Bediüzzaman'ın fabrikaları | ihvan forum – Özgür Düşünce ve Paylaşım Platformu!

Bediüzzaman'ın fabrikaları

korakademik

Ordinaryus
İhvan Üyesi
Katılım
17 Ağu 2009
Mesajlar
2,236
Puanları
0
Bediüzzaman'ın fabrikaları

Nurdan HUYUT

huyutnur210@gmail.com
01 Aralık 2009 Salı 08:00


Herkesin bir çağı var...
Benim ki Ahirzaman...
Herkesin bir Üstadı var,
Benim ki Bediüzzaman...
Herkesin bir davası var,
Onun ki iman ve Kur'an...
Sonsuzluğa açılan kapıyı,
O kapıyı açan anahtarı,
Arar durur insan olan insan...
Açan anahtar bulunur,
Adı Risale-i Nur’dur...
Akıl Nur, kalp Nur, Ruh Nur...
Latife Nur, seciye Nur, mantık Nur...
Bu malzemelerle muazzam fabrikalar kurulur...
Malzeme kalitelidir, elemanlar vasıflı ve işinin ehlidir...
Bediüzzaman ahirzamanda gelmiş en bilgin kişidir...
Öyleyse bu fabrikaları kurmak da en çok onun işidir...
Onları tanıtmak da bizim işimizdir,
Vesselam...
 

korakademik

Ordinaryus
İhvan Üyesi
Katılım
17 Ağu 2009
Mesajlar
2,236
Puanları
0
1.FABRİKA: NUR FABRİKASI
Ne mübarek bir köydür İslamköy.
O güne değin adı sanı bilinmeyen,
Fakat değeri anlaşılınca da,
Üstadın doğduğu Nurs köyüyle bir tutulan bereketli bir köy...
Toprağı öyle verimliymiş ki:
“Dünya hayatı içinde keşf edilmeseydi yazık olacaktı diyeceğimiz” türden...
İslamköy Nur Fabrikasının kurulduğu nadide bir beldedir...
Yediden yetmişe herkesin gönüllü olarak çalıştığı,
Kalemini çalıştırdığı, terini akıttığı, uykusuz gecelerden hiç şikâyet etmediği,
Vazifesine razı olmuş bir köy...
“Ah keşke onlardan biri olabilseydik” diyebileceğimiz türden...
Bir fabrika baş elemanları olmadan yürütülemeyeceğinden,
İpi en çok göğüsleyecek bazı belli başlı elemanlara ihtiyaç vardı...
Sahibi, mensubu, postacısı, santrali lazımdı...
İşte o fabrika ve o fabrikanın güzide elemanları...


Nur fabrikasının sahibi Hafız Ali Ergün'dü...
Hafız Ali; Hakikaten müstesna bir mahviyet ve tevazuu içinde ihlâsı barındıran,
Ve fenâfil ihvan düsturunu muhafaza eden bir insandı.
Bunun gibi pek çok vasfı, O'nu bu fabrikanın sahibi yapmıştı.
Nur fabrikasının diğer mensuplarıysa:
Büyük Ruhlu Küçük Ali, Hafız Mustafa ve Tahiri Mutlu'ydu...
Büyük Ruhlu Küçük Ali; Risale-i Nur hizmetini dünyada her şeye tercihan,
Hayatının en büyük maksadı yapması,
Ve sebeb-i ihtilafa karşı kuvvetli mukavemeti bulunduğundan,
Bu fabrikanın has mensubu olmuştu...
Hafız Mustafa; Hizmeti Nuriye'de büyük iktidarı içinde,
Kuvvetli bir sadakati ve fedakârane teslimiyeti bulunduğundan,
Bu fabrikanın has mensubu olmuştu.
Tahiri Mutlu; İkinci Hüsrev olan birinci Tahir, kahramandı...
Ve diğerleriyle aynı sistemde, aynı hakikatta ve aynı ahlakta bulunduğundan,
Bu fabrikanın has mensubu olmuştu.
Nur iskele memuru ve nâzırı binâziri,
Aynı zamanda Sıddık Santrali: Sabri Arseven'di.
Sabri Arseven; Ayağında Bediüzzaman'ın kardeşliğinin sikkesini barındırıyordu.
Sıddık Sabri'nin ayak parmaklarının ikinci ve üçüncüsü,
Bediüzzamanınki gibi birbirine yapışık bir şekildeydi...
Bediüzaman ona ikinci Hulusi diyordu...
İlk neşir zamanında Nurları etraf köylere başarıyla yaydığından,
Kendi bulunduğu Bedre köyü iskelesinden diğer köylere,
Nurları tevzi ettiğinden,
Nur fabrikasının iskele memuru ve Sıddık Santrali olmuştu...
Nur fabrikasının postacısı: Mübarek Abdullah'tı.
Nur fabrikasının elektriği Nur'dan sağlanırdı...
İçindeki Nur, dünyayı ışıklandırırdı...
Nur Fabrikasının makineleri “Elmas Kılınçlar”dı...
Çünkü Nur kalemlerine basit bir isim yakışmazdı...
Nur Fabrikasından çıkan ürün Risale-i Nur kitaplarıydı...
Nur fabrikasında işlenen madense elmastı...
Çünkü Bediüzzaman'ın ve elemanlarının cam şişelerle işi olmazdı...
Elmas; iman, şişe; dünya ve içindeki fani şeylerin genel adlarıydı...
Nur fabrikasından çıkan Risaleler,
Saadeti ebediye dükkânına gönderilir,
Onunla beraber baki elmaslar satılırdı...
Fakat Risale-i Nur kendini sattırmak için uğraşmazdı,
Çünkü muhtaç olanlar onu almak için yalvarmalıydı...
 
Üst