Beyin ölümü diye birşey yoktur

Kaptan

Mecra Yazarı
İhvan Üyesi
Katılım
9 Ocak 2012
Mesajlar
15,190
Puanları
113
Söz konusu eşiniz, çocuğunuz, yakınınız olunca "hacı abi cekelim mi fişini" dediklerinde "çekin" demek çok kolay almasa gerek. Hep bir "acaba"yla yasamak?.. Bana gore degil aga

Ha fişi çekilecek, helvası yenecek adam yok mu, çoook. Bir de biyolojik degil ama başka şekilde beyin ölümü gerçekleşen insanlar var. Hoş beyinleri de yok ya bunların, kirada. Fişlerinin çekildiği gün vay hallerine.. Allah feraset versin.
 

Kaptan

Mecra Yazarı
İhvan Üyesi
Katılım
9 Ocak 2012
Mesajlar
15,190
Puanları
113
Alinti

işte modern tıp, tüm etik kaygıların üzerine çıkarak 1970'lere doğru "tıbbî ölüm", yani "beyin ölümü" diye bir şey ortaya attı. beyin ölümü demek, beynin sapı ve korteksiyle beraber, bir bütün halinde aktivite göstermemesi demektir. esasında böyle olmakla beraber ölmesi mukadder insanları tıbbî cihazlar, bir süre daha yaşatabiliyor. bunu da sun'î teneffüs yapabilmesi için vantilatöre bağlayarak, kan dolaşımı için kalbi yapay olarak attırarak, ilaç ve besin vererek başarıyor.

eh, şimdi bu insan hakkında şunu sorabiliriz: bu şahsiyet; hukuken ve ahlâken (etik olarak) ölü müdür, diri midir? aslında ölüdür. fakat tıp bunu yapay olarak yaşatıyor. bu "yapay yaşam" sırasında da vücut sıcaklığı sabit, kalbi atan ve çeşitli cihazlar vasıtasıyla sun'î olarak teneffüs ettirilen bu insanın organlarını vesaire bedeninden kesip biçerek çıkartıyor. üstelik bu yapılırken, bu "tıbben ölü" olan kişiye anestezi de yapılıyor. benim bildiğim anestezi, birisinin acıyı hissetmemesi için yapılır. bu kişinin beyin sinirleri ölü olsa da, yani bizim tıp bilgilerimizle "acıyı hissetmediği" savunusu yapılabilse de vücut, kesip biçmeye aynı canlıymış gibi tepki veriyor; kasılıyor, kıvranıyor, tansiyonu, yani kan basıncı buna göre reaksiyon veriyor. çünkü beyin ölse de vücut, bir şekilde canlı tutuluyor. o hâlde bu kişi ne kadar ölü, ne kadar değil; bunun kararını biz insanlar nasıl verebiliyoruz? ölüm, hayatın tüm emareleriyle, tamamen yok olması demek değil midir? kalbi atan kişinin hayatı nasıl yok olmuş oluyor? "beyni öldüğü için aslında kalbi o attırmıyor, biz attırıyoruz; biz attırmasak teneffüs ve kalp atımı durur" demek, meseleyi halletmiyor. çünkü öyle veya böyle, kalp atıyor ve kişi bir anlamda yaşıyor. kalp dursa, beyin sun'î olarak çalıştırılabilir mi? hayır... o hâlde beyin külliyen öldüğü vakit dahi kalp çalıştırılıyorsa, bu ölüm denilen olayın beyin öldüğünde değil, kalp durduğunda ve bir daha çalıştırma teşebbüsleri netice vermediğinde tahakkuk edeceğine delildir. üstelik doktorlar kimi zaman beyin ölümü gerçekleşti diye birilerinin fişini çekmeye kalkıyorlar da adamcağız son anda uyanıveriyor. demek ki doktorlar bu teşhisi yaparken ellerini de pek korkak alıştırmıyor, çünkü beyin ölümü gerçekleşen bir hastanın asla geri dönemeyeceğini yine kendileri söylüyor. lakin böyle kesin ve geri dönüşsüz bir durumu da yüzde 100 başarıyla tespit de edemiyorlar.

lakin aynı zamanda da şöyle bir şey var ki, ölüm, tıbbî bir hadisedir. yani doktorların öldü dediği kimse ölmüştür. eğer doktorların bu lafına inanılmayacaksa, tıp ilminin var olmasının ne manası var? bu insanlar ölü değilse bile, hakikaten de yaşamıyorlar.
 
Üst