Etiketlenen üyelerin listesi

http://www.semazen.net/cuma_mesaj/011.jpg

Bu konu 2091 kez görüntülendi 4 yorum aldı ...
Hz. Mevlana 2091 Reviews

    Konuyu değerlendir: Hz. Mevlana

    5 üzerinden | Toplam: 0 kişi oyladı ve 2091 kez incelendi.

Konu: Hz. Mevlana

  1. #1
    Nuryolum - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üye
    Üyelik tarihi
    20-07-2006
    Mesajlar
    9
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Nuryolum


  2. #2
    emmargah - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektar Emektar Üye emektar
    Üyelik tarihi
    18-06-2006
    Mesajlar
    1.674
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @emmargah
    elhamdulillah yaa.bu gözyaşlarının sonu nereye varacak diye düşünüyordum hep şimdi birazda olsa rahatladım.teşekkür ederim

  3. #3
    zemahşeri - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Katılımcı Üye
    Üyelik tarihi
    11-07-2006
    Mesajlar
    196
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @zemahşeri
    Allah hepimize yardım etsin..

  4. #4
    emmargah - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektar Emektar Üye emektar
    Üyelik tarihi
    18-06-2006
    Mesajlar
    1.674
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @emmargah
    Nuryolum
    gerçekten Allah senden razı olsun

  5. #5
    Kimya_ı Saadet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektar Emektar Üye emektar
    Üyelik tarihi
    01-04-2013
    Yaş
    36
    Mesajlar
    2.052
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Kimya_ı Saadet
    UÇAN ADAM


    Mevlana denilince; yüzü aydınlık bir perde arkasında kalmış, yeşil kavuklu, yeşil kaftanlı, aksakallı bir dede gelir gözümün önüne. Tam olarak göremem ama ışığı parlar; nur inmiş gibi görünen ciddi ama sevimli yüzüne. O hep gözüme aksakallı dede gibi gözükür; fakat gerçekten ihtiyarlamış biri gibi değil. Niçin böyle hissederim, bilmiyorum. Sanki edepten aklanmıştır sakalları, sanki omuzları çökük duruşu sırf zikrindendir.


    Mevlana’yı düşününce birde uçmak gelir aklıma. Hani her küçük çocuğun hayallerine kıyısından köşesinden bir şekilde girmiştir ya uçmak… Sanırım Mevlana beni daha bir hayalperest yaptı. Semazenleri görürüz hep, Mevlevi kültürü olduğunu da biliriz. Onları izlerken manevi bir şeyler canlanır içimizde ama Mevlana’nın hissettiklerine yaklaşamayız bile. Sanki Mevlana sadece huzurlu değildi o anlarda, onun huşusu da bizimki gibi değildi. Sanki bir şeyler daha vardı onun semasında, bizim ne olduğunu anlayamadığımız. Hani namaza başlarken tekbir alıyoruz ya, hani her şeyi geride bırakıyoruz ya; sanki Mevlana da bedenini döndüğü yerde bırakıp ruhuyla tekbir aldığı âleme geçiyordu.


    Mevlana’yı uçar görüyorum ben. Sağ elini indirip sol elini kaldırdığında uçup gidiyor bence ruhundan yapılmış, sürekli kıvrılarak dönen bir aşk rüzgârında. Hani aslında birileri söyler, Mevlana sema yaparken yükselirmiş diye de, bize hep hikâye gibi gelir. Ama kim ne derse desin, o hikâye benim çocukluğumun en güzel hikâyesi, hayallerimin en özel öznesi ve manevi âlemimin en baş nişanesi.


    Aslında Mevlana bir çocukluk hikâyesinin öznesi olmaktan çok daha fazlası… Yazdığı o çok değerli Mesnevi’si tek başına, kendisinden habersiz insanlara onun özel kimliğini göstermeye yeter. Sadece çok iyi bir şair olmadığına, Allah aşkını nasıl içinde yoğurup kalbine sığdıramadığına ve o muhteşem dizelerine taşırdığına bütün dünya şahitlik etmiştir. Daha küçücükken tasavvufçular tarafından fark edildiğine, en özel eğitimlerden geçtiğine, dost hasretiyle yanıp tutuşup, kavuştuktan sonra onunla nasıl sınandığına tarih şahitlik etmiştir. Dahası Şems gibi bir dostu hak edecek önemde olmasına Allah şahittir.


    Mevlana babası gibi büyük bir ilim adamıydı. Camilerde vaazlar verir, insanları iyiye-doğruya çağırırdı. Ama kuru kuruya bir ilim, elbette hayallerimde uçurduğum bir insana yetecek bir yemek değil. O aşkı da kana kana içmek istiyordu. Susamıştı buna. Bir zaman geldi Allah o susuzluğu yeterince çektiğini düşünmüş olacak ki, Mevlana’ya Şems’i gönderdi. Mevlana susuzluğunu onunla giderdi. Şems ile yaptığı ilimler üstü sohbetlerinin temelinde daima ve en güçlü biçimde Allah sevgisi vardı.


    Aşk, tabiri caizse, Rabbimiz hakkında bir bilgi edinme yöntemidir. Mevlana aşkıyla, aynı tecrübelerden geçmeyenlerin asla anlayamayacağı bilgiler edindi. Tasavvufuyla, irfan ve aşk âleminde olgunlaştı. Belki Şems’ini kaybedince çok üzüldü, ama Mevlana asıl o zaman gerçek Mevlana oldu. Zaten Mevlana için ölüm yeniden doğmadır, gerçek sevgiliyle buluşma… İnsan ölünce, ruhu beden hapishanesinden kurtulup mutluluğa erişir. Şems’in ulaştığı mutluluğa, bir gün gelir, Mevlana da yetişir.


    Mevlana’nın en büyük özelliği devrinin âlimleri gibi kitabi bilgiyle yetinmeyip tasavvuf yoluyla ilahî aşka yönelmesidir. Onun dünyayı tarifi tasavvufunun da özünü anlatır bize: “Suyun gemi içinde olması geminin helakidir, gemin altındaki su ise geminin yürümesine yardımcıdır.”


    Mevlana, Belh’ten Anadolu’ya uzayan yolları aşarken büyümüş; Konya’da vuslatı bulmuş; 67 yıllık hayatını “hamdım, piştim, yandım” sözleriyle özetleyivermiştir.



    Elif Gönül




Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Mevlana
    By dedekorkut1 in forum Kapatılan Konular
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 05-05-2010, 13:18
  2. H.z Mevlana
    By ziruh in forum ŞİİR DEFTERİ
    Cevaplar: 4
    Son Mesaj: 15-05-2008, 12:24
  3. mevlana
    By hilal84 in forum FOTO / KARİKATÜR
    Cevaplar: 6
    Son Mesaj: 28-12-2006, 18:44
  4. Mevlana
    By NehiR in forum Kapatılan Konular
    Cevaplar: 19
    Son Mesaj: 13-12-2006, 19:18
  5. Hz.Mevlana'dan..
    By KeKe in forum FOTO / KARİKATÜR
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 03-12-2006, 23:38

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Giriş

Facebook platformu Giriş