Tercüme-i Hal


Besmele, hamdele başladım söze,

Mevlâ fütühat lûtfetsin bize.



Muhammed Mustafa'ya salavât olsun,

Âl ve Ashab'ı bizleri bulsun.



Geçirdiğim gözden devr-i alemi

Bi-izni Hüda, çektim kalemi.



Yakın elli'ye, sorman yaşımdan,

Geçti çok şeyler dahi başımdan.



Beş-altı yaşımda vardım hocaya,

Elifi bitirdim, geçtim heceye.



Okudum Kur'an-ı yedi yaşımda,

Var idi bir sevda dahi başımda.



Gayet sever idim zikir çekmeyi,

O güzel mecliste boyun bükmeyi.



Kadrî'yle nakşî'den halife peder,

Bu aciz oğluna tevaccüh eder.



Sekiz ile dokuz, on'u bitirdim,

İlmihâlimi çok şükür yetirdim.



Onbir onikide sohbet arardım,

Pederimden müşkillerim sorardım.



Onüç dedim, maneviyat açıldı,

Gönül alemine ferah saçıldı.



Ondörtte vurdular manevi aşı,

Durmadan akardı gözümün yaşı.



Kötü akrandan daim kaçardım,

Rabıtada füyuzatlar içerdim.



Onbeş ile yirminin arası,

Nefs-i emmarenin çoktur yarası.



Basınca kardeşim yirmibire,

Muayene oldum, o hazık Pîr'e.



Ramazanoğludur tabibin adı,

Gönüllerde yaşar bu zatın tadı.



Hastahanesine girenler bilir,

Emretse, bu fakir uğrunda ölür.



Ayetle hadisten recete yazdı,

Evrad-u Ezkâr'dan ilaçlar dizdi.



Yirmider otuzuna varınca,

Herkes imrenirdi bizi görünce.



Bu arada askerliği bitirdim,

Bilirim ya tecrübebi artırdım.



Halam ilim düştük hicaz yoluna,

Çok şükür kavuştuk cihan gülüne.



Evimizi yaptırdım bu arada,

Fışkırırdı sevgiler bu sırada.



Otuzdan kırka vadık, on sene,

Vaaz verip hizmet ettim bu dîne,



Otuz sene kürsülerde konuştum,

Sebeb oldu çok insanla tanıştım.



Bu arada levha yazdım, doldurdum...

Muterizin sözlerini kaldırdım.



Hak, rızkımı bu sebeple taşırdı,

Rahatlığı başımızdan aşırdı.



Sayısızca şükür olsun yaradan,

Esirgesin hıgıd, ucub, riyadan,



Lakin ahret derdi düştü içime,

Tövbe olsun yaptıtklarım suçuma.



Düşüncem hele imanla ölmek,

Halık-ı Barî'nin rızanı bulmak.



Ziyaretci üst üstüne gelirdi,

Sohbetlerde feyz-i Rahman alırdı.



Fırsat yoktu dışarıya çıkmaya,

Kardeşlerim lâyıktı bakmaya.



Ayrı ayrı derslerini sorardım,

Tomur tomur güllerini dererdim.



Hafta geçmez tekrar gelip görüşür,

Edep ile letâifin danışır.



Cümlesinden razı olsun yaradan,

Dünya ahret seçme bizi aradan.



Yalvarırım, iman ile ölelim,

Mevlâmızın rızasını bulalım.



Kırkı bitirdik, yaklaştık elli,

Devr-i mezalim olduğu belli.



Kurtulur haksız, haklı dövülür,

Alim yobazdır(!), cahil övülür.



Genç nesil bozuldu, etmez itaat,

Şimdi mübah oldu; menhiyyat.



Çıkmaz kahveden evi orası,

Şeytan ile gayet iyi arası.



Korkmaz Allah'tan içki içiyor,

Duyunca ezanı, nasıl kaçıyor.



Halık'ımız ıslah eylesin sizi,

Mümkün değil ise kurtarsın bizi.



Bu sene hicazdan nasip açıldı,

Gönül alemine ferah saçıldı.



Salih refiklerle beraber gittik,

Ederken tavaf, üstada yettik.



Kayseri vilayet, Yahyalı kazam,

Binüçüzotuz tevellüt yazam.



Kavacık mahallem, doğdum burada,

Mevlâmız halketmiş böyle sırada.

&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&

Şifa Tarifesi


Besmele geçsin başına

Gelsin mü'minler hoşuna

Geçirme ömrün boşuna

Kur'anına devam lâzım.



ALLAH'a hamdeder kulu

Peygamber göstermiş yolu

Şükre devam eyle, ulu

Bu nimeti bilmek lâzım.



Gelip kıldırdı dumanı

Kula öğretti imanı

Resul'dür etme gümanı

Salavata devam lâzım



Bilin Muhammed Mustafa (a.s.)

Vazifeyi etti îfa,

Al-i Ashab ruha safa

Yollarından gitmek lâzım.



Namaz, İslâm'ın binası

Şahâdet oldu hanesi

Tenvir etti, uyan nası

Tehvid'e çalışmak lâzım.



Savm ile kır nefsin belini

HAK sever zekat veren kulunu

Hacc et, gör Mekke ilini

Farz olana gitmek lâzım.



Evvelâ ilim olmalı

Amel nehrinden dolmalı

İhlâs bahrine dalmalı

Bu işe ihtimam lâzım.



Tarikat temeli bunlar

Rabıtayla kalbi dinler

Teslim olup işi anlar

Meyyit gibi olmak lâzım.



Tarifeye hile etme

Eksik yahut fazla gitme

Kendi fikrin sözün tutma

Başını indirmek lâzım.



Letâif dersini alan

Mahsun olma, geri kalan

Riyakârlar bela bulan

Yokluğa atılmak lâzım.



Kardeş gel benliği bırak

Gerek gayet temiz yürek

Yakın sanma, yol çok ırak

Tedarikin görmek lâzım.



Kalbin zikri soldan başlar

Ruh'un dahi, sağdan işler

Sır çalışır, olur üçler

Tarifeyi tutmak lâzım.



Hafî, sağ memenin üstü,

Ahfa'nın, Muhammed dostu

İhvanın tez geçmek kasdı

Lâkin burda durmak lâzım.



Beşini bir eyle burda

Daima kalbinden kur da

Çok durdukça şifa derde

Temel muhkem olmak lâzım.



Söylemeden tez tez geçme

Tarifçiye yara açma

Her arkın suyundan içme

Menbaını bulmak lâzım.



Beş'den sonra alna çıkan

Adû nefse zincir takan

Zikrin aleviyle yakan

Rabıta çok olmak lâzım.



Şeytan, dünya hücum eder

Meyledersen zikir gider

Yetişen var etme keder

Hazrete çağırmak lâzım.



Bundan sonra zikr-i kül'e

Bir sızı çökmeli bele

Zikir hiç gelemez dile

Cemi' âza demek lâzım.



Zikr-i sultanî'ye dönen

Mâ, hevâ, nâr, turab binan

Bütün vücud bir dil sanan

Yarenlarla sohbet lâzım.



Bundan sonra nefy-ü isbat

Gelir tevhid, gider zulmez

Lâkin çok istermiş gayret

Fikren buna devam lâzım.



Nefesini çeken içe

Tek olacak, varın üçe

Yirmi bire yol aça

Maksut, matlub, rıza lâzım.



Yazmakla bu iş bilinmez

Sadr'a yazılır silinmez

Bu ders herkesde bulunmaz

Lâkin tarif etmek lâzım.



Gir murakabe içine

Katın ebrarlar göçüne

Bunlar gelmesin hiçine

Hedefin gözetmek lâzım.



Kalbin arşa tam açmalı

ALLAH'ın feyzini içmeli

Fena ahlâktan geçmeli

Nefsini çiğnemek lazım.



Üç şey bu derslere zarar

Hasta, derde deva arar

Üstazımız vermiş karar

Reçetesin tutmak lâzım.



Şeriatsız işi yapmak

Fenalık ardına kopmak

İğne kadar haktan sapmak

Zararını bilmek lâzım.



Şeriatsız tarîk olmaz

Cahil sofu dinin bilmez

Belki camiye de gelmez

Bu kavimden kaçmak lâzım.



Kadınla zikre oturur

"Helâl" der, dînin yitirir

Girdiği köyü batırır

Namusu korumak lâzım.



Ekserî cahil toplanır

Varır ilmeye saplanır

Yumurta olsan kulplanır

Cahillerden kaçmak lâzım.



Böyle olur kerametten azan

Şeriat, elde bir mizan

Aldatır, "sen de keramez kazan"

Her şahsı bir tartmak lâzım.



İkinci, gafille sohbet

Aman, bu işten et nefret

Sana lâzım gözüm uzlet

Halvete çekilmek lâzım.



Üçüncü, dünyayı sevmek

Kalbine sevgisin koymak

Daima lâfını etmek

Bu sözlerden hazer lâzım.



Kalemdar, kusurun dolu

Bu üç şey sende var, belî

Öyle ise niden eli

Kendini düşünmek lâzım.



&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&


Sakınmak Gerek


Beş şey kalbi öldürür,

Zikrin gülünü soldurur,

Gaflet içine daldırır,

Bunlardan sakınmak gerek.



Evvelkisi fazla yemek

İkincisi çok uyumak

Üçüncüsü gıybet demek

İşte bundan hazer gerek



Dördüncüsü pek gülmesi

Beşincisi rızık kaygısı

Yoldan çıkarır, çok nası

Emrazını bilmek gerek.



Beş şey kalbini taş eder

Böyle dedi büyük peder

Sakınmazsan cevher gider

Muhafaza etmek gerek.



Birisi günah kesreti

İkinci, tokluk zulmeti

Üçüncü zulüm gayreti

Hadisleri bilmek gerek.



Dördüncü, namaz geçirmek

Beşinci, sol elle yemek

Yapsan bunu gider emek

Sünnete rivayet gerek.



Münafıkda, üç alâmet

Herkes bunu eder nefret

Boşa çekilmesin zahmet

Kendini veznetmek gerek.



Söylerse ol, yalan söyler

Va'deylese hulf eyler

Emanete hiyanet eder

Bu fiilden uzak gerek.



Şu beş eve melek girmez

Aklı olan sûret komaz

Pis içkiye, iyi demez

Bundan çok sakınmak gerek.



Ebeveyne âsî olma

Misafiri geri kovma

Köpekler eve koyma

Meleklere ta'zim gerek.



Dört alâmet akıllıda

Feyizden alır ol gıda

Allah için ağlar dîde

Gözden yaşlar dökmek gerek.



Evvel, gelmeyene gider

Zulmedenleri affedir

Vermeyene ita eder

Kötülüğe iyilik gerek.



Kalemdâr ahlâkın fena

Bu fiille gitme sine

tutar bunu, akîldâne

Ahlâk güzel olmak gerek.




&&&&&&&&&&&&&&



Ziyaret Adabı


Huzura abdestli varın

Gayet hafif selam verin

Yedine varınca erin

Yüksek söyleme sözünü



Gösterdiği yere otur

Nefsini önüne yatır

Kalbin bir araya getir

Her yere eğme özünü



Kardeş gölgesine basma

Huzurda kimseyi kesme

Zahmet etme o nur cisme

Dağıtma orda ağzını



Kalksa yerine oturma

Gam verecek söz götürme

Çok bakıp edep yitirme

Daima dikme gözünü



İncitecek işi yapma

Öyle bir kutuptan şaşma

Huzurda başka el öpme

Dönderme sakın yüzünü



İzin almadan gidene

Ne deyim zahmet edene

Kılıçlar vurur bedene

Yarama atma tuzunu



Aman az olsun kelamın

Feyz akmaksa emelin

Muhkem kurulsun temelin

Kurban et oğlun kızını



Kalkmak için ta’cil eyle

Müşkilin var ise söyle

Mürşidine edep böyle

Uzak yakın çök dizini



Ele söyler kendi bilmez

Nefsi serkeş kendi gelmez

Kalemdâr bu böyle olmaz

Başkaya açma raz’ını.



&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&


Genç Varki


Genç var ki imanı kuvvetli

Din-i âliye hizmetli

Büyüklerine hürmetli

Adam olacağı belli...



Genç var ki insafa gelmiyor

Öğüt versen tesiri olmuyor

Büyük, küçüğü bilmiyor

İnsan olmayacağı belli...



Genç var ki abdestini alıyor

Beş vakit namazını kılıyor

Halis mü’minleri buluyor

Adam olacağı belli...



Genç var ki cami görmemiş

Secdeye yüzün sürmemiş

Alim yanında durmamış

İnsan olmayacağı belli...



Genç var ki Kur’an elinde

Allah’ın zikri dilinde

Büyük zatların yolunda

Adam olacağı belli...



Genç var ki kahvede yatar

Evin eşyasını satar

Derya-yı günaha batar

İnsan olmayacağı belli...



Genç var ki ilme çalışır

Vaaz vermeye alışır

Büyük zatlarla buluşur

Adan olacağı belli...



Genç var ki sinema işi

Yitirmiş ekmeği aşı

Geçiyor kıymetli yaşı

İnsan olmayacağı belli...



Genç var ki camiden çıkmaz

Elin namusuna bakmaz

Fanilere boyun bükmez

Adam olacağı belli...



Genç var ki namazdan kaçar

Korkmaz Hakk’tan içki içer

Salyasın etrafa saçar

İnsan olmayacağı belli...



Genç var ki anneyi kırmaz

Babasına karşı durmaz

Sigaraya para vermez

Adam olacağı belli...



Genç var ki babasını döver

Din, iman, anneye söver

Para için insan boğar

İnsan olmayacağı belli...



Genç var ki söylersen tutar

Gayet tevazulu yürür

Din yolunda canın verir

Adam olacağı belli...



Genç var ki gayet açık suçu

Danslarda ağarmış saçı

Siyonizm’i sever içi

İnsan olmayacağı belli...



Genç var ki kürsüye çıkar

Sözü mü’minleri yakar

Gözlerinden yaşlar döker

Adam olacağı belli...



Genç var ki açık bacağı-başı

Şeytanın tam olmuş eşi

Gece-gündüz kumar işi

İnsan olmayacağı belli...




&&&&&&&&&&&&&&&&&&66



Nefis Muhasebesi


Bu kadar yaş heba oldu

Düşündükçe gözüm doldu

Pay-i tahtı düşman aldı

Mavzerini sıktın nefis.



Amelime riya katar

Ahlaklarım beter beter

Aklım anın sözün tutar

Zincirini taktın nefis.



İstediği yere çeker

Manevi evlerim yıkar

Bal içine zehir döker

Masiyete çektin nefis.



Hak’dan da haya etmedin

Dost buyruğuna gitmedin

Süluk’de adım atmadın

Döşlerime çıktın nefis.



El gördülük yaptın amel

Buzdan kurmuş idin temel

Şöhret ile olmaz kemal

Evlerimi yıktın nefis.



İhvana göründün güzel

Dedin, “kardeşlerim düzel”

Kendi bağın oldu gazel

Bir çızgı ile yaktın nefis.



Amelin dünyaya alet

Bütün bildiklerin galat

Aşk ile getirmen Salat

Bellerimi büktün nefis.



Çok tuzağı, geçemedim

Bir aynımı açamadım

Kanat urup uçamadım

Zindanlara tıktın nefis.



Huzurda yüzlerim kara

Dışım iyi içim yara

Yüzüm yok gitmeye Pir’e

Yar aşağı attın nefis.



âli meclise çok vardın

Ben bilirim neler gördün

O meclisde, “yapmam” dedin

Haramlara baktın nefis.



Fena ahlak bütün bende

Ayıp, der saklarım canda

Ağularlar bizi günde

Zehirini döktün nefis.



Mahcubum hep yarenlerden

Bize sual soranlardan

Geri kaldım erenlerden

Burnum yere soktun nefis.



Kalbimi aklımdan aldı

Köklerime sular saldı

Gönül arsasını buldu

Mikropları ektin nefis.



Geri dön, gel eyle gayret

Kalemdâr’a şifa sohbet

Teveccüh buyursa, Hazret

Bu sözümden korktun nefis.



&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&


Yahu Nerdesin?


Aşık maşukunu durmadan arar

Muhabbetsiz geçen gün ihvan zarar

Tabi bu meslekten etmedin firar

Gel bir görüşelim yahu nerdesin?



İstihare ile bulmuştun bizi

Bekliyor yolunu acizin gözü

Ölsem de terketmem kardeşim sizi

Gel bir bilişelim yahu nerdesin?



Yüzünü görmüyor, soruyom elden

Geçen günler ise düşmezdin dilden

Sağlam teslimiyet, bağlansan belden

Gel bir buluşalım yahu nerdesin?



Geçtik mektubundan, gelmiyor selam

Hak, Rezzak-ı Alem çekmeyin elem

Mevla huzurunda şahittir kalem

Gel bir sarışalım yahu nerdesin?



Yaz-kış demeyip her an koşarken

Muhabbette ihvanları aşarken

Ağlayarak sohbetlerde düşerken

Gel bir alışalım yahu nerdesin?



Dersini alırken çöktüğün dizler

Kardeş, nereye gitti o kadar sözler?

Bekleyi bekleyi kırıldık bizler

Gel bir barışalım yahu nerdesin?



Sizi bizden sorar bazı yarenler

Bu meslek içinde gonca derenler

Bizi çok ileri geçti erenler

Gel bir erişelim yahu nerdesin?



Hubb-u dünyaya nefsimiz kandı

Acep bu alemde ölmek mi sandı

Yıkıldı herhalde feyziyin bendi

Gel bir çalışalım yahu nerdesin?



“Ölsem ihvanlardan ayrılmam” derdin

Halin inkar etme çok şeyler gördün

Acep nerden artıyor senin bu derdin?

Gel bir bilişelim yahu nerdesin?



Kalemdâr gibi kendini vurma

Bilen var derdini, ağyardan sorma

Küsüpte yakana, yalnız durma

Gel bir sarışalım yahu nerdesin?