Etiketlenen üyelerin listesi

Cemâlullah'ı Müşahede 30/01/2008 ÇARŞAMBA Ebû Saîd el-Hudrî -radıyallahu anh- derki : Resûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- hazretlerine bir takım insanlar gelip; -Ya Resûlullah! kıyamet gününde biz Rabbimiz Teâlâ Hazretlerini görebilir miyiz? diye sordular. Resûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz onlara cevaben:

Bu konu 32700 kez görüntülendi 197 yorum aldı ...
Mahmut Sami Ramazanoğlu Efendiden Hergün Bir Sohbet 5.00 32700 Reviews

    Konuyu değerlendir: Mahmut Sami Ramazanoğlu Efendiden Hergün Bir Sohbet

    5 üzerinden 5.00 | Toplam: 2 kişi oyladı ve 32700 kez incelendi.

Sayfa 2/13 İlk 123456712 ... Son
  1. #17
    kays - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    01-10-2006
    Yer
    Kayseri
    Yaş
    61
    Mesajlar
    4.632
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @kays
    Allah'ın Rahmetine Sığınış (devamı) 04/01/2008 pazartesi

    Ebu Hureyre'den bir rivayete göre de:

    La ilahe illallah diyen hiçbir kişiye kıyamet kopmayacaktır." buyurulmuştur.

    Bu rivayetlerin delaletlerine göre kıyamet ancak kafirler, münafıklar, şerîrler üzerine kopacaktır.

    Salih müminler tamamıyla ölmüş bulunacaklardır.

    Ebu Hureyre'den bir rivayete göre:

    "Kıyametin tekarrubu zamanında Allah Teâlâ latif bir rüzgar gönderecek ve gönlünde zerre kadar imanı olan hiç bir kimseyi bırakmayıp ruhunu kabzedecek" buyurmuştur ki, bu da yukarıdaki rivayetlerin bir müeyyidesidir.

    Dipnotlar: (1)Buharî, 1121

    10/1987 altınoluk

  2. #18
    kays - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    01-10-2006
    Yer
    Kayseri
    Yaş
    61
    Mesajlar
    4.632
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @kays
    DOST İBRAHİM 05/02/2008 salı

    Allah Teâlâ, İbrahim -aleyhisselam-'ı dost ittihaz etdiği zaman melekler itiraz etdiler ve dediler ki:

    - Ey Rabbimiz! İbrahim sana nasıl dost olabilir? Onu meşgul eden nefsi, evladı ve ailesi vardır.

    Allah Teâlâ buyurdu:

    - Ben kulumun şekline ve malına değil kalbine ve işlerine bakarım.

    Dostum İbrahim'in benden başkasına muhabbeti yokdur, isterseniz bir tecrübe edin.

    Bunun üzerine Cebrail -aleyhisselam- insan suretinde Hazret-i İbrahim'e geldi.

    İbrahim -aleyhisselam- ise koyun güdüyordu.

    Koyunların muhafazası için on iki köpeği vardı.

    Her birinin boynunda da dünya malı olan altını tahkir için (önemsiz gördüğü için) altından yapılmış birer tasma vardı.

    Cebrail -aleyhisselam- Hazret-i İbrahim -aleyhisselam-'a selam verdi ve şöyle dedi:

    devamı var

  3. #19
    kays - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    01-10-2006
    Yer
    Kayseri
    Yaş
    61
    Mesajlar
    4.632
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @kays
    DOST İBRAHİM (DEVAMI) 05/02/2008 salı

    - Ya İbrahim, bu sürüler kimindir? İbrahim -aleyhisselam-:

    - Allah'ındır, fakat benim elimde emaneten bulunuyor.

    Cebrail:

    - Bana bir tane satar mısın? dedi. İbrahim:

    - Allah'ı bir defa zikret, sürünün üçte birini al.

    Cebrail: Sübbûhun kuddûsun rabbünâ verebbü-l melâiketi verrû hi dedi.

    Hazret-i İbrahim ona sürünün üçde birini verdi. Sonra İbrahim:

    - İkinci defa Allah'ı zikret, sürünün üçte birini daha al.

    Üçüncü defa Rabb'imin ismini bir daha an, çobanları ve köpekleriyle birlikte sürülerin hepsini al götür.

    Eğer dördüncü defa O'nu zikredersen ben de senin kölen olurum dedi.

    Bu mükaleme üzerine Allah Teâlâ Cebrail'e şöyle buyurdu

    DEVAMI VAR

  4. #20
    kays - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    01-10-2006
    Yer
    Kayseri
    Yaş
    61
    Mesajlar
    4.632
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @kays
    DOST İBRAHİM (DEVAMI) 05/02/2008 salı

    - Ey Cebrail! Dostumu nasıl buldun? Cebrail -aleyhisselam-cevab verdi:

    - Dostun ne güzel bir kuldur.

    Hazret-i İbrahim çobanlara seslendi ve:

    - Ey çobanlar! Koyunlarımı şu arkadaşımın arkasından sürün götürün.

    Bunun üzerine Cebrail:

    Benim bunlara ihtiyacım yoktur, zira ben Cebrail'im, dedi.

    Hazret-i İbrahim de ona:

    Ey Cebrail! Ben de Halilullah'ım, ben hibe ettiğim şeyi geri almam, dedi.

    Sürüler ortada kalınca Cehab-ı Hak da İbrahim -aleyhisselam-'a, sürüleri satıp, onların parası ile arazî ve emlak alıp bunları vakfetmesini vahyetdi.

    DEVAMI VAR

  5. #21
    kays - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    01-10-2006
    Yer
    Kayseri
    Yaş
    61
    Mesajlar
    4.632
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @kays
    DOST İBRAHİM (DEVAMI) 05/02/2008 salı

    Böylece İbrahim -aleyhisselam-ın bu kadar varlık içinde kalbinde Allah Teâlâ Haz-retlerinin mahabbetinden başka bir şey olmadığı zahir oldu.

    İbrahim -aleyhisselam- Melek'ül-mevt'e mülakî olduğunda (karşılaştığında):

    - "Rabbim beni niçin dost edindi?" diye sordu. Melek'ül-Mevt (ölüm meleği):

    - "İnsanlara ihsan edersin de onlardan bir şey istemezsin, onun için" diye cevab vermişdir.

    Akıllı olan dünya nimetlerine aldanmaz.

    Allah'dan başka bir şeyle sevinmez.

    Zira Allah'dan başkası batıl ve yok olmağa mahkumdur.

    Fani ve zevale mahkum bir şeyle sevinmek akıl ve irfan karı değildir.

    08/1987 altınoluk

  6. #22
    kays - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    01-10-2006
    Yer
    Kayseri
    Yaş
    61
    Mesajlar
    4.632
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @kays
    HİCRET 06/02/2008 çarşamba

    Vacib Teala hazretleri buyuruyor:

    "O kimseler ki onlar Allah'a ve Resülüne ve kitablarına iman ettiler ve o kimseler ki onlar da îman ile beraber hicret ve fisebîlillah mücahede ettiler.

    İşte bu kimseler Allah'ın ihsasını ümid ederler.

    Zira Allah Teala mücahede edenlerin günahlarını mağfiret eder ve cihadları mukabili sevab vermekle merhamet buyurur." 1

    Yine Allah Teala buyurur:

    "O kimseler ki onlar îman ettiler ve imanlarını ef'alleriyle isbat ederek vatanlarını terk ve civar-ı Resülullah'a iltica etmek suretiyle hicret ettiler ve fisebîlillah malları ve canları ile mücahede ettiler.

    Onlar için indellah büyük dereceler vardır. Ve ancak onlar korktuklarından kurtulup umduklarına naîl olmak suretiyle fevz ü necatı buluculardır.

    Zira bunlar ahireti dünya üzerine tercih ettiler ve dîn-i ilahiyi i'la için mallarını ve canlarını fedaya müheyya oldular. Elbette bunların dereceleri büyüktür." 2

    devamı var

  7. #23
    kays - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    01-10-2006
    Yer
    Kayseri
    Yaş
    61
    Mesajlar
    4.632
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @kays
    HİCRET ( devamı) 06/02/2008 çarşamba

    Hicret: Din uğrunda beldesini, hanesini akraba ve teallukatını, emvalini ve kafirlerin komşuluğunu terk ederek diyar-ı İslama nakletmektir.

    İbtiday-ı İslamda Resulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz Hazretlerinin Medine'yi teşrifiyle, Mekke'nin fethinden evvel hicret farz idi.

    Fakat Mekke'nin fethinden sonra farziyeti nesh olunup sünnet olarak baki kalmıştır.

    Feth-i Mekke'den mukaddem Bedir ve Hudeybiye vak'alarında henüz İslamiyet şevket bulmamış olduğundan şevket-i İslamiyyenin tezyidi için Mekke'deki müslümanların Medine-i münevvere'ye hicretlerine şiddetle ihtiyaç vardı.

    Fakat feth-i Mekke'den sonra İslamiyet kuvvet bulmuş olduğundan hicret etmek herkesin kendi ihtiyarına terkedilmiştir.

    Hatta Resulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz Hazretlerinin "Fetihten sonra hicrete lüzum yoktur" hadis-i şerifi de bu manayı müeyyiddir.

    devamı var

  8. #24
    kays - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    01-10-2006
    Yer
    Kayseri
    Yaş
    61
    Mesajlar
    4.632
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @kays
    HİCRET ( devamı) 07/02/2008 perşembe

    Bu Hadîs-i Şerifde beyan olunan hicretin inkitaı Mekke'den Medine'ye hicretin inkitaına mahsustur, yoksa hicreti bilkülliye nefyetmek manasını mutezammın değildir.

    Çünkü Hicrete sebeb dîne hizmet ve İslamın şevketini tezyid gayesidir.

    İşte bu sebeb her nerede ve her ne zaman mevcuft olursa hicret lazımdır.

    Binaenaleyh İslamiyetin zaafa düştüğü bir zamanda müslümanların bir iklime içtima ederek ehl-i İslamın küffara karşı küvvetini izhar etmeye lüzum görülüyorsa müslümanların o iklime hicretleri vacib olur.

    Kezalik bir beldede ehl-i İslamın azlığından dolayı dinini muhafaza edemeyen kimseye dînini böyle ikame edecek bir İslam beldesine hicret etmesi vacib olur.

    Şu halde hicretin sebebi; hicrete ihtiyaçtır.

    Binaenaleyh; her ne zaman hicrete ihtiyaç hasıl olursa hicret etmek bir emr-i lazım olduğu cihetle hicret ila yevmil-kıyam bakîdir.

    devamı var

  9. #25
    kays - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    01-10-2006
    Yer
    Kayseri
    Yaş
    61
    Mesajlar
    4.632
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @kays
    HİCRET ( devamı) 07/02/2008 perşembe

    Süre-i Nisada Hak Teala Hazretleri şöyle buyuruyor:

    "Eğer bir kimse fîsebîlillah muhacerat ederse yer yüzünde hayr-ı kesir ve bolluk bulur.

    Ve eğer bir kimse Allah Teala'nın rızasını taleb ve Resülüne itaat için hicret edici olduğu halde hanesinden çıkar da sonra yolda matlubuna kavuşmadan mevt erişirse yani ölürse onun ecri muhakkak Allah Teala üzerine olur.

    Allah Teala kullarının günahlarını setredici ve hicretlerine sevab ihsan etmekle merhamet buyurucudur."

    Fîsebîlillah hicret; Cenab-ı Allah'ın dînini ikame ve Resülüne muavenet ve sünnetini ihya etmek maksadıyle vakî olan hicrettir.

    Resulullah- sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz bir hadîs-i şerifinde:

    "Bir kimse dîni sebebiyle bir arza hicret ederse velev ki firar edip hicret ettiği mesafe eski beldesine bir karış olsun o kimse için cennet vacib olur.

    Refiki, pederi İbrahim ve Muhammed -aleyhimesselam- olur." buyurmuştur.

    Hicret niyetiyle bir hatve atmak cennete nail olmak için kafi geliyor.

    Ne lutf-i ilahî! Elhamdülillah...

    Dipnotlar: (1) Bakara Suresi/218 (2) Tevbe Suresi/20
    09/1987 altınoluk

  10. #26
    kays - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    01-10-2006
    Yer
    Kayseri
    Yaş
    61
    Mesajlar
    4.632
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @kays
    Kafirlere Meyletmeyin 09/02/2008 cumartesi

    Allah Teâlâ Hazretleri Kur'an-ı Kerîm'inde:

    "Mü'minler, mü'minlerin gayrı kafirleri dost ittihaz etmesinler!

    Ve eğer bir kimse mü'min'in gayri kafiri dost ittihaz ederse o kimse Allah'ın dostluğundan bir şey üzre değildir." (Al-i İmran: 118) buyurmaktadır.

    Bir başka Ayet-i Kerime'de

    "Ey mü'minler! Kendi kardeşleriniz olan mü'minlerin dûnunda kafirleri dost ittihaz etmeyin!

    Kafirleri dost ittihaz etmekle Allahu Teala için aleyhinize açık ve zahir beyyine, hüccet kılmak mı murad edersiniz?

    Ve bu sebeple nefsinizi nar'a müstahak kılmak mı istersiniz?" (Nisa suresi: 144) buyuruluyor.

    devamı var

  11. #27
    kays - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    01-10-2006
    Yer
    Kayseri
    Yaş
    61
    Mesajlar
    4.632
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @kays
    Kafirlere Meyletmeyin 09/02/2008 cumartesi

    Yahudi ve Hristiyanların asla dost olamayacağını da şu ayetle bizlere bildirilmektedir:

    "Ey mü'minler! Yehud ve Nasara'yı dost ittihaz etmeyin! Zîra onların bazısı bazısının dostudur.

    Ve eğer sizden bir kimse onları dost ittihaz ederse o kimse onların zümresinden ve Allah'ın sevmediği kullarından olur.

    Zira Allahu Teala zalim olan kavmi doğru yola ulaştırmaz." Maide Suresi: 51

    Fazıl-ı Sivasî: "Günah-ı Kebîre ve Sağîre" risalesinde ehl-i fisk ile huzur günah-ı kebîre'dir, demiştir.

    Ka'bü'l-Ahbar'ın rivayetine nazaran Cenab-ı Hak Azze ve celle iki kelimeyi Arşu'r-Rahman altında yazdırdı.

    devamı var

  12. #28
    kays - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    01-10-2006
    Yer
    Kayseri
    Yaş
    61
    Mesajlar
    4.632
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @kays
    Kafirlere Meyletmeyin 09/02/2008 cumartesi

    Birincisi: "Bir adam iyilerin ameli gibi amel işlese ve fakat iyilerin amelleri gibi amel etmekle beraber kötülerle arkadaş olsa, onun sevablarını günahlar kılıp o adamı kötülerle haşr eylerim."

    Diğeri: "Ve eğer bir adam da kötülerin ameli gibi amel işlese, sonra tevbe etse kötülerin amelleri gibi amel etmekle beraber iyilerle arkadaş olsa onun günahlarını sevablar kılıp o adamı iyilerle haşr eylerim."

    "Ey mü'minler! Eğer kafirlere itaat eder sözlerini dinlerseniz onlar sizi izinizin üzerine, eski din-i batıl'a döndürürler.

    Siz de zarar ve ziyan edici olduğunuz halde dönersiniz. Şu halde onların sözlerine bakmayın ki zarar görmeyesiniz."

    Binaenaleyh, bütün işlerinizde ve bilhassa muztar olduğunuz zamanlarda Allahu Teala'dan yardım talep edin.

    Zira düşmanların şerrini sizden def edecek O'dur. Ondan gayrı bir Mevla yoktur.

    devamı var

  13. #29
    kays - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    01-10-2006
    Yer
    Kayseri
    Yaş
    61
    Mesajlar
    4.632
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @kays
    Kafirlere Meyletmeyin 09/02/2008 cumartesi

    İtaat ile murad, onlarla müşaveredir. Ve sair hususatta emirlerine itaattir.
    Ayetteki hüsran dünya ve ahirete şamildir.

    Dünyada hüsran; kafirlere itaat ve tezellül ve düşmana arz-ı ihtiyaç etmek gibi şeylerdir.

    Düşman'a boyun eğmek, her türlü zilleti içine alır.

    "Siz zalimlere meyil etmeyin ki, vücüdunuza ateş yapışmasın. Halbuki Allah'tan gayri sizin dostunuz yoktur.

    Binaenaleyh, zalimlere meyil ettikten sonra hiç kimse tarafından yardım olunmazsınız." (Hud Suresi: 113)
    Zulüm bütün dinlerde haramdır.

    Zira insanların nazarında makbul ve alemin intizamını sağlayan adaletin zıddı zulüm olduğu cihetle alemin harabetine, milletlerin inkırazına da zulüm sebep olduğundan zulüm etmek şöyle dursun, Cenab-ı Hak Azze ve Celle Hazretleri zulüm edenlere meyil etmekten dahî nehy buyurmuştur.

    07/1987 altınoluk

  14. #30
    kays - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    01-10-2006
    Yer
    Kayseri
    Yaş
    61
    Mesajlar
    4.632
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @kays
    Kardeşini Nefsine Tercih 10/02/2008 pazar

    Ebû Hüreyre (r.a.)'dan rivayete göre bir adam Nebî (s.a.s.) Efehdimize geldi ve:

    - Ya Resulallah, açlıktan tahammülüm kalmadı, diye şikayet etti.

    Resulullah (s.a.s.) de Ebû Hüreyre'yi bu adama ikram etmeleri için hane-i saadetlerine gönderdi.

    Ümmühat-ı müminin de "Bizim yanımızda sudan başka birşey yoktur, dediler." Yani ne ekmek ve ne de katık var, dediler.

    Hemen geri dönen Ebû Hüreyre Rasul-i Ekrem (s.a.s.)'e durumu anlattı.

    Bunun üzerine Peygamber

    Efendimiz yanında bulunan ashaba:

    -Şu açı kim yemeğine ortak eder, kim misafir eder? buyurdu.

    devamı var

  15. #31
    kays - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    01-10-2006
    Yer
    Kayseri
    Yaş
    61
    Mesajlar
    4.632
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @kays
    Kardeşini Nefsine Tercih 10/02/2008 pazar

    Ensardan bir kişi ayağa kalktı ve: Ben, dedi.

    Misafiri alıp evine götürdü. Ailesine hitaben:

    - Haydi Rasul-i Ekrem (s.a.s.)'ın misafirini ağırla, dedi. Fakat kadın:

    - Çocukların yiyeceğinden başka evimizde bir şey yok ki, diye cevap verdi. Kocası:

    - O yemeği getir, ışığı yak, çocukları da uyut, dedi.

    Kadın da akşam yemeği yenileceği sırada yemeği hazırladı.

    Işığı yaktı. Çocuklarınıda uyuttu.

    Sonra kalkıp kandili düzeltir gibi oynatıp söndürdü.

    Böyle karı-koca kendileri karanlıkta misafirle beraber yemek yiyor gibi yaptılar.

    İkisi de hiç yemek yemeden aç olarak gecelediler.

    Sabah olunca ev sahibi Rasulullah (s.a.s.)'e gitti.

    devamı var

  16. #32
    kays - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    01-10-2006
    Yer
    Kayseri
    Yaş
    61
    Mesajlar
    4.632
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @kays
    Kardeşini Nefsine Tercih 10/02/2008 pazar

    Rasulullah (s.a.s.) onu görünce şöyle dedi:

    - Bu gece Cenab-ı Allah sana güldü.

    Yahut karı-kocanın güzel hareketine hayret etti.

    Allah -azze ve celle- Hazretleri:

    "Onlar fakr u ihtiyaç sahibi olsalar bile misafir ve muhacirleri nefislerine tercih ederler." (Haşr suresi:9) son ayet-i celilesini inzal buyurdu.

    -Cenab-ı Hakk'ın teaccüb ve hayreti mecazîdir.

    Bu tabirle murad rızayı ilahiyi beyandır.

    Bu zatın Sabit b. Kays veya Abdullah b. Revaha olduğu rivayet edilmiştir.

    Ebû Hüreyre (r.a.)'dan rivayetle Rasûlullah (s.a.s.) şöyle buyurmuştur:

    devamı var

Sayfa 2/13 İlk 123456712 ... Son

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Cevaplar: 785
    Son Mesaj: 18-09-2013, 10:41
  2. Cevaplar: 5
    Son Mesaj: 31-05-2012, 16:31
  3. Mahmut Sami Ramazanoğlu (r.h.) Anıldı
    By cahid in forum GÜNDEM VE SİYASET
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 23-03-2010, 11:45
  4. osman nuri topbaş hoca efendiden hergün bir sohbet
    By kays in forum Sahabeler ve İslâmî Önderler
    Cevaplar: 15
    Son Mesaj: 19-08-2007, 19:50

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Giriş

Facebook platformu Giriş