Armagedon - Melhame-i Kübra (Savaşı) - Ahir Zaman Alametleri - dosyası

rabbinsadikkulu

FETÖ nurcu değildir!
İhvan Üyesi
Katılım
10 Ocak 2012
Mesajlar
9,320
Beğeniler
115
Puanları
63
#41
Hadiste bahsedilen kişi Obama mı?!Abdullah bin Amr bin As'ın rivâyet ettiği mevkuf hadiste, adeta Barack Obama anlatılıyor. Nureddin el-Heysemi'nin Bezzar'dan, ravilerinin hasen ve güvenilir olduğunu söyleyerek rivayet ettiği hadis hakkında hazırlanan yazıyı ilginize sunuyoruz.


Abdullah bin Amr bin As'ın rivâyet ettiği mevkuf hadiste, adeta Barack Obama anlatılıyor. Nureddin el-Heysemi'nin Bezzar'dan, ravilerinin hasen ve güvenilir olduğunu söyleyerek rivayet ettiği hadis hakkında hazırlanan yazıyı ilginize sunuyoruz.

İşte o yazı:

Rahman ve Rahîm olan Allah'ın adıyla... Hamd, alemlerin Rabbi olan Allah'a olsun. Salat ve selam, kılıçla alemlere rahmet olarak gönderilen Nebi'nin üzerine olsun... Bezzar'da rivayet edilen bir hadis, ilgimizi çekti ve bu hadisi araştırıp hakkında bir makale hazırlamaya karar verdik.
Hadisin Arapça - Türkçe Tam Metni:

حدثنا طالوت بن عباد قال : أخبرنا حماد بن سلمة ، عن علي بن زيد ، عن عبد الرحمن بن أبي بكرة قال : أتيت عبد الله بن عمرو ، في بيته وحوله سماطين من الناس وليس على فراشه أحد فجلست على فراشه مما يلي رجليه ، فجاء رجل أحمر عظيم البطن فجلس ، فقال : " من الرجل ؟ " قلت : عبد الرحمن بن أبي بكرة قال : " من أبو بكرة ؟ " قلت : وما تذكر الرجل الذي وثب إلى رسول الله صلى الله عليه وسلم من سور الطائف ؟ فقال : " بلى " ، فرحب بي ، ثم أنشأ يحدثنا فقال : " يوشك أن يخرج ابن حمل الضأن - ثلاث مرات - " قلت : وما حمل الضأن ؟ قال رجل : " أحد أبويه شيطان يملك الروم ، يجيء في ألف ألف من الناس ، خمس مائة ألف في البر ، وخمس مائة ألف في البحر ، ينزلون أرضا يقال لها العميق ، فيقول لأصحابه : إن لي في سفينتكم بقية فتخلف عليها فيحرقها بالنار ، ثم يقول : لا رومية ولا قسطنطينية ، لكم من شاء أن يفر فليفر ، ويستمد المسلمون بعضهم بعضـا حتى يمدهم أهل عدن أبين ، فيقول لهم المسلمون : الحقوا بهم ، فكونوا فاجا واحدا ، فيقتتلون شهرا حتى أن الخيل لتخوض في سنابكها الدماء ، وللمؤمن يومئذ كفلان من الأجر على ما كان قبله إلا من كان من أصحاب محمد صلى الله عليه وسلم ، فإذا كان آخر يوم من الشهر قال الله تبارك وتعالى : اليوم أسل سيفي وأنصر ديني وأنتقم من عدوي ، فيجعل الله الدائرة عليهم فيهزمهم الله ، حتى تستفتح القسطنطينية ، فيقول أميرهم لا غلول اليوم ، فبينا هم كذلك يقتسمون بترستهم الذهب والفضة إذ نودي فيهم : ألا إن الدجال قد خلفكم في دياركم ، فيدعون ما بأيديهم ، ويقبلون إلى الدجال".

Ali bin Zeyd anlatıyor: Abdullah bin Amr'ı evinde ziyaret ettim, etrafında iki sıra insan vardı. Yatağında kimse yoktu ve gidip yatağının ayak kısmına oturdum. Derken kızıl tenli koca göbekli bir adam gelip oturdu. Abdullah: "Gelen kim?" diye sordu. Ben de "Abdurrahman bin Ebî Bekre" dedim. "Ebu Bekre de kim?" diye sordu. Ben de "Taif surlarından kendisini Allah Rasulü'nün (sallallahu aleyhi ve sellem) yanına atan adamı hatırlamıyor musun?" dedim. "Evet hatırlıyorum" dedi ve sonra bize bize şunu anlattı:

“İbn Hamelu’d-Da’n’ın (Koyun kuzusu oğlunun) çıkması pek yakındır.” Bunu 3 kez tekrarladı. Ben: “Hamelu’Da’n” (koyun kuzusu) da nedir?” diye sordum. Şöyle dedi:

“Ebeveyninden biri şeytan olan bir adamdır ve Rumları yönetir. (Müslümanlarla savaşmak için) 500.000 kara kuvveti, 500.000 de deniz kuvveti olmak üzere 1.000.000 kişilik bir ordu ile gelip “Amik” denilen yerde kamp kurar. Sonra askerlerine: “Gemide bazı eşyalarım kaldı” der ve gidip gemiyi ateşe verir. Sonra (askerlerine): “İçinizden kaçmak isteyenlere ne Roma, ne Kontantinopolis yurt olur” der.

Sonra bir ay savaşırlar. Ayakkabılarına kadar kana bulanırlar. O gün mü’mine, Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem)’in ashabı müstesna, önceki milletlere kıyasla iki ölçek sevap verilir.

Ayın son günü olunca Allah (subhanehu ve teala) şöyle buyurur: “Bugün kılıcımı çekip dinime yardım edeceğim, düşmanımdan intikam alacağım.” Böylece Allah (subhanehu ve teala) savaşın kaderini düşmanlarının aleyhine çevirir ve onları hezimete uğratır. Bunun sonucunda Konstantinopolis fethedilir. Müslümanların kumandanı: “Bugün ganimet hırsızlığı yoktur.” diye ilan eder. Onlar bu şekilde kalkanlarıyla altın ve gümüşleri bölüşürlerken birden: “Deccal geride yurtlarınızı işgal etti” diye bir çağrı duyulur. Hemen ellerindeki malları bırakıp Deccal’in üzerine yürüyüp onu öldürürler.”


Nureddin El-Heysemi Mecma’uz-Zevaid ve Menbau’l-fevaid 13.c. / 20.s. / hadis no: 12420 Hadisi Bezzar mevkûf (sahabi sözü) olarak rivayet etmiş olup ravilerinden Ali b.Zeyd hadisi hasen biridir. Diğer raviler ise güvenilirdir.
Hadis hakkındaki çıkarımlar:
1) “İbn Hamelu’d-Da’n’ın (Koyun kuzusu oğlunun) çıkması pek yakındır.”Hadiste bahsedilen İbn Hamelu'Da'n Arapça'da, koyun kuzusunun oğlu demektir ve Rumların (Hristiyanların) komutanı olacağı bildirilen kişidir.

Şu andaki Hristiyanların ordusu olan NATO'nun liderinin adı, Barack Obama'dır. Barack kelimesinin okunuşu olan "Berak (برق)" ise hem Arapça'da hem de Kürtçe'de "bir yaşındaki kuzu" anlamına gelir. Yani İbn Hamelu'Da'n ile aynı anlamı taşıyorlar.



2) Hadiste önce
"İbn Hamelud'Da'n (Hamelud'Dan'ın oğlu)" sonra"Hamelu'Da'n" lafızları geçiyor. Anlaşıldığına göre bahsedilen kişi babası ile aynı ismi taşıyor. Konu hakkında Wikipedia'da Barack Obama hakkında şu sözler yer alıyor:

"Kendisiyle aynı adı taşıyan babası Kenya'nın Siaya Bölgesi'ndeki Nyang’oma Kogelo yerleşim yerinde doğmuş ve büyümüş bir Kenyalıydı." (http://tr.wikipedia.org/wiki/Barack_Obama)

Yani Barack Obama da babasıyla aynı adı taşıyor.


3)
“Ebeveyninden biri şeytan olan bir adamdır ve Rumları yönetir."Hadiste"Ebeveyninden bir şeytandır"dan kasıt, kafir-şeytanın hizbinden olmasıdır. Ve dünyada sadece iki hizb (grup) vardır; Allah'ın hizbi ve şeytanın hizbi. Yani ebeveyninden biri şeytanın hizbinden ise, diğerinin de Allah'ın hizbinden olması gerekir.

Yine Wikipedia'da Barack Obama hakkında şu sözler yer alıyor:


"Annesi Ann Dunham ise Kansas eyaletinin Wichita kentinde doğmuş ve büyümüş bir Amerikalıydı... Obama'nın hem babası, hem de üvey babası Müslüman kökenli ailelerden gelen fakat fazla dindar olmayan kişilerdi." (http://tr.wikipedia.org/wiki/Barack_Obama)


kaynak:
http://takvahaber.com/guncel/hadiste-bahsedilen-kisi-obama-mi-h322.html


 

Ahter

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
1 Eki 2009
Mesajlar
5,252
Beğeniler
185
Puanları
0
#42
Bu yazıyı bende okudum..İlginç geldi.Obananın annesinin gayri müslüm olması baba tarafının müslim olması...bakalım melhamei kübra Obamanın zamanına mı rastlayacak göreceğiz!
 

rabbinsadikkulu

FETÖ nurcu değildir!
İhvan Üyesi
Katılım
10 Ocak 2012
Mesajlar
9,320
Beğeniler
115
Puanları
63
#43
AHİR ZAMAN 1 - KUTSAL TOPRAKLAR (İMRAN HÜSEYİN)




AHİR ZAMAN 2 - İSA MESİH İN GELİŞİ (İMRAN HÜSEYİN)
 

zulk@rneyn

Profesör
İhvan Üyesi
Katılım
5 Eki 2011
Mesajlar
1,164
Beğeniler
34
Puanları
48
#44
ALINTIDIR...

''MAYIS 2015 SAVAŞI TÜRKİYE''

BÖLÜM:1

Not: Kennedy amerikada ilkokuldan üniversiteye kadar her kesimde güneşle, ayla uzayla ilgili dersler anlatılması,hikayeler yazılması ,makaleler kaleme alınmasını bilim kurgu kitaplara ağırlık verilmesini istemiş,bilim kurgu ve fantastik kurgu eser yazan herkese ödüller vermiş ve paraları yağmur olup akıtmış , yaklaşık 250 milyon eser ve makale kaleme alınmış bu olaydan bir kaç yıl sonra amerikanın uzayla macerası ciddi anlamda başlamıştır.Aynı durum hem çinde hem de uzayla ilgilenen diğer ülkelerde de benzer seyirlerle olmuştur.Biz de ise 90 yıldır ATATÜRK HAKKINDA KOMPOZİSYONLAR YAZDIRILMIŞ YALAN İNÖNÜ SAVAŞLARI OKUTULMUŞ,DARBELERLE KULAKLARIMIZ ÇEKİLMİŞ,OKUMA ZEVKİNİ ÖLDÜREN ESERLERLE OKUMAYAN VE DÜŞÜNMEYEN BİR HALK oluşturulmuştur.Her TEDBİR KURGULARDA,ÖNGÖRÜLERDE ,STRATEJİLERDE ve bazen FİLMLERDE ortaya çıkar ve gerçeğe bakan bir yönü vardır.Bu kurgu da tam bir hayal ürünü olsa da içinde gerçeğe vurgu yapan ve gerçeklerden de alıntı olan taraflar vardır.PAYLAŞILMASI ÖNEMLİDİR.

---9 MAYIS 2015 KOBANİ BÖLGESİ GECE SAAT 00:02---
Işid militanları her ne kadar pkklıları da öldürse de yapılan çok gizli anlaşmayla hem pkklılar hem de ışid militanları çok güçlü bir şekilde hem bir çok yeni araç ve içindeki askerlerle hem de yürüyerek, güneydoğu anadolu bölgesine ait bir çok ile girmeye başladı.Bdpli gruplar da onlarla bağlantılı olarak hareket etmek için tüm hazırlıklarını yaptı.
Yeni hedef DİNSİZ VE KAFİR REJİME SAHİP TÜRKİYEYİ itaat ettirene ve sistemini değiştirene kadar hizaya sokmaktı.Kürtlerin Atatürkü pek sevmemesi ve dini kesimin atatürke karşı olan tutumu çok önceden bilinen bir şeydi.Bu yüzden yahudi kontrolündeki ve ingiliz mason lojasının kontrolündeki SİYAH SANCAĞIN hedefi bilinçli bir şekilde DİNSİZ ATATÜRK TÜRKİYESİNE KARŞI TÜRK KÜRT TÜM MÜSLÜMANLARI YANINA ÇAĞIRAN BİR ÇAĞRI şeklinde oluyordu.
Fakat çok büyük bir çelişki söz konusuydu.
Hükümet ve cumhurbaşkanlığı halkın seçtiği ve sevdiği ERDOĞAN VE DAVUTOĞLUNA aitti.
Bu iki lideri,onların da sevmediği inönü sistemine saldırarak yıkmaya çalışmak tarihin gördüğü en çakalca saldırıydı.
Türkiye islamın kalesiydi.Çok güçleniyordu.Dünyadaki büyüklere kafa tutuyordu.Başında müslüman liderler vardı.Ama bir el ışidle ve kürtlerle TÜRKİYENİN DİNSİZ SİSTEMİNE SALDIRI YAPIP OSMANLIYI İSTİYORDU, ÖZGÜRLÜK İSTİYORDU.BÖYLECE GÜNEYDOĞU VE DİĞER İLLERE GİRMEK ÇOK KOLAY OLUYORDU.Devlet karşılık verse ERDOĞAN VE DAVUTOĞLU KEMALİST SİSTEMİN AJANLARI OLARAK LANSE EDİLECEKTİ.
Tüm Türk ve dünya televizyonları Türkiyenin güney illerinin ışid tarafından işgal edilmesini ve kürtlerin Türkiyeden ayrıldığını konuşuyor ve yanlı,spekülatif

-6 AY ÖNCE---
Cumhurbaşkanı Erdoğanın fransayla yaptığı askeri anlaşmalar,nükleer teknoloji transferleri masonik locaları ve israili fena kızdırmıştı.Ya amerika ya israil fransanın nükleer tesislerinin üzerinde çok fazla insansız uçak uçurmaya başladılar.Türkiye hangi ülkeyle işbirliğine gitse o ülke karıştırılıyor ve bu çok profesyonelce yapılıyordu. FRANSAYA,NÜKLEER TESİSLERİN VURULUR manasında uçuşlardı bunlar.Ardından İngiltere başkanı CAMERON'un korumaları arasından çok rahat geçerek bir gencin ona dokunması İngilterede korkuya sebeb oldu.Bir süre önce Filistinin bağımsız devlet olarak tanınması buna neden olmuş olabilir ve mesaj mı verilmişti.Türkiyenin güney hattını hegemonyasına alacağı önceden görüldüğü için güneye IŞİDİN yerleştirilmesi,suriyenin karıştırılması ve mısırın yahudi komutanlara devredilmesi operasyonları son derece kaliteli operasyonlardı.Türkiye kardeş kavgasını bitirip sevgisiyle ve stratejik zekasıyla kürtleri kucakladığı ve barzaniyle anlaştığı için israil ve masonik ingilterenin ,neocon amerikanın o bölgede kürtler ve Türklerin burnundan getircek yeni projelere imza atması gerekiyordu.Dünyanın değişik ülkelerinden gelen özel kuvvet elemanları sakal bırakıp siyah sancak açarak güneydeki örgüte katılıyordu.Bayraklar israilde basılıyordu.Hedef bir taşta birden fazla kuş vurmaktı.
*Hem Türkiyeyle savaşan ülke belli olmayacaktı.
*Işid Türkiyeyle savaşırsa Işide el altından çok fazla destek verilecekti.
*Kürtler ve Türkler cezalandırılacaktı.
*TÜRKİYENİN TOPKAPI SARAYINDAKİ SİYAH SANCAĞI AÇMASI ÖNLENECEK VE İSLAM DEVLETLERİNE EMİR VERMESİ ENGELLENECEKTİ.
*Bu bölgeyle uğraşıldığı için TURAN ASKERİ ORDUSUNUN SİLAHLI BÜYÜK GÜÇ HALİNE GELMESİ gecikecekti.
*Türkiye siyah sancağı açarsa,Işide ait siyah sancak ekibi dünyanın değişik yerlerinde bombalı saldırı yapıp TÜRKİYEYİ TERÖRİST GÖSTERECEKTİ. SİYAH SANCAK HEDEF HALİNE GELECEKTİ.Böylece tüm dünyadaki hristyanları kandırmak kolay olacak ve yeni haçlı seferi bir çok askerle çok rahat başlatılabilecekti.
Türkiyenin KASIM AYINDA AHMET DAVUTOĞLUNUN YAPTIĞI ASKERİ ALANDA VE SAVUNMA SANAYİNDE IŞIK HIZINDA DÜĞMEYE BASTIK AÇIKLAMASINDAN SONRA DIŞ GÜÇLER ve israil Türkiye için düğmeye basmıştı.
-Mart ayında barzaniye saldırı düzenlendi.Öldürüldü.Işidin yaptığı intihar saldırılarında 123 kişi ölmüştü.Kürtlerin özgürlüğünü düşünen ne avrupa ne de amerika vardı ortada...Bu olay Türkiyeye karşı yapılmış bir olaydı.Türkiyeyle anlaşan barzani korunamamıştı.ve İngiliz masonik örgütle israil,güneydeki kürt liderlere ve pkkya BİZLE ANLAŞIRSANIZ İSTEDİĞİNİZ OLUR.TÜRKİYE TARAFINDA OLURSANIZ DÜNYA BURNUNUZDAN GELECEK DİYORDU.
-mart-nisan arası Türkiyenin değişik yerlerinde çok fazla maden,kaza haberi gelmeye başladı.Yine bir maden olayı olmuştu.Ardından bir uçak düşmüş iki pilot şehit olmuştu.Çok geçmedi ki vandan bir haber geldi.Askeri bir kamyon şarampole yuvarlandı ve 9 asker şehit!!!!!
Cemaat kanal ve gazeteleri Türkiyenin başına gelen tüm felaketin FETHULLAH GÜLEN HOCALARINA YAPILAN ZULM SEBEBİYLE OLDUĞUNU VE TÜRKİYENİN ŞEFKAT TOKADI YEDİĞİNİ HER YERDE YAYMAYA VE İNANDIRMAYA BAŞLADILAR.Muhalif gazeteler için bayram zamAnıydı bunlar...
Mart ayının sonuna doğru APONUN KALP KRİZİ geçirip öldüğü duyuldu.Bu olay ecel değil de TÜRK DEVLETİNİN APOYU KASITLI ÖLDÜRDÜĞÜ ŞEKLİNDE YAYILMAYA BAŞLANDI.Milliyetçi görünen kesim tüm yurtta bu olayı bayram gibi kutlarken bdpliler bunu fırsat bilip yerel halk üzerinde ırkçı kışkırtmalarla halkı ilerdeki atağa hazırlıyorlardı.İsrail ve ingiliz aklı çift taraflı hamleler yapıyordu.


Rumlar israilden çok gizli ve kritik silah alımları gerçekleştiriyor ,israilli özel komutanlar tarafından dersler alıyorlardı.
Türkiyeyle rusya arasında geçmişten kalan gerginlikler olmadığı için nato fonksiyonunu yitirmişti.OYSA NATO ASLINDA AVRUPALI DEVLETLERİN ,TÜRKİYEYE KARŞI OLAN TEHDİTLERİ BAHANE EDEREK KURTULUŞ SAVAŞI YILLARINDA ALAMADIKLARI TOPRAKLARA bu bahane ile yerleşme sistemiydi.Türkiye her ne zaman bu sistemden çıkmaya kalkarsa ya ışid,ya pkk,ya rusya ya da başka tehditler aktif edilecekti.BU YÜZDEN TÜRKİYENİN KENDİ YERLİ SAVUNMA VE SALDIRI SANAYİNİ KURMASI NATODAN ÇIKMASI VE TAM BAĞIMSIZ OLMASI DEMEKTİ.O halde yerli savunma sanayini geliştireceği tüm ülkelerle bir şekilde uğraşılacak ve ya Türkiyenin ekonomisini güçlendircek tüm hatlar kontrol altına alınacaktı.Türkiyenin karşısındaki düşman tam anlamıyla MATRUŞKAYDI.Yüzlerin altından bir israil,bir ingiltere,bir neocon amerika,bir mason locaları ve bir de hepsinin dahil olduğu nato çıkyordu.Her ne zaman natodan çıkmayı tam olarak istesek bu sefer ÇİNİN TÜRKİSTANDAKİ KATLİAMLARI ALEVLENİYORDU.Bir etki bir el orayı tekrar hareketlendiriyor ve Türk devlet aklına ''İLERDE ÇİNLE SAVAŞIRKEN NATO GÜCÜNÜN YANINDA OLMASI SENİN İÇİN ÇOK ÖNEMLİ '' DENMEK İSTENİYORDU SANKİ...
Ne olursa olsun Türkiye olağanüstü güçlü olmalıydı.
Bu yüzden saldırılar arttıkça arttı.
Nisan ayında ankarada istihbarat binasının giriş kapısına intihar saldırısı düzenlendi.Saldırıyı düzenleyen kişi aracın içindeyken öldürülsede araç, giriş kapısının önüne yakın, büyük bir SESLE patladı.BU OLAY FLASH HABER OLARAK DÜNYANIN HER YERİNDE SERVİS EDİLDİ.Bu olayın Türk dünyasına ait devletlerde bıraktığı izlenimle müslüman dünyada bıraktığı izlenim ve Türkiyeyi güçlü gören ülkelerde bıraktığı izlenim çok farklı olacaktı.Oraya kadar nasıl gelinip de bu olay yapılmıştı.
Sözcü gazetesi ve devşirme hainler hiç rahat durmuyordu.
Gezi olaylarının yıldönümü için hazırlıklar yapılıyordu.
İsraildeki bir gazete ''BİZİ HİSSETTİN Mİ TÜRK İSTİHBARATI!'' diye manşet attı.İsrail devlet başkanı bu olayın kendileriyle bir alakası olmadığını açıklasa da gazeteleri yoluyla mesajlarını vermişlerdi.
Masonik örgütleri , israili ve baronları deşifre eden bazı gazete yazarları kaza geçirdi.Birisi durduk yere kalp krizi geçrip canlı yayında öldü.
Nisanın ortasında Marmarada büyük bir deprem meydana geldi.99 depreminin ardından meydana gelen bu büyük deprem denizin altından kaynaklansa da istanbul,bursa,balıkesir,çanakkale,tekirdağ,kocaeli hattında bile şiddetli bir şeklde hissedildi.İstanbulda vahim bir tablo vardı. İsrail,amerika,avrupa,iran,çin,rusya yardıma hazır olduklarını duyursalar da Türkiye BAŞINA GELEN BU DURUMUN bu ülkeler için bulunmaz bir fırsat olduğunu çok iyi biliyordu.Müslüman toplumlarda bu durum kader olarak algılansada kadere iman edilip depreme tam hazırlık yapılmamış tedbir alınmamıştı.Dış güçler Türkiyenin zaaflarıyla ilgili toplantı üstüne toplantı yapmıştı.99 depremini yapan el,yine üstün teknolojilerini kullanarak çok şiddetli bir operasyon yaptı.
PARALECİLER BUNUN ŞEFKAT TOKADI olduğunu yayıyor ve halkı şimdiden TÜRKİYE ilerde liderleriyle bir savaşa girerse ona inanmamaları gerektiğiyle ilgili ikna ediyor ve içerde çatlak oluşturuyorlardı.
IŞİD'İN ERMENİ PKKLILARLA İŞBİRLİĞİ İÇİNDE TÜRKİYEYE, DİNSİZ REJİMİ YIKMA BAHANESİYLE GİRMESİ,İSTANBULDA YAĞMACILIK,HÜKÜMET İSTİFA EYLEMLERİ,VE MEGİDDO SAVAŞI BAŞLAMAK ÜZEREYDİ.BEŞİNCİ AY BUNUN İÇİN EN UYGUN ZAMANDI.

Devamı gelecek...
 

rabbinsadikkulu

FETÖ nurcu değildir!
İhvan Üyesi
Katılım
10 Ocak 2012
Mesajlar
9,320
Beğeniler
115
Puanları
63
#45
bu ne......


ALINTIDIR...

''MAYIS 2015 SAVAŞI TÜRKİYE''

BÖLÜM:1

Not: Kennedy amerikada ilkokuldan üniversiteye kadar her kesimde güneşle, ayla uzayla ilgili dersler anlatılması,hikayeler yazılması ,makaleler kaleme alınmasını bilim kurgu kitaplara ağırlık verilmesini istemiş,bilim kurgu ve fantastik kurgu eser yazan herkese ödüller vermiş ve paraları yağmur olup akıtmış , yaklaşık 250 milyon eser ve makale kaleme alınmış bu olaydan bir kaç yıl sonra amerikanın uzayla macerası ciddi anlamda başlamıştır.Aynı durum hem çinde hem de uzayla ilgilenen diğer ülkelerde de benzer seyirlerle olmuştur.Biz de ise 90 yıldır ATATÜRK HAKKINDA KOMPOZİSYONLAR YAZDIRILMIŞ YALAN İNÖNÜ SAVAŞLARI OKUTULMUŞ,DARBELERLE KULAKLARIMIZ ÇEKİLMİŞ,OKUMA ZEVKİNİ ÖLDÜREN ESERLERLE OKUMAYAN VE DÜŞÜNMEYEN BİR HALK oluşturulmuştur.Her TEDBİR KURGULARDA,ÖNGÖRÜLERDE ,STRATEJİLERDE ve bazen FİLMLERDE ortaya çıkar ve gerçeğe bakan bir yönü vardır.Bu kurgu da tam bir hayal ürünü olsa da içinde gerçeğe vurgu yapan ve gerçeklerden de alıntı olan taraflar vardır.PAYLAŞILMASI ÖNEMLİDİR.

---9 MAYIS 2015 KOBANİ BÖLGESİ GECE SAAT 00:02---
Işid militanları her ne kadar pkklıları da öldürse de yapılan çok gizli anlaşmayla hem pkklılar hem de ışid militanları çok güçlü bir şekilde hem bir çok yeni araç ve içindeki askerlerle hem de yürüyerek, güneydoğu anadolu bölgesine ait bir çok ile girmeye başladı.Bdpli gruplar da onlarla bağlantılı olarak hareket etmek için tüm hazırlıklarını yaptı.
Yeni hedef DİNSİZ VE KAFİR REJİME SAHİP TÜRKİYEYİ itaat ettirene ve sistemini değiştirene kadar hizaya sokmaktı.Kürtlerin Atatürkü pek sevmemesi ve dini kesimin atatürke karşı olan tutumu çok önceden bilinen bir şeydi.Bu yüzden yahudi kontrolündeki ve ingiliz mason lojasının kontrolündeki SİYAH SANCAĞIN hedefi bilinçli bir şekilde DİNSİZ ATATÜRK TÜRKİYESİNE KARŞI TÜRK KÜRT TÜM MÜSLÜMANLARI YANINA ÇAĞIRAN BİR ÇAĞRI şeklinde oluyordu.
Fakat çok büyük bir çelişki söz konusuydu.
Hükümet ve cumhurbaşkanlığı halkın seçtiği ve sevdiği ERDOĞAN VE DAVUTOĞLUNA aitti.
Bu iki lideri,onların da sevmediği inönü sistemine saldırarak yıkmaya çalışmak tarihin gördüğü en çakalca saldırıydı.
Türkiye islamın kalesiydi.Çok güçleniyordu.Dünyadaki büyüklere kafa tutuyordu.Başında müslüman liderler vardı.Ama bir el ışidle ve kürtlerle TÜRKİYENİN DİNSİZ SİSTEMİNE SALDIRI YAPIP OSMANLIYI İSTİYORDU, ÖZGÜRLÜK İSTİYORDU.BÖYLECE GÜNEYDOĞU VE DİĞER İLLERE GİRMEK ÇOK KOLAY OLUYORDU.Devlet karşılık verse ERDOĞAN VE DAVUTOĞLU KEMALİST SİSTEMİN AJANLARI OLARAK LANSE EDİLECEKTİ.
Tüm Türk ve dünya televizyonları Türkiyenin güney illerinin ışid tarafından işgal edilmesini ve kürtlerin Türkiyeden ayrıldığını konuşuyor ve yanlı,spekülatif

-6 AY ÖNCE---
Cumhurbaşkanı Erdoğanın fransayla yaptığı askeri anlaşmalar,nükleer teknoloji transferleri masonik locaları ve israili fena kızdırmıştı.Ya amerika ya israil fransanın nükleer tesislerinin üzerinde çok fazla insansız uçak uçurmaya başladılar.Türkiye hangi ülkeyle işbirliğine gitse o ülke karıştırılıyor ve bu çok profesyonelce yapılıyordu. FRANSAYA,NÜKLEER TESİSLERİN VURULUR manasında uçuşlardı bunlar.Ardından İngiltere başkanı CAMERON'un korumaları arasından çok rahat geçerek bir gencin ona dokunması İngilterede korkuya sebeb oldu.Bir süre önce Filistinin bağımsız devlet olarak tanınması buna neden olmuş olabilir ve mesaj mı verilmişti.Türkiyenin güney hattını hegemonyasına alacağı önceden görüldüğü için güneye IŞİDİN yerleştirilmesi,suriyenin karıştırılması ve mısırın yahudi komutanlara devredilmesi operasyonları son derece kaliteli operasyonlardı.Türkiye kardeş kavgasını bitirip sevgisiyle ve stratejik zekasıyla kürtleri kucakladığı ve barzaniyle anlaştığı için israil ve masonik ingilterenin ,neocon amerikanın o bölgede kürtler ve Türklerin burnundan getircek yeni projelere imza atması gerekiyordu.Dünyanın değişik ülkelerinden gelen özel kuvvet elemanları sakal bırakıp siyah sancak açarak güneydeki örgüte katılıyordu.Bayraklar israilde basılıyordu.Hedef bir taşta birden fazla kuş vurmaktı.
*Hem Türkiyeyle savaşan ülke belli olmayacaktı.
*Işid Türkiyeyle savaşırsa Işide el altından çok fazla destek verilecekti.
*Kürtler ve Türkler cezalandırılacaktı.
*TÜRKİYENİN TOPKAPI SARAYINDAKİ SİYAH SANCAĞI AÇMASI ÖNLENECEK VE İSLAM DEVLETLERİNE EMİR VERMESİ ENGELLENECEKTİ.
*Bu bölgeyle uğraşıldığı için TURAN ASKERİ ORDUSUNUN SİLAHLI BÜYÜK GÜÇ HALİNE GELMESİ gecikecekti.
*Türkiye siyah sancağı açarsa,Işide ait siyah sancak ekibi dünyanın değişik yerlerinde bombalı saldırı yapıp TÜRKİYEYİ TERÖRİST GÖSTERECEKTİ. SİYAH SANCAK HEDEF HALİNE GELECEKTİ.Böylece tüm dünyadaki hristyanları kandırmak kolay olacak ve yeni haçlı seferi bir çok askerle çok rahat başlatılabilecekti.
Türkiyenin KASIM AYINDA AHMET DAVUTOĞLUNUN YAPTIĞI ASKERİ ALANDA VE SAVUNMA SANAYİNDE IŞIK HIZINDA DÜĞMEYE BASTIK AÇIKLAMASINDAN SONRA DIŞ GÜÇLER ve israil Türkiye için düğmeye basmıştı.
-Mart ayında barzaniye saldırı düzenlendi.Öldürüldü.Işidin yaptığı intihar saldırılarında 123 kişi ölmüştü.Kürtlerin özgürlüğünü düşünen ne avrupa ne de amerika vardı ortada...Bu olay Türkiyeye karşı yapılmış bir olaydı.Türkiyeyle anlaşan barzani korunamamıştı.ve İngiliz masonik örgütle israil,güneydeki kürt liderlere ve pkkya BİZLE ANLAŞIRSANIZ İSTEDİĞİNİZ OLUR.TÜRKİYE TARAFINDA OLURSANIZ DÜNYA BURNUNUZDAN GELECEK DİYORDU.
-mart-nisan arası Türkiyenin değişik yerlerinde çok fazla maden,kaza haberi gelmeye başladı.Yine bir maden olayı olmuştu.Ardından bir uçak düşmüş iki pilot şehit olmuştu.Çok geçmedi ki vandan bir haber geldi.Askeri bir kamyon şarampole yuvarlandı ve 9 asker şehit!!!!!
Cemaat kanal ve gazeteleri Türkiyenin başına gelen tüm felaketin FETHULLAH GÜLEN HOCALARINA YAPILAN ZULM SEBEBİYLE OLDUĞUNU VE TÜRKİYENİN ŞEFKAT TOKADI YEDİĞİNİ HER YERDE YAYMAYA VE İNANDIRMAYA BAŞLADILAR.Muhalif gazeteler için bayram zamAnıydı bunlar...
Mart ayının sonuna doğru APONUN KALP KRİZİ geçirip öldüğü duyuldu.Bu olay ecel değil de TÜRK DEVLETİNİN APOYU KASITLI ÖLDÜRDÜĞÜ ŞEKLİNDE YAYILMAYA BAŞLANDI.Milliyetçi görünen kesim tüm yurtta bu olayı bayram gibi kutlarken bdpliler bunu fırsat bilip yerel halk üzerinde ırkçı kışkırtmalarla halkı ilerdeki atağa hazırlıyorlardı.İsrail ve ingiliz aklı çift taraflı hamleler yapıyordu.


Rumlar israilden çok gizli ve kritik silah alımları gerçekleştiriyor ,israilli özel komutanlar tarafından dersler alıyorlardı.
Türkiyeyle rusya arasında geçmişten kalan gerginlikler olmadığı için nato fonksiyonunu yitirmişti.OYSA NATO ASLINDA AVRUPALI DEVLETLERİN ,TÜRKİYEYE KARŞI OLAN TEHDİTLERİ BAHANE EDEREK KURTULUŞ SAVAŞI YILLARINDA ALAMADIKLARI TOPRAKLARA bu bahane ile yerleşme sistemiydi.Türkiye her ne zaman bu sistemden çıkmaya kalkarsa ya ışid,ya pkk,ya rusya ya da başka tehditler aktif edilecekti.BU YÜZDEN TÜRKİYENİN KENDİ YERLİ SAVUNMA VE SALDIRI SANAYİNİ KURMASI NATODAN ÇIKMASI VE TAM BAĞIMSIZ OLMASI DEMEKTİ.O halde yerli savunma sanayini geliştireceği tüm ülkelerle bir şekilde uğraşılacak ve ya Türkiyenin ekonomisini güçlendircek tüm hatlar kontrol altına alınacaktı.Türkiyenin karşısındaki düşman tam anlamıyla MATRUŞKAYDI.Yüzlerin altından bir israil,bir ingiltere,bir neocon amerika,bir mason locaları ve bir de hepsinin dahil olduğu nato çıkyordu.Her ne zaman natodan çıkmayı tam olarak istesek bu sefer ÇİNİN TÜRKİSTANDAKİ KATLİAMLARI ALEVLENİYORDU.Bir etki bir el orayı tekrar hareketlendiriyor ve Türk devlet aklına ''İLERDE ÇİNLE SAVAŞIRKEN NATO GÜCÜNÜN YANINDA OLMASI SENİN İÇİN ÇOK ÖNEMLİ '' DENMEK İSTENİYORDU SANKİ...
Ne olursa olsun Türkiye olağanüstü güçlü olmalıydı.
Bu yüzden saldırılar arttıkça arttı.
Nisan ayında ankarada istihbarat binasının giriş kapısına intihar saldırısı düzenlendi.Saldırıyı düzenleyen kişi aracın içindeyken öldürülsede araç, giriş kapısının önüne yakın, büyük bir SESLE patladı.BU OLAY FLASH HABER OLARAK DÜNYANIN HER YERİNDE SERVİS EDİLDİ.Bu olayın Türk dünyasına ait devletlerde bıraktığı izlenimle müslüman dünyada bıraktığı izlenim ve Türkiyeyi güçlü gören ülkelerde bıraktığı izlenim çok farklı olacaktı.Oraya kadar nasıl gelinip de bu olay yapılmıştı.
Sözcü gazetesi ve devşirme hainler hiç rahat durmuyordu.
Gezi olaylarının yıldönümü için hazırlıklar yapılıyordu.
İsraildeki bir gazete ''BİZİ HİSSETTİN Mİ TÜRK İSTİHBARATI!'' diye manşet attı.İsrail devlet başkanı bu olayın kendileriyle bir alakası olmadığını açıklasa da gazeteleri yoluyla mesajlarını vermişlerdi.
Masonik örgütleri , israili ve baronları deşifre eden bazı gazete yazarları kaza geçirdi.Birisi durduk yere kalp krizi geçrip canlı yayında öldü.
Nisanın ortasında Marmarada büyük bir deprem meydana geldi.99 depreminin ardından meydana gelen bu büyük deprem denizin altından kaynaklansa da istanbul,bursa,balıkesir,çanakkale,tekirdağ,kocaeli hattında bile şiddetli bir şeklde hissedildi.İstanbulda vahim bir tablo vardı. İsrail,amerika,avrupa,iran,çin,rusya yardıma hazır olduklarını duyursalar da Türkiye BAŞINA GELEN BU DURUMUN bu ülkeler için bulunmaz bir fırsat olduğunu çok iyi biliyordu.Müslüman toplumlarda bu durum kader olarak algılansada kadere iman edilip depreme tam hazırlık yapılmamış tedbir alınmamıştı.Dış güçler Türkiyenin zaaflarıyla ilgili toplantı üstüne toplantı yapmıştı.99 depremini yapan el,yine üstün teknolojilerini kullanarak çok şiddetli bir operasyon yaptı.
PARALECİLER BUNUN ŞEFKAT TOKADI olduğunu yayıyor ve halkı şimdiden TÜRKİYE ilerde liderleriyle bir savaşa girerse ona inanmamaları gerektiğiyle ilgili ikna ediyor ve içerde çatlak oluşturuyorlardı.
IŞİD'İN ERMENİ PKKLILARLA İŞBİRLİĞİ İÇİNDE TÜRKİYEYE, DİNSİZ REJİMİ YIKMA BAHANESİYLE GİRMESİ,İSTANBULDA YAĞMACILIK,HÜKÜMET İSTİFA EYLEMLERİ,VE MEGİDDO SAVAŞI BAŞLAMAK ÜZEREYDİ.BEŞİNCİ AY BUNUN İÇİN EN UYGUN ZAMANDI.

Devamı gelecek...
 

rabbinsadikkulu

FETÖ nurcu değildir!
İhvan Üyesi
Katılım
10 Ocak 2012
Mesajlar
9,320
Beğeniler
115
Puanları
63
#52
İLK KURBAN İSMAİL VE SON KURBAN ARAPLAR (İMRAN HÜSEYİN)
 

rabbinsadikkulu

FETÖ nurcu değildir!
İhvan Üyesi
Katılım
10 Ocak 2012
Mesajlar
9,320
Beğeniler
115
Puanları
63
#53
Hadiste bahsedilen kişi Obama mı?!

Abdullah bin Amr bin As'ın rivâyet ettiği mevkuf hadiste, adeta Barack Obama anlatılıyor. Nureddin el-Heysemi'nin Bezzar'dan, ravilerinin hasen ve güvenilir olduğunu söyleyerek rivayet ettiği hadis hakkında hazırlanan yazıyı ilginize sunuyoruz.




Abdullah bin Amr bin As'ın rivâyet ettiği mevkuf hadiste, adeta Barack Obama anlatılıyor. Nureddin el-Heysemi'nin Bezzar'dan, ravilerinin hasen ve güvenilir olduğunu söyleyerek rivayet ettiği hadis hakkında hazırlanan yazıyı ilginize sunuyoruz.

İşte o yazı:

Rahman ve Rahîm olan Allah'ın adıyla... Hamd, alemlerin Rabbi olan Allah'a olsun. Salat ve selam, kılıçla alemlere rahmet olarak gönderilen Nebi'nin üzerine olsun... Bezzar'da rivayet edilen bir hadis, ilgimizi çekti ve bu hadisi araştırıp hakkında bir makale hazırlamaya karar verdik.
Hadisin Arapça - Türkçe Tam Metni:

حدثنا طالوت بن عباد قال : أخبرنا حماد بن سلمة ، عن علي بن زيد ، عن عبد الرحمن بن أبي بكرة قال : أتيت عبد الله بن عمرو ، في بيته وحوله سماطين من الناس وليس على فراشه أحد فجلست على فراشه مما يلي رجليه ، فجاء رجل أحمر عظيم البطن فجلس ، فقال : " من الرجل ؟ " قلت : عبد الرحمن بن أبي بكرة قال : " من أبو بكرة ؟ " قلت : وما تذكر الرجل الذي وثب إلى رسول الله صلى الله عليه وسلم من سور الطائف ؟ فقال : " بلى " ، فرحب بي ، ثم أنشأ يحدثنا فقال : " يوشك أن يخرج ابن حمل الضأن - ثلاث مرات - " قلت : وما حمل الضأن ؟ قال رجل : " أحد أبويه شيطان يملك الروم ، يجيء في ألف ألف من الناس ، خمس مائة ألف في البر ، وخمس مائة ألف في البحر ، ينزلون أرضا يقال لها العميق ، فيقول لأصحابه : إن لي في سفينتكم بقية فتخلف عليها فيحرقها بالنار ، ثم يقول : لا رومية ولا قسطنطينية ، لكم من شاء أن يفر فليفر ، ويستمد المسلمون بعضهم بعضـا حتى يمدهم أهل عدن أبين ، فيقول لهم المسلمون : الحقوا بهم ، فكونوا فاجا واحدا ، فيقتتلون شهرا حتى أن الخيل لتخوض في سنابكها الدماء ، وللمؤمن يومئذ كفلان من الأجر على ما كان قبله إلا من كان من أصحاب محمد صلى الله عليه وسلم ، فإذا كان آخر يوم من الشهر قال الله تبارك وتعالى : اليوم أسل سيفي وأنصر ديني وأنتقم من عدوي ، فيجعل الله الدائرة عليهم فيهزمهم الله ، حتى تستفتح القسطنطينية ، فيقول أميرهم لا غلول اليوم ، فبينا هم كذلك يقتسمون بترستهم الذهب والفضة إذ نودي فيهم : ألا إن الدجال قد خلفكم في دياركم ، فيدعون ما بأيديهم ، ويقبلون إلى الدجال".

Ali bin Zeyd anlatıyor: Abdullah bin Amr'ı evinde ziyaret ettim, etrafında iki sıra insan vardı. Yatağında kimse yoktu ve gidip yatağının ayak kısmına oturdum. Derken kızıl tenli koca göbekli bir adam gelip oturdu. Abdullah: "Gelen kim?" diye sordu. Ben de "Abdurrahman bin Ebî Bekre" dedim. "Ebu Bekre de kim?" diye sordu. Ben de "Taif surlarından kendisini Allah Rasulü'nün (sallallahu aleyhi ve sellem) yanına atan adamı hatırlamıyor musun?" dedim. "Evet hatırlıyorum" dedi ve sonra bize bize şunu anlattı:

“İbn Hamelu’d-Da’n’ın (Koyun kuzusu oğlunun) çıkması pek yakındır.” Bunu 3 kez tekrarladı. Ben: “Hamelu’Da’n” (koyun kuzusu) da nedir?” diye sordum. Şöyle dedi:

“Ebeveyninden biri şeytan olan bir adamdır ve Rumları yönetir. (Müslümanlarla savaşmak için) 500.000 kara kuvveti, 500.000 de deniz kuvveti olmak üzere 1.000.000 kişilik bir ordu ile gelip “Amik” denilen yerde kamp kurar. Sonra askerlerine: “Gemide bazı eşyalarım kaldı” der ve gidip gemiyi ateşe verir. Sonra (askerlerine): “İçinizden kaçmak isteyenlere ne Roma, ne Kontantinopolis yurt olur” der.

Sonra bir ay savaşırlar. Ayakkabılarına kadar kana bulanırlar. O gün mü’mine, Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem)’in ashabı müstesna, önceki milletlere kıyasla iki ölçek sevap verilir.

Ayın son günü olunca Allah (subhanehu ve teala) şöyle buyurur: “Bugün kılıcımı çekip dinime yardım edeceğim, düşmanımdan intikam alacağım.” Böylece Allah (subhanehu ve teala) savaşın kaderini düşmanlarının aleyhine çevirir ve onları hezimete uğratır. Bunun sonucunda Konstantinopolis fethedilir. Müslümanların kumandanı: “Bugün ganimet hırsızlığı yoktur.” diye ilan eder. Onlar bu şekilde kalkanlarıyla altın ve gümüşleri bölüşürlerken birden: “Deccal geride yurtlarınızı işgal etti” diye bir çağrı duyulur. Hemen ellerindeki malları bırakıp Deccal’in üzerine yürüyüp onu öldürürler.”


Nureddin El-Heysemi Mecma’uz-Zevaid ve Menbau’l-fevaid 13.c. / 20.s. / hadis no: 12420 Hadisi Bezzar mevkûf (sahabi sözü) olarak rivayet etmiş olup ravilerinden Ali b.Zeyd hadisi hasen biridir. Diğer raviler ise güvenilirdir.
Hadis hakkındaki çıkarımlar:
1) “İbn Hamelu’d-Da’n’ın (Koyun kuzusu oğlunun) çıkması pek yakındır.”Hadiste bahsedilen İbn Hamelu'Da'n Arapça'da, koyun kuzusunun oğlu demektir ve Rumların (Hristiyanların) komutanı olacağı bildirilen kişidir.

Şu andaki Hristiyanların ordusu olan NATO'nun liderinin adı, Barack Obama'dır. Barack kelimesinin okunuşu olan "Berak (برق)" ise hem Arapça'da hem de Kürtçe'de "bir yaşındaki kuzu" anlamına gelir. Yani İbn Hamelu'Da'n ile aynı anlamı taşıyorlar.



2) Hadiste önce
"İbn Hamelud'Da'n (Hamelud'Dan'ın oğlu)" sonra"Hamelu'Da'n" lafızları geçiyor. Anlaşıldığına göre bahsedilen kişi babası ile aynı ismi taşıyor. Konu hakkında Wikipedia'da Barack Obama hakkında şu sözler yer alıyor:

"Kendisiyle aynı adı taşıyan babası Kenya'nın Siaya Bölgesi'ndeki Nyang’oma Kogelo yerleşim yerinde doğmuş ve büyümüş bir Kenyalıydı." (http://tr.wikipedia.org/wiki/Barack_Obama)

Yani Barack Obama da babasıyla aynı adı taşıyor.


3)
“Ebeveyninden biri şeytan olan bir adamdır ve Rumları yönetir."Hadiste"Ebeveyninden bir şeytandır"dan kasıt, kafir-şeytanın hizbinden olmasıdır. Ve dünyada sadece iki hizb (grup) vardır; Allah'ın hizbi ve şeytanın hizbi. Yani ebeveyninden biri şeytanın hizbinden ise, diğerinin de Allah'ın hizbinden olması gerekir.

Yine Wikipedia'da Barack Obama hakkında şu sözler yer alıyor:


"Annesi Ann Dunham ise Kansas eyaletinin Wichita kentinde doğmuş ve büyümüş bir Amerikalıydı... Obama'nın hem babası, hem de üvey babası Müslüman kökenli ailelerden gelen fakat fazla dindar olmayan kişilerdi." (http://tr.wikipedia.org/wiki/Barack_Obama)


kaynak:
http://takvahaber.com/guncel/hadiste-bahsedilen-kisi-obama-mi-h322.html


SON GÜNE HOŞ GELDİNİZ (DAVİD İCKE)
 

rabbinsadikkulu

FETÖ nurcu değildir!
İhvan Üyesi
Katılım
10 Ocak 2012
Mesajlar
9,320
Beğeniler
115
Puanları
63
#55
En kanlı savaşların olacağı topraklar Şam'dan sonra Türkiye'dir - Mehmet Emin Akın
 

rabbinsadikkulu

FETÖ nurcu değildir!
İhvan Üyesi
Katılım
10 Ocak 2012
Mesajlar
9,320
Beğeniler
115
Puanları
63
#57
Şeytanî Deccalî Tâğutî Siyaset ve Satranç
ABD, AB, İsrail, Siyonizm, uluslararası kapitalizm, Derin Global Güçler; Ortadoğu’da ve bütün İslam dünyasında şeytanî, deccalî, tağutî bir siyaset, strateji takip ediyor ve büyük fitnelere yol açacak bir satranç oynuyor.
Bu gidişin sonu üçüncü dünya savaşıdır, dünyanın altüst, hercümerç olmasıdır. Beyinsizlikler insanlığı Hermageddon savaşına sürüklemektedir.
Demokrasiye din gibi inanan ve tapınan Batı dünyası, İslam aleminin şeklen, teknik olarak demokrasiden yararlanmasına izin vermiyor.
Müslümanların birleşmesine izin vermiyor.
İslam aleminde Sünnîlerle Şiîlerin birbirlerine düşmanlık etmesini teşvik ediyor, kışkırtıyor.
Selefîleri Vehhabîleri IŞİD’i kullanıyor. Birini ötekine kırdırtıyor.
Batı’nın gözünde en büyük düşman Sünnîliktir.
Türkiye’de yıllardan beri Sünnîliği yıkıp yerine light ve ılımlı İslam projesi getirmeye yönelik sinsi faaliyetleri vardır.
Önemli bir kurumu bu konuda vazifelendirmişlerdir.
Onlar , Sünnetsiz, hadîssiz, fıkıhsız, Şeriatsız, seküler, beşerî bir İslam istiyor.
Ümmet birliğini yıkmışlar, Müslümanları Halifesiz bırakmışlar, İslam Protestanlığı denilen bin başlı bir ucube çıkartmışlar, Müslümanları birbirleriyle çekişir ve tepişir hale getirmişlerdir. Maalesef Müslümanlar büyük kısmı, bu tuzaklara düşmüştür.
Şeytanî, deccalî, tâğutî şer güçleri tarafından hazırlanan Büyük Ortadoğu Prosesi gereğinde Afganistan’da savaş bitmiyor, Irak üçe ayrılmış vaziyette, Suriye iç savaşı müzminleşmiş, Libya iki düşman devlete ayrılmış, Mısır’da
halkın oylarıyla başa gezmiş Müslüman cumhurbaşkanı ve iktidarı alaşağı edilmiş, Yemen’de iç savaş başlamıştır.
Meşruiyetlerini ABD’den ve ABD’den alan rejimler bu kötü ve şeytanî gidişe dur diyemiyor.
IŞİD’in bile bir Batı projesi olduğu konusunda rivayetler var.
Bugün satrançta İrana oynayanların, ileride İsrail’i ayakta tutmak için Türkiye ile İran’ı savaştırmaları projesi vardır. Kimse, hiç böyle bir şey olur mu demesin; yakın tarihte, Batılıların entrikalarıyla İran ile Irak’ın sekiz sene boyunca boğazlaştırıldıklarını hatırlasın.
Emperyalist, sömürgeci, tahripkâr, iki dünya savaşına sebep olmuş, üçüncüsüne yol açan, dünyayı yaşanmaz hale getiren, insanlığı acılar içinde kıvrandıran, içinden çürümüş, eşcinselleri kiliselerde evlendiren, kendi dinlerine hıyanet etmiş Batı dünyası Ehl-i Sünnet Müslümanlığından, Osmanlı Hilafetinden, Osmanlı Devleti’nin Milletler Birliği uygulamasından nefret ediyor.
Batılıların ve İsrail’in ellerinde dünyayı ve insanlığı bir kere değil, bin kere yok edecek korkunç silahlar var ama acaba kundaklayıcısı oldukları üçüncü dünya savaşını kazanabilecekler mi?
Bin küsur yıl ötesinden gelen haberler kazanamayacaklarını bildiriyor.
Dünyayı taş devrine döndürecekler ve savaşı kaybedeceklerdir.
Akılalmaz derecede kan akacak, tahribat olacak, dünya yangın yerine dönecek ve sonunda İslam kazanacaktır.
Dahasını da söyleyeyim: İngiltere, Fransa, İtalya ve başka bazı Batı ülkeleri Müslüman olacaktır.
Güneş Batıdan doğacaktır.
Bana inanmazsanız Rex Offa’ya sorunuz.

kaynak:
http://www.habervaktim.com/yazar/72236/seytani-deccali-taguti-siyaset-ve-satranc.html
 

rabbinsadikkulu

FETÖ nurcu değildir!
İhvan Üyesi
Katılım
10 Ocak 2012
Mesajlar
9,320
Beğeniler
115
Puanları
63
#58
En kanlı savaşların olacağı topraklar Şam'dan sonra Türkiye! / Mustafa İslamoğlu - Mehmet Emin Akın
 

rabbinsadikkulu

FETÖ nurcu değildir!
İhvan Üyesi
Katılım
10 Ocak 2012
Mesajlar
9,320
Beğeniler
115
Puanları
63
#60
MELHAME'NİN NERESİNDEYİZ?

Ebu Derda radiyallahu anh'dan bir rivayette şöyle der: "Nebi'nin şöyle buyurduğunu işittim: 'Büyük savaş günü(Melhame), Müslümanların şehri, Ğuta denen yerdedir. Şehrin yanında orada Dimeşk adında bir şehir vardır ki, o gün orası müslümanların en hayırlı yeridir.' "
15:05 - 11 Ekim 2015+A
-A
Okunma: 352


Allah azze ve celle'ye yarattığı şeylerin zerrelerince hamdu senalar olsun. Rahmetinin gereği bizlere gönderdiği rahmet ve savaş nebisi Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem'e, al'ine, ashabına ve yolunu yol bilenlenlere salat ve selam olsun.
Ebu Derda radiyallahu anh'dan bir rivayette şöyle der: "Nebi'nin şöyle buyurduğunu işittim:
'Büyük savaş günü (Melhame), Müslümanların şehri, Ğuta denen yerdedir. Şehrin yanında orada Dimeşk adında bir şehir vardır ki, o gün orası müslümanların en hayırlı yeridir.' "(1)
Ahir zamanı yaşadığımız, kıyametin küçük alametlerinin belirdiği, büyüklerinin görüleceği zamana doğru yol alıyoruz. Sınanıyoruz her halimizle, deneniyoruz acılarla sevinçlerle. Sabırla bileniyoruz belki daha çetin imtihanlı günlere ilerliyoruz.
Allah'ı Rab bilenler, emirleri karşısında muhabbet, itaat ve tam bir teslimiyetle eğilenler acı tatlı her hali şükür ve tevekkülle karşılıyorlar.Onlar Rablerini biliyorlar yalnızca onun için yaşıyorlar ve biliyorlar ki dünya hevesleri, zevkleri veya küçük büyük her tasa geçici. Nihayeti ölüm olan ve o ölümden kaçılmayan bir yer burası.
Ne acıdır ki kulluk bilincimiz dünya zevkleri ile yer değiştirdi. Nicedir bizler bir rehavet uykusunda dünyayı cennete çevirme arzusundayız. Her gün farklı farklı ölüm haberleri alsak da yakıştıramıyoruz ölümü kendimize. Sonlu bir hayatı yaşadığımızı çoğu zaman unutuyoruz. Artık Allah için fedakarlıklar ve sonundaki ebedi saadet bizleri celbetmiyor.
İnsanlar günü yaşama derdindeler. Hesaplar Ahiret üzerine değil, bir gün bırakılıp gidilecek hiç bir garantisi olmayan dünya saadetleri, makamları, lüks konforlu dünya evleri üzerine yapılıyor. Çoğu insan dünyasını mamur etme peşinde savrulup gidiyor idraksizce.
Evlatlar üzerine büyük hayaller bina ediliyor. Okusun iyi bir mesleği yüksek kazancı olsun. Zengin bir koca, veya çalışan bir gelin olsun. En fazla iki çocukları olsun bir kız bir erkek vs, vs...Bunların olabilmesi için her çocuk sınavlarla ders çalışmakla büyütülen, yaşıtları ile yarıştırılan, hedefi dünya olan adeta nefes alıp veren robotlar haline dönüştürülmüş. Allah korkusu ve O'na itaat bilinci, Edeb, haya, tavazu, tevekkül zaten gerilerde kalmış, bütün hesaplar dünya üzerine kurgulanmış. Evlatlarının önüne cennet gibi bir hedef koyan ebeveynler ne kadar az!
Gaflet, rehavet bizleri sarmışken, biz çoğu zaman farketmez ve farketmemiz engellenirken şanlı bir kıyam vardı ötelerde. Şimdi ise hemen yanıbaşımızda mübarek Şam topraklarında. Adananların kıyamı bu. Ötelerde dedim Filistin'de, Afganistan'da, Veziristan'da, Çeçenya'da, Yemen'de, Somali de ve daha birçok yerde şanlı bir kıyam var.
Buralardan kalkıp kilometrelerce ötelere giden adanmış canlar vardı. Bizlere nice mucizevi haberler muştular aldırdı Rabbimiz... İşte en son, Taliban'dan gelen fetih haberleri aldık. Yalın ayaklı, yırtık sandaletli, üstleri cihadın izleri ile tozlu, topraklı...Cesur yürekli, imanlı erlerdi her birisi. Süper güç diye yutturulan, ileri teknolojisi, son model silahları ile Amerika hezimete uğruyordu Talibanın yiğit erleri karşısında. Zilleti tadıyordu defalarca...
İman dolu, izzet dolu yürekler, Rusya'yı dize getirdikleri gibi, er geç Afganistan'ı Amerikalı kâfirlerden de temizleyecekler bi iznillah.
Şanlı bir mücadele artık bizim de yanıbaşımızda. Yüreklerimizin tek yürek olup attığı Şam cihadında. Uyumayanlar uykuya direnenler Şam cihadıyla diriler. Canından kanından ciğerparelerinden geçip övülmüş beldeye gönderilen kıymetliler var. Şimdi orada mucizeler var. Orada şanlı bir kıyam var. Afganistan'da Taliban eliyle hezimete uğrayan Rusya akıllanmamış. Papazlarınca kutsanmış askerleri, araçları ve techizatıyla Şam kıyamına darbe vurma hevesinde. Sadece Rusya değil, başrolde rafizi İran, Hizbullat, Amerika zaten önceden gelmişti, şimdi ise Doğu Türkistanlı kardeşlerimize kan kusturan Çin ve dahası...
Leş kargaları gibi üşüştüler Şam'ın üzerine. Bu harekat 11 Eylül sonrası ABD başkanı Bush'un ilan ettiği startını verdiği bir haçlı Savaşının devamı. Dünyanın sözümona süper guçleri, muktedir devletleri bir olmuş Şam cihadına darbe vurma, Şam'dan yeni bir dirilişle yeniden doğan İslam güneşini söndürme gayretindeler. Bu kadar devletin gücü karşısında bir avuç imanlı yürek var. Tıpkı yakın tarihimizdeki Çanakkale kıyamı gibi. Mehmet Akif Çanakkale'de bir avuç imanlı yüreği boğmak için akın eden çakallar sürüsünü şöyle nitelendiriyordu:
"Kimi Hindu, kimi Yamyam, kimi bilmem ne bela...Hani tauna da zuldür bu rezil istila.."
Tarih tekerrür ediyormuş gerçek, işte bugün bunu bizler müşahade ediyoruz. Aslında kalpleri bölük bölük olanlar, İslam'ı inananları bitirmek için toplanmışlar.
"Onlar sizinle ancak müstahkem mevkilerde veya duvarlar, siperler arkasında topluca savaşabilirler. Kendi aralarında çekişmeleri şiddetlidir. Sen onları toplu sanırsın, oysa kalpleri dağınıktır. Bu, onların aklını kullanmayan bir topluluk olmalarındandır." (2)
Onlar tarih boyunca hep İslâmla mücadele ettiler, hesaplarını bunun üzerine bina ettiler. Bu uğurda birleştiler. Onlar hilafeti yıktırıp müslümanları başsız bıraktılar bölük pörçük yaptılar. Kaldırılan hilafetin yerine Birleşmiş milletleri kurdular. Ama o birleşmiş milletler hep İsrail'in Amerika'nın yanında hep onların menfaatleri doğrultusunda hareket etti. Bizler orada sadece figüranız hiç bir yaptırım gücümüz yok. Hiç bir zaman müslümanların menfaatini gözeten kararlar alınmadı BM'de.
Uyuyanlar, hedefi dünya olanlar, hoşgörü barış masalları ile boş hayallere dalanlar inanmadılar inanmak istemediler onların sinsi planlarına, ihanetlerini, düşmanlıklarını görmezden geldiler. Hep iyi niyetler beslediler onlara, zeytin dalları uzattılar.
Günümüz Rabbani Alimlerinden Abdulaziz Merzuk et-Tarifi yahudi ve hristiyanlara karşı bizleri şu sözlerle uyarıyor:
"Yahudiler ve Hristiyalar asla Müslümanlara nasihat etmezler, etseler dahi nasihatlerini kendi önceliklerine bina ederler ve gerçekten farklı yüzlerini gösterirler. Ömer radiyallahu anh şöyle demiştir;

'Onlara güvenmeyin, zira Allah onları hainlerden kılmıştır.'"
Tarihin son Haçlı saldırıları önce beyinlere yapıldı. Medya ve televizyon kanalları, gazeteleri, dergileri ve hayatımızın her alanındaki etkileri ile haçlı saldırıları devredeydi. Hayatımızda İslam dışı olan her şeye sınırsız tolerans vardı. Yeter ki İnsanlar Allah'dan, Tevhid bilincinden uzaklaşsınlar...
Haçlılar her alanda ve hiç bir zaman düşmanlıklarından geri durmadılar, çizilen karikatürlerle Nebimiz Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem'i hicvettiler. Adı müslüman olan satılmış kukla liderler ses çıkarmadılar bu küstahlıklara, ama karikatürleri çizenlere hak ettikleri cezayı veren Nebi sevdalısı izzetli müslüman gençleri tel'in ettiler, Nebi'nin düşmanları ile dostluk sergilediler. Kendilerinden olmayan herkesle de dost olma, onlara şirin görünme çabasına girdiler, ayeti kerime de belirtildiği gibi kendileri de onlardan oldular.
"Ey iman edenler! Yahudileri ve hıristiyanları dost edinmeyin. Zira onlar birbirinin dostudurlar (birbirinin tarafını tutarlar). İçinizden onları dost tutanlar, onlardandır. Şüphesiz Allah, zalimler topluluğuna yol göstermez."(3)
Gaflet uykusu öyle sardı ki bir zamanlar düşmanlarımız Çanakkale'den geçmesin diye nice canlar verildiğini unuttuk, farketmedik Şam beldesine müslüman katliamı için giden Rus gemilerini.
Basiretsiz yöneticiler ve onların yalakaları bel'amlar bambaşka bir İslam koydular, Çanakkale'de dini için can veren ecdadın torunlarının önüne. Bu İslam anlayışı Amerika'nın ve batının istediği pısırık müslüman üretme çabasının geldiği noktaydı. Mevlanalarla, Yunuslarla uyuttular bizleri. Her şeyi herkesi hoşgör. İçine dön kimseye karışma, Rasulullah'ın, ashabın ve yolunda gidenleri örnek hayatlarını, öğretilerini masal dinler gibi dinledik. Dünyada yaşanan cihad hareketleri terörle yaftalandı, haçlı ağzı ile konuşuldu. Ülkelerinde pisi pisine ölenleri şehid olarak adlandırılıp şehid edebiyatı yaptılar ama cihada düşmandılar.
İşte Cihadın adının anılmadığı, ancak cihadsız şehidlerin çok olduğu bir ülkede müslüman lider olarak yönetimi elinde tut. Müslüman katili Putin'le dostluk kur, cami aç, diğer taraftan ülkenin boğazlarından Putin'in gemileri pervasızca geçsin. Şam topraklarını bombalayacak, katliamlar yapacak silahları, füzeleri taşısın. Birkaç saniye ihlal edilen hava sahan kadar kıymeti olmasın katledilen bebeklerin, giden canların....
Hoca diye ünlenen bel'amlar cihada dil uzatıyor, cihad eden dünyayı arkalarına atıp Allah yolunda bütün rahatlarından geçen, ümmetin derdine çare arayan muvahhid ve mucahidlere, cihadın önderlerine laf söylüyorlar. Bari cihad etmiyorsunuz, cihadı desteklemiyorsunuz edenlere ses çıkarmayın, dilinizle eziyet etmeyin, gölge etmeyin. Onların bu tavrı akla şu kıssayı getiriyor:
"Bir gün adamın birisi, Sufyan b. Uyeyne’nin yanında Müslümanların gıybetini yapıyor ve onları eleştiriyordu. Bunu gören Sufyan, adamın yanına gelerek:
─ Acaba doğuda hiç kâfirlerle cihâd ettin mi?
Adam:
─ Hayır, dedi.
─ Peki, ya batıda? Adam yine:
─ Hayır, dedi.
─ Güneyde?
─ Hayır.
─ Kuzeyde?
─ Hayır.
Bu cevapları alan Sufyan b. Uyeyne rahimehullâh, adama:
─ “Allah’ın düşmanları elinden emin. Sus da, biraz da Müslümanlar dilinden emin olsunlar!”
dedi.
Hayır…hayır…
O halde sus da kafirler elinden emin olurken Müslümanlar da dilinden emin olsunlar…"(4)
Suriye'de kardeş kardeşi vuruyor deyip nusayri Esed'le, Rafizi İran'ı müslümanlarla aynı kefeye koydular. Ticaretleri, menfaatleri, saltanatları uğruna görmek istemediler yapılanları. Şia'nın ezeli düşmanlığını kabullenmediler görmezden geldiler. Halbuki ancak Rasul'ün sallallahu aleyhi ve sellem'in getirdiğini olduğu gibi kabullenip bu yolda hareket edenler kardeştir. Bu kardeşliğin kuralını Alemlerin Rabbi koymuştur. Kardeş değiliz bizimle aynı inancı paylaşmayanlarla. Kardeş değiliz Ali radiyallu anh'ı ilah gören zihniyetle, Esed'i ilah gören nusayrilerle...Kardeş değiliz Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem'in pak tertemiz zevcesi Aişe annemize zina iftirasında bulunan Şia ile.
O annemiz ki iffeti göklerden gelen vahiyle bizzat Allah subhanehu ve teala tarafından tescillenmiş. Ebu Bekir ve Ömer radiyallahu anh'a düşman olanlarla kardeş değiliz. İşte onların yardımına geldi haçlı orduları. Dört koldan saldırıyorlar, ateş kusuyorlar Şam beldesine.* Son model silahlar, üstün teknoloji karşısında bir avuç imanlı yürek. İnananlara zafer vadeden kendisini üstün tutup itaat edenleri yardımsız bırakmayacağına Allah azze ve celle'nin vaadi var.
Şöyle buyuruyor Rabbimiz:
"Şüphesiz, Allah inananları savunur. Doğrusu Allah hiçbir haini, nankörü sevmez." (5)
Biz bu vaadin gerçekleştiğine şahid oluyoruz elhamdulillah işte bir bakıyoruz kafir güçleri yanlışlıkla birbirlerini vurmuş, kendi mevzilerine bomba atmış. Bir bakıyoruz attıkları bombalar, füzeler patlamamış, tepelerinde patlatılmak üzere mucahidlerin eline geçmiş. Bir bakıyoruz uçakları, helikopterleri düşmüş, bir günde onlarca tankları mucahidlerin eliyle etkisiz hale getirilmiş veya mucahidlere ganimet olmuş. Attıkları füzeler kendi mevzilerine düşmüş. Nitekim Rusya'nın fırlattığı füzelerden İran'a düşenler oldu.
Rabbimiz bizleri zaferle müjdeliyor elbette imanının gereğini yerine getirenlerde müjde vuku bulacak.
"Gevşemeyin, üzülmeyin inanıyorsanız üstün gelecek olanlar sizlersiniz" (6) buyuruyor Rabbimiz.
İşte üstün tutuyor inanan kullarını. Onlar itaat üzere sebat ettikçe, kardeşlik bağlarını sıkı tutup birlik oldukça da bu değişmeyecek. Cihadda matematik hesapları işlemiyor. Cihadın matematiği Rabbe itaatle orantılı. Ne kadar itaat o kadar başarı, ne kadar sabır, sebat o kadar yükseliş ilerleyiş mesafeleri katediş. İman gücü uçakların, füzelerin silah yüklü dev gemilerin çok çok üzerinde.
"Allah, sizlerden iman edip iyi davranışlarda bulunanlara, kendilerinden öncekileri sahip ve hakim kıldığı gibi, kendilerini de yeryüzüne sahip ve hakim kılacağını, onlar için beğenip seçtiği dini (İslâm'ı) onların iyiliğine yerleştirip koruyacağını ve geçirdikleri korku döneminden sonra, bunun yerine onlara güven sağlayacağını vaad etti. Çünkü onlar bana kulluk ederler. Hiçbir şeyi bana eş tutmazlar. Artık bundan sonra kim inkâr ederse, işte bunlar asıl büyük günahkarlardır."(7)
Haçlı savaşları yeni değil, tarihte defalarca tekerrür etti, Kudüs Fatihi Selahaddin'de koca bir haçlı sürüsünü onların güçlerinin yanında bir avuç imanlı yürekle dize getirdi. Onun zamanında da müslümanlar bölük bölüktü, alimlerden, Selahaddin'i cihadında yalnız bırakan zamane alimleri vardı. O alimler İslam beldesini kuşatan devasa sayıdaki haçlı ordusunu haber alınca Selahaddin'i cihadında yalnız bırakmışlardı. Tıpkı günümüzde de hoca diye bilinen bazı belamların Şam cihadında başarılı olunamayacağını söyleyip cihad eden mucahidlere, mücadeleyi bırakıp geri dönmeleri çağrısında bulunmaları gibi. Bu tavır yeni değil aynı tavrı Hendek savaşında munafıklarda takınmışlardı. Düşmanlar toplanıp Medine'yi muhasara altına aldıklarında o munafıklar müslümanlara şöyle çağrıda bulunuyorlardı:

"...Ey Medine halkı; sizin için tutunacak bir yer yok. Artık geri dönün..."(8)

Allah subhanehu ve Teala'dan başka korkulmaya layık hiç bir merci kabul etmedikleri için inananlar düşmana boyun eğmediler. Allah Rasulü sallallahu aleyhi ve sellem ve şanlı ashabı Allah'ın yardımı ile düşmanlarını dize getirdiler. Selahaddin Eyyubi rahimehullah'da yalnızca Rabbine tevekkül etmişti. Bu izzetli mucadele sonunda zafer gelmişti, Allah'ın yardımı ile haçlı orduları dağılmış, böylece Şam beldesi müslümanlara vatan olmuş, Kudüs kurtulmuştu.

Tarih boyunca müslümanlar kafirlerin, haçlıların saldırılarına defalarca maruz kaldılar. Ancak onlar kendilerini bitirmek için toplanan düşman topluluğunu haber aldıklarında, gördüklerinde hep aynı tavrı takındılar, ayette bu tavır şu şekilde bizlere aktarılır:


"İnsanlar onlara: 'Düşmanınız olan insanlar size karşı bir ordu topladılar, onlardan korkun' dediler. Bu, onların imanını artırdı da: 'Allah bize yeter. O ne güzel Vekil'dir' dediler."(9)
Şimdi başa dönersek gaflet uykusu ne kadar sürecek? Ne zaman feda olanlardan, feda edenlerden olacağız? Bizi yaratan can veren hayat bahşeden Rabbimizin kelimesi yüce olsun diye ne zaman gayretlerimizi artıracağız? İşte Allah Rasulü sallallahu aleyhi ve sellem'in haber verdiği Melhame(10) kapımızda hemen yanıbaşımızda. Artık saflarımızı belli etme zamanıdır.
Kadınlar eşlerini, anne babalar ciğerpareleri evlatlarını, sevdikleri, üzerine planlar yaptıkları mallarını bu yola adamalıdır. Anneler Hacer olmalıdır, babalar İbrahim, evlatlar birer İsmail... Şu gözümüzde büyüttüğümüz dünya küçülmelidir, bilinmelidir sinek kanadı kadar değerinin olmadığı hissetirilmelidir. Anneler babalar İsmaillerini Meryemlerini yetiştirmelidir. Anneler huri gelinler düşlemelidir oğullarına...Hanımlar feda etmelidir eşlerini, emanet edebilmelidir hurilere.
Biz istesek de istemesek de cihad kapımızda gelin sabırla, metanetle karşılıyalım onu, gafil kalmayalım, zira bu direniş bizimdir ve bu büyük bir fırsattır kadrini bilenlere...
Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem Medine İslam devletini kurmasının ardından gerek kendisinin başkanlık ettiği veya yerine tayin ettiği kumandanları ile gazveler ve seriyyeler düzenlemiş, cihadı hayatla bütünleştirmiştir. Tamam devletimizi kurduk oturalım rahat rahat yaşayalım dememiştir. Onun gönderiliş gayesi bütün insanlığa tevhidi ulaştırmaktı. Bu yüzden durmadı ömrü cihad meydanlarında geçen, cihadı ve şehadeti seven, ve buna teşvik eden bir Nebi oldu. Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem bir hadislerinde şöyle buyuruyor:
"...Muhammed'in nefsi kudret elinde olan Zât-ı Zülcelâl'e kasem olsun Allah yolunda gazaya çıkıp öldürülmeyi, sonra tekrar hayat bulup gazada tekrar öldürülmeyi, sonra tekrar gazaya çıkıp öldürülmeyi ne kadar isterim."(11)
Bilelim ki bu dünyada rahatının bozulmasını göze alamayanlar, ahirette rahatı bulamayacaklar. Mucahidlere infaklarımızı gönülden gelen dualarımızı gönderelim. Onları incitmekten imtina edelim. Cihada sevdalı eşler, genç delikanlılar mahrum edilmesin bu kıymetli amelden. Ölümlerin en güzeline en kolayına yol bulanlar hiç beklemesin...
Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor:
"Rasûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:
"Şehidin ölüm (darbesinden) duyduğu ızdırab sizden birinin çimdikten duyduğu ızdırap kadardır."(12)
Ey anneler babalar! Ciğerparelerinizi, sevdiklerinizi, siz ey müslüman hanımlar! Eşlerinizi bu yolda fedaya hazır olun. Şuna gerçekten inanın ölüm takdir edilen zamandadır. Eceli geleni ölüm oturduğu yerde, sıcak yatağında da buluyor, vade gelmemişse eğer bombaların içinde de olsa sağ çıkıyor. Bunun en meşhur örneği Sahabe efendilerimizden büyük komutan Halid bin Velid radiyallahu anh'dır. Ömrü cenk meydanlarında geçmiş ve vücudunda yara almadık bir karış yer kalmamıştır. Buna rağmen ölüm onu savaşta değil yatağında bulmuştur...
Cihad saadettir, yalnız Allah subhanehu ve teala'nın rızası gözetilerek yapılıyorsa, kaybedilme ihtimali olmayan en karlı alışveriştir. Cihad adrenalindir, heyecandır. Mucahid kardeşleri ile bir arada cihadın güzelliklerini yaşayan mucahidler bunu en iyi idrak ederler. Belki şahid olmuşsunuzdur, duymuş veya okumuşsunuzdur, bir mucahid cihaddan dönmüşse, yeniden gitmek için içinde büyük bir iştiyak hisseder, aklı hep mucahid kardeşlerindedir, yeniden gidebilmek için planlar kurar hazırlık yapar. Cihad bir tutkudur, cihad bir bağımlılıktır, cihad ölüme meydan okumak, ölümü öldürmektir, en sevgiliye, sevilmeye en layık olana, Rabbe adanıştır. İşte büyük mucahid, alim ve inşeAllah şehid Abdullah Azzam rahimehullah'da cihada olan muhabbetini şu sözleri ile dile getiriyor:
"Cihad hayatı en lezzetli hayattır. Sıkıntılara, darlığa sabır ve tahammül, nimet ve lüks içinde kalmaktan daha güzeldir.."
En sevdiğinin, ölümlerin en güzeli şehadetle nişanlanmasına hiç bir seven mani olmasın. Buna hakkımız yok. Şam cihadına iştirak eden Allah uğrunda samimiyetle cihad edenlere büyük ecirler, müjdeler var. Değilmi ki kalıcı değiliz bu diyarda kalıcı diyara yatırım yapalım bekleyecek zaman yok, vakit daraldı Allahu A'lem Melhame başladı...

سُبْحَانَكَ الّلهمّ وَ بِحَمْدِكَ اَشْهَدُ اَنْ لاَ اِلَهَ اِلاّ اَنْتَ اَسْتَغْفِرُكَ وَاَتُوبُ اِلَيْكَ
"Subhaneke ALLAHumme ve bihamdike eşhedu en la ilahe illa ente estağfiruke ve etubu ileyke"(13)
@hayatcemresiyle
(1) Hadis sahihtir Ebu Davud,2/210.Hakim, 4/486. Ahmed, 5/197
(2) Haşr suresi/14
(3) Maide suresi/51
(4) Beyhakî, Şuabu’l Îmân, 5/314.
(5) Hac/38
(6) Al-i İmran suresi/139
(7) Nur suresi /55

(8) Ahzab suresi/13.ayet mealinden

(9) Al-i İmran suresi/173.ayet meali

(10) Melhame: Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem'in hadislerinde geçen, müslümanlarla Rumların arasında vuku bulacak bir savaşlar zinciridir, dünya çapında bir hilafetle sonlanacak ve bu süreci Mehdinin gelişi takip edecektir.
(11) Buharî,İman 25, Cihâd 2,119, Hums 8, Tevhid 28, 30; Müslim, İmâret 103- 107, (18?6), (8, 119); Muvatta, Cihâd 2, (2, 444), 40, (2, 465); Nesâî, Cihâd 14,(6, 16), İman 24.
(12) Tirmizî, Fedâilu'1-Cihâd 26, (1668).
(13) Tirmizi, deavat: 38
*Şam Beldesi Filistin, Suriye, Lübnan, Yemen ve Ürdün'ü içine alır ve merkezi Filistin, Kudüs'tür.






Anahtar Kelimeler : MELHAME'NİN NERESİNDEYİZ,

kaynak:
http://www.islahhaber.net/Makale/melhame-nin-neresindeyiz-/
 

HTML

Üst