Etiketlenen üyelerin listesi

Ebu Leheb'in Karısı Ümmü Cemil'in Peygamberimiz (a.s.)a Düşmanlığı ve İşkenceleri Ebu Leheb'in karısı Ümmü Cemil ki, Ebu Süfyan'ın kızkardeşi ve Muaviye b. Ebi Süfyan'ın da halası idi-Peygamberimiz (a.s.)a düşmanlıkta aşırı gider; küfründe, inkârında ve inadında kocasına yardımcı olurdu. Ümmü Cemil her gece pıtrakları, dikenleri, dikenli ağaç dallarını toplayıp büyük demet yapar, boynuna bağlar, geceleyin ayağına batsın yaralar açsın diye Peygamberimiz (a.s.)ın geçeceği yollara

Bu konu 26653 kez görüntülendi 85 yorum aldı ...
Ebu Leheb'in karısı kendisi ile ilgili ayet indiğini duyunca ne yaptı? 26653 Reviews

    Konuyu değerlendir: Ebu Leheb'in karısı kendisi ile ilgili ayet indiğini duyunca ne yaptı?

    5 üzerinden | Toplam: 0 kişi oyladı ve 26653 kez incelendi.

Sayfa 1/6 123456 Son
  1. #1
    adalı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektar Emektar Üye emektar
    Üyelik tarihi
    10-09-2007
    Mesajlar
    1.908
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @adalı

    Ebu Leheb'in Karısı Ümmü Cemil'in Peygamberimiz (a.s.)a Düşmanlığı ve İşkenceleri


    Ebu Leheb'in karısı Ümmü Cemil
    [372] ki, Ebu Süfyan'ın kızkardeşi ve Muaviye b. Ebi Süfyan'ın da halası idi-Peygamberimiz (a.s.)a düşmanlıkta aşırı gider;[373] küfründe, inkârında ve inadında kocasına yardımcı olurdu. [374]

    Ümmü Cemil her gece [375] pıtrakları,[376] dikenleri,[377] dikenli ağaç dallarını[378] toplayıp [379] büyük demet yapar, boynuna bağlar, [380] geceleyin [381] ayağına batsın [382] yaralar açsın diye Peygamberimiz (a.s.)ın geçeceği yollara atar, saçardı. [383]

    Peygamberimiz (a.s.) ise, onlara kum yığınına,[384] ipeküzerine[385] basar gibi basar, geçerdi. [386]

    Yüce Allah, gerek Ebu Leheb, gerek karısı Ümmü Cemil hakkında indirdiği sûrede:

    "Yuh oldu iki eli Ebu Leheb'in, kendisi de yuh oldu!
    Ona ne malı yarar verdi, ne de kazandığı!
    O da, boğazında kıskıvrak bükülmüş bir urgan bulunduğu halde odun hammalı olarak karısı da, yaslanacak bir alevli ateşe!"
    [387] buyurdu; onların âhiretteki durumlarını duyurdu.[388]

    Ümmü Cemil kendisi ve kocası hakkında Tebbet sûresinin indiğini işitince [389] Peygamberimiz (a.s.)ın Hz. Ebu Bekir ile birlikte [390] Kabe Mescidinde [391]* oturduğu sırada oraya vardı. Kendisinin elinde bir taş bulunuyordu. [392]
    Hz. Ebu Bekir, onu görünce, [393] Peygamberimiz (a.s.)a:
    "Yâ Rasûlallah! Bu Ümmü Cemil'dir. [394] Eziyet edici bir kadındır. [395] Sana doğru[396] geliyor! Onun seni görmesinden korkuyorum! [397] Keşke bu kadın sana bir zarar vermeden, [398] eziyet etmeden [399] kalkıp gitmiş olsaydın, [400] bir köşeye çekilseydin!" dedi.[401]

    Peygamberimiz (a.s.):

    "O beni göremez!" buyurdu.
    [402]

    Gerçekten de, Ümmü Cemil Peygamberimiz (a.s.)ı göremedi! Yüce Allah ona göstermedi.

    O ancak Hz. Ebu Bekir'i görebildi. Gelip, Hz. Ebu Bekir'in başına dikildi.
    [403] Ona:

    "Ey Ebu Bekir! Arkadaşın nerede?" diye sordu.
    [404]

    Hz. Ebu Bekir:
    "Ne yapacaksın onu? [405] Sen benim yanımda hiç kimse görmüyor musun?" dedi.

    Ümmü Cemil:

    "Benimle alay etme! Ben senin yanında senden başkasını göremiyorum [406]. Bana haber verildi ki, arkadaşın beni hicvetmiş. [407]
    O şairse, [408] vallahi, ben de şair bir kadınım. [409] Kocam da şairdir. [410]
    İşte, ben de onu hicvediyorum: [411]

    'Biz o verilmişe isyan ediyoruz.
    Onun peygamberlik işinden yüz çeviriyoruz.
    Onun dininden hiç hoşlanmıyoruz.'
    [412]

    Vallahi, onu bulsaydım, sutaşı kendisinin ağzına vuracaktım!" dedi. [413]

    Hz. Ebu Bekir:
    "Hayır! [414] Vallahi, arkadaşım şair değildir. [415] O şiir söylemez de. [416]
    Şu Beyt'in (Kabe'nin) Rabbine andolsun ki, o seni hicvetmiş değildir" dedi. [417]

    Ümmü Cemil:
    "Muhakkak ki, sen benim katımda doğru sözlüsündür.
    Kureyşîler iyi bilir ki, ben onların ulu kişilerinin
    [418] kızıyımdır!" diyerek dönüp gidince, [419] Hz. Ebu Bekir:

    "Yâ Rasûlallah! O seni görmedi mi?" diye sordu.

    Peygamberimiz (a.s.):

    "Beni görmedi! Allah onun gözünü alıp beni göremez hale getirdi!" buyurdu.
    [420]





    [372] İbn İshak, İbn Hişam, Sîre, c.1, s. 380, Belânın, Ensâbu'l-eşrâf, c. 1,s.12O.

    [373] Fahru'r-R âzı, Tefsir, c. 32, s. 171, Hâzin, Tefsir, c. 4, s. 425, Ebu'l-Fidâ, Tefsir, c. 4, s. 564.

    [374] Ebu'l-Fidâ, Tefsir, c. 4, s. 564.

    [375] Kurtubİ, Tefsir, c. 20, s. 240.

    [376] Fahru'r-Râzî, Tefsir, c. 32, s. 171, Kurtubi, Tefsir, c. 20, s. 240, Nesefi, Medârik, c. 4, s. 382, Hâzin, Tefsir, c. 4, s. 425,Beyzâvî, Tefsir, c. 2, s. 581, E bussuud, Tefsir, c. 9, s. 211.

    [377] İbn İshak, İbn Hisam, Sîre, c. 1, s. 380, Taberî, Tefsir, c. 30, s. 338, Fahru'r-Râzî, Tefsir, c. 32, s. 171.

    [378] Belâzulî, Ensâbu'l-eşrâf, c. 1, s. 122, Taberî, Tefsir, c. 30, s. 339, Hâzin, Tefsir, c. 4, s. 425.

    [379] Taberî, Tefsir, c. 30, s. 338-339.

    [380] Zemahşeri, Ke ssâf, c. 4, s. 297, F ahru'r-R â zf, Tefsir, c. 32, s. 171,1 73, M eseff, M edârik, c. 4, s. 38 2, 383.

    [381] Taberî, c. 30, s. 339, Fahru'r-RâzT, c. 32, s. 171 , Kurtubi, c. 20, s. 240, Nesefi, c. 4, s. 382, Hâzin, c. 4, s. 425, Beyzâvî,c.2,s.581,Ebussuud,c.9,s. 211.

    [382] Taberî, Tefsir, c. 30, s. 338.

    [383] İbn İshak, İbn Hişam, c. 1, s. 380, Belâzurî, Ensâb, c. 1, s. 122, Taberî, c. 30, s. 339, Fahru'r-Râzî, c. 32, s. 171, Kurtubi,c. 20, s. 240, Nesefi, c. 4, s. 382, Beyzâvî, c. 2, s. 581, E bussuud, c. 9, s. 211 .

    [384] Taberî, Tefsir, c. 30, s. 339, Kadı I yaz, eş-Şifâ, c. 1, s. 291.

    [385] Kurtubi, Tefsir, c. 20, s. 240, Ebussuud, c. 9, s. 211.

    [386] Taberî, c. 30, s. 339, Kadı I yaz, eş-Şifâ, c. 1, s. 291, Kurtubi, c. 20, s. 240. Ebussuud, c. 9, s. 211.

    [387] Tebbet: 1-5.

    [388] İbn İshak, İbn Hisam, c. 1, s. 380, İbnSa'd, Tabakâtü'l-kübrâ, c. 1, s. 200, Ahmed b. Hanbel, Müsned, c.1 ,s. 281, Buhârî,Sahih, c. 6, s. 17, Müslim , Sahih, c. 1,s.194, Belâzurî, Ensâb, c. 1.S.120,121, Taberî, Târih, c. 2, s. 216, Beyhakî, Delâil, c. 2, s.183, Begavf, Mesâbfhu's-sünne, c. 2, s. 175, Ebu'l-Ferec İbn Cevzî, el-Vefâ, c. 1, s. 184, İbn Esîr, Kâmil, c. 2, s. 60-61.

    [389]

    [390] İbn İshak, İbn Hişam, c. 1, s. 381, Ezrakî, Ahbâru Mekke, c. 1, s. 316, Belâzurî, Ensâbu'l-eşrâf, c. 1, s. 1 23, Beyhakî,D el âil ü'n-nübüvve, c. 2, s. 195, Kadı Iyaz,eş-Şifâ,c.1, s. 291 , F ahru 'r-R âzf, Tefsir, c. 32, s. 17 3, M uhi bbüt-Ta berf, R ı yâdu 'n-n adrâ,c. 1, s. 81, K urt ubf, Tefsir, c. 20, s. 234, İ bn Seyyi d, U yun u'l-eser, c. 1, s. 102, Zeheb f, T ârfh u'l-İ si âm, s. 147, E bu'l -Fi dâ, Tefsir, c. 4,s. 565, Diyarbekrî, Hamfs, c. 1, s. 288.

    [391] İbn İshak, İbn Hişam, c.1 , s. 381, Belâzurî, Ensâb, c. 1, s. 123, Beyhakî, c. 2, s. 195, Kadı lyaz, c. 1, s. 291 , Fahru'r-Râzî, c. 32, s. 172, Muhibbü't-Taberî, c. 1, s. 81, Kurtubi, c. 20, s. 234, Zehebı, s. 147, Ebu'l-Fidâ, Tefsir, c. 4, s. 565.

    * Hicr'de (Ezrakî, Ahbâru Mekke, c. 1, s. 316).

    [392] İbn İshak, İbn Hişam, t 1, s. 381-382, Ezrakî, Ahbâru Mekke, c. 1, s. 316, Beyhakî, c. 2, s. 195, Fahru'r-Râzî, c.32, s.17, Muhibbüt-Taberî, c. 1, s. 81, Kurtubi, Tefsir, c. 20, s. 234, Zehebî, Târih, s. 147, Ebu'l-Fidâ, c. 4, s. 565, Diyarbekrî, Hamfs, c.1,s. 288.

    [393] Ezrakî, Ahbâru Mekke, c. 1, s. 316, Beyhakî, c. 2, s. 195, Muhibbüt-Taberî, c. 1, s. 80, 81, İbn Seyyid, Uyun, c. 1 , s. 103,Ebu'l-Fidâ, c. 4, s. 565.

    [394] Ezrakî, Ahbâru Mekke, c. 1, s. 316.

    [395] Ebu Nuaym, D el âil ü'n-nübüvve, c. 1, s. 193, İbn Seyyid, Uyun, c. 1, s. 103, Kastalani, Mevâhibu'l-ledünniye, c. 1, s. 62.

    [396] Fahru'r-Râzî, Tefsir, c. 32, s. 172.

    [397] Beyhakî, Delâil, c. 2, s. 195, Fahru'r-Râzî, c. 32, s. 1 72, Muhibbü't-Taberî, c. 1, s. 81, Zehebî, s. 147, Ebu'l-Fidâ, c. 4, s.565.

    [398] Ezrakî, Ahbâru Mekke, c. 1, s. 316.

    [399] Ebu Nuaym, c. 1, s. 193, İ bn Seyyid, c. 1 , s. 103, Ebu'l-Fidâ, c. 4, s. 565.

    [400] Ezrakî, Ahbâru Mekke, c. 1, s. 316, İbn Seyyid, Uyûnu'l-eser, c. 1, s. 103.

    [401] E b u N uaym .Delâil ü'n-nübüvve, c. 1, s. 193, E bu 'I-Fi dâ, Tefsir, c. 4, s. 565, K asta lânf, M evâ hibu'l -ledün niye, c. 1, s. 6 2.

    [402] Ezrakî, c. 1 , s. 316, Ebu Nuaym, c. 1, s. 193, Beyhakî, c. 2, s. 195, Fahru'r-Râzî, c. 32, s. 172, Muhibbüt-Taberî, c. 1,s.81, İbn Seyyid, c. 1, s. 103, 147, Ebu'l-Fidâ, c. 4, s. 565.

    [403] İbn İshak, İbn Hişam, Sîre, c. 1, s. 381, Ezrakî, c. 1, s. 316, Belâzurî, c. 1, s. 81, Kurtubi, c. 20, s. 234, Ebu'l-Fidâ, c. 4,s. 565.

    [404] İbn İshak, İbn Hişam, Sîre, c.1, s. 381, Ezrakî, Ahbâru Mekke, c. 1, s. 316, Belâzurî, Ensâbu'l-eşrâf, c. 1, s. 123, Kadı lyaz, eş-Şifâ, c.1, s. 291.

    [405] Belâzurî, Ensâbu'l-eşrâf, c. 1, s. 123.

    [406] Diyarbekrî, Târıhu'l-hamıs, c. 1, s. 288.

    [407] İbn İshak, İbn Hişam, c.1, s. 381, Ezrakî, c. 1, s. 316, Belâzurî, c. 1, s. 123, Beyhakî, c. 2, s. 195, Kadı lyaz, c.1, s. 291 ,Fahru'r-Râzî, Tefsir, c. 32, s. 172, Muhibbüt-Taberî, R ı yâdu 'n-n adrâ, c. 1, s. 81, Kurtubi, Tefsir, c. 20, s. 234, İbn Seyyid, Uyûnu'l-eser, c. 1 , s. 103, Zehebî, Târıhu'l-İslâm, s. 147, Ebu'l-Fidâ, c. 4, s. 565, Kastalani, Mevâhibu'l-ledünniye, c. 1, s. 62, Diyarbekrî,Hamfs, c.1, s. 288.

    [408] Belâzurî, Ensâbu'l-eşrâf, c. 1, s. 123.

    [409] İbn İshak, İbn Hişam, c. 1, s. 381, Ezrakî, c. 1, s. 316, Kurtubi, c. 20, s. 234.

    [410] Ezrakî, Ahbâru Mekke, c. 1, s. 316.

    [411] Belâzurî, Ensâbu'l-eşrâf, c. 1, s. 122, Zehebî, Târîhu'l-İslâm, s. 147.

    [412] İbn İshak, İbn Hişam, c. 1, s. 381-382, Belâzurî, c. 1, s. 122, Fahru'r-Râzî, c. 32, s. 172, Muhibbüt-Taberî, c. 1, s. 80,Kurtubi, t 20, s. 234, Zehebî, s. 147, Ebu'l-Fidâ, c. 4, s. 565, Kastalani, İrşâdü's-sârf, c. 6, s. 25, Diyarbekrî, c. 1,s.288.

    [413] İbn İshak, İbn Hişam, c. 1,s. 381, Belâzurî, c. 1, s. 123, Kadı Iyaz c.1, s. 291, Muhibbüt-Taberî, c. 1, s. 81, Kurtubi, c.20, s. 234.

    [414] Beyhakî, Delâilü'n-nübüvve, c. 2, s. 195, Fahru'r-Râzî, c. 32, s. 172, Muhibbüt-Taberî, c. 1, s. 81, İbn Seyyid, Uyûnu'l-eser, c. 1, s. 103, Zehebî, s. 147, Ebu'l-Fidâ, c. 4, s. 565.

    [415] Muhibbüt-Taberî, c. 1, s. 81, Kastalani, Mevâhibu'l-ledünniye, c. 1, s. 62.

    [416] Ebu Nuaym , Delâil, c. 1, s. 194, İbn Seyyid, c. 1, s. 103, Ebu'l-Fidâ, c. 4, s. 565, Kastalani, Mevâhibu'l-ledünniye, c. 1, s. 62.

    [417] Beyhaki, D el âil ü'n-nübüvve, c. 2, s. 195, F ahru'r-Râ zf, c. 32, s. 172, M u hibbü't-Taberî, c. 1, s. 81, Ze hebi, T ârıhu'l -İslâm, s. 147.

    [418] Ebu Nuaym, Delâilü'n-nübüvve, c. 1, s. 193, İbn Seyyid, Uyûnu'l-eser, c. 1, s. 103, Ebu'l-Fidâ, Tefsir, c. 4, s. 565.

    [419] İbn İshak, İbn Hişam, Sîre, c. 1, s. 382, Beyhakî, Delâilü'n-nübüvve, c. 2, s. 195, Fahru'r-Râzî, Tefsir, c. 32, s. 172, Muhibbüt-Taberî, Rıyâdu'n-nadrâ, c. 1, s. 81, Kurtubi, Tefsir, c. 20, s. 234-235, Zehebî, Târıhu'l-İslâm, s. 1 47.

    [420] İbn İshak, İbn Hişam, c. 1, s. 234-235, Zehebî, Târıhu'l-İslâm, s. 147.



    İslam Tarihi

    Asım Köksal

  2. #2
    SIR
    SIR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Profesör
    Üyelik tarihi
    17-12-2007
    Yaş
    33
    Mesajlar
    962
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @SIR
    Nebiler Serverini görme, hatta akraba olma saadetine erişmiş ama hiç bir nasib alamamış,kendi azgınlıkları içinde boğulmuş,kendilerini atese sürüklemiş iki insan .... heyhat.. yazık etmişler diyesi geliyor insanın, (( ''yazık etmek'' dahi yetersiz ama)) ...

    Allah razı olsun güzel insan

  3. #3
    Dut_agaci - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    14-01-2007
    Mesajlar
    7.191
    Adı geçen
    1 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Dut_agaci
    Cemil yada Cemîle; Arapça'da güzel olarak biliyorum, yada güzel demek
    -yanlışım varsa düzeltilsin inşallah-

    Ümmü; Bunun da anne manasına geldiğini sanıyorum.

    Ümmü Cemil = Güzel Anne yada güzel nitelikli kadın gibi birşey olsa gerek.

    Ebu; Bu da baba demek.

    Ebu Leheb'e bilirsiniz Ebu Cehil, yani CEHALETİN BABASI
    onun karısına ise Ümmü Cehil, yani CEHALETİN ANASI

    böyle denildiğini duymuştum, ama metinde Ümmü Cemil olarak tekrar edilmiş.

    ben mi yanlış duymuşum acaba?

  4. #4
    adalı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektar Emektar Üye emektar
    Üyelik tarihi
    10-09-2007
    Mesajlar
    1.908
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @adalı
    Alıntı Dut_agaci Nickli Üyeden Alıntı
    Cemil yada Cemîle; Arapça'da güzel olarak biliyorum, yada güzel demek
    -yanlışım varsa düzeltilsin inşallah-

    Ümmü; Bunun da anne manasına geldiğini sanıyorum.

    Ümmü Cemil = Güzel Anne yada güzel nitelikli kadın gibi birşey olsa gerek.

    Ebu; Bu da baba demek.

    Ebu Leheb'e bilirsiniz Ebu Cehil, yani CEHALETİN BABASI
    onun karısına ise Ümmü Cehil, yani CEHALETİN ANASI

    böyle denildiğini duymuştum, ama metinde Ümmü Cemil olarak tekrar edilmiş.

    ben mi yanlış duymuşum acaba?
    İnternette bir çok kaynağa baktım ve ardından Ömer ÖNGÜT Efendinin Hazreti Muhammed A.S. kitabına da baktım, Ebu Lehebin karısının adı Ümmü Cemil yada Ebu Süfyanın kızkardeşi Ümmü Cemil olarak geçiyor kayıtlarda.

  5. #5
    Edibe Ziyâi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Ordinaryus
    Üyelik tarihi
    13-11-2006
    Mesajlar
    1.275
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Edibe Ziyâi
    Alıntı Dut_agaci Nickli Üyeden Alıntı
    Cemil yada Cemîle; Arapça'da güzel olarak biliyorum, yada güzel demek
    -yanlışım varsa düzeltilsin inşallah-

    Ümmü; Bunun da anne manasına geldiğini sanıyorum.

    Ümmü Cemil = Güzel Anne yada güzel nitelikli kadın gibi birşey olsa gerek.

    Ebu; Bu da baba demek.

    Ebu Leheb'e bilirsiniz Ebu Cehil, yani CEHALETİN BABASI
    onun karısına ise Ümmü Cehil, yani CEHALETİN ANASI

    böyle denildiğini duymuştum, ama metinde Ümmü Cemil olarak tekrar edilmiş.

    ben mi yanlış duymuşum acaba?
    araplarda künye o kişinin en önemli özelliğinden dolayı verilir... ümmü cemilin gerçek adı "Ardiya " dır...ama çok güzel bir kadın olması hasebiyle güzelliğin annesi denmiştir..

    Ebu leheb in de çok güzel yüzlü olduğu rivayet edilir .. Leheb ateş gibi kırmızı yüzlü demektir ... ona da o yüzden ebu leheb denmiştir.

  6. #6

    Kısıtlı Erişim
    Üyelik tarihi
    07-03-2007
    Mesajlar
    4.937
    Adı geçen
    3 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @bi husben
    Alıntı Dut_agaci Nickli Üyeden Alıntı
    Cemil yada Cemîle; Arapça'da güzel olarak biliyorum, yada güzel demek
    -yanlışım varsa düzeltilsin inşallah-

    Ümmü; Bunun da anne manasına geldiğini sanıyorum.

    Ümmü Cemil = Güzel Anne yada güzel nitelikli kadın gibi birşey olsa gerek.

    Ebu; Bu da baba demek.

    Ebu Leheb'e bilirsiniz Ebu Cehil, yani CEHALETİN BABASI
    onun karısına ise Ümmü Cehil, yani CEHALETİN ANASI

    böyle denildiğini duymuştum, ama metinde Ümmü Cemil olarak tekrar edilmiş.

    ben mi yanlış duymuşum acaba?

    cemilin annesi anlamındada kullanılmış olabilir

  7. #7
    adalı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektar Emektar Üye emektar
    Üyelik tarihi
    10-09-2007
    Mesajlar
    1.908
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @adalı


    Peygamberimiz (a.s.)a peygamberlik gelmeden önce, Peygamberimiz (a.s.)ın kızı Hz. Ümmü Külsûm Ebu Leheb'in oğlu Uteybe ile, Hz. Rukayye de Ebu Leheb'in diğer oğlu Utbe ile nişanlanmış olup, henüz evlenmemiş bulunuyorlardı.

    Tebbet sûresi nazil olunca, Ebu Leheb'in karısı Ümmü Cemil oğullarına:

    "Rukayye ve Ümmü Külsûm dinden çıkmışlardır. Onları boşayın, ayrılın onlardan!" dedi.

    Ebu Leheb de, oğullarının her ikisine:

    "Muhammed'in kızını boşamazsan, başım başına haram olsun!" diyerek yemin etti.

    Bunun üzerine, Uteybe Peygamberimiz (a.s.)ın yanına gelerek:

    "Ben senin dinini tanımıyorum. Kızından da ayrı idim. Artık ne sen beni sev, ne de ben seni sev­erim. Ne sen bana gel, ne de ben sana gelirim!" dedikten sonra, Peygamberimiz (a.s.)ın gömleğini yırttı!

    Uteybe o sırada ticaret maksadıyla Şam tarafına gitmek üzere idi.

    Ebu Leheb, Uteybe'nin satması için, Şam'a elbise yüklemişti.

    Peygamberimiz (a.s.) Uteybe'nin yapmış olduğu çılgınlığa karşı:

    "Dilerim ki, Allah köpeklerinden bir köpeği senin üzerine salar!"
    "Allah köpeklerinden bir köpeği senin üzerine salsın!"
    "Allah'ım! Köpeklerinden bir köpeği onun üzerine sal!" diyerek aleyhinde dua etti.

    Buna binaen, Ebu Leheb:

    "Muhammed'in oğlum aleyhindeki duasından korkuyorum!" dedi.



    Kaynak:


    İslam Tarihi – Asım Köksal

  8. #8
    adalı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektar Emektar Üye emektar
    Üyelik tarihi
    10-09-2007
    Mesajlar
    1.908
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @adalı


    Uteybe Kureyşîlerden bir ticaret kafilesiyle yola çıktı.

    Zerka diye anılan bir yerde geceleyin konakladılar.

    O gece bir arslan gelip çevrelerinde dolaşmaya başlayınca, Uteybe:

    "Vay anam! Vallahi, Muhammed'in dediği gibi, bu beni yiyecek! Benim katilim İbn Ebi Kebşe'dir. Kendisi Mekke'de, ben Şam'da olsam da!" dedi.

    Arslan o gece çevrelerinde dolaştıktan sonra dönüp gitti!

    Arkadaşları Uteybe’yi ortalarına alıp uyudular.

    Arslan geri geldi. Aralarından geçti. Yavaş yavaş ve koklaya koklaya, Uteybe'nin yanına kadar vardı, başını yakalayıp öyle bir ısırışla ısırdı ki, işini bitiriverdi!

    Uteybe, can çekişirken:

    "Ben size 'Muhammed insanların en doğru sözlüsüdür.' demedim mi?" diyerek ölüp gitti.

    Oğlunun arslan tarafından öldürüldüğünü işitince, Ebu Leheb de:

    "Ben size 'Muhammed'in oğlum hakkındaki duasından korkuyorum.' dememiş miydim?" demiştir.


    Kaynak:
    İslam Tarihi – Asım Köksal

  9. #9
    yesrib - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üye
    Üyelik tarihi
    31-08-2007
    Mesajlar
    87
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @yesrib
    ALLAH razı olsun...Onlar istemese de Allah nurunu tamamlayacaktı elbette...azgınlıkları hiç bir şeye fayda vermedi , nihayetinde göçüp gittiler işte...gerçekten merak cezbedici konulardı kardeşim..iyiki eklemişsin..

    dua ile..

  10. #10
    bamda
    Alıntı adalı Nickli Üyeden Alıntı
    Ebu Leheb'in Karısı Ümmü Cemil'in Peygamberimiz (a.s.)a Düşmanlığı ve İşkenceleri


    Ebu Leheb'in karısı Ümmü Cemil
    [372] ki, Ebu Süfyan'ın kızkardeşi ve Muaviye b. Ebi Süfyan'ın da halası idi-Peygamberimiz (a.s.)a düşmanlıkta aşırı gider;[373] küfründe, inkârında ve inadında kocasına yardımcı olurdu. [374]

    Ümmü Cemil her gece [375] pıtrakları,[376] dikenleri,[377] dikenli ağaç dallarını[378] toplayıp [379] büyük demet yapar, boynuna bağlar, [380] geceleyin [381] ayağına batsın [382] yaralar açsın diye Peygamberimiz (a.s.)ın geçeceği yollara atar, saçardı. [383]

    Peygamberimiz (a.s.) ise, onlara kum yığınına,[384] ipeküzerine[385] basar gibi basar, geçerdi. [386]

    Yüce Allah, gerek Ebu Leheb, gerek karısı Ümmü Cemil hakkında indirdiği sûrede:

    "Yuh oldu iki eli Ebu Leheb'in, kendisi de yuh oldu!
    Ona ne malı yarar verdi, ne de kazandığı!
    O da, boğazında kıskıvrak bükülmüş bir urgan bulunduğu halde odun hammalı olarak karısı da, yaslanacak bir alevli ateşe!"
    [387] buyurdu; onların âhiretteki durumlarını duyurdu.[388]

    Ümmü Cemil kendisi ve kocası hakkında Tebbet sûresinin indiğini işitince [389] Peygamberimiz (a.s.)ın Hz. Ebu Bekir ile birlikte [390] Kabe Mescidinde [391]* oturduğu sırada oraya vardı. Kendisinin elinde bir taş bulunuyordu. [392]
    Hz. Ebu Bekir, onu görünce, [393] Peygamberimiz (a.s.)a:
    "Yâ Rasûlallah! Bu Ümmü Cemil'dir. [394] Eziyet edici bir kadındır. [395] Sana doğru[396] geliyor! Onun seni görmesinden korkuyorum! [397] Keşke bu kadın sana bir zarar vermeden, [398] eziyet etmeden [399] kalkıp gitmiş olsaydın, [400] bir köşeye çekilseydin!" dedi.[401]

    Peygamberimiz (a.s.):

    "O beni göremez!" buyurdu.
    [402]

    Gerçekten de, Ümmü Cemil Peygamberimiz (a.s.)ı göremedi! Yüce Allah ona göstermedi.

    O ancak Hz. Ebu Bekir'i görebildi. Gelip, Hz. Ebu Bekir'in başına dikildi.
    [403] Ona:

    "Ey Ebu Bekir! Arkadaşın nerede?" diye sordu.
    [404]

    Hz. Ebu Bekir:
    "Ne yapacaksın onu? [405] Sen benim yanımda hiç kimse görmüyor musun?" dedi.

    Ümmü Cemil:

    "Benimle alay etme! Ben senin yanında senden başkasını göremiyorum [406]. Bana haber verildi ki, arkadaşın beni hicvetmiş. [407]
    O şairse, [408] vallahi, ben de şair bir kadınım. [409] Kocam da şairdir. [410]
    İşte, ben de onu hicvediyorum: [411]

    'Biz o verilmişe isyan ediyoruz.
    Onun peygamberlik işinden yüz çeviriyoruz.
    Onun dininden hiç hoşlanmıyoruz.'
    [412]

    Vallahi, onu bulsaydım, sutaşı kendisinin ağzına vuracaktım!" dedi. [413]

    Hz. Ebu Bekir:
    "Hayır! [414] Vallahi, arkadaşım şair değildir. [415] O şiir söylemez de. [416]
    Şu Beyt'in (Kabe'nin) Rabbine andolsun ki, o seni hicvetmiş değildir" dedi. [417]

    Ümmü Cemil:
    "Muhakkak ki, sen benim katımda doğru sözlüsündür.
    Kureyşîler iyi bilir ki, ben onların ulu kişilerinin
    [418] kızıyımdır!" diyerek dönüp gidince, [419] Hz. Ebu Bekir:

    "Yâ Rasûlallah! O seni görmedi mi?" diye sordu.

    Peygamberimiz (a.s.):

    "Beni görmedi! Allah onun gözünü alıp beni göremez hale getirdi!" buyurdu.
    [420]





    [372] İbn İshak, İbn Hişam, Sîre, c.1, s. 380, Belânın, Ensâbu'l-eşrâf, c. 1,s.12O.

    [373] Fahru'r-R âzı, Tefsir, c. 32, s. 171, Hâzin, Tefsir, c. 4, s. 425, Ebu'l-Fidâ, Tefsir, c. 4, s. 564.

    [374] Ebu'l-Fidâ, Tefsir, c. 4, s. 564.

    [375] Kurtubİ, Tefsir, c. 20, s. 240.

    [376] Fahru'r-Râzî, Tefsir, c. 32, s. 171, Kurtubi, Tefsir, c. 20, s. 240, Nesefi, Medârik, c. 4, s. 382, Hâzin, Tefsir, c. 4, s. 425,Beyzâvî, Tefsir, c. 2, s. 581, E bussuud, Tefsir, c. 9, s. 211.

    [377] İbn İshak, İbn Hisam, Sîre, c. 1, s. 380, Taberî, Tefsir, c. 30, s. 338, Fahru'r-Râzî, Tefsir, c. 32, s. 171.

    [378] Belâzulî, Ensâbu'l-eşrâf, c. 1, s. 122, Taberî, Tefsir, c. 30, s. 339, Hâzin, Tefsir, c. 4, s. 425.

    [379] Taberî, Tefsir, c. 30, s. 338-339.

    [380] Zemahşeri, Ke ssâf, c. 4, s. 297, F ahru'r-R â zf, Tefsir, c. 32, s. 171,1 73, M eseff, M edârik, c. 4, s. 38 2, 383.

    [381] Taberî, c. 30, s. 339, Fahru'r-RâzT, c. 32, s. 171 , Kurtubi, c. 20, s. 240, Nesefi, c. 4, s. 382, Hâzin, c. 4, s. 425, Beyzâvî,c.2,s.581,Ebussuud,c.9,s. 211.

    [382] Taberî, Tefsir, c. 30, s. 338.

    [383] İbn İshak, İbn Hişam, c. 1, s. 380, Belâzurî, Ensâb, c. 1, s. 122, Taberî, c. 30, s. 339, Fahru'r-Râzî, c. 32, s. 171, Kurtubi,c. 20, s. 240, Nesefi, c. 4, s. 382, Beyzâvî, c. 2, s. 581, E bussuud, c. 9, s. 211 .

    [384] Taberî, Tefsir, c. 30, s. 339, Kadı I yaz, eş-Şifâ, c. 1, s. 291.

    [385] Kurtubi, Tefsir, c. 20, s. 240, Ebussuud, c. 9, s. 211.

    [386] Taberî, c. 30, s. 339, Kadı I yaz, eş-Şifâ, c. 1, s. 291, Kurtubi, c. 20, s. 240. Ebussuud, c. 9, s. 211.

    [387] Tebbet: 1-5.

    [388] İbn İshak, İbn Hisam, c. 1, s. 380, İbnSa'd, Tabakâtü'l-kübrâ, c. 1, s. 200, Ahmed b. Hanbel, Müsned, c.1 ,s. 281, Buhârî,Sahih, c. 6, s. 17, Müslim , Sahih, c. 1,s.194, Belâzurî, Ensâb, c. 1.S.120,121, Taberî, Târih, c. 2, s. 216, Beyhakî, Delâil, c. 2, s.183, Begavf, Mesâbfhu's-sünne, c. 2, s. 175, Ebu'l-Ferec İbn Cevzî, el-Vefâ, c. 1, s. 184, İbn Esîr, Kâmil, c. 2, s. 60-61.

    [389]

    [390] İbn İshak, İbn Hişam, c. 1, s. 381, Ezrakî, Ahbâru Mekke, c. 1, s. 316, Belâzurî, Ensâbu'l-eşrâf, c. 1, s. 1 23, Beyhakî,D el âil ü'n-nübüvve, c. 2, s. 195, Kadı Iyaz,eş-Şifâ,c.1, s. 291 , F ahru 'r-R âzf, Tefsir, c. 32, s. 17 3, M uhi bbüt-Ta berf, R ı yâdu 'n-n adrâ,c. 1, s. 81, K urt ubf, Tefsir, c. 20, s. 234, İ bn Seyyi d, U yun u'l-eser, c. 1, s. 102, Zeheb f, T ârfh u'l-İ si âm, s. 147, E bu'l -Fi dâ, Tefsir, c. 4,s. 565, Diyarbekrî, Hamfs, c. 1, s. 288.

    [391] İbn İshak, İbn Hişam, c.1 , s. 381, Belâzurî, Ensâb, c. 1, s. 123, Beyhakî, c. 2, s. 195, Kadı lyaz, c. 1, s. 291 , Fahru'r-Râzî, c. 32, s. 172, Muhibbü't-Taberî, c. 1, s. 81, Kurtubi, c. 20, s. 234, Zehebı, s. 147, Ebu'l-Fidâ, Tefsir, c. 4, s. 565.

    * Hicr'de (Ezrakî, Ahbâru Mekke, c. 1, s. 316).

    [392] İbn İshak, İbn Hişam, t 1, s. 381-382, Ezrakî, Ahbâru Mekke, c. 1, s. 316, Beyhakî, c. 2, s. 195, Fahru'r-Râzî, c.32, s.17, Muhibbüt-Taberî, c. 1, s. 81, Kurtubi, Tefsir, c. 20, s. 234, Zehebî, Târih, s. 147, Ebu'l-Fidâ, c. 4, s. 565, Diyarbekrî, Hamfs, c.1,s. 288.

    [393] Ezrakî, Ahbâru Mekke, c. 1, s. 316, Beyhakî, c. 2, s. 195, Muhibbüt-Taberî, c. 1, s. 80, 81, İbn Seyyid, Uyun, c. 1 , s. 103,Ebu'l-Fidâ, c. 4, s. 565.

    [394] Ezrakî, Ahbâru Mekke, c. 1, s. 316.

    [395] Ebu Nuaym, D el âil ü'n-nübüvve, c. 1, s. 193, İbn Seyyid, Uyun, c. 1, s. 103, Kastalani, Mevâhibu'l-ledünniye, c. 1, s. 62.

    [396] Fahru'r-Râzî, Tefsir, c. 32, s. 172.

    [397] Beyhakî, Delâil, c. 2, s. 195, Fahru'r-Râzî, c. 32, s. 1 72, Muhibbü't-Taberî, c. 1, s. 81, Zehebî, s. 147, Ebu'l-Fidâ, c. 4, s.565.

    [398] Ezrakî, Ahbâru Mekke, c. 1, s. 316.

    [399] Ebu Nuaym, c. 1, s. 193, İ bn Seyyid, c. 1 , s. 103, Ebu'l-Fidâ, c. 4, s. 565.

    [400] Ezrakî, Ahbâru Mekke, c. 1, s. 316, İbn Seyyid, Uyûnu'l-eser, c. 1, s. 103.

    [401] E b u N uaym .Delâil ü'n-nübüvve, c. 1, s. 193, E bu 'I-Fi dâ, Tefsir, c. 4, s. 565, K asta lânf, M evâ hibu'l -ledün niye, c. 1, s. 6 2.

    [402] Ezrakî, c. 1 , s. 316, Ebu Nuaym, c. 1, s. 193, Beyhakî, c. 2, s. 195, Fahru'r-Râzî, c. 32, s. 172, Muhibbüt-Taberî, c. 1,s.81, İbn Seyyid, c. 1, s. 103, 147, Ebu'l-Fidâ, c. 4, s. 565.

    [403] İbn İshak, İbn Hişam, Sîre, c. 1, s. 381, Ezrakî, c. 1, s. 316, Belâzurî, c. 1, s. 81, Kurtubi, c. 20, s. 234, Ebu'l-Fidâ, c. 4,s. 565.

    [404] İbn İshak, İbn Hişam, Sîre, c.1, s. 381, Ezrakî, Ahbâru Mekke, c. 1, s. 316, Belâzurî, Ensâbu'l-eşrâf, c. 1, s. 123, Kadı lyaz, eş-Şifâ, c.1, s. 291.

    [405] Belâzurî, Ensâbu'l-eşrâf, c. 1, s. 123.

    [406] Diyarbekrî, Târıhu'l-hamıs, c. 1, s. 288.

    [407] İbn İshak, İbn Hişam, c.1, s. 381, Ezrakî, c. 1, s. 316, Belâzurî, c. 1, s. 123, Beyhakî, c. 2, s. 195, Kadı lyaz, c.1, s. 291 ,Fahru'r-Râzî, Tefsir, c. 32, s. 172, Muhibbüt-Taberî, R ı yâdu 'n-n adrâ, c. 1, s. 81, Kurtubi, Tefsir, c. 20, s. 234, İbn Seyyid, Uyûnu'l-eser, c. 1 , s. 103, Zehebî, Târıhu'l-İslâm, s. 147, Ebu'l-Fidâ, c. 4, s. 565, Kastalani, Mevâhibu'l-ledünniye, c. 1, s. 62, Diyarbekrî,Hamfs, c.1, s. 288.

    [408] Belâzurî, Ensâbu'l-eşrâf, c. 1, s. 123.

    [409] İbn İshak, İbn Hişam, c. 1, s. 381, Ezrakî, c. 1, s. 316, Kurtubi, c. 20, s. 234.

    [410] Ezrakî, Ahbâru Mekke, c. 1, s. 316.

    [411] Belâzurî, Ensâbu'l-eşrâf, c. 1, s. 122, Zehebî, Târîhu'l-İslâm, s. 147.

    [412] İbn İshak, İbn Hişam, c. 1, s. 381-382, Belâzurî, c. 1, s. 122, Fahru'r-Râzî, c. 32, s. 172, Muhibbüt-Taberî, c. 1, s. 80,Kurtubi, t 20, s. 234, Zehebî, s. 147, Ebu'l-Fidâ, c. 4, s. 565, Kastalani, İrşâdü's-sârf, c. 6, s. 25, Diyarbekrî, c. 1,s.288.

    [413] İbn İshak, İbn Hişam, c. 1,s. 381, Belâzurî, c. 1, s. 123, Kadı Iyaz c.1, s. 291, Muhibbüt-Taberî, c. 1, s. 81, Kurtubi, c.20, s. 234.

    [414] Beyhakî, Delâilü'n-nübüvve, c. 2, s. 195, Fahru'r-Râzî, c. 32, s. 172, Muhibbüt-Taberî, c. 1, s. 81, İbn Seyyid, Uyûnu'l-eser, c. 1, s. 103, Zehebî, s. 147, Ebu'l-Fidâ, c. 4, s. 565.

    [415] Muhibbüt-Taberî, c. 1, s. 81, Kastalani, Mevâhibu'l-ledünniye, c. 1, s. 62.

    [416] Ebu Nuaym , Delâil, c. 1, s. 194, İbn Seyyid, c. 1, s. 103, Ebu'l-Fidâ, c. 4, s. 565, Kastalani, Mevâhibu'l-ledünniye, c. 1, s. 62.

    [417] Beyhaki, D el âil ü'n-nübüvve, c. 2, s. 195, F ahru'r-Râ zf, c. 32, s. 172, M u hibbü't-Taberî, c. 1, s. 81, Ze hebi, T ârıhu'l -İslâm, s. 147.

    [418] Ebu Nuaym, Delâilü'n-nübüvve, c. 1, s. 193, İbn Seyyid, Uyûnu'l-eser, c. 1, s. 103, Ebu'l-Fidâ, Tefsir, c. 4, s. 565.

    [419] İbn İshak, İbn Hişam, Sîre, c. 1, s. 382, Beyhakî, Delâilü'n-nübüvve, c. 2, s. 195, Fahru'r-Râzî, Tefsir, c. 32, s. 172, Muhibbüt-Taberî, Rıyâdu'n-nadrâ, c. 1, s. 81, Kurtubi, Tefsir, c. 20, s. 234-235, Zehebî, Târıhu'l-İslâm, s. 1 47.

    [420] İbn İshak, İbn Hişam, c. 1, s. 234-235, Zehebî, Târıhu'l-İslâm, s. 147.



    İslam Tarihi

    Asım Köksal
    Ebu leheb ile ilgili bir makale var elimizde.Arkadaş da bir yerden alıntı yapmış muhtemelen.Fakat bu makale sizlere inandırıcı geliyormu?
    Makaledeki senaryo, "leheb suresini" akla uyudurmak için kurgulanmış gibi.
    Belkide biz yanlış anlıyor olabiliriz.birlikte bakalım.

    1-sure indiğinde ebu leheb hayatta imiş .Bu senaryoya göre ebu lehebin tevbe kapısı hayatta iken iradesi dışında kapatılmış.artık bu süre var iken ebu leheb tevbe edebilirmi?

    2-Allah cc tarafından karısınında ipi çekilmiş .Kadının küfretmekten başka yapacağı bir şey yok.cehennemdeki yeri bile müjdelenmiş daha geri dönüşü varmı bunun?ta


    peki kuranın fıtratına uyuyormu bu senaryo?kuran'a göre ölüm anına kadar tövbe kapısı açık.


    4:18 - Yoksa günah işleyip de kendisine ölüm gelince: "İşte ben şimdi tevbe ettim." diyen kimselerin tevbesi kabul edilmez. Kâfir olarak ölenlerin de tevbeleri kabul edilmez. İşte bunlara ahirette can yakıcı bir azap hazırlamışızdır.

    leheb süresine uydurulan bu senaryo çok yanlış !

  11. #11
    lafons7275 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    19-02-2013
    Yer
    İzmir
    Mesajlar
    21.264
    Adı geçen
    3 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @lafons7275
    Alıntı bamda Nickli Üyeden Alıntı
    Ebu leheb ile ilgili bir makale var elimizde.Arkadaş da bir yerden alıntı yapmış muhtemelen.Fakat bu makale sizlere inandırıcı geliyormu?
    Makaledeki senaryo, "leheb suresini" akla uyudurmak için kurgulanmış gibi.
    Belkide biz yanlış anlıyor olabiliriz.birlikte bakalım.

    1-sure indiğinde ebu leheb hayatta imiş .Bu senaryoya göre ebu lehebin tevbe kapısı hayatta iken iradesi dışında kapatılmış.artık bu süre var iken ebu leheb tevbe edebilirmi?

    2-Allah cc tarafından karısınında ipi çekilmiş .Kadının küfretmekten başka yapacağı bir şey yok.cehennemdeki yeri bile müjdelenmiş daha geri dönüşü varmı bunun?ta


    peki kuranın fıtratına uyuyormu bu senaryo?kuran'a göre ölüm anına kadar tövbe kapısı açık.


    4:18 - Yoksa günah işleyip de kendisine ölüm gelince: "İşte ben şimdi tevbe ettim." diyen kimselerin tevbesi kabul edilmez. Kâfir olarak ölenlerin de tevbeleri kabul edilmez. İşte bunlara ahirette can yakıcı bir azap hazırlamışızdır.

    leheb süresine uydurulan bu senaryo çok yanlış !
    İsra 46:
    : Kur’ân’ı anlamamaları için, kafalarına, kalplerine kılıflar geçirir, kulaklarına bir sağırlık veririz. Sen Kur’ân’da, Rabbinin birliğini, bir tek olduğunu hatırlatarak anlattığında, onlar, canları sıkılmış bir vaziyette gerisin geri dönüp giderler.

  12. #12
    Ebu Computer - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    11-06-2013
    Mesajlar
    21.893
    Adı geçen
    9 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Ebu Computer
    Konu 2008 de açılmış ama 7 sene sonra hata fark edilmiş.

    Ebu Leheb ve eşi ile peygamberimiz arasında yaşadıkları dönemler olarak fark var.

    Biraz olaylar birbirine karışmış gibi.

    Selam ve dua ile...

  13. #13
    adams77 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    14-06-2013
    Mesajlar
    21.287
    Adı geçen
    14 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @adams77
    Alıntı Ebu Computer Nickli Üyeden Alıntı
    Konu 2008 de açılmış ama 7 sene sonra hata fark edilmiş.

    Ebu Leheb ve eşi ile peygamberimiz arasında yaşadıkları dönemler olarak fark var.

    Biraz olaylar birbirine karışmış gibi.

    Selam ve dua ile...
    Biraz açabilirmisiniz?

  14. #14
    Ebu Computer - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    11-06-2013
    Mesajlar
    21.893
    Adı geçen
    9 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Ebu Computer
    Açayım sayın @adams77

    Ebu Leheb ve Fil vakıası peygamberimizin doğumundan önce meydana geldi.

    O dönemde Kabe'nin hadimi hizmetkarı peygamberimizin dedesi Abdulmuttalip idi.

    Peygamberimize peygamberlik geldiğinde 40 yaşında geldi.

    Ebu Leheb'in karısı Fil vakıası olduğunda 25 yaşlarında olsa peygamberimiz döneminde de 65 yaşlarında olurdu.

    Aslında hata yok gibi, yaşanan olaylar mümkün görünüyor.

    Sayın @bamda fikriniz nedir.

    Selam ve dua ile...

  15. #15
    adams77 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    14-06-2013
    Mesajlar
    21.287
    Adı geçen
    14 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @adams77
    Alıntı Ebu Computer Nickli Üyeden Alıntı
    Açayım sayın @adams77

    Ebu Leheb ve Fil vakıası peygamberimizin doğumundan önce meydana geldi.

    O dönemde Kabe'nin hadimi hizmetkarı peygamberimizin dedesi Abdulmuttalip idi.

    Peygamberimize peygamberlik geldiğinde 40 yaşında geldi.

    Ebu Leheb'in karısı Fil vakıası olduğunda 25 yaşlarında olsa peygamberimiz döneminde de 65 yaşlarında olurdu.

    Aslında hata yok gibi, yaşanan olaylar mümkün görünüyor.

    Sayın @bamda fikriniz nedir.

    Selam ve dua ile...
    Anladım teşekkürler peki eller kurumuş mu?

  16. #16
    lafons7275 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    19-02-2013
    Yer
    İzmir
    Mesajlar
    21.264
    Adı geçen
    3 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @lafons7275
    Alıntı adams77 Nickli Üyeden Alıntı
    Anladım teşekkürler peki eller kurumuş mu?
    Eller kadir kıymet bilmiyor.

Sayfa 1/6 123456 Son

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Cevaplar: 4
    Son Mesaj: 15-05-2014, 21:35
  2. İsrailli Levy Ezanı duyunca...
    By Büşra in forum GÜNDEM VE SİYASET
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 21-06-2012, 23:57
  3. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 15-07-2011, 10:51

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Giriş

Facebook platformu Giriş