Etiketlenen üyelerin listesi

Anket: Sizce Türkiye dindarlaşıyor mu?

Malum son dönemde ve sürekli bu tartışmalar yaşanıyor Etrafımıza mahallemize semtimize camilerimize okullarımıza arkadaşlarımıza siyaset sanat ve aydın çevremize bakalım Kurumlara kuruluşlara derneklere kısaca bütün topluma bir bakalım Türkiye dindarlaşıyor mu? Buna kıyas tabiki son 60,70 yıllık süreci göz önüne alarak bakmalıyız

Bu konu 7861 kez görüntülendi 51 yorum aldı ...
Sizce Türkiye dindarlaşıyor mu? 7861 Reviews

    Konuyu değerlendir: Sizce Türkiye dindarlaşıyor mu?

    5 üzerinden | Toplam: 0 kişi oyladı ve 7861 kez incelendi.

Sayfa 3/4 İlk 1234 Son

Konu: Sizce Türkiye dindarlaşıyor mu?

  1. #33
    furkanunver - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üye
    Üyelik tarihi
    12-09-2007
    Mesajlar
    85
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @furkanunver
    türkiye bazı şerefi olmayan insanlar ve kurumlar yüzünden bataklığa sürükleniyor bu kurumlar ve insanlar başa gelmedikleri için hırs ve kinlerini bu ülkedeki müslümanlardan çıkartıyor

  2. #34
    girdap - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektar Emektar Üye emektar
    Üyelik tarihi
    08-02-2007
    Mesajlar
    2.549
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @girdap
    Hayır,dindarlaşmıyor.Eğer dindarlaşmayı "tüm kurallarıyla İslamı anlamaya ve yaşamaya çalışmak" olarak anlıyorsak Türkiye asla dindarlaşmıyor.

    Ülkemiz siyasetinde dindar insanlar söz sahibi olmasına rağmen,elimizdeki imkanlar geçmişe nazaran daha fazla olmasına rağmen bence Türkiye dindarlaşmıyor.Aksine 28 Şubat'tan sonra -sözde- gözü açılan bir dindar kesim oluştu Türkiye'de.Daha modern,daha ılımlı,daha hoşgörülü,iddialarından uzaklaşan,bankaya girmekten bile çekinirken faizi savunmaya kalkışan,kadın-erkek ilişkilerini günümüz şartlarına uyarlayan bir toplum...Mesela İslam devletinden bahsedince gülüyor artık eski İslamcılar...28 Şubat'tan itibaren başlayan sekülerleşme temayülünün vardığı nokta..

    Bu imtihanı kaybettik,özümüzü kaybettik,iddialarımızdan vazgeçtik...Ufkumuz açıldı derken,gözümüzü İslam'ın hakikatlerine kapattık.Dünya nimetleri önce elimize geçti ve sonra gönlümüzü ele geçirdi.

    İnşallah yanılıyorumdur, inşallah Türkiye hızla dine doğu yönelmektedir..

  3. #35

    Yasaklı
    Üyelik tarihi
    24-12-2006
    Yer
    Kocaeli
    Mesajlar
    0
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @manifesto
    Mesela İslam devletinden bahsedince gülüyor artık eski İslamcılar...

    Dinin emri İSLAM devleti mi ? Yada islam devleti dediğin şey ne ?

    Yani Türkiyede dinini bilen yaşayan insanlar nasıl artmıyor deniyor ben

    anlamıyorum,daha dün şehirler abdest almayı bile bilmeyen insanlar ile dolu iken

    şimdi hem eğitimli hem donanımlı milyonlarca bilinçli müslüman var

    Bazıları dindarlaşmayı sarık takmakla izah ediyor anlaşılan veya çarşaf giymekle

  4. #36
    abdullah sinan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Katılımcı Üye
    Üyelik tarihi
    15-10-2006
    Mesajlar
    191
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @abdullah sinan
    Alıntı manifesto Nickli Üyeden Alıntı

    Dinin emri İSLAM devleti mi ? Yada islam devleti dediğin şey ne ?

    Yani Türkiyede dinini bilen yaşayan insanlar nasıl artmıyor deniyor ben

    anlamıyorum,daha dün şehirler abdest almayı bile bilmeyen insanlar ile dolu iken

    şimdi hem eğitimli hem donanımlı milyonlarca bilinçli müslüman var

    Bazıları dindarlaşmayı sarık takmakla izah ediyor anlaşılan veya çarşaf giymekle


    Hocam öncelikle size bir tavsiyem olacak müsadenizle...

    Mevdudi'nin 4 Terim isimli eserini mutlaka inceleyin.

    Eğer İlah, Rab, Din ve İbadet kavramlarını tam olarak anlasak Türkiyenin dindarlaşmasını geçtim her geçen gün helaka doğru yaklaştığını farkederdik..

    Verdiğim kitabı boş verin sadece şu sorunun cevabı Türkiyenin durumunu ortaya koymak için kafidir:

    "İslam peygamberlerinin tebliğ ile görevlendirildikleri insanlar Allah'ın varlığını red mi ediyorlardı yoksa üzerinden bazı vasıf ve özellikleri alınarak o vasıf ve özellikler başka ilahlara mı devretmişlerdi? İbrahim(a.s) ın kavmi, Nuh(a.s)'ın kavmi, Salih(a.s) kavmi, Ali şan efendimizin kavmi Allah'ın varlığını direk redmi ediyordu acaba?"

    Muhakkak bu soruların cevabını araştırdığınızda şöyle bir durumla karşılaşacaksınız:

    Onların büyük çoğunluğu Allah'ın yaratan, sahip olan, öldüren, yaşatan, dirilten, rızıklandıran vb. özelliklerini kabul ediyorlar... Yani onlar Rububiyyet Tevhidini kabul ediyordu ama bu onlar için yinede yeterli olmuyor, İslami kabul et(e)miyorlardı.

    Fakat hiç bir ibadeti az da olsa Allah'tan başkasına yapmamak anlamına gelen ve tüm hakimiyeti ve gücü sadece Allah'a ait kılmak olan Uluhiyyet tevhidini Allah'a ait gör(e)müyorlardı...

    Yani dünyalık işlerinin bir kısmına Allah karışabiliyordu ama bir kısmına karışamazdı/karıştırılmazdı. Onlar dua ederlerdi. Ama hem Allah'a hemde Allah'ın(onlara göre) eksik kaldığını düşündükleri yerler için uydurdukları İlahlara...

    Şimdi siz veya ben bizim böyle bir durumumuz yok ki diyebiliriz. Eğer ilah kavramını tam olarak bilmiyorsak. Ne yazık ki Türkiye müslümanlığı ile Mekke müşrikliği arasında bir çok benzerlik bulunmakta ve bu benzerlik her geçen gün artmaktadır...

    Bu satırların yazarı olarak ben ne yapmaktayım. Ne yazık ki sadece bunları bilmekteyim. Rabbim bizleri bunları yaşayabilecek bir devlet nasip etsin(Hicretin özünde de zaten bu yok mu?/ Allah'ı her alanda söz ve yeterlilik sahibi kılmak)... Yoksa çok güzel abdest alan bir topluluk olmak (tek başına) hiç bir şey ifade etmemektedir.

  5. #37

    Yasaklı
    Üyelik tarihi
    24-12-2006
    Yer
    Kocaeli
    Mesajlar
    0
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @manifesto
    "İslam peygamberlerinin tebliğ ile görevlendirildikleri insanlar Allah'ın varlığını red mi ediyorlardı yoksa üzerinden bazı vasıf ve özellikleri alınarak o vasıf ve özellikler başka ilahlara mı devretmişlerdi? İbrahim(a.s) ın kavmi, Nuh(a.s)'ın kavmi, Salih(a.s) kavmi, Ali şan efendimizin kavmi Allah'ın varlığını direk redmi ediyordu acaba?"
    ? Ne demek istediğini anlamadım doğrusu
    Onların büyük çoğunluğu Allah'ın yaratan, sahip olan, öldüren, yaşatan, dirilten, rızıklandıran vb. özelliklerini kabul ediyorlar... Yani onlar Rububiyyet Tevhidini kabul ediyordu ama bu onlar için yinede yeterli olmuyor, İslami kabul et(e)miyorlardı.
    Eğer Hz.Nuh'un kavmi iman etmiş olsa idi ekserisi itibari ile yani iman da değil Yaratıcıya karşı suç günah alay ve kibir
    Bütün bunlar Hz.Nuh'un kavminin vasfı idi
    O yüzden TUFAN ile Helak oldular

    Onlarla bugünün Türkiyesini nasıl kıyaslarsın HAYRET yani
    Onların ibadetleri söz konusu dahi değil,iman olmadan ibadet olur mu?

  6. #38
    fakiri - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    14-01-2007
    Yer
    KOCAELİ
    Mesajlar
    16.053
    Adı geçen
    1 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @fakiri
    Bazılarımız kendi cemaatlerine gelen ya da destekeleyen insan sayısındaki artışı galiba "Türkiye Dindarlaşıyor" gibi görüyor !!!!!
    Bu kemmiyette olan bir artıştır, Keyfiyette ise geriliyoruz.
    Umarız bu gerçeği herkes kısa zamanda öğrenir.

  7. #39
    abdullah sinan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Katılımcı Üye
    Üyelik tarihi
    15-10-2006
    Mesajlar
    191
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @abdullah sinan
    Nette Dört terimin önsöz ve girişini buldum... İsterseniz bir göz gezdirin.

    -ÖNSÖZ-

    İLAH,RAB,DİN ve İBADET;bu dört terim Kur’an terminolojisinde temel bir öneme sahiptir.
    Kur’an’ın tüm daveti yalnızca Allah Teala’nın Rab ve İlah olduğu şeklindedir.O’ndan başka ne herhangi bir İlah ve Rab e herhangi bir uluhiyet ve ne de rububiyet vardır.O’nun şeriki de yoktur.Bu yüzden sadece O’nun İlah ve Rab olarak kabul edilmesi,O’ndan başka herkesin ilahlık ve rablik iddiasının reddedilmesi,O’na ibadet edilip başkalarına edilmemesi,dinin sadece O’na hasredilmesi,diğer başka dinlerin ise reddedilmesi gerekmektedir.
    “Senden önce hiçbir peygamber göndermedik ki ona “Benden başka bir ilah olmadığından (sadece) bana ibadet ediniz” diye vahyetmiş olmayalım” (Enbiya, 25)
    “Onlara tek bir ilaha ibadet etmelerinden başka bir şey emredilmemişti.Ondan başka bir ilah yoktur.Onların şirk koşmalarından O münezzehtir.” (Tevbe, 31)“İşte bu sizin (tüm nebiler) ümmetiniz tek bir ümmet ve ben sizin rabbiniz olduğumdan yalnız bana ibadet ediniz.” (Enbiya, 92)
    “De ki,”her şeyin Rabbi O olduğu halde Allah’tan başka rab mi edineyim?” (En’am, 164)
    “Rabbine kavuşmayı umanlar salih ameller işlemeli ve rabbine yaptığı ibadete hiç kimseyi ortak koşmamalıdır.” (Kehf, 110)
    “Andolsun ki,biz her ümmete Allah’a ibadet edin de Tağuta ibadet etmekten sakının mesajını taşıyan bir peygamber gönderdik.” (Nahl, 36)
    “Göklerde ve yerde ne varsa O’na isteyerek ve istemeyerek boyun eğdiği ve O’na döndürülecekleri halde Allah’ın dininden başka bir din mi edinmek istiyorlar.” (Al-i İmran, 83)
    “(Ey Peygamber) De ki, Bana dini kendisine has kılmış olduğum halde Allah’a ibadet etmem emredildi.” (Zümer, 11)
    “Allah hem benim rabbim ve hem de sizin rabbiniz olduğu için O’na ibadet edin.İşte doğru yol budur.” (Al-i İmran, 51)
    “Senden önce hiçbir peygamber göndermedik ki ona “Benden başka bir ilah olmadığından (sadece) bana ibadet ediniz” diye vahyetmiş olmayalım” (Enbiya, 25)
    “Onlara tek bir ilaha ibadet etmelerinden başka bir şey emredilmemişti.Ondan başka bir ilah yoktur.Onların şirk koşmalarından O münezzehtir.” (Tevbe, 31)
    “İşte bu sizin (tüm nebiler) ümmetiniz tek bir ümmet ve ben sizin rabbiniz olduğumdan yalnız bana ibadet ediniz.” (Enbiya, 92)
    “De ki,”her şeyin Rabbi O olduğu halde Allah’tan başka rab mi edineyim?” (En’am, 164)
    “Rabbine kavuşmayı umanlar salih ameller işlemeli ve rabbine yaptığı ibadete hiç kimseyi ortak koşmamalıdır.” (Kehf, 110)
    “Andolsun ki,biz her ümmete Allah’a ibadet edin de Tağuta ibadet etmekten sakının mesajını taşıyan bir peygamber gönderdik.” (Nahl, 36)
    “Göklerde ve yerde ne varsa O’na isteyerek ve istemeyerek boyun eğdiği ve O’na döndürülecekleri halde Allah’ın dininden başka bir din mi edinmek istiyorlar.” (Al-i İmran, 83)
    “(Ey Peygamber) De ki, Bana dini kendisine has kılmış olduğum halde Allah’a ibadet etmem emredildi.” (Zümer, 11)
    “Allah hem benim rabbim ve hem de sizin rabbiniz olduğu için O’na ibadet edin.İşte doğru yol budur.” (Al-i İmran, 51)
    Bu birkaç ayet burada sırf misal olarak verilmiştir.Kur’an okuyan kişi ilk bakışta Kur’an’ın tüm beyanlarının bu dört terim etrafında dönüp dolaştığını hemen fark edecektir.Bu kitabın ana temasını şunlar oluşturmaktadır;
    • Allah Rab ve İlah’tır.
    • Rablik ve İlahlık Allah’dan başkasının şanından değildir.
    • Bu nedenle İbadet’in O’na has kılınması gerekir.
    • Yine bunun için Din’in de O’na has kılınması gerekir.



    DÖRT TERİMİN ÖNEMİ

    Kur’an-ı Kerim’in öğretisini anlamak için bu dört terimin sahih ve mükemmel anlamını tam manasıyla kavramak zorunludur.Eğer herhangi bir kimse İlah ve Rab’bin manasının ne olduğunu,İbadet’in ne anlama geldiğini ve Din’in neye isnad edildiğini bilmezse onun için Kur’an’ın tamamı anlaşılmaz bir hal alır.
    (Çünkü) O (böyle bir durumda) ne tevhidi bilebilecek ne şirki anlayabilecek ne ibadeti yalnız Allah’a mahsus kılabilecek ve de dini Allah’a has kılabilecektir.Aynı şekilde yine bu terimler herhangi bir kimsenin zihninde kapalı ve eksik olursa,o kimse için Kur’an’ın tüm öğretileri kapalı olur ve Kur’an-ı Kerim’e iman etmesine rağmen hem akidesi hem de ameli eksik kalır.O, lailahe illallah demeye devam etmekle birlikte putları da ilahlaştırmaya devam eder.Allah’tan başka rab olmadığını devamlı ilan etmesine rağmen,kendisine Allah’tan başka birçok rab edinmekte devam eder.O,tüm iyi niyetiyle birlikte Allah’tan başkasına ibadet etmediğini her fırsatta bildirmekle birlikte diğer birçok mabudlara ibadetle meşgul olur.O,tüm gücüyle Allah’ın dininde olduğunu haykırdığı ve kendisini başka dinde görenlerle kavgaya hazır olmakla birlikte,birçok dinin yuları kendi boynunda asılıdır.Kendi ağzından Allah’tan başkası için “İlah” ve “Rab” sözcükleri hiçbir zaman çıkmazken,bu sözcüklerin ortaya koydukları manaları itibarıyla,onun birçok ilah ve rabbi olur.Hal böyle olmasına rağmen o zavallının gerçek Allah’tan başka,kendisinin ilah ve rabler edindiğinden haberi bile olmaz.Eğer siz ona kendisinin Allah’tan başkasına ibadet ettiğini,dine şirk bulaştırdığını söyleseniz,size taş ve sopayla saldırır ve fakat ibadet ve dinin hakikatı açısından o,başkalarının kuludur ve başka bir dine girmiştir.Ancak hareketlerinin gerçekte başkalarına ibadet etmek olduğunu ve içinde bulunduğu durumun kendisini İslam’dan başka dine mensup kıldığını bilmez.

    Yanlış Anlamaların Asıl Sebebi


    Kur’an-ı Kerim Araplara indirildiği için herkes İlah’ın ne manaya geldiğini,Rab diye kime hitap edildiğini biliyordu.Çünkü bu iki terim onların günlük konuşmalarında önceden beri kullanılıyordu.Onlar bu terimlerin hangi manalara atfedildiğini biliyordu.Bu yüzden onlara “Yalnızca Allah,İlah ve Rab’dir,O’nun ilahlık ve rabliğinde başka bir kimsenin kesinlikle ortaklığı yoktur” denildiğinde onlar bunu tamamen anlamışlardı.Onlar hiçbir şüphe ve karmaşıklığa mahal bırakmadan başkaları için nelerin nehyedildiği ve nelerin Allah Teala’ya mahsus kılınacağını idrak etmişti.İslam davetine muhalefet edenler,Allah’tan başkasının ilahlık ve rabliğini inkar etmenin ne manaya geldiğini bilerek karşı çıkmıştı.İman edenler de bu akideyi kabul etmekle neleri bırakmaları ve neleri seçmeleri gerektiğini biliyordu.
    Aynı şekilde,İbadet ve Din terimleri de Arapların konuşmalarında yaygınca kullanılıyordu.Onlar abd’in (kul) kime dendiğini,hangi eylemin ibadet olduğunu ve dinin ne anlama geldiğini biliyordu.Bu yüzden onlara “Herşeye (putlara) ibadeti bırakıp yalnız Allah’a ibadet ediniz ve şirk dinlerinden uzaklaşarak yalnız Allah’ın dinine giriniz” denildiği zaman,Kur’an’ın davetini anlamakta herhangi bir yanlış anlamaya düşmeleri sözkonusu olmamıştı.Onlar daveti işitir işitmez bunun kendi hayat sistemlerinde ne türden değişiklikler talep ettiğini hemen anlıyordu.
    Kur’an’ın nazil olduğu dönemlerde anlaşılan bütün bu terimlerin gerçek manaları daha sonraki asırlarda gitgide değişmeye yüz tutar.
    O kadar ki terimlerin her biri kendi geniş anlamlarından kaya kaya oldukça dar ve anlaşılmaz birer ifade haline gelir.Bunun bie sebebi öz Arapça zevkinin azalmasıdır.Diğer bir sebebi ise,yeni yetişen nesil için artık İlah,Rab,İbadet ve Din kavramlarının;Kur’an’ın nazil olduğu dönemdeki yaygın anlamlarını kaybetmesidir.Bu nedenlerle,daha sonraki lügat ve tefsir kitaplarında Kur’an terimlerinin çoğunun açıklaması;asıl lügat manaları yerine,daha sonraki Müslümanların anladıkları anlamlarla yapılmaya başlanır.Örneğin;İlah terimi hemen hemen putlar ve ilahlarla özleştirildi. Rab;büyüten,besleyen ve yetiştirenle eşanlamlı bir hale getirildi.
    İbadet’in manası tapmakla özdeşleşti.
    Din de (aynı şekilde) mezheb,meşreb ve “Religion” kelimelerine karşılık olarak kullanılır oldu.

    Tağut,put ya da şeytan şeklinde tercüme edildi.
    Bunun neticesinde insanlar Kur’an’ın asıl söylemek istediğini anlamakta zorlanır oldu.Kur’an “Allah’tan başkasını ilah edinmeyin” demektedir.İnsanlar putları ve ilahları bırakırlarsa Kur’an’ın isteğinin yerine geleceğini sanmaktalar.Oysa onlar ilah tanımı içerisine giren diğer birçok nesneye çok sıkı bir şekilde bağlanmışlar,ancak bu durumlarının Allah’tan başkasını ilah edinmek manasına geldiğini bilmemektedirler.Kur’an “Allah’tan başkasını rab olarak kabul etmeyiniz” buyurmakta,insanlar ise, “Biz şüphesiz ki Allah’tan başkasını rab olarak görmeyiz.Bu yüzden bizim tevhidimiz mükemmeldir” derler.Oysa “Rab” kavramının ıtlak edildiği diğer mefhumlar açısından insanların çoğu Allah yerine başkalarının rabliğini kabul etmektedir.Kur’an’ın “Tağutlara tapınmayı terk edip sırf Allah’a ibadet edin” emrine karşılık,insanlar “Biz putlara tapmıyor,şeytana lanet ediyor ve yalnızca Allah’a secde ediyoruz,bu yüzden biz Kur’an’ın bu emrini yerine getiriyoruz” demektedirler.Halbuki taş putlar dışındaki diğer tağutlarla onlar sıkı fıkıdırlar.Tapınmadan başka diğer bütün ibadetleri Allah yerine Allah’tan başkasına mahsus kılmış bulunmaktadırlar.
    Din’in durumu da aynıdır.Dini Allah’a has kılmanın manası,kişinin hinduluk,Hıristiyanlık ya da Yahudiliği reddedip İslam dinini kabul etmesi olarak anlaşılmaktadır.Bu durumda “İslam dini” nde olan herkes,böylece dini Allah’a has kıldığını zannetmektedir.Oysa,dinin daha geniş anlam ifade etmesi nedeniyle bu kimselerin dini Allah’a has kılmayan kişiler oldukları ortadadır.

    Yanlış Anlamanın Yol Açtığı Neticeler
    Sonuçta,bu dört temel ıstılahın anlamları üzerine perde çekilmesinden dolayı Kur’an’ın dörtte üçünden fazla öğretisi,hatta,onun gerçek ruhu gözlerden saklanmıştır.İnsanların İslam’ı kabul etmelerine rağmen,akide ve amellerinde göze çarpan eksikliklerin ana sebeplerinden birisi de budur.Bu yüzden,Kur’an’ın temel öğretisi ve gerçek gayesini ortaya çıkarmak için bu terimlerin tam anlamıyla açıklanması oldukça zorunludur.
    Ben,her ne kadar,bundan önceki çeşitli makalelerimde bu meseleyi aydınlatmaya yönelik çabalarda bulunmuşsam da,şimdiye kadar ki açıklamalarım aslında,ne bütün yanlış anlamaları izale etmeye yeterlidir ve ne de insanları tam manasıyla ikna edebilecek derinliktedir.Bundan dolayı,kaleme aldığım bu makalemde,söz konusu dört terimin mükemmel manasını açığa çıkarmaya ve bunu yaparken de Kur’an ve lügatta delili bulunmayan şeyler söylememeye çaba sarfedeceğim.

    Seyyid Ebu’l A’la el-Mevdudi

  8. #40

    Üye
    Üyelik tarihi
    18-02-2008
    Yaş
    41
    Mesajlar
    10
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @mevlanahalid
    Alıntı manifesto Nickli Üyeden Alıntı


    Bazıları dindarlaşmayı sarık takmakla izah ediyor anlaşılan veya çarşaf giymekle

    Bak manifesto. Sarığa karşı yaptığın perdeli muavenet senin bazı hezeyancı,felsefe yalamış,bidakar toplulukların sohbetinde yalnızca çay içtiğini gösteriyor.Bu sarık işleri papazın elini vatikana gidip öpmeye benzemez.Eğer sarık ve çarşaftan özür dilemezssen sana birkaç sözüm olacak.

  9. #41

    Yasaklı
    Üyelik tarihi
    24-12-2006
    Yer
    Kocaeli
    Mesajlar
    0
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @manifesto
    Bu kemmiyette olan bir artıştır, Keyfiyette ise geriliyoruz.
    Nicelik Nitelik

    Yani toplumu hangi kriterlerle kritik ettiğine bağlı

    Yani ne ile kıyasladığına bağlı

    Bizim kıyasımız eski?

    Yani

    Şule Yüksel Şenleri dinledim geçen TV de

    Başını örtmeye başladıktan sonra yaşadığı yerdeki insanların ona bakışı

    Yolda yürürken herkez ona bakarmış,çünkü daha önce görmemişler

    Bir ilk

    "afedersiniz arapmısınız", veya "afedersni başınızı niye bağladınız"

    hayret şaşkınlık

    Çünkü başını örtenker köyde ki ahmet ağanın hanımı hatice teyze

    O da İKİ sureyi TAM bilmez,kur'anı yüzünden bile zor okur

    O günler le bu günler bir mi şimdi?

  10. #42

    Yasaklı
    Üyelik tarihi
    24-12-2006
    Yer
    Kocaeli
    Mesajlar
    0
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @manifesto
    Eğer sarık ve çarşaftan özür dilemezssen sana birkaç sözüm olacak.
    mevlanahalid, sarığa ve çarşafa bir saygısızlığım olamaz.

    dindarlaşmanın sarık bağlamak ve çarşaf giymek olmadığını ifade etmek içindi o ifade,yani maksadını aşmadı

    • Rablik ve İlahlık Allah’dan başkasının şanından değildir.
    • Bu nedenle İbadet’in O’na has kılınması gerekir.
    abdullah sinan, iman zaten bütün bunların delaletidir ancak kusursuz noksansız

    insan yoktur,yani sokakta ki her ferdin MEVLANA olmasını bekleyemezsiniz

    Hoş Mevlana zamanında da herkez dindar dı da diyemezsiniz.Yalanın o gün bu

    günkünden çok olmadığına emin olabilirmiyiz?

    Dünyevileşme yeni değil,Hz.Nuh'un Hz.Lut'un kavmide seküler idi dünyalık idi

  11. #43
    abdullah sinan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Katılımcı Üye
    Üyelik tarihi
    15-10-2006
    Mesajlar
    191
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @abdullah sinan
    Hocam eğer Bahsi geçen kitabı ön yargısız bir şekilde okur ve tekrar Türkiye Müslümanlığını ayet kalıbına sokarsanız halimizi ve anlayamadığınızı söylediğiniz cümlemi hatta itiraz ettiğiniz örneklerimi daha iyi anlayacağınızı ifade edeyim...

    Bir de hocam Hicreti ve sebeplerini iyi düşünün. Mesela Hz. Peygamber'e evinde namaz kılmasından ötürü karışan varmıydı? Ta ki bir eve kapanarak cemaat ile namaz da kılabilirlerdi. Sonrası Hz Ebubekirin namaz kılmasına müşriklerin karışma sebebi ve onu sesli bir şekilde namaz kılmaktan vazgeçirmek için uyguladıkları metot... Siz düşünen bir insansınız. Bunların detaylarını incelediğinizde Uluhiyyet ve Rububiyyet Tevhidini kavramamanız ve Rasulün hicretini da hi Rububiyyet Tevhidini bilmek değil hayata hakim kılmak için olduğunu anlamamanız imkansız. Ama saf ve temi olarak yaklaşamak gerek.

  12. #44

    Yasaklı
    Üyelik tarihi
    24-12-2006
    Yer
    Kocaeli
    Mesajlar
    0
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @manifesto
    Rububiyyet Tevhidini bilmek değil hayata hakim kılmak için olduğunu anlamamanız imkansız. Ama saf ve temi olarak yaklaşamak gerek
    Bu bahsettiğin ilahi-kelimetullah ve Cihat yani iyiyi emretmek kötüyü men etmek
    Dinin yeryüzünde egemen kılınması
    Allah lafzının saygı görmesi elbette her müslümanın vazifesi

    işte bu yüzden toplumun önce inandığı dini bilmesi gerek.
    Yani cahil ama temiz yürekli insanlar eskiden daha çok olabilir
    Ama o insanlar dinin neşriyatını tebliğini yapamazdılar ve netekim yapamadılar

    Bu bahsini ettiğiniz şeyi bugün eskisinden daha da belirgin bir şekilde millet idrak ediyor

  13. #45
    abdullah sinan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Katılımcı Üye
    Üyelik tarihi
    15-10-2006
    Mesajlar
    191
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @abdullah sinan
    Daha iyi anlaşılması için bir tane de Kur- an ve hadisten örnek sunmak istiyorum.

    “Onlar alim ve rahiplerini Allah’a ortak koştular ve Meryem oğlu Mesih’i de ilahlaştırdılar.Oysa,onlara kendisinden başka ilah olmayan tek bir ilaha ibadet etmeleri buyurulmuştu.” (Tevbe, 31)

    Bu ayeti Allah Rasulü sesli bir şekilde okurken yanına gelen eski bir hristiyan olan Adiy Bin Hatem’in (r.a) bu ayetle ilgili olarak Peygamber Efendimiz (s.a)’e yönelttiği soruyu(Onlar rahip ve alimlere tapmıyorlardı ki sorusunu); Peygamber Efendimiz ,şöyle cevaplamıştı:

    “Sizler,alim ve rahiplerinizin helal kıldığını helal,haram kıldığını haram kabul ediyor ve Allah’ın bu konuda ne buyurduğuna aldırmıyordunuz.”

  14. #46
    hümeyra... - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Paylaşımcı Üye
    Üyelik tarihi
    08-08-2007
    Mesajlar
    208
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @hümeyra...
    ....

  15. #47
    girdap - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektar Emektar Üye emektar
    Üyelik tarihi
    08-02-2007
    Mesajlar
    2.549
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @girdap
    Alıntı manifesto Nickli Üyeden Alıntı

    Dinin emri İSLAM devleti mi ? Yada islam devleti dediğin şey ne ?


    anlamıyorum,daha dün şehirler abdest almayı bile bilmeyen insanlar ile dolu iken

    şimdi hem eğitimli hem donanımlı milyonlarca bilinçli müslüman var

    Bazıları dindarlaşmayı sarık takmakla izah ediyor anlaşılan veya çarşaf giymekle
    Ben dindarlaşmayı sarık takmakla falan izah etmem,aksine sadece sarık takmakla da başörtüsü kullanmakla da dindar olunamayacağını bilirim.Bu kısmı geçelim.

    Eğer dindarlaşmayı namaz kılmakla,oruç tutmakla açıklıyorsanız evet,Türkiye dindarlaşıyor,hatta almış başını gitmiş,uçuyor! Fakat eğer ki dindarlaşmayı "İslam'ı tüm kurallarıyla bilmek ve istisnasız hayatın tüm alanlarında (okulda,evde,devlette,hastanede..vs.) uygulanması için mücadele etmek" olarak anlıyorsak-ki doğrusu budur- merak ediyorum,Türkiye nasıl dindarlaşıyor.Şaşırıyorum,Türkiye'nin dindarlaştığı nasıl iddia edilebiliyor!

    Faizli bir anlaşma imzaladıktan sonra namazını kılmaya giden bir işadamı dindarsa,evet,Türkiye dindarlaşıyor.

    Camiden çıktıktan sonra başörtülü kız arkadaşıyla el ele tutuşup gezen öğrenciler dindarsa,evet,Türkiye dindarlaşıyor.

    Sohbetten çıkıp eve geldikten sonra kumandayı alıp TV karşısında dalıp giden insanımız dindarsa,evet,Türkiye dindarlaşıyor.

    Fazla söze gerek yok,zaten abdullah sinan kardeşimizin görüşleri gayet açıklayıcı ve doyurucu olmuş.Onlar okunsa yeterlidir.


  16. #48
    Ebu Computer - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    11-06-2013
    Mesajlar
    21.995
    Adı geçen
    16 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Ebu Computer
    Zor bir soru.

    Benim şahsi görüşüm dindarlaşma artmıyor, aksine azalıyor.

    Ama devlet yapısında dindarlaşma artıyor.

    Okullarda başörtüsü serbest, resmi kurumlarda mescitler açıldı, çocuklar seçmeli ders olarak kuran dersi alabiliyorlar, her bir yanımız imam hatip okulları ile doldu v.s v.s...

    İslami camiada müthiş bir rehavet meydana geldi. Hedef kalmadı, dava kalmadı.

    En basitinden zulüm baskı ve mağduriyetler sonucu ortaya çıkan Emine ŞENLİKOĞLU gibi yazarlarımız kalmadı.

    Çünkü mağduriyet kalmadı.

    İsmet ÖZEL bir kitabında şöyle der:

    ''Türkiye'de ki İslamcılık hareketi havalanmaya çalışan bir kartalmıdır. Yoksa uçmaya çalışan bir tavukmudur.''

    Kartalsa sorun yok der İsmet ÖZEL. Çünkü er yada geç havalanacaktır. Ama Türkiye'de ki İslamcılık hareketi tavuk ise doğal olarak uçması mümkün değildir.

    Benim açımdan bakıldığında maalesef kartala benzer bir hareket yok.

    Devletteki dindarlaşma had safhada olsa da halk arasında dejenerasyon hızla artıyor.

    Hırsızlık artıyor, dolandırıcılık artıyor, fuhuş artıyor...

    Selam ve dua ile...
    Mehmet bunu beğendi.

Sayfa 3/4 İlk 1234 Son

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Cevaplar: 4
    Son Mesaj: 12-01-2011, 20:41
  2. Sizce Türkiye Laik olmalımıdır
    By mustafa in forum HASBİHÂL
    Cevaplar: 19
    Son Mesaj: 26-07-2007, 23:07
  3. Sizce Türkiye`nin en önemli sorunu nedir?
    By Sabr-el-Hayat in forum HASBİHÂL
    Cevaplar: 33
    Son Mesaj: 13-06-2007, 17:28
  4. sizce ne?....
    By aHuZaR in forum İSLAMİ HAYAT
    Cevaplar: 14
    Son Mesaj: 29-04-2007, 11:29
  5. Sizce kim?
    By Sofican in forum HASBİHÂL
    Cevaplar: 25
    Son Mesaj: 01-01-2007, 16:58

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Giriş

Facebook platformu Giriş