Etiketlenen üyelerin listesi

Anket: islamda yönetim şekli nedir?

Uyarı: Bu bir açık Ankettir, bu Anketi bütün Üyelerimiz görebilir ve oy kullanabilirler.

s.a. resül s.a.v. şöyle buyurdu ; islamın düğümleri tek tek çözülecek , ilk dügüm yönetim son dügüm namaz olacak.... belki unutulan unutturulan ve farzların tacı olan yönetim islamda nedir?

Bu konu 17614 kez görüntülendi 98 yorum aldı ...
İslamda yönetim şekli nedir? 3.00 17614 Reviews

    Konuyu değerlendir: İslamda yönetim şekli nedir?

    5 üzerinden 3.00 | Toplam: 1 kişi oyladı ve 17614 kez incelendi.

Sayfa 2/7 İlk 1234567 Son
  1. #17

    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    15-10-2006
    Yer
    Karadeniz
    Mesajlar
    5.464
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @reis
    Pekala, Hz. Ebu Bekir, Hz. Ömer, Hz. Osman ve Hz. Ali'den sonrası için ne diyeceğiz...
    Onlardan sonra Adalet ile yönetilen ve Hilafet olmayan yerler yok mu..?

    Ünlü bir Prof. bir aralar günümüz için;
    "Dünyanın bütün Anayasalarını inceledim. İslam'ın adalet anlayışına en yakın Anayasa Almanya Anayasasıdır" demişti.

    Bu tespit doğru ise netceğuk..?

    İslam'dan olmayan yönetimler adil olamazlar mı..?
    Olamazlarsa Hazreti Peygamber'in henüz Müslüman olmayan Habeş Kralı Necaşi için kullandığı "Adil Kral" deyimi bir anlam ifade eder mi..?

    Hakkımız var mı ki Helal edelim..!

  2. #18

    Üye
    Üyelik tarihi
    24-05-2007
    Mesajlar
    12
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @abdulahad
    s.a. kardeşim
    dört halifeden sonrada halifeler vardı ve onlarda hilafet sistemini tatbik ettiler...
    ancak bazı halifeler yönetimde yanlış hatalı uygulamalar yaptılar.. zaten hiç bir yönetim ilahi değildir... insanlar yöneticidir hatalar olabilir ancak günümüzdeki gibi yada almanyadaki gibi yönetimin hakimiyetin beşere verildiği sistemlerde herşeyde adaletsizlik vardır.... ama hilafetin oldugu dönemlerde hep ölçü islam olmuş ama yanlış tatbikatta olmuştur... onun için müslümanlar 13. asır lider ümmet olmuştur...

    adalet ALLAHIN HÜKMÜNE BAĞLANMAKTIR... eğitimde Allahı ögretmek adalettir, yönetimde Allahı hükmeden hakim kabul etmek adalettir, cezada Allahın hükmünü uygulamak adalettir, ekonomide islam nizamına baglanmak adalettir, ictimai hayatta islama uymak adalettir vs....... yoksa prf... dediği adalet değildir... Allah adil olanları sever adaletli olmamaızı ister yani Ona uymamızı emreder yoksa almanyadan bugünkü yönetimden Allah razı değildir çünkü adalet yoktur...zaten kimse bugün türkiyede adaletin oldugunuda düşünmez....

    habeş kralı ve diğerleri hep yukardaki tanıma girer kardeşim... habeş kralı müslümanları koruma ve dinlerini yaşama konusunda adaletli oldugu için resül s.a.v. adil kral demiştir....

    Resül devlet başkanı olduğunda ve sahabiler ve sonraki yöneticiler hep adaletli olmuşlar şeriatı tatbik etmişlerdir...........

    Allaha emanet olunuz........

  3. #19

    Üye
    Üyelik tarihi
    24-05-2007
    Mesajlar
    12
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @abdulahad
    HİLAFET HAKKINDA ALİMLERİN GÖRÜŞLERİ islamdevleti.org 11 Ağustos 2007 Cumartesi İmam Kurtubi Bakara suresi 30.uncu (Muhakkak ki; Ben yeryüzünde bir Halife yaratacağım) ayetinin tefsirinde şöyle dedi:
    Bu ayet bir İmam veya bir Halife'nin seçiminde bir kaynaktır. Kelime onunla birleşik geldiği için; o işitilir ve ona itaat edilir. Hilafet Ahkamı onunla tatbik edilir ve buradaki farziyet hakkında Mutezili olan el-Asam dışında, ne imamlar arasında ne de ümmet arasında bir ihtilaf yoktur. [Tefsir-ul Kurtubi, 1/264]
    İmam Kurtubi şöyle yine dedi: Hilafet diğer sütunların kendisine dayandığı (asıl) sütundur.
    İmam Nevevi de şöyle dedi: Halife seçmenin tüm müslümanlar üzerine farz olduğu konusunda icma (alimlerin ittifakı) vardır. [Şerh-u Sahih Muslim, 12/105]
    İmam Gazali de Hilafetin kaybolmasının potansiyel sonuçlarını yazarken, şöyle dedi: Hakimler uzaklaştırılacak, Vilayet hükümsüz kılınacak .. bunların otoritedeki kararları icra edilmeyecek ve bütün insanlar, Haram sınırı üzerinde bulunacaktır. [el-İktisad fil İtikad, 240]
    İmam İbn Teymiyye ise, şöyle dedi: İnsanlar üzerinde hükmeden makamın (Hilafet görevi) Dinin en büyük farzlarından biri olduğunu bilmek vaciptir. Aslında onsuz Din Müessesesi yoktur. Bu (görüş), el-Fadl İbn İyad, Ahmed bin Hanbel ve diğerleri gibi Selefin görüşüdür. (Siyaseh Şeriyyeh, Liderliğe bağlılığın farziyeti bölümü)
    İmam Ebu'l Hasen el-Maverdi de şöyle dedi: İmamet (liderlik) Akdini yapmak, bütün ümmet üzerine, icmaen vaciptir. [el-Ahkamus Sultaniyyeh, 56]
    İmam Ahmed ise, şöyle dedi: Müslümanların işlerini yürütecek bir İmam (Halife) olmadığında, fitne meydana gelir.
    H.6.ıncı asrın ünlü alimlerinden Ebu Hafs Ömer en-Nesefi ise, şöyle dedi:
    Müslümanlar, açık bir şekilde; Hududları (ceza sistemini) yürüten ve hükümleri icra eden, (devlet) sınırlarını savunan, orduları techiz eden, Zekatı toplayan, (devlete karşı) isyan edenleri, casusları ve haydutları cezalandıran, Cumayı ve iki bayramı ikame eden ve (Allah'ın) kulları arasında çıkan ihtilafları çözen, meşru haklar konusunda şahitlerin şahitliğini kabul eden, evlenen gençlere ve ailesi olmayan fakirlere veren ve ganimetleri dağıtan bir İmam'a (Halife'ye) sahip olmalıdırlar.
    İmam el-Cuzeyri -ki, kendisi dört büyük mezhebin fıkhında uzmandır- dört imamın görüşlerini dikkate alarak şöyle demektedir: İmamlar (dört mezhebin imamları; Şafii, Hanefi, Maliki ve Hanbeli) -Allah onlara rahmet etsin- İmametin (Hilafetin) bir farz olduğu ve müslümanların Dinin hükümlerini tatbik eden ve zalimlere karşı haklarını veren bir İmam tayin etmelerinin vacip olduğu konusunda ittifak ettiler. [Fıkh'ul Mezahib'ul Erbaa (Dört Mezhebin Fıkhı) 5/416]
    İmam el-Heysemi ise, şöyle dedi: Bilinmektedir ki; Sahabeler, Peygamberlik döneminin sona ermesinden sonra, İmam seçmenin vacip olduğu hususunda icma ettiler. Muhakkak ki onlar; Peygamber (s.a.v.)in defnedilmesini terkederek, Halife seçimine yönelmek suretiyle; bu farziyetin, diğer farziyetlerden daha önemli olduğunu gösterdiler. [Savaik'ul Harakah,17]
    İmam eş-Şevkani Tefsir-ul Kur'an'il Azim adlı kitabının 2.nci cildinin, 215.inci sayfasında, şöyle yazmıştır: Bilinmesi İslam'dan zarurettir ki; İslam Müslümanların arasının bölünmesini ve topraklarının (birbirinden) ayrılmasını haram kılmıştır.
    Şöhretli imam, Hasan el-Maverdi El-Ahkamu's Sultaniyye kitabının 9.uncu sayfasında, şöyle demektedir: Ümmetin aynı vakitte iki İmam'a (lidere) sahip olması, haramdır.
    İmam en-Nevevi, Muğni el-Muhtac kitabının 4.üncü cildinin, 132.inci sayfasında şöyle demektedir: Araları uzak olsa ve dünyanın farklı yerlerinde bulunsalar bile, iki veya daha fazla İmam'a beyat vermek, caiz değildir.
    İmam Nevevi ayrıca Şerh-u Sahih'il Muslim kitabının 12. bölümünde, sayfa 231'de şunu da bildirmektedir: Eğer aynı vakitte birinden sonra diğeri için iki beyat verilirse, birinci biat geçerlidir ve bu kabul edilmeli ve tatbik edilmelidir. Oysa ikinci beyat geçersizdir ve kabul edilmesi haramdır. Bu; alimlerin çoğunun doğru olan görüşüdür. Onlar tek bir vakitte, İslam toprakları ne kadar gelişmiş ve büyümüş olursa olsun, iki Halife tayin etmenin caiz olmadığını benimsemişlerdir.
    İmam İbn Hazm el-Muhalla kitabının, 4.üncü cildinin, 360.ıncı sayfasında şöyle demektedir: Dünya üzerinde, bir İmam'dan fazlasının bulunması caiz değildir.
    İmam el-Cuzeyri, Fıkh'ul Mezahib'ul Erbaa kitabının 5.inci cildinin, 416.ıncı sayfasında, dört imamın görüşlerini dikkate alarak şöyle demektedir: İster ittifak isterse ihtilaf olsun, Müslümanlar için dünyada iki İmam'ın var olması haramdır.

  4. #20
    hamza-t - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üye
    Üyelik tarihi
    07-08-2007
    Yaş
    38
    Mesajlar
    77
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @hamza-t
    İslami cumhuriyeti bir bakıma anlarım. humeyniden örnek alırsak olabilir.
    Peki demokratik cumhuriyet saçmalığına 2 oy verilmiş. Herhalde yanlışlık oldu. Yoksa latife olarak kabul edeceğim.

  5. #21
    Ahi Evran - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektar Emektar Üye emektar
    Üyelik tarihi
    18-06-2007
    Yaş
    38
    Mesajlar
    1.700
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Ahi Evran
    İslam, tevhid, adalet...
    bunu gerçekleştirecek bir cumhuriyet dahi olabilir...
    saltanata verdiğimiz 1300 küsur yıllık şansı cumhuriyete de vermeliyiz...

  6. #22

    Üye
    Üyelik tarihi
    24-05-2007
    Mesajlar
    12
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @abdulahad
    islam cumhuriyeti diye bir yönetim olamaz ki !!!!

    resül s.a.v. in kurdugu devlet ve cennet ile müjdelenen ashab Hilafet yönetimini tatbik etmişlerdir... ve islamda tek yönetim şekli Hilafettir...şeri deliller bunu gösterir ............

  7. #23
    irregularman - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üye
    Üyelik tarihi
    21-08-2007
    Yer
    istanbul
    Yaş
    32
    Mesajlar
    11
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @irregularman
    şeriat Olmali Bence

  8. #24
    Cümle Mühendisi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektar Emektar Üye emektar
    Üyelik tarihi
    02-07-2006
    Yer
    İzmir
    Mesajlar
    2.093
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Cümle Mühendisi
    Şeriat...

  9. #25

    Profesör
    Üyelik tarihi
    18-08-2006
    Mesajlar
    783
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @kemalali
    İslam Hukukunu esas alan yönetim.

  10. #26
    leylinur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektar Emektar Üye emektar
    Üyelik tarihi
    26-06-2010
    Yer
    ankara
    Mesajlar
    2.329
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @leylinur
    soru: demokrasi küfür nizamı ise peki islam'ın yönetim şekli nedir?
    bu soruya cevap bulmak isteyenler okuyabilirler...


    http://www.rasidihilafet.org/kitaplar/Yonetim_Nizami/

    Mukaddime
    Giriş

    İslâm'da Hüküm (Yönetim)

    İslâm Devleti
    İslâm'da Yönetim Şekli
    İslâm'da Yönetim Şekli Krallık Değildir

    İslâm'da Yönetim Şekli Cumhuriyet Değildir

    İslâm'da Yönetim Şekli İmparatorluk Değildir

    İslâm'da Yönetim Şekli Federal Sistem de Değildir

    İslâm'da Yönetim Nizamı Hilâfet

    İslâm'da Yönetimin Esasları

    Egemenlik Şeriatındır

    Sulta (Otorite) Ümmete Aittir

    Tek Bir Halife Nasbetmek Farzdır

    Hükümleri Benimseme Hakkı Yalnız Halifenindir

    Devlet Organları

    Halife

    Halifede Aranan Şartlar

    Halifelik Akdinin Gerçekleşmesi İçin Aranan Şartlar

    Efdaliyeti (Üstünlüğü) Gerektiren Şartlar

    Hilâfet Sözleşmesinin Yapılması

    Zorla Yönetimi Ele Geçirmenin Hükmü

    Hilâfet Akdi Kimlerle Gerçekleşir?

    Halifeyi, Halifelik Makamına Kimler Getirir?

    Biat

    Hilâfete Talip Olmak

    Halifeyi Göreve Getirmenin Yolu

    Yerine Birini Tayin Etmek ya da Vasiyet Yoluyla Hilâfete Geçmenin Hükmü

    Velayet-i Ahd (Veliahtlık) Sistemi ile Hilâfete Geçmek

    Halifenin Başkanlık Süresi

    Halifenin Tayini İçin Müslümanlara Tanınan Süre

    Halife Tektir
    Halifenin Yetkileri
    Halifenin Yönetim Altında Bulunanların İşlerini İdare Keyfiyeti
    Halife Hüküm Benimseme Hususunda Şer'i Hükümlerle Kayıtlıdır
    Halifenin Azli
    Ümmetin Halifeyi Azletme Yetkisi Yoktur
    Halifeyi Azletme Yetkisi, Mezalim Mahkemesinin Elindedir
    Hilâfet Devleti Beşeri Bir Devlettir, İlahi Bir Devlet Değildir
    İslâm'da Liderlik Ferdîdir, Kolektif Değildir
    Muavinler
    Tefviz Muavinleri
    Tefviz Muavininde Aranan Şartlar
    Tefviz Muavinini Görevlendirme Şartları
    Tefviz Muavininin Görevi
    Tenfiz Muavini
    Cihad Emiri
    Dış İlişkiler Dairesi
    Savaş Dairesi
    İç Güvenlik Dairesi
    Sanayi Dairesi
    Ordu
    Ordunun Kısımları
    Ordunun Bayrak ve Sancakları
    Ordu Kumandanı Halifenin Kendisidir
    Ordunun Askeri ve İslâmi Kültürle Kültürlendirilmesi
    İslâm Devleti Sürekli Cihad Halindedir
    Valiler
    Valilerin Tayini ve Azledilmesi
    Valinin Yetkileri
    Halife Valilerin Uygulamalarını Araştırmalıdır
    Yargı
    Kadıların (Hakimlerin) Çeşitleri
    Hakimlerde Aranan Şartlar
    Hakimlerin Tayini
    Mahkemelerin Teşkili
    Muhtesib
    Muhtesibin Yetkileri
    Mezalim Hakimi
    Mezalim Hakimlerinin Atanması ve Azledilmesi
    Mezalim Hakiminin Yetkileri
    İdari Yapı
    İdari Yapı, Yönetim Değil, Yönetme Üslûbudur
    Genel Müdürlüklerin Teşekkülü, İşleri Gözetme Kapsamına Girer
    İdari Bölümler
    Genel Müdürlüklerin Yönetim Politikası
    Devlet Organlarında Görev Alma Hakkına Sahip Olanlar
    Devlet Memurları Ücretle Çalıştırılan Kimselerdir
    Ümmet Meclisi
    Şûra Hakkı
    Şûranın Hükmü
    Ümmet Meclisi Üyelerinin Seçimi
    Ümmet Meclisine Üyelik Süresi
    Ümmet Meclisine Üyelik
    Ümmet Meclisinin Yetkileri
    Herhangi Bir Engel Olmaksızın Konuşma ve Görüş Belirtme Hakkına Sahip Olmak
    İslâm'ın Eksiksiz Olarak ve Bir Defada Uygulanması Farzdır, İslâm Hükümlerinin Uygulanmasında Tedricilik Haramdır
    Zaruret Hallerinin Hükmü
    İslâm, Yönetimin Polisiye Yönetim Olmasını Haram Kılar
    İslâm, Müslümanlara Eziyet Etmeyi ve Onlara Karşı Casusluk Yapmayı Haram Kılmaktadır
    İslâm İle Hükmeden Müslüman Yöneticiye İtaat Etmek Farzdır
    Masiyette İtaat Yoktur
    Yöneticileri Denetlemek (Muhasebe Etmek) Müslümanlara Farzdır
    Apaçık Küfür İzhar Ettiği Takdirde Yönetici İle Çarpışmak Farzdır
    Siyasal Partilerin Varlığı, Farzı Kifayedir
    ve iste bu devletin
    anayasasına örnek birkaç madde;
    MADDE - 1: İslâm akidesi devletin esasını oluşturur. Öyle ki, İslâm akidesini esas kılmaktan başka hiçbir şeyin varlığı devletin yapısında, kuruluş veya kontrolünde yahut devletle ilgisi olan diğer bütün alanlarda geçerli olamaz. Aynı zamanda İslâm akidesi şer’î kanunlar ve anayasanın esasını oluşturur. İslâm akidesine aykırı olan kanun veya anayasa ile ilgili hiçbir şeyin bulunmasına müsaade edilmez.
    MADDE - 2: Dar-ül İslâm, içerisinde İslâm hükümleri tatbik edilen ve güvenliği İslâm güvenliği altında olan memleketlerdir. Dar-ül Küfür ise küfür nizamları uygulayan memleketler veya güvenliği İslâm güvenliği altında olmayan memleketlerdir.
    MADDE - 3: Halife, belirli şer’î hükümleri benimseyip anayasa ve kanunlar haline getirir. Bu konuda şer’î bir hüküm benimseyince yalnız bu şer’î hükümle amel edilmesi gerekir. Bu takdirde bir kanun meydana çıkmış olur ki bütün devlet yönetimi altında olanlar gizli ve açık olarak bu emre itaate mecbur olur.
    MADDE - 4: Halife, zekat ve cihattan başka ibadetlerde, şer’î herhangi belli bir hüküm benimseyemeyeceği gibi yine İslâm akidesine ilişkin fikirlerden herhangi bir fikri benimseyemez.
    MADDE - 5: İslâm uyruğunu taşıyan herkes, şer’î hukuklardan yararlanır. Ve yerine getirilmesi gereken işlerden sorumlu olur.
    MADDE - 6: Yönetimde, yargılamada veya idaresi altında bulunanların işlerini yürütmede ya da benzeri konularda, uyruğu arasında bir ayırım ve fark gözetmeye devletin hak ve yetkisi yoktur. O kadar ki, ırk, din, renk ve buna benzer şeyleri hesaba katmadan bütün topluma eşit gözle bakması gerekir.
    MADDE - 7: Devlet, İslâm uyruğunu taşıyan müslüman ve müslüman olmayan herkes üzerine İslâm şeriatını aşağıdaki şekilde tatbik eder:
    A- Bütün İslâm hükümlerini, bir hüküm dahi istisna etmeksizin, müslümanlara uygular.
    B- Müslüman olmayanlar inanç ve ibadetlerinde tamamen serbesttirler.
    C- İslâm'dan dönenlere mürted hükümleri uygulanır. Kendisi mürted olanlara hüküm böyledir. Fakat mürtedlerin çocukları olup da dünyaya gayrı müslim olarak gelenler, müşrik veya ehli kitab olmalarına göre gayrı müslim muamelesi görürler.
    D- Müslüman olmayanlar, yemekleri ve giyimleri hususunda şer’î hükümlerin izin verdiği oranda, kendi dinlerine göre muamele görürler.
    E- Evlenme ve boşanma işleri; müslüman olmayanlar arasında kendi dinlerine göre, müslümanlarla müslüman olmayanlar arasında ise, İslâm hükümlerine göre yapılır.
    F- Devlet; diğer karşılıklı ilişkiler, cezalar, beyyineler, ekonomi, yönetim nizamları ve bunlardan başka şer’î işlerle ilgili şeriat hükümlerini toplum üzerinde tatbik eder. Bu tatbikatta müslümanlarla müslüman olmayanlar arasında fark gözetmez. Ayrıca kendileriyle akid ve antlaşma yapılanlar, eman/korunmayı isteyenler ve İslâm yönetimi altında bulunanlar üzerinde tatbik edilecek hüküm, diğer devlet yönetimi altında bulunanlara veya uyruğa tatbik edileceği gibi tatbik edilir. Ancak elçiler, konsoloslar, geçici elçiler ve bunlara benzer kimseler diplomatik dokunulmazlığa sahiptirler.
    MADDE - 8: İslâm'ın dili Arapça’dır. Devletin kullanacağı dil yalnızca bu dildir.
    MADDE - 9: İctihad farz-ı kifayedir. Şartlarına uyan her müslüman ictihad yapabilir.
    MADDE - 10: Müslümanların hepsi de İslâm sorumluluğunu yüklenir. Bu nedenle İslâm'da din adamları sınıfı yoktur. Böyle bir sınıfın varlığı hissedilirse devlet bu oluşumu engellemelidir.
    MADDE - 11: İslâm Devleti'nin asli işi İslâm davetini yüklenmektir.
    MADDE - 12: Şer’î hükümler için yalnızca Kitap (Kur'an-ı Kerim), Sünnet (Hadis-i Şerif), sahabenin icması ve kıyas geçerli delillerdir.
    MADDE - 13: İnsanda suçsuzluk asıldır. Bir kimse ancak mahkeme kararıyla cezalandırılır. Nitekim hiçbir kimseye işkence yapmak kesinlikle caiz değildir. Her kim bunu yaparsa cezalandırılır.
    MADDE - 14: Fiillerde esas olan, şer’î hükümlere bağlanmaktır. Bu nedenle şer’î hüküm bilinmedikçe bir iş yapılamaz. Haramlılığına dair delili bulunmadıkça eşyalarda (maddede) aslolan ise mübahlıktır.
    MADDE - 15: Harama götüreceğine dair zannı galip olduğu zaman harama götüren vesile haramdır. Harama götürmesinden korkulduğundan dolayı o vesile haram olmaz.


    bkz:http://www.rasidihilafet.org/kitapla...leti/index.htm

  11. #27
    MÜTEŞEKKÜR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    17-08-2009
    Yaş
    57
    Mesajlar
    7.039
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @MÜTEŞEKKÜR
    İSLAM'DA SADECE "RAŞİDİ HİLAFET" YÖNETİM ŞEKLİ VARDIR.ASLA CUMHURİYET YOKTUR.İSLAM CUMHURİYETİ OLMAZ.ZİRA CUMHURİYET DEDİĞİNİZDE HALKIN KENDİ KENDİSİNİ YÖNETMESİ YANİ BİR NEVİ DEMOKRASİ REJİMİ OLMUŞ OLUYOR.YANLIŞ FİKİRLİ OLMAYIN...

    Hele de İslam'da krallık ve sultanlık yoktur.Ancak Osmanlı İmparatorluğuna hilafet Yavuz Sultan Süleyman'a geçmiştir.Lakin Osmanlı'da hilafetten öncede sultanlık vardı.Bu yüzden hem hilafet hem de sultanlık aynı bir arada yürümüştür.Hilafet makamı babadan oğula geçmeyeceğini de burada size duyururum.

    Hilafet makamı çok yüce bir makamdır.Ondan en üstün makam olan ŞARİ MAKAMI YANİ SİZİN ANLAYACAĞINIZ ŞEYHÜLİSLAMLIK MAKAMIDIR.BU MAKAMIN FETVASI OLMADAN HALİFE BİR ADIM ATAMAZ.ANCAK MUAMELATTA FİKRİ VE İCRAATI İSLAM'A UYGUN İSE BİR FETVA İLE BU DA YÖNETİM KANUNLARINA GEÇERLİ SAYILIR...

    ŞUNU DA HERKES BİLSİN Kİ DEMOKRASİLERDE İSLAM HUKUKU BAZA ALINMAZ.ÇÜNKÜ O BAŞLIBAŞINA İNSANLARIN DİLEDİKLERİNDE EKLENEN, EKSİLTİLEN, ERTELENEN VEYA LAĞV EDİLEN KANUNLARDIR.ŞERİATTA ALLAH'IN KANUNLARINDA LAĞV EDİLECEK HİÇBİR DURUM SÖZ KONUSU OLAMAZ.ANCAK İCTİHADLA HALK İÇİN BAZI DEĞİŞİKLİKLER VEYA EKLEMELER YAPILIR.BU DA KUR'AN'A UYGUN OLMAK ZORUNDADIR.

  12. #28
    Ağlama karanfil - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Ordinaryus
    Üyelik tarihi
    30-01-2008
    Yaş
    99
    Mesajlar
    1.044
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Ağlama karanfil
    Dabbetül arzı bekleyin o size yönetim şeklini söyleyecektir

  13. #29
    Ahter - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    01-10-2009
    Yer
    antalya
    Mesajlar
    5.291
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Ahter
    Alıntı MÜTEŞEKKÜR Nickli Üyeden Alıntı
    İSLAM'DA SADECE "RAŞİDİ HİLAFET" YÖNETİM ŞEKLİ VARDIR.ASLA CUMHURİYET YOKTUR.İSLAM CUMHURİYETİ OLMAZ.ZİRA CUMHURİYET DEDİĞİNİZDE HALKIN KENDİ KENDİSİNİ YÖNETMESİ YANİ BİR NEVİ DEMOKRASİ REJİMİ OLMUŞ OLUYOR.YANLIŞ FİKİRLİ OLMAYIN...

    Hele de İslam'da krallık ve sultanlık yoktur.Ancak Osmanlı İmparatorluğuna hilafet Yavuz Sultan Süleyman'a geçmiştir.Lakin Osmanlı'da hilafetten öncede sultanlık vardı.Bu yüzden hem hilafet hem de sultanlık aynı bir arada yürümüştür.Hilafet makamı babadan oğula geçmeyeceğini de burada size duyururum.

    Hilafet makamı çok yüce bir makamdır.Ondan en üstün makam olan ŞARİ MAKAMI YANİ SİZİN ANLAYACAĞINIZ ŞEYHÜLİSLAMLIK MAKAMIDIR.BU MAKAMIN FETVASI OLMADAN HALİFE BİR ADIM ATAMAZ.ANCAK MUAMELATTA FİKRİ VE İCRAATI İSLAM'A UYGUN İSE BİR FETVA İLE BU DA YÖNETİM KANUNLARINA GEÇERLİ SAYILIR...

    ŞUNU DA HERKES BİLSİN Kİ DEMOKRASİLERDE İSLAM HUKUKU BAZA ALINMAZ.ÇÜNKÜ O BAŞLIBAŞINA İNSANLARIN DİLEDİKLERİNDE EKLENEN, EKSİLTİLEN, ERTELENEN VEYA LAĞV EDİLEN KANUNLARDIR.ŞERİATTA ALLAH'IN KANUNLARINDA LAĞV EDİLECEK HİÇBİR DURUM SÖZ KONUSU OLAMAZ.ANCAK İCTİHADLA HALK İÇİN BAZI DEĞİŞİKLİKLER VEYA EKLEMELER YAPILIR.BU DA KUR'AN'A UYGUN OLMAK ZORUNDADIR.
    Yukarıda yazıda :Hele de İslam'da krallık ve sultanlık yoktur'' denmiş..Peki delili nedir?Eğer sultan Allahın hükmüyle hükmediyorsa neden olmasın?

  14. #30
    MÜTEŞEKKÜR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    17-08-2009
    Yaş
    57
    Mesajlar
    7.039
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @MÜTEŞEKKÜR
    Alıntı Ahter Nickli Üyeden Alıntı
    Yukarıda yazıda :Hele de İslam'da krallık ve sultanlık yoktur'' denmiş..Peki delili nedir?Eğer sultan Allahın hükmüyle hükmediyorsa neden olmasın?
    Sultandan halife olur.O da hilafet makamına uygun haiz kişi seçilebilir.Ancak devletin malını, arazilerini, ve parasını zimmetine geçirmesi asla caiz değildir.Halife sadece İslam kanunlarını yaşama yasama ve yürütmekle mükelleftir.Aksi takdirde şari makamının bir fetva yayınlamasıyla azl edilir.Osmanlı sultanları Yavuz Sultan Selim'de dahil, hem sultanlık hem de halifeliği bir arada yürütmüşlerdir..Tarih onları bir halife olarak değil, sultan olarak addetmiştir.Yani halife filancı sultan denilmemiştir.
    Halifeliğin fakir veya zengin olması veya babadan oğula geçmesi gibi şartı da yoktur.Mesela, Hz.Ali efendimiz fakirdi ama halifelik yaptığını herkes bilmektedir.

  15. #31

    emektar Emektar Üye emektar
    Üyelik tarihi
    24-12-2013
    Mesajlar
    2.436
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Hattabi
    Huzeyfe b. Yeman radıyallahu anh sahih bir hadiste Peygamberimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir:

    “Aranızda ‘nübüvvet(Peygamberlik)’ Allah’ın istediği kadar devam eder. Sonra onu kaldırmayı dilediği zaman kaldırır.

    Ondan sonra ‘nübüvvet tarzını (sistemini) sürdüren bir hilafet’ gelir. Allah’ın istediği kadar devam eder. Sonra onu kaldırmayı dilediği zaman kaldırır.

    Sonra ‘ısırıcı meliklik’ idaresi gelir. Allah’ın istediği kadar devam eder. Sonra onu kaldırmayı istediği zaman kaldırır.

    Sonra ‘zorba bir idare’ gelir. Allah’ın istediği kadar devam eder. Sonra onu kaldırmayı dilediği zamanda kaldırır.

    Sonra da ‘nübüvvet yolu üzere bir hilafet’ olur.

    [Ahmed b. Hanbel, Müsned: 4/273]

  16. #32

    Yasaklı
    Üyelik tarihi
    15-12-2011
    Yer
    Ankara
    Mesajlar
    4.295
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @CENGİZHAN
    Genel olarak bu başlıkta islamda yönetim şeklini
    HALİFELİK olarak zanneden kişiler yanılmaktadırlar...

    u gün yeryüzünde 60 kadar halkı Müslüman olan ülke varken, bu 60 ülke içinde bir tane bile olsa hilafet uygulayabilen ülke var mıdır..?? YOKTUR...
    sebep 0 ülkenin hiçbiri HİLAFETİ kuramaz.

    Bu nedenle Hilafet yönetim şekli bir HAYALDİR...

    Öncelikle KUR'AN-I KERİM TOPLUMLAR İÇİN BİR YÖNETİM
    ŞEKLİ TAYİN ETMEZ VE BİLDİRMEZ.....

    Bunu anlamı çok açık ve net olarak şudur ki...

    Yüce Allah toplumlara yönetim şekillerini kendilerinin
    tayin etmesini uygun görmüş ve insanları bu konuda
    serbest bırakmıştır...

    Bu gün yer yüzünde en düzgün yönetim şekli...

    Demokratik, laik, sosyal ve hukuk cumhuriyetidir....

Sayfa 2/7 İlk 1234567 Son

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Cevaplar: 38
    Son Mesaj: 22-02-2014, 02:40
  2. Muta Nikahı Nedir? Muta Nikahının İslamda Hükmü Nedir?
    By ibrahimi in forum DİNİ SORULARINIZ
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 13-09-2013, 23:16
  3. İslama Nisbetle Yönetim Şekli-Başyücelik İslam Devleti.
    By giriftar in forum SİZİN YAZDIKLARINIZ
    Cevaplar: 6
    Son Mesaj: 24-07-2012, 04:49
  4. İslamda burçların yeri nedir?
    By ziruh in forum DİNİ SORULARINIZ
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 19-03-2010, 13:33
  5. Kainatın Ölümü Nasıl Olacaktır?Kıyametin Oluş Şekli Nedir
    By Risale-i Nur Talebesi in forum RİSALE-İ NUR
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 08-03-2007, 21:07

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Giriş

Facebook platformu Giriş