Etiketlenen üyelerin listesi

İslam şeriatı dört bölümden ibarettir. 1- Fıkıh. 2- Kelam. 3- Ahlak. 4- Tasavvuf.

Bu konu 2089 kez görüntülendi 4 yorum aldı ...
Tasavvuf izahı 2089 Reviews

    Konuyu değerlendir: Tasavvuf izahı

    5 üzerinden | Toplam: 0 kişi oyladı ve 2089 kez incelendi.

  1. #1

    Üye
    Üyelik tarihi
    07-06-2006
    Mesajlar
    71
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Rojdi

    İslam şeriatı dört bölümden ibarettir.

    1- Fıkıh.

    2- Kelam.

    3- Ahlak.

    4- Tasavvuf.

    Fıkıh; helal ile haramı, sahih ile batılı açıklayan ilimdir, konusu namaz, zekat, oruç, hacc, alış-veriş, icare, vakıf, vasiyyet, feraiz, nikah, talak, hudud, hilafet gibi mükelleflerin fiil ve sözlerdir.

    Kelam, dini inaçlara isbatlamak için belgeleri serdederek varid olan şüpheleri izale eden ilimdir. Konusu, Allah'ın zat ile sıfatları ve ahiret ahvalıdır.

    Ahlak, iyi meziyetler edinmek, kötülerden korunmak için iyi ve çirkin davranmış ve hususiyetleri inceleyen ilimdir. Konusu; cömertlik, cimrilik, müsamaha, intikam, isar – başkasını kendinden üstün tutma – ve hodğamlık. Güler yüzlülük ve suratın asık olmaması...

    Tasavvuf; kemale ermek için ruhu, ibadet, zikir ve fikir gibi şeylerle terbiye ettirip nefsi kalb hastalıklarından tezkiye etme yolunu gösteren ilimdir. Konusu, zikir, fikir, ahlak, riya, muhabbet, buğz, tevazu ve kibir, hırs, mürakabe, mücahede ve tevekkül gibi şeylerdir. Yukarda yapılan açıklamadan anlaşıldığına göre şeriat dört dallı bir ağaç gibidir.

    Şeriaata –İslama- inanan herkesin mutlaka onun muhtevası olan bu dört dala da inanması gerekir. Çünkü ilm-i kelama ait olan Allah ve sıfatlarına ve fıkha ait olan namaz ve oruca iman etmek gerektiği gibi tasavvufa ait olan zikir, fikir ve ihlas gibi şeylere iman etmek de gerektir. Demek kelam ve fıkhı ilahi olduğu kadar tasavvuf da ilahidir. Zira Kur'an-ı Kerim kelam ve fıkıh meselelerinden söz ettiği gibi zikir, fikir ve ihlas gibi tasavvuf meselelerinden de söz etmiştir. Tasavvufu Hz. Ebubekir veya Hz. Ali'ye isnad etmek doğru değildir. Ayrıca "Herkesin mutlaka bir şeyhe intisab etmesi gerekir” diye bir şart yoktur. Böyle olsaydı mutlaka Kur'an veya sünnet bunu kesin olarak açıklayacak ve İslam'ın farzlarından biri kabul edecekti. Mesela kelam ve fıkhı için bir kelamcıya veya bir fakihe intisab etmek icab eder mi? Etmez. Etmediğine göre tasavvuf için de bir mutasavvıfa intisab etmek de icab etmez. Ve bunun için delil yoktur. İslam'ın kaynakları meydandadır. Ancak herkes için bilinmesi gereken kelam ve fıkhı meseleleri öğrenmek zorunlu olduğu kadar tasavvufi meseleleri öğrenmek de zorunludur. Yani kelamdan Allah'ı ve sıfatlarını bilip O'na iman etmek, fıkhıtan namaz, zekat, oruç ve hacc gibi meseleleri öğrenmek ve uygulamak vacib olduğu kadar zikri, fikri, ihlası, muhabbeti, öğrenmek ve onu uygulamak, riyakarlığı ve müslümanlara karşı buğzun haram olduğu bilmek ve ondan uzaklaşmak da vacibtir. Ancak bir kimse kelamcı veya fakih olmak isterse bir kelamcıdan veya fakihten mutlaka ders almak ve derse devam etmek mecburiyetindedir. Yoksa ne kelamcı ne fakih olur. Kezalık bir kimse mutasavvıf olmak istiyorsa mutlaka bir tasavvuf mürşidine devam etmesi lazımdır.

    Yalnız bugün mutasavvıf denilen kimselerin yüzde doksan sekizi mutasavvıf olmaktan ziyade birer tüccar, birer siyasidir. Gaye servet, şan, şeref ve makamdır. Bir mevlidhan veya bir duahan veya sanatkarın gayesi ne ise piyasada mevcut ehli tasavvufun çoğuda aynı gayeyi taşıyor. Dikkat edilsin hepsini kasd etmiyorum. Çoğu diyorum. Bakınız Cüneyd-i Bağdadi ne diyor: Tasavvuf Hakkın sendeki seni öldürmesi ve kendisiyle yaşatmasıdır. Yani İnsanın nefsini yok etmesi ve yalnız Hakk'ın irade ve ihtiyarıyla hareket etmesidir. Ma'ruf Kerhi de şöyle diyor: Tasavvuf, hakikatları almak ve yaratılmışların elinde her ne varsa hepsinden ümidi kesmektir. Tasavvuf iddiasında bulunan kimse bunların sözleriyle kendini ölçsün. Böyle olursa zaten ona sözümüz yoktur. Yoksa onun da söylemeye hakkı olamaz. Tasavvuf, ilmi fıkhı ve kelam ilminden sonra ortaya çıkmıştır. Çünkü Peygamberin (sav) irtihalinden sonra ilk önce Kur'an-ı Kerim bir araya getirildi. Bilahare uydurmacı ve yalancılardan korunmak gayesiyle hadislerin derlemesine başlandı. Sonra gün geçtikçe genişleyen İslam aleminde vaki olan hadis ve olaylara cevap vermek için ehli ilim, fıkıh ve kelamla meşgul olup bu sahada çok eser verdiler. Ve uzun zaman ulema sadece bununla iktifa ettiler. Fakat Gazali'nin dediği gibi sadece alış-veriş, icare, selam, nikah ve talak gibi meselelerle uğraşmak kalbe kasavet veriyor. Bunun için ulema ve mutasavvıflar islam''n bir bütünü olan zikir, fikir, mücahede, riyazet, ihlas muhabbet ve Allah korkusu gibi mefhumların üzerine durup zıdlarıyla birlikte açıklayıp hakkında eser yazdılar. Ve böylece tasavvuf ilmi de metodlu bir şekilde ortaya çıkmış oldu. Tasavvuf şahsında yazılmış eserlerin en güzeli Gazali'nin kitaplarıyla Ebu Talib al-Mekki'nin Kutü'l-Kulub ismindeki kitabıdır. Bu hususta İhyaül-Ulum kafi ve vafidir. Hülasa her müslüman – yani İslam'ı bilen ve onunla amel eden- hem kelamcı, hem fakih, hem ahlakcı, hem mütesavvıfdır. Çünkü İslam bunlardan ibarettir. Başka bir şekilde tasavvufu izah etmek doğru değildir. Avamın hurafe vehikayelerine ehemmiyet verilmemesi lazımdır.

  2. #2
    mustafa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Profesör
    Üyelik tarihi
    08-06-2006
    Yer
    Ankara
    Yaş
    34
    Mesajlar
    986
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @mustafa
    çok güzel kardeşim Allah senden razı olsun dosyaladım bilgileri

  3. #3

    Üye
    Üyelik tarihi
    15-06-2006
    Mesajlar
    42
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @uyarıcı
    BU tasnif yanlış bunun dayanagı nedir delil ?islam şeriatı 4 bölümden oluşur nedemek yazdıklarınıza dikkat edin ! bir yanlışı anlatırken başka bir yanlışa düşmeyin ...devam edecek

  4. #4
    Ercan Tekin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    25-09-2010
    Mesajlar
    5.628
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Ercan Tekin
    Tasavvuf, Hakkın sendeki seni öldürmesiyle kendisiyle yaşatmasıdır. Yani insanın nefsini yok etmesi ve yalnız Hakk'ın irade ve ihtiyarıyla hareket etmesidir. (Cüneyd-i Bağdadi hz. r.a)
    Bu izahat Tasavvufun kısa özeti gibi harika bir tanımlama olmuş. Çok beğendim.

  5. #5
    Okyanus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Ordinaryus
    Üyelik tarihi
    11-02-2008
    Mesajlar
    1.317
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Okyanus
    Allah razı olsun .

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 29-03-2015, 16:52
  2. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 08-02-2014, 00:44
  3. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 26-06-2011, 00:34
  4. Kadının Hafifçe Dövülmesinin Îzâhı
    By kemalali in forum İSLAMİ HAYAT
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 30-03-2010, 23:51
  5. Bir Sünnet Izahı
    By muğlakgölge in forum Sahabeler ve İslâmî Önderler
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 05-05-2008, 22:03

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Giriş

Facebook platformu Giriş