astroloji ilminin islamda yeri var mı?

kariyb

Doçent
Katılım
10 Şub 2008
Mesajlar
688
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
48
Konum
istanbul
Tâvûs şöyle dedi:

Ben Rasûlullah’ın sahabîlerinden birçok insanlara eriştim. Onlar "HER ŞEY KADER İLEDİR" diyorlardı. Ben Abdullah ibn Ömer radıyallâhu anhdan şöyle işittim:

"Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem buyurdu ki:



-HER ŞEY KADER İLEDİR!.. HATTÂ ÂCİZLİK İLE ZEKÂ VE BECERİKLİLİK BİLE!.. Yahud BECERİKLİLİK ve ZEKÂ İLE ÂCİZLİK BİLE.



İbn Abbas radıyallâhu anh şöyle anlatıyor:

Ebû Hureyre'nin, Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu, diyerek, rivayet ettiği şu hadîstekinden daha küçük, günaha benzer hiçbir şey görmedim!..

Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur:



-ALLAH âdemoğluna zinâdan nasibini takdir etmiştir!.. Hiç şüphesiz âdemoğlu takdir edilmiş olan bu âkıbete erişecektir!..

İmdî göz zinâsı bakmak, dil zinâsı konuşmaktır. Nefis temennî eder ve iştahlanır.

Tenâsül uzvu ise bu organların hepsinin arzularını ya gerçekleştirir, yahud yalanlar. (Buharî-Tecrid-2132)
 

kariyb

Doçent
Katılım
10 Şub 2008
Mesajlar
688
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
48
Konum
istanbul
120. GÜN OLAYI

Cenin 120. güne ulaştığında henüz yenri oluşmaya başlayan beyin ilk kozmik ışınsal tesirleri değerlendirebilecek düzeye ulaşır. Ve bu ilk aldığı tesirle birlikte gen yapısında bir değişiklik meydana getirecek «ruhunu» oluşturacak bir biçimde hologramik dalga yaymaya başlar!..

Diğer yandan, daha önceden tüm hücreleri birarada tutan ve sinir sistemi aracılığıyla yayılan bioelektrik ise, tüm hücreleri bir tür elektromıknatıs durumuna sokmuş olduğu için, bu beynin oluşturduğu «hologramik yapılı dalga beden» yâni «RUH», bütün bedene bağlı olarak sürekli beynin yaydığı dalgalar ile gelişmeye başlar.

Beynin bu 120. günde aldığı tesir neticesinde «Ruh»unu meydana getirmesi yanısıra; ikinci olarak da bu ışınlar geliş gücü ve mahiyeti ve açıları itibariyle, beyinde mevcut olan ikinci bir devreyi açar ise, bu defa bu beyin, yerkürenin manyetik çekim alanına karşı koyacak türden bir antiçekim (1) dalgası üretip bunu da «Ruh»a yüklemeye başlar.
 

kariyb

Doçent
Katılım
10 Şub 2008
Mesajlar
688
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
48
Konum
istanbul
Şayet bu devre o gün de açılmaz ise, bu defa bu varlığın büyüme devresinde de beyin, dünyâ çekim alanına karşı koyma gücünü sağlayan bu enerjiyi «ruh»a yükleyemez.işte bu husus “Said”lik ve “Şaki”lik hâli diye tanımlanmıştır.

Üçüncü olarak bu anda alınan tesirler kişinin beyninde belli bir ömür devresine müsaade eden bir tür kontak meydana getirir. Diyelim ki 45 sene açık kalarak hayata yolaçacak bir taymır (geri sayım devresi).

Şayet bir kaza durumu sözkonusu olmaz ise, o sürenin sonunda Marsın, Plüton ve Ay'la beyin haritasındaki ölüm noktasında bir sert açı meydana getirerek oluşturduğu ışınım bu beyindeki kontağı kapatır ve beyin bir anda durur!..işte sapasağlam iken, sebep yokken, «bir anda öldü» denen olay bundandır!.. Yâni bu üçüncü tesir de kişinin «ecelini» meydana getirir. Ki bu sürenin uzaması mümkün değildir.

Nihâyet bir de dördüncü tesir alır beyin bu 120. günde. O da daha sonraki yaşamında ne kadar açılım sağlayabileceğini sağlayan ana devre açılım kapasitesini meydana getirir. Bir diğer ifâde ile «rızık» durumunu.
 

kariyb

Doçent
Katılım
10 Şub 2008
Mesajlar
688
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
48
Konum
istanbul
İşte bu anlattığımız olay 1400 sene evvel Hz.Rasûlullah aleyhi's-selâm'ın ağzından şöyle dile gelmiştir:

«Sizin birinizin ana - baba maddeleri 40 gün anasının karnında toplanır. Sonra o maddeler o kadar zaman içinde (ikinci kırk yâni 80) katı bir kan pıhtısı halini alır. Sonra yine o kadar zaman (üçüncü kırk) içinde mudge yâni bir çiğnem ete tahavvül eder. (120 böylece tamam olduğunda) ALLAH bir melek gönderir. Ve tekâmül eden mudgeye dört kelime emrolunur ki; Onun işini, rızkını, ecelini, sâid veya şakî olduğunu yaz!.. denilir.

Sonra ona ruh nefholur.imdî, sizden bir kişi iyi iş işler de hatta kendisi ile cennet arasında bir kaç kulaç mesafe kalır. Bu sırada yazı gelir, o kişiyi önler.

Bu defa o cehennemliklerin işini işler!.. Sizden bir kişi de kötü iş işler. Hatta kendisi ile cehennem arasında ancak bir kulaç mesafe kalır. Bu sırada kitabı gelir onu önler. Bu defa o kişi ehli cennetin işini işler. (ve cennete gider) «Buharî».

Evet, demek ki 120. günde ilk beyin cevheri, kozmik ışın etkileri ile yukarıda, mecâzî bir ifade ile açıklanan, hususları kayda alarak ve bunları diğer yandan da «Ruh» üzerine yükleme yaparak faaliyete başlıyor!
 

kariyb

Doçent
Katılım
10 Şub 2008
Mesajlar
688
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
48
Konum
istanbul
Beyin dedik.

Olgun insan beyninde son bilimsel verilere göre, yaklaşık 15 milyar sinir hücresi yâni nöron mevcut bulunuyor. Ve her bir hücrenin 16 bin ayrı hücre ile bağlantılı olarak faaliyet gösterebildiği ifade ediliyor.

Gene bu sahada çalışan değerli bilim adamlarının bulgularına göre, normal düzeydeki bir insan bu 15 milyar beyin hücresinden oluşan beyin kapasitesinin ancak % 5-7 arasındaki bir bölümünü; bilim adamları, düşünürler gibi daha fazla beyin çalışması yapanlarda da bu kapasitenin % 10-12'ye kadar yükselebilen bir kısmı değerlendiriyorlar.

Beyin hücrelerindeki bioelektrik enerji diğer hücrelerle bağlantı kuruyor ve beynin bioelektrik gücü ve bu gücün içine aldığı hücre grubu kapsamı nisbetinde de yüksek düzeyde beyin faaliyeti olarak meydana geliyor.

İşte 120. günde beyin cevherinin almış olduğu ilk kozmik tesirler o kişinin dinî tâbirle «A'yân-ı sâbitesi»dir!.. Yâni, sabitleşmiş ana programı!.. Öyle ki, artık bu ana programda asla bir değişiklik söz konusu olmaz!..

Daha sonra özellikle 7. ay başlarından itibaren gelişen beyin, istidadını oluşturacak bir biçimde, içinden geçtiği burçlardan giderek artan bir biçimde aldığı ışın tesirlerini değerlendirmeye başlar. Bu aylarda alınan tesirler ise kişinin ilerde düşünme gücünü ve kapasitesini oluşturacaktır.
 

kariyb

Doçent
Katılım
10 Şub 2008
Mesajlar
688
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
48
Konum
istanbul
Nihâyet beyin 9. ayda ve doğumdan hemen önceki bir iki gecede en verimli şekilde gelen tesirleri değerlendirir. Ve doğum durumuna girer. Bu ana kadar alınan tesirler kişinin sadece, az önce de belirttiğimiz gibi düşünce dünyasını oluşturan tesirlerdir.

Beyin bundan sonra en güçlü ışın etkilerini ise doğum anında ananın rahminden dünyâya geldiği anda alır.

Yükselen burç, actend tâbir edilen bu kozmik etkiler annenin koruyucu manyetik perdesinden dünyâya çıkan bebeğin beynini en güçlü şekilde etkiler!.. Bu etkiler ise, o kişinin mizacını, karakterini, çevresiyle ilişiklerini ve olaylar içinde ne tür bir yaşam süreceğini programlar.

Hemen burada akla gelecek şu sualin cevabını verelim.

Genetik (irsiyet) diye bir olay var! Genlerin ne olduğunu biliyoruz. Bu yolla gelen ana bilgilerin kişideki rolü nedir?..

Genler kanalıyla gelen tüm bilgiler, şayet o kişinin beyninde kendilerini gösterebilecekleri uygun açıklıklar bulabilirlerse ortaya çıkarlar. Yok eğer o beyin, genleri kanalıyla sahip olduğu bilgileri, ortaya koyabileceği bir biçimde uygun açılım burçlardan almamışsa, onları aynen kapalı olarak muhafaza eder ve kendisinden sonrakilere iletir. Tâ ki genlerdeki bilgilerin ortaya çıkmasına uygun açılımda bir beyin bulana kadar bu böylece devam eder.
 

kariyb

Doçent
Katılım
10 Şub 2008
Mesajlar
688
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
48
Konum
istanbul
Esasen başlı başına bir kitapta izah etmemiz gereken bilgileri burada daha fazla açarak okurlarımızı sıkmak istemiyoruz. Bu sebeple konuyu ana çizgileriyle anlatıp, sistemi gözler önüne sermeye çalışacağız. İlâhi nizamı, işleyiş şeklini elimizden geldiğince anlatmaya çalışacağız.

İşte bu andan sonra, sanki ıslak alçının kalıpta suyunu yitirdikten sonra yeni bir form almaması gibi, beyin de yeni açılım tesirleri almaz olur. Ve hangi tür tesirler ile oluşmuş ise, o kişinin düşünce duygu tasavvur, vehim, hayal gibi beynî fonksiyonları o düzeyde ölene kadar devam eder. Nitekim bu yeni tesirlerle açılım olmayışı da; «yedisinde neyse yetmişinde odur; can çıkmadıkça huy çıkmaz» gibi halk deyişleriyle anlatılmaya çalışılmıştır.


AHMED HULUSİ
 

kariyb

Doçent
Katılım
10 Şub 2008
Mesajlar
688
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
48
Konum
istanbul
Eskilerin YILDIZNAME dedikleri yıldız ilmi ve kişiliğimiz arasında çok büyük ilişki vardır.Burçların beyinlerimize etkileri beyin hücrelerimizdeki açılma veya kapalı kalma durumuyla doğum anında alınan etki ile bazı esmalar aktif hale gelirler bazı esmalarda pasif durumda kalırlar.Böylece kişilik dediğimiz Sufilerin elbise dedikleri yapımız oluşur.

Her kişilikte mutlaka 3-4 esmanın etkisinde o isimler ağırlıklı oluşurlar.Mesela cimri kişilikler, hırslı kişilikler, hiddetli kişilikler, korkak kişilikler, şehvetli kişilikler, kindar kişilikler, sinsi kişilikler, meraklı kişilikler, hırsız kişilikler vb.

Olumsuz kişiliklerin tabiî ki zıtları da oluşmakta.Bu durum Kuran da Kabil-Habil adlı iki kardeşin kıssası olarak anlatılır.İki zıt kutup ve özellikleri Kabil-Habil olarak isimlenmiştir.

Burçların her biri batinen ( özleri itibariyle ) ALLAH''ın "Esma-ül Hüsna"sının, yani toplu olarak 99 olarak bilinen, güzel isimlerinin anlamlarının birleşimidir. Her bir burç 99 ismi ihtiva etmesine karşın, bunların farklı bileşimi ve her burçta belli isimlerin daha dominat olması nedeniyle, 12 burç değişik özellikler taşır.
 

kariyb

Doçent
Katılım
10 Şub 2008
Mesajlar
688
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
48
Konum
istanbul
Her burçta ağırlıklı olan isimlerden bazı örnekler:

KOÇ: Cabbar, Kaviy, Aziz, Vahid
BOĞA: Hasib, Metiyn, Hafıd
İKİZLER : Semi, Muid, Fettah, Rauf
YENGEÇ: Batın, Şekür, Müheymin, Hafız
ASLAN : Hayy, Evvel, Baki, Selam
BAŞAK : Basir, Muhsi, Melik
TERAZİ: Musavvir, Vedud, Mümin, Vahhab
AKREP : Kahhar, Muntakim, Mumit, Muktedir
YAY: Alim, Kabız, Gafur, Tevvab, Gani
OĞLAK: Sabur, Metiyn, Mani, Kadir
KOVA: Vasi, Kuddüs, Hakim, Mürid
BALIK: Halim, Latif, Mucib, Batın

Hayy ismi aktif olan kişiliklerde canlılık zihinsel hareketlilik sanatçı düşünceler ön plandadır.
Mümin ismi aktif olmuş kişiliklerde de uyumluluk karşıdakine zarar vermeme isteği ön plandadır.
Tevvap ismi aktif olmuş kişiliklerde özür dileme ve özür dileyeni bağışlama ön plandadır.
Fettah ismi aktif olmuş kişiliklerde yeni araştırmalar yeniliklere düşkünlük ön plandadır.
Cebbar ismi aktif kişiliklerde mücadeleci bir ruh hep ön plandadır.
Hakim ismi aktif kişiliklerde olayların ardını fark edeblme yeteneği ön plandadır.
Hasib ismi aktif kişiliklerde OLABİLİRLİK-İHTİMAL in asla söz konusu olmadığını bilir

Olumlu vakitlerde aktiflenmiş zihinler olumlu esmaların ve olumlu genetik miraslada buluştuğunda o kişilik güzel bir kişilik oluyor.
Bu olayın tabiî ki zıttı da gerçekleşiyor.Zıtlıklar dünya hayatını imtihan yeri yapıyor bir manada.Kabiller ve Habiller imtihandan geçiriliyor.
 

kariyb

Doçent
Katılım
10 Şub 2008
Mesajlar
688
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
48
Konum
istanbul
Darr :Elem ve zarar verici
Hafıd: Alçaltan.
Kahhar : kahreden
Kabıd : Darlık veren sıkan daraltan
Rafid :Rezil rüsvay eden
Müntakim : öc alıcı.
Mumit : can alan
Mani :engelleyen
Muktedir :Her şeye gücü yeten
Muahhir :Dilediğini arkaya bırakan


Yukardaki isimlerin ağırlıklarında yaşayanlarda var tabiî ki.Bu kişilikleride nasip eden ALLAH.

Neden namaz kılıyoruz sorusunun cevabı işte burada gizli yatıyor.Aktiflenmemiş kapalı isimleri açmamız aktif hale getirmemiz gerekir ve bununda yolu namaz ve zikirden geçiyor.Namaz kılanda olumlu isimler aktif hale gelmeye başladıkça kişiliğimizde de güzellikler başlıyor.Ruh güçlendikçe de kötü niyetlilere karşı bir koruma kalkanı oluşuyor.

Namaz ve zikirle kapalı esmalar açılır.Beynimiz yüzde 5 potansiyelle çalışırken bu yukarıya doğru yükselir.Duyular 5 duyu ile sınırlı değildir ve üst duyularımız namaz ve zikirle beynimizin atıl vaziyetteki hücreleride aktiflene aktiflene yüzde yirmi-otuzlara yükseltilebilir.SEMİ ve BASİR isimleri güçlendikçe Gözlerimizin kulaklarımızın perdeleri bir bir kalkarlar.Olumsuz esmaların etkileri zayıfladıkça ALİM, VELİ, ŞEHİD MÜMİN SELAM HADİ gibi isimler güçlenir.





UĞUR ÖZALTAN
 

ömerusta

Kıdemli Üye
Katılım
16 Ocak 2012
Mesajlar
6,913
Tepkime puanı
239
Puanları
0
Elmalılı Hamdi Yazır Meali :15.16 - Şanım hakkı için biz Semâda burclar yaptık ve onu ehli nazar için tezyin eyledik

Elmalılı Meali Sadeleştirilmiş 1 :
4.78 - Her nerede olsanız olun, ölüm size yetişir, göklere yükselmiş burçlarda da olsanız. Bununla beraber kendilerine bir güzellik erişti mi «Bu Allah'tandır» diyorlar, bir felaket dokundu mu «Bu sendendir» diyorlar. De ki: «Hepsi Allah'tandır!» Fakat niye bu adamlar söz anlamaya çalışmıyorlar?

işte kurandaki yeri buyken neden bu kadar yalanı dolanı sihiri büyüyü bu kadar alim diye yukardaki zavatı
koydun buraya senin gayen fal bakmakmı ?
yoksa fala inanmakmı ?


kurandan başka dost edinmeyin ondan güzel kılavuzmu var?
 
Üst