Bangladeş"teki idam ve Hint Müslümanlığının trajedisi-1 | ihvan forum – Özgür Düşünce ve Paylaşım Platformu!

Bangladeş"teki idam ve Hint Müslümanlığının trajedisi-1

Ahter

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
1 Eki 2009
Mesajlar
5,252
Puanları
0






Bangladeş"teki idam ve Hint Müslümanlığının trajedisi-1


Bir süredir Güney Asya ülkelerinden Bangladeş"te bir trajedi yaşanıyor. Bangladeş hükümeti ülkedeki dindar/İslâmi gruplara karşı acımasız bir savaş açmış durumda. İdamlar, sokaklarda insanların öldürülmesi, doldurulan cezaevleri ve işkenceler… En son, Cemaat-i İslâmi liderlerinden Abdulkâdir Molla"nın oldukça ilerlemiş yaşına rağmen hakkında verilen idam kararı ve kararın iki gün evvel infazı yapılmakta olan zulmün zirvesini teşkil ediyor.

Yoksulluğun ve sefaletin zulümle eşdeğer şekilde zirvede oluğu Bangladeş"teki son gelişmeler bunu daha da büyük bir trajediye dönüştürüyor.

Bugünkü trajedinin ana kaynağı İngiliz sömürgecilik dönemi ve ardından Hindistan"ın parçalanması süreci olmuştur.


Bugün için, parçalanmış bir Hindistan ve parçalanmış bir Pakistan, Hint alt kıtasının diğer Müslüman bölgelerinde olduğu gibi, Bengal bölgesindeki Müslümanların yaşadığı trajedinin temelini teşkil etmektedir. 18. ve 19. yüzyılda Hint kıtasını adım adım işgal edip, sömürgeleştiren İngiltere Hindistan"ı kendi stratejisi doğrultusunda eyaletlere ayırıp parçalanmasına yol açar.

Bağımsızlık sürecinde Hindistan"ın parçalanarak Hindistan ve Pakistan diye iki ayrı devlete dönüşmesi; sonrasında, 1971 yılı Aralık ayındaki Hindistan-Pakistan savaşı ardından, 21 Aralık 1971"de Doğu Pakistan"ın Hindistan"ın işgal ve desteği ile, Avâmi Partisi lideri Muciburrahman tarafından Bangladeş adı ile bağımsız bir devlete dönüştürülmesi, Hint altkıtası Müslümanlarının son yüzyılda yaşadığı acı ve trajedilerin ana sebepleridir.

Hint kıtasındaki parçalanma sürecinde bugüne değin hep sadece Müslümanlar zararlı çıkmıştır. Oysaki, Hint Müslümanlığı İslam dünyasının çok önemli bir varlığıydı.

Hint altkıtası; masallarıyla, zengin mitolojisiyle, dini motifleriyle, tarihi misyon ve eserleriyle ünlü bir alt kıt"adır. Hint altkıtası halen de dünyanın en kalabalık Müslüman nüfusunu barındıran bölgedir.

İslam"ın henüz ilk asırlarında, Basralı, Yemenli ve İranlı Müslüman tüccarlar aracılığıyla, İslam Hint yarımadasına ulaşmış ve sahil kesimlerinden başlayarak yayılma eğilimi göstermiştir.

Hicri 92 yılında Muhammed bin Kâsım Es-Sakafî öncülüğündeki kuvvetler Sind bölgesine girerler. Gazneliler zamanında ise Gazneli Mahmud"un (388-428) düzenlediği seferler sonucu Hindistan"ın çeşitli bölgelerinde İslam hakimiyeti sözkonusu olmuştur.

Daha sonra Delhi"de kurulan İslam-Türk hanedanıyla Müslümanların idaresi kökleşmiş, ta ki Portekiz ve İngiliz tasallutuna kadar. Daha sonra gelen, M. Zahiruddin Baburşah (1483-1530) ile başlayan Babürlüler hanedanı ve Evrenigzib Alemgir döneminde Müslüman Timurlu-Babürlü egemenliği zirveye çıkmıştır.


Zaman içinde Abbasiler devrinden başlayarak Hint altkıtasından Sünbül bin Abdullah El-Hindî"den başlayarak bir çok meşâhir-i İslam çıkmış, bir hayli ulema, meşayih ve mutasavvıf yetişmiş, hatta İslam aleminin çeşitli yerlerine dağılmış, bu ulema ve meşâyih çoğunlukla Hicaz bölgesine yerleşmişlerdir.

Hintli olan birçok müfessir, muhaddis, kelamcı, fakih ve irfan ehlinin eserleri hala kütüphanelerimizi süslemektedir.

Hindistan İslam kültüründe ve medeniyetinde köklü ve önemli bir yere sahip olmuştur.

Hindistan; Iran, Irak Ve Maveraunnehr"in yanı sıra en önemli İslam medeniyet merkezlerinden biri haline gelmiştir. Eskiden beri Hint medreseleri Ehl-i Sünnet ekolünün en önemli merkezlerinden biri olmuştur.

Hindistan"da; Deobend, Bombay, Kalküta, Bhopal, Caypur, Gaziabad, Haydarabad, Gücerât, Karaçi, Ravalpindi, Siyalkut, Panipet, Lahor,Eski Delhi, Feridabad, Ahmedabad, Azimabad, Devletabad, Muradabad, Milyan, Sind, Srinagar, Ayodha, Amritsar, Çittagong, Turpüşt,Keşmir, Sirhind, Burhanpur, Agra, Binares, Sultanpur, Leknev (Lucknow), Bihar, Saidpur bölgede İslam kültür ve medeniyet merkezleriydi.

İmam-ı Rabbanî Ahmed Farukî Es-Sirhindî"den (971/1564-1034/1624) başlayarak Nakşibendiliğin Müceddidiye kolunun merkezi Hindistan"dı. Hindistan"ın çoğu yerinde idareciler, yöneticiler ekseriyetle Müslüman"dı.

Müslümanlık ön planda durmaktaydı. Hint altkıtasının İslam dünyasındaki yeri ve etkisi sadece bunlarla sınırlı olmayıp, buradan yetişen ulemâ ve meşayih İslam dünyasının birçok noktasında etkin olmuşlardır.

Hindistan Gaznelilerden başlayarak sömürgecilik dönemlerine kadar ekseriyetle Müslümanların idaresinde hakimiyetinde olagelmiştir.

Hindistan"ın neredeyse her eyaletinde Müslüman racalar bulunmaktaydı. Delhi"deki Müslüman-Türk hanedanı ile daha sonraki Timurlu-Babür hanedanı merkezi olarak da güçlü hanedanlıklar mahiyetinde Hindistan"ın büyük bölümünü ellerinde tutmuşlardır. İngilizlerin kanlı sömürgecilik dönemlerinde bile yerel idareciler yine büyük oranda Müslümanlardan oluşmuştu.

Asırlarca Hindistan"da yönetim geleneği Müslümanların elinde olagelmiştir. Müslümanlar bu dönemde dahi bir şekilde hakim unsur olma konumlarını sürdürmüşlerdir.


Müfid Yüksel
 

hirahos

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
9 Kas 2006
Mesajlar
35,948
Puanları
83
Yaş
52
Türkiye, hilafeti yeniden ihya etme mücadelesinin merkezinde... Çevreden merkeze destek gelmesin diye çemberi kırmak isteyen küffarın, sömürge valileri eliyle zulmü... Özeti bu.
 

abdullah birisi

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
12 Mar 2013
Mesajlar
10,294
Puanları
83
Dünyanın tartıştığı idam

Bangladeş'te, Cemaat-i İslami Partisi Genel Sekreter Yardımcısı Muhammed Kamaruzzaman'a, ülkenin 1971'deki bağımsızlık savaşı sırasında savaş suçu işlediği gerekçesiyle verilen idam cezası infaz edildi.






Kamaruzzaman'ın ailesiyle son kez görüştükten sonra gerçekleşen idam sonrası ülkede tepkiler artıyor.

 

Bangladeş'te, Cemaat-i İslamiPartisi Genel Sekreter Yardımcısı Muhammed Kamaruzzaman'a, ülkenin 1971'deki bağımsızlık savaşı sırasında savaş suçu işlediği gerekçesiyle verilen idam cezası infaz edildi.
Cemaat-i İslami, yargılama ve idamların iktidarın siyasi hesaplarından kaynaklandığına dikkat çekiyor. Bangladeş medyasında yer alan haberlere göre Kamaruzzaman tutuklu olduğu hapishanede idam edildi.
Kamaruzzaman'ın oğlu Hasan İkbal yaptığı açıklamada, babasının cenazesinin, defnedilmek üzere memleketi Şerpur'a götürülene dek ailesine teslim edilmeyeceğini, çıkan haberler vasıtasıyla öğrendiklerini belirterek, şunları kaydetti: "Bundan mutlu değiliz. Cenazeyi teslim almak standart prosedürdür. (Hapishane yetkilileriyle) iletişim sağlayamıyoruz."

AF DİLESEYDİ ÖLMEYECEKTİ
İkbal, babasını ziyaretinin ardından basına yaptığı açıklamada, Bangladeş Cumhurbaşkanı Abdul Hamid'den özür dilemesi karşılığında idam cezasının affedileceği mesajının iletildiği Kamaruzzaman'ın, bu çağrıyı reddettiğini belirterek, babasının kendisine söylediği şu sözlerini paylaşmıştı: "Yalnız Allah'tan af dilerim. Başbakan Hasina bana can verecek değildir. Onun gibi münafık zihniyetli birinden af dilemem. Hayalim Bangladeş'te İslam'ın hakimiyetidir. Ben belki göremem ama genç nesil hayalimi gerçekleştirecek inşallah. Sizler üzülmeyin, ağlamayın, inşallah cennette görüşeceğiz. Ya Rabbi, ben bu ülkenin saadeti ve İslam'ın müzafferiyeti için çalıştım. Lakin bu yüzden bana zulüm ettiler. Kimler bu zulüm için çalıştıysa, dünyada ve ahirette bunun hesabını sor Ya Rabbi. Ben elimle ve dilimle kimseye zulüm etmedim. Rabbim sen benim hakkımda en iyi bilenimsin. Allah'ım şehadetimi kabul et. Aileme, akrabalarıma ve dava arkadaşlarıma sabır niyaz et. Allah'ın selamı dünyadaki bütün muminlerin üzerine olsun."
BM DE ÇAĞRI YAPMIŞTI
Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği de, Bangladeş'te 1971'deki bağımsızlık savaşı sırasında savaş suçu işlemekten idam cezasına çarptırılan Cemaat-i İslami Partisi Genel Sekreter Yardımcısı Muhammed Kamaruzzaman'ın idam cezasının durdurulması çağrısında bulunmuştu.
Bangladeş'te Yüksek Mahkeme, iki yıl önce idama mahkum edilen Kamaruzzaman'ın son temyiz başvurusunu da reddederek, Kasım 2014'te idam cezasını onamıştı. Bangladeş'te 2013 yılından bu yana verilen idam cezaları, ülkede hükümet karşıtı gösterilerin düzenlenmesinde önemli rol oynadı.
 

Mahpeyker

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
2 Eyl 2009
Mesajlar
4,456
Puanları
113
iste ehli küffarin asla anliyamayacagi gercek ; bizim ölülerimiz cennete onlarin ölüleri ise cehenneme ......

ehli iman niye dünya ugruna cenneti ve sehadeti geri tepsin ki !?
 
Üst