Etiketlenen üyelerin listesi

" Bediüzzaman Said Nursi'nin hayatı gibi ömrünün son anları ve hatta öldükten sonraki günleri de çilelidir. İşte Isparta'dan Urfa'ya, oradan sonsuzluğa ve yeniden Ispartaya uzanan 'yolculuk'.." Günlerden 18 Mart 1960 Cuma. Bediüzzaman Emirdağ'da bulunuyor ve ağır hastadır. Zatürreeye yakalanmıştır. Doktoru Tahir Bey serum verdi, iğne yaptı. Bir müddet dalmıştı. Sabahleyin uyandı, hiç hastalığı yokmuş gibi giyindi, abdest aldı, sabah namazını kıldı. Namazdan sonra diğer talebelerini de

Bu konu 3568 kez görüntülendi 3 yorum aldı ...
BedİÜzzaman' In Son Saatlerİ Ve SÖzlerİ 3568 Reviews

    Konuyu değerlendir: BedİÜzzaman' In Son Saatlerİ Ve SÖzlerİ

    5 üzerinden | Toplam: 0 kişi oyladı ve 3568 kez incelendi.

  1. #1
    halil - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üye
    Üyelik tarihi
    13-07-2006
    Mesajlar
    31
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @halil




    " Bediüzzaman Said Nursi'nin hayatı gibi ömrünün son anları ve hatta öldükten sonraki günleri de çilelidir. İşte Isparta'dan Urfa'ya, oradan sonsuzluğa ve yeniden Ispartaya uzanan 'yolculuk'.."




    Günlerden 18 Mart 1960 Cuma. Bediüzzaman Emirdağ'da bulunuyor ve ağır hastadır. Zatürreeye yakalanmıştır. Doktoru Tahir Bey serum verdi, iğne yaptı. Bir müddet dalmıştı. Sabahleyin uyandı, hiç hastalığı yokmuş gibi giyindi, abdest aldı, sabah namazını kıldı. Namazdan sonra diğer talebelerini de çağırttı. Hepsi ile ayrı ayrı kucaklaştı, vedalaştı."Allah'a ısmarladık, ben gidiyorum" dedi.




    Gözleri yaşlıydı. Her zaman, "Merak etmeyin kardeşlerim yakında geleceğim" derken, bu sefer böyle bir şey demedi. Bir daha dönmeyeceğini hissettirmek istiyordu.




    URFA'YA GİDİYORUZ




    Sırasıyla talebeleri başında nöbet tutuyorlardı. Nöbet sırası Zübeyir Gündüzalp ile Bayram Yüksel'e gelmişti. Saat gece yarısı 02.30. Bediüzzaman birara gözlerini açtı ve dudaklarından zor anlaşılabilen bir kelime döküldü: "Gideceğiz."Bayram Yüksel: "Nereye Üstadım." "Urfa'ya gideceğiz, hazırlanın!"




    Sabah olur olmaz araba hazırlandı. Saat 09'u gösteriyordu. Günlerden 20 Mart 1960. Bediüzzaman'ı arabaya yerleştirdiler. Konuşamayacak kadar halsizdi. Arabada üç talebesi vardı: Hüsnü Bayram, Bayram Yüksel, Zübeyir Gündüzalp. Pazartesi sabahı saat 11'de Urfa'ya girdiler. Urfa'da kalan talebesi Abdullah Yeğin'in tavsiyesi üzerine Üstadı İpek Palas oteline yerleştirdiler.




    POLİSLER KAPIYA DİKİLDİ




    Ertesi gün sabahleyin polisler kapıya dikildi. İçişleri Bakanlığının emrini tebliğ ettiler: "Hazırlanın, gideceksiniz, Bakanın emri var, derhal Isparta'ya dönmeniz lazım."




    Bilgi Üstada ulaşmıştı: "Acaib! Ben buraya gitmeye gelmedim. Belki de öleceğim."




    Talebelerini emniyete çağırdılar. Üst üste sorgu sual, sıkıştırmalar, tazyikler yapıldı. Talebeleri Üstadın emrinden çıkamazlardı. Kararlıydılar: "Biz Üstadımıza tabiyiz. Taş gibiyiz. Üstad vurur, biz yuvarlanır gideriz. O nereye derse biz oraya gideriz. Biz Üstadımıza müdahale edemeyiz, tekrar yol zahmetine katlanamaz..."




    Emniyetin Üstadı Urfa'dan çıkarma konusundaki baskısını Urfalılar duyar duymaz otelin önünde toplandılar. Binlerce insan Üstadı göndermeyeceklerini haykırıyordu. Bu arada talebeleri hemen gidip Hükümet Tabibini çağırdılar. Doktor Bedîüzzaman'ı muayene eder etmez teşhisini koydu: "Siz ne cesaretle buraya geldiniz? Kırk derece ateşi var. Yarın gelin heyet raporu verelim, bu haliyle bir yere gidemez."




    22 Mart Salı. Emniyet amiri geldi, Bedîüzzaman'la görüşmek istedi. Bediîüzzaman "Gelsin" dedi. Emniyet amiri, Bakanlığın emrinin kesin olduğunu, mutlaka Isparta'ya dönmesi gerektiğini bildirdi... O gün yüzlerce Urfalı Ankara'yı telgraf yağmuruna tuttu. "Nasıl olur da Bediüzzaman'ı Urfa'dan çıkarırsınız?"




    * * * * * *




    SONSUZLUĞA YOLCULUK




    Akşam olmuştu. Ortalığı derin bir sessizlik kaplamıştı. O akşam nöbet sırası Bayram Yüksel'deydi. Bediüzzaman artık konuşamıyor, sadece dudakları kıpırdıyordu. Ateşler içinde yanıyordu.




    Çarşamba gecesi saat 03 sıraları. Bayram Yüksel başucunda. Bediüzzaman'ın ellerini göğsüne koyuyor ve şöyle diyordu:




    "Üstad biraz iyileşti, uykuya daldı..."




    Sabah ezanı okunuyordu. Diğer talebeleri de geldi. Her sabah olduğu gibi Üstadın uyanıp, "Sabah namazının vakti girdi mi?" diye sormasını bekliyorlardı. Fakat öyle bir durum yoktu.




    Daha sonra gittiler, nabzını tuttular, çalışmıyordu.




    Doktor getirdiler:




    "Allah Allah! çok ateşli, vefat etmiş. Fakat hiç ölüm haline benzemiyor..."




    Doktor "ölüm" raporunu yazdı.




    Çarşamba günü öğleden sonra Halilürrahman Dergâhında cenazesi yıkandı, kefenlendi. Sonra Ulu Cami'ye getirildi.




    Perşembe günü ikindi namazından sonra cenaze namazı kılınacaktı. Bütün işyerleri kapatıldı, okullar tatil edildi. Sokaklarda kimse yoktu. Herkes cenazedeydi Ulu Cami'yle dergâh arası iki kilometrelik yol iki saatte alınabildi.




    Bediüzzaman'ın tabutu parmaklar üzerinde, başlar üstünde taşınıyordu. Dergâha getirildi. Daha önce hazırlanan iki kubbeli mekâna defnedildi.




    MEZARINI KIRDILAR




    27 Mayıs 1960'ta ordu idareye el koydu. Hükümet görevden uzaklaştırıldı. Başbakan, bakanlar kurulu ve milletvekilleri hapishanelere dolduruldu.




    11 Temmuz 1960 Pazartesi. Urfa Valisi ile Doğu Bölgesi Kolordu Komutanı askeri bir uçakla Konya'ya gittiler. Bediüzzaman'ın kardeşi Abdülmecid Efendi'yi valiliğe çağırdılar:




    "Kardeşin Said Nursi'nin cenazesini Urfa'dan nakledeceğiz. Siz istemiş olacaksınız. Şu kâğıdı imzala."




    "Benim böyle bir isteğim yok."




    "Hadi, uzatma, imzala!"




    Mecburen imzaladı. Abdülmecid Efendi'yi askeri bir uçakla Urfa'ya götürdüler. Ertesi gün 12 Temmuz Salı günü, gece yarısı. Urfa'ya askeri bir birlik geldi. Şehri sardı. Urfa derin uykuda... Askerler verilen emri yerine getirdiler. Balyozlarla mermer mezarı parçaladılar. Bediüzzaman'ın naaşını çıkardılar, cenaze yeni konmuş gibiydi, hiç bozulmamıştı.




    Askerler: "Bu zat şehitmiş, bunun mezarını açmak günahtır" diye kendi kendilerine konuştular.




    Abdülmecid Efendi gözyaşlarına boğulmuştu. Ağabeyi Bediüzzaman'ın yüzüne baktı, gülümser bir haldeydi. Aradan 111 gün geçmişti. Naaş bozulmamış, sadece birazcık kefen sararmıştı.




    Başka bir tabuta yerleştirdiler. Askeri bir uçağa koydular. Abdülmecid Efendiyi de uçağa aldılar. Önce Afyon'a indirdiler, oradan da Isparta'ya götürdüler ve sadece birkaç talebesinin bildiği bir yere defnettiler.




    Bir eserinde bu konuda şöyle diyordu: "Artık ben gideceğim, benim vazifem bitti, Allah'tan ömür istedim, hadsiz şükür olsun bunları da gördüm. Yalnız kabrim gizli olsun. İki-üç talebemden başkası bilmesin.




    Dostlar uzaktan ruhuma fatiha okusunlar. Manevî dua ile ziyaret etsinler. Fatiha uzaktan da olsa ruhuma gelir."


  2. #2

    Üye
    Üyelik tarihi
    09-08-2006
    Mesajlar
    92
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Levent bağ
    Allah razı olsun kardeşim..

    Üstadı sevmek ise Risale i Nura sarılmakla olur..

    Umuma selam..

  3. #3
    ada
    Allah Razı olsun Rahman şefaatinden mahrum etmesin..

  4. #4

    Üye
    Üyelik tarihi
    09-08-2006
    Mesajlar
    92
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Levent bağ
    Alıntı ada Nickli Üyeden Alıntı
    Allah Razı olsun Rahman şefaatinden mahrum etmesin..
    Allah umum müminlerden razı olsun lakin bir şey istesem fazla mı ileri gitmiş olurum?.. Kullandığınız kadın resmi islami edebe muvafık değil diye düşünüyorum. Biz Risale i Nurdan daima takvayı ders alıp davranıyoruz.. Sizden rica etsem değiştirebilir misiniz?..

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Bu sÖzlerİ aÇmaya kalksan kİtaplar almaz.
    By agbi in forum GÜNDEM VE SİYASET
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 24-02-2014, 23:16
  2. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 14-04-2013, 17:52
  3. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 17-11-2010, 06:03
  4. Cevaplar: 108
    Son Mesaj: 21-02-2007, 12:00

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Giriş

Facebook platformu Giriş