:KUR'AN MEALCİLERİ(SAPKIN FIRKA HANİFÇİLER):

Davranışlarındaki sertlik,imanlarındaki taasup ve kendi inanışlarında olmayanları
küfürle(müşrik,münafık,kâ fir) suçlamak bakımlarından Vehhabiliğe ve Haricilere
benzerler.Bunlar amelde ve itikatta yeni bir takım esaslar kabul ettiklerini,
taasubdan(bağnazlık)dolayı fikir ve vicdan hürriyeti tanımadıklarını ileri sürenler
de var.Kur’anı ve bazı hadisleri temel aldıklarını (özellikle tasavvuf kokan
hadisleri kabul etmiyorlar)geleneksel fıkıhı(4 büyük imamın fıkıhını)kelam ilmini
tasavvufu kesinlikle,kabul etmiyorlar.
Kur’an Mealcileri mezhebleride kabul etmiyorlar.Bu hareketin taraftarları,
Vehhabilik gibi kendilerine “Muvahidün yani muvahid(Allah’ı birleyiciler)sıfatını
takarlar.Doktrinlerini(öğretilerini,gör& #252;şlerini)kabul etmeyenleri özellikle Sünni
Müslümanları(Ehl-i Sünneti)şirkle suçlarlar. Ehl-i Sünnet ve’l-Cemaat mezhebinin
görüşlerini kesinlikle kabul etmezler.
Öğretilerine göre(Vehhabilik gibi)Tasavvuf ve tarikat gibi müesseseler İslam dışı
olup,Ehl-i Sünnetin Evliya,Şeyh tanıdıkları şahsiyetlerede “Şeytanın dostları”
demektedirler.Dinin doğrudan Kur’an dan öğrenilmesi gerektiğini ileri sürerler.
Ayrıca İcma’yı ve Kıyas’ı da kabul etmezler.İnsanları şirk ve bid’atlerden
kurtularak gerçek dine girmeye davet ederler.Müslümanların genelinin dalalete
düştüklerini mezar ve türbe ziyaretleri,tarikatlara girme ve benzeri işler yüzünden
tevhidin bozulduğunu,dolayısıyla onların şirke batmış müşrikler olduğunu ileri
sürerler. “Tevhid(hanif) dinini” yaymak için cihad yaptıklarını söylerler.
Partiye ve particiliğede karşılar.
3 vakit namazı savunuyorlar.Başörtüsüne karşılar.Bir çok mübah olan şeylere
bid’attir diye hücum ediyorlar,yasaklıyorlar.Mesela,Mevlit toplantıları,Mevlit
okumak ve okutmak,nafile namazları kılmakda yasakladıkları şeylerdir.
Bunlara göre,Allah’tan başkası için adak adamak,sihir(büyü)yıldız falı ve benzeri
şeylere inanmak,salih kişilere,Evliya’ya saygı gösterip,Allah’tan başkasından
niyaz,dua ve yardım dilemek bid’atttir,şirktir.
Bu fırkaya göre, Allah’a şirk koşmanın gizli ve manevi olanı da vardır.Riya
(gösteriş) olarak namaz kılmak,sofuluk veya sofilik etmek gibi.Ayrıca,Şefaati de
kabul etmemektedirler. Mezar ziyaretlerinede karşıdırlar.
Bunların,şirk olarak gördükleri,bid’at dedikleri şeylerin çoğu,aslında gelenekler-
den ve göreneklerden kaynaklanan ve dinin aslı ile ilgileri bulunmayan davranış-
lardır.Bunları,insanların psikolojik dünyalarının tabii bir tezahürü olarak görmeleri
gerekir.
Ehl-i sünnete görede,Allah’tan başkası için adak adamak,yıldız falına(burçlara)ve
diğer fallara inanmak elbette günah ve şirktir.Salih kişilere ve Evliya’ya saygı
göstermek niye şirk olsun. Peygamberimize büyü yapılmıştır(Hadis vardır).
Büyüyü ve sihiri 2 melek indirmiştir.Ama kötü amaçla kullanılmaması amacıyla.
(Bkz.Bakara S. 102.Ayet) Meleklerin isimleri Harut ve Marut’tur.
Öte yandan mezar ziyaretlerine karşı çıkmaları tamamen mesnedsizdir(yersizdir,
dayanaksızdır).Çünkü,Hz.Muhammed(s. a.v)kabir ziyaretinde bulunduğu gibi,
ashab ve selef de İslam’ın başlangıcından günümüze kadar kabirleri ziyaret
etmişler ve ta’zimde(saygı gösterme)bulunmuşlardır.Elbette kabirleri tapınılacak
makam haline getirmek haramdır.Ancak unutulmamalıdır ki İslam’da “Ameller
niyetlere göredir” (HADİS-İ ŞERİF)Hiç kimsenin bir kabri ziyareti sırasında
duyduğu hûşû ve ta’zimi,şirk olarak değerlendirmeye hakkı olmaması gerekir.
Çünkü,ziyaret İslam’da Allah adına yapılan bir iştir ve müminlerde kime taptık-
larını bilirler.Vasıta(araç)ile gayeyi(amaç)birbirine karıştırmayacak derecede
iman selabetine sahiptirler…


ÜNLÜ KUR’AN MEALCİLERİ:

Edip Yüksel:Yazar(A.B.D’de yaşıyor)

İsmail Nacar: Yazar.

Ercüment Özkan:Yazar(İktibas Dergisi eski sahibi)