Etiketlenen üyelerin listesi

Sultan Seçkin bir kimse değilim ismimin baş harfleri acz tutuyor Bağışlamanı dilerim Sana zorsa bırak yanayım Kolaysa esirgeme Hayat bir boş rüyaymış

Bu konu 45296 kez görüntülendi 157 yorum aldı ...
Cahit Zarifoğlu Şiirleri 45296 Reviews

    Konuyu değerlendir: Cahit Zarifoğlu Şiirleri

    5 üzerinden | Toplam: 0 kişi oyladı ve 45296 kez incelendi.

Sayfa 1/10 123456 ... Son
  1. #1
    şehidan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Paylaşımcı Üye
    Üyelik tarihi
    01-07-2006
    Mesajlar
    271
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @şehidan

    Sultan

    Seçkin bir kimse değilim
    ismimin baş harfleri acz tutuyor
    Bağışlamanı dilerim

    Sana zorsa bırak yanayım
    Kolaysa esirgeme

    Hayat bir boş rüyaymış
    Geçen ibadetler özürlü
    Eski günahlar dipdiri
    Seçkin bir kimse değilim
    İsmimin baş harflerinde kimliğim
    Bağışlanmamı dilerim

    Sana zorsa bırak yanayım
    Kolaysa esirgeme

    Hayat boş geçti
    Geri kalan korkulu
    Her adımım dolu olsa
    İşe yaramaz katında
    Biliyorum
    Bağışlanmamı diliyorum

    A. Cahit Zarifoğlu

  2. #2
    fatma zehra - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Katılımcı Üye
    Üyelik tarihi
    15-05-2007
    Yer
    İstanbul
    Mesajlar
    113
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @fatma zehra
    Dönüyor burgaç
    Dünya üstten yanlardan daralıyor
    Ovalardan
    Dar geçitlere sürülen sığırlar gibi
    Bir gün ister istemez
    Karşısında olacaksın kaçtıklarının

    Dua et
    O gün henüz mahşer olmasın....... /Cahit Zarifoğlu

  3. #3
    akinci1453 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Katılımcı Üye
    Üyelik tarihi
    02-08-2007
    Mesajlar
    171
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @akinci1453
    I
    Boynuna bir ip at
    Kölen diye yollardan gezdir beni

    II
    Gözlerini süzüyorsun
    Bir balık gibi akıyorsun kaldırımlarda
    Bir daha yüreğini kaparsan bana
    'Bu yaprağı parampaça yaparım'
    Çiçekleri sarı yapraklar ve bir ocak ayı
    Ağız ağıza sin ve cim harfleri
    Ateş kararıyor, bu içimin alevleri
    Acı çekiyorum elimden alınmışsın gibi
    Bir mektup hikayemiz olacak
    Baştan başa notalar bülbül ağızları
    Dik kafalı bir baş görüyorlar
    Başını eğmiş dalların yaprağında
    Zayıf bir çocuk yüzü, gülümsüyor
    Dikkatle bak, korku dolu bakışları
    O boğulurken gülücükler
    Saçılıyor
    Ölüm bir kuş kaldırıyor mezarlıktan
    Ak kanatları, hayat yok oluyor
    Çıkıp geliyorsun
    Kor gibisin, bir kar gibisin
    Soruyorsun: Zarifoğlu bana dargın mısın
    Yoksa uyardılar mı seni sevdamızdan
    'Yaşamak' bir perde gibi kalkıyor aramızdan
    Zamansız mekansız bir tünel başındayız şimdi
    O mavi gözleri görmüş olmalıyım
    Bir ikindi vakti kaskatı ellerimin altında
    Uçuşlu saçlar bukleler
    Üstünde uyuyan eller
    Sevgim uzanıyor
    Soluk soluğa uyandırıyor menekşeleri
    Görüyorum kıpırdanışlarını
    Uykunda gül açan yanaklarını



    Cahit Zarifoğlu

  4. #4
    zübeyde - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Doçent
    Üyelik tarihi
    25-04-2007
    Yaş
    29
    Mesajlar
    652
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @zübeyde
    ALLAH razı olsun...

  5. #5
    akinci1453 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Katılımcı Üye
    Üyelik tarihi
    02-08-2007
    Mesajlar
    171
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @akinci1453
    Sabahtır
    Alkışlar gecenin
    Sıcak damları sükûn yapılarıyla
    Aydınlatır bir ucundan
    Kahvaltı sofrasında çay tasını

    Düzgün uysal
    Işıklı bir de ağız
    Gizlice götürür hücreyi bütüne
    Ve akla her gelen telgraf telinde
    Öpüşür iki güvercin
    İncelmiş ve yumuşamış gagalarıyla

    Bu geçen mızrak
    Kalın kararlı
    Atanın değer biçilmez atıyla
    Kuşkusuz yolunda gerek
    Mızrak geçer ışığı
    Geçer geceyi dolduran karanlığı da


    Cahit Zarifoğlu

  6. #6
    akinci1453 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Katılımcı Üye
    Üyelik tarihi
    02-08-2007
    Mesajlar
    171
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @akinci1453
    Sabahtır
    Alkışlar gecenin
    Sıcak damları sükûn yapılarıyla
    Aydınlatır bir ucundan
    Kahvaltı sofrasında çay tasını

    Düzgün uysal
    Işıklı bir de ağız
    Gizlice götürür hücreyi bütüne
    Ve akla her gelen telgraf telinde
    Öpüşür iki güvercin
    İncelmiş ve yumuşamış gagalarıyla

    Bu geçen mızrak
    Kalın kararlı
    Atanın değer biçilmez atıyla
    Kuşkusuz yolunda gerek
    Mızrak geçer ışığı
    Geçer geceyi dolduran karanlığı da


    Cahit Zarifoğlu

  7. #7
    akinci1453 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Katılımcı Üye
    Üyelik tarihi
    02-08-2007
    Mesajlar
    171
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @akinci1453
    bir çiçek bahçesinde geceye durgun kalışın yagmur sıcağı gibi
    öptüm sonsuz gidişinden. saçlarının seyriyle seni

    yolları aşklara davul çalıp çağrılmış yalnızlarla dolduran
    akreplerdir duygunun. karanlık ordulara güneşsiz sokulan

    bunlar canlanınca ne ateş kirli taşlar ne böcek
    şakakların sıcağında kuytu bir ses büzülüp ölecek

    sabahsız kuşlara koşarsa durur mu evreni omuzlarında
    bahar şenlikleriyle. sürdüren ellerini yngın borularında

    şaşkınlıkla başladı bu atlar bu savaşlar insan buluşlarından
    burda biter düğün. gidilir mi evin soğuğuna çölün sıcağından

    gemilerimiz saklanır.ağzımızda bir aşk kaçışı vardır buluşmaların
    saplandık tadına.durduk alnında yüreğe vuruşların

    yollar sellere gider. açılır parklar artık kuşlar dağılır
    bir aşkı gözyaşlarıyla bulvara çağirmak hiç keseye mi kalır

    çizildi yalnızlar. senin gelişin ne de süvari köprünün diplerinde
    geçer üstümüzden yağmur alan donanmalar. kürek sesleriyle

    koşu bitince aşk bir yorulmadır kaçılmaz kırbacından
    sayılır günü geçmiş anlar boşalan hangi tüfeğin arkasından

    oturur iki bakış ormanından gerilip bir masayı kollar
    uzayıp uzaya giden akrebe katlanıp zincire gelmeyen yolcular

    bu bizim sesimiz denizlere ateş gibi eller açılır ortasından
    su konuşmaz toplanmaz kuşlar. Ne kazandık yaşamamızdan

    biz harcandık anam hem kelimesiz kapandık
    sevgi ektik. Sonsuz seçtik. Beğendik. Ama toprağı kazandık
    sevinçle kaçın kurtulun ölümlerinizle.Yalnızlıkla ben kaldım
    sevindiniz işte alın kurtulun. Aha size son atım


    C.Z

  8. #8
    akinci1453 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Katılımcı Üye
    Üyelik tarihi
    02-08-2007
    Mesajlar
    171
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @akinci1453
    Yasin okunan tütsü tüten çarşılardan
    Geçerdi babam
    Başında yağmur halkaları

    Anam yeşil hırkalar görürdü düşünde
    Daha ilk güzelliğinde
    Alnını iki dağın arasına germiş
    Bir devin göğsüne benzer
    Göğsünden dualar geçermiş

    Çarşılar ellerinde ekmek iğneleri
    Cami avlularına açılan
    Havuz sularına kapılan çocuklar
    Görmeden güneşin bütün renklerini
    Götürmezlerdi dükkandaki babalarına
    Ocaktan akan kaynar yemekleri
    Neenelerinin koyduğu avuç taslarına

    Başı ve yüreği şahbaz
    Kaleleri ağırlayan kadınların
    Süslerini kemerlerini
    Başlarını ağırlaştıran
    Ağır siyah şelale saçlarını
    Tutunca gençleştirdi erkekler

    Sonra insan o ki denizde
    Küçük ve büyük nehirde
    Bedeni ıslatan afsunlu suda
    Önce niyet sonnra yıkanırdı

    Zaman dert getirdi sulara
    İçinde eski balıkların yattığı kayalar
    Savaşan insanların elinde
    İnce yontulup taşındı balta mızrak şeklinde

    Anam kanları kuruyan
    Kavga ayıran bir kargı elinde
    Kara ocağın taşlarına
    İşaret koydu çocuklarını
    Belinde gezdiren babamın
    Beyaz yazılarla kazandığı adları

    Yüreği korkuyla kuvvetlendi babamın
    Unutup genç gelen günleri
    Zamanın sürerken çektiği günleri
    Çetin bilmecelerle
    Sürdü atını şehirlere

    Yün ören at güden kadınlar
    Ormanlara tepeden eğilen toprak evlerde
    Küçük pencereli karanlık dar odalarda
    Uzaktan uzayıp gelen kurt seslerinin
    Uzağa çekilip giden
    Ayazda donan gülmeler içinde
    Ormanlarda süt emziren anne
    Unuttu gittikçe uzayan çocuğunu
    Hep kaçarmış şehirlerin
    Demir dağlarına
    Uyunca toprak beşiğimde
    Sahipsiz kalan
    Ellerimden kayan aydınlık günlerim

  9. #9

    Ordinaryus
    Üyelik tarihi
    09-03-2007
    Yer
    ...
    Mesajlar
    1.175
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @efsun hayal



    Anılar defterinden gül yaprağı
    Gibi unutuldum kurudum
    Başıma düşmüş sevda ağı
    Bir başıma tenhalarda kahroldum
    Sen kimbilir, rüzgarlı eteklerinle
    Kimbilir hangi iklimdesin, ben
    Sensiz bu sessizlikle
    Deli gibiyim sensiz
    Bu sessizlikle


    Ayrılıkla başım belada
    Gözlerini çevir gözlerime
    Yoksa sensiz bu sessizlikle
    Deliler gibiyim
    Sensiz bu sessizlikle



    Cahit Zarifoğlu

  10. #10
    ^diyar^ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Profesör
    Üyelik tarihi
    02-11-2006
    Yer
    istanbul
    Yaş
    34
    Mesajlar
    871
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @^diyar^
    NEREDE BULABİLSEM SENİ


    Yetişip dizüstü düşebilsem eteklerine

    Karanlık basmadan

    dünyayı kapatan karanlık

    Elimizde kılınç

    ben ince işler ustası musa

    kardeşim ya ki heybem

    değişince kubbeli evim

    girdabım -

    tövbem

    kapımın önünde akan ırmak

    en zengin denizcisi incilerin -

    uzak şarklara yollanan elçilerin



    Kelimeler

    okyanusla yarenliğe dalıp

    çoluk çocuğu unutacak kadar bol ve bereketli

    binlerce yılçün kurulmuş

    bir zemberek içimizde

    ağzımıza boşalttı onca sözden

    Birinin heybeti ve lezzetinden

    Damağımız çatlamakta



    ya ani karanlık

    'inanana rahmet

    inançsıza esef' olan



    (Hiçistanda

    Bir rüzgâr belirmiş

    Kulağımıza gelir-

    Bir ey muhalif rüzgâr ki oyropeiş örneği

    Hafifçe terli bedenin krondeli

    Göz dikmiş duyduk ki

    Meni yataklara bile)



    /Japonya büyür büyür bir gün

    Toprağını denize yayarak

    Peygamber sözüne ordan hizmet olur/



    Kucak açanlar kadar geniş istekli

    Göçüp gelenler kadar hafif

    az'la doyan yük olmadan



    Ve başlar

    Kimin yüreği daha yüce yarışı

    Musa kardeşim ağlamaktan mı

    Okumaktan az uyumaktan mı

    Kan gölü gözlerin



    Her an karanlığını giyinecek gibisin

    Ne kadar uzun sürüyor

    Ta içinden gözlerine gelmesi dikkatin



    Karnın ne kadar küçük ve içerde

    İnce belin-

    Fazla kabarık değil kemiklerinden etlerin

    Biliyorum ancak sen

    Bu kadarla yetindikçe ve ekmeği

    Böyle mübarek tutukça

    doyar karnı çinin hindistanın amerikanın

    Sen olabilirsin çaresi



    Su içinde susuzluk hissinden ölen kimselerin

    Musa kardeşim haya'dan mı

    boyuna posuna güzelliğine rağmen

    hafifçe kıvrık omuzların

    hafifçe eğik başın

    Hele terazi tutuşun

    zarif

    sapasağlam

    ve artık

    en insansız çölde

    tek başına kalsa bile

    eğilmezken adalen bile

    yine de

    Bir nebzesini yutsa yüreğindeki tartarkenki dikkatin

    İkiye yarılır bir su aygırı



    Ve çocuklar tuz yalarken çocuk avuçlarından

    NEREDE BULABİLSEM SENİ

    Baba bıçağını ağır ağır çekerken

    YETİŞİP

    Ana dalgın ve Su dibinde yürür gibi

    DİZÜSTÜ DÜŞSEM ETEKLERİNE

    Ana dalgın ve su dibinde yürür gibi

    üzüm tiyekleri ceylan dolu etekleri

    1

    Çocuklar

    Kurtulamazlar yanaklarına konan yaradan

    Olmadık anda bırakılırlar

    Sonra

    Nice sonra

    Hatta bazen karanlıklarına uzanırlarken kadar sonra

    Üzerinde gözyaşı izleri

    Senelerin izleri ile yol yol kalmış yanakları

    Mahzun yayılır

    Ancak görünür güzel dişleri



    Ve 'kuşlar da kaderle uçar'

    Cahit ZARİFOĞLU

  11. #11

    Ordinaryus
    Üyelik tarihi
    09-03-2007
    Yer
    ...
    Mesajlar
    1.175
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @efsun hayal

    Seçkin
    Bir kimse değilim
    İsmimin baş harfleri acz tutuyor
    Bağışlamanı dilerim


    Sana zorsa bırak yanayım
    Kolaysa esirgeme


    Hayat bir boş rüyaymış
    Geçen ibadetler özürlü
    Eski günahlar dipdiri
    Seçkin bir kimse değilim
    İsmimin baş harflerinde kimliğim
    Bağışlanmamı dilerim


    Sana zorsa yanmaya razıyım
    Kolaysa affı esirgeme


    Hayat boş geçti
    Geri kalan korkulu
    Her adımım dolu olsa
    İşe yaramaz katında
    Biliyorum
    Bağışlanmamı diliyorum


    Cahit Zarifoğlu

  12. #12
    ^diyar^ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Profesör
    Üyelik tarihi
    02-11-2006
    Yer
    istanbul
    Yaş
    34
    Mesajlar
    871
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @^diyar^
    SEVMEK DE YORULUR

    Bir adam bir kadın var içimde iyice anladım

    Bana bunu sessizce anlatıyorlardı

    Bir yerde onların yönlerinden

    alımlı bir zarf katlanmıştı uzaktaki

    bulvarların geceye vurdukları

    çağırmasız kır günlerini zararsız akrepleri

    uzunlamasına yaşayıp yatay bir çocukla kalkan

    bir sürü alışkanlıklar taşıyan

    insanlığımızı gülüşü yalnızlar çarşısında

    çağrılmış gümüş seslerini aynadaki yüzlerin

    başkası sevsin diye en seçkin yerine

    bir şal gezdirirdi

    İnsanlığımıza bir şey getirirdi yalnızlarla



    Bir sen varsın hep saçların ağzın

    Bir merdiven hücresinde

    uzak çağrışımlarla koşardın ya bensem

    seni sonsuz gelişinle

    saçından tanıyor gülüşünden kaçıyor

    eğilip başını içlerimden geçtiğin zaman

    uzağa bir yolcuya karşı çıkar gibi

    Artık gecikmiş alışıldığım gidişinle

    davranılmaz üstünde durulmaz

    hiçbir tüfeğe gelmez bir kekliksem



    Yüzün soygundan geçmiş öyle bir yerde

    durmuş ki bakışın boynun bozgun

    üstünden bir nehir geçer gibi

    ya gecedir ondan ya bulanık sudan

    bir hasta gibi ağrımaktasın



    Gelişini aldım onu nasıl harcadım

    Denizden bunalıp okyanusa

    Selâm çakan vapurun

    Sevindik adımına birden parka çekildik

    Ve birden nasıl bayram bıyıklı

    Bir yaylım herkesin yaydığı bir merhabayla

    Eğip başını içlerimden gittiğin zaman

    Uzağa bir yolcuya çıkar gibi



    Selini üstüme çektin önce

    camdan bir mektup dolabının

    üstüste sayısız koridorunu yüzüme yakın

    başını duvara değdirmiş bir benzetişle

    josef ka benzeri bir bakışındı

    ya da konuşmayı kesip aman sen

    öyle bir gittin ki benimle



    Piknik beni sana verdi önce

    Gelişen güneş yalnızlıktan bir göze

    Eski ellerin

    Ve çağlarınla bir şeye uzanmış etin

    Ve hançerinle zamana saf durmuş

    Son gidişindir bu



    Bunların hepsi beni çağırıyorlar sevinçlerimden

    Biri denizdir uzun boylu gürültüsüyle

    zaten hangisi kavak zürafası değil

    biri bütün yan odaları bekler

    kuşkulu geçer camlardan

    ve bırakır yerini bir koridor bekçisine



    Haydi sen bütün onlara git benimle

    Son sigaramdın

    Gidişin antinikotin

    Birden bir şey mutlu eşit piyano çalıyor

    Elleri iki çeşit durgun

    Gerçi çıkmıyor gelenlerin karanlığa duranların

    Suya inen sesleri



    Tam şimdi denizinle

    bir çakıl taşına yaklaşıyor

    kuma çok yakın bütün kesitlerinle

    bakıyor ve bunalıyorsun




    Tam şimdi ipe koşan

    beni elleriyle alkışlayan

    ağrıyan bir gün geliyor

    Cahit ZARİFOĞLU

  13. #13

    Ordinaryus
    Üyelik tarihi
    09-03-2007
    Yer
    ...
    Mesajlar
    1.175
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @efsun hayal
    cahit zarifoğlu.....



    "1940'ta Ankara'da doğdum. Rahmetli babam hakimdi. Bu vesile ile çocukluğum Güneydoğu'da geçti. İlkokula Siverek'te başladım. Maraş ve Ankara'da bitirdim. Ortaokula ise Kızılcahamam'da başladım, liseyi Maraş'ta tamamladım. Aslen Maraşlıyım.

    Ceddimiz 300 yıl kadar önce Kafkasya'dan Maraş'a gelip yerleşmişler.
    Bunlar üç kardeşmiş ve içlerinden birinin adı Zarif'miş. İşte bizim aile bu Kafkasyalı Zarif'ten geliyor. Daha çok bu sebeple olacak Kafkasya'yı çok seviyorum.


    Edebiyata lise yıllarında şiir ve kompozisyonlar yazarak başladım.
    Usta hikayeci Rasim Özdenören, şair Erdem Beyazıt, şair Alaaddin Özdenören ile aynı sıralarda okuduk.
    Liseden sonra İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Alman Dili ve Edebiyatını bitirdim.
    Öğrenciliğim sırasında çalışmak zorundaydım. Muhtelif gazetelerde sayfa sekreteri olarak çalıştım. Bu yüzden tahsilim biraz ağır aksak ilerledi. Bütün bunlar zarfında vazgeçmediğim,değişmeyen, istikrarlı bir yönüm vardı,o da şairliğim ve yazarlığımdı.


    Bir yerde çok titiz bir insanım,bir bakıma da hiç titiz değilim. Görünüşte bir düzensizlik içindiyim,ama her şey zihnimde benim de şaştığm bir disiplin ve düzen içindedir. Şu masanın halini görüyorsun.Çekmecelerde öyle. Ama söyleyin bir şey onu gözüm kapalı çıkarayım. Hayatımda öyle. Bir telaş içinde parçalanmış gibiyim. Ama saati saatine proğramlanmışımdır.
    Şiiri de ne zaman yazacağımı bilmiyorum.Memur gibi. Durum öyle gerektiriyor.


    Sezai Karakoç Ağabeyin yayınladığı Diriliş dergisinde şiirlerim yayınlandı.
    Ağabeyin sohbetlerinden ve yazdıklarından çok şeyler öğrendik.Her anlamda bizim hocamızdı. Yetişmemizde çok büyük faydası oldu. Sonra Nuri Pakdil ve arkadaşlarının yayınladığı Edebiyat dergisinde yazdım. 1976'dan itibaren ise ben, Erdem Beyazıt, Rasim Özdenören, Akif İnan ve Nazif Gürdoğan'nın kurucuları olduğu Mavera dergisinde şiirlerim, bir-iki hikayem, senaryo çalışmalarım, günlüklerim ve "Okuyucularla" ismini verdiğimiz sohbetlerim yayınlandı. Bir kaç yıldan beri ise roman çalışıyorum. Bunlardan ilki Savaş Ritimleri 1985'te yayınlandı. Ayrıca çocuk edebiyatı dalında kitaplar yazdım."*



    Değişik dönemlerde ilkokul öğretmen vekilliği ve Almanca öğretmenliği yapan Cahit Zarifoğlu, 1976'dan itibaren TRT Genel Müdürlüğü'nde mütercim sekreter olarak görev aldı. Farklı gazete ve dergilerde yazıları yayımlandı.Mavera Dergisi'ni arkadaşlarıyla birlikte yayımladı. Zaman Gazetesi ve Mavera dergisi'nde 'Okuyucularla' başlığıyla hayli ilgi toplayan ve bir 'mektep' özelliği taşıyan sohbet köşelerini düzenledi. 1983'te TRT İstanbul Radyosu'nda görev aldı. Radyo oyunları yazdı. 1984'te Türkiye Yazarlar Birliği Çocuk Edebiyatı Ödülü'nü alan Zarifoğlu, 07 Haziran 1987'de Yâr'ine kavuştu. 'Yâr ile bayram iderler şimdi."


    *Sohbet,Olcay Yazıcı,Türkiye,10 Mayıs 1986

  14. #14
    Azize - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Katılımcı Üye
    Üyelik tarihi
    12-09-2007
    Yer
    İstAnBuLL...
    Mesajlar
    173
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Azize
    Ayrılıkla başım belada
    Gözlerini çevir gözlerime
    Yoksa sensiz bu sessizlikle
    Deliler gibiyim
    Sensiz bu sessizlikle
    zarifce dizeler..
    teşekkürler...

  15. #15
    ummuhan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    01-09-2007
    Yer
    Arz
    Mesajlar
    12.997
    Adı geçen
    7 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @ummuhan
    GÜL SUYU

    Hızla yol alan dünyanın sıcağıdır başımda
    Geriye kalan hayattır yoran

    Aklınla yapayalnız başbaşa
    Nice alevli geceler geçtin

    Toprağı yaymış ev sermiş üstüne. Nerde o bayrak arayan
    Kurt kancaları ancak bir odadan ötekine sarka

    Kadınlar ki çocuğu gezgin gibi dolanır
    Aydınlık bir mağarada kalınır akşamları

    Hızla sular aktı üzerimizden
    Ayaktayız ama ya bu kurşun damlaları

    Küçücük bir kurt oydu can evimizi
    Taş gibi ağırlaştık gözümüze indirdik tenteleri

    Dedeler neneler yaşlı denizlerde
    Gittiler güneşin şavkına , soyunup sahile yorgun dertleri
    De hazırlanalım kahramanlık gün doğmadan kalkmakta
    Bu çocuklarla yolumuz ilelebet Allahla yürekleri

    Ey Zarif yine başını örtüden çıkardın
    Çok bal döktün yine yaktın gemileri


    ACZ

  16. #16

    Ordinaryus
    Üyelik tarihi
    09-03-2007
    Yer
    ...
    Mesajlar
    1.175
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @efsun hayal



    İşte
    Bu çok yakıştı
    Yanakları boyar elmalı şeker ve şoklarıyla
    Bu son acı

    Bülbülden kanaryadan geçtin
    Bile bile girdin - labirentin
    Bir sır yüklendin - dörtnal
    Ak çocukluğun
    Ak gençliğin toprakları

    Zorluklar
    Daha çocuktun
    Elini uzatsan
    Dokunsan bozulmazdı hayaller

    Büyüdün ki yalanlar gayyalar

    İnsan
    Kader
    Yayını kurmuş telaşsız şaşmaz avcın

    Seni aramadı
    Yerinden hiç kımıldamadı
    Sen koş orda burda
    Tasalı mutlu yalan
    İşte son dönemeç son anı

    İşte
    Bak bu çok yaklaştı sana
    Elin mallar kanburlar arasında
    Sırtında dünya günlük gaileler
    Derken irkildin dikeldin derken
    Avcın bıraktı oku

    Bir hayat daha
    Ezberler nasıl,kalbler aklandı mı altın tabakta
    Şimdiden bir bak
    Dilin takılmasın

    İki yol ağzında
    İşte bakın
    İçimizden biri daha
    Elinde dünyadan bir çıkın



    Cahit Zarifoğlu

Sayfa 1/10 123456 ... Son

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Cahit Zarifoğlu / Savaş Ritimleri
    By İsmail in forum KİTAP
    Cevaplar: 4
    Son Mesaj: 22-07-2012, 01:11
  2. Cahit Zarifoğlu Ayraç Yarışması
    By İsmail in forum DUYURULAR
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 04-09-2011, 15:02
  3. Cahit Zarifoğlu kimdir ?
    By Nihle in forum ANSİKLOPEDİ / SÖZLÜKLER
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 04-05-2011, 01:20
  4. Cahit Zarifoğlu
    By kardem in forum ANSİKLOPEDİ / SÖZLÜKLER
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 25-12-2007, 13:18
  5. Cahit Zarifoğlu da E - Kitap
    By kardem in forum DUYURULAR
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 06-11-2007, 16:41

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Giriş

Facebook platformu Giriş