Etiketlenen üyelerin listesi

AKINCILAR Bin atlı akınlarda çocuklar gibi sendik Bin atlı o gün dev gibi bir orduyu yendik Haykırdı ak tolgalı beylerbeyi "ilerle" Bir yaz günü geçtik turadan kafilelerle Simsek gibi atıldık bir semte yedi koldan Simsek gibi Türk atlarının geçtiği yoldan

Bu konu 5273 kez görüntülendi 8 yorum aldı ...
Yahya Kemal Beyatlı Şiirleri 5273 Reviews

    Konuyu değerlendir: Yahya Kemal Beyatlı Şiirleri

    5 üzerinden | Toplam: 0 kişi oyladı ve 5273 kez incelendi.

  1. #1
    Zeynep Özmen - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektar Emektar Üye emektar
    Üyelik tarihi
    07-06-2006
    Mesajlar
    1.653
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Zeynep Özmen

    AKINCILAR

    Bin atlı akınlarda çocuklar gibi sendik
    Bin atlı o gün dev gibi bir orduyu yendik

    Haykırdı ak tolgalı beylerbeyi "ilerle"
    Bir yaz günü geçtik turadan kafilelerle

    Simsek gibi atıldık bir semte yedi koldan
    Simsek gibi Türk atlarının geçtiği yoldan

    Bir gün yine doludizgin atlarımızla
    Yerden yedi kat arsa kanatlandık o hızla

    Cennette bu gün gülleri açmış goruruzde
    Hala o kızıl hatıra gitmez gözümüzde

    Bin atlı akınlarda çocuklar gibi sendik
    Bin atlı o gün dev gibi bir orduyu yendik

    Yahya Kemal Beyatlı

  2. #2
    Yusuf Bahar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Profesör
    Üyelik tarihi
    06-10-2006
    Yer
    Mardin-Kızıltep
    Yaş
    34
    Mesajlar
    954
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Yusuf Bahar


    Artarak gönlümün aydınlığı her saniyede
    Bir mehabetli sabah oldu Süleymaniye’de
    Kendi gök kubbemiz altında bu bayram saati,
    Dokuz asrında bütün halkı, bütün memleketi
    Yer yer aksettiriyor mavileşen manzaradan,
    Kalkıyor tozlu zaman perdesi her an aradan.
    Gecenin bitmeğe yüz tuttuğu andan beridir,
    Duyulan gökte kanad, yerde ayak sesleridir.
    Bir geliş var!.. Ne mübarek, ne garib alem bu!..
    Hava boydan boya binlerce hayaletle dolu…
    Her ufuktan bu geliş eski seferlerdendir;
    O seferlerle açılmış nice yerlerdendir.
    Bu sukünette karıştıkca karanlıkla ışık
    Yürüyor, durmadan, insan ve hayalet karışık;
    Kimi gökten, kimi yerden üşüşüp her kapıya,
    Giriyor, birbiri ardınca, ilahi yapıya.
    Tanrının mabedi her bir tarafından doluyor,
    Bu saatlerde Süleymaniye tarih oluyor.
    Ordu-milletlerin en çok döğüşen, en sarpı
    Adamış sevdiği Allah’ına bir böyle yapı.
    En güzel mabedi olsun diye en son dinin
    Budur öz şekli hayal ettiği mimarının.
    Görebilsin diye sonsuzluğu her yerden iyi,
    Seçmiş İstanbul’un ufkunda bu kudsi tepeyi;
    Taşımış harcını gazileri, serdarıyle,
    Taşı yenmiş nice bin işcisi, mimarıyle.
    Hür ve engin vatanın hem gece, hem gündüzüne,
    Uhrevi bir kapı açmiş buradan gökyüzüne,
    Taa ki geçsin ezeli rahmete ruh orduları..
    Bir neferdir bu zafer mabedinin mimari.
    Ulu mabed! Seni ancak bu sabah anlıyorum;
    Ben de bir varisin olmakla bügün mağrurum;
    Bir zaman hendeseden abide zannettimdi;
    Kubben altında bu cumhura bakarken şimdi,
    Senelerden beri ru’yada görüp özlediğim
    Cedlerin mağfiret iklimine girmiş gibiyim.
    Dili bir, gönlü bir, imanı bir insan yığını
    Görüyor varliğının bir yere toplandığını;
    Büyük Allah’ı anarken bir ağızdan herkes
    Nice bin dalgalı Tekbir oluyor tek bir ses;
    Yükselen bir nakaratın büyüyen velvelesi,
    Nice tuğlarla karışmış nice bin at yelesi!
    Gördüm ön safta oturmuş nefer esvaplı biri
    Dinliyor vecd ile tekrar alınan Tekbir’i
    Ne kadar saf idi siması bu mu’min neferin!
    Kimdi? Banisi mi, mimarı mı ulvi eserin?
    Taa Malazgirt ovasından yürüyen Türkoğlu
    Bu nefer miydi? Derin gözleri yaşlarla dolu,
    Yüzü dünyada yiğit yüzlerinin en güzeli,
    Çok büyük bir iş görmekle yorulmuş belli;
    Hem büyük yurdu kuran hem koruyan kudretimiz
    Her zaman varlığımız, hem kanımız hem etimiz;
    Vatanın hem yaşıyan varisi hem sahibi o,
    Görünür halka bu günlerde teselli gibi o,
    Hem bu toprakta bugün, bizde kalan her yerde,
    Hem de çoktan beri kaybettiğimiz yerlerde.
    Karşı dağlarda tutuşmus gibi gül bahçeleri,
    Koyu bir kırmızılık gökten ayırmakta yeri.
    Gökte top sesleri var, belli, derinden derine;
    Belki yüzlerce şehir sesleniyor birbirine.
    Çok yakından mı bu sesler, cok uzaklardan mı?
    Üsküdar’dan mı? Hisar’dan mı? Kavaklar’dan mı?
    Bursa’dan, Konya’dan, İzmir’den, uzaktan uzağa,
    Çarpıyor birbiri ardınca o dağdan bu dağa;
    Şimdi her merhaleden, taa Beyazıd’dan, Van’dan,
    Aynı top sesleri birbir geliyor her yandan.
    Ne kadar duygulu, engin ve mübarek bu seher!
    Kadın erkek ve çocuk, gönlü dolanlar, yer yer,
    Dinliyor hepsi büyük hatıralar rüzgarını,
    Çaldıran topları ardınca Mohaç toplarını.
    Gökte top sesleri, bir bir, nerelerden geliyor?
    Mutlaka her biri bir başka zaferden geliyor:
    Kosva’dan, Niğbolu’dan, Varna’dan, İstanbul’dan..
    Anıyor her biri bir vak’ayı heybetle bu an;
    Belgrad’dan mı? Budin, Eğri ve Uyvar’dan mı?
    Son hudutlarda yücelmiş sıra-dağlardan mı?
    Deniz ufkunda bu top sesleri nerden geliyor?
    Barbaros, belki, donanmayla seferden geliyor!..
    Adalar’dan mı? Tunus’dan mı, Cezayir’den mi?
    Hür ufuklarda donanmış iki yüz pare gemi
    Yeni doğmuş aya baktıkları yerden geliyor;
    O mübarek gemiler hangi seherden geliyor?
    Ulu mabedde karıştım vatanın birliğine.
    Çok sükür Tanrıya, gördüm, bu saatlerde yine
    Yaşıyanlarla beraber bulunan ervahı.
    Doludur gönlüm ışıklarla bu bayram sabahı.

    YAHYA KEMAL BEYATLI

  3. #3
    Ahver - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektar Emektar Üye emektar
    Üyelik tarihi
    24-07-2007
    Mesajlar
    2.873
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Ahver

    MİHRİYÂR

    Zambak gibi en güzel çağında
    Serpildi deniz nefesleriyle;
    Sâf uykusunun salıncağında
    Sallandı balıkçı sesleriyle.

    Simâsı zaman zaman parıldar
    Bir sâhilin en güzel yerinde.
    Hâlâ görünür geçen asırlar
    Bir bir, koyu mâvi gözlerinde.

    Her gezmeğe çıkmasıyla her yer
    Bir zevkini andırır bahârın.
    Endâmını zanneder görenler
    Bir bestesi eski bestekârın.

    Hayrân olarak bakarsınız da
    Hulyânızı fetheder bu hâli:
    Beş yüz sene sonra karşınızda
    İstanbul fethinin hayâli

    Yahyâ Kemâl Beyatlı

  4. #4
    nekwa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektar Emektar Üye emektar
    Üyelik tarihi
    24-02-2007
    Yer
    Fatihin Fatihi
    Yaş
    30
    Mesajlar
    1.629
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @nekwa




    Hâfız'ın kabri olan bahçede bir gül varmış;
    Yeniden hergün açarmış kanayan rengiyle,
    Gece, bülbül ağaran vakte kadar ağlarmış
    Eski Şiraz'ı hayâl ettiren âhengiyle.

    Ölüm âsûde bahar ülkesidir bir rinde;
    Gönlü her yerde buhurdan gibi yıllarca tüter,
    Ve serin serviler altında kalan kabrinde
    Her seher bir gül açar; her gece bir bülbül öter.


    y.k.beyatlı

  5. #5
    eylül - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    16-12-2006
    Yer
    mavera...
    Mesajlar
    5.223
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @eylül
    Ülfet belâlı şey, fakat uzlet sıkıntılı,
    Bilmem nasıl geçirmeliyim son beş, on yılı?

    İnsanlar anlaşıldı. Cihanın da sırrı yok,
    Kalsaydı tirkeşimde bugün tek bir altın ok

    En tatlı bir hayal için atmazdım ufkuma. ,
    Dalsın yakında gözlerim artık son uykuma!

    "Yalnız duyan yaşar" sözü, derler ki doğrudur
    "Yalnız duyan çeker" derim, en doğru söz budur.

    Gördüm ve anladım yaşamak macerasını,
    Bâkiyse ruh eğer dilemezdim bekasını.

    Hülyası kalmayınca hayâtın ne zevki var?
    Bitsin, hayırlısıyle, bu beyhude sonbahar!

    Ölmek değildir ömrünüzün en fecî işi,
    Müşkül budur ki ölmeden evvel ölür kişi.

  6. #6
    z£LaL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    12-10-2009
    Yer
    izmit/istanbul
    Mesajlar
    3.828
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @z£LaL


    biçare gönüller ne giden sevgilidir bu
    hicranlı hayatın ne de son matemidir bu

  7. #7
    Ağlama karanfil - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Ordinaryus
    Üyelik tarihi
    30-01-2008
    Yaş
    100
    Mesajlar
    1.041
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Ağlama karanfil
    Mehlika Sultana Aşık Yedi Genç

    Mehlika Sultan’a âşık yedi genç
    Gece şehrin kapısından çıktı:
    Mehlika Sultan’a âşık yedi genç
    Kara sevdalı birer âşıktı.


    Bir hayâlet gibi dünya güzeli
    Girdiğinden beri rü’yâlarına;
    Hepsi meshûr, o muammâ güzeli
    Gittiler görmeye Kaf dağlarına.


    Hepsi, sırtında aba, günlerce
    Gittiler içleri hicranla dolu;
    Her günün ufkunu sardıkça gece
    Dediler: ”Belki bu son akşamdır”


    Bu emel gurbetinin yoktur ucu;
    Daimâ yollar uzar, kalp üzülür:
    Ömrü oldukça yürür her yolcu,
    Varmadan menzile bir yerde ölür.


    Mehlika’nın kara sevdalıları
    Vardılar çıkrığı yok bir kuyuya,
    Mehlika’nın kara sevdalıları
    Baktılar korkulu gözlerle suya.


    Gördüler: ”Aynada bir gizli cihân..
    Ufku çepçevre ölüm servileri…..”
    Sandılar doğdu içinden bir ân
    O, uzun gözlü, uzun saçlı peri.


    Bu hâzin yolcuların en küçüğü
    Bir zaman baktı o viran kuyuya.
    Ve neden sonra gümüş bir yüzüğü
    Parmağından sıyırıp attı suya.


    Su çekilmiş gibi rü’yâ oldu!..
    Erdiler yolculuğun son demine;
    Bir hayâl âlemi peydâ oldu
    Göçtüler hep o hayâl âlemine.


    Mehlika Sultan’a âşık yedi genç
    Seneler geçti, henüz gelmediler;
    Mehlika Sultan’a âşık yedi genç
    Oradan gelmeyecekmiş dediler!..


    Yahya Kemal BEYATLI

  8. #8
    Yüzde bir - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Doçent
    Üyelik tarihi
    18-06-2011
    Mesajlar
    656
    Adı geçen
    1 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Yüzde bir


    SESSİZ GEMİ

    Artık demir almak günü gelmişse zamandan,
    Meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan.
    Hiç yolcusu yokmuş gibi sessizce alır yol;
    Sallanmaz o kalkışta ne mendil ne de bir kol.
    Rıhtımda kalanlar bu seyahatten elemli,
    Günlerce siyah ufka bakar gözleri nemli.
    Biçare gönüller! Ne giden son gemidir bu!
    Hicranlı hayatın ne de son matemidir bu!
    Dünyada sevilmiş ve seven nafile bekler;
    Bilmez ki giden sevgililer dönmeyecekler.
    Birçok gidenin her biri memnun ki yerinden,
    Birçok seneler geçti; dönen yok seferinden.

    [Yahya Kemal BEYATLI]


  9. #9

    Kısıtlı Erişim
    Üyelik tarihi
    13-05-2015
    Yer
    almanya
    Yaş
    38
    Mesajlar
    703
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @efonaltı
    bin Atlı ogün dev gibi bir orduyu yendik diyor" şair..Aaaaaahhhh !nerde o günler.Bin atlıya şimdi batılılar biniyor.

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Yahya kemal ve hırka-i saadet dairesi
    By ihvan23 in forum SERBEST KÜRSÜ
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 07-08-2013, 12:15
  2. Kemal Özer Şiirleri
    By AynAlı in forum Şairlerden Şiirler
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 05-11-2011, 02:09
  3. Yahya kemal ve hırka-i saadet dairesi.
    By ihvan23 in forum Sahabeler ve İslâmî Önderler
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 19-08-2009, 13:43
  4. Hz. Yahya (a.s)
    By semiko in forum Peygamberler Tarihi
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 26-03-2008, 23:24
  5. Yahya Garip Şiirleri
    By mücahit in forum Şairlerden Şiirler
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 15-09-2007, 14:39

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Giriş

Facebook platformu Giriş