Altını çizdiğiniz satırlar

Sepia

Ordinaryus
İhvan Üyesi
Katılım
25 Ağu 2007
Mesajlar
2,167
Puanları
83
Kendini kollama önyargısı, bizi başkalarından daha ahlaklı olduğumuzu düşünmeye yöneltir. İnsanlar kendilerini ahlaki iyilik açısından üstün bulma eğilimindedir.’ Oysa ahlakın yolu, en çok nefs muhasebesinden/kendimizi sorgulayabilmekten geçiyor,yani kusurlarımızla yüzleşmekten.

/Kemal Sayar
 

Sepia

Ordinaryus
İhvan Üyesi
Katılım
25 Ağu 2007
Mesajlar
2,167
Puanları
83
Dua, sabırdır ve Sabır, belâya karşı yalnızca 'tahammül' etmek, 'katlanmak' değildir; aynı zamanda, 'direnmek' ve 'güç biriktirmek' demektir. öyleyse Kendini, dua ile kuşat; şükür ile savun.; zaferi değil, mücâdeleyi talep et.; namluya kurşunu değil, işini sür..

/İhsan Fazlıoğlu
 

Cenan

Ordinaryus
İhvan Üyesi
Katılım
13 Eyl 2007
Mesajlar
2,486
Puanları
113
İmâm Şâfiî Hz. buyurur:

“Ey dünya ve dünyanın süsüyle şeref bulduğunu zanneden! Ölüm binaya da gelecek, bina edene de... Kimin izzeti dünya ve süsüyse, bilsin ki izzeti pek az, geçici ve fânî... Bil ki dünyanın hazineleri altındandır. Sen iyilik ve îmandan hazineler biriktir!..”
 

Cenan

Ordinaryus
İhvan Üyesi
Katılım
13 Eyl 2007
Mesajlar
2,486
Puanları
113
"Cenâb-ı Hakk’ın, bir kuluna en büyük nîmetlerinden biri, o kuluna aczini bildirmesidir. Bu mâneviyat yolunda kazandığım belki de en büyük nîmet, hatâlarımı görmem oldu. Rabbime karşı müflisliğimi idrâk ettim. Böylece kimsenin hatâsını görmeye ve onunla uğraşmaya tâkatim kalmadı. Hamd olsun, bütün bunların şükrü içindeyim…” Musa Topbaş Efendi Hazretleri
 

Sepia

Ordinaryus
İhvan Üyesi
Katılım
25 Ağu 2007
Mesajlar
2,167
Puanları
83
Sevgili Dost, Bir kum saatidir hayat, gittikçe ıssızlaşır geride bir rüya kalır. Davranışlarımız bizim kim olduğumuzu söyler, soru sor, cevap ara..

/Ali Ural
 

Sepia

Ordinaryus
İhvan Üyesi
Katılım
25 Ağu 2007
Mesajlar
2,167
Puanları
83
“Bir dertli kul idim derman arayan…” diye söze başladı Bayezid-i Bistami, “Kalbime bir süvari gibi indim.

Bütün ellerimle Hakk’ın kapısını çaldım, bela eliyle çalmadıkça kapı açılmadı. Bütün dillerle izin istedim, hüzün diliyle istemedikçe izin verilmedi. Bütün ayaklarla O’na giden yolda yürüdüm. Yokluk ayağıyla yürümedikçe dergâhına varamadım…

Denildi ki, “Ey Bayezid! Nefsinden boş ol. Hiç ol da gel.” Yıllarca gayret ettim. Ve bir gün sükût edince baktım ve gördüm ki derdim, dermanım imiş…

/Bayezid-i Bistami
 
Üst