Etiketlenen üyelerin listesi

Ey Hakikat arayan! Sakın Hz.İnsanın, o Hudanın suretine nazar edipte manasından gafil olma.Kendin gibi zannetme. Nuhun gemisinde öyleleri vardi ki tufan onların nazarında hiç idi. İşte o insanın Gemisinde öyle yolcular vardir ki, bu kesret denizinin dalgaları onların nazarında bir nokta gibi kalir. Zira onlar, "la havfun aleyhim vela hümyahzenun" 10. sure yunus ayet.62. Sıfatı ile digerlerinden ayrılmıslardır. Neticede boyunun alacağı kadar bir çukurda uyumaya mahkum olan

Bu konu 7543 kez görüntülendi 38 yorum aldı ...
Arifler Sofrasi 5.00 7543 Reviews

    Konuyu değerlendir: Arifler Sofrasi

    5 üzerinden 5.00 | Toplam: 1 kişi oyladı ve 7543 kez incelendi.

Sayfa 2/3 İlk 123 Son
  1. #17

    Katılımcı Üye
    Üyelik tarihi
    05-01-2008
    Yaş
    53
    Mesajlar
    129
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @kumpas

    Hakikat ehli:

    Onların ahvali daha baskadır.
    Şöyle ki , bunların Süphan, Allaha ibadeti,Allah ismi ciheti yönündendir. " o " na yaptıkları s e n a ; büründükleri isimlerin , sıfatların Hakkı ne ise öyledir.

    Çünkü sena nin hakitati o dur ki ,vasfini ettiğin varlığın sıfatına bürünesin.

    Şunu iyi bilki lafz eylenen vasıf, yüce Allahın övüp hamd ettiğin bir ismide olabilir bir sıfatıda.

    Bu zümreye mensup olanlar , Allahın hakikatini bulmuş kullardır.

    Hakikat ehli olanlar : Makamı elhamdülillahtır.( Hamt Allahındır)


    İlahi yakınlığı bulunanlar hakikati bulanlardir.Allah binasını onların üzerlerine kurmuştur.
    Çeşitli sırların muhatapları onlardır.Perdelerin ötesinde seçilen kimseler onlardır.

    Allahu teala , onları , bu dinin dayanağı kılmıştır.Belkide bütün dinlerin sutunları bunların irfan arzına çakılmıştır.

    Onların irfan arzları öyle lügatlarla doludur ki onun ne olduğunu ancak kendileri bilir.Yüce Hakkın kelama onlardan ibarettirki o kelamlarda Hakikatlere işaretler vardır.

    Onun emrinde, kulluk şekillerinde, onların anlayacağı rumuzlar vardır.
    O rumuzlarda ilahi marifetlerin hazineleri vardir.
    Şuda unutulmamalıdır ki hepiside Allahın kuludur.



  2. #18

    Katılımcı Üye
    Üyelik tarihi
    05-01-2008
    Yaş
    53
    Mesajlar
    129
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @kumpas

    Değerli arkadaslar;
    Bu sayfada Rab dili kullanılmıştır.Hakikat sırlarını başka bir ifadeyle izah yolu olmadığından bu dili kullanmak durumundayız.Bu dili ancak " Batıni ilm " (ledünni ve ilmi vehbi .Gizli ilim) okuyanlar anlayabilir.

    Bu ilmi okumayanlarda sadece çağrışımlar olur, ancak öze inmelerine imkan yoktur.

    Zahiri Alimlere bu yol kapalıdır. Hakka arif olanlar, Hakka vuslatı burada bularak coşacaklar ve Hak ile olacaklardır.

    Üsdat Necip Fazıl bu konuyu şöyle tarif eder:

    Kur''anin indiği dil Arapça
    Oysa Kur'an, Arapça değildir Rab'ca



  3. #19

    Katılımcı Üye
    Üyelik tarihi
    05-01-2008
    Yaş
    53
    Mesajlar
    129
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @kumpas

    İlimler iki türlüdür

    1. Zahiri ilimler
    2. Batıni ilimle
    -------------------------------------------------

    1. Zahiri ilimler:
    Bu tür ilimler araştırma, okuma ,çalışma gibi zahmetlerle elde edilen ilimlerdir.

    Bunlar, Fen ilimleri , Dini ilimler vs vs.
    -------------------------------------------------

    2.Batıni ilimler ise,
    tamamen Allah tarafindan bağış yoluyla gelen ilimlerdir.Hiç bir çalışma ve emek olmadan elde edilen ilimlerdir.


    Bu hakikat ilmi , Mürşidi Kamil vasıtasıyla taleb edenlere nakledilir. Bu Mürşit (irşad eden) Halk içinde gizlenir.

    Halk ile beraber olur. Ancak Hakkı arayanlara tenezzül edip onun sevyesine inerek, Hakkın gizli ilmi olan o nuru talebedene nakleder. O gizli nuru ilahiye zamanla o talebede büyür ve tecelli ederek Rab dilini konuşmaya ve duymaya başlar.


    Kesinlikle öğrenme ve okuma yolu yoktur. Tıpkı toprağa atılmış bir tohum gibi zamanı geldiğinde topraktan çıkarak meyvesini verir.

    Her Mürşid bu ilmi nakledemez.Mürşid çoktur ancak Hakikat Mürşidi Kamili tektir.


    Bu Mürşidden ilim okuyanların görüşleri ve duyuşları farklıdır. Cenabı Hak " Ben yere göğe sığmam insanın kalbine sığarım , onun gören gözü ve işiten kulaği olurum." demeside bundandir.

    Allah hepimize bu Mürşidden ilim okumayı nasip etsin.

  4. #20

    Katılımcı Üye
    Üyelik tarihi
    05-01-2008
    Yaş
    53
    Mesajlar
    129
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @kumpas

    ZAT TECELLIGAHI

    Zatın tecelligahı ile zat tecelligahı farklı mana içerir.Buna dikkat edilmeli.

    Zat mutlak varliktan ibarettir.Ondaki nisbetler ,vecihlerin ve izafetlerin hepsi hükümsüzdür.Bunların hükümsüz oluşu mutlak varlıktan hariç bir sekilde değildir.


    Mutlak: Kendisinde herhangi bir şekilde kayıtlama olmayan şey demektir.

    Burada kast edilen Zat Vacibul Vücudun Zatıdır. Yani gerekli olan vücut.

    Şuda unutulmamalIki zat kendi sadeliginden nazil olunca yani halka inince üç tecelligahı vardir.

    1.İlk tecelligah "EHADIYET" Ehadiyette , itibarlardan ,izafetlerden , isimlerden, sıfatlardan ve daha başkalarından hiç bir şeyin zuhuru mevcut degildir.

    EHADIYET sırf ZAT demektir.

    Fakat zata ehadiyetin nisbeti vardir ve bu nisbet sebebiyle de zat sırflıktan nazil (inmek) olmustur.

    2.İkinci tecelligah: "HÜVIYETTIR" Hüviyette hüviyetle gaib işaret yolu ile gayb lığı anlamak mevcuttur.

    3.Üçüncü tecelligah: "ENIYETTIR"

    Canabı Hak bir ayetinde "inne enellah" Necm.9 "Ben Allahım" demektir. Bu ayette (inne) ehadiyete " BEN " kelimesi işarettir.( yanlış anlaşılmasın Kimse Allah olamaz ve hiçbir kimsede ben Allahım diyemez demezde. Bu ifade Allaha has bir ifadedir.)

    Çünkü "inne" kayıtlama olmadan sırf ısbata delalet eder.
    Ehadiyet sırf zattan ibaret oldugundan ve kendisinde hiç bir şekilde kayitlama yoktur. ( inne hü ) deki (Hüve) zamiride ehadiyete dahil olan Hüviyete işarettir.



  5. #21

    Katılımcı Üye
    Üyelik tarihi
    05-01-2008
    Yaş
    53
    Mesajlar
    129
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @kumpas
    ZATİYYÜN

    Zatıyün, kendilerinde zati ilahi latife bulunan kimselerden ibarettir.Cenabi Hak kuluna tecelli edip de onu kendinde fani kilinca onda bir ilahi latife meydana gelir.

    O latife bazan " ZATİYYE " olursa bu ulvi mertebeye nail olan Insanın heykeli Kamil fer ve " CAMİ-i GAVS "dir.
    Varlık hükmü onun üzerinde döner.Rükü ve sücud ona olur.Hak ta alemi onunla muhafaza eder. " MEHDİ ve HATEM " denen odur.

    Adem aleyhisselam kıssasında işaret edilen HALİFE de odur.Varlıkların hakikatini kendi emrine uymaya , mıknatısın demiri çekmesi gibi çeker. Hiç bir sey ondan gizli değildir.

    Çünkü o Velideki ilahi latife tamamen ZAT tan ibarettir.

    Eşyanın hepsi onun yanında kuvvet ile degil Fiil ile mevcuttur.
    Işte onun içindirki

    " HER FiiLiN FAiLi ALLHTIR " ...

    Bu konu çok uzundur. Burada kesmek istiyorum.

    Çünkü Ehlullah, değil zat tecellisi, Ehadiyet tecellisini bile izahtan men etmişlerdir.

    Zat hakkında yeteri kadar söylendiğini zannediyorum.
    Allah her şeyi bilendir. ( nur.35 )

  6. #22

    Katılımcı Üye
    Üyelik tarihi
    05-01-2008
    Yaş
    53
    Mesajlar
    129
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @kumpas

    Değerli arkadaşlar , Zat''i muhabbet Vahdet makamlariyle keşfolunur.

    Kesret muhabbetinde vahdete geçis olsada Bekanın zevki şuhudda olur. kesrette Zati şuhud kişiyi zivanadan çikartacaği unutulmamalıdır.

    Buna delil , cenabı Hak " Benim zatımı düşünmeyiniz " buyurmuşlardır.



  7. #23

    Katılımcı Üye
    Üyelik tarihi
    05-01-2008
    Yaş
    53
    Mesajlar
    129
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @kumpas
    ISIMLERIN TECELLISI

    Seyri fillah:

    1.Bazıları Hakkın ( kadim ) ismiyle tecellisine mazhar olur.Bu tecelliye mazhar olmanın yolu şu şekildedir.


    Hak o kimseye, Halkı yaratmadan önce kendilerinin ilminde var olduğunu, böylece Hakkın ilminin varlığıyla onunda ilahi ilimde mevcut olduğunu açar gösterir.

    Bu keşfe mazhar olan kulun Kadim ismi ile Hakka dönmesi dogru olunca , Hakkın zatındaki ilahi kıdem o kula tecelli eder.ve kulun HADİS olması yok olur.


    Böylece o Hadisliğin den fani (yok) olmak suretiyle Allah ile Kadim bir halde Baki kalır.
    Yani kendi gecici varlığından yana yok olur.

    --------------------------------------------------
    Soru:
    Hadis nasıl zuhur eder?


    Konularla ilgilenen arkadaşları muhabbete katılmalarını ve karşılıklı soru cevap şeklinde devam edeceğimizi umud ediyorum

  8. #24

    Katılımcı Üye
    Üyelik tarihi
    05-01-2008
    Yaş
    53
    Mesajlar
    129
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @kumpas

    SIFATLARIN TECELLİSi

    Hakkın Zatı,sıfatların her hangi biriyle bir kula tecelli edince , kul o sıfatın sahalarında (felekinde) yüzer.

    Hak iradesi bir kul üzerine herhangi bir sıfatla tecelliye tahalluk ederse , o kulu nefsinden (kendinden) yok ve varlığından giderilmiş kılmak suretiyle fani hale getirir.

    Kulluk nuru ve Halkiyet ruhu fani olunca Hak bir girme meydana gelmeden , o kulun heykelinde Zatindan bir lütuf icad eder.

    O latifede o kuldan ne ayrıdır nede aynı haldedir. Bu ilahi latife , o kuldan alınıp yok edilen şey''e bedeldir.Çünkü Hakkın kulları üzerine tecellisi fazıl ve keremi meselesindendir.


    Zira Kullarini fani kilipta bedel olarak ona lutfiyle ihsan etmezse bu bir çesit ceza olur.Hak ta bundan münezzehtir.

    Zira o cezayla değilde nimetle MEVSUF tur.

    ----------------

    Soru : Mevsuf Ne demektir ?

  9. #25

    Katılımcı Üye
    Üyelik tarihi
    05-01-2008
    Yaş
    53
    Mesajlar
    129
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @kumpas

    Bedel denilen o ilahi latifeye ( RUHUL KUDÜS ) adı verilir.

    Tecellisi o ilahi latife üzerinde bulunur. Bu durumda tecelliside ancak nefsine olur. Bizim , o ilahi latifeye , Kul (abd) adı vermemiz , kuldan bedel olması itibariyledir.

    Yoksa orada ne KUL vardır nede RAB.
    Çünkü "

    KULUN YOK OLMASIYLA RAB İSMİDE YOK OLUR ". O tecellide Allahtan baska bir sey mevcut değildir.

    Şunuda bilmelisin ki , sıfatların tecellisi , kulun zatının Rabbin sıfatlarıyla vasıflanmayı kabul etmesinden ibarettir.


    Bu kabülde aslı,hükmü ve kat''i olur ve bu aynen mevsufun sıfatıyle vasıflanması gibidir. Çünkü yukarda geçtiği gibi ilahi latife , kulun heykelinde kuldan bedel olarak kul makamına kaim olmuştur.

    O ilahi latifeninde , ilahi vasıflar ile vasıflanması asli, hükmü ve kat''i oldugundan Hakkın ancak kendisi için kendisiyle vasıflanmış oldugu ve kula ait orada hiç bir şeyin bulunmadiği hakikati ortaya çıkar.


    Sıfatlara ayit tecellilerde Insanlar kabiliyetlerinin miktari , ilmi tamliği ve azimlerinin kuvveti icabina göre çesitlidirler.

    ------------------
    Soru:
    Mevsuf Sıfatı hangi vasıfları taşır.

  10. #26

    Katılımcı Üye
    Üyelik tarihi
    05-01-2008
    Yaş
    53
    Mesajlar
    129
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @kumpas

    HARFLERİN OKUNUŞU

    Lafzı celal ( Allah ) Allah daki birici elif, Içinde çokluğun yok oldugu " EHADIYYET "ten ibarettir.


    Yani kesret ( Çokluk ) için , herhangi bir şekilde Bakiliğin ( devamliliğin ) kalmasıdır.

    " onun zatında baska her şey yokluğa mahkumdur"Kasas 88.

    Yani o şeyin vechi o şeyde Hakkın Ehadiyeti demektir.


    O şeyin hükmüde , o ehadiyetten çıktığından dolayı mustakil bir zatı olmayan kesrete itibar edilmez.

    Çünkü Ehadiyet , nefs için, nefsinde nefsiyle olan zatın tecellilerinin evvelidir.

    Bu böyle olduğundan dolayı Allah lafzının bşındaki elif harfi baska harfe bitişik olmayarak tek başına yazılmıştır.


    Bu bakımdan o Ehadiyet sırf Ehadiyyet olduğu gibi , isimler , sıfatlar, fiiller ve bütün mahluklar da onda dahildir.

    Elif Harfi kendi içerisinde üç harf bulundurur.

    1. Elif
    2. Lam
    3. Fe Yani , Elif + Lam + Fe : ELİF

  11. #27

    Katılımcı Üye
    Üyelik tarihi
    05-01-2008
    Yaş
    53
    Mesajlar
    129
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @kumpas
    ELIF : Zata delalet eder

    LAM : Dik kısmı şekli ile ezel sıfatlara delalet eder.

    FE : Mef'ullere delalet eder.İlahi feyzi kabul eden mümkünün sonsuzluguna delalet eder.

  12. #28

    Katılımcı Üye
    Üyelik tarihi
    05-01-2008
    Yaş
    53
    Mesajlar
    129
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @kumpas

    Allah lafsının ikinci harfi ise " lam " dır.

    o da celaldan ibarettir.
    Bundan dolayi elif , başında bitişiğinde yazılmıstır. Çünkü celal zati tecellilerin en ulvisidir. ve Zatta cemalden önce gelir.


    Örnek: " Azamet benim gömleğim , kibriyada elbisem "buyrulması bu hikmettendir.

    Bilindigi gibi Insana en yakın olan elbisedir.Ondan yakın bir nesne yoktur.


    Bundan dolayıdır ki celal sıfatları cemalden önce gelir.bu durum " rahmetim gazabimdan öncedir " Hs.kudsi.ye aykırı değildir.

    Çünkü geçen rahmet kelimesi ,umumi bir şekilde meydana gelmektedir.

    Cemale ait vahit sıfatı zuhurda kemali ihata eder. veya ona yaklaşırsa cemal sıfatlarının kuvveti zuhurundan dolayı ona celal adı verilir.


    Bu duruma göre rahmet mefhumu ve onun umumu şümulu ve sonu CELAL demektir

  13. #29

    Katılımcı Üye
    Üyelik tarihi
    05-01-2008
    Yaş
    53
    Mesajlar
    129
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @kumpas

    Allah lafsının üçüncü harfi ise ikinci ' lam ' dır.

    O Hakın mazharına şamil bulunan Cemalden ibarettir.
    Onun Cemal sıfatları iki sıfata raci olur.


    Biri ilim , diğeri ise lütuftur.
    Yine Celal sıfatlarıda iki sıfata raci olur
    Biri Azamet Digeri ise Kudrettir. Sanki bu sıfatlar tek vasıf gibidir.

    Unutulmamalıdır ki bundan dolayı , Halk için Zahir olan Cemal , Celal cemalidir. Yine Halk için Zahir olan Celal de , Cemal celalidir.

    Bu çok önemlidir buraların iyi anlaşılması lazımdır.

    Bu iki tecelliye misal olarak " fecir " verebiliriz. Çünkü fecir , şems (güneş) ziyasının evvelinden dogusunun sonuna kadar olan zamandır.


    İste Cemal nisbeti fecir nisbeti gibidir.Zira bu ışık o fecirden ,o fecirde bu ziyadandır. Bir birileri için gereklidir.

    İste celal cemalin ve cemal celalinin manası bu zikredilen " Lam " bu mazhar olan cemal ve celale çeşitli mertebelerle işarettir.


    Lam harfinin okunusu kendi içinde ( Lam , Elif , Mim ) dir. Bunlarında her birinin ayrı ayrı sırları ve hikmetleri vardır.

  14. #30

    Katılımcı Üye
    Üyelik tarihi
    05-01-2008
    Yaş
    53
    Mesajlar
    129
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @kumpas

    Allah Lafzi harfinin dördüncü harfi :
    Yazıda düşmüş olan fakat teleffuzda sabit olan ( elif ) tir.


    Bu nihayet ve sonu olmayan kemalleri içene toplayan ( kemal elif ) tir.

    Yazıda düşmüş olması sonunun olmayışına işarettir. Düşmüş yani yok olmuş şeyin ne aynı nede eseri idrak olunabilir.

    Bunun teleffuzda sabit olmasıda Hakkın Zatı hakkında mevcut olan kemalin nefsinin varlığının hakikatine işarettir.

    Bu bakımdan ,Allah ehlinin Kamil olan kimsenin yükselip ilerlemesi CEMAL de meydana gelir.

    Bu konuya fazla girmeden bir diger konuya geçelim.


  15. #31

    Katılımcı Üye
    Üyelik tarihi
    05-01-2008
    Yaş
    53
    Mesajlar
    129
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @kumpas

    Allah lafzının beşinci ve son harfi " HU " dur.

    Burada HU harfi Hakkın Hüviyetine işaret eder. Hakkın hüviyeti ise İNSANIN AYNI dir.


    " O Allah ehaddir" ihlas suresi.

    Bu suredeki " o " INSANI gösterir. yani ayetteki " hu " İnsanın manasını ifade etmektedidir.

    Bunu baska bir ifadeyle tercüme edersek " O İnsan ehad olan Allahtır ".

    Burayı çok iyi ama çok iyi anlamalısın. Hiç bir zaman insan Allah olmaz . Arif olmayanların bunu anlaması mumkün değildir. Biz burada makam üstü bir mekandan bahsediyoruz. La Mekan

    Örnek:
    Aslında yukardaki ifadeye örenek vermemiz mümkün değil ama yüce Rabbimin affına sığınarak acizane bir örnek vermeye çalışacağım.

    Bir ayna düşünün aynayı güneşe tutun. Günes aynanın içindedir. O ayna güneşin aynı oldu ve o küçücük aynaya koçaman bir güneş sığdı.

    Bu güneşin aynadan yansıması , aynanın güneş olduğunu göstermez. Ayna güneş demek değildir. Ayna kırılınca güneste kaybolur.

    İste İnsanda ayna gibidir Allahın sıfatlarını tecelli ettirir yansitir ama asla insan Allah değildir.

    Tabi bu her insan için değildir. O tek olan İnsanı kamil içindir.


    Hüvel evveliy: Allah velidir.

    Buradaki veli kelimesi İnsanı kamili kastetmiştir. dolaysıyla " Allah insanı kamildedir " Bu yanlış anlaşılmasın ,Allah insanı kamildir derken biz İnsanın Allah oldugunu söylemiyoruz asla ve haşa.

    Allah insanı ayna yapmıştır ve oradan bu kainata ilim ve sıfatlarıyle yansımaktadır.O insandan tecelli eden Allahtır.


    Yani aynadan yansıyan her şey allahın sıfatları ve zatıyledir.

    Değerli okuyucular bu konu çok uzun ve derindir.

    Bu konuya burada daha fazla açmak istemiyorum. en iyisini Allah bilir.



  16. #32

    Katılımcı Üye
    Üyelik tarihi
    05-01-2008
    Yaş
    53
    Mesajlar
    129
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @kumpas
    Gel hocam boş yere eyleme salış
    Gördüğün seraptır fevkine danış
    Şol dolu bulut gibi gürlersin
    Cehalet buzunu yağmura değiş

    Binip kürsüye vaaz edersin halka
    Hep doğru söylersin anlarsın yanlış
    Yağmur ol yere in benlik göğünden
    Sel olup nehirle deryaya karış

    H. Fehmi.

    Değerli arkadaşlar fırsat buldukça devam etmeye çalışacaz. Ancak ben istiyorumki bu konuda bilgileri olanlar soframızda bulunsunlar. Hep beraber yiyelim içelim ve coşalım...

Sayfa 2/3 İlk 123 Son

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Arifler Sohbetinde Sofuluk Satmiyalim
    By rıdvanuyan in forum TASAVVUF
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 06-03-2008, 01:58
  2. Evlilik Sofrasi&mutluluk Yemeği
    By İsr@ in forum İSLAMİ HAYAT
    Cevaplar: 7
    Son Mesaj: 07-09-2007, 01:51
  3. Sevgi Sofrasi
    By gezgin in forum TASAVVUF
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 22-02-2007, 22:13
  4. Sevgi Sofrasi
    By gezgin in forum İSLAMİ HAYAT
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 22-02-2007, 13:43
  5. arifler yolunun edebleri
    By dilhuba in forum Kapatılan Konular
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 09-12-2006, 15:38

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Giriş

Facebook platformu Giriş