Etiketlenen üyelerin listesi

MIMAR SINAN VE SÜLEYMANIYE Bugün Mimar Sinan’in, Türk ve Müslüman oldugunu veya devsirme olup, aslinin Ermeni, Rum, Bulgar ve hatta Arnavut oldugunu iddia edenler bile vardir. Bugün elimizdeki belgelerin hiçbiri onun intisap ettigi milleti tam olarak isbat etmeye imkân vermez. Fakat o, bir Osmanli Devleti mimaridir. Ve onun devrindedir ve onun sayesindedir ki, devletin her yerine ayni mimarî üslup yerlesmis, Osmanli mimari üslubu medeniyet tarihine bir mühür gibi kazinmistir. Mimar

Bu konu 2102 kez görüntülendi 2 yorum aldı ...
Mimar Sinan Ve SÜleymaniye 2102 Reviews

    Konuyu değerlendir: Mimar Sinan Ve SÜleymaniye

    5 üzerinden | Toplam: 0 kişi oyladı ve 2102 kez incelendi.

  1. #1
    melde - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Ordinaryus
    Üyelik tarihi
    07-06-2006
    Yer
    Ankara
    Mesajlar
    1.119
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @melde

    MIMAR SINAN VE SÜLEYMANIYE
    Bugün Mimar Sinan’in, Türk ve Müslüman oldugunu veya devsirme olup, aslinin Ermeni, Rum, Bulgar ve hatta Arnavut oldugunu iddia edenler bile vardir. Bugün elimizdeki belgelerin hiçbiri onun intisap ettigi milleti tam olarak isbat etmeye imkân vermez.

    Fakat o, bir Osmanli Devleti mimaridir. Ve onun devrindedir ve onun sayesindedir ki, devletin her yerine ayni mimarî üslup yerlesmis, Osmanli mimari üslubu medeniyet tarihine bir mühür gibi kazinmistir.

    Mimar Sinan, bu genis cografyada eserleriyle Osmanliyi temsil etmektedir. Osmanli ordusuna devsirme olarak intisap etmis ve ordu ile beraber, üç kitanin yetistigi dönemdeki mimarisini görmüs ve incelemis, kendi bilgi ve kabiliyetini de katarak yeni bir terkib meydana getirmistir.

    Iste Osmanli mimarisi dedigimiz bu üslub ancak böyle bir büyük devletle yasayip gelismistir. Sinan’in sanatini besleyen kaynak, ne tek basina Anadolu, ne Rumeli, ne de Arabistan’dir. Osmanli mimarisinde yegâne milli deha aramak veya milli bir unsura baglamak mânâsizdir. Nasil ki Osmanli tarihi üç kitada yasayan insanlarin kaderleriyle tesekkül eden bir bütünse, Osmanli mimarisi de bu tarihin zaman ve mekandaki beraberliginin bir tezahürüdür.

    Istanbul’u silüeti ile kucaklayan Süleymaniye Camii ve etrafindaki külliye, büyük sairlerin ne bir beyit ne de bir kelime çikartilip eklenemeyecek siirlerine benzer. Hamami, medresesi, imârethanesi ve kütüphânesi ile Süleymaniye Külliyesinin her tasi, her arsini kendi içinde ve çevresiyle bütünlesmis bir tablodur.

    Mimar Sinan sehrin tabîatiyla tenâsüp içerisinde tasarlayip meydana getirdigi bu eserle, Muhtesem Süleyman’in adini da yasatiyor.

    Osmanli devleti ile beraber büyüyüp gelisen Osmanli mimarisi Sinan’la zirveye ulasmistir.

    Osmanli kendi cografyasina kattigi hiç bir milletin medeniyetini temsil eden eserlerine dokunmamis onlari asma gayreti içinde olmus ve bunda da muvaffak olmustur.

    Iste bu zihniyet Osmanli’yi küçültmemis, niçin büyük oldugunu dünyaya belgelemistir. Ve bu eserler Osmanli’nin itibarini arttirmis, Osmanli da onlarin güzelligini...

  2. #2
    hod-ray
    Süleymaniye Camii’nin tarihçesi


    Kanuni, Mimar Sinan'dan kendi adına büyük bir cami ve külliye yapmasını istedi. Mimar Sinan, diğer eserlere teklifi aldıktan hemen sonra başlamasına rağmen bu esere başlamadan önce uzun uzun düşündü. Çünkü Padişah adına yapılacak olan bu eserin büyüklükte, ihtişamda, tezyinatta ve sanatta dünyada eşsiz olması gerekiyordu.
    Süleymaniye Camii'nin temeli büyük bir tören ve ziyafetten sonra, Şeyhülislâm Ebu's-Suud'un mihrabiye taşını koymasıyla atıldı.
    Günler geçmiş sıra kubbenin çatılmasına gelmişti ki, Sinan inşaatı yavaşlatarak Anadolu, Suriye ve Irak tarafına geziye çıktı. Asıl maksadı o zamana kadar ifa edememiş olduğu Hac farizasını eda etmekti.
    Bazı fesatçılar "Sinan'ın kaçtığı, bu çapta bir kubbeyi kurmaktan korktuğu, onun macera peşinde olduğu, padişahın inşaata para yetiremediği" gibi söylentileri etrafa yaydılar.
    Bu dönemde Mimar Sinan aynı anda birçok inşaatı da birlikte yürütüyordu. Padişah bu halden de haberdar olunca iyice hiddetlendi. Hac dönüşü Sinan'ı çağırtıp:
    - " Bu bina ne zaman biter, tez bana bildir" dedi.
    - "Saadetlü padişahımın devletinde iki ayda inşaallahü Teâlâ tamam olur" Sinan'ın cevabı bu oldu. Nihayet 26, 5 m. çapındaki ana kubbe çatıldı. 74 m. yüksekliğindeki minareler dikildi. 5 işlemeli kapı, 135 vitraylı pencere yerlerine takıldı. Böylece 3500 m2lik koca mabed, söylendiğinden bir gün önce haşmetiyle tamamlanmış oldu.
    Mimar Sinan caminin anahtarını götürdü ve Padişah'a teslim etti. Fakat Padişah Mimar'ın bu esere verdiği değeri ve emeği bildiğinden, camiyi açma şerefini Sinan'a verdi.
    Mimar Sinan, hiç bir özelliği günümüze kadar aşılamayan, Hrıstiyan Mimarisinin en zor merhalesi sayılan Ayasofya'yı geride bırakacak bir hayli özellik taşıyan bu şaheseri "Kalfalık Eseri" olarak vasıflandırdı.

  3. #3
    z£LaL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    12-10-2009
    Yer
    izmit/istanbul
    Mesajlar
    3.828
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @z£LaL
    mihrimah sultan ve süleymaniye baktıkça içimden birşeyler alıyorsun sinan ...

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Mimar sinan’in türbe kitabesi
    By Yetim in forum Sahabeler ve İslâmî Önderler
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 08-08-2014, 23:01
  2. Mimar Sinan'a Dair!
    By Leylifer in forum SERBEST KÜRSÜ
    Cevaplar: 4
    Son Mesaj: 29-06-2012, 22:51
  3. Mimar Sinan'ın kafatası hikayesi
    By HaZiRuN in forum Osmanlı Tarihi
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 01-05-2011, 20:54
  4. Mimar Sinan ve Sırları
    By kasvetli in forum SERBEST KÜRSÜ
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 27-04-2008, 16:14
  5. Mimar Sinan
    By Sinner in forum ANSİKLOPEDİ / SÖZLÜKLER
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 03-12-2007, 14:08

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Giriş

Facebook platformu Giriş