adetliyken oruç tutma

Bahar

defne giray
İhvan Üyesi
Katılım
18 Şub 2008
Mesajlar
2,507
Beğeniler
257
Puanları
0
Web sitesi
simeranyaminoykusu.wordpress.com
#1
Arkadaşlar annem bu tv kanallarını izleye izleye tuhaflaştımı anlamıyorum.

hangi hoca bilmiyorum ama adetliyken oruç tutulabilir demiş (annem o hocanın sözüne güveniyor) ve geçen ramazan kardeşlerim dahil oruç tutmuşlar.

yani şu vakte kadar yapılan yanlışmıydı?

Bunu foruma açık yazmasam daha iyi olur. :laugh:

siz tutuyor musunuz adetliyken oruç?
 

Meryem

Komplike
İhvan Üyesi
Katılım
6 Tem 2006
Mesajlar
15,309
Beğeniler
755
Puanları
113
Yaş
32
#2
İnsanın gönlünün (nefsinin değil, gönlünün) rahat etmediği bir şey dine ne kadar uygun olur? Bence konuya bu açıdan bakabiliriz öncelikle.
 

dostluk

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
18 Haz 2007
Mesajlar
5,663
Beğeniler
304
Puanları
83
Yaş
45
#3
http://www.hayrettinkaraman.net/yazi/laikduzen/2/0053.htm


KADINLARIN ÂDETİ VE İBADETİ

Müslüman kadınlar ihtilam ve cinsî münasebet sebebiyle cünüb olurlarsa bu durum oruç tutmalarına (bu durumda oruca başlamalarına) engel olmaz, namazlarını da usulüne göre yıkandıktan (guslettikten) sonra kılarlar.

Lohusa olan veya âdet gören kadınlara, bu halleri devam ettiği müddetçe bazı sınırlamalar getirilmiştir. Bunların son günlerde tartışılan ikisi namaz ve oruçtur.

Âdetli ve lohusa kadınlar namaz kılamaz ve oruç tutamazlar. Bu süre içinde geçen namazlar onlar için bağışlanmıştır. Daha doğrusu bu süre içinde namaz kılmakla yükümlü bulunmadıklarından sorumlu da değildirler.

Oruçlarını ise bu halleri geçtikten sonra imkân bulduklarında kaza ederler.

Lohusalık ve âdetli olmak bir bakıma hastalığa benzediği ve bu durumdaki hanımlar, maddî ve manevî (psikolojik) bakımdan normal durumlarından farklı oldukları için kendilerine namaz kılmak ve oruç tutmak yasaklanmış, bu halleri geçtikten sonra namazı değil, orucu kaza etmeleri istenmiştir.

Namaz ve orucun bu durumlarda tutulmayacağı; namazın değil, yalnızca orucun sonradan kaza edileceği konularında sahih hadisler ve bu hadisler üzerinde oluşmuş icma (alimlerin, mezheblerin ittifakı) vardır.

Kur'ân-ı Kerim'de "hayızlı ve lohusa kadınların oruç tutmayacakları ve namaz kılmayacakları yazmıyor" diyerek bu ittifaklı hükme karşı çıkmak ve "kadınları ibadetten mahrum etmeye hakkımız yok" diyerek duygu istismarı yapmak, İslâmî ilimlerde yeri olmayan bir yaklaşımdır.

Çünkü bu ilimlere göre İslâmî hükümlerin kaynağı yalnızca Kur'ân değildir, bunun yanında Sünnet, ictihad ve icma vardır. İslâm'ın tek kaynağını Kur'ân kılan anlayış ve yaklaşım "muteber ve sahih İslâm'ın dışında kalan" bir anlayıştır; buna mezheb demek caiz ise "ehl-i Sünnet dışında kalan" bir mezhebdir, sünnî Müslümanları bağlamaz.

Devami
 

dostluk

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
18 Haz 2007
Mesajlar
5,663
Beğeniler
304
Puanları
83
Yaş
45
#4
Hiçbir kimsede "kadınları ve erkekleri ibadetten mahrum etme" hakkı bulunamaz; hiçbir Müslüman da böyle bir niyet ve eylem içinde olamaz.

Mazeretli hallerinde kadınların namaz kılamayacakları ve oruç tutamayacakları hükmü ilahîdir: Allah'ın, Resûlü aracılığı ile yani Sünnet delili ile bildirdiği bir hükümdür, emirdir, talimattır.

Hanımlar bu emre itaat ettikleri müddetçe Allah'a kulluk etmektedirler. Ayrıca ibadet namaz ve oruçtan ibaret de değildir. Hayızlı ve lohusa hanımlar daha başka birçok ibadet yapabilirler; bu cümleden olmak üzere namaz vakitlerinde ve başka vakitlerde kıbleye dönerek oturur, Allah'ı tefekkür eder, anar (zikreder) ve dua edebilirler.



Lohusa ve âdetli hanımların mescitlere girmeleri, Kâbe'yi tavaf etmeleri, Kur'ân'ı ellerine almaları ve/veya okumaları gibi konularda icma (müctehidlerin görüş birliği, ittifakı) yoktur; bu konularda hanımlar, tâbi oldukları mezhebe, fetva aldıkları âlime uyarlar.

Yahudilikte olduğu gibi İslâm, âdetli ve lohusa kadınları pislik saymaz, yakınları ondan uzak durmazlar, ona karşı rahatsız ve hassas günlerinde olduğunu düşünerek daha şefkatli ve dikkatli yaklaşırlar. Bu durumda olan hanımların eşleri onlarla aynı yatağı paylaşırlar, cinsî münasebette bulunmamak şartıyla (bu haramdır) onları severler, okşarlar...

Müslüman hanımlar asırlardan beri bu hallerinde, yukarıda zikredilen sınırlara riayet etmişlerdir ve bu durumdan da şikayetleri yoktur.

Yeni müctehidler (!) hayızlı ve lohusa kadınları namaz kılmaya ve oruç tutmaya sevketmeden önce, hiçbir mazeretleri yok iken namaz kılmayan ve oruç tutmayan milyonca Müslüman kadın ile meşgul olsunlar, onlara İslâmî hayatı ve ibadeti talim ve telkin etsinler; İslâm'ı onların heva ve heveslerine değil, onları İslâm'ın şekil, ruh, mâna ve maksadına yaklaştırsınlar; eğer niyetleri halis ise.
 

HTML

Üst