Etiketlenen üyelerin listesi

FIRKALARA TÂBî OLMAK Eğer insanoğlu mürşidine ulaşamazsa Sırat-ı Müstakiym’in üzerinde olamaz. O zaman tevhidin şartlarını yerine getiremez. Onun dışında kalır yani fırkalardan birine tâbî olur. Fırkalardan Sırat-ı Müstakiym’in dışında birisine tâbî olmak neyi oluşturur? Eğer bir insan Sırat-ı Müstakiym’in dışındaki fırkalardan birine tâbî ise Kur'an-ı Kerimimiz onun kurtuluşunun söz konusu olmadığını söylüyor. İşte Sebe suresi 20. âyet-i kerime Allahû Teala buyuruyor ki: "Ve lekad saddaka

Bu konu 6634 kez görüntülendi 31 yorum aldı ...
Tasavvuf Kuran Disi Bir Uygulama Midir? 6634 Reviews

    Konuyu değerlendir: Tasavvuf Kuran Disi Bir Uygulama Midir?

    5 üzerinden | Toplam: 0 kişi oyladı ve 6634 kez incelendi.

Sayfa 1/2 12 Son
  1. #1

    Üye
    Üyelik tarihi
    06-06-2006
    Mesajlar
    3
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @tarikay72

    FIRKALARA TÂBî OLMAK

    Eğer insanoğlu mürşidine ulaşamazsa Sırat-ı Müstakiym’in üzerinde olamaz. O zaman tevhidin şartlarını yerine getiremez. Onun dışında kalır yani fırkalardan birine tâbî olur. Fırkalardan Sırat-ı Müstakiym’in dışında birisine tâbî olmak neyi oluşturur? Eğer bir insan Sırat-ı Müstakiym’in dışındaki fırkalardan birine tâbî ise Kur'an-ı Kerimimiz onun kurtuluşunun söz konusu olmadığını söylüyor. İşte Sebe suresi 20. âyet-i kerime Allahû Teala buyuruyor ki:
    "Ve lekad saddaka aleyhim ibliysü zannehü fettebe'ûhü illâ feriykan minelmü'miniyn." Sebe-20
    "Şeytan kıyamet günü insanlara olan vaadini yerine getirdi. Müminleri oluşturan bir fırka hariç bütün fırkalar şeytana kul oldular."
    Şeytana kul olmaksa insanı mutlaka cehenneme götüren bir olgu bilindiği gibi. Kaç fırka olduğu soruluyor Peygamber Efendimiz (S.A.V)’e O'da 73 fırka diye cevap veriyor. Demek ki fırka sayısı 73. İşte bu 73 fırkadan acaba Allahû Teala’nın indinde kaç tanesi kurtulacak? Sadece bir tanesi. Müminleri oluşturan bir tek fırka. 73 fırkanın içinde demek ki vahdetin sahibi olan, birliğin sahibi olan bir tek fırka var, müminler. Öyleyse kimler bunlar? Biraz evvel söylediğimiz Enam suresinin 153. âyet-i kerimesinde Allahû Teala şöyle buyuruyor:
    "Ve enne hâzâ sırâtıymüstekıy men fettebiûh, ve lâ tettebi'ûssübüle feteferreka biküm an sebiylih, zâliküm vassâküm bihî le'alleküm tettekuûn." En'am-153
    İşte muhakkakki bu Sırat-ı Müstakiym’dir. Ona tâbî olun. (O yolun üzerinde bulunun) diğer yollara (fırkalara) tâbî olmayın ki onlar sizi Allah'ın yolundan (Sırat-ı Müstakiym’den) ayırırlar. İşte bu Allah'ın vasiyetidir (emridir) ki bununla (bu yolla) takva sahibi olasınız.
    Öyleyse gene fırkalardan bahsediyor Allahû Teala. Yani ayrılıklardan birbirinden farklı yollardan... Her farklı yol, kim hangi yolda olursa olsun bir farklı yol söz konusuysa bunun Sırat-ı Müstakiym ile irtibatına dikkatle bakmak gerekir. Eğer insan A tarikatında değilde B tarikatindaysa, tasavvufun C kanadın da değilde F kanadındaysa netice değişmez. Bu kişi bulunduğu dergâhdan mutlaka Sırat-ı Müstakiym’e ulaşacağı cihetle hiçbir şekilde Sırat-ı Müstakiym’in dışında değildir.
    Öyleyse bu kişi vahdet üzeredir. Ama eğer insanlar bu Allah'a ulaştıran sebillerin dışında herhangi bir fırkaya mensupsa o takdirde o kişinin Sırat-ı Müstakiym’in üzerinde olması mümkün değildir. Öyleyse o Sırat-ı Müstakiym’den sapmış bir kişidir. İşte o kişi vahdet üzere değildir. Öyleyse Allahû Teala’nın emrettiği şey bütün insanların Sırat-ı Müstakiym üzerinde olmasıysa bu asıldır. Vahdetin ise temeli Sırat-ı Müstakiym’in üzerinde olmaktır.
    Öyleyse ne kadar çok tasavvuf camiası olursa olsun, ne kadar çok tarikat camiası olursa olsun bunların hepsi Sırat-ı Müstakiym’in üzerindedir. Ve Sırat-ı Müstakiym üzerinde olan bu insanlar da vahdet akidesinin gerçek sahipleridir. Çünkü onlar 14 asır evvel yaşanan İslâmı yaşıyorlar. Bilindiği gibi 14 asır evvel bütün sahabe Sırat-ı Müstakiym’e çağırıyorlardı.
    "Kul hâzihî sebiyliy ed'û ilallahi alâ basıyretin ene ve menittebe'aniy." Yusuf-108
    Habibim deki ben ve bana tabî olanların hepsinin, görerek Allah'a çağırdığımız yol işte bu yoldur (Sırat-ı Müstakiym’dir).

    MÜRŞİDİNE TÂBî OLMAYAN
    KİŞİ TEVHİDİN DIŞINDADIR.


    Allahu Teala Ruhumuzun biz ölmeden Allah’a geri dönmesi (ulaşması) konusundaki MİSAK’ımızı 10 defa üzerimize farz kıldı.

    1-Enam-152
    “Ve bi’ahdillâhi evfû.”
    Allah’a (verdiğiniz) ahdinizi yerine getiriniz.

    2-Maide-7
    Vezkürû ni'metallahi aleyküm miysâkahülleziy ve esekaküm bihi iz kültüm semi'nâ ve eta'nâ vettekullah innallahe aliymün bizâtissudûr."
    Allah’ın size olan nimetini ve “işittik ve itaat ettik” diyerek O’na verdiğiniz yeminleri hatırlayın. O yeminlerle (Allah) sizi bağlamıştı. Allah’tan korkun. Şüphesizki Allah sinelerde olanı bilir.


    3-Zümer-54
    “Ve enibû ilâ rabbiküm ve eslimû lehü min kabli en ye’tiyekümül’azâbü sümme lâ tünsarûn.”
    Başınıza azap gelip çatmadan Rabbinize dönün (ulaşın) ve O’na teslim olun. Sonra kurtulamazsınız.

    4- Rum-31
    “Müniybiyne ileyhi.”
    Rabbine dön (ulaş).

    5-Fecr-28
    “İrci’ıy ilâ rabbiki.”
    Rabbine dön (rücu et, geri dönerek ulaş).

    6-Zariyat-50
    “Fefirrû ilallah.”
    Öyleyse Allah’a kaç (Allah’a sığın).

    7-Lokman-15
    “Vettebi’sebiyle men enâbe illeyy.”
    Bana ulaşanın yoluna tabi ol.

    8-Şura-47
    “İsteciybû lirabbiküm min kabli en ye’tiye yevmün lâ meredde lehü minallâh.”
    Allah’tan çare olmayacak gün (ölüm günü) gelmeden önce Rabbinizin davetine icabet edin.

    9-Yunus-25
    “Vallahü yed’û ilâ dârüsselâm ve yehdi men yeşaü ilâ sıratı mustakıym.”
    Allah teslim yurduna davet eder ve (kendisine ulaştırmayı) Mustakıyme (Allah’a ulaştıran yola) ulaştırır.

    10-Rad-21
    “Velleziyne yasilune ma emerallahü bihi en yus’ale.”
    Ve onlar Allah’ın, Allah’a ulaştırılmasını emrettiği şeyi (ruhu) Allah’a ulaştırırlar.

  2. #2

    Üye
    Üyelik tarihi
    06-06-2006
    Mesajlar
    3
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @tarikay72
    Rad-20
    “Elleziyne yûfûne bi’ahdillâhi ve lâ yenkudûnel misâak.”
    Onlar ki Allah’ın ahdini yerine getirirler, misaklerini bozmazlar.

    Rad-21
    “Velleziyne yasilune ma emerallahü bihi en yus’ale.”
    Ve onlar Allah’ın, Allah’a ulaştırılmasını emrettiği şeyi (ruhu) Allah’a ulaştırırlar.

    Rad-25
    “Velleziyne yankudune ahdallahi min badi misakihi ve yaktaune ma emerallahu bihi en yus’ale ve yufsidune filardı. Ulaike lehümül lânetü ve lehüm suiddar.”
    Ve onlar ki misaklerinden (Allah’a misak verdikten) sonra Allah’a (verdikleri) ahdlerini nakzederler (bozarlar, yerine getirmezler) ve Allah’ın O’na (Allah’a) ulaştırılmasını emrettiği şeyi keserler (ruhlarını Allah’a ulaştırmazlar).

  3. #3

    Üye
    Üyelik tarihi
    15-06-2006
    Mesajlar
    42
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @uyarıcı
    Alıntı tarikay72 Nickli Üyeden Alıntı
    Rad-20
    “Elleziyne yûfûne bi’ahdillâhi ve lâ yenkudûnel misâak.”
    Onlar ki Allah’ın ahdini yerine getirirler, misaklerini bozmazlar.

    Rad-21
    “Velleziyne yasilune ma emerallahü bihi en yus’ale.”
    Ve onlar Allah’ın, Allah’a ulaştırılmasını emrettiği şeyi (ruhu) Allah’a ulaştırırlar.

    Rad-25
    “Velleziyne yankudune ahdallahi min badi misakihi ve yaktaune ma emerallahu bihi en yus’ale ve yufsidune filardı. Ulaike lehümül lânetü ve lehüm suiddar.”
    Ve onlar ki misaklerinden (Allah’a misak verdikten) sonra Allah’a (verdikleri) ahdlerini nakzederler (bozarlar, yerine getirmezler) ve Allah’ın O’na (Allah’a) ulaştırılmasını emrettiği şeyi keserler (ruhlarını Allah’a ulaştırmazlar).



    E ee soruyorum bu ayetler neyin delili?
    MÜRŞİDİNE TÂBî OLMAYAN
    KİŞİ TEVHİDİN DIŞINDADIR.
    nedek bu böyle şeymi olur ?tevhid elde etmek için Allah kendisine ortakmı kıldı?!!!!nerde yazıyor?sonra sen fırka yazıyon ve diyorsunki sıratı mustakime tabi olmak tasavvuf fırkasına tabi olmayı gerektirir ?yoksa kurtuluş olmaz .Nerden bildin o getirdiğin ayetleri tevil etme onları tefsirlerden oku.bak bakalım omu anlaşılıyor.tefsir diyorum günümüzde yazılanlardan okuma onlar cahil zaten ..Sen ne kadar büyük laf ediyorsun hangi tarikay olursa olsun buna tabi olanlar kurtulur öylemi ?!!!Sen bunu demekle insanlara nasıl bir yol gösteriyorsun cahil.tarikata girip yan gelip yatan insalar senin bu dediğine gövenip cehenneme giderseler onları senmi kurtaracan?
    İslamı yaşamak için tasavvuf gerekli değildir. tarikatta gerekli değildir .islamda fırkalar caiz değildir.fırkalaşmak hiç bir zaman vahdeti yani birliği sağlayamaz. ancak fitne cıkarır .Zaten bunlarda kendi aralarında anlaşamıyorlar.kendilerine hayırları yok insanlara ne yapabilirler?

    bak bakalım sıratı mustakim vasıfları bu fırkalarda varmı ? demokrasiye inanan kafir ve zalimleri desdekleyen oy verip bu ilahları ikdidar yapan ve kafirlerin cenazelerini kılan bu şeyhlerden şirk içinde olanların nasıl bu hak yolda oldukları iddia edilebilir?Laik sistemde her zaman onları desdeklemişlerdir bunlar sıkışıncada avrupa insan mahkemesine başvuruyorlar ?Allah ın hükümlerini bırakıp hakkı kafirlerden istiyolar gafiller? Hem kendileri sapıyor hemde cahilleri saptırıyorlar

  4. #4
    mustafa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Profesör
    Üyelik tarihi
    08-06-2006
    Yer
    Ankara
    Yaş
    34
    Mesajlar
    986
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @mustafa
    MÜRŞİDİNE TÂBî OLMAYAN
    KİŞİ TEVHİDİN DIŞINDADIR.


    bu söz çok saçma!

  5. #5

    Üye
    Üyelik tarihi
    15-06-2006
    Mesajlar
    42
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @uyarıcı
    teşekkürler mustafa bende onu anlatmaya calışıyorum!

  6. #6
    Zeynep Özmen - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektar Emektar Üye emektar
    Üyelik tarihi
    07-06-2006
    Mesajlar
    1.653
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Zeynep Özmen
    murşide tabi olmak şart değildir kimse böyle bir şey demedi nerden çıktı bu sözde anlamışta değilim

  7. #7

    Üye
    Üyelik tarihi
    15-06-2006
    Mesajlar
    42
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @uyarıcı
    yukarıda yazılanları okumadınmı sen???

  8. #8

    Üye
    Üyelik tarihi
    15-06-2006
    Mesajlar
    42
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @uyarıcı
    nurfer daha acık yaz sen ne düşünüyorsun bu konuda bilelim

  9. #9

    Üye
    Üyelik tarihi
    14-06-2006
    Mesajlar
    25
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @kuzucuk
    arkadaşlar konuyu açan şahıs Mihr in bir elemanı. Sapık tarikatcilere dikkat edin aklınızı karıştırmasınlar. İmam-ı Rabbani Hazretlerinin mektubatından aktarıyım. Bu şahsın söylediği gibi şeriat=tarikat yada tasavvuf değildir. Tasavvufda gaye ihlası elde etmektir. Ayn-ul yakin, hakk-ul yakin ilm-ul yakin. İmam-ı Rabbani Hazretleri bir başka mektubunda da tasavvuf yolculuğunda sonra varmış bir Veli Ehlisünnet alimlerinin söylediği sözlerden başka birşey söylemez der.

    Allahü teâlâ, hepimize, Muhammed Mustafâ efendimizin dîninin hakîkatini bildirsin ve bu hakîkata kavuştursun! Âmîn.

    Şeriat üç kısmdır: İlm ve amel ve ihlâs [yâni islâmiyetin emir ve yasak ettiği şeyleri öğrenmek ve öğrendiklerini yapmak ve herşeyi yalnız, Allahü teâlâ için yapmaktır]. Bu üçüne kavuşmıyan kimse, şeriate kavuşmuş olmaz. Bir kimse, şeriate kavuşunca, Allahü teâlâ, ondan râzı olur. Allahü teâlânın râzı olması, sevmesi de, bütün dünya ve âhıret saadetlerinin en üstünü ve kıymetlisi olduğunu, İmrân sûresi onbeşinci ve sûre-i Tevbenin yetmişüçüncü âyetleri bildirmektedir. O hâlde, şeriat, dünya ve âhıretteki bütün saadetleri ele geçirten bir sermâyedir.


    Şeriatin dışında aranılacak, imrenilecek hiçbir iyilik yoktur. Tasavvuf büyüklerinin kazandıkları, tarîkat ve hakîkat, şeriatin yardımcıları, hizmetcileri olup, şeriatin üçüncü kısmı olan ihlâsı elde etmeye yarar. Tarîkata ve hakîkata baş vurmak, şeriati tamamlamak içindir. Yoksa, şeriatten başka birşeyler ele geçirmek için değildir. Tasavvuf yolcularının, o yolculukta gördükleri, tattıkları, ahvâl, mevâcîd, ulûm ve marifetler, imrenilecek, istenilecek şey değildir. Hepsi, evhâm ve hayâlât gibi, geçici şeylerdir. O yolcuları terbiye için, ilerletmek için, vâsıtadan başka birşey değildir. Bunların hepsini geçip arkada bırakıp, (Rıza makamı)na varmak lâzımdır. Sülûk ve cezbe yolculuğundaki makamların, konakların nihâyeti, rıza makamıdır. Çünkü, tarîkat ve hakîkat yolculuğundan maksat, ihlâs elde etmektir. İhlâs da, rıza makamında hâsıl olmaktadır.


    Tasavvuf yolcularının onbinlerde birini, ancak, üç türlü tecellîlerden marifete dayanan müşâhedelerden kurtarıp, ihlâsa ve makam-ı rızaya ulaştırmakla şereflendirirler. Hakîkati göremiyen zevallılar, ahvâl ve mevâcîdi, birşey sanır. Müşâhedeleri, tecellîleri arzu eder. Böylece, yolda kalıp, vehm ve hayâlden kurtulamaz ve şeriatin kemâline kavuşamazlar. [Şûrâ sûresinin onüçüncü] âyetinde meâlen, (Allahü teâlâ kullarından dilediğini, kendisine seçer. Başkasından yüz çevirip, yalnız onu istiyenlere, kendine kavuşturan yolu gösterir) buyuruldu. [Yâni Allahü teâlâ, dilediklerine doğru yolu ihsân eder. İstiyenleri de, adaleti ile, arzularına kavuşturur. Adaleti herkese şâmildir.] İhlâs makamına ve rıza mertebesine kavuşmak için, bu ahvâl ve mevâcîdden geçmek ve bu ilim ve marifetleri edinmek lâzımdır.

  10. #10

    Üye
    Üyelik tarihi
    15-06-2006
    Mesajlar
    42
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @uyarıcı
    sen kidensin yosa süleymancımısın rabbaniyi okuduğuna göre orada vahdedi vücüttan bahsediyor okudunmu onu ?vahdeti vücut nedir bilyormusun???

  11. #11
    Enes - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli Admin
    Üyelik tarihi
    06-06-2006
    Yer
    bâbil...
    Yaş
    33
    Mesajlar
    6.779
    Adı geçen
    70 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Enes
    Konu yönetim kararı ile açıldı...

    ve forum kurallarının dışına çıkmamak şartı ile tartışma yapılabilir...

  12. #12

    Üye
    Üyelik tarihi
    14-06-2006
    Mesajlar
    25
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @kuzucuk
    bir yerden mi olmak gerekiyor

    evet vahdet-i vücut nedir ne demek ister bazılarını niye yanlış anlar hepsini biliyoruz.

  13. #13

    Üye
    Üyelik tarihi
    15-06-2006
    Mesajlar
    42
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @uyarıcı
    ha sen bunları biliyon ve şöyle diyon hemi bu mesele herkesin anlamayacagı kadar derin zahirde küfür gibi görünsede batında farklı peki ben birisine sövsem ve desem ki sen yanlış anladın bu farklı olurmu?Adam diyorki her şey Allah dır ne demek bu şimdi bunu ebu hanifemi demiş kim demiş birkaç asalak derviş demişde ebu hanifeye gizli kalmış öylemi?DÜşünün

  14. #14

    Üye
    Üyelik tarihi
    14-06-2006
    Mesajlar
    25
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @kuzucuk
    sen bilirsin kardeş asalak olarak nitelediğin kişiler Allahın Veli kulları. Hiçkimseyi birşeye inandırmak gibi bir zorunluluğumuz yok. İstediğine inanabilirsin. Senin anladığın manada herşey Allahdır eşyayı Allahla birleşmiş olarak görmüyorlar. Bu kendi heva ve hevesinin peşinde koşan dinin kabuğunda kalmış zerzavatların görüşü. Ben sana ne anlatsam sen reddetceksin biliyorum. Çünkü ne beyin yapın nede kalbin benim söyleyeceklerimi anlamaya müsait değil.

  15. #15
    İmandanihsana - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Doçent
    Üyelik tarihi
    09-06-2006
    Yer
    istanbul/kadıkö
    Yaş
    30
    Mesajlar
    524
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @İmandanihsana
    bravo kuzucuk

  16. #16
    Metin mete - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üye
    Üyelik tarihi
    26-06-2006
    Mesajlar
    39
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Metin mete
    http://www.iskenderalimihr.com/


    Lütfen buraya bir göz atin.Bu linkte onun hakkinda her sey mevcut.

    (YUNUS37) Bu Kur’an, Allah’tan (indirilmiş olup) başkası tarafından uydurulmamıştır. Fakat o kendinden öncekileri doğrulayıcı ve Kitabı açıklayıcı olarak, indirilmiştir. Bunda hiçbir şüphe yoktur. (O) âlemlerin Rabbi tarafındandır.

    Kuranin aciklamasi yetmedi simdide bu sehycikler cikti mehtiler Allah sonumuzu hayir etsin.

Sayfa 1/2 12 Son

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Cevaplar: 4
    Son Mesaj: 22-08-2014, 16:25
  2. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 04-07-2012, 14:18
  3. Kuran-ı Kerim’i hatmetmek niyetiyle cüz dağıtmak caiz midir?
    By Ehl-i Sünnet in forum DİNİ SORULARINIZ
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 27-06-2012, 11:43
  4. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 02-05-2011, 12:01
  5. Yuvayi disi kus yapar
    By berraksu in forum AİLE ve ÇOCUK
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 28-01-2007, 01:11

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Giriş

Facebook platformu Giriş