Bir Adam Girdi Şehre Koşarak | ihvan forum – Özgür Düşünce ve Paylaşım Platformu!

Bir Adam Girdi Şehre Koşarak

mostar

Profesör
İhvan Üyesi
Katılım
6 Ara 2009
Mesajlar
1,011
Puanları
0




Bir Adam Girdi Şehre Koşarak 13 Aralık 2010 - 18:29:21
Şehre Koşarak Giren Adamın elinden tutmak veya tutmamak! İşte bütün mesele bu!
Bu dikkat çeken isim Tarık Tufan’ın Profil Yayınlarından çıkan son kitabının ismi. Meksika Sınırı ve Kafa Dengi adındaki TV programlarıyla evlerimize konuk olan Tufan, kendine has üslubuyla yüreklerimize yeniden dokundu. Televizyona çıkmayı bir düşüş olarak gören bir insanda, hayattan başka şey aranamaz.


Anna’nın gözbebeklerinden yansıyanlar…
Önceleri kendinden dinlediğimiz “Anna” ile kendisine, insanlara, topluma olan çığlıklarını, sevdiklerine olan özlemlerini, bekleyişlerini, hasretini ve aşklarını anlatmıştı. Dualarımıza da sözcü olmuştu Tufan’ın Anna’sı. Anna bizimde içimizde bir Hira dinginliği oluşturmuştu.
İşte Tarık tufan bu güzel ve hepimizden bir parça ile başlıyor kitabına.
Kitabın isminin etkileyici kaynağı!
Daha sonra kitabın isminin nasıl oluştuğunu öğreniyoruz. Bu bir kitap için pek de aşina olmayan ismin kaynağı beni de şaşırttı doğrusu. Beklemediğimden değil, hayır. Sadece tahmin edemediğimden.
* Şehrin en ucundan bir adam koşarak geldi ve “Ey kavmim!” dedi.” Bu elçilere uyun! Sizden hiçbir karşılık beklemeyen ve kendileri doğru yolda olan bu kimselere uyun! (Yasin Suresi 20-21)
Tarık Tufan bu ismi “O Adamı Beklemek” adına koymuş. “O Adam” yazarın aynı zamanda kahramanıdır da. Oturup kendisiyle çay içmek istediği, gözlerinin içine bakarak kendisinden Rahman’ı dinlemek istediği kahramanıdır.
Tarık Tufan kitabı 118 sayfadan oluşan hacimce küçük bir kitap olmasına rağmen, yazarın etkileyici yer yer haykıran bazen
suskun bazen yırtıcı bazen bekleyişle ve daima insandan yani içimizden üslubu ile yaşadığımız hayatlardan yakaladığı müthiş anları anlatması kitabın yüreğimizde büyük yer ve derin izler bırakmasını sağlıyor.
Bazen yazarda iz bırakan olayların kitaba öylece yansıdığını görüyorsunuz. Bu o bölümlerin anlaşılmasını zor kılıyor ve enteresandır yazar da bunun böyle kalmasını, böyle görülmesini istiyor. Yani Tarık Tufan bende kalanı bilin diyor. Gizli kalsa da gizli olan ve yazarın kendinde yer edinmiş bir şeylerin varlığından okuyucuyu haberdar ediyor.
Kudüs ve Sevgili
Beni en çok etkileyen bölümlerden biri “Kalk Kudüs’e gidelim Sevgilim” bölümüydü. Kudüs’ü hatırlıyoruz ve Kudüs’ün sokaklarında peygamberler diyarında ve zamanında geziyoruz.
Zor hayatların müslümanca hüznü
Evet yazar Gazze’ de kurşun emen çocukları ve Gazze’de örülen duvarın nerde olursanız olun aslında evinizin kapısına kadar geldiğini, Afrika’da açlıktan, susuzluktan ölenlerin, Bağdat’ta ölen masumların derdine düştüğünü, hüznünü taşıdığını anlatıyor bizlere.
Modern hayatın, kapitalizmin vurgunlarını ve namussuzluklarını, tekstil fabrikalarında yarım kalmış hayatların, aşkların, ağlayışların, umutların nasıl da yaşandığını adeta bize resmediyor.
Tarık Tufan bize Müslüman bir kalbin derdine düşmesi gerekenleri resmediyor. Okurken bazı yerlerde gözleriniz doluyor.
Kimsenin Bakmadığı hayatlara
Toplumumuzda ve gazetecilikte bir anlayış vardır 3.sayfa haberlerindeki hayatlar. İşte bu anlayışın ve bakışın bu kitapta öyle, sadece 3.sayfa haberi olarak kalmadığını görüyorsunuz. Tarık Tufan bu haberleri gördüğümüzde gazeteyi kapattığımız gibi yaşanılan bu hayatlara gözümüzü ve kalbimizi kapatmamıza izin vermiyor, acı çeken çığlıklara karşı İpod kulaklıklarımızla kulaklarımız kapatmamıza müsaade etmiyor. İçimizden olan hayatlara bir kalbin sorumluluğunu haklı haykırışlarla anlatıyor. Sevgili yitirenleri, evine ekmek götüremeyen babaları, temizlikçi kadınları, nehirde ölen genç kız çocuklarının derdini kalbinizde hissediyorsunuz.

İnsanları kendi hikayesiyle etkileyen adam

Tarık Tufan’ın son dönemde kendine has üslubu, bir çok okuyucuyu etkiledi. İşte o okuyuculardan biri.
(Sümeyra Haşimoğlu / Psikoloji öğrencisi)

Ne zamanki dilimde, zihnimde yaralar oluşmaya başladı o günden beri okuyorum Tarık abiyi. Kitaplarındaki her harfi, her sözcüğü zihnime kazıyıp öyle atlamak istiyorum diğer sayfaya; içime dokunuyor, hayatı gösteriyor, yaşamadığım anlar yaşatıyor, tatmadığım acılar tattırıyor . En önemlisi ise, kitapları bir ayna misali; korktuğumuz ve kaçtığımız bütün gerçekleri bütün acıları, açlıkları, yoksullukları, ümitleri, bekleyişleri,aşkları, sevgileri,nefretleri, bütün hepsi ile yüzleşmemizi sağlıyor.
Dua ve Haykırış
Tarık Tufan yazdıklarına yaraşır güzellikte bir bitişle noktalıyor kitabını.
Rab’bim ellerimizi tut diyor.
Bu kitaptaki hayatlarda kendinize de rastlayacaksınız.




Necip Şahin

 
Üst