Ali Ulvi Kurucu Şiirleri

€bR@R

Paylaşımcı
İhvan Üyesi
Katılım
24 Haz 2006
Mesajlar
252
Beğeniler
2
Puanları
0
#1
Rûhum sana âşık, sana hayrandır Efendim,

Bir ben değil, âlem sana kurbandır Efendim.

Ecrâm ü felek, Levh u kalem, mest-i nigâhım,

Dîdârına âşık Ulu Yezdân’dır Efendim.

Mahşerde nebîler bile senden medet ister,

Rahmet, diyen âlemlere, Rahman’dır Efendim.

Tâ Arşa çıkar her gece âşıkların âhı,

Medheyleyen ahlâkını Kur’an’dır Efendim.

Aşkınla buhurdan gibi tütmekte bu kalbim,

Sensiz bana cennet bile hicrândır Efendim.

Doğ kalbime bir lahzacık ey Nûr-i dilârâ

Nûrun ki gönül derdime dermândır Efendim.

Ulvî de senin bağrı yanık âşık-ı zârın

Feryâdı bütün âteş-i sûzândır Efendim.

Kıtmîriniz ey Şâh-ı rüsûl, kovma kapından,

Âsîlere lûtfun yüce fermândır Efendim.


Ali Ulvi KURUCU​
 

ruzigar

Üye
İhvan Üyesi
Katılım
29 Ağu 2007
Mesajlar
8
Beğeniler
0
Puanları
0
#2
Rûhum Sana âşik

RÛHUM SANA ÂŞIK

Rûhum sana âşık, sana hayrandır Efendim,
Bir ben değil, âlem sana kurbandır Efendim.

Ecrâm ü felek, Levh u kalem, mest-i nigâhım,
Dîdârına âşık Ulu Yezdân'dır Efendim.

Mahşerde nebîler bile senden medet ister,
Rahmet, diyen âlemlere, Rahman'dır Efendim.

Tâ Arşa çıkar her gece âşıkların âhı,
Medheyleyen ahlâkını Kur'an'dır Efendim.

Aşkınla buhurdan gibi tütmekte bu kalbim,
Sensiz bana cennet bile hicrândır Efendim.

Doğ kalbime bir lahzacık ey Nûr-i dilârâ
Nûrun ki gönül derdime dermândır Efendim.

Ulvî de senin bağrı yanık âşık-ı zârın
Feryâdı bütün âteş-i sûzândır Efendim.

Kıtmîriniz ey Şâh-ı rüsûl, kovma kapından,
Âsîlere lûtfun yüce fermândır Efendim.

Ali Ulvi KURUCU
(1920-2002)


Ecrâm ü felek: Gök cisimleri, yıldızlar
Levh-u kalem: Allah tarafından takdir edilip yazılmış olan
Mest-i nigâh: Hayran olarak bakma
Dîdâr: Yüz, çehre
Yezdân: Allah, hayırları yaratan mâbûd
Mahşer: Kıyametten sonra insanların yeniden dirilip toplanacağı yer
Nebiler: Peygamberler
Medet: Yardım
Kıtmîr: Ashâb-ı Kehfin köpeğinin adı
Şâh-ı rüsûl: Peygamberlerin şahı
Buhurdan: Tütsü
Hicrân: Ayrılık
Lahzâ: Kısa zaman, bir bakış
Dilârâ: Gönül alan
Âşık-ı zâr: Ağlayan aşık
Âteş-i sûzân: Yanan ateş
 

cahid

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
18 Ağu 2009
Mesajlar
5,083
Beğeniler
1,096
Puanları
113
#3
Ali Ulvi Kurucu (r.h.) Şiirleri

Cihada Dâvet


Gel kardeşim, engelleri birden aşalım, gel,

Seller gibi dâvâda beraber taşalım gel,

Bayraktaki rüzgar gibi destanlaşalım gel,



ALLAH’a giden yolda beraber koşalım gel,

Bin derdini İslâm ilinin paylaşalım gel!...



Bin atlı akınlarda cihat önderi kimdi?

Ufkunda güneş batmayan üç kıta bizimdi,

Kimler o geniş ülkeye hükmetmede şimdi?



Yol vermeyen engelleri birden aşalım gel,

Bayraktaki rüzgar gibi destanlaşalım gel!...



Hız vermeli imanına heybetli Mohaç’lar,

Tuğlarla beraber yarışan sırmalı taç’lar,

Yâdı ile o devrin dile geldikçe ağaçlar,



Seller gibi dâvâda beraber taşalım gel,

Bayraktaki rüzgar gibi destanlaşalım gel!...



Mâzileri, coştukça, gönülde anacaksın,

Mecnun gibi Leyla’yı anarken yanacaksın,

Her derdine elbet severek katlanacaksın...



ALLAH’a giden yolda beraber koşalım gel,

Bin derdini İslâm ilinin paylaşalım gel!...



Sen, gençliğe yol gösterecek tertemiz elsin,

Hakk’ın boğulan gür sesi, haykır ki yücelsin

Binlerce zafer bestesi birden dile gelsin...



ALLAH’a giden yolda beraber koşalım gel,

Yol vermeyen engelleri birden aşalım gel!



Tarihlere sen, yepyeni bir devir açacaksın,

Afâka, güneş gibi nurlar saçacaksın,

Heybetli sesin, ülkede şimşekler gibi çaksın...



Bayraktaki rüzgar gibi destanlaşalım gel

Yüzyılları Kur’anla beraber aşalım gel!



Rabbin bize ihsanı olan mucize varken,

İman seli, vecdi ile onun çağlar akarken,

Toprakların eb’adı, gönül şevkine darken,



ALLAH’a giden yolda beraber koşalım gel,

Hep Nurdan âlemlere dek yaklaşalım gel!...



Dâvâda, neden böyle kayıtsız duruşun var?

Hissizliğe binlerle özürler buluşun var!

Dâvâya adanmış kaç kuruşun var?



Seller gibi dâvâda beraber taşalım gel,

Bayraktaki rüzgar gibi destanlaşalım gel!



Alçaklığın envaına susmak; bu ne zillet!!

Kanser gibi, ruhlarda yayıldıkça bu illet,

Bir dağ gibi birden çökecek koca bir millet...



Yol vermeyen engelleri birden aşalım gel,

Seller gibi dâvâda beraber taşalım gel!



Ruh aleminin Nur saçan ufkunda melekler,

ALLAH’a giden yollara çıkmış, seni bekler.

Hep özlediğin yerlere güller serpecekler...



Bayraktaki rüzgar gibi destanlaşalım gel,

Yüzyılları Kur’anla beraber aşalım gel!...



Dergâhına Rabbin el açıp yalvaralım gel,

Hâlâ kanayan mâtemi birden saralım gel,

İmanını gençlik kolunun kurtaralım gel!...
 

cahid

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
18 Ağu 2009
Mesajlar
5,083
Beğeniler
1,096
Puanları
113
#4
ÇOĞALDI CÜRMÜM

Çoğaldı cürm ü isyânım benim pek yâ Rasûlâllah
Kati müşkil huzûr-i Hak’ka gelmek yâ Rasûlâllah!.

Erişmezse bana lûtfun efendim rûz-i mahşerde
Mekânım nâr-ı dûzeh ola bî-şek yâ Rasûlâllah!.

Bırakma bendeni ol gün açılır çün Livâ-ül-hamd.
Beni de ol livânın tahtına çek yâ Rasûlâllah!.

Ümîdim var, yine mağfûr ü mesrûr olurum ol gün
Girince destime pây-i mübârek yâ Rasûlâllah!.

Bihâkkı Hazret-i Zehrâ bihakkı Hazret-i Sıbteyn
Sana geldi kulun Ulvi, dahîlek yâ Rasûlâllah!.

 

cahid

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
18 Ağu 2009
Mesajlar
5,083
Beğeniler
1,096
Puanları
113
#5
SANA HAYRANDIR EFENDİM

Rûhum sana âşık, sana hayrandır Efendim,
Bir ben değil, âlem sana kurbandır Efendim.

Ecrâm ü felek, Levh u Kalem, mest-i nigâhın,
Dîdârına âşık Ulu Yezdân'dır Efendim.

Mahşerde nebîler bile senden medet ister,
Rahmet, diyen âlemlere, Rahman'dır Efendim.

Kıtmîrinim ey Şâh-ı Rusül, koğma kapından,
Asilere lütfun, yüce fermândır Efendim..

Ta Arşa çıkar her gece âşıkların âhı,
Medheyleyen ahlâkın, Kur'ân'dır Efendim.

Aşkınla buhurdan gibi tütmekde bu kalbim,
Sensiz bana cennet bile hicrandır Efendim...

Dağ kalbime bir lâhzacık ey Nur-i dilârâ,
Nûrun ki; gönül derdime dermandır Efendim...

Ulvî de senin bağrı yanık âşık-ı zârın,
Feryâdı bütün âteş-i sûzandır Efendim...
 

cahid

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
18 Ağu 2009
Mesajlar
5,083
Beğeniler
1,096
Puanları
113
#6
DERDİMENDİM

Derdimendim yâ RasûlALLAH, devâ ol derdime,
Destgir ol, yâ HabibALLAH, bu asî mücrime!..
Sen şefâat kânı varken, yalvarayım ben kime?..
Ben Rasûl-i Kibriyânın, bülbül-ü nâlânıyım.
Mücrimim gerçi, cemâl-i Mustafâ hayrânıyım..

Bûy-i vaslındır, muattar eyleyen sünbülleri,
Nur cemâlinden eserdir, bağ-ı aşkın gülleri,
Gül cemâlindir Habîbim, mesteden bülbülleri,
Ben Rasûl-i Kibriyânın, bülbül-ü nâlânıyım.
Mücrimim gerçi, cemâl-i Mustafâ hayrânıyım

Cânını cânâne kurban eyliyor pervâneler,
Bezm-i vaslın neş'esinden, gaşyolur mestâneler,
Aşıkın gözyaşlarından, doldu hep peymâneler,
Ben Rasûl-i Kibriyânın, bülbül-ü nâlânıyım.
Mücrimim gerçi, cemâl-i Mustafâ hayrânıyım..

Ermek istersen, O şâh'ın himmet-ü imdâdına,
Cânü dilden âşık ol sen; "İsm-i zât" evrâdına,
Ses verir (Ulvî); melekler âteşin feryâdına,
Ben Rasûl-i Kibriyânın, bülbül-ü nâlânıyım.
Mücrimim gerçi, cemâl-i Mustafâ hayrânıyım.
 

cahid

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
18 Ağu 2009
Mesajlar
5,083
Beğeniler
1,096
Puanları
113
#7
DOĞMAZDI KALBE İMAN

Doğmazdı kalbe iman, inmezdi arza Kur'an,
Meçhul olurdu esmâ, Levlâke yâ Muhammed!
( Sensiz cânım Muhammed)

Mâtem tutardı gökler, gülmezdi hiç melekler,
Mahzûndur Arş-i alâ, levlâke yâ Muhammed!

Feyzinle güldü âlem, gufrâna erdi âdem,
Ağlardı belki hâla, Levlâke yâ Muhammed!...

Sayende erdi insan Tevhîde, yoksa putlar,
Mâbûd olurdu -hâşâ- Levlâke yâ Muhammed!..

Şefkatli annesinden öksüz kalan yetîme,
Benzerdi sanki eşyâ, Levlâke yâ Muhammed!..

Gün görmeden baharlar, sislerle örtülürdü,
Zindan olurdu dünyâ, Levlâke yâ Muhammed!..

İnler dururdu sesler, her nağme hıçkırıkdı;
Tutmuştu Arşı şevkâ, Levlâke yâ Muhammed!..

Dünyâda tek hakîkat uğrunda can verenler,
Bulmazdı derde kimyâ, Levlâke yâ Muhammed!..

Al kan, figan içinde te'yîd ederdi zulmû;
Binlerle kanlı sehpâ, Levlâke yâ Muhammed!.
 

ArZu

GülenAy
İhvan Üyesi
Katılım
7 Haz 2006
Mesajlar
30,610
Beğeniler
2,100
Puanları
0
Web sitesi
www.arzuzum.blogcu.com
#8
Derdimendim!!...

Derdimendim



Derdimendim yâ Rasûlallah, devâ ol derdime,
Destgir ol, yâ Habiballah, bu asî mücrime! ..
Sen şefâat kânı varken, yalvarayım ben kime? ..
Ben Rasûl-i Kibriyânın, bülbül-ü nâlânıyım.
Mücrimim gerçi, cemâl-i Mustafâ hayrânıyım..

Bûy-i vaslındır, muattar eyleyen sünbülleri,
Nur cemâlinden eserdir, bağ-ı aşkın gülleri,
Gül cemâlindir Habîbim, mesteden bülbülleri,
Ben Rasûl-i Kibriyânın, bülbül-ü nâlânıyım.
Mücrimim gerçi, cemâl-i Mustafâ hayrânıyım

Cânını cânâne kurban eyliyor pervâneler,
Bezm-i vaslın neş’esinden, gaşyolur mestâneler,
Aşıkın gözyaşlarından, doldu hep peymâneler,
Ben Rasûl-i Kibriyânın, bülbül-ü nâlânıyım.
Mücrimim gerçi, cemâl-i Mustafâ hayrânıyım..

Ermek istersen, O şâh’ın himmet-ü imdâdına,
Cânü dilden âşık ol sen; ‘İsm-i zât’ evrâdına,
Ses verir (Ulvî) ; melekler âteşin feryâdına,
Ben Rasûl-i Kibriyânın, bülbül-ü nâlânıyım.
Mücrimim gerçi, cemâl-i Mustafâ hayrânıyım.



Ali Ulvi Kurucu
 

ArZu

GülenAy
İhvan Üyesi
Katılım
7 Haz 2006
Mesajlar
30,610
Beğeniler
2,100
Puanları
0
Web sitesi
www.arzuzum.blogcu.com
#9
Doğmazdı Kalbe İman



Doğmazdı kalbe iman, inmezdi arza Kur’ân,
Meçhul olurdu esmâ, Levlâke yâ Muhammed!

Matem tutardı gökler, gülmezdi hiç melekler,
Mahzundu Arş-ı A’lâ, Levlâke yâ Muhammed!

Feyzinle güldü âlem, gufrâna erdi âdem,
Ağlardı belki hâlâ, Levlâke yâ Muhammed!…

Sayende erdi insan tevhide, yoksa putlar,
Mabûd olurdu -hâşâ- Levlâke yâ Muhammed!..

Şefkatli annesinden öksüz kalan yetime,
Benzerdi sanki eşyâ, Levlâke yâ Muhammed!..

Gün görmeden baharlar, sislerle örtülürdü,
Zindan olurdu dünya, Levlâke yâ Muhammed!..

Tılsımlı gölgelerden bin bir çeşit ziyadan,
Mahrum olurdu dünya, Levlâke yâ Muhammed!..

İnler dururdu sesler, her nağme hıçkırıktı;
Tutmuştu Arşı şekva, Levlâke yâ Muhammed!..

Dünyada tek hakikat uğrunda can verenler,
Bulmazdı derde kimya, Levlâke yâ Muhammed!..

Al kan, figan içinde te’yid ederdi zulmü;
Binlerle kanlı sehpa, Levlâke yâ Muhammed!..



Ali Ulvi Kurucu

 

ArZu

GülenAy
İhvan Üyesi
Katılım
7 Haz 2006
Mesajlar
30,610
Beğeniler
2,100
Puanları
0
Web sitesi
www.arzuzum.blogcu.com
#10
İlâhî Bir Güneşsin..



Habîb-i Kibriyâ, bâb-ı recâsın yâ Rasûlallah,
Muhammed Mustafa, hayrul verâsın yâ Rasûlallah!..

Tecellây-ı cemâlinden elest’in bezmi şâd oldu,
Dil-i mecrûh-u uşşâka şifâsın yâ Rasûlallah!,,

İlâhî bir güneşsin, nûruna pervânedir âlem,
Yakan uşşâkı ol muhrık sâdâsın yâ Rasûlallah!..

Nebîler Rûz-i Mahşerde, şefâat bekliyor senden,
Gönül şehrinde her medhe sezâsın yâ Rasûlalla
h

Ali Ulvî Kurucu
 

HTML

Üst