Etiketlenen üyelerin listesi

HAZRET-İ ÂDEM a.s. Ezelde Allâh - celle celâlühû- yalnız kendisi mevcûd iken bilinmeyi murâd edip yüce sıfatlarının ve esmâ-yı ilâhiyesinin tecellîsi ile bu kâinâtı yaratmıştır. Cenâb-ı Hakk'ın bilebildiğimiz veya bilemediğimiz bütün ilâhî sıfatlarının en fazla tezâhür ettiği üç tecellî mekânı vardır: a. Kâinât b. Kur'ân-ı Kerîm

Bu konu 20148 kez görüntülendi 60 yorum aldı ...
NEBİLER SİLSİLESİ ( KURAN'I KERİM IŞIĞINDA ) (Osman nuri topbaş hoca efendinin kaleminden ) 5.00 20148 Reviews

    Konuyu değerlendir: NEBİLER SİLSİLESİ ( KURAN'I KERİM IŞIĞINDA ) (Osman nuri topbaş hoca efendinin kaleminden )

    5 üzerinden 5.00 | Toplam: 2 kişi oyladı ve 20148 kez incelendi.

Sayfa 3/4 İlk 1234 Son
  1. #33
    kays - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    01-10-2006
    Yer
    Kayseri
    Yaş
    61
    Mesajlar
    4.632
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @kays
    Alıntı ummuhan Nickli Üyeden Alıntı
    çok kayboluyorsunuz ortalıktan kays...
    bundan sonra az kaybolayım inşaallah

  2. #34
    kays - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    01-10-2006
    Yer
    Kayseri
    Yaş
    61
    Mesajlar
    4.632
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @kays
    Hazret-i Âdem as. ( Rûhun Nefhedilmesi (Üfürülmesi )

    Bu itibarla Efendimiz, nübüvvette de ilktir. O'nun vücûd, rûh ve nübüvvet bakımından ilk olmasının hikmetini, ileride Hazret-i Âdem'e meleklerin secde ettirilmesi mevzuunda ele alacağız.

    Rûhu iki mertebede mütâlaa edebiliriz:

    1. Rûh-i sultânî: “Emir” âlemindendir. Bedenden ayrıdır. Bedenle berâber olması, onun üzerinde tasarrufta bulunması iledir. Bedenin çürüyüp yok olması, ona tesir etmez. Ancak bu sûretle bedenî arzular üzerindeki tasarrufu nihâyete erer.

    2. Rûh-i hayvânî: “Halk” âlemindendir. Bedenin tüm uzuvlarına yayılmıştır. Esas hükümranlığı kan üzerindedir. Merkezi dimağdır. Fiil ve hareketlerin başlangıç noktasıdır. Eğer hayvânî rûh olmasaydı, hiçbir eser vücûda gelmezdi. 1

    İşte insanın fiilleri, bu sultânî rûh ile hayvânî rûhun müşterek hasletleri içinde ortaya çıkar.
    __________
    1. Bkz. İ. Hakkı Bursevî, Temâmü'l-Feyz (thk. Ali Namlı), Basılmamış master tezi, İstanbul, 1994, s. 47.

    ..:: Nebiler Silsilesi ::..

  3. #35
    kays - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    01-10-2006
    Yer
    Kayseri
    Yaş
    61
    Mesajlar
    4.632
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @kays
    Hazret-i Âdem as. ( Rûhun Beş Devresi )

    1. Yokluk (adem) devresi:

    Ezelde sâdece Cenâb-ı Hak vardı ve O'nun dışında hiçbir varlık yoktu. O dönemde rûhlar da tam bir yokluk içerisinde bulunuyordu. Âyet-i kerîmede şöyle buyrulmaktadır:

    “İnsanın üzerinden, henüz kendisinin anılan bir şey olmadığı uzun bir süre geçmedi mi?” (el-İnsan, 1)

    2. Rûhlar âleminin varoluş devresi (Elest Bezmi):

    Allâh Teâlâ pek çok hikmete mebnî olarak cesetleri yaratmadan önce rûhları var etti. Hadîs-i şerîfte bu hakîkate şöyle temâs edilir:

    “Rûhlar cesedlerinden ikibin yıl önce yaratılmıştır!” (Deylemî, Müsned , II, 187-188)

    3. Bedenlere gönderilme devresi:

    Bedenlerden hayli zaman önce yaratılan ve kendilerinden Allâh'ın rubûbiyetini tasdîk husûsunda ahd ü mîsâk alınan rûhlar, ezelde çizilen kader planına uygun olarak birer birer bedenlere gönderilmeye başlandı. Âyet-i kerîmede, ilk insan Hazret-i Âdem'e rûhun üflenmesinden şöyle bahsedilir:

    “…Ona rûhumdan üfürdüğümde...” (el-Hicr, 29)

    4. Bedenden ayrılma devresi:

    Bu fânî hayatta kendisine biçilen ömrü tamamlayan rûhlar, geçici süre beraber bulundukları bedenlerden geldikleri gibi birer birer ayrılacaktır. Hiç kimsenin kurtulamadığı bu kaçınılmaz âkıbete ölüm denmektedir. Âyet-i kerîmede şöyle buyrulur:

    “Her nefs ölümü tadacaktır!..” (Âl-i İmrân, 185)

  4. #36
    kays - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    01-10-2006
    Yer
    Kayseri
    Yaş
    61
    Mesajlar
    4.632
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @kays
    Hazret-i Âdem as. ( Rûhun Beş Devresi )

    5. Tekrar bedenlere döndürülme devresi:

    İslâm akâidine göre ölüm, bir yok oluş değil tıpkı anne rahmindeki bebeğin oradan irtibâtını keserek dünyaya doğması gibi, rûhun bu fânî âlemden kurtulup ebedî bir hayatın sabahına doğmasıdır. İnsanoğlu burada dünyadaki yaşadığı hayattan hesâba çekilecek, bunun neticesine göre sonsuz bir saâdete ulaşacak veya -Allâh muhafaza buyursun- nihâyetsiz bir azâba dûçâr kılınacaktır.

    Mevzuyla alâkalı yüzlerce âyetten ikisi şöyledir:

    “De ki: Onları ilk defa yaratmış olan (Allâh, yine aynı şekilde onları) dirilte*cektir. Çünkü O, yaratmanın her türlüsünü gâyet iyi bilendir.” (Yâsîn, 79)

    Cenâb-ı Hak, Tekvîr Sûresi'nde şiddetli ve ibretli kıyâmet alâmetlerinin fârikalarından bahsederken yedinci âyette, rûhların yeniden beden kalıbına alınmasını şöyle bildirmektedir:

    “Nefsler birleştirildiği (rûhlar bedenlerle bir araya getirildiği) zaman.”

    İnsana Rabbinden bir sır olarak üflenen rûhun mâhiyetini tam olarak bilmek mümkün değildir. Zîrâ o öteler âlemine âit olup beşer idrâkinin kavrayamayacağı bir mâhiyet arzetmektedir.

    Nitekim rûhun bu keyfiyeti hakkında âyet-i kerîmede şöyle buyrulmaktadır:

    “ Sana rûhtan soruyorlar. De ki: Rûh, Rabbimin emrindendir. Size ise ilimden ancak pek az bir şey verilmiştir.” (el-İsrâ, 85)

    Rûhun Allâh Teâlâ ile alâkası husûsunda müfessirlerimiz birkaç farklı îzahta bulunmuşlardır:

    - Rûh, ancak Rabbimizin bileceği iştendir.

    - Rûh, “emr”in esâsı olan bir cevherdir.

    - Rûh, Rabbimizin emri cinsinden bir fiildir.

    Âyette geçen “emr” kelimesi, yine kendi kökünden olan “emâret” kelimesi ile de alâkalı olarak; emretme, buyurma, emirlik, yöneticilik gibi îzâh edilebilir. Bu du*rumda rûh; emrin hâli ve sıfatı demek olur. Bu da Allâh'ın sıfatlarının kulda tecellî etmesidir. Yâni kulda tecellî eden sıfatlardan biri de emâret (yönetme) dir. Nitekim insanın “Allâh'ın halîfesi” olması, buradaki “idâre etme tecellîsi”ne bağlıdır.

  5. #37
    kays - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    01-10-2006
    Yer
    Kayseri
    Yaş
    61
    Mesajlar
    4.632
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @kays
    Hazret-i Âdem as. ( Rûhun Beş Devresi )

    Emâret , insana mahsustur. Arslan, bedenen insandan daha kuvvetli olmasına rağmen, insanın tekâmülü karşısında zayıf kalır. Meselâ arslan, bin yıl yaşasa yine de kendisine bir ev, bir araç yapamaz.

    Ayrıca meleklerde de kâmil mânâda tecellî yoktur. Bu tarz bir tecellî, yalnız insan için ge*çerlidir. İnsan, “ahsen-i takvîm: en güzel kıvam ” ile “bel hüm edall: hayvanlardan daha aşağı bir dereke ” arasındadır.

    Meselâ, insanın gönül iklîminde tecellî eden “Rahmân” ve “Rahîm” sıfatları ile beraber, nefsinde de “Mudill” ve “Kibriyâ” sıfatları tecellî etmektedir. Yâni insan, câmiu'l-ezdâddır.

    Bütün müsbet ve menfî sıfatları kendisinde cem etmiştir. Câmiu'l-ezdâd olmak, mahlûkât arasında kâmil mânâda yalnız insana mahsustur.

    Yukarıdaki âyet-i kerîmenin sonunda insana bilhassa rûhun mâhiyeti hakkında çok az bir bilgi verildiği, te'kitli bir şekilde ifâde buyrulmaktadır.

    Bu bakımdan insan haddini aşarak rûhun esrârını çözmeye uğraşmamalı ve ilmine mağrur olmamalı, buna mukâbil daha çok mes'ûliyetinin ne olduğu üzerinde tefekkür ederek kulluğa ehemmiyet vermelidir.

  6. #38
    kays - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    01-10-2006
    Yer
    Kayseri
    Yaş
    61
    Mesajlar
    4.632
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @kays
    Hazret-i Âdem as. ( Rûhun Beş Devresi )

    Cenâb-ı Hak, Âdem -aleyhisselâm-'ı yarattıktan sonra, onu meleklerin gıpta edeceği ve takdirle emrine râm olacağı bir kıvâma eriştirmek için kendisine eşyânın isimlerini tâlim buyurmuştur.

    Âyet-i kerîmede bu hâdise şöyle anlatılmaktadır:

    “Allâh Âdem'e bütün isimleri öğretti. Sonra bu isimleri (n delâlet ettiği şeyleri) meleklere gösterip: « Eğer sözünüzde sâdık iseniz (her şeyin içyüzünü bildiğinizi sanıyorsanız) şunları isimleriyle birlikte bana bildirin!» buyurdu.” (el-Bakara, 31)

    Melekler Allâh'ı tesbîh ve tenzîh ettiler.

    Bunun üzerine Allâh Teâlâ:

    “Ey Âdem! Onların (eşyânın) isimlerini meleklere haber ver, dedi. Âdem, (eşyânın) isimlerini onlara anlatınca (Cenâb-ı Hak) : «Ben size, ‘göklerin ve yerin gayblarını bilirim, sizin açıkladığınızı ve içinizde gizlemekte olduğunuz şeyleri de bilirim' de*memiş miydim?» buyurdu.” (el-Bakara, 33)

  7. #39
    kays - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    01-10-2006
    Yer
    Kayseri
    Yaş
    61
    Mesajlar
    4.632
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @kays
    Hazret-i Âdem as. ( Rûhun Beş Devresi )

    Hazret-i Âdem -aleyhisselâm-'a öğretilen isimlerden maksat, bir görüşe göre yeryüzündeki bütün eşyânın isimleri, mâhiyetleri ve husûsiyetleri idi.

    Burada bizim bilemediğimiz ilâhî san'at, eşyânın hakîkati, yaratılış sırrı, levh-i mahfûz, kader ve ondaki hikmetler ile bütün semâ ve arzdaki ilâhî esrâr, yâni ilâhî esmânın mazharlarıdır.

    Dolayısıyla Cenâb-ı Hakk'ın bilinebilmesi, ancak kalbî bir hayât ile mümkündür.

    Eşyânın hakîkat ve esrârı, kalbî duyuş*lar nisbetinde ortaya çıkar. Bu da ancak esmâ-yı ilâhiyyeye vukûfiyete bağlıdır.

    Cenâb-ı Hak:

    “En güzel isimler Allâh'ındır...” (el-A'râf, 180) buyurarak kendisini ilâhî isimleri vâsıtasıyla kullarının idrâkine takdîm etmiştir.

    Zîrâ kul, ulûhiyet ile irtibâtını isimle sağlar. Bu gerçek, Allâh'ı tenzih için, O'nun adının vazgeçilmez bir unsur olduğunu ortaya koyar.

    Bu bakımdan kulun, O'na karşı yaptığı iyi veya kötü fiiller, ulûhiyetinin hakîkatine değil, ismine yönelir. Böylece hakîkati dâimâ münezzeh kalır.

  8. #40
    ummuhan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    01-09-2007
    Yer
    Arz
    Mesajlar
    12.997
    Adı geçen
    9 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @ummuhan
    Teşekkür butonu kayıp, uğramıyorum sanmayın takipteyim

  9. #41

    Üye
    Üyelik tarihi
    05-03-2010
    Yaş
    34
    Mesajlar
    1
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @iban_mardini
    mrb ummühan hanım ya ben geçen peygamber efendinmizin hayatını okuyordum yarıda kaldı şimdi arıyorum bulamıyorum yardımcı olursanız sevinirim sağlıcakla esen kal

  10. #42
    ummuhan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    01-09-2007
    Yer
    Arz
    Mesajlar
    12.997
    Adı geçen
    9 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @ummuhan
    Alıntı iban_mardini Nickli Üyeden Alıntı
    mrb ummühan hanım ya ben geçen peygamber efendinmizin hayatını okuyordum yarıda kaldı şimdi arıyorum bulamıyorum yardımcı olursanız sevinirim sağlıcakla esen kal
    Hangi yazar hangi kitap ve nasıl yardım istediniz anlamadım konuyu meşgul etmeyelim de özelden yazın oldu mu?

  11. #43
    kays - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    01-10-2006
    Yer
    Kayseri
    Yaş
    61
    Mesajlar
    4.632
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @kays
    Alıntı ummuhan Nickli Üyeden Alıntı
    Teşekkür butonu kayıp, uğramıyorum sanmayın takipteyim
    allah razı olsun kardeşim bana gayret veriyorsunuz.

  12. #44
    ummuhan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    01-09-2007
    Yer
    Arz
    Mesajlar
    12.997
    Adı geçen
    9 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @ummuhan
    Gayret bizden, sizden.... Tevfik Allah c.c dan inşaallah

  13. #45
    Sevda SözLü - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Katılımcı Üye
    Üyelik tarihi
    27-12-2007
    Yaş
    30
    Mesajlar
    108
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Sevda SözLü
    Paylaşımınız mukemmel. yeni farketsekte..
    bu güzel konuyu takip edenlerin arasına katıldık inşAllah. devamını dilerim..

    Dua ile..

  14. #46
    kays - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    01-10-2006
    Yer
    Kayseri
    Yaş
    61
    Mesajlar
    4.632
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @kays
    Alıntı Sevda SözLü Nickli Üyeden Alıntı
    Paylaşımınız mukemmel. yeni farketsekte..
    bu güzel konuyu takip edenlerin arasına katıldık inşAllah. devamını dilerim..

    Dua ile..
    allah razı olsun kardeşim

  15. #47
    kays - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    01-10-2006
    Yer
    Kayseri
    Yaş
    61
    Mesajlar
    4.632
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @kays
    Meleklerin, Âdem -aleyhisselâm-'a Secde Etmeleri

    Cenâb-ı Hak Âdem -aleyhisselâm-'ı yaratıp rûhundan üfledikten ve ona isimleri tâlim buyurduktan sonra meleklere yönelerek Hazret-i Âdem'e secde etmelerini emretmiştir.

    Bu husus, âyet-i kerîmelerde şöyle anlatılmaktadır:

    “Hani Rabbin meleklere demişti ki: «Ben muhakkak kupkuru bir çamurdan, şekillenmiş kara balçıktan bir insan yaratacağım. Ona şekil verdiğim ve rûhum*dan üflediğim zaman, derhal onun için secdeye kapanın!» Meleklerin hepsi de hemen secde ettiler. Fakat iblîs hâriç! O, secde edenlerle beraber olmaktan kaçındı. Allâh: «Ey iblîs, sana ne oldu ki secde edenlerle berâber olmuyorsun?» buyurdu. İblîs: «Benim, kuru bir çamurdan, şekillenmiş balçıktan yarattığın insana secde etmem mümkün değildir.» dedi.” (el-Hicr, 28-33)

    Kur'ân-ı Kerîm'de bu hâdiseye, siyak ve sibâkı itibâriyle farklı olarak yedi sûrede yer verilmektedir ki bu da mevzûun ehemmiyetini göstermektedir.

    Burada çok mühim bir tâlimat mevcuttur: İblîs, Allâh'ın emrini dikkate almamış, kendi nefsânî arzuları istikâmetinde hareket etmiştir. Kendi mantıkî ölçülerini ve aklî kıyâsını, Allâh'ın emrinin önüne geçirmiştir.

    Dolayısıyla kul da kendi akıl, mantık ve kanaatini Allâh'ın emrinin önüne geçirdiği takdirde iblîs'in düştüğü hatâya dûçâr olur.

    Hâlbuki âyet-i kerîmede böyleleri hakkında şu îkâz-ı ilâhî vârid olmuştur:

    “Ey îmân edenler! Allâh'ın ve Rasûlü'nün önüne geçmeyin! Allâh'tan korkun...” (el-Hucurât, 1)

  16. #48
    kays - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    01-10-2006
    Yer
    Kayseri
    Yaş
    61
    Mesajlar
    4.632
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @kays
    Meleklerin, Âdem -aleyhisselâm-'a Secde Etmeleri

    Hak Teâlâ Şeytan'a, secdeden uzak durmasının sebebini sorarak:

    “«–Ey iblîs, iki elimle yarattığıma secde etmekten seni men eden nedir?» buyurdu…” (Sâd, 75)

    Bu âyette zikredilen “iki el”, Allâh Teâlâ'nın kudretini ifâde etmektedir.

    Bu ifâde aynı zamanda Cenâb-ı Hakk'ın insana verdiği ehemmiyeti göstermektedir.

    Yine bu ifâdenin îşârî bir mânâsını, Muhyiddîn-i Arabî Hazretleri şöyle bildirmiştir:

    “İki el, Hakk'ın celâl ve cemâl tecellîleridir. İnsanın cesed yapısı, nefsânî ve halk tarafı celâl tecellîsi; rûhânî ve Hak tarafı ise cemâl tecellîsidir. İnsanda bu iki esmâ cem olmuş durumdadır. İblîs'te ise yalnız celâl tecellîsi bulunduğundan cemâl tecellîsinden mahrumdur.”

    Hadîs-i şerîfte buyrulmuştur:

    “(Her türlü sûret ve tasavvurdan münezzeh olan) Allâh, Âdem'i kendi sûretinde yarattı.” (Müslim, Birr, 115)

    Bu hadîs-i şerîfte ifâde edilen hakîkat, cismânî sûret değil, bâtınî ve mânevî sûrettir.

    Cesed ve nefs tarafı değil, rûh ve sır tarafıdır.

Sayfa 3/4 İlk 1234 Son

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Sohbetin önemi (osman nuri topbaş hoca efendinin kitabından)
    By fuatulku in forum SİZİN YAZDIKLARINIZ
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 26-02-2012, 19:20
  2. Cevaplar: 75
    Son Mesaj: 21-10-2011, 09:33
  3. Cevaplar: 48
    Son Mesaj: 11-11-2009, 15:06
  4. mesnevi bahçesinden osman nuri topbaş hocaefendinin kaleminden
    By kays in forum Sahabeler ve İslâmî Önderler
    Cevaplar: 8
    Son Mesaj: 12-10-2007, 17:05
  5. osman nuri topbaş efendinin resimleri
    By carizma560 in forum Kapatılan Konular
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 16-08-2007, 15:14

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Giriş

Facebook platformu Giriş