Etiketlenen üyelerin listesi

D.İ.B. Ramazan ve Oruç http://www.diyanet.gov.tr/turkish/webkutuphane/ramazan1.jpg » Yaratıklar Arasında İnsanın Yeri » Yaratılışımızın Gayesi » İbadet Nedir? » Ramazan Ayının Özellikleri

Bu konu 12055 kez görüntülendi 56 yorum aldı ...
Ramazan ve Oruç - D.İ.B. 12055 Reviews

    Konuyu değerlendir: Ramazan ve Oruç - D.İ.B.

    5 üzerinden | Toplam: 0 kişi oyladı ve 12055 kez incelendi.

Sayfa 3/4 İlk 1234 Son
  1. #33
    Erkam. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    25-03-2007
    Yer
    BURDUR
    Yaş
    25
    Mesajlar
    8.445
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Erkam.
    [ Fidye ]
    Oruç tutmaya gücü yetmeyen düşkün ve yaşlı kimseler ile iyileşme ümidi olmayan hastalar, Ramazan ayının her günü için birer fidye verirler. Fidyenin tutarı aynen fitre kadardır. Bu fidyeler Ramazanın başlangıcında verilebileceği gibi, Ramazanın içinde veya sonunda da verilebilir.
    İsterlerse fidyenin hepsini bir fakire topluca verir, ayrı ayrı fakirlere de verebilir. Bu durumda olan kimseler, fidye vermeye gücü yetmiyorsa Allah'tan bağışlanmalarını isterler. Oruç tutmaya gücü yetmeyen yaşlılar ile iyileşme ümidi olmayan hastalar eğer ileride tutabilecek duruma gelirlerse tutamadıkları oruçları kaza etmeleri gerekir. Önceden verdikleri fidyelerin hükmü kalmaz, bunlar nafile bağış sayılır.

  2. #34
    Erkam. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    25-03-2007
    Yer
    BURDUR
    Yaş
    25
    Mesajlar
    8.445
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Erkam.
    [ Kaza ve Keffaret ]
    Kaza: Bozulan orucun yerine gününe gün oruç tutmaktır.
    Keffaret: Ramazanda bile bile bozulan bir gün orucun yerine iki kameri ay veya altmış gün peşpeşe oruç tutmak demektir. Ayrıca bozulan orucun da kaza edilmesi gerekir. Keffaret, sadece Ramazan ayında tutulan orucun bile bile bozulmasının cezasıdır. Diğer oruçların bozulması halinde yalnız kaza, yani gününe gün oruç tutmak yeterli olur.
    Ramazan orucu öbür aylarda kaza edilirken bilerek bozulsa yine kaza lâzım gelir, keffaret icabetmez.
    Keffaret orucu, ara verilmeden peşpeşe tutulacağı için Ramazan ayına ve oruç tutulması haram olan günlere rastlamaması lâzımdır.
    Keffaret orucuna kameri aylardan birinin ilk gününde başlanırsa iki ay ara vermeden oruç tutulur. Bu aylardan ikisi de yirmidokuz gün çekse bile iki tam ay oruç tutulduğu için keffaret tamamlanmış olur.
    Ayın ilk günü değil de diğer günlerde başlanırsa hiç ara vermeden 60 gün oruç tutularak keffaret tamamlanır. Herhangi bir sebeple keffaret orucuna ara verilir veya eksik tutulursa yeniden başlayıp altmış günü kesintisiz tamamlamak lâzımdır. Kadınlar keffaret orucu tutarken araya giren ayhali günlerini tutmazlar, ayhali yani âdet halleri bitince ara vermeden temiz günlerinde oruca devam ederek 60 günü tamamlarlar. Kadın, âdet hali bittiği halde temiz olan günlerinde, oruç tutmayarak keffaret orucuna ara verirse, keffarete yeniden başlaması gerekir.
    Birkaç defa keffareti gerektirecek şekilde orucunu bozan kimseye bunların hepsi için bir keffaret orucu yeterli olur. Ancak keffareti yerine getirdikten sonra yine kasten orucunu bozarsa bundan dolayı da ayrıca keffaret icabeder.
    Yaşlı veya hasta olup keffaret orucu tutmaya gücü yetmeyen kimse keffaret olarak altmış fakiri sabah ve akşam yedirip doyurur. Veya yemek parasını fakirin eline verir. Her günlük yiyecek bir fitre miktarıdır. Fitre miktarı bu parayı ayrı ayrı altmış fakire verebileceği gibi, hergün bir fitre miktarı olmak üzere altmış günde bir fakire de verebilir.
    Altmış günlük yiyeceği veya fitre miktarı olan değerini bir günde bir fakire verirse sadece bir günlük yerine geçer.

  3. #35
    Erkam. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    25-03-2007
    Yer
    BURDUR
    Yaş
    25
    Mesajlar
    8.445
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Erkam.
    [ Orucu Bozan Şeyler ]
    Oruca aykırı olan bir şeyin yapılması halinde oruç bozulur. Orucu bozan bazı şeyler hem kaza, hem de keffareti gerektirir. Orucu bozan bazı şeylerden dolayı da sadece kaza gerekir.

  4. #36
    Erkam. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    25-03-2007
    Yer
    BURDUR
    Yaş
    25
    Mesajlar
    8.445
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Erkam.
    [ Orucu Bozup Kaza ve Keffareti Gerektiren Şeyler ]
    Orucu Bozup Kaza ve Keffareti Gerektiren Şeyler
    1. Oruçlu olduğunu bilerek yemek ve içmek (yenilip içilen şey ister gıda, ister ilâç olsun).
    2. Oruçlu olduğunu bile bile cinsel ilişkide bulunmak.
    Karı-kocadan biri ötekine zorla cinsel ilişkide bulunduğu takdirde zorla ilişkide bulunana kaza ve keffaret, kendisine zorla ilişkide bulunulan kişiye de kaza lâzım gelir.
    3. Ağzına giren yağmur, kar ve doluyu kendi isteğiyle yutmak.
    4. Sigara içmek, öd ağacı veya anber ile tütsülenip dumanını içeri çekmek.
    5. Enfiye çekmek.
    6. Buğday ve arpa tanesi yutmak.
    7. Dışardan bir susam tanesi kadar bir şeyi alıp yutmak.
    8. Yenmesi alışılmış olan çamur, kil ve kömür gibi şeyleri yemek. (Bazı kimseler bunları severek yerler.)
    9. Az miktarda tuz yemek.
    10. Karısının veya sevdiği bir kimsenin tükürüğünü yutmak. (Bundan zevk aldığı için kaza ve keffaret gerekir. Başkasının tükürüğünden iğrendiği için bundan keffaret gerekmez.)
    11. Kan aldırdıktan veya sadece karısını öptükten sonra orucu bozulduğu kanaatiyle bile bile orucunu bozmak.
    Ramazan ayında niyet ederek oruca başlayan kimse, saydığımız şeylerden birini bilerek ve özürsüz olarak yaparsa orucu bozulmuş olur. Bozulan bu orucu kaza etmesi ve kasten bozduğu için de keffaret tutması gerekir.

  5. #37
    Erkam. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    25-03-2007
    Yer
    BURDUR
    Yaş
    25
    Mesajlar
    8.445
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Erkam.
    Keffareti Düşüren Şeyler
    Keffareti gerektiren bir şeyi yaparak orucunu bozan kimse, aynı gün oruç tutamayacak derecede hastalanır veya kadın ayhali yahut da lohusa olursa keffaret düşer, yani keffaret orucu tutması gerekmez. Ancak hastalığın kendi isteği dışında olması şarttır. Kendisi kasten hastalığa sebep olursa keffaret düşmediği gibi sefer mesafesinde bir yolculuğa çıkması ile de düşmez.

    Orucu Bozup Yalnız Kazayı Gerektiren Şeyler
    1. Pamuk ve kağıt gibi yenmesi mutad olmayan bir şey yutmak,
    2. Bir defada çok miktarda tuz yemek,
    3. Yenmesi mutad olmayan zeytin çekirdeği yemek. Yenmesi alışılmış olan çekirdeği yemek ise keffareti gerektirir.
    4. Taş, toprak, demir, altın ve gümüş gibi şeyleri yutmak.
    5. İçi olmayan ceviz ve badem yutmak. (Bunların içi olanları yenildiği takdirde keffaret gerekir)
    6. Burnuna ilaç çekmek.

    Bu, Ebu Hanife'nin görüşüdür. Buna göre; tedavî maksadıyla iğne yaptırmak orucu bozar ve kazayı gerektirir. Çünkü iğne vasıtasıyla vücuda verilen ilâç iç kısımlara kadar ulaşmaktadır.
    İmam Ebu Yusuf ve İmam Muhammed'e göre; tabiî olan yollar dışında vücudun başka tarafından açılan bir yoldan içeri giden ilâç orucu bozmadığı için iğne yaptırmakla oruç bozulmaz. Çünkü vücuda verilen ilâç ağız gibi tabiî bir yoldan değil, deriden açılan başka bir yoldan verilmektedir.
    Ancak, ibadetlerde ihtiyatlı hareket etmek esas olduğundan Ramazanda iğne yaptırmak zorunda olan kimse bunu mümkünse iftardan sonra yaptırmalıdır.
    Bu mümkün olmaz da gündüz iğne yaptırmak zorunda kalırsa, İmam Ebu Yusuf ile İmam Muhammed'in görüşlerini esas alarak orucuna devam eder ve bu orucunu daha sonra kaza etmesi gerekmez.
    7. Ağzına aldığı boyalı iplik gibi şeylerin boyası ile rengi değişen tükürüğü yutmak.
    8. Boğazına kaçan kar veya yağmuru kendi isteği olmayarak yutmak. (Kendi isteği ile yutarsa keffaret gerekir.)
    9. Zorlama ile oruç bozmak.
    10. Dişleri arasında nohut tanesi kadar kalan yemek kırıntısını yutmak.
    11. Abdest esnasında ağzına ve burnuna su alırken kendi elinde olmayarak boğazına su kaçmak.
    12. Unutarak yeyip içtikten sonra orucunun bozulduğunu zannederek yeyip içmek.
    13. Ağız dolusu kusmak. (Kendi isteği ile).
    14. Ağız dolusu gelen veya kendi isteğiyle getirdiği kusuntuyu mideye geri çevirmek.
    15. Kendi isteği ile içine veya genzine duman çekmek. Kendi isteği ile olmazsa oruç bozulmaz. (İçeri çekilen duman sigara dumanı olursa keffaret gerekir.)
    16. Güneş batmadığı halde-battı zannederek-iftar etmek.
    17. İmsak vakti geçtiği halde daha vakit vardır zannederek yemek.
    18. Cinsel ilişki dışında kadına dokunmak veya öpmek sonucu boşalmak.
    19. Ramazan orucundan başka bir orucu bozmak. (Ramazan orucundan başka bir orucu bozmak sadece kazayı gerektirir.)
    20. Ramazan orucuna niyet etmiyerek yeyip içmek. (Keffaret, niyet edilerek başlanan orucu bilerek bozmaktan lâzım gelir. Oruca niyet edilmeyerek yeyip içtiği takdirde sadece o günün orucunu kaza eder.)
    Ancak mazaretsiz olarak ramazan orucunu tutmamak büyük günahtır.
    21. Misafir iken oruca başlayıp ikamete niyet ettikten sonra yemek.
    22. Mukim iken oruca başlayıp sefer mesafesi yolculuğa niyet ederek bulunduğu yerin sınırlarını geçtikten sonra orucu bozmak.
    Sayılan bu şeylerden birini yapan kimsenin orucu bozulur ve bozulan orucun gününe gün kaza edilmesi gerekir.
    Bunlardan biri ile orucu bozulan kimse akşama kadar orucu bozacak bir şey yapmamalıdır.

  6. #38
    Erkam. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    25-03-2007
    Yer
    BURDUR
    Yaş
    25
    Mesajlar
    8.445
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Erkam.
    Gündüz iyileşen hasta, yolculuğu sona eren misafir, ayhali veya lohusalıktan temizlenen kadın, erginlik çağına gelen çocuk ve müslüman olan gayr-i müslim, Ramazan ayına saygı için günün kalan kısmında oruçlu imiş gibi akşama kadar orucu bozacak şeylerden sakınmaları uygun olur.
    Oruca niyetlenen kadın gündüz ayhali veya lohusa olursa, orucunu bozması lâzımdır.
    Kadın, henüz ayhali olmadan adet günümdür diyerek orucunu bozmamalıdır.
    Hasta ve yolcu olup da oruç tutmayan kimselerin yemeden, içmeden durmaları gerekmez. Ancak bunlar açıktan değil de gizli olarak yerler.

  7. #39
    Erkam. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    25-03-2007
    Yer
    BURDUR
    Yaş
    25
    Mesajlar
    8.445
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Erkam.
    [ Orucu Bozmayan Şeyler ]
    1. Oruçlu olduğunu unutarak; yemek ve içmek.
    Peygamber Efendimiz şöyle buyurmuştur:
    "Bir kimse oruçlu olduğunu unutarak yer, içerse orucunu tamamlasın, (sakın) bozmasın. Çünkü onu, Allah yedirmiş, içirmiştir."45
    Unutarak yeyip içerken oruçlu olduğunu hatırlarsa hemen ağzını boşaltıp yıkar ve oruca devam eder. Oruçlu olduğunu hatırladıktan sonra boğazından aşağıya bir şey geçerse orucu bozulur. Bir kimse unutarak yiyen bir oruçluyu gördüğünde eğer güçlü kuvvetli olup oruca dayaniblen bir kişi ise, oruçlu olduğunu kendisine hatırlatır, zayıf ve güçsüz bir kişi ise hatırlatmaz.
    2. Bir suya dalıp kulağına su kaçmak.
    3. Kendi isteği olmayarak boğazına toz ve duman girmek.
    4. Kendi isteği olmayarak kusmak.
    5. Kendiliğinden içeriden gelen kusuntu yine kendiliğinden içeriye gitmek.
    6. Uyurken ihtilâm olmak (yani uyurken cünüplük hali meydana gelmek.)
    7. Dokunma ve öpme olmadan sadece bakmak veya düşünmek sebebiyle boşalmak.
    8. Karısını sadece öpmek.
    9. Geceleyin cünüp olduğu halde sabaha kadar yıkanmayıp gündüz yıkanmak.
    10. Dişleri arasında sahur yemeğinden kalan nohut miktarından az olan kırıntıyı yutmak.
    11. Ağzındaki tükrüğü yutmak. Ağzından dışarı çıkıp tamamen ayrılan tükrüğü tekrar yutmak orucu bozar.
    12. Ağzına gelen balgamı yutmak.
    13. Kafasından burnuna gelen akıntıyı içine çekip yutmak.
    14. Ağzına aldığı (meselâ dişine koyduğu) ilâcın tadı boğazına varmak.
    15. Erkeğin tenasül organına ilâç veya su akıtmak.
    16. Göze ilâç damlatmak.
    17. Kan aldırmak.
    18. Gözlerine sürme çekmek.
    Bu saydığımız şeylerin hiçbirisi orucu bozmaz.

  8. #40
    Erkam. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    25-03-2007
    Yer
    BURDUR
    Yaş
    25
    Mesajlar
    8.445
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Erkam.
    [ Oruçluya Mekruh Olan Şeyler ]
    1. Bir şey tatmak.
    Ancak zorunlu hallerde bir şey yutmamak kaydiyle yemeğin tuzuna bakılabilir. O takdirde mekruh olmaz.
    2. Gereksiz olarak bir şey çiğnemek. Çocuğu için bir şey çiğnemesi gereken kadın, bu işi yapacak başka bir yol bulamazsa küçük çocuğunu korumak maksadıyla çiğneyebilir.
    3. Kendine güveni olmayan kimsenin hanımını öpmesi ve kucaklaması.
    Bir boşalma olmaması durumunda böyledir. Eğer öpmek veya kucaklamakla boşalma meydana gelirse mekruh olmakla kalmaz, oruç bozulur.
    4. Tükrüğünü ağzında biriktirip yutmak.
    5. Kan aldırmak veya ağır bir işte çalışmak gibi kendisini zayıf düşüreceğine kanaat getirdiği bir iş yapmak. (Zayıf düşürmeyeceğine kanaat getirirse mekruh olmaz.)

  9. #41
    Erkam. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    25-03-2007
    Yer
    BURDUR
    Yaş
    25
    Mesajlar
    8.445
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Erkam.
    [ Oruçluya Mekruh Olmayan Şeyler ]
    1. Gül ve misk gibi şeyleri koklamak.
    2. Gözüne sürme çekmek.
    3. Kendisinden emin olmak kaydıyla hanımını öpmek. Kendisine güveni olmadığı takdirde mekruhtur. Çünkü, bu davranış orucun bozulması ile sonuçlanabilir.
    4. Misvak kullanmak, ağzını fırça ile temizlemek.
    5. Ağzına su alıp çalkalamak.
    6. Burnuna su çekmek.
    7. Banyo yapmak

  10. #42
    Erkam. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    25-03-2007
    Yer
    BURDUR
    Yaş
    25
    Mesajlar
    8.445
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Erkam.
    [ Oruçla İlgili Bilinmesi Gereken Çeşitli Hükümler ]
    Unutarak yiyip içen kimse, orucunun bozulduğunu zannederek bile bile yese kendisine kaza lâzım gelir, keffaret gerekmez.
    Oruçlu iken kusan bir kimse, orucunun bozulduğunu zannederek yeyip içse kaza lâzım gelir. Fakat kusmakla orucunun bozulmadığını bildiği halde yer ve içerse kendisine hem kaza hem de keffaret gerekir.
    Gündüz ihtilâm olanın durum da böyledir. Ramazanda gündüzleyin uyurken ihtilâm olan kimse, orucunun bozulduğunu zannederek yeyip içse, bundan dolayı orucun kaza edilmesi lâzımdır. İhtilâm olmanın orucu bozmadığını bildiği halde kasten yerse kendisine kaza ve keffaret gerekir.
    Bir kadın falan gün ayhali günümdür zannıyle orucunu bozsa, fakat o gün ayhali olmasa, eğer o günün orucuna baştan niyet etmemişse, kendisine kaza gerekir. Niyet ederek o günün orucuna başladıktan sonra orucunu bozarsa keffaret gerekir.
    Dişler arasından çıkıp tükrüğe karışan kan, tükrükten fazla veya tükrüğe eşit olup yutulursa orucu bozar. Tükürükten az ise bozmaz.
    Dişlerini fırçalayan kimse orucunun bozulduğunu zannederek bile bile yeyip içse kendisine keffaret gerekir.
    Abdest esnasında ağzına su alırken elinde olmayarak boğazına su kaçsa, eğer oruçlu olduğu hatırında ise orucu bozulur ve kazası gerekir. Eğer o esnada oruçlu olduğu hatırında değilse orucu bozulmaz.
    Mukim olan (misafir olmayan) bir kimse, geceleyin niyet edip oruca başladıktan sonra gündüz sefer mesafesi yolculuğa çıksa bile, o günün orucunu tutması gerekir. Yola çıktıktan sonra orucunu bozduğu takdirde kaza lâzım gelir. Yola çıkıp oturduğu yerleşim yerinin sınırlarını geçmeden orucunu bozarsa kendisine keffaret gerekir.
    Misafir olan bir kimse, niyet edip oruca başladıktan sonra gündüz daha yolculuğu bitmeden orucunu bozması halinde kendisine kaza lâzım geleceği gibi yolculuğu sona erip memleketine döndükten sonra orucunu bozsa yine kaza lâzım gelir.

  11. #43
    Erkam. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    25-03-2007
    Yer
    BURDUR
    Yaş
    25
    Mesajlar
    8.445
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Erkam.
    Ramazan ayından oruç borcu olan bir kimse, bunları kaza etmeden öbür Ramazan gelse evvelâ Ramazan orucunu tutar, önceki Ramazandan kalan borçlarını sonra tutar.
    Ramazan orucunu kaza ederken, bu oruçları isterse peşpeşe, isterse aralıklı olarak tutar. Borçlarını bir an önce ödemesi bakımından peşpeşe tutması daha iyidir.
    Bir kimse, hasta olduğu için Ramazanda orucunu bozsa ve iyileşmeden ölse kendisine bir şey gerekmez.
    Abdesten sonra ağızda kalan yaşlık orucu bozmaz.
    Konuşurken tükürükle ıslanan dudaklarındaki tükrüğü yutmakla oruç bozulmaz .
    Ramazanda bayılan bir kimse, bayıldığı günü kaza etmez, ondan sonraki günleri kaza eder. Ramazanda gündüz bayılan kimsenin orucu bozulmaz.
    Nafile olarak tutulan orucu özürsüz olarak bozmak mekruhtur. Herhangi bir sebeple bozulan nafile orucun kaza edilmesi vâcib olur.
    Nafile oruç tutanlar için ziyafet bir özürdür. Yani gündüz ziyafete çağrılan bir kimse, yemediği takdirde ev sahibi bu durumdan rahatsızlık duyarsa o kimse yemeğe iştirak edebilir, sonra bozduğu orucu kaza eder. Ziyafet veren ev sahibi de nafile oruç tuttuğu bir günde ziyafet verse, kendisinin yememesini misafirler hoş karşılamadığı takdirde onun da orucunu bozması caizdir. Yani ev sahibi davet ettiği kişilerle beraber yemeğini yer, sonra bozduğu orucu kaza eder.
    Ziyafetin özür sayılması sadece fazladan sevap kazanmak maksadıyla tutulan nafile oruçlar içindir. Farz ve vacip olan oruçlar için ziyafet, hiçbir şekilde özür kabul edilmez.
    Başlanan keffaret orucu bitmeden Ramazan ayı girerse, keffaretin yeniden tutulması gerekir.

  12. #44
    Erkam. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    25-03-2007
    Yer
    BURDUR
    Yaş
    25
    Mesajlar
    8.445
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Erkam.
    [ Teravih Namazı ]
    Sevgili Peygamberimiz şöyle buyurmuştur:
    "Faziletine inanarak ve mükâfatını umarak Allah rızası için Ramazan gecelerini ibadetle geçiren (teravih namazını kılan) kimsenin geçmiş günahları bağışlanır."46
    Teravih namazı Ramazan gecelerine mahsus bir namazdır. Orucun değil Ramazanın sünnetidir. Hastalık, yolculuk gibi mazeretleri sebebiyle oruç tutmayanların da teravih namazını kılmaları sünnettir. Hem erkekler, hem de kadınlar için sünnet-i müekkededir. Cemaatle kılınması sünnet-i kifâyedir ve sevabı çoktur. Evde de, tek başına veya cemaatle kılınabilir.
    Ramazanda teravih namazında Kur'an-ı Kerim'i hatmetmek, yani hatimle teravih namazı kılmak da sünnettir.
    Peygamber Efendimiz:
    Cemaatle kılınan namazın faziletinin tek başına kılınan namazdan yirmiyedi kat fazla olduğunu" 47bildirmiştir.
    Teravih namazını evde cemaatle kılanlar cemaatin sevabını kazanırlar, ancak camideki cemaatın faziletini elde edemezler.

  13. #45
    Erkam. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    25-03-2007
    Yer
    BURDUR
    Yaş
    25
    Mesajlar
    8.445
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Erkam.
    [ Teravih Namazının Kılınışı ]
    Teravih namazı yatsı namazından sonra kılınır. Yatsıdan önce kılınması caiz değildir. Vitir namazı teravihten sonra kılınır.
    Yirmi rek'at olan teravih namazı her iki rek'atın sonunda selâm verilerek kılındığı gibi, dört rek'atta bir selâm verilerek de kılınır. Her iki durumda da namaza devam edilir ve yirmi rek'at tamamlanır.

    İki Rek'atın Sonunda Selâm Verilerek Teravihin Cemaatle Kılınışı
    Yatsı namazının farzı ve son sünneti kılındıktan sonra teravih namazına başlanır.
    Namazı kıldıracak imam:
    "Niyet ettim Allah rızası için teravih namazını kılmaya, bana uyanlara imam oldum" diye niyet ederek iftitah tekbirini alıp ellerini bağlar.
    İmamın arkasında kılan cemaat de "Niyet ettim Allah rızası için teravih namazını kılmaya, uydum imama" diyerek niyet eder ve imamın tekbirinden sonra "Allahü Ekber" diyerek tekbir alır ve ellerini bağlar.
    Bundan sonra imam ve cemaat gizlice "Sübhaneke"yi okur. Sübhaneke'nin okunması bitince (cemaat ayakta başka bir şey okumaz, sadece imam Fatiha'yı bitirince gizlice "amin" der.) İmam gizlice Eûzü-Besmele, açıktan fatiha ve bir sûre okur. Cemaatle birlikte rükû ve secdeleri yaptıktan sonra ikinci rek'ata kalkılır.
    Burada yine imam gizlice besmele, açıktan fatiha ve bir sûre okuyup cemaatle birlikte rükû ve secdeleri yaparak oturulur.
    Bu oturuşta imam ve cemaat Ettehıyyatü, Allahümme salli, Allahümme bârik ile Rabbena âtina... duasını okuyarak selâm verirler. Böylece iki rek'at kılınmış olur.
    Ayağa kalkılarak tarif ettiğimiz şekilde ikişer rek'at kılınmaya devam edilerek yirmi rek'at teravih namazı tamamlanmış olur. Bundan sonra üç rek'atli vitir namazı da cemaatle kılınır.

    İki Rek'atın Sonunda Selâm Verilerek Teravihin Tek Başına Kılınışı
    "Niyet ettim Allah rızası için teravih namazını kılmaya" diyerek niyet edilir ve aynen sabah namazının iki rek'at sünneti gibi kılınır.
    Yirmi rek'at tamamlanıncaya kadar ikişer rek'at kılınmaya devam edilir, teravih bitince de vitir namazı kılınır.

    Dört Rek'atın Sonunda Selâm Verilerek Teravihin Cemaatle Kılınışı
    Namazı kıldıracak imam ve cemaat yukarıda tarif ettiğimiz gibi niyet ederek iftitah tekbirini alır ve ellerini bağlar. İmam ve cemaat gizlice Sübhaneke'yi okuduktan sonra (Cemaat başka bir şey okumaz) İmam gizlice Eûzü-Besmele, açıktan fatiha ve bir sûre okuyup rükû ve secdeler yapılarak ikinci rek'ata kalkılır.
    Burada imam gizlice Besmele'yi, açıktan fatiha ve bir sûre okuyup rükû ve secdeleri yapar ve otururlar. İkinci rek'atın sonundaki bu ilk oturuşta imam ve cemaat Ettehıyyatü, Allahümme salli ve Allahümme bârik'i okur ve üçüncü rek'ata kalkarlar.
    Üçüncü rek'atın başında hem imam, hem de cemaat gizlice sübhaneke'yi okur. Sonra imam gizlice Eûzü-Besmele, açıktan fatiha ve bir sûre okur. Sonra rükû ve secdeleri yaparak dördüncü rek'ata kalkarlar.
    İmam gizlice Besmele'yi, açıktan da fatiha ve bir sûre okuyarak yine rükû ve secdeler yapılıp oturulur.
    Bu oturuşta da imam ve cemaat Ettehıyyatü, Allahümme salli, Allahümme bârik ile Rabbenâ âtina... duasını okuduktan sonra selâm verirler. Böylece teravih namazının ilk dört rek'atı kılınmış olur.
    Bundan sonra ayağa kalkılarak tıpkı tarif ettiğimiz gibi dörder rek'at kılınmaya devam edilir. Beş defa dört rek'at kılınınca yirmi rek'at teravih namazı tamamlanır.
    Sonra da yine cemaatle vitir namazı kılınır.

    Dört Rek'atın Sonunda Selâm Verilerek Teravihin Tek Başına Kılınışı
    "Niyet ettim Allah rızası için teravih namazını kılmaya" diye niyet edilir ve aynen ikindi namazının sünneti gibi kılınır. Aradaki fark sadece niyetin değişik olmasıdır. Böylece dörder rek'at kılınarak yirmi rek'at tamamlanır. Bunun peşinden de vitir namazı kılınır.

  14. #46
    Erkam. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    25-03-2007
    Yer
    BURDUR
    Yaş
    25
    Mesajlar
    8.445
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Erkam.
    [ İtikâf ]
    İtikâf, bir camide ibadet niyyetiyle durmak demektir. Ramazanın son on gününde itikâf, kifâye olarak sünnet-i müekkede'dir. Cemaatten biri itikâfa girince bu görev diğerlerinden düşmüş olur.
    İtikâfın şartları, niyet etmek, oruçlu olmak, itikâfı beş vakit cemaatle kılınan camide yapmak ve kadının ayhalî ve lohusa halinde olmamasıdır. Kadın, camide değil, evinde namaz kıldığı odada itikâf yapar.
    İtikâfın adabı:
    1. Câmilerin en faziletlisinde ve Ramazanın son on gününde itikâfa girmek.
    2. İtikâf esnasında sadece hayırlı şeyler konuşmak.
    3. Kur'an okumak, hadis-i şerif, peygamberlerin hayatına ait kitaplar okumak.
    4. Temiz elbise giymek, güzel koku sürünmek. İtikâfa giren kimse camide yer, içer, uyur ve lâzım olan şeyleri camide alır. Bunlar için dışarı çıkarsa itikâfı bozulur.
    Tuvalete gitmek, abdest almak ve gerekli ise gusûl yapmak gibi tabiî ihtiyaçları için camiden dışarı çıkar. Cuma namazı aynı yerde değil de başka yerde kılınıyorsa cuma için bulunduğu yerden çıkıp oraya gidebilir. Cenaze namazı için dışarı çıkamaz.
    Kendisine ve malına bir zarar geleceği korkusu ile ve zorla camiden çıkarılması durumunda başka bir camiye geçmek üzere camiden çıkabilir.
    Bu zorunlu haller dışında camiden çıkarsa itikâfı bozulur. İtikâfda olan kimsenin eşi ile cinsel ilişkide bulunması itikâfı bozduğu gibi dokunmak ve öpmekle bir boşalma olursa yine bozulur. İhtilâm olmak (uyku halinde cünüplük meydana gelmesi) itikâfı bozmaz.
    İtikâfa giren kimse hayırlı ve iyi işler söylemeli, kötü sözlerden sakınmalıdır.
    İhlas ile itikâf yapan mü'min, bir süre dünya işlerinden ayrılarak Allah'a yönelir. Düşmanı olan şeytanın şerrinden en sağlam kaleye sığınmış, Allah'ın evi olan camide onun sonsuz rahmetine iltica etmiş olur. Bu durumda olan bir mü'min, Allah'ın evinde onun misafiridir. Ev sahibine lâyık olan da misafirine ikramda bulunmaktır. Peygamber Efendimiz, vefat edinceye kadar Ramazanın son on günü itikâfa devam etmişlerdir.

  15. #47
    Erkam. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    25-03-2007
    Yer
    BURDUR
    Yaş
    25
    Mesajlar
    8.445
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Erkam.
    [ Kadir Gecesi ]
    Hakk'ın en şa'şaalı nûru tecelli etti.
    Doğdu Kur'an güneşi, leyle-i fetret bitti.
    Ramazan ayının 27. gecesi "Kadir Gecesi"dir. İnsanlara dünya ve ahirette mutlu olmanın yollarını gösteren, beşeriyyeti karanlıklardan çıkarıp aydınlığa kavuşturan dinimizin kutsal kitabı Kur'an-ı Kerim Ramazan ayında, Kadir gecesinde inmiştir.
    Bu gece, çok şerefli ve müstesna bir gece olduğundan müstakil bir sûre ile şerefi yükseltilmiş, Kur'an-ı Kerimin 97. sûresi buna tahsis edilmiştir.
    Yüce Allah şöyle buyuruyor:
    1. "Doğrusu, Biz, onu (Kur'an'ı) Kadir gecesinde indirdik.
    2. Kadir gecesinin ne olduğunu bilir misin?
    3. Kadir gecesi bin aydan daha hayırlıdır.
    4. Melekler ve Ruh (Cebrail) o gecede Rablerinin izniyle her türlü iş için inerler.
    5. O gece, tan yerinin ağarmasına kadar bir esenliktir."
    Bu kutsal gecede;
    - Şerefli bir kitap (Kur'an-ı Kerim)
    - Şerefli bir melek aracılığıyla, (Cebrail)
    - Şerefli bir ümmetin,
    - Şerefli peygamberine (Hz. Muhammed A.S.) nazil oldu.
    Kadir gecesi;
    - Kur'an-ı Kerim'in bu gecede inmesi,
    - Bu gecenin bin aydan (83 sene, 4 ay) daha hayırlı olması,
    - Allah'ın ezelde takdir ettiği şeylerden bir yıllık olayların ana kitaptan alınarak görevli meleklere bildirildiği gece olması, sebebiyle üstün bir değer taşımaktadır.
    Cebrail (a.s.)'in diğer meleklerle bu gece yeryüzüne inerek Allah'a ibadet eden kulları selâmlamaları ve bu gecenin tan yeri ağarana kadar selâm ve esenlik olması da ilâhî rahmetin çok güzel bir tecellisidir.
    Bin aydan daha hayırlı olduğu açıkça bildirilen bu gece bizim için Allah'ın büyük bir lütfudur.
    Peygamber Efendimiz şöyle buyuruyor:
    "Kim ki faziletine inanarak ve mükâfatını Allah'tan bekleyerek Kadir gecesini ibadetle geçirirse geçmiş günahları bağışlanır." 48
    Peygamberimiz, Ramazanın son on gününde, her zamankinden daha fazla ibadet eder, aile fertlerini de ibadet için uyandırırdı. 49
    Hiç şüphesiz Kadir gecesine yetişmek mü'minler için büyük bir mutluluk olduğu gibi, en iyi şekilde değerlendirilmesi gereken bir fırsattır.
    Bu geceyi, namaz kılmak, Kur'an okumak, dua etmek, tevbe ve istiğfarda bulunmak suretiyle ihya etmeliyiz. Namaz borcu olanların hiç olmazsa bir gün bir gecelik kaza namazı kılmaları, böyle bir borcu olmayanların ise nafile namaz kılmaları uygun olur.
    Peygamberimiz Kur'an okuyanlara bu Yüce Kitab'ın şefaat edeceğini şu sözleri ile bildirmiştir.
    "Kur'an okuyunuz, zira O, kıyamet gününde sahibine (okuyana) şefaatçı olarak gelir." 50
    Bu sebeple, Kur'an-ı Kerimin yeryüzüne inmeye başladığı bu mübarek gecede, Kur'an okumanın ayrı bir değeri vardır.

  16. #48
    Erkam. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    25-03-2007
    Yer
    BURDUR
    Yaş
    25
    Mesajlar
    8.445
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Erkam.
    Peygamberimizin saygıdeğer eşi Hz. Aişe (R.A.) diyor ki: "Peygamberimize:
    - Ey Allah'ın Rasûlü! Kadir gecesine rastlarsam nasıl dua edeyim" diye sordum. Peygamberimiz:
    -"Allahım! Sen affedicisin, affetmeyi seversin, beni de affet" diye dua et" buyurdu. 51
    İbn Fariz diyor ki:
    Hak tecelli ederse, bütün geceler Kadir gecesidir. Vuslat ve mulâkat günlerinin hepsi de cuma günüdür. 52
    Konu ile ilgili rivayetler arasında; Kadir gecesinin, Ramazanın son on gününde, sayıları tek olan gecelerin içinde ve bu tek sayılı gecelerden de 27. gecede olduğu rivayeti tercih edilmiş ve asırlardan beri mü'minlerce kutlanagelmiştir.

    KADİR GECESİ

    Bu gece nazil oldu,
    Yüce Kitabımız Kur'an
    Bu gece zail oldu,
    Gönül ufkundan duman.

    Arza iner bu gece,
    Melâike binlerce,
    Bu gece nice nice,
    Af olur Hakk'ı anan.

    Mü'min, hüsni kelâm et,
    Gözden yaşı revan et,
    Zikrullah'a devam et,
    Af olur ayık olan.

    Tekbir okusun dilin,
    Nurlansın gönül evin,
    İşte bu gece bilin,
    Bin aya bedel olan.

Sayfa 3/4 İlk 1234 Son

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Peygamberimiz Kaç Ramazan Oruç Tutmuştur?
    By hirahos in forum İSLAMİ HAYAT
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 29-06-2014, 17:55
  2. Lale Bahtiyar / Ramazan Ve Oruç
    By İsmail in forum KİTAP
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 22-08-2011, 02:40
  3. Ramazan ayı ve oruç
    By ihvan23 in forum İSLAMİ HAYAT
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 19-08-2009, 11:35
  4. Ramazan'da kimler oruç tutmayabilir?
    By Bîdâr in forum DİNİ SORULARINIZ
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 12-09-2007, 14:28

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Giriş

Facebook platformu Giriş