Aliya ile sınırlar aşıldı!
31 Aralık 2010 - 23:14:51

Aliya!Sana dünyanın bütün dillerinde komutanım demek isterdim’

Kültür ve Medeniyet Derneği olarak gençlere yönelik ilk seminerimiz 26 aralık Pazar günü ‘Aliya ile Sınırları Aşmak’başlığı altında Yusuf ARMAĞAN’ın sunumuyla derneğimiz Mehmet Akif Salonunda icra edildi.
[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Owner/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image004.jpg[/IMG]Yusuf ARMAĞAN ASR suresinin açıklamasıyla konuşmasına başladı.İman etmenin,salih amel işlemenin , birbirimize hakkı ve sabrı tavsiye etmenin kurtuluşun anahtarı olduğu ifade edildi.

Türkiye’li Müslümanların Aliya ismiyle 1993 yılında karşılaştığını ifade eden ARMAĞAN, Doğu-Batı arasında İslam adlı eserin Aliya’nın fikriyatının anlaşılması hususunda önemli bir yere sahip olduğunu belirtti.Bu eserin 1987 yılında Nehir yayınları tarafından basılmasına rağmen Bosna savaşına kadar doğru düzgün satışının yapılamadığı,savaşla birlikte bu bölge ile ilgili malumat sahibi olmak isteyen Türkiye’li Müslümanlar’ın kitabı temin ettiği hususu ifade edildi.
Türkiye’de Bosna duyarlılığının 1992 yılında Cevat ÖZKAYA,Hüseyin KANSU,Süleyman GÜNDÜZ gibi Müslüman şahsiyetler tarafından oluşturulduğu üzerinde durularak; Aliya,Cemalettin LATİÇ,Ömer BEHMEN gibi Bosna’lı Müslümanların bu dönemde tanındığı ifade edildi.
Aliya’nın hem doğuyu hem de batıyı çok iyi bildiği,çağını iyi etüt ettiği,korkunç savaş ortamlarında bile müslümanca düşünmeyi ve davranmayı öncelediği belirtilerek,bugünkü genç Müslümanların dünyaya esaslı şeyler söylemek için mutlaka çok geniş bir perspektife sahip olmaları,projeksiyonlarını İstanbul’dan Şam’a,Buhara’dan Semerkand’a,Beyrut’tan Endülüs’e kadar tüm coğrafyaları kuşatacak şekilde genişletmeleri gerektiği üzerinde duruldu.

İHH’nın 1992’de Bosna’da kurulduğu gerçeği üzerinden, Türkiyeli Müslümanların İHH vesilesiyle ümmet coğrafyasını tanıdığı belirtilerek ,Bosna cihadının böyle de bir münbit yanı olduğu tezi işlendi.
Aliya’nın 1946 yılında Genç Müslümanlar(Mladi Müslüman) teşkilatına üye olmaktan tutuklandığı, daha sonra serbest kaldığı ve fakat Bosna Müslümanları’nın uyanışına yönelik yaptığı çalışmalardan dolayı tekrar tevkif edilerek 12 yıllık bir hapse mahkum olduğu,cezaevi sürecinin fikriyatının oluşmasında önemli köşe taşlarından biri olduğu ifade edilerek ,bugünün genç Müslümanlarının Aliya’dan öğrenecek çok şeyleri olduğu üzerinde duruldu.


Bosna cihadının batının kirli yüzünü deşifre etmesi açısından çok önemli olduğu vurgulanarak, Avrupa kıtasında,Srebrenitza da, üç günde 9000 insanın-ki bu insanlar 14 yaş ve üzeri erkeklerden oluşuyordu-hunharca katledilmesine o çok medeni batıdan hiç ses çıkmadığı, hatta BM’nin Hollanda’lı askerlerinin Sırpların işini kolaylaştırdığı,toplama kamplarında biriken silahsız ve biçare insanları Sırpların insafına terk ettiği ve böylece katliama ortak olduğu ifade edildi.
Genç Müslümanların öncelikle zihni kilitlenmişlikten kurtulması gerektiği ve hayata külli bir bakışla bakması hususu üzerinde durularak bunun içinde’ Aranızda selamı yayınız’ hadisi şerifinin iyi anlaşılması ve yaşanması gerektiği vurgulandı.


Program, Selahattin Yusuf'un Aliya!Sana dünyanın bütün dillerinde komutanım demek isterdim’ cümlesiyle sona erdi.

Kamil Ergenç