• Reklamsız versiyon için ÜYE OL

Abdestin edebleri

Zeynep Özmen

Kevok_84
İhvan Üyesi
Katılım
7 Haz 2006
Mesajlar
3,306
Beğeniler
11
Puanları
0
#1
Abdestin edebleri

Edeb, burada yapılması sevâb olup, yapılmazsa hiç günâh olmayan şeyler demekdir. Hâlbuki, sünneti yapmak sevâb olup, yapmamak, tenzîhî mekrûhdur. Edeblere, mendûb ve müstehab da denir. Abdestin edeblerinden, (Halebî-yi sagîr)de bildirilenler şunlardır:

1 — Abdesti, namâz vakti girmeden önce almakdır. Özür sâhiblerinin, vakit girdikden sonra alması lâzımdır.

2 — Halâda tahâretlenirken, kıbleyi sağ veyâ sol tarafa almakdır. Abdest bozarken, kıbleye önünü ve arkasını dönmek tahrîmen mekrûhdur. Ayakları açıp çömelmek edebdir.

3 — Necâset bulaşmamış ise, su ile tahâretlenmek edebdir. Necâset, dirhem mikdârından [yanî bir miskalden, dört gram ve seksen santigramdan] az ise, yıkamak sünnetdir. Dirhem mikdârı bulaşmış ise, yıkamak vâcib, fazlasını yıkamak farzdır. Yıkamakda adet yokdur. Temizleninceye kadar yıkamalıdır. Sol elin, bir veyâ iki veyâ üç parmağının içi ile yıkanır.

4 — Tahâretlendikden sonra, bez ile kurulanmakdır. Bez yok ise, el ile kurulamalıdır.

5 — Tahâretlendikden sonra, avret mahallini, hemen örtmekdir. Tenhâda lüzûmsuz açmak, edebi bozar.

6 — Başkasından yardım istemeyip, abdesti kendisi almakdır. İstemeden su döken olursa, câizdir.

7 — Kıbleye karşı, abdest almakdır.

8 — Abdest alırken konuşmamakdır.

9 — Her uzvu yıkarken, kelime-i şehâdet okumakdır.

10 — Abdest duâlarını okumakdır.

11 — Ağzına sağ el ile su vermekdir.

12 — Burnuna sağ el ile su vermek, sol el ile temizlemekdir.

13 — Ağzı yıkarken, dişleri (Misvâk) ile temizlemekdir. Sağ el parmakları uzatılıp, baş parmakla küçük parmak misvâkın altından, diğer üç parmak da üstünden tutarak, üç kere sağ, üç kere de sol yandaki dişler üzerine hafîfce sürülür. Kuvvetle sürmemeli, dişleri bozar. Hafîf sürülünce dişleri ve diş etlerini kuvvetlendirir. Misvâk, Arabistânda bulunan Erâk ağacının dalından, bir karış uzunlukda kesilen parçadır. Erâk dalı bulunmazsa, zeytin veyâ başka dallardan da olabilir. Nar dalı olmaz. Çünkü acıdır. Yenilen ve içilen şeyler acı olmamalıdır. Misvâk bulunmazsa, fırça da kullanılabilir. Bu da yoksa, sağ elin baş parmağını sağ yandaki dişler üzerine, ikinci küçük parmağını sol dişler üzerine üç kerre sürerek temizlemelidir. Birinin misvâkini, tarağını, bunun izni ile, başkasının kullanması şer’an mekrûh değildir. Tab’an mekrûhdur. Sigara içmek de şer’an değil, tab’an mekrûhdur.

14 — Ağzı yıkarken, oruçlu değilse, ağzı çalkalamakdır. Boğazında hafîf gargara yapmak abdestde de, guslde de sünnetdir. Oruçlu iken mekrûhdur.

15 — Burnu yıkarken, suyu kemiğe yakın çekmekdir.

16 — Kulağı mesh ederken birer parmağı, kulak deliğine sokmakdır.

17 — Ayak parmaklarının aralarını tahlîl ederken, sol elin küçük parmağı ile ve alt taraflarından tahlîl etmekdir.

18 — Elleri yıkarken, geniş yüzüğü yerinden oynatmakdır. Dar, sıkı yüzüğü oynatmak ise lâzım olup, farzdır.

19 — Su bol ise de, isrâf etmemekdir.

20 — Suyu, yağ sürer gibi az kullanmamakdır. Üç defada da, yıkanan yerden en az iki damla su damlamalıdır.

21 — Abdest aldığı kabı dolu bırakmakdır. İbriğin ağzını kıbleye karşı durdurmalıdır. Yolcu, kıble cihetini, ibriğin ağzına bakarak kolayca anlar.

22 — Abdest bitince veyâ ortasında (Allahümmec’alnî minettevvâbîn...) duâsını okumakdır.

23 — Abdestden sonra (Sübhâ), yanî iki rek’at namâz kılmakdır.

24 — Abdestli iken, abdest almakdır. Yanî namâz kıldıkdan sonra, abdestli iken, yeni namâz için, bir dahâ abdest almakdır.

25 — Yüzü yıkarken, göz pınarını, çapakları temizlemekdir.

26 — Yüzü, kolları, ayakları yıkarken, farz olan yerlerden biraz fazlasını yıkamak. Kolları yıkarken, avuca su doldurmalı, bunu dirseğe doğru akıtmalıdır.

27 — Abdest alırken, kullanılan sudan, elbiseye, üste, başa sıçratmamakdır.

28 — İbni Âbidîn, abdesti bozanlarda diyor ki, (Kendi mezhebinde mekrûh olmayan birşey, başka mezhebde farz ise, bunu yapmak müstehabdır). İmâm-ı Rabbânî, 286. cı mektûbda diyor ki, (Mâlikîde, abdest a’zâsını oğmak farz olduğu için, muhakkak oğmalıdır). İbni Âbidîn, ric’î talâkı anlatırken diyor ki, (Hanefî mezhebinde olanın, mâlikî mezhebini taklîd etmesi evlâdır. Çünki, imâm-ı Mâlik, İmâm-ı a’zamın talebesi gibidir).
 
Üst