Etiketlenen üyelerin listesi

Yetmişdokuzun kışıydı Sertti, soğuktu İstanbul'a kar yağıyordu Kömür yanıyordu sobalarda Geceleri polisler, bekçiler oluyordu

Bu konu 34032 kez görüntülendi 136 yorum aldı ...
İbrahim Sadri Şiirleri 34032 Reviews

    Konuyu değerlendir: İbrahim Sadri Şiirleri

    5 üzerinden | Toplam: 0 kişi oyladı ve 34032 kez incelendi.

Sayfa 1/9 123456 ... Son
  1. #1
    Rüveydaa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Ordinaryus
    Üyelik tarihi
    06-06-2006
    Yer
    kendi içimde: )
    Mesajlar
    1.013
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Rüveydaa

    Yetmişdokuzun kışıydı

    Sertti, soğuktu

    İstanbul'a kar yağıyordu

    Kömür yanıyordu sobalarda

    Geceleri polisler, bekçiler oluyordu

    Bir de biz oluyorduk

    Ölümüne üşüyorduk ha,

    Yalan yok, polisler de üşüyordu

    Onaltı yaşındaydım

    Herşeyi bükecek bileğim vardı

    Onaltı yaşındaydım

    Aslan gibi ortadaydım

    Gündüzleri, okulda coğrafya defterimin arkasına

    Senin için şiirler

    Geceleri duvarlara ülkemi kurtarmak için

    Kahrolsun yazacak kadar adamdım

    Onaltı yaşındaydım

    Ne senin haberin oluyordu şiirlerimden

    Ne de birileri kahroluyordu

    Mahalle duvarlarına çiziktirdiğim harflerimden

    Onaltı yaşındaydım

    Yalan yok

    Ben yazmaya böyle başladım

    Coğrafya defterim bir eskiciye kurban gitti

    Duvarlarına yüreğimi bağırdığım o evler birer birer

    Yıkıldı gitti

    Şimdi güzel kağıtlara yazıyorum

    Kocaman laflar ediyorum

    Marşlar biliyordum

    Kitaplar okuyordum

    Koşarak ve ıslanmadan geçiyordum sulardan

    İstanbul'u seviyordum

    Seni seviyordum

    Dualar öğreniyordum

    Meydanlarda toplanıp bağırıyordum

    Herkes gibiydim

    Herkes kadar cesur

    Herkes kadar korkak

    Herkes kadar filinta delikanlı

    Ve herkes kadar buralı

    Yetmişdokuzun kışıydı

    Sertti soğuktu

    İstanbul'a kar yağıyordu

    Ağzımızdan dumanlar çıkıyordu konuşurken

    Haliç'in arkasında toplanıyorduk

    Gece adamı içine çekiyordu

    Biz geceyi içimize çekiyorduk

    En güzel ben yazıyordum duvarlara yazıları

    Herkes beni seviyordu

    En güzel şiirleri de ben yazıyordum oysa

    Coğrafya defterimin arkasına

    Bunu kimse bilmiyordu

    Sizin evin duvarına "kahrolsun" diye yazıyordum

    Ve hızla kaçıyordum

    Sizin evin duvarına birkez olsun

    "Seni seviyorum" diye yazamadım

    O zaman duvarlara öyle şeyler yazılmıyordu

    Dedim ya

    Yetmişdokuzun kışıydı

    Sertti soğuktu

    İstanbul'a kar yağıyordu

    İ.Sadri....

  2. #2
    gurbet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Paylaşımcı Üye
    Üyelik tarihi
    10-06-2006
    Mesajlar
    319
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @gurbet



    Yağmur Sonrası


    Yağmur sonrası karanlıkta bir şehir
    İçinde ben.
    Şarkılar çalıyor taksilerin teyibinden
    Giderken sen...
    Tüyleri ıslak kuşlar su içiyorlar çeşmelerden
    Kimsenin umrunda değiliz,
    Ne aşk
    Ne ben.
    Bir şey olmamış,bir yerinden vurulmamış gibidir şehir.
    Her gidiş niye birbirine benzer.
    Arabaların camlarını siler tinerci çocuklar
    Bir sigara parasına ömrümü anlatırım
    Belki onlar dinler
    Çekip gidişin hangi şarkıya benzer
    Bulup çıkarırız karanlıkta bir şehrin içinden
    Çocuklarla beraber
    Neden kimsenin umrunda değiliz
    Neden
    Ne aşk
    Ne ben
    Islık çalmayı bilseydim
    Birazda kahretmeyi
    Hayır aç değilim diyebilmeyi
    Canım istemiyorlarla çekip gitmeyi
    Denizi seyretmeyi kıyıdan
    Martılardan dilek tutmayı becerebilseydim
    Belki kolay olurdu sensizlik
    Belki benide alırdı koynuna hasretin derin boşluğu.
    Yapabilseydim,kapıyı ardından ben kapayabilseydim
    Camlara vurabilseydim öfkesini sensizliğin
    Kırıp dökebilseydim senin gibi
    Birde ayrılığı sevseydim olurdu sanki.
    Şu senin gidişin biraz üzmeliydi yağmur sonrası bu şehri
    Elimi tutmalıydı beyoğlu
    Koluma girmeliydi üsküdar
    Geçer demeliydi bakinin kahvesi
    Sinema afişleri gönlümü almalıydı
    Göz kırpmalıydı fatihin ana caddesi
    En azından kadıköy biraz ağlamalıydı
    Olur demeliydi galata
    Samatya yanımda yürümeliydi tren raylarıyla
    Saçlarımı okşamalıydı kasımpaşa
    Aşk böyledir demeliydi bakırköy mesela
    Yüzüme rüzgarını sürmeliydi eyüp sultan
    Eminönü oturmaya gelmeliydi bütün kuşlarıyla
    Tophane demli bir çay söylemeliydi en kırılgan anımda.
    Yağmur sonrası bu şehri kolkola geçmeliydim bütün arkadaşlarla
    Bir şiir yazabilmek için kocaman yalnızlığa
    Bunun için isterdim bu şehri yanımda
    Yağmur sonrası karanlıkta bir şehir
    İçinde ben
    Şarkılar çalıyor taksilerin teyibinden
    Giderken sen...

    İbrahim Sadri

  3. #3
    emmargah - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektar Emektar Üye emektar
    Üyelik tarihi
    18-06-2006
    Mesajlar
    1.674
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @emmargah
    giderayak son bir şiir göndereyim dedim.hakkınızı helal edin millet






    ÖYLESİNE SEVMİŞTİM

    Şimdi gidiyorsun, git
    Bütün sabahları üşüdüğüm
    Bütün gördüğüm senli günlerim, onlar da gitsin
    İçimde bir şarkı
    Gözümde bir ışık kalmıştı herşeye inat
    Kapat gözlerimi, sevdiğim anlar da gitsin
    Yıldızları da alsana yanına gökyüzünden
    Sevdiğimiz şarkıları da
    Pencereme konan yusufcukları da
    Bana karanlığı bırak
    Beni bırak, beni böyle bırak
    Böyle ansızın, böyle yakışıksız
    Böyle anlamsız, böyle dağınık
    Öyle kapıda susuşun
    Öyle sarsak, öyle serkeş duruşun
    Koy beni sensizliğe
    Ve otursun içime kül gibi kor yangının

    Şimdi gidiyorsun, git
    Hadi git
    Hepsi hepsi bir sevda benimkisi, al da git
    Hadi kanatma
    Hadi yıkma
    Hadi dokunma
    Zaten ben seni öylesine sevmiştim

    Şimdi gidiyorsun, git
    Bütün sabahları üşüdüğüm
    Bütün gördüğüm senli günlerim, onlarda gitsin
    İçimde bir şarkı
    Gözümde bir ışık kalmıştı herşeye inat
    Kapat gözlerimi, sevdiğim anlar da gitsin
    İBRAHİM SADRİ

  4. #4
    Gülçehre - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Paylaşımcı Üye
    Üyelik tarihi
    01-07-2006
    Yer
    ...Malatya...
    Yaş
    29
    Mesajlar
    429
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Gülçehre
    Alıntı emmargah Nickli Üyeden Alıntı
    giderayak son bir şiir göndereyim dedim.hakkınızı helal edin millet
    Varsa bir hakkım helal olsun.sizde hakkınızı helal edin
    selametle

  5. #5
    benja
    hayirdir, bir yere mi gidiyorsun emmargah?

    siire gelince cok guzel.. aykut kuskaya'nin sarki olarak seslendirdigi hali de cok guzeldir..

  6. #6
    emmargah - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektar Emektar Üye emektar
    Üyelik tarihi
    18-06-2006
    Mesajlar
    1.674
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @emmargah
    arkadaşımın yanına gidiyorum benja bi müddet çevrimdışıyım.

    bu arada aykut kuşkaya hayranı olarak bu şarkıyı bilmene çok şaşırdım ve çok sevindim:flowers: bi tek ben dinliyorum zannetmiştim.

    aykut kuşkaya süperdir yaaaa:clapping[1]:

  7. #7
    benja
    Alıntı emmargah Nickli Üyeden Alıntı
    arkadaşımın yanına gidiyorum benja bi müddet çevrimdışıyım.

    bu arada aykut kuşkaya hayranı olarak bu şarkıyı bilmene çok şaşırdım ve çok sevindim:flowers: bi tek ben dinliyorum zannetmiştim.

    aykut kuşkaya süperdir yaaaa:clapping[1]:
    ben onu msn den yaydim herkese. tek bilen ikimiz degiliz yani

  8. #8
    emmargah - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektar Emektar Üye emektar
    Üyelik tarihi
    18-06-2006
    Mesajlar
    1.674
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @emmargah
    iyi yapmışsın ya ellerine sağlık ...ama nedendir bilinmez ben daha bu yakın zamanlara kadar aykut kuşkayıyı kimseyle paylaşamazdım kimseyede dinlettirmezdim

    sanırım artık büyümeye başladım herkes tanısın bilsin aykut kuşkayayı;)



    yaf bu arada bilet bulamadım gidemiyorum

  9. #9
    gurbet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Paylaşımcı Üye
    Üyelik tarihi
    10-06-2006
    Mesajlar
    319
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @gurbet

    SAAT

    Anne sıcak
    Anne kum
    Oku anne yoruldum
    Saatimiz kaç
    İkindi indi anne
    Çöl sıcak
    Bizi akşam haberlerine yetiştirmesinler
    Söyle onlara
    Gece güzel anne
    Sen ve ben anne
    Böyle güzel
    Oku anne
    Ağrımız dinsin
    Söyle yanımıza
    Bir de melekler gelsin

    Rüzgar anne
    Beni tut
    Dün dün de kaldı hadi unut
    Say ki
    İkimiz için bu dünya
    Anne ışığa tut saçlarımı
    Anne nura
    Anne bir adım daha
    Bakarsın sonrası
    Sidretül münteha

    Anne su
    Biraz su anne
    Yanmış bir çocuğum ben
    Saçları kara
    Gözleri kömür
    Bizi bir ömür unuttular anne
    Al beni koynuna
    Sen aşktan da sıcaksın
    Dünya kandırmadı beni
    Kandırırsan yine sen kandıracaksın

    Anne sıcak,
    Anne kum,
    Oku anne, yoruldum!

    Gün düşüyor
    Yol uzuyor
    Ellerime masallar konuyor anne
    Kuşların isimlerini öğreten
    Sabretmeyi de öğretiyor
    Ben toprağı seviyorum
    Bana beni anlatıyor
    Bir parça çamur anne
    Bir nutfe
    Sonrası elest
    Çocuğum işte aklım bu kadar eriyor

    Anne ağlama
    Beni koruyan
    Bütün yıldızları koruyor
    Ne su karışıyor baldırana
    Ne baldıran şifa oluyor
    Her şey yerli yerinde duruyor
    Saat anne
    Galiba saat geliyor
    Hadi dayan
    Cennetin yolu buradan geçiyor

    Anne sıcak,
    Anne kum,
    Oku anne, yoruldum..


    İbrahim SADRİ


  10. #10

    Üye
    Üyelik tarihi
    30-07-2006
    Mesajlar
    8
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @dark87
    EĞER

    Eğer bir gün Peygamber Efendimiz ziyaretinize gelse,

    Yalnızca birkaç günlüğüne aniden çalsa kapınızı,

    Merak ediyorum neler yapacağınızı...

    Biliyorum ama

    Böylesine şerefli bir konuğa açacağınızı en güzel odanızı,

    Ona sunacağınız yemeklerin en iyisi olacağını,

    Ve inandırmaya çalışacağınızı,

    Onu evinizde görüyor olmaktan mutluluk duyacağınızı;

    Gerçekten evinizde ona hizmet etmekten alacağınız hazzı.

    Fakat söyleyin bana,

    Efendimizi evinize doğru gelirken gördüğünüzde,

    Onu kapıda mı karşılayacaksınız?

    Yoksa onu içeri almadan önce, aceleyle,

    Bazı dergileri, gazeteleri çarçabuk saklayıp

    Yerine Kur'anı mı koyacaksınız?

    Peki hala Amerikan filimlerini seyredecek misiniz televizyonda?

    Yoksa kapatmaya mı koşacaksınız aceleyle,

    O size kızmadan önce?

    Kimbilir?

    Belki de ağzınızdan hiç çıkmamış olmasını mı dilerdiniz,

    Hatırlayamadığınız en son çirkin kelimeyi...

    Peki ya dünyalık müziğinizi, kasetlerinizi de saklayacak mısınız?

    Ve bunun yerine ortalığa,

    Kitaplığınızın raflarında tozlanmış,

    Hadis kitapları mı çıkaracaksınız?

    Hemence içeriye girmesine izin verecek misiniz?

    Yoksa teleşla ne yapayım diyerek,

    Sağa sola mı koşturacaksınız?

    Merak ediyorum:

    Eğer Peygamber Efendimiz,

    Bir kaç günlüğüne sizinle birlikte yaşasa,

    Yapmaya devam edecek misiniz,

    Her zaman yaptığınız şeyleri?

    Ailenizdeki sohbetler eski halini koruyacak mı?

    Her yemekten sonra sofra duası etmeyi,

    Yine zor mu bulacaksınız?

    Hiç yüzünüzü asmadan,

    Oflayıp puflamadan,

    Her vakit namazınızı kılacak mısınız?

    Ya sabah namazı için,

    Sıcacık yatağınızından,

    Erkenden fırlayacak mısınız?

    Peki ya yine mırıldanacak mısınız,

    Her zaman söylediğiniz şarkıları?

    Ve okuyacak mısınız,

    Her zaman okuduğunuz kitapları?

    Peki bilmesine izin verecek misiniz,

    Aklınızın ve ruhunuzun beslendiği şeyleri?

    Yoksa hiç bilmemesini mi isterdiniz?

    Şöyle diyelim ya da:

    Gideceğiniz her yere götürebilecek misiniz Peygamberi de?

    Yoksa birkaç günlüğüne değişecek mi planlarınız?

    Tanıştırmaktan onur duyacak mısınız en yakın arkadaşınızı onunla?

    Yoksa hiç karşılaşmamalarını mı umardınız,

    Peygamberin ziyareti bitene dek birbirleriyle?

    Şimdi söyleyin açık yüreklilikle,

    Onun kalmasını ister misiniz sizinle?

    Sonsuza dek, hep birlikte...

    Yoksa rahat bir nefes mi alacaksınız,

    Ziyareti bitip gittiğinde?

    Gerçekten bilmek ilgi çekici olabilir değil mi?

    Bilmek ve düşünmek,

    Eğer bir gün Peygamber Efendimiz ziyaretinize gelse

    Yapacağımız şeyleri...

    Eğer bir gün Peygamber Efendimiz ziyaretinize gelse,

    Yalnızca birkaç günlüğüne aniden çalsa kapınızı,

    Merak ediyorum neler yapacağınızı
    ...[/COLOR]

  11. #11
    KeKe
    Ve gözlerin gelir geçer içimden Su içerken sen,sokulurken akşam kızıllığına
    Ekmeği bölerken
    Yalnızsam yıllar nasıl geçmişse aradan
    Unutmak kolay sanmışsa şarkılar
    Şiirler yalan yazmışsa ayrılığı
    Kör olsun sözlerim,unuttuysam adını
    An gibi aklımdasın.

    Gelir geçer gemiler
    Belki sende geçersin diye
    Bir kumru konar her sabah pencereye
    Bir miladı taşır gece bir yıldız
    Soğuk olur,üşürsün ya adamakıllı
    Hani sarılırsın kendine
    Hani aklın karışır
    Bu bir divaneliktir gönül aha alışır
    Ömrüm bitse ne çıkar
    Can gibi aklımdasın.

    Gündür bu geçer gider
    Belki bir şey kalmaz sanırsın
    Yani bir sabah uyandığında
    Ne hayatın tortusu ne kokusu alışmışlığın
    Her şey başka olacaktır
    Başka bir otobüs başka bir gazete
    Resimlerden silinecek yüzün belki de ne adın ne sanın
    Bir şafak vakti açınca gözlerini
    Bir merhabayla
    Yeniden kurulacak dünya
    Ve sen her şafak
    Nan gibi aklımdasın.

    Bazen bir şey geçer içinden insanın
    En ücra yerlerinden cesaret gibi bir şey
    Ne olacak işte kömür yanmıyorsa eskisi kadar güzel
    Fasulyenin tadı yoksa
    Şarkılar yakmıyorsa içini
    Sadri Alışık öyle güzel ağlamıyorsa
    Aşık olmayı beceremiyorsa İzzet Günay
    Mahallenin en güzel kızına
    Denizin tuzu
    Yalnızlığın bahanesi yoksa
    Bir bıçak saplanınca yüreğinin tam ortasına
    Zannetmeki ölmek zor
    Ölmek kolay kolay da
    Kan gibi aklımdasın.

    Bu da geçer
    Her sabah kanayacak değil ya
    Bakarsın taze ekmek çıkarır köşedeki fırın
    Biraz da helvası bizim bakkalın
    Senden ayırdığım üç beş zeytin
    Otururum sofraya
    Her lokmada geçer acısı belki bırakılmışlığın
    Bende unuturum nasıl unutulursa sana susuzluğum
    Ve nasıl becerdiysem kahrolmayı
    Öyle unuturum
    Ekmek gibi nan gibi aklımdasın.

    Ve gözlerin gelir geçer içimden
    Su içerken sen sokulurken akşam kızıllığına
    Ekmeği bölerken
    Yalnızsam yıllar nasıl geçmişse aradan
    Unutmak kolay sanmışsa şarkılar
    Şiirler yalan yazmışsa ayrılığı
    Kör olsun sözlerim,unuttuysam adını
    An gibi aklımdasın
    An gibi aklımdasın
    Aklımdasın...
    İbrahim Sadri

  12. #12
    ilkay - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Paylaşımcı Üye
    Üyelik tarihi
    15-11-2006
    Yaş
    32
    Mesajlar
    274
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @ilkay
    çok severim İBRAHİM SADRİ şiirlerini saol arkadaşım eline yüreğine sağlık

  13. #13
    aHuZaR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    27-11-2006
    Yer
    Gönülistan
    Mesajlar
    6.438
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @aHuZaR
    eline saglik harika bir siir

  14. #14
    KeKe
    tşkler benden....

  15. #15

    Üye
    Üyelik tarihi
    23-11-2006
    Yaş
    37
    Mesajlar
    75
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @mustafa63
    burası dünya ve biz artık çok sıkıldık
    alıp başımızı sana gelmek istiyoruz
    sana gelmek orada kalmak istiyoruz
    çok unuttuk hatırlamak istiyoruz
    başımızın okşanmasını
    gözyaşımızın silinmesini
    kolumuza girilmesini istiyoruz
    yağmurunu ve meleklerini yeniden istiyoruz
    rüzgarın sesini,ırmağın sesini
    dağların dağ denizlerin deniz
    kadınların kadın çocukların çocuk
    erkeklerin erkek
    ekmeğin ekmek olduğu bir dünyayı
    yeniden isterken seni istiyoruz aslında
    bunu söyleyemiyoruz
    her yer gece çok gece
    ve biz meleklerini istiyoruz Rabbim
    çok yenildik yetmez mi
    bir bankanın önünde
    bir koltuğun altında
    bir ziyafetin ortasında
    bir günahın tenhasında
    büyütüp durduk siyahı
    gece gece gece
    her yağmur tanesini
    bir melek indirirken yeryüzüne
    her yalanı yüz şeytan taşıyor olabilir mi bilmiyoruz
    çünkü bilincimiz içerken binlerce yılın karmaşık şurubunu
    kameraya bakıp kalabalık şeyler söylemek
    ve gülümsemekle meşgulüz şu an
    sonra oturup düşüneceğiz bütün bu olanları
    Yusuf'u düşüneceğiz,Yakup'u,Musa'yı,İsa'yı düşüneceğiz,
    Nuh' u ve öbürlerini
    ve efendimizi,efendimizi
    kuyular,kuyular,kuyular kazdık
    bir nefes üflemen için yeryüzü bataklığında sazdık
    kestik kendimizi,deldik,yaktık
    sonra sana değil dünyaya aktık
    dünya ki mescitmiş biz onu otel yapmışız
    kalktık ki yenilmişiz,değişmişiz,azmışız
    bir sızı kalmış içimizde başka şey yok
    bu sızıdan yol bulup kapına dayanmışız
    bir çocuk oyuncağını alamamış
    bir kız sevdiğini saramamış
    bir anne yıllardır kolları açık bekliyor oğlunu
    bir adam paramparça, bir çift göz için
    biri ekmek götürememiş evine birisi aşk
    birimiz dünyayı kurtaracak birimiz yarını
    birimizin aklı tutuşmuş yanıyor
    birimiz bomboş kalbine bakıp birini arıyor
    birimiz ayrılığın ilk günü gibi her akşam kanıyor
    birimiz kıyametin koptuğuna inanıyor
    birimiz çekip gitmiş yeryüzünden
    ellerini hala açık sanıyor
    geldik işte bunlar ellerimiz
    açılmış bak, bilirsin ne diye
    ki bilirsin biz bu ellerle neler işledik
    burası dünya şu biziz,bunlarda ellerimiz
    öyle açık, öyle acemi, öyle boş
    öyle mahçup öyle dalgın öyle boş öyle boş
    senin değilmiyiz hepimiz
    senin değil mi herşey
    alırsın kime ne,verirsin kime ne
    ve bu açtığımız eller senin değil mi
    senin değil miyiz hepimiz Rabbim
    bir yıldız bir ağaç bir buğday tanesi kadar
    kimsesiziz kime gidelim,
    yaralarımız var kime,
    sıcak bir şey arıyoruz kime,
    merhamet istiyoruz kime,
    bağışlanmak istiyoruz kime gidelim
    sorumuz ve cevabımız sen değil misin
    yorgunuz kaybetmişiz dalgınız kırgınız küsmüşüz
    bu çocuklar birer birer kaybolurken sisler içinde
    kime gidelim
    çok yürüdük yollar kayboldu
    yol olduk sana geldik
    ne getirdin deme bize
    senden başka neyimiz varsa o bizim yokumuzdur
    geldik işte bunlar ellerimiz
    bunlar da ellerimizin büyük boşluğu
    beş duygum harap,altı yönüm harap
    on parmağımda on acı Ya Rab
    denize dalan bir testi nasıl tahammül etsin suya
    fırlattın beni dünyaya,
    yeniden al kucağına
    çağır beni yeniden
    bu saman çöpünü kasırgada bırakma
    büyük bir kapının önünde
    bir karınca vurmuş kapıyı bekliyor
    kapı açılacak yoksa niye var
    rahmet örtecek günahı
    geride kalacak gazabın adımları
    duyulacak büyük bahçenin o büyük şarkıları
    sunulan şarabı çekinmeden içeceğiz
    görüneceksin durmadan kendimizden geçeceğiz
    görüneceksin her şeyimizle sana göçeceğiz
    başımız yerde, açtık elimizi sevgilinle birlikte
    bize bak çekip çıkalım uçurumlardan
    bize bak çıkalım dünyanın bütün kulluklarından
    parçansak al bizi bir daha ayırma evinde uyuyalım
    yabancıysak dost ol bize senden ayrılmayalım
    elimiz açık başımız ve ruhumuz secdede durmuş bekliyoruz
    sevdiklerin aşkına
    sevenlerin aşkına
    inşirah inşirah inşirah
    ayetin değil miyiz senin Ya Allah


    İBRAHİM SADRİ

  16. #16

    Ordinaryus
    Üyelik tarihi
    09-03-2007
    Yer
    ...
    Mesajlar
    1.175
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @efsun hayal
    teşekkür ederim.bu şiiri dinlemeyi çok seviyorum.sizler de bulabilrseniz bi dinleyin derim

Sayfa 1/9 123456 ... Son

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. İstanbul'a Kar Yağıyordu - İbrahim Sadri
    By Oğuz-Kağan in forum Şairlerden Şiirler
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 05-07-2014, 13:39
  2. Ali Munzur - İbrahiM Sadri
    By Kemahlı in forum Şairlerden Şiirler
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 08-01-2012, 20:01
  3. İbrahim Sadri (Eren)
    By HaZiRuN in forum ANSİKLOPEDİ / SÖZLÜKLER
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 06-02-2011, 18:02
  4. Yağmur - İbrahim Sadri
    By Enes in forum Kapatılan Konular
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 11-10-2009, 23:56

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Giriş

Facebook platformu Giriş