Etiketlenen üyelerin listesi

4 bini aşkın yarışmacının katıldığı şampiyona, Müslüman dünyasından tepkilerin yükselmesine neden oldu. Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Amerika ziyaretinde Orta Doğu'yu yeni bir Avrupa yapacakları söylemişti. BU MU ILIMLI İSLAMIlımlı İslam'a yönelmek için günden güne adeta kabuk değiştiren Suudiler, Riyad'da iskambil şampiyonası düzenledi. ÖDÜLLERDereceye giren yarışmacılardan; birinciye 500 bin, ikinciye 250 bin, üçüncüye 150 bin, dördüncüye ise 100 bin Suudi Riyali

Bu konu 1778 kez görüntülendi 118 yorum aldı ...
Suudi Arabistan'da iskambil şampiyonası 1778 Reviews

    Konuyu değerlendir: Suudi Arabistan'da iskambil şampiyonası

    5 üzerinden | Toplam: 0 kişi oyladı ve 1778 kez incelendi.

Sayfa 3/8 İlk 12345678 Son

Konu: Suudi Arabistan'da iskambil şampiyonası

  1. #33
    Hakperest - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    13-05-2013
    Yer
    :::::Armis:::::
    Mesajlar
    4.793
    Adı geçen
    21 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Hakperest
    Alıntı çelebiler Nickli Üyeden Alıntı
    Atatürk'ü ve söylediklerimi anlayabilmeniz için yukarıda basit bir soru sormuştum.Tekrardan sorayım sizler de tekrardan düşünün.
    Fetö Türkiye'ye getirilirse asalım mı?Yoksa almayalım mı?
    Asarak zulüm mü yapmış oluruz.Asmazsak bir de elini öpelim mi?
    Bende sana bir soru sorayım ozaman
    Gel sarığı yada fesi mecbur yapalım
    Takmayanı sallandıralım
    ne didin, var mısın

  2. #34
    Darul_Beka - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektar Emektar Üye emektar
    Üyelik tarihi
    17-11-2013
    Mesajlar
    1.739
    Adı geçen
    7 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Darul_Beka
    -şapka giyeceksin
    -Yok abi ben giyemem yakışmıyor şapka bana
    -asarım
    -neyi abi şapkayı mı
    -yok seni

  3. #35
    Hakperest - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    13-05-2013
    Yer
    :::::Armis:::::
    Mesajlar
    4.793
    Adı geçen
    21 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Hakperest

  4. #36
    ihvanistanbul - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Moderatöremektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    04-10-2009
    Yer
    istanbul
    Mesajlar
    4.110
    Adı geçen
    53 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @ihvanistanbul
    Alıntı Darul_Beka Nickli Üyeden Alıntı
    yazıklar olsun sana

    Niye? Ameriganın emriyle vahhabilik yayılıyor, bu akımın Türk temsilcileri ne kadar milli yada dini gaye güdüyor olabilirler? Adam Allah kitap diyor salya sümük ağlıyor yardım bağış gırla bi bakıyorsun kendisi villalarda yalılarda, karısı kızı lüks ve şatafatın içinde sömürülen kim sömürü aracı ne?
    cemaliii bunu beğendi.

  5. #37
    ihvanistanbul - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Moderatöremektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    04-10-2009
    Yer
    istanbul
    Mesajlar
    4.110
    Adı geçen
    53 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @ihvanistanbul
    Alıntı Hakperest Nickli Üyeden Alıntı


    1-ankara fişek fabrikası (1924)
    2-gölcük tersanesi (1924)
    3- şakir zümre fabrikası (1925)
    4-eskişehir hava tamirhanesi (1925)
    5-alpullu şeker fabrikası (1926)
    7-uşak şeker fabrikası(1926)
    8-kırıkkale mühimmat fabrikası (1926)
    9-bünyan dokuma fabrikası (1927)
    10-eskişehir kiremit fabrikası (1927)
    11-kırıkkale elektrik santrali ve çelik fabrikası (1928)
    12- ankara çimento fabrikası (1928)
    13-ankara havagazı fabrikası (1929)
    14-istanbul otomobil montaj fabrikası (1929)
    15-kayaş kapsül fabrikası (1930)
    16-nuri killigil tabanca, havan ve mühimmat fabrikası (1930)
    17-kırıkkale elektrik santrali ve çelik fabrikası (1931- genişletildi)
    18-eskişehir şeker fabrikası (1934)
    19-turhal şeker fabrikaları (1934)
    20-konya ereğli bez fabrikası(1934)
    21-bakırköy bez fabrikası (1934)
    22-bursa süt fabrikası (1934)
    23-izmit paşabahçe şişe ve cam fabrikası (1934 temel atma)
    24-zonguldak antrasit fabrikası (1934 temel atma)
    25-zonguldak kömür yıkama fabrikası (1934)
    26-keçiborlu kükürt fabrikası (1934)
    27-ısparta gülyağı fabrikası (1934)
    28-ankara, konya, eskişehir ve sivas buğday siloları (1934)
    29-paşabahçe şişe ve cam fabrikası (1935 - tamamlandı)
    30-kayseri bez fabrikası (1934 temel atma)
    31-nazilli basma fabrikası (1935- temel atma)
    32-bursa merinos fabrikası (1935 temel atma)
    33-gemlik suni ipek fabrikası (1935 temel atma)
    34-keçiborlu kükürt fabrikası (1935)
    35- ankara çubuk barajı (1936)
    36-zonguldak taş kömür fabrikası (1935)
    37-barut, tüfek ve top fabrikası (1936)
    38-nuri demirağ uçak fabrikası (1936- ilk türk uçağı nud-36 üretildi)
    39-malatya sigara fabrikası (1936)
    40-bitlis sigara fabrikası (1936)
    41-malatya bez fabrikası (1937 temel atma- bu fabrika hariç bütün bez ve dokuma fabrikaları atatürk'ün sağlığında açılmıştır.)
    42-izmit kağıt ve karton fabrikası (1934- temel atma)
    43-karabük demir çelik fabrikası (1937- temel atma)
    44-divriği demir ocakları (1938)
    45-izmir klor fabrikası (1938- temel atma)
    46-sivas çimento fabrikası (1938-temel atma)
    not: bu fabrikalar sayesinde 1929-1938 yılları arasında ağır sanayi üretimi %152 artarken toplam sanayi üretimi %80 artmıştır. kömürde %100, kromda %600, diğer madenlerde %200 artış olurken demir üretimi 0'dan 180.000 tona çıkmış, şeker üretimi 200 misli artmıştır. 1926'da başlayan şeker üretimi 1927-1930 arasında 5162 tondan 95.192 tona çıkmıştır. tekstil sanayi ülkenin tekstil ihtiyacının %80'ini karşılar duruma gelmiştir. tekstil ürünleri ithalatı 1927'de 51.000.000 türk lirası iken bu rakam 1939'da 11.900.000 türk lirasına düşmüştür. 1924-1929 arasında pamuk ürünleri üretimi 70 tondan 3773 tona, yün 400 tondan 763 tona, ipek 2 tondan 31 tona çıkmıştır.

    alıntıdır...
    cemaliii bunu beğendi.

  6. #38
    ihvanistanbul - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Moderatöremektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    04-10-2009
    Yer
    istanbul
    Mesajlar
    4.110
    Adı geçen
    53 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @ihvanistanbul
    14 şeker fabrikasının satışa çıkarılması, akıllara Cumhuriyetin ilk yıllarındaki zor şartlarda “fabrika kurma seferberliği”ni getirdi. Cumhuriyet döneminde Atatürk önderliğinde, kömür, çimento, şeker, pamuk, elektrik, uçak, ipek ve deri fabrikaları kuruldu.
    Sözcü'de yer alan habere göre, cumhuriyet kurulduğunda sanayi kuruluşlarının sayısı 386'ydı. bu rakam 10 yılda 1087'ye çıktı. “Dışarıdan aldıklarımızı şimdi kendimiz yapıyoruz” dönemin sloganıydı.
    Atatürk'ün kurduğu fabrikaların son 16 yılda pek çoğu yok pahasına satıldı. O fabrikaların arazisi üzerinde AVM'ler ve rezidanslar yükseliyor.
    Atatürk'ün kurduğu fabrikalar

    1924 Ankara Fişek Fabrikası, Gölcük Tersanesi
    1925 Şakir Zümre Fabrikası, Eskişehir Hava Tamirhanesi
    1926 Alpullu Şeker Fabrikası, Uşak Şeker Fabrikası, Kırıkkale Mühimmat Fabrikası,
    1927 Bünyan Dokuma Fabrikası, Eskişehir Kiremit Fabrikası
    1928 Kırıkkale Elektrik Santrali ve Çelik Fabrikası, Ankara Çimento Fabrikası
    1929 Ankara Havagazı Fabrikası, İstanbul Otomobil Montaj Fabrikası
    1930 Kayaş Kapsül Fabrikası, Nuri Killigil Tabanca-Havan ve Mühimmat Fabrikası
    1931 Kırıkkale Elektirik Santrali ve Çelik Fabrikası (genişletildi)
    1934 Eskişehir Şeker Fabrikası, Turhal Şeker Fabrikaları, Konya Ereğli Bez Fabrikası, Bakırköy Bez Fabrikası, Bursa Süt Fabrikası, İzmit Paşabahçe Şişe-Cam Fabrikası (temel atma) Zonguldak Kömür Yıkama Fabrikası, Keçiborlu Kükürt Fabrikası, Isparta Gülyağı Fabrikası, Ankara-Konya-Eskişehirve Sivas Budağ Siloları, Kayseri Bez Fabrikası (temel atma), İzmit Kağıt ve Karton Fabrikası (temel atma)

    1935 Paşabahçe Şişe-Cam Fabrikası (tamamlandı), Nazilli Basma Fabrikası (temel atma), Bursa Merinos Fabrikası (temel atma), Gemlik Suni Fabrikası (temel atma), Keçiborlu Kükürt Fabrikası, Zonguldak Taş Kömür Fabrikası
    1936 Ankara Çubuk Barajı, Barut, Tüfek ve Top Fabrikası, Nuri Demirağ Uçak Fabrikası, Malatya Sigara Fabrikası, Bitlis Sigara Fabrikası
    1937 Malatya Bez Fabrikası (temel atma), Karabük Demir-Çelik Fabrikası (temel atma)
    1938 Divriği Demir Ocakları, İzmir Klor Fabrikası, Sivas Çimento Fabrikası (temel atma)

    http://t24.com.tr/haber/ataturk-doneminde-kurulan-fabrikalar-ya-satildi-ya-kapatildi,569763
    cemaliii bunu beğendi.

  7. #39
    Darul_Beka - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektar Emektar Üye emektar
    Üyelik tarihi
    17-11-2013
    Mesajlar
    1.739
    Adı geçen
    7 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Darul_Beka
    tabi tabi o dönem dünyada bir numara olduk
    hatta öyle geliştik ki
    ekmeği vesikaya bağladık
    ekmeğe muhtaçtık
    hey Allahım hiç mi feraset yok ya
    o dönem yokluğun baskının dibine vurduk
    sizin gibilere o dönem lazım
    İçimizdeki beyinsizler yüzünden
    bize azap verme Allahım

  8. #40
    düşünür - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    21-09-2007
    Mesajlar
    5.550
    Adı geçen
    27 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @düşünür
    Alıntı cemaliii Nickli Üyeden Alıntı
    islamcılarımız atatürkle barismadikca bizden bir cacık olmaz. Daha çok yol almamız lazım çok. ingilizler çok akıllılar cidden.
    İslamcıların Atatürkle bi sorunu yok ama Atatürkçülerin İslamla ciddi sorunları var. Daha düne kadar Kemalizmi kıyma makinası gibi kullananlar Atatürkçü olduğunu söyleyenlerdi. Bu gün devlete sızmış bir Recep Tayyip EDOĞAN var. Truva atlarını parçalayan ve cini lambadan çıkaran bir lider. Dolayısıyla bir barış olacaksa güçlü olanın kazanacağı bir barış olmalı. Yani Atatürkçüler tevbe etmeli ve namaza başlamalı
    Hakperest bunu beğendi.

  9. #41
    Darul_Beka - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektar Emektar Üye emektar
    Üyelik tarihi
    17-11-2013
    Mesajlar
    1.739
    Adı geçen
    7 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Darul_Beka
    laik meczupların paylaştıklarını getirin buraya kopyala yapıştır yapın
    dünyanın süper gücüydük
    *** kadar bir toprağa razı olduk
    o toprakta da ekmeğe muhtaç olduk
    övün övün o dönemi

  10. #42
    ihvanistanbul - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Moderatöremektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    04-10-2009
    Yer
    istanbul
    Mesajlar
    4.110
    Adı geçen
    53 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @ihvanistanbul
    Ben kadir... Deli kadir uleyn... ( Her yerdeler yemin ediyorum her yerdeler... )




    Balkan harbi, dünya savaşı, düşman işgali görmüş ve çökmüş bir imparatorluktan fabrikalar kuran, ağır sanayi hamleleri yapan, sanayisini geliştirmeye çalışıp uçak üretmeye başlayan bir devlete... Herhalde bir günde olamayacak bunlar. bak son 2 seçimdir yerli uçağımız göklerde ama gören yok!
    üstelik bildiğim kadarıyla bu süreçte cihanharbi, çanakkale savaşı gibi badireler atlatmadık?

    ekmeğe muhtaçsan bu tarlalara sayaç takalım diyen parayı betona gömen zihniyetin eseridir.
    cemaliii bunu beğendi.

  11. #43
    Darul_Beka - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektar Emektar Üye emektar
    Üyelik tarihi
    17-11-2013
    Mesajlar
    1.739
    Adı geçen
    7 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Darul_Beka
    Alıntı ihvanistanbul Nickli Üyeden Alıntı
    Ben kadir... Deli kadir uleyn... ( Her yerdeler yemin ediyorum her yerdeler... )




    Balkan harbi, dünya savaşı, düşman işgali görmüş ve çökmüş bir imparatorluktan fabrikalar kuran, ağır sanayi hamleleri yapan, sanayisini geliştirmeye çalışıp uçak üretmeye başlayan bir devlete... Herhalde bir günde olamayacak bunlar. bak son 2 seçimdir yerli uçağımız göklerde ama gören yok!
    üstelik bildiğim kadarıyla bu süreçte cihanharbi, çanakkale savaşı gibi badireler atlatmadık?

    ekmeğe muhtaçsan bu tarlalara sayaç takalım diyen parayı betona gömen zihniyetin eseridir.
    onlar ilkokul kitaplarında anlatılan masallardır
    bir de dedelerinden dinle o günleri
    ekmeğe muhtaç olduklarını asılan binlerce alimi sana anlatacaklardır
    ancak ben seni aklı başında ortalama Müslüman sanıyordum
    karanlık ve zülmü öven laik meczupların ağzı ile konuşan biriymişsin
    Allah ıslah eylesin
    islah olmuyorsan
    o sevdiğin dönemlerdeki kişiler ile haşreylesin seni

  12. #44
    Hakperest - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    13-05-2013
    Yer
    :::::Armis:::::
    Mesajlar
    4.793
    Adı geçen
    21 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Hakperest
    @ihvanistanbul alıntı listende uçak fabrikası var
    Orda üretilen jetleri de sn Erdoğan satıp ayakkabı kutularına sakladı
    Geriye fabrika kaldı onu da seneye satarıg

  13. #45
    ihvanistanbul - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Moderatöremektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    04-10-2009
    Yer
    istanbul
    Mesajlar
    4.110
    Adı geçen
    53 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @ihvanistanbul
    Alıntı Hakperest Nickli Üyeden Alıntı
    @ihvanistanbul alıntı listende uçak fabrikası var
    Orda üretilen jetleri de sn Erdoğan satıp ayakkabı kutularına sakladı
    Geriye fabrika kaldı onu da seneye satarıg

    Yok nefret ettiğimiz M.Kemal ölünce kapanmıştır.

    "1941-44 yılları arasında ABD Türkiye’ye 95 milyon dolarlık savaş malzemesi vermiş ABD’den gelen malzemelere bir bedel ödenmemesine rağmen bu malzemelerin bakımı için her yıl bütçeden 400 milyon TL aktarılır ABD Yalman’a uçak sanayi konusunda temsilcilik verir.
    Ne hikmetse yakınlarının acentesi olduğunu bile bile Fransızlar da Yalman’a acentelik verir. Bu acenteliğin uçaklarını alıp da Nuri Demirağ’ın uçaklarını almayan 1949’un Hava Kuvvetleri Komutanı şu vahim sözleri söyler: “Amerikan yardımından bedava uçak almak dururken uçak fabrikanıza sipariş verirsem yarın bu millet beni asar.” 1920’li ve 1930’lu yıllarda büyük fedakârlıklarla elde edilen savunma sanayi imkan ve kabiliyetleri kaybedilmeye başlanmış ve yurtiçi siparişleri azalmış ve tüm bunlardan dolayı askeri fabrikalar ve sivil teşebbüsler 15 Mart 1950’de- ki kanunla kapatılmıştır. Kaynak Yeniçağ: Uçak fabrikası Atatürk’le kuruldu, 1950’de kapandı"
    cemaliii bunu beğendi.

  14. #46
    Hakperest - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    13-05-2013
    Yer
    :::::Armis:::::
    Mesajlar
    4.793
    Adı geçen
    21 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @Hakperest
    Alıntı ihvanistanbul Nickli Üyeden Alıntı
    Yok nefret ettiğimiz M.Kemal ölünce kapanmıştır.

    "1941-44 yılları arasında ABD Türkiye’ye 95 milyon dolarlık savaş malzemesi vermiş ABD’den gelen malzemelere bir bedel ödenmemesine rağmen bu malzemelerin bakımı için her yıl bütçeden 400 milyon TL aktarılır ABD Yalman’a uçak sanayi konusunda temsilcilik verir.
    Ne hikmetse yakınlarının acentesi olduğunu bile bile Fransızlar da Yalman’a acentelik verir. Bu acenteliğin uçaklarını alıp da Nuri Demirağ’ın uçaklarını almayan 1949’un Hava Kuvvetleri Komutanı şu vahim sözleri söyler: “Amerikan yardımından bedava uçak almak dururken uçak fabrikanıza sipariş verirsem yarın bu millet beni asar.” 1920’li ve 1930’lu yıllarda büyük fedakârlıklarla elde edilen savunma sanayi imkan ve kabiliyetleri kaybedilmeye başlanmış ve yurtiçi siparişleri azalmış ve tüm bunlardan dolayı askeri fabrikalar ve sivil teşebbüsler 15 Mart 1950’de- ki kanunla kapatılmıştır. Kaynak Yeniçağ: Uçak fabrikası Atatürk’le kuruldu, 1950’de kapandı"
    Hey maşallah
    Onca sanayi üretim yaparken bir anda kaybolmuş


  15. #47
    düşünür - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    21-09-2007
    Mesajlar
    5.550
    Adı geçen
    27 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @düşünür
    Alıntı ihvanistanbul Nickli Üyeden Alıntı
    Ben kadir... Deli kadir uleyn... ( Her yerdeler yemin ediyorum her yerdeler... )




    Balkan harbi, dünya savaşı, düşman işgali görmüş ve çökmüş bir imparatorluktan fabrikalar kuran, ağır sanayi hamleleri yapan, sanayisini geliştirmeye çalışıp uçak üretmeye başlayan bir devlete... Herhalde bir günde olamayacak bunlar. bak son 2 seçimdir yerli uçağımız göklerde ama gören yok!
    üstelik bildiğim kadarıyla bu süreçte cihanharbi, çanakkale savaşı gibi badireler atlatmadık?

    ekmeğe muhtaçsan bu tarlalara sayaç takalım diyen parayı betona gömen zihniyetin eseridir.
    Bak 1925 de uçak yapan adamın başına gelenlere ...

    İlk Türk uçağını imal eden, Türk Sivil Havacılık Okulu'nun kurucusu, İlk sivil uçağımız VECİHİ K-XIV ile ilk eğitim ve spor uçağımız VECİHİ K-XV imalatçısı aynı zamanda da ilk sivil havayolu şirketimiz olan Hürkuş Havayollarını'nın kurucusu olan Vecihi Hürkuş, 6 Ocak 1896 tarihinde İstanbul'da doğdu.
    1. Dünya Savaşı'na katıldı. Yaralanınca, Yeşilköy Tayyare Mektebi'ne girdi ve Pilot Astsubay rütbesiyle mezun oldu. Birinci Dünya savaşı sırasında Ruslar'a karşı keşif uçusu yapan Vecihi Bey Ruslar'a esir düştü. Hazar Denizi üzerindeki Nargin adasından yüzerek kaçmayı başaran ve İran üzerinden Erzurum'a kadar yürüyerek yurda dönen Vecihi Bey, Yeşilköy'de bulunan 9. Harp Tayyare Bölüğü'nde görev aldı. Kurtuluş Savaşı'na katılan Vecihi Bey, özellikle İnönü ve Sakarya savaşı sırasında çok başarılı keşif ve destek uçuşları yaptı ve bir Yunan uçağını düşürdü. Vecihi Bey'e kırmızı şeritli İstiklal Madalyası ve üç kez takdirname verildi. 1924'te ganimet olarak Yunanlılar'dan ele geçen motorlardan yararlanarak ilk Türk uçağını imal eden Vecihi Bey, 28 Ocak 1925'de "VECİHİ K-VI"adını verdiği uçağını uçurdu.

    Vecihi K-VI28 Ocak 1925 te ilk uçuşunu gerçekleştiren Hürkuş, takdir yerine ceza almıştır çünkü o dönemde uçuş izni verecek bir kurum yoktur.1930′da Kadıköy’de bir keresteci dükkanı kiralayarak ilk türk sivil uçağı olan VECİHİ K-XIV'ü imal etmiştir.


    Vecihi K-XIV

    1932 yılında Türk Sivil Havacılık Okulu’nu açan Vecihi Hürkuş, burada “ilk Türk kadın pilotla” beraber 12 pilot yetiştirmiştir. Uçaklarla Tekel İdaresi ve İş Bankası'nın reklamlarını yapmıştır.
    Atatürk, Rusya'daki sivil havacılık gözlemlerini aktaran Türk Hava Kurumu Başkanı Fuat Bulca’dan basından takip ettiği Vecihi Hürkuş hakkında bilgi ister. Duydukları karşısında Atatürk ”Ya, öyle mi? O halde Türk Kuşu namı ile yeni bir çalışma yolu açın ve Vecihi’den faydalanın!" emrini verir.


    Almanya’ya Weimar Mühendislik Mehtebine gönderilen Hürkuş, buradan başarıyla mezun olur fakat Türkiye'ye döndüğünde; "2 yılda mühendis olunmaz." cevabını alır ve tayyare mühendisliği ruhsatı başvurusu reddedilir.

    Uzun süre havacılıktan ayrı kalan Hürkuş, 1947'de Kanatlar Birliği'ni kurar fakat birlik fazla dayanamaz.
    Beş arkadaşıyla birlikte havadan zirai ilaçlama yapmak için 1951'de bir şirket daha kurmuştur. Fakat ortaklarıyla anlaşamayınca buradaki haklarından vazgeçerek şirketten ayrılır.
    1952'de İngiltere'den bir uçak alır ve bu uçakla Paro bebek maması, Puro sabunu gibi bazı şirketlerin reklamını yapar.


    1954 yılında ilk sivil havacılık şirketimiz olan Hürkuş Havacılık şirketini kurar.

    Türk Hava Yolları'ndan aldığı 8 adet uçakla THY'nin uçmadığı noktalara uçarak havayolu kargoculuğunu başlatmak istemiştir. Fakat aldığı uçaklar sabote edilince uçuşlarını gerçekleştirememiştir. Bugün onun anısına Freebird havayolu şirketi faaliyetlerini devam ettirmektedir.

    Bütün bunlara rağmen yılmayan Hürkuş, Maden Tetkik Arama Şirketi için Güneydoğu Anadolu'da zor koşullarda toryum, fosfat ve uranyum arama faaliyetlerini sürdürmüştür.
    Hürkuş, hayatının son dönemlerinde oldukça sıkıntı çekti. Borçlandırılan ve uçamayacak duruma getirilen uçaklarının üzerine vatana hizmet ettiği için kendisine verilen maaşa bile haciz konmuştur.

    Ankara'da anılarını yazdığı esnada, beyin kanaması geçirmiş veApollo 11'in aya basmak için yola çıktığı gün hayata veda etmiştir.
    Ertem Eğilmez’in yönettiği Gülen Gözler filminde, Vecihi Hürkuş’tan esinlenilerek, Şener Şen tarafından canlandırılan Vecihi karakteri yaratılmıştır.
    Hakperest bunu beğendi.

  16. #48
    düşünür - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emektaremektar Kıdemli Üye emektaremektar
    Üyelik tarihi
    21-09-2007
    Mesajlar
    5.550
    Adı geçen
    27 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu
    @düşünür
    Vecihi Hürkuş ve İlk Uçağımız Hürkuş'un Gerçek Hikâyesi


    Vecihi Feham 1896’da İstanbul’da doğdu.
    Tophane sanat okulunu bitirdi.

    1912 de Balkan Harbine katıldı, harbin sonunda Beykoz Serviburun esir kampı kumandanı oldu.
    1914 yılında İstanbul-Kahire seferinde Fethi, Nuri ve Sadık Beylerin şehit olmalarından çok etkilenerek teyyareci olmaya karar verdi.


    “Yeşilyurt Tayyare Makinist Mektebi’ni Küçük Zabit olarak bitirip Makinist olarak Bağdat cephesine gönderildim, orada uçak kazasında yaralanarak İstanbul’a döndüm. Bu kaza beklenildiği gibi kolumu kanadımı kırmadı, tam tersine kanatlanmak istedim ve pilot olmaya karar verdim. Bu karar beni tam 50 yıl göklere bağladı.”*

    1916’da pilot olarak ilk uçuşunu gerçekleştirdi ve aynı yıl pilot diplomasını aldı.
    1917 yılında Kafkas cephesine 7. Tayyare Bölüğü’ne atandı ve uçak düşüren ilk pilot oldu. Bir hava savaşında yaralanarak düşünce Ruslar’a teslim olmadan önce uçağını teslim etmemek için yaktı. Nargin adasındaki bir yıllık esaretinin ardından Azeri Türkleri’nin yardımıyla adadan yüzerek kaçtı.
    1920’de Kuvva-i Hava-İyeci arkadaşlarıyla birlikte “sivil tayyareci” olarak kurtuluş savaşına katıldı.
    1922’de kurtuluş savaşında son uçuşu gerçekleştiren Hürkuş, 3 takdirname alarak kırmızı şeritli İstiklal Madalyası kazandı.


    “Savaş sonrası İzmir Seydiköy’de yeni tayyarecileri eğitmeye başladım. Savaşta çekilen yoklukları gidermek amacıyla havacılığı millileştirme düşüncelerim de bu dönemde başladı”*


    Hürkuş’un kanatlanışıKurtuluş savaşında değişik marka, modelde uçakla uçan ve gerektiğinde bunları tamir ederek test uçuşları yapan Hürkuş’un zihninde ve kalbinde, özellikle kurtuluş savaşında bizzat tanık olduğu malzeme sıkıntısı neden kendi uçağımızın olmadığı sorusunu uyandırmıştır.
    Bu soruların cevabını ise icatçı ve girişimci ruhuyla 1924 yılında ilk Türk uçağını yaparak verecektir.
    Ve bu tarihten itibaren Vecihi Hürkuş’un kahramanlıklarla dolu pilotluk hikâyesinin yanına dik yokuşlar ve engellerle dolu “girişimcilik” hikâyesi eklenir. Vecihi kararlıdır. Dik yokuşları ve engelleri “kanatlarıyla” aşacaktır.

    1923’te Hava Kuvvetleri Müfettişi Albay Muzaffer Bey’in tamir ederek uçurduğu uçaklardan birine “Vecihi” adını vermesiyle cesaretlenir ve uçak yapma projesini sunarak yapımı için onay alır.

    “ilk uçağım Vecihi K6 uçağımın tasarımı ve yapımına Halkapınar Tayyare Atölyesi’nde başladım. Tasarım kriterlerim;

    1- Tayyarenin nakil ve monte işlemini en az zamanda, en az el işi ile mümkün kılmak,
    2- Keşif tayyaresi olmasına rağmen hızını 200 kilometrenin üstüne çıkarmak ve tırmanma kabiliyetini kaybetmemek,
    3- Savunma silahlarının kolaylıkla kullanılabilmesi için görüş vasfını yükseltmek ve manevra kabiliyeti temin etmek.
    (yazı ile VECİHİ K6 1- ekonomik 2- 200 km hız 3-tırmanma kabiliyeti 4-yüksek görüş ve manevra kabiliyeti)

    Bu kriterler dünya havacılığına adeta bir meydan okumaydı”*
    14 ayda tamamlanan Vecihi K6 uçağı 1924 yılında uçuş sertifikası almaya hazır hale gelmiş ancak yeterli teknik personel bulunamadığı için işlem gecikmiştir. Sonunda teknik ekibin başkanı “Vecihi biz sana bu lisansı veremeyiz uçağına güveniyorsan atla, uç ve bizi de kurtar” sözü üzerine Vecihi ilk tecrübe uçuşunu 28 Ocak 1925 tarihinde 15 dakika havada kalarak yapar ve emniyetli bir şekilde yere iner. Bu tecrübe uçuşunun o zamanki standartlara uygunluğunu ve yapılan işin büyüklüğünü Vecihi Hürkuş’ un şu sözleri anlatır:

    “Şimdi boşlukta uçuyorum, berrak semada... Kendi elimle, kendi kafamla yaptığım kanatlar üzerindeydim. Süratim 180 kilometrelere yükselirken tayyarem tok ve hırçın tırmanışına devam ediyordu. Bu sürat bizdeki mevcut tayyarelerin hiç birinde yok. Kumanda hassasiyeti çok iyi, süreli yapabildiğim manevralar tayyaremin itaatinin tam olduğunu doğruluyordu. Uzun zaman kullanılmış bir tayyarede uçuyor gibiydim. 15 dakikadan sonra normal bir uçağın hassasiyetiyle indim ve kendimi etrafımı kuşatan arkadaşlarımın omuzlarında buldum.”*

    Hürkuş’un savaşları
    İzin almadan uçtuğu için cezalandırılınca, istifa ederek hava kuvvetlerinden ayrılıp Ankara'ya gider ve kurulmakta olan Türk Tayyare Cemiyeti'ne (T.T.C.) katılır.

    Gazi Mustafa Kemal'in "İstikbal göklerdedir..." sözüyle havacı bir kuşak yetiştirmek için kurulan Türk Tayyare Cemiyeti, halkın bağışları ile yaşayan bir kuruluş olacaktı. Bunun için bir okul açmak, milli bir hava sanayi kurmak amacındaydı. Hürkuş, yaptığı uçağını geri alıp, T.T.C.'nin bağış toplama faaliyetlerinde kullanarak halka havacılık sevgisini aşılamak istiyordu ama uçağını geri almayı başaramadı.

    Bu arada Hürkuş, Avrupa havacılığını incelemek için bir heyetle ikinci kez Avrupa'ya gider.
    Potez 25 tipindeki rekor tayyaresiyle akrobasi uçuşundan sonra fabrika tarafından Atlantik Okyanus geçiş uçuşu yapması için teklif yapılır, fakat Fransız Aero Kulübü'nün baskısı ile teklif geri çekilir.
    Türkiye'ye dönüşte 19 Ekim 1925'de Tayyare Cemiyeti Yönetim Kurulu istifa etmiş, cemiyetin tasarı ve projeleri suya düşmüştür. Elindeki tayyare, vasıta ve elemanları hava kuvvetlerine verilerek havacılıkla ilgisi kesilmeye çalışılır.

    Milli Savunma Bakanlığı, Kayseri'de Tayyare Onarım ve Motor Anonim Şirketi (TOMTAŞ) adında bir fabrika kurmak için anlaşır. Hürkuş, TOMTAŞ'ın teklifini kabul ederek Almanya'ya gider. Hürkuş, Almanya'da Junkers A.20 tayyarelerinde bazı noksanlıklar bulur, onların düzeltilmesi ile Junkers A.35'lerin yapımını da üstlenir.

    18 Temmuz 1926'da telgrafla memlekete çağrılır, Junkers A.35'in satın alınması için tecrübe uçuşu istenir. Junkers bu uçuşun özellikle Hürkuş tarafından yapılmasını, uçağının zamanın en modern ve yüksek ateş kudretinde iki kişilik av tayyaresi, savaşta her tarafa ateş saçabilme gücü olduğunun kanıtlanması için Fransızların gözde uçağı Nieuport Delage ile savaşını ister. 1 Ağustos 1926 da temsili savaş yapılır, savaşı Junkers A.35 ile Hürkuş kazanır.

    Hürkuş yurda döndükten sonra, TOMTAŞ emrinde biri 14 kişilik 3 motorlu Junkers G.24, diğeri altı kişilik tek motorlu Junkers F.13 yolcu tayyareleriyle Ankara - Kayseri arasında ulaşım uçuşları yapar.
    Tarih 1927'dir… Hürkuş'un bu uçuşlarının, yurdumuzda ilk hava yolları uçuşları olduğu düşünülebilir
    16 Eylül 1926 tarihinde Türkiye'de ilk paraşüt gösterisi Ankara'da yapılır. Vecihi Hürkuş'un kullandığı Junkers F - 13 uçağından Alman paraşütçü Heinke'nin 700 m irtifadan yaptığı 178. atlayışını Ankaralılar Gazi Mustafa Kemal ile birlikte izlerler.
    Milli havacılığımız için güzel bir başlangıç olan TOMTAŞ’ın 1928 yılında iflas etmesi üzerine Hürkuş, Türk Hava Kurumu'ndaki eski görev yeri olan Teknik Şubeye döner.

    1930 yılı Sanayi Kongresi Ankara'da toplanmış, Halkevi'nde de Yerli Mallar Sergisi açılmıştır. Hürkuş burada yerli malı uçaklarının resim ve maketleri ile üstten kanatlı kapalı kabinli Vecihi K-XI tipi uçak modelinin minyatürünü sergiler ve büyük ilgi görür. Kurumda boş durmaz, yeni uçak model ve tiplerini tasarlamaya devam eder.

    1930 yılı yıllık iznini iki ay ücretsiz olarak uzatıp Kadıköy'de bir keresteci dükkânını kiralayarak, üç ay içinde ilk Türk sivil uçağını, aslında ikinci uçağı Vecihi XIV uçağını inşa eder. İlk uçuşunu 27 Eylül 1930'da Kadıköy Fikirtepe'de büyük bir kalabalık ve basın topluluğu karşısında yaparak uçağı ile birlikte Ankara'ya döner ve Ankara üzerinde bir gösteri yapar. Başbakan İsmet İnönü ve bazı komutanlar tarafından uçağı incelenerek tebrik edilir ve uçabilirlik sertifikası verilmesi için İktisat Bakanlığı'na müracaat ederek müsaade istenir.

    14 Ekim 1930'da, "Tayyarenin teknik vasıflarını tespit edecek kimse bulunmadığından gereken vesika verilmemiştir" cevabı üzerine uçak Ankara’da sökülür, Demiryolu vagonları ile Haydarpaşa’ya, Sirkeci’den de Prag’a gönderilir.

    Hürkuş 23 Nisan 1931'de Çekoslovakyalı yetkililer tarafından civardaki bir gazinoda düzenlenen bir törenle, başköşesinde "Yaşasın Türk Tayyareciliği" yazılı bir pankartla onurlandırılarak uçuş müsaadesini alır.

    Bu arada Türk Hava Kurumu yeni bir turne planlar. Ankara'dan başlayan uçuş Aksaray, Konya, Manavgat, Antalya, Fethiye, Muğla, Aydın, Denizli, Uşak, Eskişehir, Adapazarı, İzmit ve Yeşilköy'de tamamlanır. Uçuş büyük bir başarıyla tamamlanmıştır. Kurum şubeleri bağışlarla zenginleşmiştir ama 3 Kasım 1931 tarihli telgrafla büyük yardımcısı makinisti Hamit'in işine son verilir. Hürkuş'a ödenen uçuş tazminatı kesilerek Vecihi XIV uçağı uçuştan men edilir. Bundan sonraki uçuşların Milli Savunma Bakanlığı tarafından verilecek uçakla gerçekleştirileceği bildirilir. Bu durum Hürkuş'un kurumdan tekrar ayrılmasına neden olur.

    Gezileri sırasında gençlikte oluşturduğu uçma sevgisi ile bir havacılık okulu açmayı düşünür. 21 Nisan 1932'de İlk Türk Sivil Havacılık Okulu'nu kurar. İkisi kız olmak üzere 12 öğrenci kaydolur.
    27 Eylül 1932'de eğitim ve öğretime başlanır. Okulun gayesi Türk gençliğini havacılığa alıştırmak, tayyareci kuşaklar yetiştirerek Türkiye Cumhuriyeti hava ordusunun yedek gücü olmaktır.
    1933’te, ruhu idealist dimağı realist büyük Türk girişimcisi Nuri Demirağ, bir tayyare yapımı için Hürkuş’a 5.000 TL verir ve adı "Nuri Bey" olan “Vecihi XVI” kapalı kabin uçağı Türk havacılık tarihindeki yerini alır.

    Aynı yıl tek satıhlı “Vecihi XV” uçağı da inşa edilir ve 30 Ağustos 1933'de iki Vecihi XIV, iki tane Vecihi XV ve Nuri Bey Vecihi XVI uçakları ile öğrencileri, İstanbul göklerinde gösteri uçuşu yapar. Okulda, bir de “Vecihi SK-X” adlı, uçak motoru ile çalışan deniz botu yapılmıştır.

    Öğrencilerinden Sait Bayav, Tevfik Artan, Muammer Öniz, Osman Kandemir, ilk kadın tayyarecimiz Bedriye Gökmen ve kızı (yeğeni) Eribe yalnız uçmayı başarmışlardır. Vecihi Sivil Tayyare Okulu parasal sorunlardan ve yetiştirdiği öğrencilerin diplomalarına denklik verdirememiş olmasından kapanmıştır.

    “1935 yılı başlarında Türk Hava Kurumu Başkanı Fuat Bulca, çağrılı olarak Rusya'ya gider. Orada sivil havacılığın durumunu görür ve dönüşünde Atatürk'e anlatır. Atatürk, gezdiği her yerde kendisini havadan saygıyla izleyen, gazetelerdeki yazılardan izlediği Hürkuş hakkında da Fuat Bey'den bilgi ister. Aldığı cevaplar karşısında Büyük Atamız: "Ya, öyle mi? O halde Türk Kuşu namı ile yeni bir çalışma yolu açın ve Vecihi'den faydalanın!" emrini verir.”*

    Hürkuş Ankara'ya çağrılarak başöğretmen sıfatıyla amatör gençleri çalıştırmaya başlar.
    Türk Hava Kurumu, 1937 sonbaharında mühendislik eğitimi için Hürkuş'u Almanya'ya gönderir. Vecihi Hürkuş, Weimar Mühendislik Mektebi’ne ihtisas sınıfından başlatılmış, bir buçuk yıl sonra da mezun olmuştur.

    “27 Şubat 1939'da Tayyare Makine Mühendisliği diplomamı aldım. Ancak kendi ülkemin yetkililerinin "iki yılda mühendis olunmaz" gerekçesiyle vermediği “Tayyare Mühendisliği Ruhsatnamesini” Danıştay kararı ile kabul ettirebildim.”*

    Ne yazık ki tam bu sırada Türk Hava Kurumu'nda da yönetim değişmiş, vazifeleri başkalarına verilmişti. O günkü koşullarda teknik imkânın olmadığı Van'a tayin edilir. Bunun üzerine istifa ederek yine kurumdan ayrılır.


    Hürkuş’un yalnızlığı
    1942 Yılında “Vecihi Havada” kitabını yayınlar. Havacılıktan uzun bir ayrılıktan sonra 1947'de Kanatlılar Birliği'ni kurar ve aynı adı taşıyan dergiyi 12 sayı çıkarır ancak büyük çoğunluğu üniversite öğrencileri olan Kanatlılar Birliği fazla yaşayamaz.

    1951'de beş arkadaşıyla birlikte havadan zirai ilaçlama yapmak üzere "Türk Kanadı" adı ile bir şirket kurar ancak ortaklarıyla çıkan anlaşmazlıklar üzerine Hürkuş, haklarından vazgeçerek şirketten ayrılır.
    6 Ağustos 1954'de “40. Hizmet Yılı”nı kutlamak için Yeşilköy Uluslararası Havaalanı'nın salonunda "Türk Havacılar Bayramı" adıyla bir jübile yapılır.

    29 Kasım 1954'de Hürkuş Hava Yolları'nı kurar. Türk Hava Yolları'nın seferden kaldırdığı uçaklardan sekiz tayyare Ziraat Bankası'ndan kredi ile satın alınmıştır. Bir takım güçlüklerle uğraşarak hava yollarının sefer yapmadığı yerlere seferler koyarak, izin vermediklerinde gazete taşıyarak çalışmak ister, ama kazalar, kaçırılmalar, sabotajlar sonunda Hürkuş Hava Yolları'nın uçakları uçuştan men edilir. Buna rağmen elinde kalan son uçağını (TC-ERK) da Maden Tetkik Arama Enstitüsü'nün emrinde kullanarak Güney Doğu Anadolu'da toryum, uranyum ve fosfat arayarak zor doğa koşullarında çalışır.

    Gözleri ve kalbi göklerde olan Vecihi Hürkuş, insanların aya ayak basmak üzere dünyadan ayrıldığı gün olan 16 Temmuz 1969 tarihinde Gülhane Askeri Tıp Akademisi Hastanesi'nde hayata gözlerini yumarken, kendi aklı ve elleriyle yaptığı ama ufukları göremeyen hoyrat eller tarafından kanatları kırılan tayyarlerinin ağır borçları nedeniyle vatana hizmet tertibinden şahsına bağlanan maaşı bile haciz altındaydı.


    “HÜRKUŞ” olmak
    Gezdiği yabancı ülkelerde havacılığa nasıl başladıklarını, nasıl atölyeler yaptıklarını çok iyi biliyordu. Her şeyden önce milli inanç ve teşvik bu yoldaki başarının tek çaresiydi. O da muvaffak olmak için buna muhtaçtı.

    Elimizden alınamayacak tek özgürlük tavrımızı seçme özgürlüğüdür…
    Vecihi Hürkuş, bundan 88 yıl önce ülkesini kanatlandırarak soyadını hak etti…

    Onun özgürlüğü Milli bağımsızlığa giden tek yolun milli üretimden geçtiğine olan inancına ömrünü vakfetmekti.
    Çünkü başkalarının kanatlarıyla uçmaya çalışanlar Hürkuş olamazlar…


    http://www.bilgealtun.com/?pnum=216&...+Hik%C3%A2yesi

Sayfa 3/8 İlk 12345678 Son

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Suudi Arabistan'da Darbe
    By Dua Nur in forum GÜNDEM VE SİYASET
    Cevaplar: 10
    Son Mesaj: 11-12-2017, 10:57
  2. İran Ve Suudi Arabistan Gerilimi
    By Dua Nur in forum GÜNDEM VE SİYASET
    Cevaplar: 18
    Son Mesaj: 08-01-2016, 22:11
  3. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 06-06-2011, 11:51
  4. Suudi Arabistan nereye gidiyor?
    By İsmail in forum Röportaj - Söyleşi
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 25-03-2011, 14:18
  5. Suudi Arabistan Metrosu
    By ozlem_tns in forum FOTO / KARİKATÜR
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 09-03-2007, 00:26

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Giriş

Facebook platformu Giriş