• Reklamsız versiyon için ÜYE OL

23 Bin yıllık çakmaktaşı orak bulundu

Ebu Computer

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
11 Haz 2013
Mesajlar
22,132
Beğeniler
407
Puanları
83
#1


21.000 yıl önce insanoğlu'nun 'tarım bilincine' sahip olduğu ve tahılları ekip, biçtikleri ortaya çıktı. İsrail'in Celile bölgesinde bulunan 23 yıllık tahıl kalıntıları, öğütme taşı ve hatta çakmaktaşından yapılmış orak tarım tarihine yeni sayfa açtı.

Arkeolojik bulgulara göre tarım kültürü yaklaşık 12 Bin yıllık geçmişe sahip. İnsanların yaklaşık olarak 10.000 yıl öncesine denk gelen tarihlerde tahıl ekip, biçmeye başladığı tahmin ediliyor. Tabi bu daha önceki tarihlerde tahıl kültürü olmadığı anlamına gelmiyor. İnsanların daha önceden doğada kendiliğinden yetişen tahılları toplayıp kullandıkları da biliniyor.

Tarımın eldeki bulgulara göre; ilk olarak, Türkiye'nin Güneyinde ve Mezopotamya'nın Kuzeyinde Batılılarca Levant bölgesi, Araplarca Bilâdü'ş-Şâm veya Maşrek, Osmanlıca Maşrık olarak tanımlanan alanda başladığı öngörülüyor.

İsrail'in en eski günlük gazetesi Haaret'de Ruth Schuster imzası ile yayınlanan haberdeki bilgiler doğru ise Galilee Denizi kıyısında bulunan çakmaktaşı orak bıçakları ve olağanüstü korunmuş botanik kalıntıları içeren 23.000 yıllık kamp kalıntısı, tahıl ekiminin binlerce yıl geriye çekilmesini sağlayabilir.



İsrail'in kuzeyinde Filistin'den işgal edilen topraklarda yer alan Celile bölgesinde (Galilee, HaGalil, el-Celîl), Ohalo II adlı prehistorik yerleşim alanındaki kamp kalıntılarında bulunan tarım aletleri; bu konuda şu ana kadar bilinen bulguları çok daha eskilere götürecek ipuçları olabilir.


Celile'de 23 bin yıllık oldukları saptandığı iddia edilen, tahıl ürünü kalıntıları ve parlatılmış çakmak taşından yapılmış orak parçaları bulunduğu belirtildi. Aynı bölgede daha önce bulunan eşyalar arasında tahıl öğütmede kullanılan değirmen taşı olabileceği tahmin edilen insan elinde şekillenmiş bir taş bulunmuştu.



Ohalo II arkeolojik kazı alanının paleolitik sakinlerinin günlük yaşamlarını avcılık, toplayıcılık ve balıkçılık ile sürdüğü varsayılıyordu ama son bulgular ışığında buğday ve arpa yetiştirdikleri de kabul edilmeye başladı.

Kimi arkeoolar, bulgulara dayanarak "tarım tarihi açıkça en az 23.000 yıl geriye gidiyor" iddiasında bulunurken Hayfa Üniversitesi Zinman Arkeoloji Enstitüsü'nden arkeolog Prof. Dani Nadel, "Celile'de tarım yapıldığı" fikrine katılmıyor.



Prof. Dani Nadel, "Burada küçük çaplı tahıl yetiştiriciliği yapıldığına ilişkin kanıtlarımız var. Ancak tarım çok daha karmaşık ve ekonominin merkezine oturan, herkesin içine alan yaşam biçimi olarak tanımlanıyor. Dolayısı ile buradaki tahıl yetiştiriciliği tarım kültürü olduğu anlamına gelmiyor. İnsanların burada yerleşik olmadığını, zaman zaman kamp kurduklarını da söyleyebiliriz. Fakat yerleşik olmasalar da düzenli olarak buraya gelip, ottan kulübeler inşa edip, kamp kuruyorlardı. Yani bu insanlar tarım kültürü insanları değil ama tarımla uğraşmışlar" dedi.

"Hububat yetiştiriciliği, Ohalo sakinlerinin, sahip oldukları birçok stratejiden yalnızca bir tanesiydi. Spetlerinde pek çok farklı yumurta taşıyorlardı. Hem bitkilerden hem de hayvanlardan yararlnıyorlardı. Tahıllar, göldeki balıklar, avladıkları hayvanlar, kuşlar, özellikle tavuk ve bitkilerden oluşan avcı-toplayıcı ürünler, ile besin kaynaklarını zenginleştireceklerdi" diyor Nadel.

Otları taştan oraklarla kesiyorlardı



Celile bölgesinde Ohalo II adlı prehistorik yerleşim alanı; kuraklık ve İsrail ile Suriye'de aşırı göçle artan nüfusun artan su kullanımıyla nehirlerin debisinin azalmasıyla, Celile Denizi'ndeki su seviyesinin düşmesinde istifade arkeologlar tarafından keşfedilmişti.

Tarih Öncesi çağlarda burada kamp kuran insanlara ait bulgular uzun zamandır inceleniyordu. Sadece öğütülmüş tahıl kalıntıları değil aynı zamanda değirmen taşı ve ahşap ya da kemik bir kola takıldığı tahmin edilen, bilenmiş ve cilalanmış orağa ait çakıl taşları, Ohalo havzasında 23.000 yıl önce tarımla uğraşıldığının ipuçlarını veriyor.

Alanda 1989 yılında dünyanın en eski saz kulübelerinin ve ottan yapılmış yatakların kalıntıları keşfedilmişti. Prof. Dani Nade ve botanikçi Ella Werker'ın 1999 yılında kulubelere dair yayınladıkları makalede, ocakların kulüblerin dışında olduğuna dikkat çekilmiş ve bunun otlardan yağılan kulübelerin yanmamsı için doğal olduğunu belirtmişlerdi.

2005 yılında yapılan kazılarda ise 8 adet tam olarak ne için kullanıldıkları belirlenemeyen ahşap alet kalıntısı, gıda artıkları ve Akdeniz'den toplanmış kabuklardan yapılmış boncuklar bulunmuştu.



Kazılarda çok sayıda taş aleti bulunurken, bu aletlerden bazılarının tahıl hasatında kullanılan orak bıçakları olduğu tespit edildi. Kömürleşmiş tahıl ve bitki kalıntılarının karbon-14 yöntemiyle yaklaşık 23.000 yıl öncesine tarihlenmesi ile M.Ö. 21.000 yıllarına insanların "tarım bilincine" sahip olduğunu gösterdi.

Haifa Üniversitesi'ndeki Zinman Arkeoloji Enstitüsü'nden Dr. Iris Groman-Yaroslavski ise Ohalo II'de bulunan beş çakmaktaşı orak bıçağının çimenleri kesmek için kullanıldığına inanıyor ve "Tahıl ekiminin tek seferlik olmadığını biliyoruz. Kanıtlar bunu gösteriyor fakat hasat için kullanılan aletteki taşların keskinliği ve kaplamadaki hasarın azlığı dikkat çekici. Kullanım-yıpranma analizi bu aletlerin çok fazla kullanılmadığını gösteriyor" diyor.

Alanda bulunan tahılların morfolojik incelemesi bulunan tahılların, yabani tahıl standlarının standartlarının üstünde olduğunu ve tahıl tarlalarında yetişen zararlı tipik yabani otların az olduğunu gösteriyor. Bar-Ilan Üniversitesi botanik arkeologlarından Ehud Weiss ve Ainit Snir konu üzerinde çalışmalarını sürdürüyor.

Not: İnsanlık tarihi tartışma konusu. Dini kesimlerde ilk insandan bu yana 8 bin ile 13 bin yıl geçtiğine dair bir takım rivayetler var. Ama görüyoruz ki 23 bin yıllık orak bulunuyor. Yada Fransa'da geçenlerde 200 bin yıllık insanların kullandığı bir mağara bulundu. Doğrusunu Allah bilir.
 

Yahayy

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
25 Ocak 2014
Mesajlar
4,552
Beğeniler
138
Puanları
63
#2
“Âdem'den kıyamete kadar insanlığın ömrü yedi bin senedir.”

“Benim ümmetimin ömrü 1.500 seneyi pek geçmeyecek.”

Kenzu’l-Ummal, h.no: 16459; Tezkiretu’l-Mevduat, I/223.; Sahavî, el-Makasıdu’l-hasene (Deylemi’den naklen), I/693, h.no: 1243; Munavî Feyzu’l-Kadir, III/547; h.no: 4278](Deylemi’den naklen)


 

Ebu Computer

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
11 Haz 2013
Mesajlar
22,132
Beğeniler
407
Puanları
83
#3
Sayın @Yahayy

Burada bir sürü soru akla geliyor.

1- İlk insan Hazreti Adem'mi idi yoksa Hazreti Adem ile birlikte o dönemde yaşayan başka insanlar var mıydı.

2- Peygamberlik müessesesi ilk insandan bu yana var mıydı yoksa Allah belli bir dönemde mi peygamber göndermeye başladı.

3- Verdiğiniz kaynaklar ve hadis ne kadar muteberdir.

4- 7000 sene önceki insan kalıntılarını ne olacak. Bulunan 10 bin yıllık 15 bin yıllık iskeletlere ne diyeceğiz.

5- Yada zihinsel gelişim olarak 7000 sene önceye kadar insanlar akıl baliğ olacak seviyede değil mi idi. Peygamber gönderilmesi için insanların belirli bir seviyeye ulaşması mı beklendi.

Sorular sorula sorular...

Selam ve dua ile...
 

PUTKIRAN

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
21 Eki 2009
Mesajlar
3,228
Beğeniler
186
Puanları
0
#4
21.000 yıl önce insanoğlu'nun 'tarım bilincine' sahip olduğu ve tahılları ekip, biçtikleri ortaya çıktı. İsrail'in Celile bölgesinde bulunan 23 yıllık tahıl kalıntıları, öğütme taşı ve hatta çakmaktaşından yapılmış orak tarım tarihine yeni sayfa açtı.
Tarım bilinci dedin de ...


 

Yahayy

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
25 Ocak 2014
Mesajlar
4,552
Beğeniler
138
Puanları
63
#5
Sayın @Yahayy

Burada bir sürü soru akla geliyor.

1- İlk insan Hazreti Adem'mi idi yoksa Hazreti Adem ile birlikte o dönemde yaşayan başka insanlar var mıydı.

2- Peygamberlik müessesesi ilk insandan bu yana var mıydı yoksa Allah belli bir dönemde mi peygamber göndermeye başladı.

3- Verdiğiniz kaynaklar ve hadis ne kadar muteberdir.

4- 7000 sene önceki insan kalıntılarını ne olacak. Bulunan 10 bin yıllık 15 bin yıllık iskeletlere ne diyeceğiz.

5- Yada zihinsel gelişim olarak 7000 sene önceye kadar insanlar akıl baliğ olacak seviyede değil mi idi. Peygamber gönderilmesi için insanların belirli bir seviyeye ulaşması mı beklendi.

Sorular sorula sorular...

Selam ve dua ile...
Sayın @Yahayy

Burada bir sürü soru akla geliyor.

1- İlk insan Hazreti Adem'mi idi yoksa Hazreti Adem ile birlikte o dönemde yaşayan başka insanlar var mıydı.

2- Peygamberlik müessesesi ilk insandan bu yana var mıydı yoksa Allah belli bir dönemde mi peygamber göndermeye başladı.

3- Verdiğiniz kaynaklar ve hadis ne kadar muteberdir.

4- 7000 sene önceki insan kalıntılarını ne olacak. Bulunan 10 bin yıllık 15 bin yıllık iskeletlere ne diyeceğiz.

5- Yada zihinsel gelişim olarak 7000 sene önceye kadar insanlar akıl baliğ olacak seviyede değil mi idi. Peygamber gönderilmesi için insanların belirli bir seviyeye ulaşması mı beklendi.

Sorular sorula sorular...

Selam ve dua ile...

Çok güzel,akılcı sorular...
Ben hep 5.teyim. Allahın canlılığı ve nebatı yaymak için plan ve yasalar dahilinde zamanı işlettiğini düşünüyorum.
Biliminde bu paralelde ilerliyor çünkü.
Adem'i özelde bir insan olarak kabul edip saçmasapan te'villerle bunu hikayeleştirmeye çalıştıktan sonra,
İsrailiyat bataklığından zaten seç beğen al, neler bulunur neler.
Halbuki gözümüzün önünde herkesin kendi hayatında bir Adem, kabil, Habil kıssası, imtihanı zuhur eder,
bunu kendi hayatına taşımak yerine Ademin babası, atası, kaçıncı katta ikamet ettiği, meyvenin hangisi olduğu vs gibi oyalanıp gidecek
son derece sufli ve taassub kokan cehalet aforizmaları ile uğraşır, tek derdi kurtulacağından emin olduğu fırkaya aidiyetini bayraklaştırmak için, ölümüne savunmaktır.
Ne düşünmek aklına gelir, ne sorgulamak, ne şahit olmak.
Halbuki bu fiilleri yapmadan insan sıfatı almasının bile güdük bir iddia olacağınn farkına varmadan bir biyolojik canlı olarak yine dünya üzerindeki,
proteinden, vitaminden, karbondan, demirden var olur, ölür yine toprağa, toprakta yaşayan milyon adet mikroskobik etçile yem olur.
Adem benim babam, Onun babası, hergün ademin çocukları dünyaya geliyor, annesinin karnında kodlanmış verilerle aldığı enzimi, proteini dokuya çevirip insan diye doğuyor,
sorumluluk yükleyor, habil ve kabilin sınavlarına tabi oluyor.
Tüm bu serüveni kaba bile diyemeyeceğimiz basitlikte hikayeşmiş modellerini din olarak anlayıp bir de bunun taassbunu yapmak, uzaktan o kadar barbarca geliyor ki artık,
tüm ah çeken mazlumlarda gerçeğe ve hakka düşman olan bu taassup sahiplerinin barbarca haykırmalarını duyuyor gibi oluyorum.

Milyar adet galakside, kıyas bile kabul etmez ama, ulabildiğimiz astrolojik mevcudiyet okyanus kadar hacme sahip derek (güya bu henüz ulaşabildiğimiz sınırlarını tam bilmiyoruz da) bir su damlası kadar olmayan dünyada, devinen ufacık bir canlıyız, onu da incelediğimiz kabası hücreler, incesi atomlar, atomların içinde bile çözülemeyen
enerji açıkları ve motorlar, kim bilir onların içinde de daha ne kadar gizli detay var bilmiyoruz...
Belki tüm ulaşabildiğimiz bu varlık alemi başka bir varlığın bir atom kadar yapı taşının içinde olup biten enstanteneden ibaret ve biz henüz ceviz kabuğunun içindeyiz.
Sair, ve sair....

Şuanki havsalamız ve bilgi derinliğimiz ile ne kadar düşünmeye çalışsakta tabiri caizse delirip çıkmak an meselesi.
O yüzden bu yok 5 yıl, yok 10 yıl meselesini ironi olarak yazdım.
Bunların tamamı tabiki dünyanın tüm birikimini kendi ürettikleri fantazyalar sanan cahil israiliyyat kalıntılarından ibaret.
Özgürleşmek için bilmek gerek, bildikçe cehalet kalıpları önümüzde kırılır ve değerler daha anlamlı hale gelmeye başlar.
 

ALI25

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
9 Nis 2015
Mesajlar
7,509
Beğeniler
97
Puanları
0
#6
Ebu Computer kardesim suanda vermis oldugun bu olsun ve daha buna benzer seyler olsuun nasil bulup ortaya konuluyorlar ve bir misal olarak su acidan o sey neye göre buna o seye tarih de biciliyor ve 23 bin demek kac nesil olur ve buda ayni zamanda insanlik varligindan da önce olmuyor mu.

Ve sonra suda deniliyor insanlardan önce bu alemde varlik olarak yasayanlar icin cinlerden bahis ediliyor kisacasi da bu olur.
 

ALI25

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
9 Nis 2015
Mesajlar
7,509
Beğeniler
97
Puanları
0
#7
Yahayy mesele´yi ilmi ve baska ifade ile bilim olarak ele almis ve buna dair makul ve makbuluk acisindan bu meseleye deginmis ve sen ise sorular sormusun o sordugu soruya ve yazi da ve senin sorularinda akli ve mantiki olup kalmis.

Var sayimla mi her hangi bir meselede olsun hal edilir ve ona dair malumat gerekmez mi ve o konudaki bilgi ne ve bize gelmis vakia ne olur ve ilkhetab da bir sey de alinip direk de bu akil ve mantika da vurulmaz ve buda su acidan da makul ve makbulluk olarak.
 

ALI25

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
9 Nis 2015
Mesajlar
7,509
Beğeniler
97
Puanları
0
#8
“Âdem'den kıyamete kadar insanlığın ömrü yedi bin senedir.”“Benim ümmetimin ömrü 1.500 seneyi pek geçmeyecek.”Kenzu’l-Ummal, h.no: 16459; Tezkiretu’l-Mevduat, I/223.; Sahavî, el-Makasıdu’l-hasene (Deylemi’den naklen), I/693, h.no: 1243; Munavî Feyzu’l-Kadir,III/547; h.no: 4278](Deylemi’den naklen)
Sen bu konuda iyi yapmissin ve kendinden direk olarak bir sey dememissin ve buna dair de akil ve mantik da yapmamissin ve bu mevzuya dair de delil olarak kaynak ve ayni zamanda mesele icinde hadis de zikir etmissin.Suanda bu konuda sana katilmamak da makul ve makbul da olmaz onun icin seni hakli buluyorum.
 

ALI25

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
9 Nis 2015
Mesajlar
7,509
Beğeniler
97
Puanları
0
#9
Burada bir sürü soru akla geliyor.1-İlk insan Hazreti Adem'mi idi yoksa Hazreti Adem ile birlikte o dönemde yaşayan başka insanlar var mıydı.2-Peygamberlik müessesesi ilk insandan bu yana var mıydı yoksa Allah belli bir dönemde mi peygamber göndermeye başladı.3-Verdiğiniz kaynaklar ve hadis ne kadar muteberdir.4-7000 sene önceki insan kalıntılarını ne olacak.Bulunan 10 bin yıllık 15 bin yıllık iskeletlere ne diyeceğiz.5-Yada zihinsel gelişim olarak 7000 sene önceye kadar insanlar akıl baliğ olacak seviyede değil mi idi.
Bir soru da gelmesin ve buna dair ilim denilsin ve bu konuda bilim de ne diyor ve buna bakip ister istemez alip kabul etmek gerekli olur.

1.Buda sorumu simdi evet ilk insan ve insan olarak da ilk varlik insan cinsi olarak da hz. Adem dir bildigimiz kadariyla insan olarak bu cinsten hz. Adem den önce yok oldugu ve onunla beraber olmadigi ve daha sonra oldugu ve bir baska ifade ile ondan türedigi yani onun soyundan geldi insanoglu denilen bu varliginda.

2.Hz. Adem ilk insan oldugu gibi ve ayni zamanda peygamber ve resullerinde ilk olur ve buna dair bununda böyle oldugu bugün elimizdeki bu kaynaklarda der ve bunu o vakia olarak.

3.Kaynak muteber de olmasa ve bir misal olarak sahihler ve o sunen gibi ve sunuda diyeyim ve farz edelim zayif da olsa akil ve mantik´a göre delil olma ve alinip kabul edilmesi acisindan makul ve de ayni zamanda makbul olur.

4.7000 sene önce bize bir sey gelmis mi elle tutup ve kitab gibi okunacak ve ayni zamanda onun da o zaman yasadigina dair delil var mi acik ve kesin olarak ve buda o farz etmek misalinden veya bunada söyle diyeyim var sayim olur ve fikri o kisinin yada o gibi kisilerinde kendilerini baglarsa basklarinida baglamaya bilir.Bu bulunan veya daha buna benzer bulunan seylerdeki ölcü yada metod ne akil ve mantik yada hesab gibi seyler degil mi daha dogrusu bunlarda ona dayanmiyor mu?ölcü aleti olarak ve farz edelim yada var sayima göre bir kisi olarak ben derim ve diyorum da bir su sey 5000 yasinda yok efendim biride cikar 6000 yada 7000 der bu varsayim da böyle olur.

5.7000 sene önce ki insanlarda bugünkü insanlar gibi dogup yasamislar ve onlardan bizim gibi cok seyleri de ister istemez sonrada görüp bilip ögrenmisler ve o zamanda hayat yasam tarzi ile bugünkü arasinda fark var o zaman bize de nazaran mesakkatli idi diye buna da derim ve buda o vakia olur.

Ve aleykum selam eline saglik sen sag ol ve bu sorularin icin de Ebu Computer kardesim.
 

Kaptan

Stajyer Moderatör
İhvan Üyesi
Katılım
9 Ocak 2012
Mesajlar
13,781
Beğeniler
421
Puanları
83
#10
Ne yapayım ben orağı , kelliğe çare bulundu mu siz ondan haber verin.
 

bi husben

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
7 Mar 2007
Mesajlar
5,025
Beğeniler
125
Puanları
63
#11
konu çakmaktaşı ama bazıları yine olayı hadıslere baglama derdinde. Peygamber bu günü gorse bize ümmetim diyeceğini zannetmiyorum
ümmet yok zaten olsaydı süriyede zulum ayyuka çıktı peygamberin ummeti buna izin vermezdi lakin ümmet çoktan ölmüş
 
Üst