Bir Akşamdan Sabah oldu | ihvan forum – Özgür Düşünce ve Paylaşım Platformu!

Bir Akşamdan Sabah oldu

EkreM.

Üye
İhvan Üyesi
Katılım
22 Ağu 2010
Mesajlar
68
Puanları
0
Yaş
35
[SIZE=+1][/SIZE]




Yine Sensiz Bir Geceye Giriyorum...
Aklım Sağır kalbimSuskun... !
insanın bir şeylere karar vermesi ne kadar zor; ya seni içime gömmeli ya da artık içimden söküp atmalıyım. Ama her ne olursa olsun susmalıyım. Hangisi daha zor
hangisi daha acı? Gerçekten gitmeli miydim
yoksa kalıp yanında savaşmalı mı?... Bir yol arıyorum kendime
bulduğum tüm yollarsa sana çıkıyor…

Kapanmalı artık gözlerim. Sonsuz bir karanlıkta tek başıma yürümeye devam etmeliyim... Yürümeliyim ardıma bile bakmadan
yürümeliyim parçalayarak değerleri ve sevgileri
yok ederek yaşadığım tüm zamanları...

Nasılda acımasız zaman. Nasıl da yüceltmiştim seni gözümde. Tutup kendi ellerimle koymuştum en yükseğe
sonra keyifle izlemiştim yüceliğini. Ama yine ben bitirmeliyim. Tutup kollarından indirmeliyim olduğun yerden. Ya da seni ölene kadar yaşatmalıyım içimde..... Ne kadar zor bir karar..

Bir yanım: “Bir daha kimse
hiç kimse onun kadar çok sevilmeyecek”
derken
bir yanım sakin
sessiz...

Zaman geçiyor
acım dinmiyor. Kapanmıyor yaralarım.. Tükenirken ben
aklımda bir tek sen... Görüyor musun
yine konuşuyorum ama sessizce. Susmayı öğreniyor yüreğim..

Ama ben kararımı verdim...
Seninle olduğum zamanları düşünmek bile bana mutlulukların en büyüğünü yaşatıyor..
Seni Seviyorum ve Ölene Kadar Seveceğim...

Yıldızlarla buluştum dün gece,
Ayın şavkıyla soluklandım,
Dertleştim yakamozlarla da,
Bırakmadı derdim ellerimi…
Konuştum usulca aşkla,
Hasreti sordum utançla,
Dert yandım Mecnun’a da,
Bırakmadı derdim ellerimi…
Hüzün taşıdım geceye,
Benden huzur beklese de,
Dert oldu bu bana da,
Bırakmadı derdim ellerimi…
Bir güle güldüm
Ve sonra hep ağladım sessizce,
Sustum, susturuldum da,
Hıçkırıklarım ulaşmadı yare…
Dualarıma dua ekledim,
Yaklaşan ufku bekledim,
Derdime dert ekledim de,

Kaybettiğim neşeleri kovaladım,
Belkide hep kendimi oyaladım,
Bıraksa da derdim ellerimi,
Ben derdimi bırakmadım!


Ansızın buruk bir duygu yüklenirse yüreğine
Gözlerin dalarsa zaman zaman uzaklara
Ve kulakların bir an bile olsa çınlıyorsa
Bil ki, bir yerlerde, bir yürekte özlenmişsin

Sahi hiç takıldı mı gözlerin bir yaralı serçeye
Ve hiç takıldı mı gözlerin uçuşan kelebeğe
susmalarla yaşıyoruz...
Lal dilim, eller açık karıncalı, yükselmiş göğe doğru
Gözler ıslak, buğulu, nemli mi nemli
Dualar senin için, dualarda sen varsın
Bil ki, bir yürekte, bir duada özlenmişsin

Issız bir şeyler gelip geçer yüreğimden
Sanma ki öylesine ve umarsız şeyler
Bir düşünce iklimindeki deprem ve sen
En acımasız bir düşümde özlenmişsin

Hani tarifi imkansız duygular vardır
Anlatamam ne ele sığar ne avuca
Bir duygu ki bedenimi sarar seni görünce
Diken diken vücudum, tepemden tırnağıma özlenmişsin

Anla, yetmez kalem-kağıt, sığmaz kelimelere
Kifayetsiz bir zaman, kifayetsiz bir sevgi
Umuda yelken açmış bir martı kanadında
Kağıtta, kalemde, şiirde, resimde özlenmişsin

Nadide bakışlar vardır, insanları ağlatan
Bakışlar vardır, bir bakınca ürperten
Köşe bucak koşupta ardından kovalatan
Gizlice sana bakan bir çift gözde özlenmişsin

Sus! İnsanlar vardır asla unutulmayan
Yüreklerde saklanan kurşun yarası gibi
Ve ölüp gidince ebedi hayat eşi
Sonsuza uzanan bir hayatta özlenmişsin

Unutmak kolay mı o nurlu yüzü, o nazik sesi
Bulutların üstünde kanat çırpıyor gibi
Sahikalar çıkmış nurlu bir prensesi
Bil ki unutmak imkansız, her lahza özlenmişsin

Bir rüyanın zevki ile hep peşindeyim
Ellerimi tutmaya uzanmaktasın
Güvenle karşıkı engin bir sırla
Başını omzuma yaslamaktasın, özlenmişsin

Daha doğmamış çocuklarıma
Anne diye hep seni göstermekteydim
Ya ben ebedi hayatımın eşsiz rengini kaybettim
Arıyorum anla artık dön geri
Bil ki bir yerlerde, bir yürekte, bir duada, bir şiirde, bir resimde özlenmişsin


Dinliyorum ruhumu gurbetten usanmışım,
Bunca daüssıla ya dayanırım sanmıştım..
Her yeri vatan saymada meğer aldanmışım,
Herkesle hem dem olacağıma inanmıştım

Milli ikbalimize koşarken nefes nefes,
Ülkemde yaşayıp orada ölmek hayalimdi;
Bir gam melodisi bu yerde duyduğum her ses
Yutkunuyorum belirsiz duygularla şimdi.

Hiç bilmem gönlümün sevdadan bıktığını,
Yer yer bükülmüş olsa da irademin kaddi;
Kim görmüş Mecnun’un Leyla’yı bıraktığını
Hep bu oldu dünyada düşüncemin serhaddi.

Bir buz gibi gözümde her sabah doğan güneş,
Kabuslar gibi çöküyor, çökünce her gece;
Gündüzler burda kabir karanlığına eş,
İnsanlar ufuksuz, hayatsa tam bir bilmece..

Renkler bir darlığın ağında, hepsi de gri,
Anlamsız bir tümsek o koca gökdelenler;
Duygular derbeder, düşünceler,
Bir hiçe bağlı burada doğanlar, ölenler.

Düz günler monoton, bayramlarsa bir,
Adeta bir çöl gibi bana bu koca diyar;
Izdırap tam ızdırap, neş’enin rengi melal,
Hazanla inim inim duyduğum yaz-bahar.

Vermiyor bencesini zevk u safanın hayat,
Fecre kapalı sanki gönlümdeki tepeler;
Hep ümide koşsam da sarsılıyor hissiyat,
Kaplıyor ufukları siyah siyah perdeler.

Yok yaşamanın bu ülkede ölümden farkı,
Sisli, dumanlı geçiyor inadına zaman;
Hiç duyulmuyor hayattan dinlediğim şarkı,
Tın tın nabızlarımızda ruhumdaki hafakan..

İç mürakebe deyip kendimi dinliyorum,
Gördüğüm çerçevede yapayalnız efkarım;
Bir mum macerası; yanıyor ver eriyorum
Olsaydı aydınlatmak bari yanarken CANIM..





Elimde resmin …/ yüreğimde SEN…!
Kalemim yine seni yazıyor bu gece virgül yerine…
Tenin kağıdım olmuŞ Zihnime…
Anlam üstüne anlam katıyor bakışların
“Seni seviyorum” lar birikiyor dilimin ucunda….
Üç/beş kelime kalbimden çıkmış zihnimde dolanıyor..
Ay ışığının aydınlattığı tek pencereli odamda bekliyorum yine
Güneş doğmayan sabahları
gözlerimi bile kırpmadan..
Yüreğim yüreğine kilitli;
Kapılar ardına saklanmış yarınlarım
göstermiyor hiç bir belirti….


Korkar oldum artık aynalardan
Bu yüz benim mi hüzün dolu bakışlı?
Bu ben miyim??
Aynalar seni gösteriyor her bakışımda yine….
Kalemim yine seni yazıyor virgül yerine;
Zihnimde dolanıyor üç/beş kelime
Yokluğunda mıh gibi çakılıyorum olduğum yere...


Ayrılığın gölgesi vurmayacak sevdamıza..

Her daim aşkını taşıyacağım yüreğimde

Her daim aşkımı taşıyacağın gibi yüreğinde



Seni böyle sevmek günah ise eger ben anadan doğma bir günahkarım seven yüreğim kor olana kadar gözlerimin feri solana kadar mahşer sirenleri çalana kadar seni yüreğimde sonsuza kadar yaşatacağım...!

SENİ ARADIM YİNE...Seni sordum boş duran havaya
Sonra ismini yazdım karanlığa
ve öptüm...
Karanlık senin kadar vefasız değildi
Biliyor musun?
Seni görür gibiyim karanlığın hücrelerinde
Öptüğüm karanlığa kokun sinmiş
Başım dönüyordu...
Odamın soğuk duvarları anlıyordu; benim bir şeyden
yoksun olduğumu...
Gönlüm sensizliğin fırtınalar koparan iklimini yaşarken
Yüzümde hüznünden gölgeler vardı...
Yüreğimde ışıklar birer birer sönüyordu

Bir akşamdan geceye doğru
Boşuna bekler oldum gönlümün durağında...
Canım sigara içmek istiyordu uzandım ciğerlerimi yakarcasına
Seni sigara dumanlarında yaşadım...
Biliyorum bir gün sende beklersin
Belki yağan yağmurlara beni sorarsın
Belki de adını verdığım damlaları bir bir öpersin
Kim bilir? Doruğundaki karlarına haykırırsın!
Belki de sevdamızı hatırlatan coşkunluğuna haykırırsın!
Belki de sevdamızın sembollerine düşüncelerınden
Yılmayışlarına haykırırsın
Şafak söküyor artık birazdan güneş doğacak karanlık geceme
Ama sen yoksun ya! yanımda
gülücükler vermiyorsun ya
yorgunum bitkinim artık.
Şimdi seni yaşadığım bu gecede karanlığa yazdığım
İsmin kaldı siyahlıkların derinlıklerinde...
Birakşamdan sabah oldu yine
Güneş doğuyor artık

SENİ UNUTMADIM...









 
Üst