Arthur Rimbaud Şiirleri

Muminaga

Yeni
İhvan Üyesi
Katılım
19 Ara 2006
Mesajlar
8,209
Beğeniler
989
Puanları
0
#1
Gördüm şimşekle çatlayıp yarılan gökleri, girdapları, hortumu;
benden sorun akşamı, bir güvercin sürüsü gibi savrulan fecri,
İnsana sır olanı, gördüğüm demler oldu.

Güneşi gördüm, alçakta, kanlı bir ayinde; sermiş parıltısını uzun, mor pıhtılara.
Eski bir dram oynuyor gibiydi, enginde, ürperir uzaklaşan dalgalar sıra sıra.

Yeşil geceyi gördüm, ışıl ışıl karları; beyaz öpüşler çıkar denizin gözlerine;
Uyanır çın çın öter fosforlar, mavi, sarı; görülmedik usareler geçer döne döne.

Azgın boğalar gibi kayalara saldıran dalgalar aylarca sürükledi durdu beni
Beklemedim Meryem’in nurlu topuklarında kudurmuş denizlerin imana gelmesini.

Ülkeler gördüm görülmedik, çiçeklerine gözler karışmış, insan yüzlü panter gözleri
Büyük ebem kuşakları gerilmiş engine, morarmış sürüleri çeken dizginler gibi.

Bataklıklar gördüm, geniş, fıkır fıkır kaynar; sazlar içinde koskoca bir ejderha,
Durgun havada birdenbire yarılır sular, enginler şarıl şarıl dökülür girdaplara.

Gümüş güneşler, sedef dalgalar, mercan gökler; iğrenç leş yığınları bozbulanık koylarda;
Böceklerin kemirdiği dev yılanlar düşer. eğrilmiş ağaçlardan simsiyah kokularla.

Çıldırırdı çocuklar görseler mavi suda O altın, o gümüş, cıvıl cıvıl balıkları.
Yürüdüm, beyaz köpükler üstünde, uykuda; zaman zaman kanadımda bir cennet rüzgarı.

Bazan doyardım artık kutbuna, kıtasına; deniz şıpır şıpır kuşatır sallardı beni;
Garip sarı çiçekler sererdi dört yanıma; duraklar kalırdım,
diz çökmüş bir kadın gibi.

Sallanan bir ada, üstünde vahşi kuşların bal rengi gözleri,
çığlıkları, pislikleri;
Akşamları, çürük iplerimden akın akın ölüler inerdi
uykuya gerisin geri.

İşte ben o yosunlu koylarda yatan gemi
Bir kasırgayla atıldım kuş uçmaz engine; sızmışken kıyıda,
sularla sarhoş; gövdemi hanze kadırgaları takamazken peşine.

Büründüm mor dumanlara, başıboş, derbeder, delip geçtim
karşımdaki kızıl semaları;
Güvertemde cins cins şaire mahsus yiyecekler; güneş yosunları, mavilik medusaları.

Koştum, benek benek ışıkla
sarılı teknem, çılgın teknem, ardımda yağız deniz atları;
Temmuz güneşinde sapır sapır dökülürken
Kızgın hunilere koyu mavi gök katları.

Titrerdim uzaklardan geldikçe iniltisi azgın Behemotların, korkunç Maelstromların.

Yıldız yıldız adalar , kıtalar gördüm; çoşkun göklerinde
gez gezebildiğin kadar, serbest
O sonsuz gecelerde mi saklanmış uyursun milyonlarca altın kuş, sen ey gelecek kudret.

Yeter, yeter ağladıklarım; artık doymuşum fecre, aya, güneşe;
hepsi acı, boş, dipsiz,
Aşkın acılığı dolmuş içime, yarılsın artık bu tekne.


Ben sizinle sarmaş dolaş olmuşum dalgalar,
Pamuk yüzlü gemilerin ardında gezemem;
Doyurmaz artık beni bayraklar, bandıralar;
Mahkum gemilerin sularında yüzemem
.
Arthur Rimbaud
 
Üst