• Reklamsız versiyon için ÜYE OL

Bir Delinin Mal Beyani

melde

helina_roje
İhvan Üyesi
Katılım
7 Haz 2006
Mesajlar
2,238
Beğeniler
21
Puanları
0
#1
1- Avşa adasında üç daire, dört üçgen, beş dikdörtgen
|
>| 2- Gökyüzünde bir bulut
|
>| 3- Bitlis'te beş minare
|
>| 4- Biri yazlık, biri kışlık iki platonik sevgili
|
>| 5- Büro mobilyası ve çelik kapı üreten bir fabrikanın öğle üzeri
|
>| yaslanıp sigara içilen beyaz duvarı
|
>| 6- Islıkla da çalınabilen dört anonim türkü
|
>| 7- Palandökende bir palan, iki döken
|
>| 8- Kastamonu'da üç kasto
|
>| 9- Üç fay hattı
|
>| 10- Bir çarşamba, iki perşembe, üç cuma
|
>| 11- Dünyada mekan
|
>| 12- Ahirette iman
|
>| 13- Denizde kum
|
>| 14- Uzayda yerçekimsizlik
|
>| 15- Bir çuval gazoz kapağı
|
>| 16- Bir kibrit kutusu sigara izmariti
|
>| 17- On sekiz saç biti
|
>| 18- Biri İngilizce 6 adet küfür
|
>| 19- Yirmi tane boş naylon poşet
|
>| 20- Sevenlerin kalbinde kurulmuş bir taht
|
>| 21- Bir sürü saç sakal, kıl, tüy, yün
|
>| 22- Uç ayrı parkta, üç ayrı belediyeye ait, üç ayrı banka reklamlı
bank |
>| 23- Bir ayakkabı çekeceği
|
>| 24- İki büyük taş kütlesi
|
>| 25- Bir adet ağaç gölgesi
|
>| 26- Üç kuş kanadı sesi
|
>| 27- Bir sürü kedi, köpek
|
>| 28- Bir Marmara Denizi
|
>| 29- Camına yaslanıp seyredilen iki piliç çevirmeci
|
>| 30- Her akşam karıştırılan dört çöp bidonu
|
>| 31- Çalıp çalıp kaçılan beş melodili apartman zili
|
>| 32- Nakit 15 kuruş
|
>| 33-Anne babadan kalma yarısı yaşanmış bir ömür
|
>|
 

Byrocktar

Profesör
İhvan Üyesi
Katılım
8 Haz 2006
Mesajlar
2,500
Beğeniler
11
Puanları
0
#2
ellerine sağlık melda nerelerdeydin uzun zamandır yoktun ? :D
 

bekirtufana

Paylaşımcı
İhvan Üyesi
Katılım
19 Haz 2006
Mesajlar
200
Beğeniler
2
Puanları
0
#3
yanlışları ortaya çıkartan devlet bakanı değilim ama..

Can Yücel’in mal beyanıdır yukardaki... Bazı arkadaşlar kimsenin girmediği blogları falan da eklemişler bu beyana ama boşuna...Haa şimdi Can YÜCEL'in deli olup olmadığını tespite geliyor sıra...:yahoo: :D


Şöyle kopyala yapıştır yapalım biryerlerden de hayatı da öğrenilsin...

Yergici anlatımı ve kendine özgü dil örgüsüyle çağdaş Türk Şiiri’nde özgün bir yer edinen, eski milletvekili ve bakanlardan Hasan Ali Yücel'in oğlu Can YÜCEL, 1926'da İstanbul'da doğdu. Fakat kendisini Datça’lı kabul eden ünlü şairin mezarı Datça'dadır. Son üç kitabını da Datça üzerine yazmış, yarımadanın güzelliklerini, şiirinin güzellikleriyle buluşturmuştur. Bu yüzdendir ki, Can Yücel'i okumak, Datça havasını solumak duygusu verir insana. Taze... şaşırtıcı... farklı... düşündürücü...
Orta öğrenimini Ankara Erkek Lisesi'nde, yüksek öğrenimini Ankara Üniversitesi Dil Tarih ve Coğrafya Fakültesi ile İngiltere'de Cambridge Üniversitesi'nde tamamlayan Yücel, askerliğini Kore'de yaptı. Uzun süre Paris'te ve İngiltere'de kalan Yücel, BBC Radyosu Türkçe Yayınları Bölümü'nde spiker olarak da çalıştı. Ancak hayatında hep ilk sırada şiir yer aldı. İş dünyasında çok az zaman geçiren şair meslek olarak kendisine şairliği seçtiğini söyledi hep.

1962'de İngiltere'de, 1709'da Latin harfleriyle taş baskısı olarak basılmış bir Türkçe dilbilgisi kitabını bulması geniş yankı uyandırdı. Ertesi yıl yurda dönünce bir süre Bodrum'da turist rehberliği yaptı. Sonra İstanbul'a yerleşti. Çeviriyi uğraş edindi. Ve bir çevirisi nedeniyle 12 Mart döneminde hüküm giydi. 1974'te aftan yararlanarak serbest kaldı.

Yazın yaşamına üniversitede öğrenciyken yayımladığı şiirleriyle girdi. Şiir, yazı ve çevirileri 1945'ten itibaren Yenilikler, Seçilmiş Hikayeler, Dost, Şiir Sanatı, Yön, Papirüs, Yeni Dergi, Yazko Edebiyat, Yeni Düşün, Vatan, Demokrat vs. dergi ve gazetelerde yayımlandı.

Şiirlerinde argo ve müstehcen sözlere çok sık yer veren, bu nedenle zaman zaman dikkatleri üzerine çekip koğuşturmaya uğrayan Yücel'in 1974'te çıkan "Bir Siyasinin Şiirleri" kitabı, o döneme kadarki şiir macerasının dengeli bir bileşimi olarak görüldü. Bu şiirlerinde hapishaneden dışa ve orada yaşayanlara dönük izlenim, gözlem, duygu ve düşüncelerinin toplamını, kendi politik kimliğinin sorgulamasıyla birlikte verdi. Tarihsel olaylarla günlük olayları iç içe işleyen Yücel, günceli, taşlama yüklü bir ifadeyle, politik eleştiri düzeyinde ele aldı. Toplumsal olanı yansıtmada gülmece, şiirinin en önde gelen öğesi oldu.

Şiirlerinde, toplumcu bir bakış açısından yola çıkarak daha iyi bir dünyanın kurulması amacını savunan Yücel'in, sözcük oyunlarıyla ulaştığı dil ustalığı, şiirini "yeni anlam boyutlarıyla donatarak" etkili kıldı. Halk kaynaklarına, halk ağzına, daha çok da halk türkülerinin deyişlerine de yaslanan Yücel'in kullandığı günlük söylem, yöresel deyişler, deyimler ve argo sözcükler, şiirini etkili kılan diğer öğelerdir. Diyaloglar, atasözleri, benzetmelerle kendisine has bir üslup oluşturdu.

Yazma'dan başlayarak tüm şiirleri incelendiğinde Yücel'in şiirinin ironiden başka yönleri olduğu farkedilecektir. Örneğin, yoğun bir duygusallık ve sevgi arayışı; ustalıkla doruğuna ulaşmış bir dil işçiliği, entellektüel düzeye varmış bir biçim arayışı; yanlışa, haksıza karşı, yerleşik nizamdan öç alırcasına öfkeli ve bir o kadar da acılı bir direniş... bir başkaldırı...

En ağdalı ifadelerden, en acılı ağıtlara; en sert sokak ağızlarından en yoğun sevda ve sevgi şiirlerine; zeka parıltılarından en yalın, en sade söyleyişlere kadar her şeye yer verdiği şiiri, bir 'vazifeye adanmışlık' şiiridir onun. Yücel ayrıca Lorca, Shakespeare, Weiss ve Brecht gibi yazarlardan yaptığı çevirilerde, yapıtları neredeyse yeniden yazarak değişik bir çeviri anlayışı getirdi edebiyat dünyasına.

Kitapları: Can Yücel'in şiir alanındaki başlıca yapıtları arasında "Yazma" (1950), "Sevgi Duvarı" (1973), "Bir Siyasinin Şiirleri" (1974), "Ölüm ve Oğlum" (1976), "Şiir Alayı" (1981), "Rengarenk" (1982), "Gökyokuş" (1984) ve "Beşibiryerde" (1985), "Canfeda" (1986), "Çok Bi Çocuk" (1988), "Kısa Devre ve Kuzgunun Yavrusu" (1990) yer alıyor.
 

_MeCBuRi_

Asistan
İhvan Üyesi
Katılım
9 Tem 2006
Mesajlar
428
Beğeniler
2
Puanları
0
#4
ALLAH razı olsun.paylasım için saolun kardes.

göklerden mahzene
qolop4444
 

PUTKIRAN

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
21 Eki 2009
Mesajlar
3,228
Beğeniler
186
Puanları
63
#7
1- Avşa adasında üç daire, dört üçgen, beş dikdörtgen
|
>| 2- Gökyüzünde bir bulut
|
>| 3- Bitlis'te beş minare
|
>| 4- Biri yazlık, biri kışlık iki platonik sevgili
|
>| 5- Büro mobilyası ve çelik kapı üreten bir fabrikanın öğle üzeri
|
>| yaslanıp sigara içilen beyaz duvarı
|
>| 6- Islıkla da çalınabilen dört anonim türkü
|
>| 7- Palandökende bir palan, iki döken
|
>| 8- Kastamonu'da üç kasto
|
>| 9- Üç fay hattı
|
>| 10- Bir çarşamba, iki perşembe, üç cuma
|
>| 11- Dünyada mekan
|
>| 12- Ahirette iman
|
>| 13- Denizde kum
|
>| 14- Uzayda yerçekimsizlik
|
>| 15- Bir çuval gazoz kapağı
|
>| 16- Bir kibrit kutusu sigara izmariti
|
>| 17- On sekiz saç biti
|
>| 18- Biri İngilizce 6 adet küfür
|
>| 19- Yirmi tane boş naylon poşet
|
>| 20- Sevenlerin kalbinde kurulmuş bir taht
|
>| 21- Bir sürü saç sakal, kıl, tüy, yün
|
>| 22- Uç ayrı parkta, üç ayrı belediyeye ait, üç ayrı banka reklamlı
bank |
>| 23- Bir ayakkabı çekeceği
|
>| 24- İki büyük taş kütlesi
|
>| 25- Bir adet ağaç gölgesi
|
>| 26- Üç kuş kanadı sesi
|
>| 27- Bir sürü kedi, köpek
|
>| 28- Bir Marmara Denizi
|
>| 29- Camına yaslanıp seyredilen iki piliç çevirmeci
|
>| 30- Her akşam karıştırılan dört çöp bidonu
|
>| 31- Çalıp çalıp kaçılan beş melodili apartman zili
|
>| 32- Nakit 15 kuruş
|
>| 33-Anne babadan kalma yarısı yaşanmış bir ömür
|
>|

Can Yücel’in mal beyanıymış...
 
Üst