Almanya:cocuk kresinde bayram günü?yollanirmi yollanmazmi? | ihvan forum – Özgür Düşünce ve Paylaşım Platformu!

Almanya:cocuk kresinde bayram günü?yollanirmi yollanmazmi?

UmmElyesa

Üye
İhvan Üyesi
Katılım
29 Eki 2006
Mesajlar
62
Puanları
6
Yaş
43
Web sitesi
www.xonder.de
S.a
burada yani almanyada yakinda "Fener bayrami var.
Bu bayramda cocuklar kresinde, cocuklari bir aksam alip fenerlerle gezdirip sarkilar söyletiyorlar.


o Gün "Sankt Martin" günü, onun anisina yapilan bir gün olsa gerek. Bu bir dini gün galiba.
Simdi biz cocugumuzu bu güne yollayalimmi, yani bizde gidelimmi?
Bu Sankt Martin dediklerii galiba bir Papazmis, fakir adamin biri gelmis onunla montunu yiyecegini vs paylasmis.
Düsünüp duruyorum aceba bu günde Noel gibi sakincalimi?
 

Sofuoglu

Ordinaryus
İhvan Üyesi
Katılım
29 Tem 2006
Mesajlar
4,516
Puanları
63
Web sitesi
www.vuslatkervani.com
elbetdeki gitmemeniz sizin icin daha hayirli olacakdir vesselam.....

selametle
 

Ehl-i Beyt

Üye
İhvan Üyesi
Katılım
30 Eki 2006
Mesajlar
158
Puanları
0
ben bu konu hakkında bir yazı buldum.

GURBETÇİ... GURBETÇİ...
NE ŞEHİT, NE GAZİ!
Doğru, bilmiyoruz.. Çoğu şeyi bilmiyoruz. Almanın işi hesaplı, kitaplı. Adam minareyi çalmadan kılıfını hazırlıyor. Bazen gece olsun, gündüz olsun sirenleri bir başlıyor ötmeye, vın da vın! "Kontrol, kontrol.." diyor Alman arakadaşlar. Iyi de, kimi zaman vın vın, kimi zaman vıy vıy diye ötüyor bunlar. Bazen de dolunay görmüş kurt gibi uluyorlar. Neden öyle, neden böyle? Otuz senedir bu hep böyle. Sorun bakalım bizimkilere, farkını biliyorlar mı? Iki yıl öncesine kadar ben de bilmiyordum. Bizim kız öğrenmiş de o söyledi. Meğer uzar giderse, uçaklar geliyor, bodruma kaç.. demekmiş. Yok eğer boğuk boğuk solursa, gaz maskeni tak, kapıyı, pencereyi kapat, demekmiş. Tedbir meselesi yani. Hani Saddam, Nuh dedi de peygamber demedi ya, bizim mahallenin ihtiyarları kucak kucak konserve, un, şeker taşıdılar evlerine. "N'oluyor?.." dedim birine, "savaş, savaş.." dedi. Ee, sütten ağzı yanmış adamların bir kere. Görmüş, geçirmiş memleket.. Ya bize n'olacak? Bedavadan gideceğiz. Bir gurbetçi daha ölmüş diyecekler.. Soğuk suyla yuyacaklar.. Ne doğru söylemiş şâir, bak!
ELLE GELEN...
-veya-
O HEILIGE MUTTER/DANKE DIR, DANKE DIR
Etraftan eş dost da aynı şeyleri söylüyor. "Nerede bulacaksın kafana göre anaokulunu? Almanya'nın anaokulları ya katolik ya protestan. Müslüman kilisesi yok ki anaokulu olsun!" Baktım olacak gibi değil bastım imzayı gitti. Bastım ya, uykularım paramparça oldu haftalar boyu.. Anam rüyama girdi durdu ikide bir. Yetişin.. Fatma'mı kaçırıyorlar!.. Böyle bağırıyordu hep.
Fakat bu anaokullarını boşuna kurmamış adamlar. Arkadaş bir ay geçmedi, çocuk Almanca konuşmaya başlayıverdi. Öyle şeyler söylüyordu ki, şunca zamandır buradayım, dilimi döndürüp de söyleyemem. Lakin son zamanlarda, laterne.. laterne... diye birşey tutturdu. Yahu neyin nesi bu laterne? Soruşturdum, kâğıt fener demekmiş. Meğer anokulunda bu kâğıt fenerlerden yapıyorlarmış. Anaokulunda da, ilkokulda da, ortaokulda da mecburmuş bu. Ders programında varmış yani. Iyi de ne olacak bu fenerler? Bir bilen arkadaş, bekle, görürsün, dedi. Hani bunlar, Sankt Martin diyorlar ya, işte onun içinmiş meğer. Sankt demek, aziz demek. Aziz Martin yortusu kutlanacakmış anlayacağınız. Hani sırf fener yaptırsalar, eh dersin, elişi.. Kız evde başlayıverdi mi ilahiler söylemeye.. Derken bir mektup yolladılar. Filan gün, filan saatte anaokulunda toplanılacak. Toplandık. Haa, bir de sopa aldık mağazanın birinden. Fener sopası..Pil yeri var hususi, sopanın içinden geçen kablonun ucunda da ampul bağlı. Feneri bu sopaya taktık.. Çocukları sıraya koydular. Başlarında öğretmenleri, önlerinde bir mızıka takımı, onun da önünde ata binmiş bir papaz.. Güya, Sankt Martin oluyor bu da. En arkada biz ana babalar, başladık sokağa aşağı yürümeye.. Çocuklar ilahiler söylüyor, mızıka çalıyor, papaz elindeki haç ile tempo tutuyor. Dolan baba, dolan.. Başka anaokulları, okullar ile karşılaştık yollarda. Hadi bakalım, kim kimi bastıracak. Bağır baba, bağır.. Analar, babalar, çocuklar. mızıka, papaz.. Valla ne yalan söyleyeyim, bir ara ben de başladım avazım çıktığı kadar bağırmaya.. Heyecanlanıvermişim. Sözü uzattıkları yerde, aaa.. yahut ooo... Sonra anakoluna geri döndük. Çocukları sınıflarına aldılar, bizi de bir salona. Pastaydı, çerezdi, biraydı, şaraptı, var da var. Şarabı kaynatmışlar, sıcak sıcak veriyorlar. Ee, hava soğuk, Kasım. Kafaları çalışıyor adamların. Soğukta ne içilir? Hem boğazını, hem kanını ısıtıyor sıcak şarap. Tabii millet çabucak kafayı buldu. Oradan biri bana taktı. "Glühwein.. Glühwein..Iç! Ben Allah'a söylemem, korkma.." Baktım iyi sarhoş, sesimi çıkarmadım. Ne ise çocuklar geldiler. Ellerinde birer torba. Içleri çikolata, şekerleme dolu. Haydi gidiyoruz, dediler. Bu kere mızıkasız, papazsız yeniden yollara düştük. Çocuklar o dükkan senin, bu dükkan benim, üçer beşer doluşup başlıyorlar Sankt Martin, Sankt Martin.. ilahi söylemeğe. Sen zaten hazırlamışsın yığın yığın şekerleme, şu, bu.. Torbalarına dolduruyorsun avuç avuç.. Bizim tecrübemiz mi var? Boş torba almamışız yanımıza. Benim cepler doldu, kızın cepleri doldu. Mağazanın birinde bizim kıza torba da verdiler. Arkadaş iki elimde iki torba, ceplerim tıka basa, aksaya aksaya eve döndüm. Ben deyim yirmi, sen de otuz kilo.. Aman neler neler koymuşlar! Koca koca çikolatalar, binbir çeşit şekerlemeler, mandalinler, portakallar, oyuncaklar, kalemler, ler de ler... Kız, birini bırakıp öbürünü yiyor. Iyi, yesin de durup durup başlıyor Sankt Martin ilahisine. Bak, bak,bak! Nasıl alıştırıyor adamlar çocuklarını dinlerine! Bizim köyde bir Kabasakal Hoca vardı. Anam, babam beni de yolladılardı ona namaz surelerini öğrensin diye. Daha ikinci gün yükleniverdi üstüme. "Oku bakalım sübhanekeyi." Kem küm, olmadı, pat küt.. Bir daha da gitmedim.. Kim gider dayak yemeğe? Vereydi hele iki şeker, bir sakız, nasıl hevesle giderdim o zaman!
Bu kutlama böyle ise gitmemeniz daha uygun olur.
 

UmmElyesa

Üye
İhvan Üyesi
Katılım
29 Eki 2006
Mesajlar
62
Puanları
6
Yaş
43
Web sitesi
www.xonder.de
s.a
zannediyorumki hemen hemen ayni.
cünkü cocugumun su an gittigi krese cocukken bende gidiyordum, ve sopalar elimizde fenerlerle kiliseye kadar yürüyüp o sarkilari söylüyorduk halende aklimda o sarkilar.
 
Üst