yani çeşitsel reklamlar ve fiyatlar bilgilendirmeler içeriğinde vss böylelikle sistemleri ölü halde tutmamış olursunuz yani her halikarda sistemi canlı tutabileceğiniz gibi sisteme PARASAL anlamda TİCARİ bir KAZANIM eklemiş olacağınız gibi yeni PARASAL KAZANIM lar ile UZAY GEMİSİ kendisini zaman içerisinde AMORTİ edebileeği gibi oluşturulan yan ekler ve sistemler ile DÖNER SERMAYE gibi bir akış düzeni içerisinde olacak böylelikle yeni yapısal kazanımların ve ticari pastalarının yanı sıra OTEL de UZAY da kalmak isteyenlere ve hayal edenlere en fazla 1 hafta olmak kaydıyla yeni alanlar koridorlar açmış olabileceğiniz gibi yeni kazanımlar sağlayabileceksiniz ki benim en çok sevdiğim sistemim olan WİN WİN yani KAZAN KAZAN sistemi ile her halikarda herkesimin kazanabileceği bir durum olacak...

Yukarıdaki cihazları OTEL için kullananlar ile BİLET AMAÇLI haberdar edilme adına kullananlar için SİSTEM AP AYRI ÇALIŞACAĞI gibi iki yapısal durum olan yani OTEL için ile tasarlanan devamında ise BİLET İÇİN HABERLEŞME ADINA tasarlanan sistem aynı olmayacak yani OTEL amaçlı verilen cihaz sadece otel ve sonrası için çeşitli reklam bilgi vss için olacak ama BİLET AMAÇLI HABERLEŞME ÜZERİNE verilen sistem cihazı ise özel şifreli özel mail onaylı olduğu gibi aktifleştirilmiş 2 düzeyde(hem merkez tarafından mail aktifleştirme hemde biletli müşteri tarafından mail aktifleştirme durumu) mail onay sistemi olacak..

Burada ki esas amaç ve gaye oluşturulacak cihazın masraflarını düşürmek devamında yeni üretimi için kaynaklar sağlayabilmektir...yani bir nevi döner sermaye sistemi gibi ama daha güzeli yani burada KAZAN KAZAN sistemi var diğer adıyla WİN WİN zaten bu sistem mantığı düşünülmüşse burada herkesim bol kazançlı bir durumda olabilir kanaatindeyim...

Devamı Aşağıda
 
Üst