Etiketlenen üyelerin listesi

2009, 2010 ve 2011 yıllarına ait BÜTÇE açığı 52 39 34=125 milyar; CARİ açık 52 38 72=162 milyar; FAİZ ödemeleri 55 48 48=151 milyar olup, burada 2011 yılı bütçesine konulan FAİZ miktarının bir önceki yıldan az olmaması, Sayın Başbakan'ın 'borcumuz çok azaldı' veya 'borç almıyoruz' anlamındaki sözlerini açık biçimde nakzetmektedir. Borcumuz azalıyorsa FAİZİ neden azalmıyor?! Üç yıllık tutarı 151 milyar olan FAİZ ödemeleri ile maliyeti 75 000 lira olan 2000000 (iki milyon) adet konut

Bu konu 16972 kez görüntülendi 79 yorum aldı ...
AKP'den faizcilere var, halka yok! 5.00 16972 Reviews

    Konuyu değerlendir: AKP'den faizcilere var, halka yok!

    5 üzerinden 5.00 | Toplam: 1 kişi oyladı ve 16972 kez incelendi.

Sayfa 1/5 12345 Son
  1. #1
    Ercan Tekin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    25-09-2010
    Mesajlar
    5.647
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Ercan Tekin

    2009, 2010 ve 2011 yıllarına ait BÜTÇE açığı 52 39 34=125 milyar; CARİ açık 52 38 72=162 milyar; FAİZ ödemeleri 55 48 48=151 milyar olup, burada 2011 yılı bütçesine konulan FAİZ miktarının bir önceki yıldan az olmaması, Sayın Başbakan'ın 'borcumuz çok azaldı' veya 'borç almıyoruz' anlamındaki sözlerini açık biçimde nakzetmektedir. Borcumuz azalıyorsa FAİZİ neden azalmıyor?! Üç yıllık tutarı 151 milyar olan FAİZ ödemeleri ile maliyeti 75 000 lira olan 2000000 (iki milyon) adet konut yapılabilmektedir. Bu da 140 000 nüfuslu 50 adet "şehir" demektir. Bir başka deyişle, saatte 6 milyon TL FAİZ ödeniyor demektir. 1500 kişinin çalıştığı Tokat Sigara Fabrikası 20.000.000 (yirmi milyon) TL'ye satıldığına göre, bu para sadece 3,5 saatlik FAİZ parasıdır.

    - Hükümetin başvurduğu bir başka "üçkâğıt ekonomisi" uygulaması da şu şekilde yürütülmektedir: Hükümet kendisi dış borç yapmayıp hem hava atmak, hem de yandaşlarına faiz rantı sağlamak maksadıyla olsa gerek, özel sektörün BORÇ almasını teşvik ediyor ve bu maksatla ABD ve AB ülkelerine 100 milyar dolar teminat veriyor! Böylece özel sektör % 2 ile aldığı borç parayı ülkemize dolar olarak girişini yapıp TL'ye çevirerek hükümete % 17 ile borç veriyor!? Bu yolla son üç yılda özel sektörün "FAİZ"den elde ettiği rant 60 milyar dolardır! Aynı şeyi yabancı sermayede de yapmakta, hem devlete verdiği borçtan doğan FAİZ farkından, hem de borsadan kazandıklarıyla toplam 54 milyar dolar elde etmişlerdir! Her iki durumda da elde edilen kârlardan "vergi" dahi vermedikleri gibi; halkımızın daha da fakirleşmesine yol açan tüketim ve ithalatı hızlandıran, sabit kur, yüksek FAİZ uygulamasının başarıyla sürdürülmesine de katkıda bulunmuşlardır. Özetlersek, hükümet iç ve dış fahiş FAİZCİ sermayedarlara toplam 114 milyar dolar rant sunmuştur! Bu FAİZCİ sermayedarlar da ellerindeki kredi kuruluşları, banka, TV, gazete ve diğer kurum ve kuruluşlarıyla mevcut durumu çarpıtıp, insanımızı yanıltıp, AKP'ye vefa borçlarını da ödemek maksadıyla, hep bir ağızdan methiyeler düzmekteler. İşte bunun için HALKIMIZ, "Maden bu ülkede ekonomi iyiye gidiyor da neden ben her yıl biraz daha fakirleşiyorum?" diye feryat edip duruyor. Şunu bir kere daha ifade edelim ki; bu korkunç "üçkâğıt oyununu" "Millî Görüş" ve "Adil (Ekonomik) Düzen"den başkası bozamaz... Yerli ve yabancı FAİZCİ zalim sömürü sermayedarlarının, yukarda izah ettiğimiz FAİZ farkı ve borsadan elde ettikleri toplam rant 114 milyar dolar (175 milyar TL) olup, bu paranın ne korkunç bir miktar olduğunu ifade edebilmek için şu hususu belirtelim: Bu parayla yaklaşık 100 adet boğaz köprüsü veya 38 adet Tokat vilayeti yeniden yapılabilmektedir.
    - 2003-2009 yılları arasındaki 7 yılda sömürücü FAİZ ve FAİZCİLERE (rantiyeye) ödenen 532 milyardır. 2009 yılında FAİZE yapılan ödeme miktarı 88 milyar iken; sosyal yardımlar ile tarım ve hayvancılığa ödenen ise sadece 5'er milyardır!!!???
    - ATO raporlarına göre; sıcak paranın Türkiye'de 1 yılda kazandığı FAİZİ Japonya'da 190 yılda, ABD'de 79 yılda, Fransa'da 81 yılda, Almanya'da ise 91 yılda kazanabilmekte olup, 2002'de gelen 1000 dolarlık bir sıcak FAZİ parası 2010 yılında 8000 dolar olmuştur! Ülkemize son 8 yılda giren sıcak paranın 100 milyar doları geçtiği, sadece 2010 yılında 30 milyar doları bulduğu düşünülürse, ÜLKEMİZİN/HALKIMIZIN ÖDEDİĞİ "FAİZ" MİKTARININ NE KADAR KORKUNÇ BOYUTLARDA OLDUĞU ANLAŞILIR.
    - 2011 bütçesinde yatırımlar/HALK için ise sadece 21 milyar TL ödenek ayrılmış! AKP'nin sık sık övündüğü Sosyal Güvenlik Kurumu, duble yollar ve tüm yatırımlar/halk için ayrılan para bu olduğuna göre; FAİZCİLERE ödenen paraların boyutunu düşünün...
    - Yukarıdaki tablonun fark edilmemesi veya fark edilip de dillendirilmemesi için adeta "sus payı" kabilinden AKP'ce yapılan "çocuk yardımı, sakat yardımı, odun-kömür yardımı, yemek yardımları"nın toplamının "komik rakamlar" olduğu düşünüldüğünde; halkımızın ve varlığımızın ne kadar ucuza pazarlandığı daha iyi anlaşılacaktır.
    Bitmedi; "tarım ve hayvancılıktaki faizci zalim soygun düzeni" gelecek yazıda...



    Reşat Nuri Erol
    Milli Gazete

  2. #2
    Ercan Tekin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    25-09-2010
    Mesajlar
    5.647
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Ercan Tekin
    Yukarıdaki başlık aslında şöyle olmalıydı: "AKP'den faizcilere var, köylüye yok; çöken tarım ve hayvancılığa yok!" Uzunluğu sebebiyle kısa kesildi!
    Faizci zalim sömürü/soygun düzeni tablosu: 1997'de 5 krş olan gübre 2010'da 120 krş; 7 krş olan buğday 50 krş; 10 krş olan motorin 340 krş; 2,5 krş olan yem 70 krş; 5 krş olan süt 60 krş; 1,3 krş olan şeker pancarı 90 krş olmuştur. Ayrıca asgari ücret 31 TL iken 600 TL, mutfak tüpü de 1,5 TL iken 60 TL olmuştur. Bu tabloya göre:
    - 1997'de 10 kilo buğdayla, 14 kilo gübre veya 7 litre motorin alınabiliyorken; 2011'de 4 kilo gübre, 1,5 litre motorin alınabilmektedir. Sonuç: Fakirleşme % 500!
    - 1997'de 1 kilo sütle 2 kilo yem alınabiliyorken; 2010'da 1 kilo bile alınamamaktadır. Sonuç: Fakirleşme % 100!
    - 1997'de 10 kilo şeker pancarıyla 2,5 kilo gübre ve 1 litre motorin alınabiliyorken; 2010'da 1 kilo gübre ve motorin bile alınamıyor. Sonuç: Fakirleşme % 400!
    - 1997'de asgari ücretle 22 adet mutfak tüpü alınabiliyorken; 2010'da 10 adet alınıyor. Sonuç: Fakirleşme % 125!
    Bu tablo, önceki yazımda yazdığım sadece genel olarak halkın değil, tarımda ve hayvancılıkta çalışanların da ne durumda olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.
    Çok küçük ama her yıl sayısı giderek artan "faizci ve soyguncu mutlu bir azınlık" hiç terlemeden milyon/milyar dolarlar kazanıp "dolar milyoneri/milyarderi" olurken; bu "faizci ve sömürücü zalim köle düzeni"nde büyük halk kitleleri fakirleşip iflas ve intiharlar sebebiyle ahlak yani ahlaksızlık, geçim, mal ve can derdine düşmüştür.

    İşte bunun için Erbakan Hocamız bu faizci sömürü sistemine/düzenine "KÖLE DÜZENİ" demiştir. İşte bunun için köyler boşalmakta; tarım ülkesi Türkiye'mizde buğday, mısır, şeker pancarı, tütün vs üretimi terk edilmektedir. Eskiden göçler kırsal kesimden aynı ilin ilçelerine çocukları okutmak için yapılırdı. Şimdilerde karın tokluğuna iş bulmak için uzak yakın büyük illere göç edildiği içindir ki 500 bin Sivaslı, 400 bin Tokatlı 660 bin Sinoplu İstanbul'dadır! İşte unun için daha 8-10 yıl önce tarım ve hayvancılıkta kendi kendine yeten dünyadaki 5-6 ülkeden biri olmamıza rağmen; şimdilerde şekeri de, tütünü de, mısırı da, buğdayı da, sütü de, hattâ kurbanlıklarımızı da ithal eder olduk!!! İşte bunun için ülkemizin en büyük et entegre tesislerinden olan Banvit bile canlı hayvan ithal etmek mecburiyetinde kalmıştır! Zira hayvan sayımız hızla düşmektedir. 15 yıl önce 3 kişiye 1 büyük baş hayvan düşerken, şimdilerde 8 kişiye 1 büyük baş hayvan düşmektedir. Küçükbaş hayvan sayımızda da aynı felaket yaşanmakta, orada da sayı kişi başına 1 iken, 2 kişiye 1 tane düşer olmuştur. Bu tablonun ortaya çıkmasındaki en önemli sebeplerden biri Süt Endüstrisi Kurumlarını, Et Balık Kurumlarını, Tarım Kredi Kooperatiflerini yok pahasına satmak olmuştur! Atalarımız bu durumu izah ederken, "biri yer biri bakar, KIYAMET ondan kopar" demişler: Bu köşede hep hatırlattığım üzere, zaten "SOSYAL TUFAN" içindeyiz; şimdi "KIYAMET" de yakın!

    Daha önceki birkaç makalemde yazdım, tekrar hatırlatıyorum: Dünyanın gündemini meşgul eden Mısır, Tunus, Libya, diğer Ortadoğu ülkeleri ve insanlıktaki hareketliliğin altında da bu "faizci ve sömürücü zalim köle düzeni" uygulamaları yatmaktadır.

    Erbakan Hocamız görevini yaptı ve gitti! Erbakan Hocamızın mirasçıları olarak Millî Görüşçülerin yani gömlek çıkarmayanların görevi; "faizci ve sömürücü zalim köle düzeni"nin yegane ve tek alternatifi olan "ADİL (EKONOMİK) DÜZEN"i ülkemize ve dünyaya hükümran kılmaktır. Gömlek çıkaranlara ve "Adil (Ekonomik Düzen)"e inanmayanlara bir hatırlatma daha: Tevbe kapısı son nefesinize kadar her an açık!..

    Teşekkür: Millî Görüş partileri Tokat İl Başkanı ve Belediye Başkanı kardeşim Nizamettin Aydın! Kırk yıl önce MSP döneminde gençlik kollarında İzmir'de çalışıyorduk... Kırk yıl sonra derlediğin çalışmayla son dört yazının yazılmasına vesile oldun; teşekkürler...


    Reşat Nuri EROL
    Mili Gazete

  3. #3
    ukubat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektar Emektar Üye emektar
    Üyelik tarihi
    09-05-2007
    Yer
    istanbul,fatih
    Mesajlar
    1.878
    Adı geçen
    5 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @ukubat
    Siz hiç merak etmeyin...
    Bu halk daha önce ki iktidarlarıda bilir...
    Şimdiki iktidarıda...
    Biliyorum seçim yaklaştı elinizdeki bütün çamur stoğunu gene her zamanki gibi müslümanların üstüne saçacaksınız...
    Ama gene aranızda vicdan sahibi olanlara sesleniyorum....
    GÖLGE ETMEYİN BAŞKA İHSAN İSTEMEZ!!!

  4. #4
    Ercan Tekin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    25-09-2010
    Mesajlar
    5.647
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Ercan Tekin
    Alıntı ukubat Nickli Üyeden Alıntı
    Siz hiç merak etmeyin...
    Bu halk daha önce ki iktidarlarıda bilir...
    Şimdiki iktidarıda...
    Biliyorum seçim yaklaştı elinizdeki bütün çamur stoğunu gene her zamanki gibi müslümanların üstüne saçacaksınız...
    Ama gene aranızda vicdan sahibi olanlara sesleniyorum....
    GÖLGE ETMEYİN BAŞKA İHSAN İSTEMEZ!!!
    Neredeydin ukubat bende seni bekliyordum.
    Rakamlarla aran yok demek olsun sorun değil öğrenmenin yaşı yok.
    Bu konuya sadece rakamlarla cevap verme hakkın var.

    Not: Önümüzdeki hafta inşaALLAH müsait bir günde İstanbul'a geliyorum İsmailağada çay içmek istersen görüşmek isterim.
    Ves'selam

  5. #5

    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    16-10-2006
    Yer
    Karadeniz
    Mesajlar
    5.464
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @reis
    Reşat Nuri Bey sallamış...
    Tayyip Bey "halen sizin pisliklerinizi temizliyoruz" derken boşuna konuşmuyor. Ödenen faiz Ak Parti'den önceki dönemlerde yenen haltların ödentisidir.
    Halk fakirleşmişmiş...
    Breh breh breh...
    Halk o kadar fakirleşmiş ki herkesin evinde neredeyse 2 araba, 2 bilgisayar, 2 televizyon ve envai çeşit bilmem ne makineleri cirit atıyor..
    Alışveriş merkezleri ağzına kadar dolu.
    Lokantalar ağzına kadar dolu.
    Tatil beldelerinde ki yerli turistler artık daha fazla.
    Fakirleşmişmiş...
    Peh..
    Millet keyiften ne halt yiyeceğini şaşırdı be...

  6. #6
    bakış - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    22-11-2009
    Yer
    İstanbul-Pendik
    Mesajlar
    4.740
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @bakış
    Akparti ne diyor imf'ye borcu 25'den 5' e düşürdüm diyor.Doğru.Yani 20 milyar dolar borç ödemiş,9 yılda...
    peki türkiye 9 yılda ne kadar faiz ödemiş 400 milyar dolar.yani bırakın imf'ye olan borcu sıfırlamayı.Öyle 15 tane olsaydı hepsini öderdik

  7. #7
    redyellow - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    20-04-2010
    Yer
    ankara
    Mesajlar
    20.266
    Adı geçen
    29 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @redyellow
    Niye böyle diyorsunuz ki?

    Akp memura yüzde 4, emekliye yüzde 4 vs. zam yapmadı mı? bu kadar güzel!!! zam yapan bir iktidara yüklenmeniz yanlıştır!!!!

    Daha ne istiyorusuz, belanızı mı?


  8. #8
    talib - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    11-07-2006
    Yer
    İstanbul
    Mesajlar
    10.549
    Adı geçen
    3 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @talib
    Lokantaları gezenler, turist mekanlarını bilenler, herkes burada diyor

    Biz yoktuk ama.. Zaten emekçiyi kim göre

    Önceden erkek çalışır gelirdi, şimdi bayanlar da çalışıyor. Bu sayede evler ayakta kalabiliyor. Bazı hin oğlu hinler bunu görmezden gelmek isteseler de gerçek budur.

    Zaman ilerledikçe Türkiye aynı yerde kalacak zannedenler de var aramızda. Normal seyri içerisinde hayatın, bilgisayar gibi elekronik aletler lüks olmanın çok dışında artık. Tüplü tv alayım derseniz, zaten bulamazsınız. Plazma almak zorundasınız.

  9. #9
    maksut ibrahim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    06-11-2009
    Mesajlar
    5.914
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @maksut ibrahim
    Alıntı bakış Nickli Üyeden Alıntı
    Akparti ne diyor imf'ye borcu 25'den 5' e düşürdüm diyor.Doğru.Yani 20 milyar dolar borç ödemiş,9 yılda...
    peki türkiye 9 yılda ne kadar faiz ödemiş 400 milyar dolar.yani bırakın imf'ye olan borcu sıfırlamayı.Öyle 15 tane olsaydı hepsini öderdik

    Ciller Basbakan iken Türkiyenin borcu 22 Milyar

    dolardi. Ciller Türktelekomu 25 Milyar dolara

    satmak istedi, ama RP ve SHP karsi

    geldigi icin satamadi.

    RP ve SHP karsi gelmeseydi simdi

    Türkiye süper Devlet olurdu.

    Hocanizin 1 trilyon borcu nasil 12.5 Trilyon

    olduysa, Türkiyenin borcu da ayni sekilde

    yükseldi.

  10. #10
    Mehmet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Moderatör
    Üyelik tarihi
    10-04-2008
    Mesajlar
    8.101
    Adı geçen
    15 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Mehmet
    Alıntı maksut ibrahim Nickli Üyeden Alıntı

    Hocanizin 1 trilyon borcu nasil 12.5 Trilyon

    olduysa, Türkiyenin borcu da ayni sekilde

    yükseldi.
    1'e 12 vay be

  11. #11
    maksut ibrahim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    06-11-2009
    Mesajlar
    5.914
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @maksut ibrahim
    Alıntı talib Nickli Üyeden Alıntı
    Tüplü tv alayım derseniz, zaten bulamazsınız. Plazma almak zorundasınız.
    Gercekmi diyorsunuz, ben Tüplü tv leri Rüyam da gördüm galiba.

  12. #12
    talib - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    11-07-2006
    Yer
    İstanbul
    Mesajlar
    10.549
    Adı geçen
    3 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @talib
    Rüya yorumu yapmıyoruz. Ehlini bulursanız yardımcı olurlar.

  13. #13
    redyellow - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    20-04-2010
    Yer
    ankara
    Mesajlar
    20.266
    Adı geçen
    29 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @redyellow
    Alıntı maksut ibrahim Nickli Üyeden Alıntı
    Ciller Basbakan iken Türkiyenin borcu 22 Milyar

    dolardi. Ciller Türktelekomu 25 Milyar dolara

    satmak istedi, ama RP ve SHP karsi

    geldigi icin satamadi.

    RP ve SHP karsi gelmeseydi simdi

    Türkiye süper Devlet olurdu.

    Telekomu 25 milyar dolara satmak istemiş de, peki 25 milyar dolar veren olmuş mu maksut? vermişse kim vermiş? ne zaman olmuş, hangi hükümet döneminde olmuş, tarih vs. yok mu?

    Bize biraz kısa bilgi belge vs. verebilir misin? BU BİLGİ VE BELGEYİ MUTLAKA BEKLİYORUM.



    Bi de satılsaydı türkiye şimdi süper devlet olurdu demişsin, yani türkiyenin tüm sıkıntısı 25 milyar dolar mıydı?

    25 milyar dolara satamadık tüh türkiye süper devlet olamadı öyle mi? bu kadar kolay yani süper devlet olmak?


  14. #14
    Ercan Tekin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    25-09-2010
    Mesajlar
    5.647
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Ercan Tekin
    Devlet İstatistik Kurumu Konuşuyor:

    AKP iktidarının “toplam borç stoğunu azaltıyoruz” açıklamalarının gerçeği yansıtmadığı, Devlet İstatistik Enstitüsü’nün rakamlarıyla ortaya çıktı.

    Borç ekonomiyi çökertiyor
    Ekonomide iyileşme olduğunu belirten ve borç stokunu azalttığını açıklayan hükümeti rakamlar doğrulamıyor. Devlet İstatistik Enstitüsü tarafından hazırlanan iç ve dış borç stoku verileri kamudaki iç ve dış borçlanmanın ciddi bir şekilde arttığını gözler önüne serdi. Türkiye’de geçen yıl itibariyle kişi başına düşen toplam borç stokunu 3 bin 53 YTL’si dış, 3 bin 155 YTL’si de iç olmak üzere 6 bin 208 YTL. olduğu ortaya çıktı. İç borç stoku 2002 yılında 149 milyar YTL. iken, 2004’te 224 milyar YTL’ye yükseldi.

    Rakamlar hükümeti yalanlıyor
    Devlet Bakanı Beşir Atalay, DYP Hatay Milletvekili Mehmet Eraslan’ın, iç ve dış borç stokunun 2002 ve 2004 yıllarındaki miktarına ilişkin soru önergesini cevaplandırdı. Hazine Müsteşarlığı ve DİE verilerine göre, Türkiye’nin 2002’deki toplam dış borç stoku 130 milyar dolar iken, 2004’te bu rakam yaklaşık 168 milyar dolara yükseldi. Söz konusu dönemde kamu dış borcu 10 milyar dolar civarında artarken, kişi başına dış borç stoku da 2002’de bin 879 dolar iken, 2004’te 2 bin 275 dolara ulaştı. Türkiye’de geçen yıl itibariyle kişi başına düşen toplam borç stokunun 3 bin 53 YTL’si dış, 3 bin 155 YTL’si de iç olmak üzere 6 bin 208 YTL olduğu bildirildi. Devlet Bakanı Beşir Atalay, DYP Hatay Milletvekili Mehmet Eraslan’ın, iç ve dış borç stokunun 2002 ve 2004 yıllarındaki miktarına ilişkin soru önergesini cevaplandırdı. Atalay’ın yazılı cevabında, Devlet İstatistik Enstitüsü Başkanlığı’nın (DİE) hazırladığı veriler yer aldı. Hazine Müsteşarlığı ve DİE’nin kaynak gösterildiği verilere göre, Türkiye’nin 2002’deki toplam dış borç stoku 130 milyar 218 milyon 865 bin 317 ABD Doları iken 2004’te bu rakam 161 milyar 846 milyon 146 bin182 dolara yükseldi. Sözkonusu dönemde kamunun dış borcu 10 milyar dolar civarında artarken, özel kesimin dış borcundaki artış 22 milyar doların üzerine çıktı. Kişi başına dış borç stoku da 2002’de bin 879 dolar iken 2004’te 2 bin 275 dolara ulaştı. Ancak, Türk parasının değer kazanması nedeniyle dolar bazında artan kişi başına dış borç stoku, YTL cinsinden hesaplandığında azalarak 3 bin 71 YTL’den 3 bin 53 YTL’ye düştü. İç borç stoku ise 2002 yılında 149 milyar 869 milyon 691 bin 142 YTL iken 2004’te 224 milyar 482 milyon 922 bin 484 YTL’ye, kişi başına iç borç stoku da 2 bin 163 YTL’den 3 bin 155 YTL’ye yükseldi.

    DIŞ VE İÇ BORÇ TABLOSU 2002 2004 DIŞ BORÇ (ABD Doları)Dış borç stoku 130.2 milyar - 161.8 milyar Kamu 85.7 milyar - 95.2 milyar Özel 44.5 milyar - 66.5 milyar
    Kişi Başına Dış Borç Stoku (ABD Doları) 1.879 - 2.275 Kamu 1.237 - 1.339 Özel 642 - 936
    İÇ BORÇ İç Borç Stoku (YTL) 149.8 milyar - 224.4 milyar Kişi Başına İç Borç Stoku (YTL) 2.163 - 3.155 Yıl Ortası Nüfus 69.302.000 - 71.152.000

    12.08.2005 11:10
    5 yıl, 7 ay önce
    Kaynak: www.milligazete.com.tr

  15. #15
    Hikem - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    31-08-2009
    Mesajlar
    6.095
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Hikem
    Reşat bey, Adil Düzen teorisyenleriyle çalışan ekipten...bilgi olsun diye yazıyorum...Bu işin hem teorisi hemde İzmir Akevlerde pratiğiyle uğraşmış ....AKP nin şu dönem faiz borçlarını ödemesi, övünülecek bir durum değil..Ekonomi sahasında ''vahşi kapitalizm'' önceki dönemler gibi devam ettiriliyor...Bunları particilik bakımından değil, tesbit olarak söylüyorum..AKP nin faizsiz bir ekonomik nizam için bir çalışma yaptığını biz duymadık, siz duydunuzmu acaba...Böyle bir kaygısı varmı , o,dahi tartışılır...Bu ülkedeki en korkunç ,zalim vergi sistemi, 8-9 yıllık bu dönemde aynen devam ettirilmedi mi?


    Dolayısıyla bu konuda eleştirileri ciddiye almak gerekiyor...Parti taassubu bir kenara bırakılmalı...Matbuattaki İslamcı geçinen yazarların bu konuda ciddi bir eleştirsini maalesef göremedik...


    Bunların yanında İslam ülkeleriyle ilişkilerin geliştirilmesi yönündeki çalışmaları destekliyoruz...Bu ilişkilerin Türkiyenin kendi insiyatifiyle yapılmasınıda istiyoruz...Yani her yapılan işe külliyen yanlış deme veya külliyen doğru gibi muğalatalardan kaçınmak gerekiyor...

  16. #16
    Mehmet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Moderatör
    Üyelik tarihi
    10-04-2008
    Mesajlar
    8.101
    Adı geçen
    15 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Mehmet
    Alıntı Ercan TEKİN Nickli Üyeden Alıntı
    Devlet İstatistik Kurumu Konuşuyor:

    AKP iktidarının “toplam borç stoğunu azaltıyoruz” açıklamalarının gerçeği yansıtmadığı, Devlet İstatistik Enstitüsü’nün rakamlarıyla ortaya çıktı.
    .....
    ......
    ...
    .......
    [12.08.2005 11:10
    5 yıl, 7 ay önce
    Kaynak: www.milligazete.com.tr
    verilen rakamlar doğru-yanlış sorgulamıyoruz
    ama 5 yıl önceki rakamlar olduğunu kendiniz belirtmişsiniz
    5 yıl önceki rakamlarla ne anlatmak isteniyor?

Sayfa 1/5 12345 Son

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. İrmikli Çıtır Halka Tatlısı
    By Verda in forum Yemek Tarifleri
    Cevaplar: 20
    Son Mesaj: 06-06-2016, 20:32
  2. Esed'in Mal Varlığı Halka Dağıtılacak
    By Dua Nur in forum GÜNDEM VE SİYASET
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 24-09-2013, 14:26
  3. Hakka şükür, halka teşekkür!
    By Aşk Şairi in forum GÜNDEM VE SİYASET
    Cevaplar: 4
    Son Mesaj: 23-06-2011, 02:23
  4. Mhp halka inemiyor bu işi bilmiyor
    By oğuz in forum GÜNDEM VE SİYASET
    Cevaplar: 6
    Son Mesaj: 08-02-2010, 23:42
  5. Tarihi Halka Ilişkiler Geleneğimiz
    By dedekorkut1 in forum Osmanlı Tarihi
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 04-12-2007, 11:23

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Giriş

Facebook platformu Giriş